yenir ya! Biz anın etini yeriz ki cânı birimizin cânına girüp ölmez, bile gezer …
"Bah yenir ya! Biz anın etini yeriz ki cânı birimizin cânına girüp ölmez, bile gezer. Domuz etiyle ve yılan etiyle âdem etinden tatlı babamız bir şey yaratmamışdır" dediklerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176b ·
metinde göster ·
… âriyeler kenârında herkes câriyeleri ile zevk [u] safâ edüp kesb-i tarâvet edüp
bah
bahlanırlar. Ve cevânib-i erba‘asındaki kurâlardan ol kadar me’kûlât [u] meşrûb …
Evsâf-ı germâb-ı Kütâhiyye: Yoncalı ılıcası derler bir mu‘tedilü's-sühûn âb-ı latîfi vardır. Cemî‘i ahâlî-i Kütâhiyye kiraz mevsiminde niçe bin âdem hayme vü hargâhları ile gelüp beşer onar gün meks edüp bu germâba girüp tendürüst olurlar. Yetmiş gûne hâsıyyeti vardır. Hattâ cüzâm ve beras ve dâ‘ü's-sa‘leb emrâzlarına dahi nâfi‘ ılıcadır. Sultân Keyhusrev üzerine bir kubbe-i âlî ve câ-be-câ halvetler inşâ etmiş serâpâ kârgîr binâlardır. Ve cânib-i erba‘ası dağıstân hıyâbânistân olmak ile kûşe kûşe dıraht-ı müntehâlar içre uyûn-ı câriyeler kenârında herkes câriyeleri ile zevk [u] safâ edüp kesb-i tarâvet edüp bah bahlanırlar. Ve cevânib-i erba‘asındaki kurâlardan ol kadar me’kûlât [u] meşrûbât müsmirât makûlesi şeyler gelüp ol kadar ordu-yı bâzâr ganîmet olur kim ta‘bîr olunmaz. Hakkâ ki zevk [u] safâ edecek teferrücgâh yerdir. Anı dahi temâşâ edüp cümle yârân-ı bâ-safâ Y 14b ile vedâlaşup cânib-i şarka ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar ubûr ederek on sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y14a–Y14b ·
metinde göster ·
… teferrücgâh mesîregâh kasırdır. Cemî‘i vüzerâlar haftada bir kerre bunda gelüp
bah
bah tarâvet kesb eder. Zîrâ bu Bulağ'ın âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan ha …
Bundan aşağı Bulak şehrinin aşağı taraf-ı şimâlinde kasr-ı Sebtiyye nâm bir âlî kat-ender-kat kasr-ı Havernaklardır. Ve havz u şâzrevânlı kâ‘alardır. Şâhnişîn ve revzenleri Nîl'e nâzır bir teferrücgâh mesîregâh kasırdır. Cemî‘i vüzerâlar haftada bir kerre bunda gelüp bah bah tarâvet kesb eder. Zîrâ bu Bulağ'ın âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan halkının reng-i rûyları humret üzredir. Ve evlâdları ol kadar firâvândır kim bi-emr-i Hudâ çifte çifte tevellüd ederler. Ve halkı dâ’imâ pür-zevk, ehl-i şevk, ehl-i aşk ve ehl-i tevhîd âdemlerdir. Ve câ-be-câ latîf bâğçeleri vardır. Kibâr-ı evliyâ ve ziyâretleriyle mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135b ·
metinde göster ·
… errücgâh mesîregâh kasırdır. Cemî‘i vüzerâlar haftada bir kerre bunda gelüp bah
bah
tarâvet kesb eder. Zîrâ bu Bulağ'ın âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan halkın …
Bundan aşağı Bulak şehrinin aşağı taraf-ı şimâlinde kasr-ı Sebtiyye nâm bir âlî kat-ender-kat kasr-ı Havernaklardır. Ve havz u şâzrevânlı kâ‘alardır. Şâhnişîn ve revzenleri Nîl'e nâzır bir teferrücgâh mesîregâh kasırdır. Cemî‘i vüzerâlar haftada bir kerre bunda gelüp bah bah tarâvet kesb eder. Zîrâ bu Bulağ'ın âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan halkının reng-i rûyları humret üzredir. Ve evlâdları ol kadar firâvândır kim bi-emr-i Hudâ çifte çifte tevellüd ederler. Ve halkı dâ’imâ pür-zevk, ehl-i şevk, ehl-i aşk ve ehl-i tevhîd âdemlerdir. Ve câ-be-câ latîf bâğçeleri vardır. Kibâr-ı evliyâ ve ziyâretleriyle mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135b ·
metinde göster ·
benim ma‘şûkam beni katil mi etmek ister imiş, cürmüm nedir? Yoluna on kîse cih …
"Bah benim ma‘şûkam beni katil mi etmek ister imiş, cürmüm nedir? Yoluna on kîse cihâz ve filân filân" diyerek bir iki aydan berü ne kadar masrûf etdiyse dilli defter gibi cümle huzzâr-ı meclis mâbeyninde bir bir beyân eder. Ammâ hakîkatdır, Q 249bP 246b anınla tefâhürlenirler kim filân çelebinin kızı bu kadar mâl alup kocaya varmış, deyü ferah kesb ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y243b ·
metinde göster ·
bah ve tarâvet kesb edüp yine gemilere süvâr olup zevk [ü] safâ ile kâmil otuz …
Bu âsitâneyi cümle ehl-i züvvâr ziyâret edüp sehl bah bah ve tarâvet kesb edüp yine gemilere süvâr olup zevk [ü] safâ ile kâmil otuz mîl Nîl ile cereyân ederek Garbiyye hâkinde sâhil-i Nîl'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y280b ·
metinde göster ·
Bu âsitâneyi cümle ehl-i züvvâr ziyâret edüp sehl bah
bah
ve tarâvet kesb edüp yine gemilere süvâr olup zevk [ü] safâ ile kâmil otuz mîl …
Bu âsitâneyi cümle ehl-i züvvâr ziyâret edüp sehl bah bah ve tarâvet kesb edüp yine gemilere süvâr olup zevk [ü] safâ ile kâmil otuz mîl Nîl ile cereyân ederek Garbiyye hâkinde sâhil-i Nîl'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y280b ·
metinde göster ·
… e pîrâste bir şehr-i şîrîndir. Bir mîl ba‘îd yerden âdem bu şehre nazar etdükde
bah
bahlanup safâ eder. Temâşâsında bile rûh vardır. Dâ’imâ nûr-u leme‘ân urur bir …
Ve şehri Nîl kenârında şimâle nâzır şarkdan garba tûlânî ma‘mûr [u] âbâdân bâğ u bâğçeli ve gül ü reyhân gülistânlı ve ravza-i cinân misilli bostânlı tokuz bin hâne-i zîbâlı ve sarây-ı âlîler ile ârâste ve pîrâste bir şehr-i şîrîndir. Bir mîl ba‘îd yerden âdem bu şehre nazar etdükde bah bahlanup safâ eder. Temâşâsında bile rûh vardır. Dâ’imâ nûr-u leme‘ân urur bir şehr-i nazargâh-ı kibâr-ı evliyâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y353a ·
metinde göster ·