… kim ḳılur erdi firʿavn-ı kafir / kibr anıŋ boḍnı ol kim yoḳlatur erdiler yaʿni
baġ
bustan ḳarşılar
137 Miras bėrdimiz ol boḍunḳa anlar kim zaʿif tutlur erdiler yerniŋ kün tuġsuġları yerniŋ kün batsıġ yerleri ol kim berekatlıġ ḳıldımız anıŋ içinde tükel boldı seniŋ iḍiŋniŋ körklüg sözi yaʿḳub oġlanları üze anıŋ birle kim serindiler yoḳattımız anı kim ḳılur erdi firʿavn-ı kafir / kibr anıŋ boḍnı ol kim yoḳlatur erdiler yaʿni baġ bustan ḳarşılar
ol birdemlig tarġarmaḳ ermez üçün anın adı bolur ermez lokik yol tėp 論alḳu aḳıġ-lıġ nom-lar bir tek bir bilip öçmek-lig mü ol andaġ ermeser nedeg’ol tėptėser baġ boldaçı ed-i ėyin adrılur ḳaltı baġ boldaçı ed-i-niŋ ülgü-si ėyin baġ-tın öŋi üdrülmek -lig ed-i yme ök andaġ oḳ erür tėp釋日munda sėzik abipiray-ın söz-lelim tarġarduḳ-ta alḳu aḳıġ-lıġ nom-larıġ bir tek bululurmu bir bilip öçmek azu kentü kentü adırt öŋi mü ol tėp.
ol birdemlig tarġarmaḳ ermez üçün anın adı bolur ermez lokik yol tėp 論alḳu aḳıġ-lıġ nom-lar bir tek bir bilip öçmek-lig mü ol andaġ ermeser nedeg’ol tėptėser baġ boldaçı ed-i ėyin adrılur ḳaltı baġ boldaçı ed-i-niŋ ülgü-si ėyin baġ-tın öŋi üdrülmek -lig ed-i yme ök andaġ oḳ erür tėp釋日munda sėzik abipiray-ın söz-lelim tarġarduḳ-ta alḳu aḳıġ-lıġ nom-larıġ bir tek bululurmu bir bilip öçmek azu kentü kentü adırt öŋi mü ol tėp.
Ki kande varsa anın bir mizânbı / Döner üstünde niçe âsiyâbı / Nedir anda olan
bağ
u besâtîn / Nedir ezhâr ile dürlü reyâhîn / Nedir anda olan enhâr-ı cârî / Gönü …
Ki kande varsa anın bir mizânbıDöner üstünde niçe âsiyâbıNedir anda olan bağ u besâtînNedir ezhâr ile dürlü reyâhînNedir anda olan enhâr-ı cârîGönüllerde komaz aslâ gubârıAna bâğ-ı İrem desem hatâ yokİrem bağında bu denlü safâ yokBiter şeftâlû vü emrûd u elmaOlur zerdâlüsü mânend-i hurmaNice medh etmeyim ben bu cinânıKi zîrâ yokdurur bu şehre sânîVerüp vakfiyyetine Âl-i SelçukBu hâli bilmiş idi cümle mahlûkTelef olmuş idi ol vakf cerrâsMukarrer eylemişdi Âl-i Âbbâs
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 18a ·
metinde göster ·
… t kenarında bin hâneli ve câmi‘li ve hânlı ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ve
bağ
u bâğçeli pembe mahsûllü ma‘mûr kasabadır. Yüz elli akçe kazâdır. Ve (---) suba …
Nehr-i Furât kenarında bin hâneli ve câmi‘li ve hânlı ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ve bağ u bâğçeli pembe mahsûllü ma‘mûr kasabadır. Yüz elli akçe kazâdır. Ve (---) subaşılıkdır. Ve ana karîb (---) sâ‘atde nehr-i Furât kenarında ve Mar‘aş hâkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 58b ·
metinde göster ·
… çe kerre ma‘mûr u harâb olup hâlâ yine imârdır. Bârûsu üç sâ‘atlik yer çevirir.
