… inâ etdirmiş kim hakkâ ki anı yapmak makdûr-ı beşer değildir. Bundan dahi aşağı
bakanın
zehresi sıyup vücûdu berk-i hazân gibi ditrer.
Bu dere evvelki tahrîr 145a olunan derelerden mel‘ûndur, zîrâ tâ şehrin ma‘mûr ve izdihâm yerinde vâkı‘ olmuşdur. Hattâ Hacı Balı nâm bir sâhibü'l-hayrât bu gayyâ deresi üzre bir sırât cisr-i azîmin bir kayadan bir kayaya binâ etdirmiş kim hakkâ ki anı yapmak makdûr-ı beşer değildir. Bundan dahi aşağı bakanın zehresi sıyup vücûdu berk-i hazân gibi ditrer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144b–145a ·
metinde göster ·
… adan bir kayaya tâk-ı Havarnak gibi atılmış bir göz cisr-i müntehâdır kim aşağı
bakanın
zehresi çâk olur. Hattâ bu cisrin iki başındaki kal‘aların iç yüzdeki kapuların …
Ammâ bu zikr olunan cümle cüsûrlardan vâcibü's-seyr ibret-nümâ-yı bî-misâl cisr-i lâ-nazîr bu Mostar köprüsüdür kim Arab u Acem ve Rûm u Firengistân'da ve Belh u Buharâ'ya varınca tek-i pûmız var, bu hakîr eyle bir cisr-i âlî rub‘-ı meskûnda görmedim. Gerçi Kürdistân'da zikri sebkat eden Batman cisri ve Hasankeyf cisri dahi gâyetü'l-gâye musanna‘ cüsûrlardır, ammâ bu Mostar cisri eflâke ser çekmiş bir kayadan bir kayaya tâk-ı Havarnak gibi atılmış bir göz cisr-i müntehâdır kim aşağı bakanın zehresi çâk olur. Hattâ bu cisrin iki başındaki kal‘aların iç yüzdeki kapularının bir kapudan bir kapuya varınca bu Mostar köprüsünün tûlu kâmil yüz germe adımdır. On beş ayak enniliği vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164b ·
metinde göster ·
zehresi çâk, yeri hâk olur. Ne‘ûzü billâh derk-i esfel ve çâh-ı cahîm u hamîm v …
Bu kayalardan aşağı bakanın zehresi çâk, yeri hâk olur. Ne‘ûzü billâh derk-i esfel ve çâh-ı cahîm u hamîm ve sakar dereleridir. Ammâ bu şehrin niçe tüvânâ fetâlârı ve zehredâr çâpük ü çâlâk, şehbâz u dilâver-i server-i hünerverleri da‘vâ-yı merd edüp kendüyi bir kayadan bir kayaya pertâb edüp geçer, ammâ el-ıyâzu billâh makdûr-ı beşer değildir. Hakkâ ki zehredârlığ u bahâdırlıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 222a ·
metinde göster ·
… uru hevâyî ceng [ü] cidâldir. Ve acebâ der-i dîvârı ne gûnedir deyü ileri varup
bakan
dâr-ı bâkîye bakar, bakmayan bâkî kalır. Tâ bu mertebe nazarı mühlik kal‘a-i he …
Ammâ hâlâ bu kadar zamândan berü bu kadar savaş-ı perhâş olunur, kal‘a ne cânibdedir bilinmeyüp ve ne eşkâldedir görünmeyüp hemân bir kuru hevâyî ceng [ü] cidâldir. Ve acebâ der-i dîvârı ne gûnedir deyü ileri varup bakan dâr-ı bâkîye bakar, bakmayan bâkî kalır. Tâ bu mertebe nazarı mühlik kal‘a-i helikdir kim bir seneden berü kal‘anın öz vücûdunda handakı kenârın gö[r]mek değil handakdan taşra sahrâda olan on iki aded tabyaların handakların göremediğimizden mâ‘adâ tabyalardan taşra ileri sahrâlarda olan şaranpavların ve önlerinden küffâr meterislerin dahi bir yıldan berü görmüş askerimiz yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 290a ·
metinde göster ·
… i âsumâna berâber ser çekmiş yalçın kûh-ı Bîsütûn-vâr kırmızı kayalardır. Aşağı
bakanın
zehresi çâk olur. (---)(---) Ve kıble cânibi dahi eyle yalçın kanara kayalardı …
Ve kal‘ası leb-i deryâda evc-i âsumâna ser çekmiş yalçın kırmızı kaya üzre şekl-i muhammes sedd-i İskender-misâl bir kal‘a-i azîmdir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) on bir bin yüz niçe bin adımdır. Ve garb cânibi yüksek kayalar üzredir ki evce ser çekmişdir. Şark cânibi liman cânibine ilhâkdır. Cümle evleri biribiri üzerlerine (---)(---) biri biri üzre kat-ender-kat şarka nâzırdır ve birbiri üzerine yapılmışdır. Ancak şimâl cânibinde handak vardır. Mâ‘adâ gayri taraf el-iyâzenbillâh evc-i âsumâna berâber ser çekmiş yalçın kûh-ı Bîsütûn-vâr kırmızı kayalardır. Aşağı bakanın zehresi çâk olur. (---)(---) Ve kıble cânibi dahi eyle yalçın kanara kayalardır. Ve şark cânibi liman-ı azîmdir ki iki bin pâre gemi alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y139a ·
metinde göster ·
… lesi helâk olur. İlâ hâze'l-ân eyle du‘â olmuşdur kim Mısır'a hakâret nazarıyla
bakan
hor u hakîr olur, adâlet eden, selâmet bulur. Beyt:
"Siz elem çekmen. Mısır Cenâb-ı Allâh'ın hıfz [u] emânındadır. Ve Kinânetullâh Mısır'dır. Ve Mısır'ın hıfz [u] hırâsetine necâyib ya‘nî nücebâ me’mûrlardır. Cümle yetmiş ricâlullâhdır. Anda zâlim ve fâsık ve muzır mahlûk mu‘ammer olmaz" buyururlar. Hakîkat cümle çekirge Mekke'den Mısır'a gelince cümlesi helâk olur. İlâ hâze'l-ân eyle du‘â olmuşdur kim Mısır'a hakâret nazarıyla bakan hor u hakîr olur, adâlet eden, selâmet bulur. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y14a ·
metinde göster ·