… ban piyâde dîvânhânesinden taşra çıkup hakîr dahi bî-bâk ü bî-pervâ atdan inüp
ban ile
ol ân öpüşüp ve görüşüp dîvânhâneye varup ayru[k] birer sandalyede karâr etdik. …
Ba‘dehû alay ile Zirin ban kilisesi yanındaki sarâya konup ertesi beş yüzden mütecâviz yaşı belli ve gûnâ-gûn semmûr kalpaklı mülebbes kefereler hakîre gelüp bizi krala da‘vet etdiler. Biz dahi esb-i sabâ-reftârımıza süvâr olup cümle tevâbi‘ât ile cümle üç yüz çift yiğitler önümüz sıra atbaşı berâber giderken şehr[i] seyr [ü] temâşâ edüp Zirinoğlu sarâyı havlısına vardıkda ban piyâde dîvânhânesinden taşra çıkup hakîr dahi bî-bâk ü bî-pervâ atdan inüp ban ile ol ân öpüşüp ve görüşüp dîvânhâneye varup ayru[k] birer sandalyede karâr etdik. Bunların dahi dîvânhâneleri döşeli değildir. Mücellâ ve musaykal hurde ruhâm taş döşelidir. Cümle erbâb-ı dîvânlar iskemleler üzre otururlar. Hemân hakîr gayret-i Muhammedî'yi gözedüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 161b ·
metinde göster ·
… ürk ve rahtıyla bir mebrûm sırmalı eğerli at ve demirin verüp ihsân edüp ta‘âmı
ban ile
bir yerde yeyüp azîm ziyâfet-i uzmâ olup ta‘âm üzre cümle safâ-âmîz kelimâtları …
Hakîr eyitdim: "Banım, beği böyle çıplak yollama. Bir kat esbâb ve bir at ve ayağından çıkan demirin ihsân eyle" deyüp, derhâl bir kat esvâb ve bir semmûr kürk ve rahtıyla bir mebrûm sırmalı eğerli at ve demirin verüp ihsân edüp ta‘âmı ban ile bir yerde yeyüp azîm ziyâfet-i uzmâ olup ta‘âm üzre cümle safâ-âmîz kelimâtları Bihke kapudanına hitâben etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 161b ·
metinde göster ·
… vkâr yine alay ile Ligradçık kal‘asına gelüp ertesi gün hersekden me’zûn olduk.
Ban ile
vedâ‘a vardıkda Melek Paşa efendimize bir münakkaş camlı hinto ki altı aded atl …
Netîce-i kelâm alarkadan küffârlar bunları cümle kırup ol gün dağlar içre bir sayd [u] şikâr kebâbı faslı edüp belki bin araba şarâb nûş edüp mest evkâr evkâr yine alay ile Ligradçık kal‘asına gelüp ertesi gün hersekden me’zûn olduk. Ban ile vedâ‘a vardıkda Melek Paşa efendimize bir münakkaş camlı hinto ki altı aded atlarıyla ve içi mâl-â-mâl Firengî katîfe ve on çift altun kakma kuburlı çarklı tüfengler ve on pastav elvân saya ve prankona tuhaf çukalar ve elli çift bir gûne münakkaş Alaman kilimleri verdi kim gûnâ-gûn nakş-ı sihr-i bukalemûndur kim bir diyâra mahsûs değildir. Andan on külçe mümessek telâtin derisi ve on külçe Alaman ayusu ve Alaman sığını derisinden debâgat olunmuş pembe-misâl gûnâ-gûn güderiler verüp elime defter verdi ve on aded ümmet-i Muhammed esîrlerin birer at üzre pür-silâh edüp "Paşa'nın uğuruna âzâd etdim" deyü hakîre on aded âdemleri teslîm etdi. Ve hakîre bir kîse harc-ı râh on donluk çuka ve on çift münakkaş tüfengler ve beş top mu‘amberîn güderiler ve beş kilim [ve] on çift Alaman nafesi kürkler ve gulâmlarıma yigirmişer uskota guruş ve bizimle olan serhadlilere dahi bir kîse guruş, kapudanlarına bir çuka verüp paşaya nâmeler verüp bize beş yüz kadar atlı kâfirler refîk verüp ban ile vedâ[‘]laşup (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163a ·
