İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

baht

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
42
isabet
41 cümle/beyitte
15,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4217,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–42 / 42

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“baht” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 28a … bol Kostantîni, Fransa kıralının kızına nâmzâd imiş. Fransa kıralı dahi kızının baht [u] tâli‘ine bir donanma-i azîm edüp altı yüz pâre gemi ile Arabistân yakaların …
EÇS I 78a … z olması cihetiyle ma‘lûmumuzdur ilm-i da‘vetden aslâ bir hurûf bilmezdi. Ancak baht [u] tâli‘i bir zamân müsâ‘ade edüp ol dahi felek-i atlas-ı bûkalemûndan pây-bâf …
EÇS I 99b "Vaktine hâzır ol seninle Çıldır sahrâsı'nda devlet sınaşalım, yâ taht ola yâ baht " deyüp elçi gönderdi.
EÇS II 336b–337a … aşa, kapudan iken meclis-i şerîfine dâhil olup ânı dahi ankâ-sıfat bir kevkeb ü baht [u] sa‘âdet sâhibi pâk akl-ı Aristo vezîr-i dilîr gördüm. Rahmetullahi aleyh.
EÇS II 342a … dil [ü] yek cihet der-i devlet tarafına gideğem. Umayızdır kim yâ taht ola, yâ baht " deyü Varvar Alî Paşa'nın bu gûne mektûbu şehr-i Erzincân'da geldikde kırâ’at e …
EÇS II 362a … ûk-ı Hudâ bir târîhde olmamışdır. Bu mahalde Alî Paşa, zikri hayr olsun, raht u baht u bisâtıyla ve katîfe sırmalı eğeriyle ve mutallâ ve müzehheb rikâbıyla nehri u …
EÇS II 369b–370a … tiyle keyfiyyet-i hâli ma‘lûmumuzdur. İlm-i da‘vetden bir hurûf bilmezdi. Ancak baht [u] tâli‘i bu zamân müsâ‘ade edüp ol dahi fülk-i atlas-ı bukalemûnda pây-bâflık …
EÇS III 96a–96b Andan devlet yâver olup baht [u] tâli‘ mes‘ûd olup cemî‘i a‘yân-ı devlet ehl-i havâyic şeb [u] rûz sarâya ge …
EÇS III 100b … ûn-ı dilden ve cân [u] gönülden hücûm edelim. Olmaya illâ hayr; ya taht ola, ya baht !" deyüp bu meşveretde iken Celâlîler şîrînleyüp ormandan taşra cümle nümâyân ol …
EÇS III 148a … e Edirne sâhibi İdrivne Kral Zekeriyyâ Nebî'ye imân getirüp terk-i tâc u raht u baht edüp bu Çirmen ensesinde bir deyr-i mu‘azzam binâ edüp savâbın Zekeriyyâ Nebî'y …
EÇS IV 261a … dahi kavm-i Yezîdî Rûjikiyân asker-i Çamapurunla karşu çıkasın. Ya taht ola, ya baht ola, ve's-selâm.
EÇS IV 263b–264a … n-ı nîlgûnu pür etdi. Ve cemî‘i asâkir-i İslâm'ın nîzeleri yalmanları ve raht u baht u yancığ u tuğ u alemlerin müzehheb ü mutallâ şa‘şa‘aları âfitâb-ı âlem-tâbın p …
EÇS IV 265a … îrînleyüp {bizimle} me’nûs olmadan bir gün mukaddem hân ile mukâbele idelim. Ya baht ola, ya taht." deyüp cümle huzzâr-ı meclis el-emrü emruküm, dediler ammâ yine D …
EÇS IV 265b–266a … erü tırış kelb gibi açız. Ha bu gün ceng olur, ha yarın ceng olur, ya taht u ya baht olup halâs olur, deyü bu derece-i sa‘îrde ayda birer guruş içün beklemeden bîzâ …
EÇS IV 267b … dar deryâ-misâl askerle renc [ü] anâ çekerek geldik. Bugünkü gün ya taht ola ya baht , varın söylen vaktine hâzır olsun." deyü cümle ahâlî-i Bitlîs'i tehî-şuğl giru …
EÇS IV 333a–333b … m-i Tatar huzûr-ı Timur Şâh'a götürüp Timur Hân {eydir}: "Eyle olur bürâder, bu baht hâlibdir!" deyü dilnüvâzlıklar eder. Yıldırım Bâyezîd Hân gazabından niçe gûne …
EÇS IV 389b–390a … den Âl-i Çobaniyân'dan bu dahi bir pâdişâh-ı Çobaniyân idi. Terk-i tâc u taht u baht edüp bu mahall-i fezâda bir bâğ-ı İrem içre bir mesîregâh kubbede medfûn olup z …
EÇS IV 408b … hakîre bir kat yol esvâbları ve bir kılıç ve tirkeş ve bir yorga bârgîr raht u baht u licâmı ve gümüş zeyni ile ihsân edüp on bir aded huddâmlarıma dahi ellişer gu …
EÇS V 43b … kerre taşra çıkup Leh ile ve Tatar ile bir ceng-i azîm ederiz. Ya taht ola, ya baht " deyü bunlara tesellî-i hâtır verüp ol gece mel‘ûn Rakofçi taburun bir cânibin …
EÇS V 59a … ul cevâbdır, sultânım, hemân taşra çıkalım. Bir kerre dokuşalım, ya taht ola ya baht " dedikde Yûsuf Kethüdâ eydir:
