… gümüş mücevherli asâlar ile Atmeydânı'ndaki dîvânhânede Kostantîn huzûrunda el
bağlayup
dîvân sürüp hidmet ederlerdi.
Ve ol asırda kal‘a-i İslâmbol ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân imiş kim kal‘adan taşra Silivri'ye ve Karadeniz sâhilinde 15b Terkoz kal‘asına varınca bin iki yüz pâre bâğ [u] besâtînli ve gül [ü] gülistânlı kurâ ve kasabâtlar birbirlerine muttasıl olmuşdu. Bin hâkim yoroz şehir hâricinde hükm ederdi. Ve bin hâkim kal‘a içre hükm [ü] hükûmât edüp rûz-merre kâr-ı hükûmâtların Kostantîn'e arz ederlerdi. Ve kırk vezîri ve kırk bıtrîkı ve kırk kalayorozu ve kırk pusteniki ve kırk vamoşu ve kırk loğofeti ve kırk bistiyar ihtiyârı ve kırk kuparı var idi kim cümlesi hükûmât sâhibleri olup ellerinde altun ve gümüş mücevherli asâlar ile Atmeydânı'ndaki dîvânhânede Kostantîn huzûrunda el bağlayup dîvân sürüp hidmet ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a–15b ·
metinde göster ·
… eyüp Timur, Yıldırım Hân üzre gelüp (---) nâm sahrâda iki asâkir-i bî-pâyân saf
bağlayup
ceng-i âheng mahallinde Yıldırım Hân'a dilgîr olan eşkinci Tatar tâ’ifesinden h …
Andan sene (---) târîhinde Îrân-zemînden Timu[r]lenk hurûc edüp otuz yedi mülûkü rikâbında piyâde yürüdüp cümlesini fermân-beri etdi. İllâ Yıldırım Hân şecî‘ ve bahâdır pâdişâh olmağile Timur-ı bî-nûra ser-fürû etmeyüp Timur, Yıldırım Hân üzre gelüp (---) nâm sahrâda iki asâkir-i bî-pâyân saf bağlayup ceng-i âheng mahallinde Yıldırım Hân'a dilgîr olan eşkinci Tatar tâ’ifesinden hemân on iki bin asâkir-i Tatar, Timur cânibine firâr etdiler. Andan niçe bin ulûfesiz derme çatma asker dahi Yıldırım vezîrinin sû’-i tedbîriyle Timur'a tâbi‘ olup Yıldırım Hân ol an sehel asker ile kalup gayretinden bir nâ-tamâm tay üzre süvâr olup dal-kılıç Timur askeri içine girüp eyle şemşîrbâzlık etdi kim Tatar'ı demet demet püşte püşte ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24a ·
metinde göster ·
… bin âdem içinde bir bir bî-bâk [u] bî-pervâ takrîr edüp yine zemîn-bûs edüp el
bağlayup
hâmûş-bâş oldu.
Ol günkü oldu, bu hakîr ahde vefâ edüp ibtidâ Erzurûm'un iç kal‘asın feth edüp cümle yeniçerileri kırdım. Sâ’ir vüzerâ ve ümerâlar beni peraya atup yan çaldılar. Benim adım âsî olup iş başa düşüp günden güne hâlim müşted olup işte sergüzeşt [ü] serencâmım budur kim ne etdim ise bu Devlet-i aliyyenin hâyır-hâhı olduğum gayretiyle etdim. Yohsa pâdişâhım bu Abaza kulun yetmiş guruşluk bir abd-i memlûkündür, âsî olup cihângîrlik ile pâdişâh olacak değilim" deyüp ahvâl-i mâcerâsın niçe bin âdem içinde bir bir bî-bâk [u] bî-pervâ takrîr edüp yine zemîn-bûs edüp el bağlayup hâmûş-bâş oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65b ·
metinde göster ·
… urûc olunur. Hakîr bir kaç kerre andan hevâya kâğız uçurup ve bir kerre ana ip
bağlayup
urûc eden cânbâz temâşâsı takrîbiyle çıkup şehr-i İslâmbol'u temâşâ etdik.
Bu kullenin derûnu on bir tabaka zindândır. Hâlâ Âl-i Osmân'ın gemi âletlerine mahzendir. Cenûba nâzır bir demir kapusuna (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur. Hakîr bir kaç kerre andan hevâya kâğız uçurup ve bir kerre ana ip bağlayup urûc eden cânbâz temâşâsı takrîbiyle çıkup şehr-i İslâmbol'u temâşâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128b ·
metinde göster ·
… hıfz [u] hırâset edüp kırk günden sonra yine Tophâne'ye gelüp gemileri limanda
bağlayup
sehere ve sâhirler haps olurdu. Dîvlere ve gûllere İskender dağları dertdirüp v …
Kaçan kim vakt-i şitânın erba‘în ve zemherîri olunca İskender izniyle mezkûr sehereler mutalsam ile binâ olmuş bakır gemilere süvâr olup bâdbânsız rû-yı deryâda berk-i hâtif gibi kıjgırarak Akdeniz'de ve Karadeniz'de gezüp Makedona ya‘nî Kostantîn şehrin hıfz [u] hırâset edüp kırk günden sonra yine Tophâne'ye gelüp gemileri limanda bağlayup sehere ve sâhirler haps olurdu. Dîvlere ve gûllere İskender dağları dertdirüp ve Karadeniz Boğazın açdırırdı. Dîv [u] gûller ol mahalde gark-ı âb olup seherelerin cümlesi mürd olup bakır keştîleri Tophâne limanında kalup tâ Yezîd ibn Mu‘âviye İslâmbol'u feth etdükde bakır gemilerin pârelerinden guzât-ı müslimîn bulup yağmâ etmişlerdi, tevâtürle muhakkakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130b ·
metinde göster ·
Evsâf-ı dalyan-ı Kılıçbalığı: Deryâda beş altı gemi direklerin birbirlerine
bağlayup
deryâya dikmişlerdir. Tâ zirve-i a‘lâsında bir âdem nigehbânlık edüp direk depe …
Evsâf-ı dalyan-ı Kılıçbalığı: Deryâda beş altı gemi direklerin birbirlerine bağlayup deryâya dikmişlerdir. Tâ zirve-i a‘lâsında bir âdem nigehbânlık edüp direk depesindeki kadehinde durur. Karadeniz telattumundan rehâ bulan kılıçbalığı bu limana girüp şinâverlik ederken gemi direği depesindeki âdem elindeki taşı kılıçbalıklarının ardındaki taraf-ı deryâya atup a‘cebenî tulumbuhâ kavli üzre taş deryâya tum deyüp düşünce fakîr balıklar limana doğru selâmetdir deyü firâr ederken deryâ etrâfın ihâta etmiş ağların ağzından içeri girince 139b dîdebân herîf direk başından "Ala" deyü feryâd edüp cümle sayyâdlar balık şebekesinin ağzın sedd edüp ba‘dehu içeride kalan kılıçbalıklarına kayıklar ile varup harbe ve tokmaklar ile urup sayd ederler. Ammâ kılıç[balığı], taşıdığı silâhına değmez bir tenbel balıkdır bir kulaç mikdârı tavîl burnunda tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir kılıcı ağ deliğine girüp aslâ harekete kâdir olamaz. Lâkin eti sarımsaklı ve sirkeli terator ile tabh olunsa gâyet ni‘met-i nefîsedir. Bu dalyan, balık emîni üzerine yetmiş yük akçe iltizâmdır. Ve bu Beğkoz iskelesinden içeri bin adım ba‘îd,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a–139b ·
metinde göster ·
… yedi gün, ürd-i behiştde sâkin olup zemîne nüzûl ederken incîr yaprağı üzre şed
bağlayup
ba‘dehu Şîs Nebî bez dokuyup hırka edüp geymek Âdem Nebî'den kaldı. Anıniçün cü …
"Hazret-i Âdem'e Cenâb-ı Bârî nefh-ı rûh etdikden sonra Cibrîl-i Emîn ile tâc ve hulle gönderüp civârına da‘vet edüp huzûr-ı Hakka hırka ile mestûr vardı. Ve yedi yüz yıl, bir rivâyetde âhiret günüyle yedi gün, ürd-i behiştde sâkin olup zemîne nüzûl ederken incîr yaprağı üzre şed bağlayup ba‘dehu Şîs Nebî bez dokuyup hırka edüp geymek Âdem Nebî'den kaldı. Anıniçün cümle evliyâ ve enbiyâ lokma ve hırkaya muhtâcdır. Ammâ Arabistân ve Berberistân ve Fûncistân'da lâ-yu‘ad benî âdem hırkaya muhtâc olmayup ancak lokmaya muhtâcdır, zîrâ ac u zâcdır. İmâm Ca‘fer buyurur, hırkanın eteği şerî‘atdır, tarîkatı hakîkatdır, yakasında yâ Sabûr ve yâ Şekûr ve yâ Kerîm ve yâ Rahîm yazılmışdır ve dahi eteğinde yâ Vâhid ve yâ Ahad ve yâ Ferd ve yâ Samed yazılmışdır ve bedeninde yâ Vâsi‘ ve yâ Halîm ve yâ Karîb ve yâ Mücîbü's-sâ’ilîn yazılmışdır. Ve hırkanın ma‘nâsı ârifler nişânıdır kim mahzen-i esrâr-ı Hudâ'dır."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148a ·
metinde göster ·
… ü tehlîl ile yine meydâna getirüp üstâdının belindeki şeddi ferzendinin beline
bağlayup
elindeki asâyı şâkirdi eline verüp rû-be-rû sağ el, sağ ele alup iki baş parmak …
Üstâdı dahi ma‘nâ oğlu olan şâkirdini tekbîr ü tehlîl ile yine meydâna getirüp üstâdının belindeki şeddi ferzendinin beline bağlayup elindeki asâyı şâkirdi eline verüp rû-be-rû sağ el, sağ ele alup iki baş parmaklar taşra kalup bî‘at ü ahd âyetin ale'l-ittifâk huzzâr-ı meclisler tilâvet edeler ki ol âyet: Arapça ilâ âhirihi, tilâvet olunup andan Fâtiha tilâvet olunup el yüze süreler. Ba‘dehu ferzendin üstâdı şâkirdine huzzâr-ı meclisler mâbeyninde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı azîm lağımcıyân: Nefer 5000, pîrleri Nakkâb-ı Yemenî'dir, Selmân-ı Pâk belin bağlayup pîr etdi. Kabri Yemen huccâcının ihrâma girdikleri Yelemlem nâm mahalde medfûndur. Bunlar cümle pür-silâh olup azîm bal fıçıların gûnâ-gûn berk-i ahdar-gûn ile zeyn edüp sırıklarla fıçıları omuzlarında götürüp ellerinde kazma ve kürekler ve meydân süpürgeleri ve gerdeller ile "Aşa aşa" diyerek câ-be-câ yolları süpürüp gerdellere ve fıçılara doldurup ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
… inde kadı olan Abdullâh et-Tahrî'dir. Hazret-i Alî huzûrunda Selmân Pâris belin
bağlayup
icâzet verdi. Hazret-i Resûl'ün emîni idi. Gazâ mâlının öşrün zabt edüp kadılık …
Ordu monlâsı: Kânûn üzre beş yüz akçe mevleviyyetdir, neferât üç yüzdür. İbtidâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın zamân-ı sa‘âdetlerinde kadı olan Abdullâh et-Tahrî'dir. Hazret-i Alî huzûrunda Selmân Pâris belin bağlayup icâzet verdi. Hazret-i Resûl'ün emîni idi. Gazâ mâlının öşrün zabt edüp kadılık ederdi. Ve Hazret-i Alî'nin şâkirdi idi. Şerî‘at kadılarının silsilesi ana çıkar. Sonra sene (---) târîhinde imâm-ı A‘zam zuhûr edüp sâhib-i mezheb olup hâlâ kadılar ana isnâd edüp pîrimizdir derler, hâşâ. (---) asrında imâm-ı A‘zam'a kazâ teklîf edüp kabûl etmediğiyçün hapisde merhûm olup kazâ-yı âsumânı kabûl etmedi. Rahmetullâhi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı sa‘îler: Neferât 400, bunlar cemî‘i guzât-ı müslimînin mekâtiblerini vatanlarına vâsıl etmeğe me’mûrlardır. Pîrleri Amr bin Ümeyye-i Zamîrî'dir kim Alî huzûrunda Selmân-ı Fâris belin bağlayup şâtırlar ve sa‘îlerin pîridir. Kabri kal‘a-i Hıms'dadır. Hazret-i Resûl'ün peyki idi. Bu sa‘îlerin ellerinde birer harbe ve başlarında birer âfitâbe üzre cığcığa teller ve bellerinde kantûralar ve tennûreler ve zîl [u] bem ve sapan-ı Dâvûdîler ve ummân-ı kerâme ve cilbend-i mahabbetler ile piyâde ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı meşâyih-i izâm: Aded 300, bunlar bilâ-garaz velâ-ıvaz mücâhidün fî-sebîlillâh olup gazâ ederler. Pîrleri Hasan-ı Basrî'dir. Selmân-ı Pâris şed bağlayup cemî‘i meşâyıhlara pîr oldu. Anların tarîkine silsile-i Kutî derler. Çâr-yâr-ı güzînden sonra tarîk şeyhi bunlara müntehîdir. Yüz yetmiş yaşında merhûm olup kabri Buhârâ'da (---) mahalde medfûndur. Andan sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155b ·
metinde göster ·
cümle mü’ezzinlere pîr olup bizzât Hazret'in mü’ezzini idi. Hakkında Hazret "Yâ …
Esnâf-ı mü’ezzinân: Neferât 700, cümle sefere me’mûr vüzerâ ve emîr-i ümerâların mü’ezzinleri kadı‘asker ordusu ile alaya binerler. Pîrleri Hazret-i Bilâl-i Habeşî'dir, Hazret huzûrunda Hazret-i Alî belin bağlayup cümle mü’ezzinlere pîr olup bizzât Hazret'in mü’ezzini idi. Hakkında Hazret "Yâ Bilâl ganni'l-uzâl" buyurmuşlardır. Cümle mü’ezzinlerin silsilesi ana müntehîdir. Kabri Şâm'da Koyunkapusu'nun iç yüzünde etrâfı parmaklıklı bir kubbe-i sağîr içinde âsûdedirler. Üçüncü pîr bunlardır. Bu hakîrin dahi pîridir. Rahmetullâhi aleyh. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 156a ·
metinde göster ·
… kimi sefer eşer, kimi alaya çıkar, pîrleri Ebî Şeybe'dir, Selmân-ı Pâris belin
bağlayup
Hazret-i Resûl, Mekke-i Mükerreme'nin miftâhların ana teslîm edüp hâlâ yine zür …
Esnâf-ı bevvâbân-ı şerî‘at ve gayrı bevvâbân: Neferât sekiz yüz, bunlar dahi kadı‘asker ile kimi sefer eşer, kimi alaya çıkar, pîrleri Ebî Şeybe'dir, Selmân-ı Pâris belin bağlayup Hazret-i Resûl, Mekke-i Mükerreme'nin miftâhların ana teslîm edüp hâlâ yine zürriyeti inkırâz bulmayup Mekke'nin miftâhları Şeybe oğulllarındadır. Cümle bevvâbların pîri Şeybe'dir. Kabri Mekke Mu‘allâsında Ebî Tâlib cenbinde medfûndur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 156a ·
metinde göster ·
dest-bûs-i Resûl ile şeref-yâb olup cümle hukemâlara pîr [ü] pîşvâ olup Amr ibn …
