… î‘ ve pâk-i‘tikâd salâbet ü mehâbet sâhibi olmuşlardır, kim diyâr-ı Rûm'a kadem
basan
ibtidâ Âl-i Selçûkıyân'dır kim sene 476 târîhinde ümerâ-i Dânişmendiyye ile yek …
İbtidâ rû-yı arzda makâm edinen Âdem-i Safî'dir. Andan evlâd-ı evlâdı münteşir olup vech-i arza benî âdem müstevlî oldu. Ammâ esnâf-ı ümem içün cemî‘i elsine-i muhtelife müverrihleri ihtilâfât-ı kesîre etmişlerdir. Ammâ sükkânân-ı kavm-i Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-ı ân merzibûm bi-tedbîri Hayyı'l-Kayyûm fermânıyla aslında kavm-i Rûm, Ays bin İshâk evlâdlarındandır. Ammâ kavl-i sahîh Yâfes'e müntehî olup Ays'ın ceddidir kim cümle tâ’ife-i Ervâm andan münteşir olup bir şecî‘ ve pâk-i‘tikâd salâbet ü mehâbet sâhibi olmuşlardır, kim diyâr-ı Rûm'a kadem basan ibtidâ Âl-i Selçûkıyân'dır kim sene 476 târîhinde ümerâ-i Dânişmendiyye ile yek-dil yek-cihet olup Malatıyye ve Kayseriyye ve Alâiyye ve Antâkıyye ve Karaman Konya diyârların kayser-i Rûm Yûnâniyânlar elinden alup müstakil pâdişâh oldular. Ammâ ibtidâ tulû‘ları Mâveraü'n-nehir'dendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
… ir kavm-i şecî‘ ü dilîr ü pâk-i‘tikâd erler idi kim evvel İslâm ile Rûm'a kadem
basan
bu Selçukiyân'dan sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ki anlara Âl-i Dâni …
Bu şehr-i kadîmin ibtidâ bânisi Yunaniyân'dan Târîh-i Yanvan sâhibi kavli üzre Hazret-i Yahyâ salavâtullahi aleyhi ve selâmihi asrında kayâsıralardan Rişân veled-i Aleksandıran veled-i Harkilan bînâsıdır. Hazret-i Ömer Medîne'den balçıklı eliyle Kayserin gözün çıkarırım" deyü Rûm'a doğru dest-dırâzlık edince bi-emrillâhi Te‘âlâ Konya'da ol ân bir çamurlu dest-i şerîf gelüp kayser taht-nişîn iken gözü çıkar. Ba‘de zamân Hazret-i Ömer'den kayser elçisi gelüp kayserin gözün çıkmış görünce kral ahvâl-i pür-melâlin elçiye nakl edüp "Elçiyi bilüren kim Hazret-i Ömer'in ol gün çamurlu eliyle işâret edüp kralın gözü çıkdığıdır". Hemân elçi bir takrîb ile kat‘-ı menâzil ederek Hazret-i Ömer'i Kuds-i Şerîf gazâsında bulup huzûr-ı Ömer'de Kayser elçisi imân ile müşrref olup Hazret-i Ömer ismine Hüseyin deyüp iki kerre varup geldiğiyçün Hüseyn-i zü'l-cenâheyn deyü künye buyururlar. Hazret-i Ömer Kuds'ü ve Kamâme'yi feth edüp diyâr-ı Mısır'a serdâlığıla Amr ibnü'l-Âs'ı gönderüp feth etdükde beri tarafda kör kayser havfinden Konya'yı müceddeden binâ edüp bânî-i sânî kör Kayser-i Rûm olur. Ammâ seyyâhân-ı berr [u] bihâr ve cihân-bân-ı devr-i rûzgâr ve müverrihân-ı Rûm ve nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki ferden ferdâ ve "Mâ minnâ illâ lehu makâmun ma‘lûm" nass-ı şerîfi mûcebince rûy-ı arzda ibtidâ menzil-geh edinen Ebü'l-beşer Hazret-i Âdem Safiyy aleyhi's-selâmdır. Evlâd-ı evlâdları münteşir olup edîm-i arz