… eyüp koynundan bir eldiven çıkarup ellerine giydi ve "Bismillah ya Allah!" deyü
bam-ı
damdan zemîne kendüyi atdı.
Andan yine ser-nigûn olup aşağı mismârı çıkarup yine kakup yine çıkarup bir mismâr üzre icrâ etdiği ma‘rifetleri bir mismârda etmeyüp kırk yedi kerre kırk yedi âdem kaddi dîvâr yüzünden ta sütûha çıkup üstâdlarına ve pîr-i perverlerine hayır du‘â edüp mezkûr iki mismârı bir yere kakup çekici aşağı atup eydür: "Ey ümmet-i Muhammed! Menüm âletim çekiç idi ve iki mismâr idi. Şimdi çekiç yok ve mismârlar çıkması mümkin değil. Ben niçesi bu sütûh üzerinden aşağı inerim. İşim Allah'a kaldı kim men öz özümü aşağa ataram. Hudâ şâhidim ola kanım ve katlim size helâl ola. Bizi du‘âdan unutmanuz" deyüp koynundan bir eldiven çıkarup ellerine giydi ve "Bismillah ya Allah!" deyü bam-ı damdan zemîne kendüyi atdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 233a ·
metinde göster ·
… : Nebâtât makûlesin cümle bunda gasl ederler. Ispanak ve salata ve mülûhiyye ve
bamya
ve turp ve'l-hâsıl cümle sebzevât bunda yaykandığından eyle ter ü tâze ve sebzg …
Hâssa: Nebâtât makûlesin cümle bunda gasl ederler. Ispanak ve salata ve mülûhiyye ve bamya ve turp ve'l-hâsıl cümle sebzevât bunda yaykandığından eyle ter ü tâze ve sebzgûn olur kim zemînden henüz kal‘ olmuş zann olunur. İki üç gün pejmürde olmuş nebâtâtları dahi gasl ederler, tâzelenir. Aceb te’sîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y133b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı sebzevâtcıyân: Bunlar salata ve ıspanak ve mülûhiyye ve
bamya
ve bâdyâm ve kurkas ve karnebît ve zâter ve turp ve tere ve acûr ve kıssâ ve hı …
Esnâf-ı sebzevâtcıyân: Bunlar salata ve ıspanak ve mülûhiyye ve bamya ve bâdyâm ve kurkas ve karnebît ve zâter ve turp ve tere ve acûr ve kıssâ ve hıyâr satarlar. Dükkân iki yüz, nefer iki yüz elli âdemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y170b ·
metinde göster ·
: Yeşil yeşil şeşhâne pelid cirminde bir ta‘âmdır. Üstü keler derisi gibi dikenl …
Bamya: Yeşil yeşil şeşhâne pelid cirminde bir ta‘âmdır. Üstü keler derisi gibi dikenlicedir, ammâ tabh oldukda dikeni mahv olur. Lâhm-ı şahm ile bişince ve içine limon suyu koyunca gâyet nâfi‘ ta‘am olur. Ve içinde mercimekden küçük kırmızı mercimekleri vardır. Ba‘zılar sarımsağ ve yoğurd ile bişirüp bûrânî ederler, aceb ni‘met-i lezîz olur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y239a ·
metinde göster ·
… ve ta‘allukât ve gayrı müte‘allıkât-ı haşerât ol vâdiye cem‘ olup mülûhiyye ve
bamya
ve kurkâs ve cübn-i hâlûmlar tenâvül olunup bu ziyâfet-i azîmden sonra ba‘de'l- …
Âbâ ve ecdâdlarından Hazarî fellâhlarının kâ‘ideleridir kim zikr olunur. Kaçan kim bir Arab kızını bir müselmâna vermek murâd edinse kâ‘ide üzre nikâh olunup zifâf sûr gecesi bir vâsi‘ yere bin iki bin akrabâ ve ta‘allukât ve gayrı müte‘allıkât-ı haşerât ol vâdiye cem‘ olup mülûhiyye ve bamya ve kurkâs ve cübn-i hâlûmlar tenâvül olunup bu ziyâfet-i azîmden sonra ba‘de'l-ışâ bu fezânın bir cânibinden bir tâze cüvân yeniçeri başında şâl u serbendi ile ve belinde muhattem kuşak, elinde gümüşlü bıçak, bir