Zünnûn, Hazret'in bu sâhib-i keremliğin ve mübârek cemâl-i bâ-kemâlin müşâhede edince îmân ile müşerref olup Hazret kemâl-i ma‘rifetin su’âl edüp "Kâtibim ve şâ’irim ve âlim-i hâzık ve tâbîb ü fassâdım" deyince Hazret-i Resûl, Hazret-i Alî'ye emr edüp Hazret huzûrunda Alî, Zünnûn'un kemerin bağlayup dest-bûs-i Resûl ile şeref-yâb olup cümle hukemâlara pîr [ü] pîşvâ olup Amr ibn el-Âs ile sıla-i rahm içün Mısır gazâsına gelüp şehr-i Fustât ki eski Mısır'dır, anda ceng mahallinde hadeng ile mecrûh olup şehîd oldu. Kabri yine Mısır'da imâm Şâfi‘î tarafında Şeyh Ukbe-i Cüheynî cenbinde bir kubbe-i âlîde medfûndur. Cemî‘i etıbbâların silsileleri ana müntehî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı ehl-i hıref-i dehhân-ı edviye: Dükkân 80, neferât 115, pîrleri Abdüssamed Zeyyât Basravî'dir, Selmân kemerine şed bağlayup kabri Bağdâd diyârında Kurna kal‘ası mezâristânında ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Kabri türâbından dâ’imâ bir yağlı türâb çıkar. Cüzâm ve ger olan bir âdem hammâmda kîse sürünüp ol yağlı türâbdan sürünse bi-emrillâh halâs olur. Bu esnâfın kârları bâdemden ve servi kozağından ve cevizden ve fındık ve fısdıkdan ve gayrı gûnâ-gûn eşyâlardan edhânlar çıkarup katremîz şîşeleri içre koyup tahtırevânlar üzre dükkânların zeyn edüp halka yâsemen yağı ve sünbül ve gül ve reyhân ve kallemisk yağları bezl ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b ·
metinde göster ·
… i Ömer bin İmrân-ı Berberî'dir, Selmân-ı Pâk, Hazret-i Alî huzûrunda beline şed
bağlayup
icâzet verdi. Hâlâ ekmekcilerin pîridir. Seksen yedi yaşında nakl edüp kabri Me …
Ba‘dehu Cibrîl-i Emîn ta‘lîmiyle Âdem Nebî buğdayı un edüp hamîr edüp ekmek edüp dahi ıssı iken tenâvül edüp def‘-i cî‘ân etdi. Anıniçün tâze ıssı ekmek tâze cân verir. Anıniçün ekmekcilerin pîri Hazret-i Âdem'dir. Ammâ Hazret-i Risâlet-penâh iştihârında ekmekcilerin pîri Ömer bin İmrân-ı Berberî'dir, Selmân-ı Pâk, Hazret-i Alî huzûrunda beline şed bağlayup icâzet verdi. Hâlâ ekmekcilerin pîridir. Seksen yedi yaşında nakl edüp kabri Medîne-i Münevvere Bakî‘inde medfûndur kim beş kerre ziyâreti müyesser oldu. Ve ehl-i hırefler mâbeyninde Selmân-ı Pâk'in kemer-beste etdüği üçüncü pîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159b ·
metinde göster ·
Ammâ Hazret asrında tuz satan Hazret-i Ebû Mellâh-ı Yemenî idi, Selmân kemerin
bağlayup
cümle tuzculara pîr oldu. Kabri yine Yemen'de San‘ân şehrinde. Bu esnâf ekmekci …
Ammâ Hazret asrında tuz satan Hazret-i Ebû Mellâh-ı Yemenî idi, Selmân kemerin bağlayup cümle tuzculara pîr oldu. Kabri yine Yemen'de San‘ân şehrinde. Bu esnâf ekmekciye yamakdır. Zîrâ ekmek tuzsuz olmaz. Bunlar dahi pür-silâh olup tahtırevânlar üzre tuz dükkânlarında tuz tartarak tuz ekmek hakkıyçün diyerek ubûr ederler ve piyâde askerleri tarafeynde olan seyircilere tuz üleşdirerek ve şâdumânlar ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159b ·
metinde göster ·
… ân yâ sultân" diyerek ubûr ederler. {Pîrleri Ramazân ibn Şâzilî'dir, Enes belin
bağlayup
kabri Vâdi'l-kurâ şehrindedir}.