benî Âdem ile müzeyyen oldu, ammâ esnâf-ı ümem içün ihtilâfât-ı vefret tahrîr etmişlerdir, ammâ sükkân-ı Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-i ân-ı merzbûm bi-takdîr-i Hayyu'l-Kayyûm fermânıyla ibtidâ bu Yunaniyân Konya'ya ve diyâr-ı Rûm ki Sivas'dır, bu diyârlara ibtidâ ümmet-i Muhammed'den gelüp sâkin olan Âl-i Selçukıyân'dan sene 476 târîhinde Sultân Alâ’eddîn-i Keyâniyân'dır. Anlara kavm-i Rûm derler. Ays b. İshâk evlâdlarından olup Yâfes'e, andan Hazret-i Nûh aleyhi's-selâma müntehî olur bir kavm-i şecî‘ ü dilîr ü pâk-i‘tikâd erler idi kim evvel İslâm ile Rûm'a kadem basan bu Selçukiyân'dan sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ki anlara Âl-i Dânişmendiyân derler. Bu Selçukıyân anlar ile Mâverâü'n-nehr'de Mâhân diyârında yek-dil [ü] yek-cihet olup Âzerbaycân memleketlerinden kılıç urarak ol diyârı feth edüp ammîzâdeleri Çoban-bây'ı Revân ve Gence ve Tiflis ve Araz câniblerine hâkim nasb edüp Çoban-bây (---) olup evlâd-ı evlâdları çok olup Âl-i Selçukıyân oldular ammâ İrân-zemîn'de Sultân Ebû Sa‘îd cihângîr pâdişâh-ı zîşân zî-kudret olmağıla bu Çoban-bây hilâfet sevdâsında olmayıp Sultân Ebû Sa‘îd'in vezîri nâmıyla Gürcîstân ve Ahıska ve Kars'a ve nehr-i Araz'ın kıblesi tarafından Avnik kal‘ası ve Şuşek kal‘ası ve Ziyâ’eddîn kal‘ası ve Mekü kal‘ası ve Bâyezîd kal‘ası ve Malazcird kal‘ası, Van kal‘ası ve niçe yüz kal‘alara 10b hâkim olup Âl-i Çobaniyân deyü nâm verdi. Niçe bin hayrât [u] hasenâtları vardır. Hattâ Pasin sahrâsında nehr-i Araz üzre Çoban köprüsü bu mezkûr Çoban-bây'ındır. Mekke-i Mükerreme'de zamîme-i Harem-i Şerîf ve mahfil-i münîf niçe şeyler dahi âsâr-ı hayrât-ı mütekâsiresi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10a–10b ·
metinde göster ·
… . Ammâ Sırfiyâil nâm bir oğlunu hayr du‘â ile Rûm'a gönderüp ibtidâ Rûm'a kadem
basan
bu Sırfiyâil'dir. Evvelâ bu Edirne zemînine gelüp gördü kim Tûfân-ı Nûh'un tala …
Sebeb-i hâdise-i Edirne : Müverrihân-ı Rûm u nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki ferden-ferdâ cemî‘ edîm-i arzda olan vakâyı‘ât-ı dil-küşâyı bu yüzden tahrîr ü terkîm eylediler kim rûy-ı arzda ibtidâ mesken edinen Hazreti Âdem Safî'dir. Bi-kavli Muhammed b. İshâk, Hazret-i Âdem Nebî'den vilâdet-i Server-i Kâ’inât'a gelince sene 6.750 olup bu mâbeyne-hümâda yüz yigirmi dörd bin peygamber gelmişdir. Ammâ vilâdet-i Mefhâr-i Mevcûdât'dan sene 5590 mukaddem Hazret-i eb-i sânî Nûh Necî aleyhi's-selâm gelüp anın gemisiyle Tûfân'dan halâs olanları rûy-ı arz imâr olsun içün bu vech-i arza müstevlî eyleyüp ibtidâ Kalimon Hakîm'i arz-ı Mısr'a gönderüp Tûfân'dan evvel binâ olunan Heremîn dağları dibinde sâkin olup evlâd-ı evlâdları münteşir olup arz-ı Mısır'ı ve arz-ı Hâsân'ı imâr etdiler. Büyük oğlu Mısrâyim Mısr-ı atîki imâr etdiğiçün Mısır dediler. Mısrâyim fevt olup yetmiş aded evlâdları kalup Musul'da Hazret-i Nûh'a geldiler. Nûh Necî dahi bunların yetmişine birer ülke gösterüp her biri birer iklîm-i âhara gitdiler. Ammâ Sırfiyâil nâm bir oğlunu hayr du‘â ile Rûm'a gönderüp ibtidâ Rûm'a kadem basan bu Sırfiyâil'dir. Evvelâ bu Edirne zemînine gelüp gördü kim Tûfân-ı Nûh'un talattum-ı temevvücünden harâb [u] yebâb olmuş âsâr-ı binâlar görüp ta‘accüb edüp niçe eyyâm ol harâbistânda kaldı. Bi-kavli tevârîh-i Latin, Tûfân'dan kalan binâ Edirne'nin Zindân Kullesi tarafıdır, derler. Bu Edirne zemîninde Sırfıyâyil karâr etmeyüp Firev nâm bir oğlun koyup kendi Sofya'yı imâr etmeğe gitdi. Tâ Hazret-i Süleymân asrına dek bu Firev nâm evlâd-ı evlâdları Edirne zemîninde tavattun etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148b ·
metinde göster ·
… fleri ırk-ı tâhirden olup Hacı Bektâş-ı Velî izniyle ibtidâ diyâr-ı Rûm'a kadem
basan
Saltık Bây Muhammed Buhârî oldukları bâlâda Babadağı şehri evsâfında mufassaldı …
Bâlâda menâkıb-ı şerîfleri ırk-ı tâhirden olup Hacı Bektâş-ı Velî izniyle ibtidâ diyâr-ı Rûm'a kadem basan Saltık Bây Muhammed Buhârî oldukları bâlâda Babadağı şehri evsâfında mufassaldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170a ·
metinde göster ·
… latıyye üzre niçe ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl olup âhir ibtidâ Rûm'a kadem
basan
Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâeddîn sene 76 târîhinde ceng-i azîm ile Ermenî de …
Bu ceng 193a ü cidâlden on altı sene mürûr edüp hicret-i nebeviyyenin iki yüz kırk dört senesinde Hârûnu'r-Reşîd müstakil halîfe-i Bağdâd olup yüz elli bin asker ile bu Malatıyye'yi mukaddemâ serdârlıklarında bî-feth avdet etdüğinden bu Malatıyye'de muhabbeti kalmış idi. Seydi Battâl Gâzî hâtıriyçün niçe hazâ’in-i Irâk masraf edüp Malatıyye'ye bir sûr-ı üstüvâr inşâ etdi. Ba‘dehû iki kerre yüz bin asker ile İslâmbol'u {Hârûnu'r-Reşîd} muhâsara edüp âhir bilâ feth avdet müşkildir deyü sulha rağbet eyleyüp bir sığır postu cirminde İslâmbol içre yer istedikde Alina Kral rızâ verüp Hârûnu'r-Reşîd sığır derisin incecik sırım dilüp Koca Mustafâ Paşa Câmi‘i yerinde Kızlar Manastırı nâm mahalde bir kal‘a binâ edüp içine kifâyet mikdârı cebehâne ve asker koyup beher sene küffârdan ellişer bin altun harâc gelmek üzre Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a avdet edüp Malatıyye'de meştâ edüp imâr ederken İslâmbol'da Alina Kral-ı dâll isyân edüp İslâmbol içindeki ümmeti Muhammed'i katl-i âm ederken içlerinde ashâb-ı güzînden iş görmüş şecî‘ âdemler var idi. Ceng-i azîm ide ide niçe küffârları dendân-ı tîğdan geçirüp âhir kendiler de bî-hisâb küffâr içinde cümle şehîd olup