Andan sefer-i hümâyûn vilâyet-i Boğdan feth-i şehr-i Yaş ve feth-i vilâyet-i
Basra ve
kal‘a-i Tin, vilâyet-i Bosna. Mezbûr kal‘alar cümle sene 945 târîhinde feth old …
Andan sefer-i hümâyûn vilâyet-i Boğdan feth-i şehr-i Yaş ve feth-i vilâyet-i Basra ve kal‘a-i Tin, vilâyet-i Bosna. Mezbûr kal‘alar cümle sene 945 târîhinde feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57a ·
metinde göster ·
… nce ve Ardahan ve Âzerbâycân ya‘nî Tebrîz ve Âmid ya‘nî Diyârbekir ve Bağdâd ve
Basra ve
Lahsa ve Yemen ve Habeş ve Mısır ve Dımışk ya‘nî Şâm ve Haleb ve Tûnus ve Tarab …
Bunu görmeyen cihânda bir şey görmemişdir. Zîrâ bu sikkehâne, Âl-i Osmânın âb-ı rûyıdır. Ve devlet-i Âl-i Osmân'da ibtidâ sikke Osmân Beğ nâmına Bursa'da kesildi, sâniyen Bergama'da, sâlisen Kütâhiyye'de ve İzmir ve Ma‘nisa ve Tire ve Amasiyye ve Anid ya‘nî Kastamonu ve Tarabefsûn ve Mar‘aş, ba‘dehu Erzurûm ve Sivas ve Canha ya‘nî Gümüşhâne ve Karaman ve Tokat [ve] Van ve Nahşivân ve Revân ve Şirvân ve Şamâkı ve Gence ve Ardahan ve Âzerbâycân ya‘nî Tebrîz ve Âmid ya‘nî Diyârbekir ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Yemen ve Habeş ve Mısır ve Dımışk ya‘nî Şâm ve Haleb ve Tûnus ve Tarabulus ve Mağrib ü Cezâyir'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
… âyet-i Mağrib-zemîn ve vilâyet-i Habeş-i dehliz ve vilâyet-i Lahsa ve vilâyet-i
Basra ve
vilâyet-i Bağdâd-ı behişt-âbâd ve vilâyet-i Musul ve vilâyet-i Şehrezul ve vilâ …
Ammâ Devlet-i Âl-i Osmân'da olan arz-ı mukaddese şehirleri esmâlarında âb [u] tâb ve şân vardır. Evvelâ vilâyet-i Karamân, vilâyet-i Aydın ve vilâyet-i Sarıhan ve vilâyet-i Teke Bây ve vilâyet-i Menteşe Bây ve vilâyet-i Yunan ve vilâyet-i Sivas ve vilâyet-i Tarabuzan ve vilâyet-i Gürcîstân ve vilâyet-i Diyârbekir ve vilâyet-i Halebü'ş-şehbâ ve vilâyet-i Tarabulus-şâm ve vilâyet-i Şâm-ı cennet-meşâm ve vilâyet-i Kuds-i Şerîf ve vilâyet-i Taberistân ve vilâyet-i Askalân ve vilâyet-i Arz-ı Hâsân ve vilâyet-i Ümm-i dünyâ Mısr-ı nâdiretü'l-asr ve vilâyet-i Mağrib-zemîn ve vilâyet-i Habeş-i dehliz ve vilâyet-i Lahsa ve vilâyet-i Basra ve vilâyet-i Bağdâd-ı behişt-âbâd ve vilâyet-i Musul ve vilâyet-i Şehrezul ve vilâyet-i Van-ı sedd-i îmân ve vilâyet-i Çaldırân ve vilâyet-i Adana-i Âl-i Ramazân ve vilâyet-i Mar‘aş-ı Zü'l-kadriyye, bu cümle İslâm diyârlarının kıblegâhı vilâyet-i Beytullah Mekke-i Mükerreme ve vilâyet-i Medîne-i Münevvere şerrefehullahu Te‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296a ·
metinde göster ·
… er-ber-zemîn secde etdüğine alâmetdir" derler. El-hâsıl hurmâ-yı azîmlerdir kim
Basra ve
Lahsa ve Cevâzir ve Bağdâd-ı behişt-âbâd ve Mısır-ı Kâhire Mu‘izzeddîn'de böyle …
Rivâyet-i gayr: Ba‘zı ulemâ-yı Akye, Cenâb-ı İzzet Bukâ‘ sahrâsındaki cebelü'l-Lübnân'a üç kerre tecellî-i Cemâl etdükde hicâb-ı cemâl-i Rabbi'l-İzzet'den üç kerre bu nahller ser-ber-zemîn secde etdüğine alâmetdir" derler. El-hâsıl hurmâ-yı azîmlerdir kim Basra ve Lahsa ve Cevâzir ve Bağdâd-ı behişt-âbâd ve Mısır-ı Kâhire Mu‘izzeddîn'de böyle hurmâ-yı azîmler manzûrumuz olmamışdır. Hakkâ ki nazargâh-ı evliyâ vü enbiyâdır. Lâkin biri erkek ve biri dişidir. Yigirmi otuz salkım hurma verüp bir danesin teberrüken Frenkler bulsalar yüz altuna alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 43b ·
metinde göster ·
… Hemân hakîr gördüm, olmaz, musâhebete bir vesîle olsun içün Elibat suyu gibi ve
Basra ve
Mısır Süveysi'nin medd [ü] cezri gibi iki cânibe akup paşayı ve Yahyâ Efendi'yi …
Güfte-i Murtezâ Paşa: Yahyâ Efendi'nin kizbini oranlamak içün eydür: "Ya bilmez misiz kim bu vech-i arz üzre demirkazık yıldızı niçe sâbitedir. Yıldız rûzgârı cânibleri gâyet şiddet-i şitâ olduğundan o demirkazık yıldızı ber-karârdır. Eyle olunca Erzurûm vilâyeti dahi gâyet sovuk yerdir. Anınçün ol asırda Erzurûm üzre bulutlar ber-karâr olup Yavaşça Mehemmed Ağa âsumândaki ebr-i kebûdu nişân koyup kemeriyle altunu buldu" deyü gûnâ-gûn mu‘arazalar etdi. Hemân hakîr gördüm, olmaz, musâhebete bir vesîle olsun içün Elibat suyu gibi ve Basra ve Mısır Süveysi'nin medd [ü] cezri gibi iki cânibe akup paşayı ve Yahyâ Efendi'yi tasdîk etmek içün hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 52b ·
metinde göster ·
… lerdir. Hattâ Urbân mâbeyninde bir mâdde-i kübrâ içün birine yemîn icâb etse tâ
Basra ve
Lahsa ve Ummân ve Cezâyir ve Kurna'dan gelüp bu sultân üzre bi-sırr-i Yahyâ Hay …
Harrân dibindedir. Sultân halîfelerinden kutbiyyete kadem basmış ulu sultândır kim kal‘a-i Harrân'ın kurbunda çöl cânibinde bir kubbe-i azîm içinde medfûndur. Çöl Urbânları bu sultâna gâyet mu‘tekidlerdir. Hattâ Urbân mâbeyninde bir mâdde-i kübrâ içün birine yemîn icâb etse tâ Basra ve Lahsa ve Ummân ve Cezâyir ve Kurna'dan gelüp bu sultân üzre bi-sırr-i Yahyâ Hayâtî deyü kubbesi dîvârına el ursa kasem-billâh yerine i‘tibâr ederler. {Ve bu Sultâna Yahyâ-yı Hayâtî demelerinin aslı bir seccâde üzre tahiyyâtda ve hayâtde oturur gibi oturduğundan Yahyâ Hayâtî derler}. Ve bu ziyâret ile Urfa mâbeyninde bâlâda tahrîr olunan ibret-nümâ taş olan âdemler bu mahalle karîbdir. Andan cânib-i kıbleye çöle 18 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 58b ·
metinde göster ·
… , bu Uruscuk önünde evsâfın tahrîr edeceğimiz nehr-i azîm Tuna'dır. Andan küçük
Basra ve
Kurna önünde Şattü'l-Arab'dır. Amma tuğyânı mahallinde meşhûrdur. Andan küçük, …
{Manzara-i nehr-i Cayık}: Ba‘dehû nehr-i Edil'den küçük nehr-i azîm Cayık'dır. Bu dahi Moskov diyârında Kozak ve Heşdek müselmânları içinden cereyân edüp bu dahi bahr-i Harez'e rîzân olur. Bu nehirden küçük, bu Uruscuk önünde evsâfın tahrîr edeceğimiz nehr-i azîm Tuna'dır. Andan küçük Basra ve Kurna önünde Şattü'l-Arab'dır. Amma tuğyânı mahallinde meşhûrdur. Andan küçük, Mısır'da nehr-i Nîl'dir. Ammâ yılda bir kerre tuğyân edüp üç ayda Kıbtî hesâbı üzre bunun gurresinde Nîl kesiminde üç ay deryâ olup taşar ve sâ’ir zaman nısıf mil bir âb-ı hayâtdır. Ammâ Ceyhûn ve Seyhûn küçük enhârlarmış, hakîr görmedim. Allahümme yessir...Ammâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 115a ·
metinde göster ·
… d eder. Ba‘dehû nehr-i Ma‘kal dahi nehr-i Şattu'l-Arab'a mahlût olur. Ve bahr-i
Basra ve
bahr-i Hind ki bahr-i Ummân'dır, ikisi medd [ü] cezr olduğu mahalde mâ-i Şat rü …
Nehr-i hâmis nehr-i Übülle: Bu dahi nehr-i Şatt'dan nehr-i Ma‘kal'ın ayrıldığı mahalden dörd fersah aşağı kal‘a-i Basra'yı geçdikden sonra kasaba-i Übülle ağzındadır. Ammâ bu nehr eyle cânib-i garba Mekke çölüne cârî olur, sonra cânib-i şimâle cereyân edüp ba‘dehû bender-i Basra civârında nehr-i Ma‘kal ile bir olup Basra'nın medd [ü] cezir girdâbında yine Şattu'l-Arab'a munsabb olur. Medd [ü] cezre bile duhûl u tulû‘ eder. Ve her bâr merreteyn rücû‘-ı kahkarî ile mâ rücû‘ eder ve bahr-i Hind'den ve bahr-i Kulzüm'den Hindüstân ve Purtukalistân ve Yemen ve Aden ve San‘ân keştîleri bu mahalle gelüp nehr-i Şatt'da ve Abâdân'da yanaşup yatarlar. Ve bu nehr-i Übülle şehr-i Basra'ya su‘ûd eder, andan nehr-i Ma‘kal'a su‘ûd eder. Ba‘dehû nehr-i Ma‘kal dahi nehr-i Şattu'l-Arab'a mahlût olur. Ve bahr-i Basra ve bahr-i Hind ki bahr-i Ummân'dır, ikisi medd [ü] cezr olduğu mahalde mâ-i Şat rücû‘ edüp nehr-i Ma‘kal ve nehr-i Übülle cereyân etdüği âşikâre olur. Bu nehreyn-i azîmeynler dâ’imâ bu hâlet üzre medd [ü] cezr olmadadırlar. Ammâ nehr-i Ma‘kal ve nehr-i Übülle arz-ı Irâk'da nısf-ı dâ’ire gibidir. Ve nehr-i Şat (---) gibidir ve nehr-i Ma‘kal kutub-ı dâ’ire-misâldir ve nehr-i Düceyle ve nehr-i Übülle nehr-i Ma‘kal'ı ihâta etmişdir kim otuz menzil arz-ı Irâk'ı deverân u seyerân etdikleri vâdîlere cezâyir-i azîm derler. Vilâyet-i Cizre'ye Cezîre-i Ömer derler, ammâ Cezîre-i Irâk Cezîre-i Ömer'den vâsi‘dir kim cemî‘i arâzîsinde olan kurâ vü büldânlarındaki bâğ u besâtîn ve hadîka-i gaytânların cümle bu nehr-i Übülle ve nehr-i Ma‘kal saky edüp ma‘mûr u âbâdân Cezîre-i Irâk'dır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 206b ·
metinde göster ·
Bu mezkûrûn nühûrların cümlesin arz-ı Irâk'da ve Medâyin ve Kûfe ve
Basra ve
Kurna ve Deşt-i Kerbelâ ve Bağdâd-ı behişt-âbâd çölistânı ma‘mûr [u] âbâdân ols …
Bu mezkûrûn nühûrların cümlesin arz-ı Irâk'da ve Medâyin ve Kûfe ve Basra ve Kurna ve Deşt-i Kerbelâ ve Bağdâd-ı behişt-âbâd çölistânı ma‘mûr [u] âbâdân olsun deyü Âl-i Abbâsiyân'dan el-Mütevekkil ve ez-Zafer ve el-Mustansır ve el-Muktedir ve el-Musta‘sım Billah ve Hârûnu'r-Reşîd oğlu Me’mûn halîfe misilli himmet sâhibi pâdişâhlar Bağdâd çölünü mesken-i benî Âdem olmak içün mezkûr enhârları Şatt ve Furât'dan kol kol huşbe gibi ayırup arz-ı Irâk'ı saky edüp imâristân etmişlerdir, ammâ mürûr-ı eyyâm ile ba‘zı mahreçleri rimâl-i gubâr ile nehr-i sağîre râhları bir olup mu‘attal kalmışdır. Hâlâ hafirlerinin sazlığında ve çengelistânlarında arslan ü bebr ü pelenk kânı olmuş tur‘a hafirleridir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 207a ·
metinde göster ·
Ammâ bu hakîr Basra'dan aşağı gitmek müyesser olmayup ancak ma‘lûmumuz olan bu tahrîr olunan enhârlardır. İnşâallahu Ta‘âlâ Bağdâd ve Basra ve Kurna ve seyâhatlerini tahrîr etdiğimiz mahalde cümle enhârları tulû‘ [u] gurûbuyla ve lezzet [ü] nef‘iyle ale't-tafsîl tahrîr olunur. Ammâ Şattu'l-Arab'ın ibtidâ tulû‘u Diyârbekir'in cebel-i müntehâlarında olmak ile ana binâen Şattu'l-Arab'ın evsâfın Diyârbekir şehrengîzi fasılları içre tahrîr olundu. Andan yine ezîn-cânib,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 207a ·
metinde göster ·
… ûrdur. Ve balları ve engürleri rub‘-ı meskûnda yokdur ve kuru üzümleri Bağdâd ü
Basra ve
Lahsa'[y]ı tüccâr-ı Sincâr ganîmet ederler ve dûd ağaçları vefret üzre olmağile …
Ammâ bu Saçlı kavmi mel‘ûnu kadar bir kavm-i ebter yokdur, ammâ mahsûlâtları çokdur. Evvelâ dağlarına kudret helvâsı yağar, ana Diyârbekirliler gezengüvî derler. Müshil bir yeşil, renk helvâ-yı kudretdir ve menn-i selvâ nâm bir kuş bunların dağlarına gelüp sayd [u] şikâr edüp kût edinirler. Ol murgdur kim Hazret-i Mûsâ ümmetlerine nâzil olan mâ’ide-i tuyûrdur. Ve balları ve engürleri rub‘-ı meskûnda yokdur ve kuru üzümleri Bağdâd ü Basra ve Lahsa'[y]ı tüccâr-ı Sincâr ganîmet ederler ve dûd ağaçları vefret üzre olmağile harîri cihânı dutmuşdur. Hattâ kal‘a-i Mardin'de işlenen kâlâ-yı zî-kıymet bu Sincâr harîrinden hâsıl olur. Zîrâ bu kûh-ı Sincâr'ın âb [u] hevâsı hûbdur. Arâzî-i mezâri‘leri beyne'l-halk mergûbdur, ammâ sahrâları Kîs urbânı destinde gılgûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 216a ·
metinde göster ·
Ba‘dehû Hazret-i Risâlet'e kırk yaşında Mekke-i Mükerreme'de Hazret-i Cibril-i Emîn vesâtatıyla Arapça yarlığıyla nübüvvet geldikde ibtidâ Hazret-i Ebâbekir İslâm ile müşerref olup ba‘dehû nisvândan Hadîce-i kübrâ müslime olup ümmetleri bin aded oldukda ümmetlerin cenge terğîb içün Arapça deyü İslâmbol ve Rûmiyye ve Kurtuba ve Mısır ve Şâm ve Kudüs ve Haleb ve Antakiyye ve Irâk-ı Basra ve Nihâvend ve Kazvîn içün hadîs-i şerîfler deyüp sahâbe-i kirâmların cenge terğîb edüp ekseriyyâ diyâr-ı Acem'de Kazvîn ve Nihâvend'i medh ederlerdi. Ammâ ol asırda bu Nûh-âvînd üç günde devr olunur bir sevâd-ı mu‘azzam imiş. Hâlâ cânib-i etrâfında kat-ender-kat âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308a ·
metinde göster ·
… ebevî hilâfet sene 23 târîhinde Hazret-i Ömer'e müyesser olup Irâk-ı Acem'de ve
Basra ve
Kûfe ve Nihâvend'de kavm-i havâriciyân isyân u tuğyân etmeğe başladılar. Âhir-ı …
Çünkim Hazret-i Risâlet-penâh dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye azm-i cinân etdikde hilâfet Hazret-i Ebâbekr'e intikâl edüp cemî‘i ümmet-i ashâb fırka fırka, boy boy olup her biri birer tarafa pârekende vü perîşân oldular. Çünkim ba‘de hicreti'n-Nebevî hilâfet sene 23 târîhinde Hazret-i Ömer'e müyesser olup Irâk-ı Acem'de ve Basra ve Kûfe ve Nihâvend'de kavm-i havâriciyân isyân u tuğyân etmeğe başladılar. Âhir-ı kâr Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hazretleri seksen bin asker-i Arab'a ashâb-ı güzînin güzîdesi Sâriye (---)(---) hazretlerin Nihâvend üzre gönderüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı bu‘d-ı merâhil ederek taht-ı Nihâvend cünûd-ı Havâriciyân-ı Acem ile kâmil yedi sâ‘at-i nücûmî ceng-i mütemâdî olur. Âhirü'l-emr Acem tarafına galebe müyesser olup İslâm askeri muztaribü'l-hâl ve'l-bâl kalırlar. Meğer hikmet-i hudâ yevm-i Cum‘a imiş. Hazret-i Ömer Medîne-i Münevvere'de minber üzre Arapça deyü hutbe okurken bâtın gözüyle görse kim Sâriye bozuluyor. Hemân hutbeyi bırağup minberde üç kerde "Yâ Sâriye ile'l-cebel!" deyü na‘ralar urur. Cümle cemâ‘at hayretde kalup yine Hazret-i Ömer hutbeye şürû‘ eder. Ba‘zı cemâ‘at "Ömer hutbede yanılup Sâriye serdârı andı. Ol ise beş aylık yolda kaldı." derler. Kimisi "Ömer ma‘tûh oldu ve hutbede halt etdi." derler. Câmi‘ içre bunun emsâli niçe kîl u kâl ederler. Ammâ sahâbe-i kirâmın âkıbet-endîşleri ve umûr-dîdeleri, "Bunda bir hikmet vardır." deyü Hazret-i Ömer'in "Yâ Sâriye ile'l-cebel!" kelâmın ol ân işâret ederler. Hazret-i Ömer fi'l-hakîka ol sâ‘at hutbe esnâsında de’b-i şerîfleri değilken iki kerre du‘â edüp "Elhamdülillah" deyü mesrûren minberden nüzûl edüp edâ-yı Cum‘a ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308a ·
metinde göster ·
… en ve Mevâl'dan ve Keys'den ve Alî Fâris'den ve'l-hâsıl Bağdâd çölistânından tâ
Basra ve
Ummân ve Cezâyir ve Mekrân ve Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Şâm ve Haleb ve Mardin …
Ba‘dehû çöl pâdişâhından ve Assâf'dan ve Midlic'den ve Mevâl'dan ve Keys'den ve Alî Fâris'den ve'l-hâsıl Bağdâd çölistânından tâ Basra ve Ummân ve Cezâyir ve Mekrân ve Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Şâm ve Haleb ve Mardin çölistânları içre hoş-nişîn olan kabâ’il-i Urbân'ın altı yüz kabâ’il şeyhü'l-emîr Arablarından küheylân at cılgıdan ve hedâyâ-yı firâvân ile kendileri gelüp cümlesine hil‘at-i pâdişâhîler giydirilüp şeyhü'l-Urbânlıkları cümle mukarrer olup hizmet-i Bağdâd'a her bâr gelmeğe me’mûr oldular kim hâlâ hükm-i Bağdâd'da altı yüz aded kabîle-i Urbân-ı uryân vardır kim dünyâyı dutmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 338a ·
metinde göster ·
… ı var kim hurma hıyâbânları içinde bebr ü peleng ve arslan u kaplanları vardır.
Basra ve
Lahsa ve Ummân ve Kûfe ve Necef-i zer-kân-ı sadef sahrâlarına varınca nahlistân …
Ve müverrihân-ı selef bu arz-ı Kûfe ve hâk-i Medâyin ve türâb-ı Irâk içün "Arz-ı mukaddesdendir." deyü tahkîk etmişlerdir. Hakkâ ki bir sahrâ-yı ferah-fezâdır kim sayf [u] şitâsında ahâlî-i Irâk zindedirler. Cemî‘i hâmûnları kurâ vü kasabât ve halîcler ile ve tur‘a ve uyûn-ı câriyeler ile ma‘mûr u âbâdân ve her tarafı gül-i gülistân u nahlistân olup ravza-i Rıdvân misilli bâğ-ı cinânları ve müşebbek bostânları var kim hurma hıyâbânları içinde bebr ü peleng ve arslan u kaplanları vardır. Basra ve Lahsa ve Ummân ve Kûfe ve Necef-i zer-kân-ı sadef sahrâlarına varınca nahlistânı cihânı dutup bâğbân-ı semeristânların kavilleri üzre diyâr-ı Bağdâd'da yetmiş gûne hurma olur dediler. Her sene niçe yüz keştî yükü hurma Bağdâd diyârından Hindistân'a ve Sindistân'a gider ammâ cümleden hastavî hurması ve bedrâsyîsi ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 345b ·
metinde göster ·
… ve kireç ve (---) ile mestûr bir kubbe-i ma‘mûredir. Bu hakîr diyâr-ı Bağdâd u
Basra ve
Lahsa [vü]356a Ummân ve Yemen ü Aden ve Mekke vü Medîne'de bu kadar seyâhat …
Evvelâ hâk-i Necef'de ve sahrâ-yı Kûfe'de ve şehr-i İmâm Alî içre evc-i âsumâna kubbesi ser çekmiş bir kubbe-i ser-bülenddir kim ayyûka kad keşândır kim gûyâ kubbe-i Kâşân'dır. Deryâ-yı Necef-i eşrâfdan üç menzil yakındır. Çölistândan nümâyân bir kubbe-i imâmdır. Ve kubbenin tâk-ı revâkına im‘ân-ı nazar ile nigerân edenin dîdeleri pür-nûr olur. Ammâ bu kubbe-i âlî sâ’ir bir diyârın kıbâbları gibi rasâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr değildir. Serâpâ yah ve cıbıs ve kireç ve (---) ile mestûr bir kubbe-i ma‘mûredir. Bu hakîr diyâr-ı Bağdâd u Basra ve Lahsa [vü]356a Ummân ve Yemen ü Aden ve Mekke vü Medîne'de bu kadar seyâhat etdim, asla kurşum örtülü imâret görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 355b–356a ·
metinde göster ·
… u bahr-i Necef'de şinâverlik edüp ba‘de't-Tûfân bu deryâ nâmı kaldı. Bir tarafı
Basra ve
Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Ummân ve Kuc-i Mekrân hudûdlarına varır bir bahr-i a …
Müverrihân-ı mütekaddimîn tahrîrleri üzre bu bahr-i azîm çölistân-ı Kûfe'de tâ Tûfân-ı Nûh'dan kalmışdır kim ibtidâ Tûfân suyu Kûfe şehrinde tennûr-ı Nûh'dan zâhir olup bu bahr-i Necef-i eşrefde karâr edüp ibtidâ keştî-i Nûh Necî bu bahr-i Necef'de şinâverlik edüp ba‘de't-Tûfân bu deryâ nâmı kaldı. Bir tarafı Basra ve Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Ummân ve Kuc-i Mekrân hudûdlarına varır bir bahr-i azîm idi. İçinde niçe bin aded kelek gemiler ve niçe yüz aded haşeb keştîler gezüp şinâverlik ederdi. Bi-emri Hudâ Hazret-i Alî'nin hûnu zemîne düşdüğü sâ‘at yevm be-yevm tenezzülde olup ilâ hâze'l-ân deryâdan bir katre âbdan nâm [u] nişân yokdur kim bir çöl ü çölistân ü berr ü beyâbândır. Ammâ niçe Arab u Urbân bu bahr-i rimâli içre ubûr ederken billûr u necef parçaları bulup Basra bâzergânlarına fürûht ederler. Anlar da ol billûr ve necefleri gözlük etdirüp ihtiyâr âdemler ol gözlükleri isti‘mâl etdiklerinde gözleri dûrbîn gibi görür. Ve necefden yüzük taşı ve bıçak sapı ve hançer kabzası yaparlar. Ve bu bahr-i Necef'de kavm-i Urbân niçe bin elvân cevâhir makûlesi gibi eşyâlar bulurlar. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 356a ·
metinde göster ·
kal‘a-i Dâru'n-nasra deryâ-misâl nehr-i Şattu'l-Arab'ın sâhilinde vâki‘ olup ne …
Evvelâ şehr-i Basra ve kal‘a-i Dâru'n-nasra deryâ-misâl nehr-i Şattu'l-Arab'ın sâhilinde vâki‘ olup nehr-i Şat ve nehr-i Furât'dan münşa‘ib olmuş hâk-i Basra'[y]a saky etmiş on iki bin tur‘a idi kim her birini birer mülûk-ı selef-i selâtîn-i Âl-i Sâsâniyân u Keyâniyân u Ekâsire ve Âl-i Emeviyyûn u Âl-i Abbâsiyân ve niçe yüz mülûk bu hâk-i Basra'yı imâr etmeğiçün turalar cereyân etdirüp her bir tur‘a ve halîc ve havuzlarda gemiler yürürdü. Niçe bini mürûr-ı eyyâm ile mu‘attal olup hâlâ altı yüz aded tur‘alar Şatt u Furât tuğyânında cereyân edüp vilâyet-i Basra'yı saky ederek her nehr-i tur‘ada keştîler şinâverlik eder ammâ cümle nühûrlardar mu‘azzam bahr-i Şattu'l-Arab'dır kim Basra önünde deryâ-misâldir. Basra'dan aşağı bahr-i Hürmüz'de bahr-i Muhît'e mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 362a ·
metinde göster ·
… im tercümân ile lisânları fehm olunur}. Ve bu şehr-i Ummân Basra'dan aşağı yine
Basra ve
Ummân bahri üzredir. Hind ü Sind ü Sîn gemileri limanında yatır kim a‘lâ lenger …
Hakîkatü'l-hâl gâyet zinde kavmi vardır ve gâyet ganîmet şehirdir kim hurması cihânı {dutmuşdur ve şehr-i Merre bu şehr-i Ummân'a karîbdir ammâ ol kadar imâr değildir. Bunda buğday olmaz. Me’kûlât u ekmekleri ve meşrûbât [u] bozaları cümle pirinçdir ve mâlları cümle devedir ve gâvları çokdur ve lisânları müsta‘cemdir kim gayrı lehceleri vardır kim tercümân ile lisânları fehm olunur}. Ve bu şehr-i Ummân Basra'dan aşağı yine Basra ve Ummân bahri üzredir. Hind ü Sind ü Sîn gemileri limanında yatır kim a‘lâ lenger bırağacak yerdir. 364a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 363b–364a ·
metinde göster ·
… elik Şâm-ı cennet-meşâm şâhı iken merkûm Abdullah ibn Ömer'in diyâr-ı Acem'e ve
Basra ve
Lahsa ve Ummân'a ve Irâk'a mâlik olup Havâra kal‘asın Şehrezûl hâkinde binâ etd …
Evsâf-ı kal‘a-i Havâr: Sene 99 târîhinde bu kal‘ayı Abdullah b. Hazret-i Ömer ibnü'l-Hattâb binâ etmişdir kim Hazret-i Ömer'den sonra bu Melik Abdullah b. Ömer azîmü'ş-şân pâdişâh-ı zîşân olup diyâr-ı Basra vü Bağdâd u Medâyin ve Şehrezûl u Musul'a mâlik olup velvele-ârâ bir şâh-ı dilârâ olduğundan Mervân-ı Hımâr oğlu Abdülmelik Şâm-ı cennet-meşâm şâhı iken merkûm Abdullah ibn Ömer'in diyâr-ı Acem'e ve Basra ve Lahsa ve Ummân'a ve Irâk'a mâlik olup Havâra kal‘asın Şehrezûl hâkinde binâ etdiğin Abdülmelik ibn Mervân-ı Hımâr istimâ‘ edüp Şâm'dan asker-i azîm ile Abdullah ibn Hazret-i Ömer üzre gelüp Havâra kal‘ası altında ceng-i azîm olduğundan Havâra kal‘ası {halkı} gördü, bir kerre "havâr havâr" deyüp dal satûr-ı Muhammedî olup Abdülmelik ibn Mervân'ın ceyş-i menhûsuna bir satûr-ı Muhammedî urup kal‘a-i Havâra'yi Âl-i Mervâniyân'dan halâs etdikleriyçün Havâra kal‘ası derler. Mukaddemâ ismi lisân-ı Ekrâdca Keyhû Kirmân derler. Ol ceng-i azîmden sonra kal‘a-i Havâr nâmıyla meşhûr-ı âfâk bir kal‘a-i (---) dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 370a ·
metinde göster ·
… Irâk'da Bağdâd'a vardım. Andan Murtazâ Paşa karındaşınızın mektûbuyla vilâyet-i
Basra ve
Lahsa ve Ummân ve Tûcmekrân ve Katîf ve Cerâyir-i Hâridât ve Bahr-i Hürmüz ve a …
Hakîr eyitdim: "Vallâhi sultânım, seyâhat etmediğim diyârlar ol semtde çok idi. Sultânımın Acem hânlarına ihsân etdiğiniz mektûblar elime girince ‘Fursat ganîmetdir’ deyüp Murtazâ Paşa hedâyâsın getiren (---)(---) Ağa da sebük-rûh bir yâr-ı muvâfık ele girince diyâr-ı Acem'de kırk altı pâre sağîr ü kebîr şehir temâşâ edüp diyâr-ı Irâk'da Bağdâd'a vardım. Andan Murtazâ Paşa karındaşınızın mektûbuyla vilâyet-i Basra ve Lahsa ve Ummân ve Tûcmekrân ve Katîf ve Cerâyir-i Hâridât ve Bahr-i Hürmüz ve andan yine diyâr-ı Acem'de şehr-i Huveyze ve şehr-i Durak ve niçe şehirlerden sonra yine kal‘a-i Basra'ya gelince altmış bir pâre şehir ve kılâ‘ vü kasabâtlar seyr edüp yine diyâr-ı Medâyin üzre kal‘a-i Bağdâd'a geldim. Andan Murtazâ Paşa efendimizin Yûsuf Kethüdâsıyla diyâr-ı Kürdistân'da eyâlet-i şehrezûl ve eyâlet-i İmâdiyye'de dahi yigirmi altı pâre kılâ‘ u şehr-i müzeyyenler seyr edüp Diyârbekir'e geldik. Andan yine Bağdâd yoluyla çölden yigirmi üç günde Bağdâd'a gelüp andan mâh-ı (---) Murtazâ Paşa ile vedâ[‘]laşup (---) günde şehr-i Musul'a andan yine Kürdistân içre (---) sancak yeri temâşâ edüp vilâyet-i Hakkârî'den bu Van'a gelince cümle (---) aded sancak yerde (---) aded kal‘a temâşâ edüp hamd-i Hudâ ten-dürüstce sultânımın mübârek cemâlin gördüm" deyü yine hâk-i pâyine rûmâlîde edüp Basra'da Efrâsiyâboğlu Hüseyin Paşa mektûbların ve Murtazâ Paşa ve Bağdâd a‘yânlarının ve İmâdiyye ve şehrezûl [ve] Akra ve Zaho ve Dühük ve Cezîre ve Musul ve Hasankeyf ve Diyârbekir vâlîsi Firârî Mustafâ Paşa'nın ve'l-hâsıl cümle mîr-i mîrân ve ümerâ ve a‘yân u eşrâfların yüz yetmiş kıt‘a mektûbların ve Hüseyin Paşa ve Murtazâ Paşa'nın verdiği hedâyâları defteri mûcebince cümle Melek Ahmed Paşa'ya hedâyâları teslîm edüp emânet-kârlığı edâ etdik ve paşadan hayr du‘âlar alup bu hakîre bir kîse guruş ve bir kat libâs-ı fâhire ve bir raht ve zeynli mu‘teber at ihsân edüp hamd-i Hudâ konağımıza varup cümle dostânlar ile müşerref olup ertesi gün Murtazâ Paşa efendimizin koşduğu üç bayrak sarıca yiğitlerine bu hakîr üç yüz guruş verüp paşa efendimizden ve bizim sıhhatle Van'a dahil olduğumuzu mektûblar ile Murtazâ Paşa'ya i‘lâm edüp mezkûr refîkleri Bağdâd'a Kürdistân-ı Hakkârî içre yolladık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 5a ·
metinde göster ·
… ve Cezâyir ve Tunus ve Trâblûs ve Mısır ve Habeş ve Mekke ve Medîne ve Lahsa ve
Basra ve
Bağdâd ve Van ve Diyârbekir ve Erzurûm ve Ahıska ve Gürcistân ve Dağıstân ve De …
"Evvelâ sernâmede Arapça deyüp ba‘dehu evvel benâm-ı Hudâ celle celâluhû ve azume şânuhû ve lâ ilâhe gayrah, sâniyen Hazret-i Muhammed aleyhi's-salâtü ve's-selâm, sâlisen çâr-yâr-ı güzîn rıdvânullâhi aleyhim ecma‘în, râbi‘an ben ki hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn sultânu'l-berreyn ve hâkânu'l-bahreyn sâhibü'l-Irâkayn mevlâ(nâ) mülûki'l-Arab ve'l-Acem ve mâlikü rıkâbi'l-ümem olan es-sultân ibnü's-sultân es-Sultân Mehemmed Hân ibn İbrâhîm Hân'ım ki sâhibü'l-Mağrib ve Cezâyir ve Tunus ve Trâblûs ve Mısır ve Habeş ve Mekke ve Medîne ve Lahsa ve Basra ve Bağdâd ve Van ve Diyârbekir ve Erzurûm ve Ahıska ve Gürcistân ve Dağıstân ve Deşt-i Kıpçağ vilâyet-i Kırım ve eyâlet-i Tarabefzûn ve Erzurûm Sivas ve Konya ve Adana ve Mar‘ayş ve Karaman ve Haleb ve Şâm ve Şâm-ı Trâblûs ve Kuds-i Şerîf ve sâhibü'l-berr ve'l-bahr olup deryâda yedi yüz pâre kılâ‘ sâhibi olup husûsan Bursa ve Anatolu ve belde-i Tayyibe, ya‘nî Kostantiniyye ve Edirne ve Rûmeli ve Özi ve Mora ve Budin ve Eğre ve Varat ve Tımışvar ve gayri kılâ‘ üç bin yedi yüz metîne sâhibi sülâle-i Âl-i Osmân'dan Sultân Mehemmed Hân'ım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 65a ·
metinde göster ·
… r ve Tunus ve Tarabulus ve Mısır ve Zenc ve Habeş ve İsvân ve Yemen ve Lahsa ve
Basra ve
Bağdâd ve Musul ve Âmid ve Tebrîz ve Erzurûm ve Canca ve Bayburd ve Amâsiyye ve …
Meselâ Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus ve Mısır ve Zenc ve Habeş ve İsvân ve Yemen ve Lahsa ve Basra ve Bağdâd ve Musul ve Âmid ve Tebrîz ve Erzurûm ve Canca ve Bayburd ve Amâsiyye ve Sivas ve Mar‘aş ve Ayntâb ve Haleb ve Şâm ve Gazze ve Kudüs ve Şâm-ı Tarabulus ve Antâkiyye ve Adana ve Konya ve Aksarây ve Kastamonu {ve Tire ve Mağnisa ve İzmir ve Silifke ve şehr-i Gümüş ve Sinop} ve Bursa ve Kütâhiyye ve Adaliyye ve Kıbrıs ve Tarabefzûn ve Kefe ve Kostantiniyye ve Edirne ve Sofya ve Belgrad ve Budin ve Bosna ve Sirebreniçse ve Novaborda ve Kıratova ve Üsküb ve Elbasan ve Ohri ve Yanya ve Mora ve İnebahtı ve Atina ve Selânik ve Siroz ve Kavala, taht-ı İskender-i Kübrâ'dır ve Pireveze (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 212a ·
metinde göster ·
… e sadrıa‘zam vâlidesine âmâde olup cümle ağavâtlar Mekke ve Medîne ve Bağdâd ve
Basra ve
Lahsa ve Mısır ve Şâm ve Haleb ve Şâm-ı Tarabulus ve Kudüs [ve] Şehrezol ve Mus …
Ve sâ’ir sadrıa‘zam ağaları kol kol birer eyâlet-i Âl-i Osmân'a revâne olmağa âmâde oldular. Kapucular Kethudâsı Siyâvuş Ağa İslâmbol'da vâlide sultâna ve sadrıa‘zam vâlidesine âmâde olup cümle ağavâtlar Mekke ve Medîne ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Mısır ve Şâm ve Haleb ve Şâm-ı Tarabulus ve Kudüs [ve] Şehrezol ve Musul ve Mardin ve Diyârbekir ve Van ve Ahıska ve Kars ve Erzurûm ve Mar‘ayş ve Sivas ve Karaman ve Anatolu ve Kıbrıs ve Tarabuzon ve Kefa ve Tatar Hân ve Eflak ve Boğdan ve Rûmeli ve Tımışvar ve Eğre ve Budin [ve] Kanije ve Bosna ve Mora ve sâ’ir memâlik-i mahrûselerin fetihnâmelerin cümle sadrıa‘zam ağalarına ihsân edüp cümle müjdeciler kal‘a fethinden kırk yedi gün sonra cümlesi bir yerden kadırgalara süvâr olup revâne oldular. Allâh mübârek eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 306b ·
metinde göster ·
… Hindistân ve Irâk-ı Arab'da ve Irâk-ı Acem'de ve Irâk-ı Dâdyân'da ve Bağdâd ve
Basra ve
Lahsa ve Yemen ve Aden ve Habeş'de ve Tübbet(?) ve Funcistân ve bilâd-ı Sûdân v …
El-hâsıl bu Santoron adası nâr-ı Hudâ ile ihrâk olup kudret topları atılup sâ‘ikaları tâ vilâyet-i Donkarkız ve vilâyet-i Danimarka ve işfet ve Korol'da ve Yenidünyâ'da ve Lonçat'da ve İngiltere'de ve Ungurus'da ve İslovin ve Macar ve Erdel'de ve Eflak ve Boğdan ve Kırım'da ve Dağıstân ve Türkistân ve Abaza ve Çerkezistân'da ve Lazistân ve Gürcistân ve Kürdistân ve Acemistân ve Hindistân ve Irâk-ı Arab'da ve Irâk-ı Acem'de ve Irâk-ı Dâdyân'da ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Yemen ve Aden ve Habeş'de ve Tübbet(?) ve Funcistân ve bilâd-ı Sûdân ve Kırmanika ve Bağaniski ve Daco ve Rümeyletü'l-hımâl'de ve Bornu Arabları ve Berberistân ve Afno ve Fes ve Merânkûş ve Telemsân ve Tanca ve Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus ve Mısır ve Kudüs ve Şâm ve Anatolu ve Rûm'da ve Kızılelma'da ve Dib Frengistân'larda ve'l-hâsıl cemî‘i ekâlîmlerin büldân-ı azîmlerinde ve cemî‘i sâhil-i Bahr-i Sefîd ve Bahr-i Ummân ve Bahr-i Harez ve Bahr-i Kulzüm ve Bahr-i Hürmüz ve Bahr-i Okyunûs ve Bahr-i Mağaylan ve Bahr-i Zulumât kenârlarında olan şehirlerde Santoron adasının kudret topları atıldığı istimâ‘ olunup Rûm vilâyetinde kıyâmet kopuyor derlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330a ·
metinde göster ·
Lahsa'ya giderken bu râhlar mufassal tahrîr olmuşdur. Andan iki sâ‘atde,
Menzil-i karye-i Kartal: Yanko ibn Madyan asrında şehr-i azîm imiş Âl-i Emeviyyûn'dan Abdülmelik İslâmbol'u muhâsara etdükde bu şehri harâb etmişlerdir. Ba‘dehu Yıldırım Hânî'de Kartal Koca ve Ivaz Hoca ve Pendik Koca feth etdikleriyçün bu belîde Kartal Koca'ya ihsân olunup anıniçün Kartal derler. Mukaddemâ Bağdâd ve Basra ve Lahsa'ya giderken bu râhlar mufassal tahrîr olmuşdur. Andan iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y4a ·
metinde göster ·
… ümâ dıraht-ı hurmâ var kim bu cezîre içre eflâke kad çekmişdir. Hakîr Bağdâd ve
Basra ve
Lahsa ve Aden'de eyle cüssedâr ve müntehâ nahl-i hurmâ görmedim. A‘yân-ı vilâye …
Ve bu kal‘a içre Selîm Hân câmi‘i ve dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve neferât hâneleri ve iki buğday anbârından gayri bir imâret yokdur. Ve bir serâmed ibret-nümâ dıraht-ı hurmâ var kim bu cezîre içre eflâke kad çekmişdir. Hakîr Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Aden'de eyle cüssedâr ve müntehâ nahl-i hurmâ görmedim. A‘yân-ı vilâyetin ihtiyârları bu hurmâ içün Q 84b bin yaşındadır, dediler. Alâmeti oldur ki hûşesi az olduğu mahalle karîb kıble cânibine rukû‘a vardıkda ol dıraht bin sene mu‘ammer olmuşdur, deyü nakl etdiler. ArapçaP 84b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y193b ·
metinde göster ·
… hubûbât şâm'ı ve Kudüs'ü değil dünyâyı ganîmet ederdi. Âmma çöl [ü] çölistândan
Basra ve
Lahsa'dan Mekke ve Medîne'den ve Musul ve Mardin cânibinde Mevâl Urbânından ve …
Ve bu diyârda hâsıl olan hubûbât şâm'ı ve Kudüs'ü değil dünyâyı ganîmet ederdi. Âmma çöl [ü] çölistândan Basra ve Lahsa'dan Mekke ve Medîne'den ve Musul ve Mardin cânibinde Mevâl Urbânından ve mezkûr büldânlar Urbânlarında niçe kerre yüz bin deve ile Urbân aşkıyâsı gelüp hırmende kendüleri döğüp müft [ü] meccânen vilâyet vilâyet taşırlar. Bir ferd-i âferîde karşu durup söylemeğe kâdir olmazlar. Yohsa bu diyârın mahsûlâtı böyle nehb ü gâret olunmayup şâm'a gelse bir yem bir akçeye ve bir kıyye nân bir nukraya olurdu. Hakkâ ki dânedâr buğdayı vardır kim âdemin reng-i rûyi nümâyândır. Anıniçün şâm'ın hâs u beyâz nânı ve kâkı rub‘-ı meskûnda meşhûrdur. Zâdekellâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259b ·
metinde göster ·
Lahsa ve Ummân ve Hille ve Kûfe ve Cevâzir ve Musul'dan niçe kerre yüz bin deve …
Ammâ sene 26 târîhinde Mısır Rûm elinde idi, