… m isâbet edüp elindeki Sihâm'ı deryâya atup mebhût oldu. Gayrı bu bâğçeye kadem
basmayup
ba‘dehu Bayram Paşa'ya Nef‘î Efendi'yi ma‘nûkan katl etdirdi. Ve,
Beşiktaş bâğçesi: Sene (---) Bâyezîd Hân asrında (---) Paşa yalısı idi. Ba‘dehu pâdişâhlara intikâl edüp behişt-âbâd bir bâğ-ı İremezâtü'l-imâd oldu. Leb-i deryâda kat-ender-kat müte‘addid kâ‘alar ve şâhnişînler ile ârâste bir sarâydır, ammâ ol kadar vâsi‘ değildir. (---) Hân bunda tevellüd etdüğiyçün dâ’imâ bunda teferrüc ederdi. Ammâ Murâd Hân-ı Râbi‘, Nef‘î Efendi'nin hicviyyâtından Sihâm-ı Kazâ'yı okurken kazâ-yı âsumânî Murâd Hân'a yıldırım isâbet edüp elindeki Sihâm'ı deryâya atup mebhût oldu. Gayrı bu bâğçeye kadem basmayup ba‘dehu Bayram Paşa'ya Nef‘î Efendi'yi ma‘nûkan katl etdirdi. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134b ·
metinde göster ·
… k kal‘asın feth eden Koca Sinân Paşa'nın büyük karındaşı idi. Şehzâde Bâyezîd'i
basmayup
iğmâz-ı ayn edüp pes ü perdeden me’kûlât [u] meşrûbât ve birkaç yük na‘l ve mıh …
Yedi yerde ceng-i azîm ederek Erzurûm'a varınca yigirmi bin asker-i kerrâr-ı ceng-âver ve dil-âver-i server [ü] hünerverler oldular. Erzurûm altında bir gün meks edüp Erzurûm valisi Yanık kal‘asın feth eden Koca Sinân Paşa'nın büyük karındaşı idi. Şehzâde Bâyezîd'i basmayup iğmâz-ı ayn edüp pes ü perdeden me’kûlât [u] meşrûbât ve birkaç yük na‘l ve mıh gönderdiği Süleymân Hân'a aks olup fakîr paşayı katl etdiler. Ve Erzurûm'u Malâtiyya beği Şehzâde Bâyezîd'in önin alup ceng etdigiyçün Erzurûm Mustafâ Beğ'e ihsân olunup Şehzâde Bâyezîd ılgar ile Kars ve Kağızman üzre diyâr-ı Acem'e gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 77b ·
metinde göster ·
… günden seksen bin asker ile işte gelirmiş" deyü herkesin ayakları sürûrdan yere
basmayup
Yûsuf Kethüdâ dahi gördüm ki kağan arslana dönüp ejder-i heft-sere dönüp cümle …
"Eğer serdârınızın emrine fermânber olmayup kal‘aya küffâr bir hîle ile Allâhümme âfinâ sizin tekâsül-i batıyyü'l-hareketinizle kal‘anın birine {kefere} istîlâ ederse kâfire firâr etmeğile elimden kurtulmayup cümleniz evlâd [u] ıyâliniz ile kılıçdan geçmeniz mukarrerdir" deyü dîvân-ı Özü'de bu mektûblar kırâ’at olundukda zahîre gemileriyle gelen imdâdı da ahâlî-i kal‘a görüp "Hamd-i Hudâ Paşa dahi birkaç günden seksen bin asker ile işte gelirmiş" deyü herkesin ayakları sürûrdan yere basmayup Yûsuf Kethüdâ dahi gördüm ki kağan arslana dönüp ejder-i heft-sere dönüp cümle askeri birbirine katup şeb [ü] rûz çengleri terakkîde olup cenge âhenk ederlerdi, ammâ küffâr-ı dûzah-karâr Nigebolı ve Silisre gâzîleri küffârın meterislerin basaldan berü hayli kırılup hayli {keferesi} esîr ve haylisi mecrûh ve niçe bini firâr edelden berü küffâr bu kadar rahne ile sehel cengden el çeküp guzât-ı müslimîn âsûde oldular, ammâ yine fitne vü fesâd kaşağısı mel‘ûn hıyel ü şeytanat etmeden hâlî olmazlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59b ·
metinde göster ·