… e kal‘anın bu semtleri seksener arşın dolma rıhtım âlî dîvârlardır. Âdem yukaru
baksa
başından sarığı düşer, tâ bu mertebe kadd-i bâlâ hisâr-ı üstüvârdır.
Ve bu kapu Mısr'ın Bâb-ı Nâsır'ı ve Demir Kapusu gibi ağreb ü garâ’ib ü acâ’ibden kapudur. Ve kal‘anın bu semtleri seksener arşın dolma rıhtım âlî dîvârlardır. Âdem yukaru baksa başından sarığı düşer, tâ bu mertebe kadd-i bâlâ hisâr-ı üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37b ·
metinde göster ·
… ’iren-mâdâr cirmi bedenler üzre kâmil sekiz yüz adımdır. Bu kal‘adan âdem aşağı
baksa
Hudâ hakkıyçün zehresi çâk terleri hâk olur. Tâ bu mertebe eflâke ser çekmiş ka …
El-hâsıl bu mezkûr olan üç kat hisâr içre cümle seksen aded kiremit ile mestûr cihân-nümâ hâne-i bâlâlardır. Bu iç hisârda Sultân Mehemmed Hân câmi‘i, tarz-ı kadîm minâresiz ma‘bedgâhdır. Bu iç kal‘alar cümle dâ’iren-mâdâr cirmi bedenler üzre kâmil sekiz yüz adımdır. Bu kal‘adan âdem aşağı baksa Hudâ hakkıyçün zehresi çâk terleri hâk olur. Tâ bu mertebe eflâke ser çekmiş kad-keşân kal‘adır kim zirve-i a‘lâsına nazar edenin çeşm-i nergîs merdümleri hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274b ·
metinde göster ·
… gayyâ deresi-misâl olmak ile ol câniblerinde kal‘a dîvârları yokdur. Âdem aşağı
baksa
zehresi çâk olur. Ancak garb tarafında bir küçük kapusu var, at gücile girir. B …
Sene (---) târîhinde bu dahi Ebü'l-feth Gâzî fethidir, ammâ amân ile verilmişdir. Mizistre sancağı voyvadalığıdır ve yüz elli akçe kazâcıkdır. Nâhiyeleri (---) aded kurâcıkdır. Lâkin kethudâyeri ve serdârı ve gayr[i] hâkimleri yokdur, ammâ dizdârı ve yüz on dörd aded neferâtı vardır. Kal‘ası Manya dağı eteğinde bir havâleli yalçın beyâz kaya üzre şekl-i murabba‘ ve Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Kıble ve şimâl cânibi gayyâ deresi-misâl olmak ile ol câniblerinde kal‘a dîvârları yokdur. Âdem aşağı baksa zehresi çâk olur. Ancak garb tarafında bir küçük kapusu var, at gücile girir. Bu kapu tarafları havâleli olmak ile gâyet metîn ve kavî kulle-i azîmleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b ·
metinde göster ·
… ır olan yerlerinde aslâ ve kat‘â kal‘a dîvârı yokdur. Bu taraflardan âdem aşağı
baksa
ödü sıdar. Ne‘ûzü billâh uçurum derk-i esfel kayalardır kim gûnâ-gûn hûş [u] tu …
El-hâsıl cemî‘i seyyâhân-ı berr [ü] bihârân tevârîh-şinâsân bu kal‘a hakkında kal‘a-i Kahkahâ-yı Rûm deyü tesmiye etmişler. Aslâ bir tarafından bu kal‘aya zafer mümkin olmayup şekl-i murabba‘ vâki‘ olup şimâle nâzır bir küçücük demir kapucığı var. Ol tarafı gâyet metîn ve yigirmi arşın yüksek Şeddâdî dolma rıhtım dîvârdır. Ammâ cânib-i cenûba ve taraf-ı kıbleye nâzır olan yerlerinde aslâ ve kat‘â kal‘a dîvârı yokdur. Bu taraflardan âdem aşağı baksa ödü sıdar. Ne‘ûzü billâh uçurum derk-i esfel kayalardır kim gûnâ-gûn hûş [u] tuyûrlar âşiyân etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281b ·
metinde göster ·
… emlerin zehresine aşk olsun kim ödleri çatlayup helâk olmazlar, zîrâ âdem aşağı
baksa
gözü kararır kim gûyâ çâh-ı gayyâ ve derk-i esfeldir. Bu diyârın halkı alışup b …
Der-beyân-ı ibret-nümâ-yı cebel-i Narda: Şehr-i Narda'dan cânib-i şimâle nısf merhale gidüp nehr-i Narda üzre tâ kâfir zamânından beri bir derk-i esfel-vâr bir derenin iki tarafındaki evc-i âsımâna ser çekmiş bir kayadan bir kayaya iki kat yan yana çekilmiş âdem uyluğu kalınlığı demir zencîrlerden bir köprü edüp zencîrler üzre yaban asmasından çitler örüp bir musanna‘ cisir olmuş. Üstünden her bâr benî âdem geçer ammâ ol âdemlerin zehresine aşk olsun kim ödleri çatlayup helâk olmazlar, zîrâ âdem aşağı baksa gözü kararır kim gûyâ çâh-ı gayyâ ve derk-i esfeldir. Bu diyârın halkı alışup bir köyden bir köye gitmeğe aşağı dereleri bir günde dolanmayup bir ânda bu cisr-i silsileden geçüp Kalabakkaya'ya ve Tırhala şehrine giderler. Ammâ rûzgâr urdukça bu zencîr cisir salıncak gibi salınır, lâkin hemân benî âdem ubûr eder. Yohsa at ve katır ve sığır ve câmûs geçemezler, ammâ bu hakîr-i pür-taksîr gördüm ki bir sürü koyun geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346a ·