Esnâf-ı un elekciyân: Kârhâneleri değirmenler ve furunlardır, neferât cümle 3000, bunlar ekseriyyâ Mısır fellâhıdır. Pür-silâh olup yüzleri ve gözleri ve esvâbları cümle beyâz un olup arabalar üzre ellerinde un elekleri, dillerinde "illâ yansuru's-sultân yâ sultân" diyerek ubûr ederler. {Pîrleri Ramazân ibn Şâzilî'dir, Enes belin bağlayup kabri Vâdi'l-kurâ şehrindedir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160b ·
metinde göster ·
kumların elekler ile eleyerek ubûr ederler. Pîrleri mukaddemâ Hazret-i Yûsuf gâ …
Esnâf-ı kum sâ‘atciyân: Dükkân 15, neferât 20, bu tâ’ife gemicilere deryâda lâzım olmağile alaylarında yamak olup tahtırevânlar üzre gûnâ-gûn kum sâ‘atleri bağlayup kumların elekler ile eleyerek ubûr ederler. Pîrleri mukaddemâ Hazret-i Yûsuf gârda iken evkât-ı salâtı bilmek içün inşâ etdi. Ammâ Hazret asrında pîrleri Talha bin Abderî'dir. Hazret'in sâ‘atcisi idi. Bunlar mü’eddebâne güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a ·
metinde göster ·
… zergânlardır, pîrleri Şeyh Şâzilî'dir. Hazret'in izniyle Veys el-Karanî kemerin
bağlayup
pîr oldu. Yemen'de Veys el-Karanî huddâmı idi ve yine Yemen'de medfûndur. Veys …
Esnâf-ı tüccâr-ı kahveciyân: Dükkân 200, neferât 300, bunlar ankâ bâzergânlardır, pîrleri Şeyh Şâzilî'dir. Hazret'in izniyle Veys el-Karanî kemerin bağlayup pîr oldu. Yemen'de Veys el-Karanî huddâmı idi ve yine Yemen'de medfûndur. Veys el-Karanî, Hazret'i görmeyüp Hazret'in izn-i şerîfiyle Veys yetmiş kişinin belin bağlayup 166b pîr etdi. İnşâ’allâh cümlesi mahalliyle tahrîr olunur. Bu kahveciyân, cümle pür-silâh olup tahtırevânlar üzre ferde ferde kahveleri kîleler ile ölçerek "Ala bin guruş vere yüz guruş" deyü gûyâ kahve fürûht ederek ubûr ederler. Bu esnâflar ale'l-umûm ubûr edüp ardları sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166a–166b ·
metinde göster ·
166b pîr etdi. İnşâ’allâh cümlesi mahalliyle tahrîr olunur. Bu kahveciyân, cü …
Esnâf-ı tüccâr-ı kahveciyân: Dükkân 200, neferât 300, bunlar ankâ bâzergânlardır, pîrleri Şeyh Şâzilî'dir. Hazret'in izniyle Veys el-Karanî kemerin bağlayup pîr oldu. Yemen'de Veys el-Karanî huddâmı idi ve yine Yemen'de medfûndur. Veys el-Karanî, Hazret'i görmeyüp Hazret'in izn-i şerîfiyle Veys yetmiş kişinin belin bağlayup 166b pîr etdi. İnşâ’allâh cümlesi mahalliyle tahrîr olunur. Bu kahveciyân, cümle pür-silâh olup tahtırevânlar üzre ferde ferde kahveleri kîleler ile ölçerek "Ala bin guruş vere yüz guruş" deyü gûyâ kahve fürûht ederek ubûr ederler. Bu esnâflar ale'l-umûm ubûr edüp ardları sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166a–166b ·
metinde göster ·
, kabri nâ-ma‘lûmdur. Hadîka'da Kerbelâ'da medfûndur, demiş, Allâhu a‘lem. Bu da …
Esnâf-ı ehl-i kıble: Bir âdemdir, dükkânı Bezzâzistân-ı Atîk'dedir, pîri (---)(---), Selmân belin bağlayup, kabri nâ-ma‘lûmdur. Hadîka'da Kerbelâ'da medfûndur, demiş, Allâhu a‘lem. Bu dahi şâhbender ve bâzergânbaşı gibi azîmü'ş-şân kerr ü fer sâhibi ağadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı teleme peynirciyân: Neferât 300, bunların dükkânları yokdur. Ekseriyyâ cümle Arnavu[d] tâ’ifesidir. Sırıklar üzre ikişer üçer yüz beyâz bez tobralar içre teleme peynirlerin doldurup sırıklara bağlayup omuzlarında gezdirüp "Teleme peynir" deyü feryâd edüp gezerler. Ammâ Hudâ âlimdir bir ter ü tâze peynirdir kim bal ile mahlût olsa, ısıcak ekmek ile tenâvül olunsa âdem şehîd olmalı olunca yemek mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
… in Vertâ'ya çıkar. Mücâhidün fî-sebîlillâh olmağile Hazret-i Hamza kemerine şed
bağlayup
yine Hazret-i Hamza ile Uhud gazâsında şehîd olup Hamza şehîdliğinde medfûndur.