Ebü'l-Makassıd nâm bir hümâm-ı be-nâm kalup bi-emrillah Alina Kral'ı katl edüp kendiyi de şehîd etdiler. Bu ahvâl-i pür-melâli Hârûnu'r-Reşîd ve Seyyid Battâl Gâzî Malatıyye'de istimâ‘ edüp İslâmbol'da şehîd olanlara bedel iki o kadar olmak üzre diyâr-ı İslâmda bulunan üsârâ küffârlardan yigirmi bin kefere ve fecere katl ederler. Hâlâ Malatıyye hâricinde nehr-i Deyr-i Mesîh ve nehr-i Pül sâhilinde çâh-ı gayyâlar içre üstühân-ı kefereler leb-ber-lebdir. Netîce-i kelâm mürûr-ı eyyâm ile bu Malatıyye üzre niçe ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl olup âhir ibtidâ Rûm'a kadem basan Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâeddîn sene 76 târîhinde ceng-i azîm ile Ermenî destinden dest-i kuvvetle feth edüp cümle küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp kal‘asın hâke berâber etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192b–193a ·
metinde göster ·
Âl-i Selçukiyân'dır kim sene 476 târîhinde ümerâ-yı Âl-i Dânişmendiyye ile yek- …
İbtidâ İslâm ile Rûm'a kadem basan Âl-i Selçukiyân'dır kim sene 476 târîhinde ümerâ-yı Âl-i Dânişmendiyye ile yek-dil ü yek-cihet olup Niksar'ı ve Sivas'ı ve Malatıyye ve Kayseriyye ve Konya ve Antakiyye şehirlerine istîlâ eyleyüp Âl-i Selçukiyândan {Sultân Alâeddîn} taht-ı Yunan olan Konya'da müstakil pâdişâh oldu. Ba‘de Hicreti'n-nebeviyye sene 699 evvelâ Osmân lafzı târîhinde Ertuğrul oğlu Osmâncık ile şehr-i Ahlat'dan 242a Konya'da Sultân Alâeddîn'e gelüp Ertuğrul boy beği oldu. Ba‘dehû sene 700 târîhinde Âl-i Selçukiyân Sultân Alâeddîn'de inkırâz bulup Ertuğrul müstakil boybeği oldu. Ammâ sikke ve hutbe sâhibi olmadın İznik kurbünde Söğütçük nâm kasabada merhûm olup anda medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241b–242a ·
metinde göster ·
… u nemek hakkın gözedüp "İki el bir baş içindir." deyü ceng edüp sizin meterisi
basan
askerinize top urup cenge âheng etdim. Tâ ki hân efendimizin firâr etdiğin işid …
"Ol mahalde hân efendimin ekmeğin yer idim. Anın nân u nemek hakkın gözedüp "İki el bir baş içindir." deyü ceng edüp sizin meterisi basan askerinize top urup cenge âheng etdim. Tâ ki hân efendimizin firâr etdiğin işidüp ve bu kadar bin âdemlerimiz meterisde kılıçdan geçdiğin görüp sultânımın yigirmi yıl mukaddem ekmeğin yediğim gözedüp senin havfinden amân deyüp kal‘ayı vermişken işte amân ile meydân-ı siyâsete geldim. Amân u zamân vermeyüp cellâd-ı bî-amân önüne çökerdin, fermân sultânımındır." deyü bî-bâk u bî-pervâ bunun emsâli niçe sülle-i seyf-i kelâmlar söylediğinden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 272a ·
metinde göster ·
… dünyâ ahvâlin krala söyleyüp on iki pâre gemi ile altı ayda yeni dünyâya kadem
basan
"Fetehetâ" {889} târîhinde kavm-i İşpaniye'dir.
