… îl-i hevâ içün ol kızı İslâmbol'dan bu dağlara bırağırlar. Ol kız dahi bu kûh-i
bülendler
içre serserî gezerken bu ılıca suyuna râst gelüp andan nûş eder. Bir kaç günde …
Sebeb-i binâ-yı germ-âb : Yanko kızı Aline nâm zimmiyye maraz-ı cerebe mübtelâ olup kaş ve kirpik dökülüp çâr-darb mutarraş ışığa dönüp cüzzâm ve miskîn olur. Âhir cemî‘î hukemâ-yı kudemâ bu duhtere ilâc etmede âciz olup âhir tebdîl-i hevâ içün ol kızı İslâmbol'dan bu dağlara bırağırlar. Ol kız dahi bu kûh-i bülendler içre serserî gezerken bu ılıca suyuna râst gelüp andan nûş eder. Bir kaç günde cerebleri kara kara yanup söner. Kıza ma‘lûm olur kim ol suda hâssa vardır deyüp her gün sudan nûş edüp suya girüp kırk günde vücûdu dürr-i beyza döner. Babası Yanko'dan âdemler gelüp kızı bu hâlde görünce İslâmbol'da Yanko'ya müjde edüp kızı görmeğe bu cây-ı şifâya gelüp kızını gördükde hamd-i Hudâ edüp bu germ-âb üzre altı aded kubbe-i azîmler binâ edüp niçe âsâr-ı hayrâtlar inşa eder. Hâlâ iki kubbesi zâhirdir. Bir kubbe içre bir havz-ı azîmi vardır. Suyu gâyet ıssıdır. Ammâ mâ-i bârid halt edüp mu‘tedil olur. Gâyet nâfi‘ ılıcadır. Her sene kiraz mevsiminde bu dağlar benî Âdem ile bu ılıcalar hâtırıyçün ma‘mûr olur. Safâgâh mahaldir. 244b Bunda kâmil bir hafta zevk u sefâ edüp yine arabalara süvâr olup 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244a–244b ·
metinde göster ·
Eşkâl-i kal‘a-i Malatıyye: Bu şehrin cânib-i erba‘asın kûh-ı
bülendler
ve cebel-i demâvendler ihâta edüp cânib-i kıblesi Aspuzan dağlarıdır. Niçe yüz …
Eşkâl-i kal‘a-i Malatıyye: Bu şehrin cânib-i erba‘asın kûh-ı bülendler ve cebel-i demâvendler ihâta edüp cânib-i kıblesi Aspuzan dağlarıdır. Niçe yüz âb-ı zülâller cereyân eder ve cânib-i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 193b ·
metinde göster ·
… istân u sengistân add olunur kim Irâk-ı Arab ile Âl-i Osmân mâbeyninde bu kûh-ı
bülendler
içre altı bin aded aşâ’ir ü kabâ’il-i Ekrâd sedd-i sedîd olmasa kavm-i Acem diy …
Müverrih Mıkdısî kavli üzre ba‘de't-tûfân-ı Nûh, imar olan şehr-i Cûdî'dir, andan kal‘a-i Sincâr'dır, andan bu kal‘a-i Mefârikîn'dir ammâ şehr-i Cûdî sâhibi Hazret-i Nûh ümmetinden Melik Kürdim altı yüz sene mu‘ammer olup Kürdistân diyârların geşt [ü] güzâr ederek bu Mefârikîn'e gelüp âb u hevâsından hazz edüp bu zemînde sâkin olup evlâd [u] ensâbı gâyet 219a çok olup lisân-ı İbrî'den indiyyât bir gayrı lisân-ı Turrehât peydâ etdi kim ne İbrî'dir, ne Arabî ve ne Pârisî ve ne lisân-ı Derî'dir ve lisân-ı Pehlevî'dir, ana hâlâ lisân-ı Kürdim derler. Bu diyâr-ı Mefârikîn'de peydâ olup hâlâ diyâr-ı Kürdistân'da isti‘mâl olunan lisân-ı Kürd Hazret-i Nûh ümmetinden Melik Kürdim'den kalmışdır, ammâ vilâyet-i Kürdistân dağistân u sengistân bilâd-ı bî-pâyân olmağile on iki gûne lisân-ı Ekrâd vardır kim birbirlerine elfâzları ve lehce-i mahsûsaları muğâyirdir kim niçesi birbirlerinin kelimâtların tercümân ile anlarlar. Memâlik-i azîmdir, bir ucu cânib-i şimâlde diyâr-ı Erzurûm'dan diyâr-ı Van'dan diyâr-ı Hakkarî ve Cizre ve İmâdiyye ve Musul ve Şehrezûl ve Harîr ve Ardalân ve Bağdâd ve Derne ve Derteng ve ta Basra'ya varınca yetmiş konak yer Kürdistân u sengistân add olunur kim Irâk-ı Arab ile Âl-i Osmân mâbeyninde bu kûh-ı bülendler içre altı bin aded aşâ’ir ü kabâ’il-i Ekrâd sedd-i sedîd olmasa kavm-i Acem diyâr-ı Rûm'a istîlâ etmeleri emr-i sehl idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 218a–219a ·