Bağ
u bâğçesi bî-hisâbdır. Hâlâ Cizre hâkimi hükmünde kal‘ası imârdır kim el-Melik …
Müverrihân-ı Ekrâd kavli üzre bu şehri ibtidâ imâr eden Hazret-i Sâm ibn Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm'dır. Niçe kerre ma‘mûr u harâb olup hâlâ yine imârdır. Bârûsu üç sâ‘atlik yer çevirir. Bağ u bâğçesi bî-hisâbdır. Hâlâ Cizre hâkimi hükmünde kal‘ası imârdır kim el-Melik Şatah binâ etdiğiyçün kal‘a-i Şatah derler. Diyâr-ı Hakkarî'de dahi kasaba-i Şatah vardır ammâ bu bâğ-ı Merâm'dan nişân verir. Câmi‘i ve medreseleri ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır. Cümle (---) aded hâne-i ma‘mûrlardır. Ve buk‘aları hûb ve hâk-i pâk beyne'n-nâs merğûb ve mezra‘aları vâfir ve hayrât-ı berekâtı mütekâsir, deşti serâpâ dırahtistân ü gülistân u bostânlı bir şehr-i ma‘mûrdur. Ve halkının ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları eyle cârî ü revândır kim her uyûn-ı zülâlleri kûh-ı bâlâlardan selsebîl-âsâ cereyân etdikde sadâ-yı mâ-i zülâlden âdeme dehşet hâsıl olur. Her tarafı birer gûne kûyâh u hıyâbân mesîregâhlar ile ârâste olmuş şehirdir. Hulâsa-i kelâm diyâr-ı Kürdistân'ın bâğ-ı cinân-ı arûsekidir. Ammâ Diyârbekir ve Haleb ve Şâm gibi bender şehir değildir. Ancak bâğ u bâğçe ve âb-ı revânı kesreti cihetiyle şöhre-i şehr olmuş bir şehr-i şîrîndir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 383b ·
metinde göster ·
… i‘i ve medrese ve hân ve hammâmı vardır. Ekseriyyâ halkı Sülupeyân kavmidirler.
Bağ
u bâğçe ile kifâflanırlar.
Menzil-i karye-i Rusur: Lisân-ı Kürd üzre Kırmızı Şat demekdir. Bu mahalde Şatt Dicle'ye (---)(---) rîzân olur. Nehr-i Şatt'ın şarkîsi kenârında İmâdiyye hâkindedir ammâ Cezîre hâkimi hükmünde gâyet ma‘mûr kenddir. Hatta câmi‘i ve medrese ve hân ve hammâmı vardır. Ekseriyyâ halkı Sülupeyân kavmidirler. Bağ u bâğçe ile kifâflanırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 383b ·
metinde göster ·
… nusret-me’ser olduk, ammâ on bin araba yükü mâl-ı ganâ’imlerimiz olup ayağımıza
bağ
oldu, ammâ yüreğimiz tâze tâze yağ olup esîrlere dâğ üzre dâğ-ı derûnlar olup b …
Menzil-i şehr-i Fohşan'da Fohşan nehrin bu kadar mâl-ı ganâ’imle ayakdan geçüp karşu tarafda şehr-i Fohşan içre konuldukda mukaddemâ Eflâk diyârında alınan esîr ve mâl-ı ganâ’imleri on bin yiğit ile Batır Ağa'ya teslîm olunup Kırım'a gitmeğe me’mûr olmuşdu. Hamd-i Hudâ cümlesine selâmetle bu Fohşan şehrinde râst gelüp bir yere cümle asker gelüp deryâ-misâl asâkir-i nusret-me’ser olduk, ammâ on bin araba yükü mâl-ı ganâ’imlerimiz olup ayağımıza bağ oldu, ammâ yüreğimiz tâze tâze yağ olup esîrlere dâğ üzre dâğ-ı derûnlar olup bir gece bu şehr-i Fohşan'da âsûde hâl yatup şiddet-i şitâ dahi gidüp havâlar mu‘tedil olmağa başladı, ammâ bu şehr-i Fohşan vilâyet-i Boğdan'ın haddinde olmağile bizimle gelen Boğdan beği tarafından Kalga Sultânımıza ve yalı ağamıza ve sâ’ir zor-batır iş erlerine ve ot ağalarına ve kart kişilere bî-hisâb hedâyâlar gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104b ·