Netîce-i kelâm kal‘a-i Akkirmân'ı Bâyezîd Hân feth edüp Padra ve Kolun nâm papaslara ihsân edüp bir şey kabûl etmeyüp doğru İşpaniye kralına gelüp Yeni dünyâ ahvâlin krala söyleyüp on iki pâre gemi ile altı ayda yeni dünyâya kadem basan "Fetehetâ" {889} târîhinde kavm-i İşpaniye'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 35b ·
metinde göster ·
… kavm şecî‘ ü pâk-i‘tikâd kimesnelerdir kim ibtidâ diyâr-ı Rûm'a İslâm ile kadem
basan
kavm-i Rûm'dan Âl-i Selçukiyân ile Âl-i Dânişmendiyân'dır. Sene 476 târîhinde ü …
Ammâ sükkân-ı Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-i ân-merzibûm takdîr-i Hayyu'l-Kayyûm fermânıyla aslında kavm-i Rûm Ays ibn İshâk Nebî evlâdındandır, ammâ kavl-i sahîh Yâfes evlâdlarıdır kim bir kavm şecî‘ ü pâk-i‘tikâd kimesnelerdir kim ibtidâ diyâr-ı Rûm'a İslâm ile kadem basan kavm-i Rûm'dan Âl-i Selçukiyân ile Âl-i Dânişmendiyân'dır. Sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ile yek-dil [ü] yek-cihet olup kal‘a-i Malatiyye ve Kayseriyye ve Alâ’iyye ve Antakiyye ve Konya diyârlarına gelüp müstevlî olup sultân oldular. Ammâ ibtidâ-i tulû‘ları Mâverâü'n-nehir'den ba‘de'l-hicre sene 200 mürûrundan sonra Hazret-i Ömer evlâdlarından Emîr Ziyâd ve anın oğlu Emîr Lokmân ve anın oğlu Emîr Ömer Malatiyye kal‘asın Ermen kefereleri destinden alup dâru'l-mülk etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148a ·
metinde göster ·
… Elheme'nin karındaşı Serkis oğullarındandır kim ibtidâ vilâyet-i Çerkez'e kadem
basan
bu kavm-i Bozoduk ve kavm-i Mamaluk'dur, ammâ bu Bozoduk vilâyeti Abaza kavmi i …
Bu kavim dahi Serkis Kureyşi evlâdlarından olup Arnavudistân'a giden Cebel-i Elheme'nin karındaşı Serkis oğullarındandır kim ibtidâ vilâyet-i Çerkez'e kadem basan bu kavm-i Bozoduk ve kavm-i Mamaluk'dur, ammâ bu Bozoduk vilâyeti Abaza kavmi ile gâyet müşâdırlar. Dâ’imâ bey‘ u şirâları Arit ve Cenbe Abazalarıyladır. Hemân Abaza ile bunların aralarında bir küçük dağ vardır. Andan bu ülkede 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155a ·
metinde göster ·
"Bire küffâr-ı hâksâr ordu-yı İslâmı basdı" deyince bir sît [u] sadâ olunca el-azametullâh hemân niçe mağârâlarda hâb-ı gafletde yatan nerre-i gurrende-i derende-misâl ejder-i heft-ser âdem ejdehâları mağârâlarından başı kabak yalın ayak herkes dal kılıçları ve kendileri uryân kışlalarından ve çadırları tabya ve siperlerinden çıkınca kâmil vakt-i subh-ı sahîh-i Şâfi‘î olup taraf taraf karavullar dahi haberdâr olup Mısır ve Şâm ve Haleb ve Anatolu ve Mar‘ayş ve Karaman ve zümre-i sipâhiyân askerleri cem‘ olunca küffâr hayli hayl-i asâkir-i İslâmı şehîd etdiler, ammâ geceden Yüksek tabya meterisin basan küffârdan cân kurtulmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298a ·
metinde göster ·
… ek mümkin ise, gireler, ammâ ba‘zı fukahâ "Girmemek efdaldir, Ka‘be içine kadem
basan
dünyâda dahi nereye basa?" demişler, girmeği revâ görmemişler. Ammâ Hatîm içine …
