… r olunduğundan gayrı niçe bin menâkıbı vardır. Hâlâ âsitânesi Osmâncık'da Koyun
Baba Tekyesinden
ziyâde binâ-yı azîm kıbâb-ı âlîler ile ârâste ve müte‘addid meydânlar ve matbah …
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı kibâr-ı evliyâ-yı Merzifon: Evvelâ Ya‘kûbu'l-vâsılîn, matlûbü't-tâlibîn, menba‘-ı uyûn-ı müşâhede, mecma‘-ı fünûn-ı mücâhede eş-Şeyh Hazret-i Pîr Dede; Hazret-i Hacı Bektâş-ı Velî ile Horasân'dan Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî izniyle Rûm'a gelüp şehr-i Merzifon'un cânib-i şimâlîsi hâricinde şehre nâzır bir mürtefi‘ zemînde sâkin olup kâhîce hammâmlarda yatup meczûb-ı Hudâ bir ârif-i billah kimesne idi kim Orhân Gâzî asrından tâ Ebü'l-feth'e ermiş bir zât-ı şerîf idi. Bâlâda menâkıbı tahrîr olunduğundan gayrı niçe bin menâkıbı vardır. Hâlâ âsitânesi Osmâncık'da Koyun Baba Tekyesinden ziyâde binâ-yı azîm kıbâb-ı âlîler ile ârâste ve müte‘addid meydânlar ve matbah u kilâr ve dervişân hücreleriyle pîrâste olmuş, her şeb iki yüz ve üç yüz âdem konup göçer mihmân-sarây-ı Bektâşiyân'dır. İki yüzden mütecâviz pâ-bürehne ve ser-bürehne erbâb-ı ma‘ârifden dervîşân-ı dilrîşânları âyende vü revende müsâfirîne hizmet ederler. Ve Azîz hazretlerinin kubbe-i pür-envârına girüp bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb etdik. Kubbe-i münevveresinde müşk-i amber-i hâm râyihasından âdemin dimâğı mu‘attar olur. Kabr-i şerîfi sandûkasının cânib-i erba‘asında ol kadar musanna‘ çerâğ ve şem‘dân ve kanâdîl ve buhûrdan ve gülâbdânlar var kim bunda olan tuhef ve zî-kıymet âvânîler İmâm-ı Mûsâ Rızâ'da yokdur. Hırka ve seccâde ve alem ve tabl u kudüm ve zil ve zerdeste ve tâc-ı Bozdoğanîsi ve sapan-ı Dâvûdî'si ve pâleheng-i Mûsavî'si hâlâ cihâz-ı fakr-ı fukarâlardır kim dollâblar içre mahfûzdur. Ve niçe bin seyyâhân-ı berr [u] bihârın niçe keşkül ve zerdeste ve pâlehengleri nişân içün maslûbdur. Ve bu hakîr muhibb-i Âl-i Aba olmağıla "el-fakru fahrî" hadîsine imtisâlen küstâhâne cümle fukarâların izniyle azîz Pir Dede Sultân'ın bozdoğanî (---) tereklü keçe külâh tâcını tekbîr ile tekye-nişîn Memi Dede Cân başımıza koyup cümle dervîşân gülbâng-ı Muhammedî çeküp hakîre hayr du‘â etdiler. Ve âsitânesi serâpâ kârgîr, binâ-yı azîm, rasâs-ı hâss-ı nîlgün ile mestûr âsitâne-i kübrâdır. Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 347b ·
metinde göster ·
… l-i zâhir ü bâtın ile meşhûr, hüsn-i kitâbetde kalem gibi alem idi. Sarı Saltık
Baba tekyesinde
medfûndur}.
{Ziyâret-i eş-Şeyh Şuhûdî: Aslında yine Babaeskisi'ndendir. Kemâl-i zâhir ü bâtın ile meşhûr, hüsn-i kitâbetde kalem gibi alem idi. Sarı Saltık Baba tekyesinde medfûndur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170b ·
metinde göster ·
… duk. Ve şimdi bu gazâya gelirken Vulkovar nâm kal‘ada cisir başında Hindî (---)
Baba tekyesinde
yatup ol azîzi vâkı‘amızda görüp,
Bu cengde bu Evliyâ-yı fakîr-i hakîr-i za‘îfi Cenâb-ı Bârî yârî kılup azîzimiz Üsküdârî Mahmûd Efendi ve Geysûdâr Kapânî Mehemmed Efendi ve Na‘lıncı Dede Efendilerimiz du‘â-yı himmetleriyle bu gazâ-yı meserretde bulunduk. Ve şimdi bu gazâya gelirken Vulkovar nâm kal‘ada cisir başında Hindî (---) Baba tekyesinde yatup ol azîzi vâkı‘amızda görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106b ·
metinde göster ·
… sr-ı tahtânî ve fevkânîler ile müzeyyen bir tekye-i Bektaşiyândır. Budin'de Gül
Baba tekyesinden
bu âsitâne-i (---)(---) Baba Sultân vâcibü's-seyr tekyegâhdır kim bir kubbe-i …
Der-beyân-ı ziyâretgâh-ı kal‘a-i Egre: Evvelâ Hatvan kapusundan taşra kal‘a-misâl dîvârı bâğ-ı İremden nişân verir tâvûs kuşunun süd gibi beyâzı ve yeşili ve rengâreng tâvûslar ile ve gayri murğân-ı andelîbânlar ile memlû bir mesîregâh yerde gûnâ-gûn fukarâ hâneleri ve yaz ve kış meydânları ve niçe yerde nüzhet-âbâd kasr-ı tahtânî ve fevkânîler ile müzeyyen bir tekye-i Bektaşiyândır. Budin'de Gül Baba tekyesinden bu âsitâne-i (---)(---) Baba Sultân vâcibü's-seyr tekyegâhdır kim bir kubbe-i âlî içinde Hazret-i (---)(---) Dede Sultân medfûn olup kabr-i münevveresinin etrâfında gûnâ-gûn hüsn-i hat kelâm-ı şerîfler ve şem‘dân ve kandîldân ve çerâğdânlar ile tezyîn olmuş bir âsitâne-i abdâlândır. Yetmiş seksen kadar fukarâları pârsâ-yı Muhammedî ile geçinüp çeteye ve poturaya giden gâzîler ganîmet gelüp bu tekyeye nezerâtların verirler. Cümle fakr-ı fâka erenleri anınla geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38b ·
metinde göster ·