… eden nehre nehr-i Gumiyyaza ve nehr-i Isyân derler. Şehrin şimâlinden nîm sâ‘at
ba‘îd Cebel-i
Lübnân içinde cem‘ olup liman kurbunda Bahr-i Ebyaz'a munsabb olur. Ve başı yak …
Ve bu şehir içre cereyân eden nehir üzre iki kantara vardır. İkişer ayn cisr-i kavîlerdir. Altından cereyân eden nehre nehr-i Gumiyyaza ve nehr-i Isyân derler. Şehrin şimâlinden nîm sâ‘at ba‘îd Cebel-i Lübnân içinde cem‘ olup liman kurbunda Bahr-i Ebyaz'a munsabb olur. Ve başı yakın olmağile mâh-ı Temmûz'da gâyet sovuk bir âb-ı rakîk ve âb-ı nâbdır. Ammâ şitâda mülâyim olup safâ ile içilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y186b ·
metinde göster ·
Ve esb-i sabâ-reftârlarımıza süvâr olup şehrin kıblesinde bir sâ‘at
ba‘îd cebel-i
Ken‘ân'da hıyâbân-ı Beytü'l-hazen: Hazret-i Ya‘kûb'u evlâdları bu dırahtıstân i …
Ve esb-i sabâ-reftârlarımıza süvâr olup şehrin kıblesinde bir sâ‘at ba‘îd cebel-i Ken‘ân'da hıyâbân-ı Beytü'l-hazen: Hazret-i Ya‘kûb'u evlâdları bu dırahtıstân içre getirüp anda kesb-i hevâ ederdi. Bir gûne hıyâbândır kim bir diyârda misli yokdur. Arab geysûları gibi cümle dırahtın şu‘beleri bir birine mahlût olup sâyebân olmuşdur. Aslâ şems te’sîr etmez bir koyahdır kim ok ursan te’sîr etmez bir teferrücgâh [u] mesîregâh yerdir. Sıfet hâkinin a‘yânı bunda gelüp ayş [u] işret eder bir cihân-nümâ temâşâgâh yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y201a ·
metinde göster ·
… abâbıta kavmi Rûm'a harâc-güzâr olup Eski Mısır'ın cânib-i şarkîsinde bir sâ‘at
ba‘îd cebel-i
Mukattam ki hâlâ cebel-i Cûşî ve cebel-i Becâmîm ve cebel-i Takâtu‘ ve cebel-i …
Kabâbıta kavmi Rûm'a harâc-güzâr olup Eski Mısır'ın cânib-i şarkîsinde bir sâ‘at ba‘îd cebel-i Mukattam ki hâlâ cebel-i Cûşî ve cebel-i Becâmîm ve cebel-i Takâtu‘ ve cebel-i Şarkî ve cebel-i Mukattab ya‘nî Kutbü'l-aktâb dağı ve cebel-i Lûkân ve cebel-i Hicân derler. Ammâ Nîl aşırı olan cibâllere cibâl-i Garbî ve cebel-i Cüzâm ve cebel-i Hirâm ve cibâl-i Heremeyn derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y75b ·
metinde göster ·
Ammâ beri tarafda der-akab Kostantıniyye'den Mısır'a gemilerle zahîre gelirken bi-emr-i Hudâ Mısır'da el-Mustansır Billâh merhûm olup zahîre gerü Rûm'a gidüp Mısır dibelik kaht [u] galâdan harâb u yebâb olup yine Ertuğrul'a doğru âdemler gönderüp Ertuğrul dahi tekürden Mısır içün zahîre isteyüp varan elçisi Ayasofya deyrinde cemâ‘atle bir cum‘a namâzın Q 210a kılmağı ricâ eder. Elçi üç yüz âdemiyle Kostantîn'e buluşup ricâsı makbûle geçüp Ayasofya kilisesinde bir cum‘a namâzı kılup hutbeyi âl-i Fâtımiyyûndan Kâ’im (---) Bi-emrillâh ismine tilâvet etdi. Ammâ Mısır'a zahîre gelmezden mukaddem [304] Kâ’im Bi-emrillâh açlıkdan asâkir-i Mısır ile Kudüs'de nasârânın Kumâme'sin açup yüz Mısır hazînesi mâl-ı firâvân aldıkların Kayâsıra kral istimâ‘ edüp bin pâre gemiyle Silifke'den tâ Şâm-ı Tarabulus ve Berût ve Sayda ve Akka'ya ve Remle'ye varınca ve ol etrâfda ol olan İslâm kal‘alarına Y 140b cümle kefere istîlâ edüp Kudüs Kumâme'sinden alınan mâlların beşi kadar hazîne-i firâvân alup bu kadar rüsvây oldu. Ve ol sene 454 494 (---) târîhinde Mısır'a dahi Rûm ve Freng mâlik olup on sene kâmil Mısır'a tâ‘ûn isâbet edüp Fustât şehri ol hâdiseyi görüp ba‘dehu mde (---)(---) bir dahi küffâr istîlâ etmesün deyü Nîl'den bir sâ‘at ba‘îd cebel-i Mukattam dâmenine sene 357 târîhinde Mu‘îzz Lidînillâh vezîri Cevher Kâyid Mağrib'den gelüp ibtidâ Mısır-ı cedîdi ol binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y140a–Y140b ·
metinde göster ·
Cûşî ardında Ayn-ı Mûsâ dağlarına cebel-i Becâmîm derler, anda bir kızıl reng k …
Mısır'ın cânib-i kıblesine iki sâ‘at ba‘îd cebel-i Cûşî ardında Ayn-ı Mûsâ dağlarına cebel-i Becâmîm derler, anda bir kızıl reng kireç toprağı hâsıl olur, ol turâbı âteşde yaksalar altun çıkar. Ammâ odun kaht olduğundan çıkan altunun harcı hâsılından mahsûl olmaz. Hâkim Bi-emrillâh halîfe iken yedi sene çıkardup ba‘dehu mesdûd etmiş, hâlâ âsârları zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y231b ·
metinde göster ·
… r. Târîhi sene 956 vâki‘ olmuşdur. Ve bu âsitânenin cânib-i şarkîsinde bin adım
ba‘îd cebel-i
Mukattam'ın nısıf râhında bir yalçın püşte üzre,
Kabr-i Dâvûd Paşa: Süleymân Hân vüzerâlarındandır. Târîhi sene 956 vâki‘ olmuşdur. Ve bu âsitânenin cânib-i şarkîsinde bin adım ba‘îd cebel-i Mukattam'ın nısıf râhında bir yalçın püşte üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y264b ·
metinde göster ·