Ba‘dehu Hazret asrında hicretin sene (---) târîhinde Bedr-i Huneyn Ramazân-ı şerîfde feth olup re’îs-i müşrikîn olan Ebû Cehil-i la‘în yetmiş nefer fâcirînler ile katl olunup emvâl [ü] evlâdları nehb [ü] gâret olunup iyâl [ü] evlâdları cümle esîr olup Sahâbe-i kirâmdan Bedîl bin Vertâ esîr satdı. Bir rivâyetde Hazret-i Resûl'ün ammisi Abbâs (---) gazâsında esîr düşdükde Bedîl bin Vertâ ammi Abbâs'ı satup kendi mâlıyla kendüyi satın alup îmânile müşerref oldu, derler. Hâlâ esîrcilerin silsilesi Bedîl bin Vertâ'ya çıkar. Mücâhidün fî-sebîlillâh olmağile Hazret-i Hamza kemerine şed bağlayup yine Hazret-i Hamza ile Uhud gazâsında şehîd olup Hamza şehîdliğinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a ·
metinde göster ·
… ibtidâ cıda taşıyan Sa‘deddîn Hindî'dir. Hazret huzûrunda Hazret-i Hamza belin
bağlayup
yâr-ı gâr-ı Hamza-i bâ-safâ oldu ve Uhud gazâsında bile öldü. Kabri Hamza yanın …
Ammâ Hazret çerisinde ibtidâ cıda taşıyan Sa‘deddîn Hindî'dir. Hazret huzûrunda Hazret-i Hamza belin bağlayup yâr-ı gâr-ı Hamza-i bâ-safâ oldu ve Uhud gazâsında bile öldü. Kabri Hamza yanında oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 181b ·
metinde göster ·
pîr eyle" deyü buyurdular. Hazret-i Alî şed bağlayup Hasan Kattâl siper düzenle …
"Yâ Alî, Hasan Kattâl Gâzî'nin beline şed bağlayup pîr eyle" deyü buyurdular. Hazret-i Alî şed bağlayup Hasan Kattâl siper düzenlere pîr olup tâ Hazret-i Alî hilâfetine dek Medîne-i Münevvere'de Sahâbe-i güzîne kalkan işleyüp kâr ederdi. Hazret-i Alî, Kûfe şehrinde Mülcem-i la‘în elinde şehîd oldukdan sonra devlet-i Ashâb helc ü melc olup Hasan Kattâl, Âl-i Emeviyyûn'da Haleb'e hicret edüp anda siper düzerdi. Hâlâ anıniçün Haleb kalkanı Rûm, Arab u Acem'de meşhûrdur. Ba‘dehu siper düzenlerin pîri Hasan Kattâl hazretleri yüz yedi yaşında rıhlet edüp kabri Haleb'de, Şâm kapusu hâricinde handak kenârında bir kubbecikde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 181b ·
metinde göster ·
Hasan Kattâl siper düzenlere pîr olup tâ Hazret-i Alî hilâfetine dek Medîne-i M …
"Yâ Alî, Hasan Kattâl Gâzî'nin beline şed bağlayup pîr eyle" deyü buyurdular. Hazret-i Alî şed bağlayup Hasan Kattâl siper düzenlere pîr olup tâ Hazret-i Alî hilâfetine dek Medîne-i Münevvere'de Sahâbe-i güzîne kalkan işleyüp kâr ederdi. Hazret-i Alî, Kûfe şehrinde Mülcem-i la‘în elinde şehîd oldukdan sonra devlet-i Ashâb helc ü melc olup Hasan Kattâl, Âl-i Emeviyyûn'da Haleb'e hicret edüp anda siper düzerdi. Hâlâ anıniçün Haleb kalkanı Rûm, Arab u Acem'de meşhûrdur. Ba‘dehu siper düzenlerin pîri Hasan Kattâl hazretleri yüz yedi yaşında rıhlet edüp kabri Haleb'de, Şâm kapusu hâricinde handak kenârında bir kubbecikde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 181b ·
metinde göster ·