metinde göster ·
… nca yaylalardır ve yayla etekleri cümle kurâlarla müz[eyyen] olmuş bî-hisâb bâğ
(bağ)
u bâğçe ve müşebbek bostân ve ravza-i cinânlardır ve kal‘ası bend-i metîn bir Ş …
Ammâ kal‘ası urd-i behişt-misâl bir sahrâ-yı ma‘mûre içre vâkı‘ olmuş. Cânib-i erba‘ası medd-i basara ve kuvvet-i nazara varınca yaylalardır ve yayla etekleri cümle kurâlarla müz[eyyen] olmuş bî-hisâb bâğ (bağ) u bâğçe ve müşebbek bostân ve ravza-i cinânlardır ve kal‘ası bend-i metîn bir Şeddâdî seng binâ bir alçacık dîvârlı bir sûr-ı üstüvârdır, ammâ handakı gâyet derindir. Ve cümle iki aded kapusu var, biri şarka ve biri garba mekşûf ve meftûhdur. Derûn-ı hisârda cümle iki bin la‘l-gûn kiremit ile mestûr bed-âyîn hâne-i ma‘mûrlardır. 17a Ve hân ve hammâmları ve yedi aded kenîse-i musanna‘ları ve çârsû-yı bâzârı gâyet pâk ve ma‘mûr u müzeyyendir. Ve bu kal‘a kapudanı ibtidâ krala gelüp on bin guruş mâl-ı pâdişâhî verüp beş bin guruş krala ve beş bin guruş serdâra verdi ve aslâ kurâları nehb ü gâret olunmadı. Andan 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16b–17a ·
metinde göster ·
… b-ı azîmdir. Ve bu kapu hâricinde nehr-i Tobla kenârında bir mükellef ve ma‘mûr
bağ
ve bâğçeli varoş-ı azîmi var. Mezkûr ayn-ı Tobla Pive dağlarından gelüp bu Nova …
Ve cümle üç aded kapusu vardır. Büyük kapu poyraz tarafına nâzır olup Sinorina nâm çayır ve çemenzâr yere açılır vâsi‘ ve metîn ve kavî ve âlât-ı silâh ile âmâde ve dîdebânları cümle piyâde durup dîdebânlık 155a eder bâb-ı azîmdir. Ve bu kapu hâricinde nehr-i Tobla kenârında bir mükellef ve ma‘mûr bağ ve bâğçeli varoş-ı azîmi var. Mezkûr ayn-ı Tobla Pive dağlarından gelüp bu Nova içinden cereyân edüp bu mahalde deryâ-yı Körfeze mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b–155a ·
metinde göster ·
… dir ve mâl-ı ganâ’im gâyet çokdur. Pek çok doyum olup ganîmetler alup ayağınıza
bağ
olur. Sizin Türk askeri size uzak kalır. Bu vilâyetlere Alman vilâyeti derler. …
"Bu vilâyete dahi Tatar ve Türk ve bir düşman ayağı basmamışdır, cümle gâfil vilâyetdir ve mâl-ı ganâ’im gâyet çokdur. Pek çok doyum olup ganîmetler alup ayağınıza bağ olur. Sizin Türk askeri size uzak kalır. Bu vilâyetlere Alman vilâyeti derler. Kâsım Voyvada kırk bin âdemle bu vilâyetde şehîd olmuşlardır ve siz de bu kadar mâl ile selâmete müşkil çıkarsız ve cümle Alman kâfiri sizi duydular. Âhır-ı kâr dönüşde ardınız alırlar" deyü niçe gûne sûret-i hakdan cevâb-ı şâfîler verdiklerinde kimimiz ma‘kûl ve ba‘zıları,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 4a ·