metinde göster ·
… îvâr üstünden geçüp ve beş kat asma cisir ve kapulardan ubûr ederken âdem aşağı
baksa
gözü hîrelenir. Ve her gece bu cisirleri makara ile kaldırup kal‘a kapusuna sip …
Ve şimâl tarafındaki büyük limanın iskelesi bu iki kapu mâbeynindedir. Ve liman ile handak mâbeynini deryâ döğer bir kat kalın Şeddâdî dîvârdır. Kırk adım enli ve kırk arşın yüksekdir. Ve handak içinden bir kapu ile bu kalın dîvâr içinde bir kapudan girüp yokuş yukaru elli ayak taş nerdübân ile çıkılup ve iki yüz adım mezkûr dîvâr üzre gidilüp tâ orta hisârın asma cisirlerine varılur. Cümle at ve katır ve eşek bu dîvâr üstünden geçüp ve beş kat asma cisir ve kapulardan ubûr ederken âdem aşağı baksa gözü hîrelenir. Ve her gece bu cisirleri makara ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve bu hisâb üzre Bodurum kal‘asının on bir kat kapusu ve evsâfı tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103b ·
metinde göster ·
… le mahûf u muhâtara yollarla, her kayanın zirve-i i‘lâsından âdem aşağı deryâya
baksa
zehresi çâk olur, eyle bir musîbet akabenin nihâyetine çıkdık. Gûyâ ebrler seri …
Hakîr, müsellime, bu Karpuz nehri kenarında şehîd olan garîb tüccârların ahvâlâtın takrîr etdiğimde, fî'l-hâl baş bölükbaşısı ile üç bayrak asker gönderüp teftîş ve tefahhus etmeğe gitdiler. Hakîr anda anlar ile bir gün tekâ‘üd edüp ertesi gün cemapur askeri-misâl derinti kavim ile gâh leb-i deryâ ile ve gâh sengistân ve cibâl ile mahûf u muhâtara yollarla, her kayanın zirve-i i‘lâsından âdem aşağı deryâya baksa zehresi çâk olur, eyle bir musîbet akabenin nihâyetine çıkdık. Gûyâ ebrler serimiz üzre güzer edüp sadâ-yı kerrûbiyân istimâ‘ olunurdu. Bu kûh-ı bâlâdan kal‘a-i Alâ’iyye leb-i deryâda nümâyân oldu. Anı serber-zemîn nüzûl edüp bir sâ‘at dahi kumsal düz yerde yürüyüp mecmû‘u altıncı sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y138b ·
metinde göster ·
… man sancağı hudûdudur. Ve bu derelerde eyle uçurum yerler vardır kim âdem aşağı
baksa
bî-tâb olur. At ve âdem düşmesin içün yollar üzre çam ağaçlarından korkuluk etm …
Söğüdlü dere: Bir mahûf u muhâtara içre Karamanoğulları'nın yaylaları olmak ile niçe kerre yüz bin bîd-i sernigûnları mezkûr derenin iki cânibine ale't-tertîb hemvâr dikmişler kim âdem hayrân olur. Ve bu derenin kıble cânibi Silifke sancağı hâkidir. Şimâl tarafı Karaman sancağı hudûdudur. Ve bu derelerde eyle uçurum yerler vardır kim âdem aşağı baksa bî-tâb olur. At ve âdem düşmesin içün yollar üzre çam ağaçlarından korkuluk etmişler. Bu mahalleri yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141b ·
metinde göster ·
Ve bir yanı ağaç korkulukdur kim ne‘ûzübillâh benî âdem aşağı
baksa
bî-hûd olur. Ta‘bîr ü tavsîf olunmadan müberrâ bir mağâradır. Evc-i semâya ser …
Ve bir yanı ağaç korkulukdur kim ne‘ûzübillâh benî âdem aşağı baksa bî-hûd olur. Ta‘bîr ü tavsîf olunmadan müberrâ bir mağâradır. Evc-i semâya ser çekmiş bir yalçın kırmızı mücellâ dîvâr-misâl kayadır. Adem tırnağı ilüp ve kuşlar mekân dutup konacak yeri yokdur, eyle mücellâ ve musaykal kayadır. Zemînden iki minâre-i âlî kaddi yüksekde bi-emrillâh oyulmuşdur. Ve üç mızrak kaddi yüksek oyulmuşdur. Ve beş yüz adım tûlü ve bin adım içerisi kûh-ı Bîsütûn gibi oyukdur. Ve içi aydınlıkdır, zîrâ ağzı şarka nâzırdır. Ve içi gûyâ bir sahrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142b ·
metinde göster ·
görse bir derenin içine ḳarġa ḳuzġun iner çıkar ḳonar ḳalḳar bidevi atın ökçele …
çıḳdı alçaḳdan yüce yirlere çapup çıḳdı baksa görse bir derenin içine ḳarġa ḳuzġun iner çıkar ḳonar ḳalḳar bidevi atın ökçeledi ol tarafa yorıdı meger sulṭanum oġlan ol arada yıḳılmış-ıdı