metinde göster ·
içre sengistân u teng ü sa‘bistân mahalde vâki‘ olmağile cümle amelî bâğlardır. …
Bu şehr-i Bitlîs kûh-ı bülendler içre sengistân u teng ü sa‘bistân mahalde vâki‘ olmağile cümle amelî bâğlardır. Zirâ‘at olunur vâdîler yokdur. Cümle gendüm hubûbât-ı mahsûlâtları Rahova'dan ve Muş sahrâsından gelir, ammâ danedâr buğday u arpası ve gayrı gilâli firâvân olur. Ve ekseriyyâ dağlarda Kürd re‘âyâları kızıl darı ekmeği yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 234a ·
metinde göster ·
içre cüyûş-ı bed-ma‘âş-ı evbâş kemîngâhlarda hâmûş-bâş olup yatırlar. Çûn asker …
Yine şâh-ı Acem istîlâ edüp sene 995 târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis vüzerâlarından Cığaloğlu Sinân Paşa Bağdâd-ı behişt-âbâddan deryâ-misâl asker ile Hemedân üzre gelirken Şâh Abbâs-ı Evvel haber alup Kürdistân hâkimi Şâhverdi Hân bir mürtedd-i benâm şâha henüz kul olup şâhdan tâc geymiş idi. Şâh-ı gümrâh Şâhverdi Hân'a istimâletler verüp vezîri pâyesinde edüp başına ablak-ı şâhî ve kemerine bir murassa‘ şemşîr-i pâdişâhî bend kılup ve Korkmaz Hân'ı ve birkaç dilâver sultânları kırk bin "Benem, diğer nîst" diyen güzîde askere bu hânları ve sultânları başbuğ edüp asker-i İslâm üzre gönderüp şehr-i Hemedân kurbünde kûh-ı bülendler içre cüyûş-ı bed-ma‘âş-ı evbâş kemîngâhlarda hâmûş-bâş olup yatırlar. Çûn asker-i İslâm zîr-i Hemedân'a meks-i hıyâm edüp ota otluğa giden huddâmândan niçe kimesneler giriftâr-ı bend-i belâ olurlar. Hemân Serdâr Sinân Paşa sinânın destine alup niçe beğleri ve beğlerbeğileri cânib-i erba‘aya karavullar ve çarhalar ta‘yîn edüp Alî Fakı nâm bir paşayı ve Deli Dızman Beğ'i çarhacı ta‘yîn edüp der-ân Kızılbaş-ı kallâş bu iki dilîrin üstüne düşüp ceng kızışup ikisi de şehîd olup beri tarafdan hemân asker-i İslâm Kızılbaş üzre "Allah" deyüp hücûm edince mukaddemâ kemîngâhlarda pinhân olan Sorserânlar dahi pocalardan çıkup "Şâh, şâh!" diyerek Hemedân sahrâsında deryâ-misâl iki ceyş-i azîm birbirlerine karılup katılup bir ceng-i sultânî ve neberd-i İrânî olur kim yedi sâ‘atde kanlar dem-nühûr-vâr cereyân eder. Görseler kim Nihâvend tarafında yeşil alemler ile bir asker gelüp Âl-i Osmân askeri içine girerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 311a ·
metinde göster ·
mâbeyninde âb-ı revânlı ve bâğ u bâğçeli ve bir câmi‘-i muhtasarlı ve medreseli …
Ekrâd meliklerinin bir şehzâde-i âzâdesi amâr etmişdir. Lisân-ı Ekrâd'da Tanaz (---)(---)(---) derler. İmâdiyye ve Cûde şehri hâkinde nehr-i şatt'ın cânib-i şarkîsinde 3 sâ‘at dağlar içre şatt'dan ba‘îd bir hıyâbân kûh-ı bülendler mâbeyninde âb-ı revânlı ve bâğ u bâğçeli ve bir câmi‘-i muhtasarlı ve medreseli (---)(---)(---)(---) ve bir cisr-i sağîrli ma‘mûr kasabadır. Cümle halkı darı ekmeği tenâvül ederler, zîrâ darısı ve balı ve kudret helvâsı ve mazusu meşhûrdur kim debbâğlara beher sene niçe bin yüz {yük} mazı gider. Ve su değirmenleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 3a ·
metinde göster ·
… Macarı köyüdür. Hâlâ Varat kal‘asına tâbi‘dir. Andan yine maşrık tarafına kûh-ı
bülendler
ve sahrâlar geçüp 7 sâ‘atde Karesi nâhiyesinde,