EÇS V 75a–75b … erdi. Cümle paşalar Der-i Devlet'e gelüp Bâb-ı Hümâyûn önünde galtân olunca "Yâ baht [u] tâli‘-i meymûn Köpürlü" deyüp engüşt ber-dehen etdiler.
EÇS V 101a … nda cem‘ olup küffâr ile bir iki kerre tokuşalım, Hudâ kerîmdir, ya taht ola ya baht " deyü Tatar Hân ve Kalga Sultân'dan mahabbetnâmeler gelince hemân ol gün İsmâ‘î …
EÇS V 125a–125b … kılındır ve mev‘ıde-i ihsânlar eyle. Bir dahi tekrâr yürüyelim; ya taht ola, ya baht . Eğer askerin bir dahi yüzü dönerse bu vech ile bir yürüyüş dahi mümkün değildi …
EÇS V 160b … na‘ş-ı Süleymân Hân vardıkda oğlu Selîm Hân ol gece taht-nişîn ve tâc u raht u baht olup cümle a‘yân-ı erbâb-ı dîvân âlem-i hayretde "Hay gidi âkıl vezîr" diyerek …
EÇS V 180b … imi tâ’ife-i kuzâtdan olup, âhir fânî dünyânın ahvâline vâkıf olup cümle raht ü baht u dârât [u] ihtişâmdan geçüp "Bir dost ve bir post" deyüp Memi şâh Sultân matba …
EÇS VI 14b … r kerre yüz bin küffârları da perveriş eyleyüp anlara da tâc [u] taht ve raht u baht verüp anları bize ve bizleri anlara esîr eder deyü âlem-i hayretde kaldım.
EÇS VI 20a–20b … arda bir isdekli hayr alâmet var. Şu kâfire bir kerre dokunalım, yâ taht ola yâ baht " dedikde 20b cümle Melekli guzâtımız "N'ola Bismillâh" deyüp cümlemiz bir uğu …
EÇS VI 20a–20b … d-i cünüb-i küffâr-ı siyâh-baht cüyûş-ı İslâm-ı sepîd-baht ile, "Yâ taht ola yâ baht veya taht" deyüp anlar dahi "Yajuj, Yajuj, Marya Kot" deyüp üzerimize at saldıl …
EÇS VI 75a … Îsâ ve Meryem Ana şâhid olsun sana varup menkûhan olurum ve tâc u taht u raht u baht sâhibi müstakil kral olursun, ammâ Erdel'de olan karındaşım gelinceye dek kal‘a …
EÇS VI 101b … ır-bâş olun. Eğer kâfir gelirse hemân bir hovdan kâfire sunalım, yâ taht ola yâ baht " deyüp herkesi cenge tergîb edüp her yiğide birer gûne hulv kelâm ile rûy-ı dil …
EÇS VI 103b … er gelin Allâh aşkına şu kâfire bir dahice be-dürüstî dokuşalım, yâ taht ola yâ baht " deyüp cümle guzât bir yere geldik, ammâ küffâr dahi cümle bir yere gelüp yedi …
EÇS VII 3a … Tatarlar "İşte biz eyle bir kâfir cem‘iyyeti olan yeri isteriz. Yâ taht ola yâ baht " deyüp cümle "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp iki yerden gayret kılıçların kuşa …
EÇS VII 67b–68a … âh-ı Temmûz eyyâmları olmak ile kral bir rûh-ı tûtyâdan mebnî bir taht-ı raht-ı baht üzre oturup hakîr mezkûr kehribâ taht üzre pâdişâhâne cülûs ederdim.
EÇS VII 144a … düp başımı hırkaya çeküp şimden gerü bu sinn-i sâlimde bana ne tâc ve ne raht u baht u taht lâzım değildir" deyüp hazînesin açup meğer birkaç gece evvel yüz hurc yü …
EÇS VII 144a … " deyüp ale's-sabâh Hân güzîde askeriyle Bâğçesarây'da tâc [u] taht [ve] raht u baht ehl [ü] ıyâl-i hânedânın bırağup du‘â vü senâ ile sarâyından çıkup Bâğçesarây k …
EÇS VII 154b Ne çâre, Hân dahi tâc [u] taht u raht u baht u ehlinden ayrıldığına mâtem ederken bir oğlu da gidüp Hân ağlayarak kaldı, amm …
EÇS VII 185b … n Maskov'un Kazakları kal‘aların urup bu kadar mâl-ı ganâ’im ve esîrler alup yâ baht ve yâ taht olup yine Azağ'a gelüp cemî‘i ganâ’imleri fürûht edüp geçinirler. Ve …
EÇS VIII 202b Câmi‘-i Baht Geray Sultân ibn Bahâdır Geray Hân. Sene 1064.
EÇS VIII 204a … dimin kalga sultânı olan Mübârek Geray Sultân'ı anda bulup bir gece mihmân olup Baht Geray Sultân'ı da anda bulup anın dahi ihsânın alup andan yine cânib-i garba,
EÇS VIII 239a "Pâdişâhım sizden sonra bu tâc [u] taht, raht u baht kime intikâl eder? İşte hâlâ pâdişâhım bilâ veled kalup Sultân Korkud ile Sultâ …
EÇS X Y43a ‘Gel seninle yek-â-yek meydân-ı mahabbetde oynayalım, ya taht ola ya baht ’ dedi. Dede eyitdi:
EÇS X Y215b … du kim bir köğ üç ayda tokuz kerre mahlûl olup dîvân-ı Mısır'da bey‘ olundu. Bu baht hâlidir, ba‘zılar istidrâcdır, demişler, âhir mu‘ammer olmadı. Ammâ merhûm Hâte …