metinde göster ·
… bir azîm yağmurlar yağdı kim arabalarımız başımıza belâ olup hakkâ ki ayağımıza
bağ
olup ba‘zı kâfirleri kayd [u] bend ile taşıma kaydına düşdük, ammâ ormandan orm …
Hâlâ Nemse çâsârı hükmünde bir ma‘mûr şehr-i azîmdir. Bunda dahi azîm vezni üzre manastırları olup nâkûshâne kullelerinde papaslar çanları çalup niçe gûne feza‘ u çeza‘lar etdiler. Lâkin bu kal‘a altında meks etdiğimizde bir azîm yağmurlar yağdı kim arabalarımız başımıza belâ olup hakkâ ki ayağımıza bağ olup ba‘zı kâfirleri kayd [u] bend ile taşıma kaydına düşdük, ammâ ormandan ormana gücile bir çamursuz yerde meks edüp bu şehri ve kal‘ayı alarkadan seyr-i temâşâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5a ·
metinde göster ·
… kâtib sarıklı kefere avretleri vardır, ammâ başka bir gûne saçların örüp başka
bağ
bağlarlar ve yine fisdânları elvân çukalardan ve gayri harîrlerden fisdânlar ed …
Ammâ avretleri başlarına beyâz bezler örtüp Mora vilâyetinde Çakona keferesi avretleri gibi beyâz kâtib sarıklı kefere avretleri vardır, ammâ başka bir gûne saçların örüp başka bağ bağlarlar ve yine fisdânları elvân çukalardan ve gayri harîrlerden fisdânlar ederler, ammâ zengîne olan kefere avretler fisdânların gûna-gûn katîfelerden ederler. Lâkin koltukları altında ve önlerinde ve ardlarında hammâl semerleri gibi yumru fisdânları olup avretlerin kanbur şekilli gösterir, ammâ hîn-i cimâ‘da beli altında yumru fisdân durmak ile avretlerinin ferc-i kabîhaları yükseğe kalkup cimâ‘ etmeğe âsân olmak maslahatiyçün hukemâ-yı kudemâ eyle yumru fisdânlar te’lîf etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 326a ·
metinde göster ·
u bostânlı İremezâtü'l-imâd misilli dıraht-ı sâyedârlar içre ma‘mûr u müzeyyen …
Ve eyyâm-ı kadîmde gâyetü'l-gâye şehr-i azîm imiş. Ammâ yine şimdi ma‘mûrâtı bir sahrâ-yı azîmin vasatında vâki‘ olmuş Anatolu vilâyetinin Şâm-ı cennet-meşâmıdır. Cânib-i erba‘ası gül [ü] gülistân ve bağ u bostânlı İremezâtü'l-imâd misilli dıraht-ı sâyedârlar içre ma‘mûr u müzeyyen ve dilküşâ ve ferah-âbâd bir nev bilâd şehr-i latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30a ·
metinde göster ·
[[(---) (---) (---)]] Q 69b halkının belinde Kudûrî ve Mültekâ'l-Abhur kitâbl …
Karye-i Tirsendi: Bir sengistân dağ başına bâğ bağ [[(---) (---) (---)]] Q 69b halkının belinde Kudûrî ve Mültekâ'l-Abhur kitâbları bellerinde, ammâ kırkar ellişer dirhem tüfengleri ellerinde her biri yalçın kayalar üzre keklik gibi sekerler. Ve ayaklarında P 69b dizlerine dek postalları ve başlarında külâh üzre destârları var. Müslim geçinirler. Ve bu köyden gayri şimâl cânibine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y150a ·
metinde göster ·