… -i mîrânlar cümle şehd-i şehâdeti nûş, gam-ı dünyâyı ferâmûş eylediler. Ve Kara
Bali
Paşa ve Elmacı Mehemmed Paşa ve Rişvânlı Mustafâ Paşa bunlar ve niçe yüz ümerâl …
İnhizâm-ı sânî def‘a, be-sahrâ-yı Serâv: Bu ma‘lûmumuzdur kim sene 1027 târîhinde Sultân Osmân Hân asrında Vezîr Dilâver Paşa ve Vezîr Halîl Paşa Acem serdârı olup Tebrîz'e vardılar. Acem sulha rağbet etmişken hâkim Osmân-ı gâfilin gurûruyla sû-i tedbîrine uyup Tatar Hânı kırk bin yiğit ile Erdebil üzre talî‘a-i asker edüp gitmede. Beri tarafda ordu defterdârı dûrbîn-i âkıbet-endîş Bâkî Paşa bu işe hâşâ sümme hâşâ rızâ vermedi. Ammâ el-abdü yüdebbiru vallahu yukaddiru Erdebil'de Karçığa Hân haber alup seksen bin asker ile çıkup Kehrevân dağlarına ve Serâv yollarında kemîngâhlara askerin âmâde eder. Bunlar da Tatar-ı sabâ-reftâr askeriyle azm-i Erdebil deyüp Serâv sahrâsına ılgar ile gelüp meks etdiklerinde dörd günlük yolu bir günde almış atları yorgun olmuş ve kendileri argın kalmış hemân Kızılbaş askeri her tarafdan "Şâh! Şâh!" deyüp kılıç urmağa başlar. Cümle asker bî-tâb u bî-mecâl iken yine üç sâ‘at ceng edüp âhir Kızılbaş'da meydân kalup illâ Tatar Hân ile ileri serdâr olan Bıyıklı Hasan Paşa ve Arslan Paşa ve Diyârbekir Vâlîsi Mustafâ Paşa, ve niçe mîr-i mîrânlar cümle şehd-i şehâdeti nûş, gam-ı dünyâyı ferâmûş eylediler. Ve Kara Bali Paşa ve Elmacı Mehemmed Paşa ve Rişvânlı Mustafâ Paşa bunlar ve niçe yüz ümerâlar esîr olup yigirmi altı bin âdem bu Serâv-ı menhûs sahrâsında şehîd oldular. Hâlâ üstühânları yığın yığın zâhir ü bâhirdir. Bu dahi bir nuhûset-i ekber idi. Hattâ bizler {şimdi} Serâv şehri içre seyr ü temâşâ tarîkiyle kahvehâneler önünden güzer etdiğimizce bayâtî makâmında usûl ile Kızılbaş-ı bed-ma‘âşlar Cığaloğlu'nun münhezim olduğunu ma‘niyyât-ı bî-ma‘nîleri yüzünden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 305b ·
metinde göster ·
Ve Halîl Paşa ve Zülfikâr Paşa ve Karaman Paşası Bali Paşa'yı eyâletleriyle muhâfaza-i Hille'ye koyup kendüleri Musul'a vâsıl oldular. Çünkim bu kal‘a nehr-i Murâd sâhilinde ummân olup Osmânlı mâl-â-mâl oldu ve nehr-i Şatt kenârında kal‘a-i Musul imâr olup sedd-i Osmânlı oldu. Derûn-ı Bağdâd'da olan Kızılbaş gördüler kim bu iki kal‘a dest-i Osmânlı'da imâr olalı kal‘a-i Bağdâd'a keleklerle zahîre gelmez oldu. Hemân kavm-i Acem Bağdâd'dan yetmiş seksen bin asker ile bu kal‘a-i Hille üzre gelirken derûn-ı Hille'de olan asâkir-i İslâm kavm-i Acem'e mukâvemet idemeyeceklerin bilüp bu kadar cebehâne ve bu kadar mâl-ı erzâklarıyla hemân bir gice Hille kal‘asın bırağup Musul'a vâsıl oldukları sâ‘at Hüsrev Paşa da kal‘ayı Kızılbaş'a bî-ceng verenlerin 352b ser-i kârda olanların cümle kılıçdan geçirdi. Beri tarafda Kızılbaş kal‘a-i Hille'ye istîlâ edüp dahi metîn ü müstahkem etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352a–352b ·
metinde göster ·
… r. Ammâ "Ol iki kapudanlar da onar bin altun gelir" deyü ümîdimiz var idi. "May
bali
, olmaya illâ hayr" deyüp ığmâz-ı ayn etdik.
Ve iki bayrak kapudanın "Sa‘âdetlü pâdişâh esîridir" deyü aldılar, anın içün dahi hayli nizâ‘ etdik. Âhır-ı kâr kânûndur deyü aldılar. Ammâ "Ol iki kapudanlar da onar bin altun gelir" deyü ümîdimiz var idi. "May bali, olmaya illâ hayr" deyüp ığmâz-ı ayn etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
… ik. Nitekim mezkûr dervîş hayâtda imiş, bu Demirci belinde kurd ile koyun yağ u
bali
gezerlermiş. Ve Dervîş her sene başına bu kadar bin âdem cem‘ edüp ol sa‘b dağ …
Hâkimü'l-vakt dahi harâmîlerin bir şey'in almayup cümle dervîşe ihsân edüp başına turna telleri takup cümleden melik yakın nüdemâlarından eyleyüp dervîşe bu şehir içre bâğ u bâğçe ve bir hâne verüp bir bikr-i nâ-şüküfte verüp Demirci şehrinde kalır. Karîbü'l-ahd olmağla Dervîş Şecî‘'i görmüş âdemlerden istimâ‘ etdik. Nitekim mezkûr dervîş hayâtda imiş, bu Demirci belinde kurd ile koyun yağ u bali gezerlermiş. Ve Dervîş her sene başına bu kadar bin âdem cem‘ edüp ol sa‘b dağ u râğın râhların ve muğaylân ve hâr [u] hâşâklerin tathîr edüp kaldırımlar ve âb-ı hayât kaynak çeşmeler ve çemenzâr soffalar binâ edermiş. Hâlâ ol kûh-ı sa‘b içre ne kadar âsâr-ı hayrât güzer etdik ise mezkûr dervîşin tîri Y 24a berekâtıyla olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y23b–Y24a ·
metinde göster ·
Beğ: Nîl kenârında olmak ile dörd amûd-ı müntehâsı Nîl içinde olup ol sütûnlar …
Câmi‘-i Bali Beğ: Nîl kenârında olmak ile dörd amûd-ı müntehâsı Nîl içinde olup ol sütûnlar üzre binâ olunmuş bir câmi‘-i fevkânîdir. On iki kademe nerdübân ile çıkılır üç kapusu var, biri kıble dîvârında Beğ sarâyı yoluna mekşûfdur, biri şâfi‘î havzuna meftûhdur, biri nev-binâ çârsû içine açılır. Câmi‘i içinde amûdlar yokdur, dörd kemer üzre münakkaş u müzehheb tavandır kim kalem mûyın çekmede zamâne nakkâşları âcizdir. Bu câmi‘ fevkânî olmağile altında altı aded dükkânları vardır. Ve üç tabaka bir minâre-i mevzûnu var. Ve minberi kapusu üzre celî hat ile Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur. Andan Nîl kenârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y356b ·
metinde göster ·
… âmı. Ve Yahyâ Çelebi hammâmı. Ve Nasârâ hammâmı: Bunda ebeden müslim girmez. Ve
Bali
Beğ hammâmı: Latîfdir.
Ve cümle beş hammâmı vardır. şehr-i kebîrine göre hammâmları azdır ve kesîfdir. Serûcî hammâmı. Ve Yahyâ Çelebi hammâmı. Ve Nasârâ hammâmı: Bunda ebeden müslim girmez. Ve Bali Beğ hammâmı: Latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y357b ·
metinde göster ·