elinde nacak, mest [ü] evgâr haykırarak halkı urarak bu kadar âdemleri yararak kimin kovarak ba‘zı eşyâları kırarak meydân-ı mahabbetde dal bıçak mestâne-vâr reftâr u güftâr ederek gelirken ba‘zı âdemler kalkup o dilberin önün alup yüzün bûs edüp bir köşede oturddılar. Meğer bu eşkâlde olan dilber aşkıyâ oğlan gelin imiş. Yine yerinden kalkup "feyn seyyidnâ" deyü feryâd eder. Meğer kocasın arar bulup katl etse gerek. Niçe âdemler ricâ edüp "Mâ fî bâlî yâ aynî" deyüp huzzâr-ı meclisler ile öpüşüp görüşüp çuka dolamasının eteklerin der-miyân edüp çifte bıçakları yerine koyup gider. Meğer bu nâzenîn arûs-ı dünyâ imiş. Ol gidince derhâl dâmâdı bulup getürüp bir köşede esbâb-ı ihtişâmıyle meks eder. Ba‘zı yârânları varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y243b ·
metinde göster ·
adına bamsı dirler didiler pay pürenüŋ oġlı ol-ıduġın bilemediler yigit parmaġın ısırdı aydur bunda minnet-ile almaḳdan ise anda babam yanında minnetsüz almaḳ yigdür didi atın ḳamçıladı yola girdi bazirganlar
ḳalabalıḳ kāfire girende allah ta'āla senüŋ oġluŋa furṣat virsün sen oġluŋı
bamsam
diyü oḫşarsın bunuŋ adı boz ayġırlu bamsı beyrek olsun adını ben virdüm yaşım a …
ḳalabalıḳ kāfire girende allah ta'āla senüŋ oġluŋa furṣat virsün sen oġluŋı bamsam diyü oḫşarsın bunuŋ adı boz ayġırlu bamsı beyrek olsun adını ben virdüm yaşım allah virsün didi
… enüŋ oġluŋa furṣat virsün sen oġluŋı bamsam diyü oḫşarsın bunuŋ adı boz ayġırlu
bamsı
beyrek olsun adını ben virdüm yaşım allah virsün didi
ḳalabalıḳ kāfire girende allah ta'āla senüŋ oġluŋa furṣat virsün sen oġluŋı bamsam diyü oḫşarsın bunuŋ adı boz ayġırlu bamsı beyrek olsun adını ben virdüm yaşım allah virsün didi
beyrek birini ḳova gitdi ḳova ḳov bir yire geldi ne gördi sulṭanum gördi gök ça …
nagāhandan oġuzuŋ üzerine bir süri geyik geldi bamsı beyrek birini ḳova gitdi ḳova ḳov bir yire geldi ne gördi sulṭanum gördi gök çayıruŋ üzerine bir ḳırmızı otaġ dikilmiş
iç oġuzdan iç oġuzda kimüŋ nesisin didi pay püre big oġlı
bamsı
beyrek didükleri menem didi ḳız aydur ya ne maṣlaḥata geldüŋ yigit didi beyrek …
iç oġuzdan iç oġuzda kimüŋ nesisin didi pay püre big oġlı bamsı beyrek didükleri menem didi ḳız aydur ya ne maṣlaḥata geldüŋ yigit didi beyrek aydur pay piçen bigüŋ bir
bam depe başına çıḳduŋ-mı ḳız ḳaranup dört yanuŋa baḳduŋ-mı ḳız ḳarġu kibi ḳara …
beyrek gideli bam bam depe başına çıḳduŋ-mı ḳız ḳaranup dört yanuŋa baḳduŋ-mı ḳız ḳarġu kibi ḳara ṣaçuŋ yolduŋ-mı ḳız ḳara gözden acı yaşun dökdüŋ-mi ḳız güz alması kibi al yaŋaġuŋ yırtduŋ-mı ḳız sen ere varursın altun yüzük menümdür
depe başına çıḳduŋ-mı ḳız ḳaranup dört yanuŋa baḳduŋ-mı ḳız ḳarġu kibi ḳara ṣaç …
beyrek gideli bam bam depe başına çıḳduŋ-mı ḳız ḳaranup dört yanuŋa baḳduŋ-mı ḳız ḳarġu kibi ḳara ṣaçuŋ yolduŋ-mı ḳız ḳara gözden acı yaşun dökdüŋ-mi ḳız güz alması kibi al yaŋaġuŋ yırtduŋ-mı ḳız sen ere varursın altun yüzük menümdür
beyrek burada ṣoylamış aydur mere kāfir sen meni bilmez-misin paraṣaruŋ bayburd ḥiṣarından parlayup uçan adaḫlusın ayruḳlar alur-iken ṭartup alan pay püre ḫan oġlı bamsı beyrek maŋa dirler gel berü mere kāfir