Bu tavâf-ı sadr âfâkîlere vâcibdir, Mekkîlere lâzım değildir. Tavâf ederse savâbdır. Ve ne kadar âb-ı Zemzem nûş edebilirse içüp esbâbı üstüne ve saçı ve sakalına dökerek Y 330b ve yüzün yaykayarak ve şifâ niyyetine gasl dahi câ'izdir. Ammâ hücresinde ve gayri yerde âb-ı Zemzem ile tahâret câ'iz değildir. Andan Ka‘be eşiğin öpeler. Ve Beytullâh dâhiline girmek mümkin ise, gireler, ammâ ba‘zı fukahâ "Girmemek efdaldir, Ka‘be içine kadem basan dünyâda dahi nereye basa?" demişler, girmeği revâ görmemişler. Ammâ Hatîm içine girüp Altun oluk altında Hazret-i Risâlet-penâh'ın imâmet edüp secde etdüği yeşil mihrâb taşda iki rek‘at namâz kılsa Ka‘be içine girüp namâz kılmış olur. Zîrâ ol Hatîm dîvârı Ka‘be-i şerîfdendir. Râvîleri ile musarrah on bir hadîs-i şerîf vardır kim Hatîm Beyt-i şerîf dâhilindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a–Y330b ·
metinde göster ·
"Eyledir, ol Beyt-i şerîfin içine kadem basan, rûy-i arzda nereye basarsın?" demişler, zîrâ Beyt-i şerîfe girmek şart değildir. Eğer mücâvir olursan Receb ve Şa‘bân'da her bâr küşâde oldukda girmek câ’izdir. Ammâ hakîr Bâb-ı Şerîf'inden içeri âşıkâne nazar edüp ta‘aşşukum dahi ziyâde olup derûn-ı Beyt-i şerîfe nazar etdim. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y343a ·
metinde göster ·
… an Nûh aleyhi's-selâma müntehîdir. Bunların ırk-ı tâhirinden ibtidâ Rûm'a kadem
basan
âl-i Selçukıyândır. Sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ile yek-dil [ü] y …
Andan Yâfes'e andan Nûh aleyhi's-selâma müntehîdir. Bunların ırk-ı tâhirinden ibtidâ Rûm'a kadem basan âl-i Selçukıyândır. Sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Malatıyye ve Kayseriyye ve Alâ’iyye ve Konya diyârlarına müstevlî olup müstakil pâdişâh oldular. Tulû‘ları Mâverâ’ü'n-nehir'dendir. Hikmet-i Hudâ bu mahalde Mâhân memleketinden âl-i Osmân'ın ecdâdı Süleymân şâh ve Ertuğrul, Moğol u Boğol-ı gûl-i beyâbân Tatarı derdinden terk-i vatan edüp Ahlât şehrine gelüp anda (---) sene Y 39a sâkin olup andan dahi Rûm ârzûsıyla Murâd nehri kenârına geldikde serdârları Süleymân şâh Ca‘ber kal‘ası dibinde gusl ederken gark olup anda defn edüp Erduğrul cümle erleriyle Selçukıyân Alâ’eddîn'e toğrulup gelürken bir püşte başına çıkup Konya sahrâsına nazar etdükde görseler kim iki deryâ-misâl asker biribiriyle germ-â-germ ceng-i perhâşda, ammâ Tatar askeri gâlib, beyâz destârlı Konya askeri münhezim oluyor.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y38b–Y39a ·
metinde göster ·
… ere gelüp âsâr-ı binâlar etmeğe başladılar. Tûfân'dan sonra arz-ı Mısır'a kadem
basan
bu Bayzar bin Hâm bin Nûh Nebî'dir. Cümle ta‘allukâtıyla otuz kişi idi, anıniçü …
Ba‘dehu bu Menûf'u taht edinüp evvelkiden ziyâde amâr etmişdir. Ammâ ibtidâ imâreti Tûfân'dan sonra Hazret-i Nûh'un oğlu Hâm'dır, Hâm oğlu Bayzar'dır, ve Bayzar kayın babası Kalîmûn Hakîm Kâhin ile ba‘de't-tûfân Hazret-i Nûh'dan me’zûn olup Eski Mısır'ın karşusundaki cebel-i Ehrâmlar'a gelüp Tûfân'dan evvel ma‘mûr olan şehirlerinden âsâr-ı binâ ancak Ehrâm dağların buldular, gördüler kim süknâ mümkün değil, ol mahalden kalkup Menûf olan yere gelüp âsâr-ı binâlar etmeğe başladılar. Tûfân'dan sonra arz-ı Mısır'a kadem basan bu Bayzar bin Hâm bin Nûh Nebî'dir. Cümle ta‘allukâtıyla otuz kişi idi, anıniçün Menûf deyü tesmiye etmişlerdir. Menûf, mâfeden galatdır, Kıbtî lisânınca mâfe otuz adedine derler. Ba‘dehu Bayzar niçe yüz yıl mu‘ammer olup Menûf şehrinde azîm binâlar ihdâs edüp rûy-ı zemîn-i Mısır'da ibtidâ hâkim olan bu Bayzar bin Hâm'dır ve ibtidâ binâ olunan bu Menûf'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y282a ·
metinde göster ·