Karye-i Mirfat: Kasaba-misâl bin hâneli Saz Macarı köyüdür. Hâlâ Varat kal‘asına tâbi‘dir. Andan yine maşrık tarafına kûh-ı bülendler ve sahrâlar geçüp 7 sâ‘atde Karesi nâhiyesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90b ·
metinde göster ·
… ve murâd [u] merâmımız kadar seyr-i temâşâ etdik. Gerçi batı tarafındaki kûh-ı
bülendler
havâledir, ammâ anlardan bu kal‘aya aslâ zarar yokdur ve bir vech ile bu kal‘an …
Moriş nehrinin karşu tarafında evc-i semâya münkalib olmuş bir kal‘a-i kudretdir kim vilâyet-i Erdel'de ve Çeh ve Leh'de böyle bir kal‘a-i Kahkahâ-misâl hisâr-ı üstüvâr yokdur. Moriş cisriyle geçüp kal‘ada bir gece mihmân olduk ve murâd [u] merâmımız kadar seyr-i temâşâ etdik. Gerçi batı tarafındaki kûh-ı bülendler havâledir, ammâ anlardan bu kal‘aya aslâ zarar yokdur ve bir vech ile bu kal‘anın yanına varılmaz. Hattâ Alî Paşa ile sene (---) târîhinde Erdel'e girdiğimizde bu kal‘a aslâ itâ‘at etmeyüp asker-i İslâm'a Moriş suyun içirmediği bâlâda mufassal tahrîr olunmuşdur. Ba‘dehu Varat kal‘asına giderken bizim Lipova kal‘asından bu Deve kal‘asına yine gelüp ve Façatlı Alî Ağa birâderin esîrlikden halâs etmeğe bu Deve kal‘asına yine gelmişdik. Bu kal‘a yine dürüstî seyr [ü] temâşâ edüp kapudanından hedâyâlar alup andan yine cânib-i kıbleye 3 sâ‘at sahrâlar içre gidüp Lena boğazın aşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 92b ·
metinde göster ·
… ârethâneleri leb-i Tuna'da bir düzlük çemenzâr ve iremistân ve mişeyistân kûh-ı
bülendler
dâmeninde vâki‘ olup bâğ u bâğçeli cümle iki yüz aded tahta örtülü ve tahta hav …
Semendire sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve niyâbetdir. Kal‘ası harâbca olmuş. İmârethâneleri leb-i Tuna'da bir düzlük çemenzâr ve iremistân ve mişeyistân kûh-ı bülendler dâmeninde vâki‘ olup bâğ u bâğçeli cümle iki yüz aded tahta örtülü ve tahta havlılı ma‘mûr hânedânlardır. Mahsûlâtı çok olduğundan lisân-ı Latince Dobrinova, ya‘nî eyi ova demek olur. Ancak bir tahta örtülü ve bir tahta minâreli câmi‘i ve bir etmekçi dükkânı var, gayri imâret yokdur. Cümle halkı Tuna gemicileridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95a ·
metinde göster ·
… karaca ve yağmurca ve tablalıları ve sığınları bî-hisâb sayd [u] şikârlı kûh-ı
bülendler
vardır.
Ve dahi eyyâm-ı vakt-i şitâda kuzusu ve oğlak keçisi her dem tâzedir. Ve dağlarında keklikleri ve çilleri ve sığın ve karaca ve yağmurca ve tablalıları ve sığınları bî-hisâb sayd [u] şikârlı kûh-ı bülendler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 212a ·
metinde göster ·
… sahrâ-yı azîme olup yıldız rûzgârı ve garb cânibi kat-ender-kat ulu yayla kûh-ı
bülendler
olup müverrihân-ı Rûm ol kûh-ı ser-bülende Ana dağı derler. Bir till-i refî‘u'ş …
Evvelâ bu şehrin vakt-i şitâda hevâsı gâyet latîf ve mu‘tedil olup mâh-ı Temmûz'da sehelce şiddet-i hâr ziyâde olduğundan şehrin kıblesi tarafı sahrâ-yı azîme olup yıldız rûzgârı ve garb cânibi kat-ender-kat ulu yayla kûh-ı bülendler olup müverrihân-ı Rûm ol kûh-ı ser-bülende Ana dağı derler. Bir till-i refî‘u'ş-şândır kim Anatolu'da Bingöl yaylağı ve Göksun yaylağı ve Kayseriyye'de Erciş yaylakları meşhûr ammâ bu şehr-i Siroz'un Ana Dağı yaylağı Rûm ve Arab u Acem'de meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 221b ·
metinde göster ·