… n bir gülbâng-ı Muhammedî'ye rehâ buldurdular kim ka‘r-ı zemînde hamele-i arz-ı
bakarı
ditredüp semâda kerrûbiyânlar vehm-nâk olup zirâ iki İslâm askeri, anlar da All …
Netice-i kelâm cümle asâkir-i İslâm şehr-i Bitlîs'in cânib-i erba‘asın ta giceden piyâdeler gidüp ve rûz-ı rûşende deryâ-misâl asker gidüp şehri kat-ender-kat çevirüp cümle âmâde oldukları haberi Paşa'ya gelüp hemân kuşluk vaktinde sa‘d sâ‘at-i tâli‘-i meymûnda bir kerre dahi Allah denilüp ceng-i harbîler çalınup işâret-i ma‘hûde üzre Paşa kolundan kolomborna ve balyemezler ve Vanlı tarafından cümle şâhîlere âteşler olup sadâ-yı Allah Allah kopup el-azametullah bu kadar top-ı kûbların gülleleri taşa, taşlar dahi başa isâbet edüp Hân meterislerinde sâbit-kadem olanlar bu kere târumâr u allak bullak olup yine ber-karâr olup anlar dahi derûn-ı dilden ve cân u gönülden bir gülbâng-ı Muhammedî'ye rehâ buldurdular kim ka‘r-ı zemînde hamele-i arz-ı bakarı ditredüp semâda kerrûbiyânlar vehm-nâk olup zirâ iki İslâm askeri, anlar da Allah Allah derler, bizim asker de Allah Allah derler. Bu bâzârın bey‘ u şirâsında hakîr dem-beste ve hayrân kaldım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 268b ·
metinde göster ·
… ânı ve har-ı çâr-pây-ı deşti ve gazal-ı maralı ve gayrı gûne gûsfend ü câmûs ve
bakar-ı
beyâbânî şikâr edüp tenâvül ederler. Bu Bağdâd arslanı kadar mahbûb u şîrîn ve …
Bu mahallerin hâvurlarında ve büklüklerinde esedler sürü sürü gezüp câmûs-ı beyâbânı ve har-ı çâr-pây-ı deşti ve gazal-ı maralı ve gayrı gûne gûsfend ü câmûs ve bakar-ı beyâbânî şikâr edüp tenâvül ederler. Bu Bağdâd arslanı kadar mahbûb u şîrîn ve semîn ü müdrik esed bir diyârda yokdur. Ammâ mel‘ûnlar gâyet mehîb ü mahûfdur. Bir kerre kemîngâh-ı hâvurdan tulû‘ edüp ra‘d-âsâ bir na‘ra ursa âdemin zehresi çâk, elbette ol mahalde ol âdem hâk olması mukarrerdir. Garâbet anda kim âdem yine na‘rasına karşu varmağa cür’et eder ammâ altında eğer atın aygır ise isterse iki yaşdan cılıkdan küheylânı olsun na‘ra-i esedi istimâ‘ edince hemân ol ân dümmin hotas edüp firâr eder. Bin kerre mahmîz itsen feryâd edüp avdet eder. Ammâ eğer kısrak üzre bulunursan 358a bi-emri Hudâ kısrak arslanın na‘rasından değil birkaç mühlik zahm-ı pençesinden bile havf etmeyüp yine arslan üzre hamle eder. Ammâ dişi arslan yavrularına nafaka tahsîliyçün şikârbâz u cengâver olur. Eğer tokdur ve eğer açdır elbette şikâr arar. Ammâ erkek sübû‘ yigirmi dörd sâatde bir kerre şikâr alsa tok iken artık gayrı şikâra bakmaz ve asla ceng etmez. Ammâ Yezîdî gazanfer eğer aç ve eğer tok Yezîdî'dir elbette ceng eder ve gâyet bed-çehre vü hamlekâr u hîlekâr ve boz tüğlü ve gerdeni kalın ve arkası siyâh ve başı büyük ve tüğleri çim çim Marzıvân katırından iri Yezîdî arslan bî-emân olur. Ammâ hikmet-i hudâ bu Bağdâd arslanları şikâr içün köylere ve büleydelere gelince avretler bu arslanları ortaya alup döğe döğe deyelerler. Arslanlar firâr ederken durup avretlerden tarafa aslâ nazar etmeyüp firâr eder, bir aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 357b–358a ·
metinde göster ·
… duğundan münakkaş hayâl-pesend kârları vardır. Ve hakîkatü'l-hâl koyundan lezîz
bakarı
vardır. Ve beyâz ekmeği ve yağlı çöreği dahi meşhûrdur.
Ve meyvesinden gayri lezîz ve semîn ve latîf koyunu ve keçisi gâyet mukavvî luhûmları vardır. Ammâ cümleden sığır eti mezmûm iken bu diyârın sığırı kadar lezîz ve hafîf ve serî‘ü'l-hazm bakar bir diyâra mahsûs değildir illâ Sakız'a mahsûsdur. Yılda on bin sığır bu cezîreye Anatolu'dan geçüp bu cezîre içre on gün bir bakar durunca bi-emri Hudâ âb [u] hevâsından ol kadar semîn ve cesîm olur kim ta‘bîr olunmaz. Cümle halkı lahm-ı bakar yerler, zîrâ hukemâ kavlince lahm-ı bakar tenâvül eden zeyrek ve tîz-fehm olur. Zîrâ bakar çobansız hânesin bilür müdrikdir ve tabî‘ati müshil olduğundan lahmın tenâvül edenin dahi tabî‘ati i‘tidâl üzre olup dîdelerinin kuvvet-i basarı ziyâde olduğundan münakkaş hayâl-pesend kârları vardır. Ve hakîkatü'l-hâl koyundan lezîz bakarı vardır. Ve beyâz ekmeği ve yağlı çöreği dahi meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y62a ·
metinde göster ·
… şahm sâhibi olup gâyet mahbûb hayvânâtları olur. Koyunu ve kuzusu ve keçisi ve
bakarı
ve cemeli ve câmûsu ve ceyrânı ve sığını ol kadar semîz ve latîf lahmları olur …
Ve bu menbûtâtdan cemî‘i devâbâtları otlayup eyle lahm ü şahm sâhibi olup gâyet mahbûb hayvânâtları olur. Koyunu ve kuzusu ve keçisi ve bakarı ve cemeli ve câmûsu ve ceyrânı ve sığını ol kadar semîz ve latîf lahmları olur kim misk anber-i hâm kokar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·