metinde göster ·
… ir çuka verüp paşaya nâmeler verüp bize beş yüz kadar atlı kâfirler refîk verüp
ban ile
vedâ[‘]laşup (---)
Netîce-i kelâm alarkadan küffârlar bunları cümle kırup ol gün dağlar içre bir sayd [u] şikâr kebâbı faslı edüp belki bin araba şarâb nûş edüp mest evkâr evkâr yine alay ile Ligradçık kal‘asına gelüp ertesi gün hersekden me’zûn olduk. Ban ile vedâ‘a vardıkda Melek Paşa efendimize bir münakkaş camlı hinto ki altı aded atlarıyla ve içi mâl-â-mâl Firengî katîfe ve on çift altun kakma kuburlı çarklı tüfengler ve on pastav elvân saya ve prankona tuhaf çukalar ve elli çift bir gûne münakkaş Alaman kilimleri verdi kim gûnâ-gûn nakş-ı sihr-i bukalemûndur kim bir diyâra mahsûs değildir. Andan on külçe mümessek telâtin derisi ve on külçe Alaman ayusu ve Alaman sığını derisinden debâgat olunmuş pembe-misâl gûnâ-gûn güderiler verüp elime defter verdi ve on aded ümmet-i Muhammed esîrlerin birer at üzre pür-silâh edüp "Paşa'nın uğuruna âzâd etdim" deyü hakîre on aded âdemleri teslîm etdi. Ve hakîre bir kîse harc-ı râh on donluk çuka ve on çift münakkaş tüfengler ve beş top mu‘amberîn güderiler ve beş kilim [ve] on çift Alaman nafesi kürkler ve gulâmlarıma yigirmişer uskota guruş ve bizimle olan serhadlilere dahi bir kîse guruş, kapudanlarına bir çuka verüp paşaya nâmeler verüp bize beş yüz kadar atlı kâfirler refîk verüp ban ile vedâ[‘]laşup (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163a ·
metinde göster ·
… â Paşa vâlî-i Budin iken Erdel Kralı Betlen Gabor ile ve Kaşa kal‘ası banı Kurs
ban ile
ve Orta Macar banı Palatinuş ile yüz bin asker gelüp Uyvar'ı yetmiş gün muhâsar …
Ba‘dehu sene 1035 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ asrında Kara Murtazâ Paşa vâlî-i Budin iken Erdel Kralı Betlen Gabor ile ve Kaşa kal‘ası banı Kurs ban ile ve Orta Macar banı Palatinuş ile yüz bin asker gelüp Uyvar'ı yetmiş gün muhâsara etdiklerinde {asâkir-i İslâma imdâda gelen} cümle küffâra İrim Papa'dan haber gelince cümle küffâr-ı dûzah-karârın karârları kalmayup karârları firâra mübeddel olup kal‘a-i Uyvar altında Murtazâ Paşa'yı yalnız koyup giderler. Kara Murtazâ Paşa bu hâl-i pür-melâli görüp Leve ve Novigrad ve Vaç kal‘ası üzre cümle cebehâne ve bârhânesiyle kal‘a-i Budin'e gelüp karâr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 108b ·
metinde göster ·
… üddâmlarıma onar altun ve birer çuka ve kumaş ve birer çakmaklı tüfengler verüp
ban ile
vedâlaşup dörd yüz ma‘dûd tüfeng-endâz kefereler ile,
Ba‘dehu Venedik banı Sührâb Mehemmed Paşa'ya hedâyâsı ve senevî veregeldiği mu‘tâd-ı kadîmeleri üzre hazînesini ve üç yüz yük gümrük metâ‘ı kârbânın çıkarup elçisine teslîm etdikde hakîre iki yüz altun-ı Bundukanî ve on donluk elvân çuka ve on donluk atlas ve beş tüfeng ve on aded siyâh kuzu kürkü ve beş top Ciniviz katîfesi ve ba‘zı hurdevât makûlesi eşyâlar verdi. Ve hüddâmlarıma onar altun ve birer çuka ve kumaş ve birer çakmaklı tüfengler verüp ban ile vedâlaşup dörd yüz ma‘dûd tüfeng-endâz kefereler ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156b ·
metinde göster ·
"Pâdişâhım, işde üç kerre yüz bin Maskov küffârı Vezîr Şeremet
Ban ile
‘Hân seferdedir, ve Kırım boşdur’ deyü cümle küffâr Kırım vilâyeti üzre gitmede …
"Pâdişâhım, işde üç kerre yüz bin Maskov küffârı Vezîr Şeremet Ban ile ‘Hân seferdedir, ve Kırım boşdur’ deyü cümle küffâr Kırım vilâyeti üzre gitmededirler. İki yüz pâre topları var ve iki kerre yüz bin aded kâmil Kalmık kâfirleri imdâdları var. Cümle beş kerre yüz bin kâfir oldu ve yüz binden ziyâde bârhâne götürmeğe ve kondukları yere arabaları tabur yapmağa demirden zencîrler ile bağlı arabaları var. Hâlâ nehr-i azîm Edil suyun cümle gemilerle geçüp Heyhât sahrâsı içinden ibtidâ Kırım'a varup andan kal‘a-i Azağ'a gelüp Azağı ve Kazağı alsa gerek. Hâlâ Maskov'un (---) nâm kal‘ası üzre deryâ-misâl leşker ile gitmededirler. Bilin, âgâh olun, ana göre pâdişâhım bir tedârik görün. Bolay kim bu kâfire bir kırlıkda ve Heyhât sahrâsı çölünde râst gelesiz" deyü Hân hazretlerine Maskov'un Heşdek müselmânlarından böyle haber gelince Hân-ı âlîşân şâd-ı handân olup cemî‘i iş erleri kart kişiler ve kart atalıklar ve ot ağaları ile müşâvere edüp fi'l-hâl kendü yanında olan seksen yedi bin aded Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârlarının cümle üsârâları ve mâl-ı ganâ’imlerin Kırım'a gönderdi, zîrâ Kırım Tatar ılgarıyla bir merhale yer kalmışdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112a ·
metinde göster ·
… muş ve cihângîr olup rûy-ı arzı dutmuş on iki aded pâdişâhlardır. Bu bizim elçi
ban ile
buluşduğumuz Taysı Şâh ve oğlu Moyinçak Şâhlardır kim Moyinçak Şâh bu Küçük Hey …
Bunlar cihâna müstevlî olmuş ve cihângîr olup rûy-ı arzı dutmuş on iki aded pâdişâhlardır. Bu bizim elçi ban ile buluşduğumuz Taysı Şâh ve oğlu Moyinçak Şâhlardır kim Moyinçak Şâh bu Küçük Heyhât'da dâ’imâ sâkindir, ammâ babası Taysı Şâh nehr-i azîm Edil'in öte tarafında Büyük Heyhât'da sâkin olur kim bu Heyhât tâ Çîn ü Mâçîn'e ve Hıtâ vü Hoten ve Karanlık Dünyâya varup nihâyet bulur bir sahrâ-yı Heyhât'dır. Bu mezkûr iki pâdişâhlar üçer ve dörder kerre yüzer bin ceng-âver askere mâliklerdir. Kalmık re‘âyâlarının ve esîrleri kavm-i Noğay ve kavm-i Heşdek'in hisâbların Cenâb-ı Bârî bilir kavimler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179a ·
metinde göster ·
Ak Mehemmed Paşa dahi ol kışda ve kıyâmetde beş yüz aded tüfeng-endâz ve bin aded pür-silâh ceng-âver cürd atlı Tatar ve Çerkez askerleri cem‘ edüp yüz aded arabalara bâr [u] büngâhların koyup altı pâre şâhî topları at arabalarına tahmîl edüp hîn-i mahalde arabaları birbirlerine bağlayup küren çatmak içün, ya‘nî arabaları kal‘a gibi tabur yapmak içün birkaç yüz kulaç zencîrler peydâ edüp azm-i râh etmeğe âmâde oldukda Azak kulundan cümle ağalar beş yüz âdem verdiler. Ve Süleymân Paşa dahi iki yüz âdem verdi. Ve Maskov elçisi beş yüz âdem verüp cümle 2007 aded pür-silâh asker âmâde olup cümle ahbâb ile ve elçi ban ile vedâlaşup Cenâb-ı Allâh'a sığınup tevekkülen alallâh deyüp ale's-seher ol şiddet-i şitâda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 187b ·
metinde göster ·