… ında Kara Şemseddîn ta‘zîm [u] tekrîm ile Mehemmed Hân'ı minbere çıkarup dâvûdî
bülend âvâz
ile Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn deyince cümle guzât-ı müslimîne bir hâlet el …
Ammâ Ebü'l-feth Gâzî Ayasofya ismiyle müsemmâ kenîseyi temâşâ etdükde gördü kim bu makâm bir binâ-yı azîm ve bünyân-ı metîn-i kadîmdir ki mühendis-i hired [u] hurdedân ve mi‘mâr Ağnados nâm tab‘-ı selîm [u] sâhib-iz‘ân bu binânın metâneti erkânında hayrân ve bu bünyânın tarh-ı esâs ve ref‘-i kubbesin gören vâlih [ü] ser-gerdân olur. Hemân Gâzî Mehemmed Hân bu mâ‘bed-i kadîmi telvîsât [u] müzahrafât-ı hûn-ı keşîşândan ve esnâm [u] evsândan derûn-ı deyri tathîr edüp niçe bin yerde amberdânlar ve micmerdânlar ile ûd [u] amberler yakup câmi‘ içre guzât-ı müslimînin demâğları mu‘attar olup ân-ı sâ‘atde bir müfîd ü muhtasar mihrâb ü minber ve mahfil ü minâre ile ol makâm-ı behişt-irtisâmı ibret-nümâ-yı huld-ı berîn bir câmi‘-i müslimîn edüp ibtidâ yevm-i cum‘ada cemî‘i guzât-ı müslimîn hâzır olup salâlar kırâ’at olunup mü’ezzinân Arapça âyetin savt-ı hazîn ile âgâze edince hemân Akşems[eddîn] ve Kara Şemseddîn hazretleri kalkup Sultân Mehemmed'in koltuğuna girüp Akşemseddîn imâmesin Ebü'l-feth'in ser-i sa‘âdetine geydirip imâmesi üzre bir ablak turna teli sokup ve eline bir uryân kılıç verüp sağ tarafında Akşemseddîn, sol tarafında Kara Şemseddîn ta‘zîm [u] tekrîm ile Mehemmed Hân'ı minbere çıkarup dâvûdî bülend âvâz ile Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn deyince cümle guzât-ı müslimîne bir hâlet el verüp bir gırîv ü feryâd-ı şâdumânî etdiler. Kâ‘ide-i uslûb-ı hatîb üzre hutbeyi edâ edüp nüzûl etdükde teberrüken ve teyemmünen Akşemseddîn hazretleri Sultân Mehemmed Hân'dan me’zûn olup imâmet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30b ·
metinde göster ·
… l‘a kırılup vere vermek istemezler, bire yetiş" deyince hemân dem Yûsuf Kethüdâ
bülend âvâz
ile,
"Bire sultânım, ne durursun? Aşağı Hasan Paşa kal‘asının su kullesin kâfir alup haçlı bayraklar diküp Piyâle Paşa kal‘ası içine kurşum urup hucûm etmek ister, ammâ ahâlî-i kal‘a kırılup vere vermek istemezler, bire yetiş" deyince hemân dem Yûsuf Kethüdâ bülend âvâz ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58b ·
metinde göster ·
ile sayha urduğıyçün mübâlaga ile Sayyâh dediler. Ya‘kûb Nebî'nin nebîresidir. …
Bu Hazret-i Sayyâh bülend âvâz ile sayha urduğıyçün mübâlaga ile Sayyâh dediler. Ya‘kûb Nebî'nin nebîresidir. Peygamber olup suhuf nâzil olmuşdur. Bir kubbe-i âlî alâmetleri var. Ammâ ancak bir bûriyâ döşelidir. Kanâdîl ve türbedârı yokdur. Ve âsitânesine karîb kurâlar cümle Dürûzî mezhebinde Râfızîlerdir. Ve İbrî lisânı bu dağlardaki mel‘ûnlarda isti‘mâl olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y196b ·
metinde göster ·