İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bülend*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
248
isabet
234 cümle/beyitte
91,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
32
farklı biçim
26 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi248101,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 248

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bülend*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 30b … ında Kara Şemseddîn ta‘zîm [u] tekrîm ile Mehemmed Hân'ı minbere çıkarup dâvûdî bülend âvâz ile Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn deyince cümle guzât-ı müslimîne bir hâl …
EÇS I 40a Bu câmi‘-i bülend ve ma‘bedhâne-i bî-mânend şehr-i İslâmbol'un tâ vasatında Karamaneyn mâbeyninde …
EÇS I 40b … be-i azîm-i nîlgûnun rif‘at-ı intisâbını Hayyâm-ı Mînâ nâm seb‘-i sidâd(?) gibi bülend ve hoş binâ-yı dil-pesend etdiler kim vasfında lisân kâsırdır.
EÇS I 43a … iği Sarây-ı Atîk'in nısfın bölüp Süleymân Hân bu câmi‘i deryâya nâzır bir kûh-ı bülend üzre bir câmi‘-i bî-mânend binâ etdi. Cemî‘i memâlik-i Âl-i Osmân'da ne kadar b …
EÇS I 46a … eri rûhuna savâbın hibe eylemişdir. Hayrât-ı câmi‘-i iskele-i Üsküdar, duhter-i bülend-ahterleri Mihribân Sultân içün bir câmi‘ ve iki hân ve bir imâret inşâ etdi. Rûmeli'ndeki …
EÇS I 61b Hîn-i hilye-i Sultân Murâd Hân: Kâmetleri bülend-bâlâ ve vücûd-ı şerîfleri cesîm ü şahîm ve vech-i hüsnleri müdevver ve lihye-i şerîf …
EÇS I 62b Bu nüzhetgâh-ı zîbânın dedi târîhini Cevrî / Zehî kasr-ı hümâyûn u bülend eyvân-ı şâhâne. / Sene (---)}.
EÇS I 70a "Ya Hazret gülüm Gülşenî pîrimin pîri Ömer Rûşenî hû" deyüp Dâvûdî bülend-âvâz ile bir ser-âğâz eyledim.
EÇS I 88a–88b … ârı'nda Ebü'l-feth câmi‘i ve Üsküdar'da iskele başında Süleymân Hân'ın duhter-i bülend ahteri Mihrimâh Sultân câmi‘i ve yine Üsküdar'da Yeni Mahalle'de Sultân (---) H …
EÇS I 91b Sadr-ı bülend kadr-i Hasan ki zamânda / Oldur kemâl-i lütfile cûyâ-yı ehl-i fasl / Rûhî erinc …
EÇS I 100a Kande varsam sâye-i serv-i bülendim var iken / Kime kul olam senin gibi efendim var iken.
EÇS I 130b Der-sitâyiş-i kârhâne-i top: Leb-i deryâdan yüz adım ba‘îd bir kûh-ı bülendin dâmeninde cânib-i erba‘a dîvârları kal‘a-misâl bir rabâtdır. Muhâsara olunsa da …
EÇS I 132b … bağışlayup cihân savâbın etmişdir. Bu câmi‘ evc-i âsumâna ser-çekmiş bir kûh-ı bülendin tâ zirve-i a‘lâsında cihân-nüma bir câmi‘-i Cihângîrdir kim cihân-ârâdır.
EÇS I 135b … fendi {mevtine târîhdir: Leyle-i ıyd-i adhâ sene 978}. Deryâya havâle bir kûh-ı bülendin zirvesinde bir kubbe-i âlî içinde medfûndur kim çâr-kûşe dîvârının cânib-i erba …
EÇS I 139a … da ziyâret-i Yûşa‘ Nebî'ye urûc ederler kim iki sâ‘atde ancak çıkılır bir kûh-ı bülendin zirvesinde kabr-i Yûşa‘ Nebî ve tekye ve fukarâları vardır.
EÇS I 143b … Çamlıca, eflâke ser çekmiş bir cebel-i bâlânın tâ zirve-i a‘lâsında bir tekye-i bülend idi. Hâlâ pâdişâhımız kendilere mahsûs bâğ-ı cihân nâmıyla bir bâğçe-i âlî etdi …
EÇS I 143b … re mahsûs bâğ-ı cihân nâmıyla bir bâğçe-i âlî etdi kim bu hakîrin andaki kasr-ı bülende târîhidir:
EÇS I 154b … e vâkı‘ olup andan ubûr etmek asîr olsa bu kavm bir gün mukaddem gidüp ol kûh-ı bülendi bir günde reh-i râst ederler ve bir kûh-ı demâvend üzre bir kal‘a vâkı‘ olup fe …
EÇS I 157a İlâhiyyâtların bülend-âvâz-ı Dâvûdî ile tilâvet ederek ubûr ederler. Zîrâ İslâmbol'da ne kadar selâtîn câmi‘ …
EÇS I 206a … enî dost" deyüp dâ’ireye velvele verüp yek-zemzemede tarz-ı Horasân üzre savt-ı bülend ile dübeyt taksîm bi-emrillâh bunlara verilmişdi. Cümle makâmlarda mahâreti fir …
EÇS I 206a … kerre fasla başlasa tâ sabâh olunca fasl ederdi, dur desen işitmezdi ve Dâvûdî bülend âvâzı var idi. Ve,
EÇS I 206a Hânende Hâfız Kıral Dâvûdî bülend âvâzlı üstâd-ı kâmil idi.
EÇS II 221b–222a … Nûh'dan evvel bu mahalle bir Süleymân ile leşker-keş olup geldiğimizde bu kûh-ı bülendin dâmeninde bir kal‘a-i azîm ve bir şehr-i kadîm var idi. Ol kal‘ayı cânn kavmi y …
EÇS II 227a–227b … âmdan bi-emrillah halâs olup rîş [u] mûyları kemâkân yerine gelüp nefesi Dâvûdî bülend nefes olup nefs sahibi dahi olup evlâda karışa. Zira cüzzâm ve miskînin kaşı ve …
EÇS II 230a Ammâ bu Cebel-i Râhib ibtidâ gördüğümüz kûh-ı bülenddir .
EÇS II 230a … ahrâ, nakş-ı bukalemun olmuş sahîfe-i evrâk gibi nümâyândır. Ol kadar âlî kûh-ı bülenddir kim şehr-i Bursa altına girüp Ulu Câmi‘ ve iç kal‘a ve Bedâsten semtleri aslâ g …
EÇS II 241b–242a … cümle ziyâretgâhları ve her diyârın menâzillerinde olan deşt [u] hâmûn ve kûh-ı bülend , ahcâr [u] eşcârâtları ve büleydelerin evsâfıyla tahrîr edüp âb [u] hevâsı ve i …
EÇS II 244a–244b … îl-i hevâ içün ol kızı İslâmbol'dan bu dağlara bırağırlar. Ol kız dahi bu kûh-i bülendler içre serserî gezerken bu ılıca suyuna râst gelüp andan nûş eder. Bir kaç günde …
EÇS II 247a … bunlardır. Bu şehrin cânib-i cenûbında cebel-i Bozdepe nâmıyla meşhûr bir kûh-ı bülend vardır, küşâde hevâda (---) mîl karşu Rûmeli'nde Keliğra dağları nümâyândır. Ve …
EÇS II 253b–254a … de Kerkid nâhiyesinin cenûbî cânibinde Yaylak Mescidi nâmiyle ma‘rûf ol cebel-i bülendden tulû‘ edüp niçe kurâ ve kasabâtların bâğ u bostânların reyyiderek bu Tarabefzûn …
EÇS II 257b … ib-i garba üç konak deryâ kenarınca hıyâbân ve dırahtistân ve çengelistân kûh-ı bülendleri ve niçe ammâr kurâları seyr [ü] temâşâ ederek,
EÇS II 257b … u Abaza Bozodokıyla Çerkes Bozodokının mâbeynlerinde Obur dağı derler bir kûh-ı bülenddir . Mâbeynehümâları üç konakdır. Yine birbirini gelüp basup evlâdların uğurlarlar. …
EÇS II 267a–267b … yalarını özleyüp gelir. Yüz elli mil yerden nümâyân âsmâne peyveste olmuş kûh-ı bülendlerdir . Deryâ aşırı karşu şark cânibinde Anadolu tarafında Sinop Burnu bu Keliğra kaya …
EÇS II 267b … ldüsü tâ Alhanlar'da istimâ‘ olunur, böyle kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş kûh-ı bülendlerdir . Kayalarda şahin ve zağanos ve miskî kartal âşiyânları var kim her bir kartal b …
EÇS II 279b … kâh Kızılırmak kenarında Sarmaşıklı Kaya nâm evc-i âsumâna ser çekmiş bir kûh-ı bülendin dibinde bir daracık yoldur kim bir cânibi yalçın kaya ve sol tarafı yalçın uçur …
EÇS II 282b … -i Ferhâd: Amâlıka'dan idi. Ehl-i Amasiyye, "İslâm ile gitdi", derler. Ol kûh-i bülendin zirvesinde medfûndur. "Şîrîn öldü" deyü haberi'd-dürûğ eden Ferhâd öldüren câzû …
EÇS II 287a … öçeği bir mü’ezzini var kim kaçan minâre-i bang-ı Muhammedî'de bir kerre Dâvûdî bülend-âvâzıyla Allahuekber Allahuekber, dese cümle sağîr u kebîrin vücûdları lerzân olur. Herk …
EÇS II 288b–289a Evsâf-ı Eğerlidağ: Erzurûm'un cânib-i kıblesinde nısf sâ‘at ba‘îd bir kûh-ı bülenddir . Eğer misâl olduğundan elsine-i nâsda Eğerlidağ derler. Zîrâ zirve-i a‘lâsı iki …
EÇS II 292a Lisân-ı Ekrâdda Şuşik, kal‘ası olduğu kûh-ı bülendin ismidir. Lâkin bânîsi Sultân Hasan oğlu Ziyâeddîn binâsıdır. Evc-i âsumâna ser …
EÇS II 293b Menzil-i Üçkilise: Bu mahal Revân haddindedir. Üç kûh-ı bülend üzre üç deyr-i mu‘azzamlardır kim her birinde yüzer ikişer yüz bıtrîk ve ruhbân …
EÇS II 294b … in ekseriyyâ halkı Gökdolak ve Cüllah'lardır. Âşıkâne ma‘niyyâtlar okurlar, hûb bülend savtları vardır. Andan yine cânib-i şarka 13 sâ‘at,
EÇS II 300b … nî Kızıldağ: Tebrîz'in cânib-i (---) (---) vâki‘dir. Vakt-i asr olunca bu kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsından Rûmiyye deryâsı nümâyândır. Tebrîz'e bir fersahdır. Az yâhût …
EÇS II 305b–306a … r bin girme adımdır. Bu hesâb üzre yigirmi dörd bin adım 306a olur. Bir kûh-ı bülend-i Seylân'dır kim tâ zirve-i a‘lâsında ilâ kıyâmı'd-deverân zemîn-i İrân {ber-devâ …
EÇS II 305b–306a … zirve-i a‘lâsında ilâ kıyâmı'd-deverân zemîn-i İrân {ber-devâm olalı} ol kûh-ı bülend üzre berf zâ’il olmamışdır. Hâlâ şitâ ve Temmûz'da selc rahmeti kûh-ı bülend üz …
EÇS II 305b–306a … -ı bülend üzre berf zâ’il olmamışdır. Hâlâ şitâ ve Temmûz'da selc rahmeti kûh-ı bülend üzre sîm-i hâlis gibi nümâyândır. Anınçün bu Erdebîl'in cemî‘î âb-ı rahmetleri …
EÇS II 320a … cıkdır. Acem hükmünde Tiflis nâhiyesidir. Sağ tarafımızda dağlar içre bir kûh-ı bülend üzre nümâyân idi. Ammâ yanına varmayup alarkadan seyr edüp ubûr etdik.
EÇS II 322a … -i kebîr-i Vâle, Çıldır'a bir konakdır. İki kûh-ı âlînin mâbeyninde bir püşte-i bülend üzre bir küçük kal‘adır. Sene 985 Kara Lala Mustafâ Paşa fethidir.
EÇS II 323a Karye-i Umudum Sultân: Bir kûh-ı bülendin dâmeninde yüz hâneli ma‘mûr [u] âbâdân bâğ u bâğçesiz kend-i müzeyyendir. Bu ke …
EÇS II 326b … üp erba‘în çıkarırlar. Zîrâ nehr-i Furât'ın başı bu âsitânede, bir yalçın kûh-ı bülend vardır, bu nehrin mebde’-i tulû’u ol gâr-ı azîmdir.
EÇS II 328a … bdülvehhâb Gâzî medfûndur kim ziyâretgâh ve mesîregâh-ı hâs [u] âmdır. Bu kûh-ı bülend kal‘aya havâledir ammâ beynehümâ nehr-i Çoruğ cereyân edüp top ermez bir mesâfe …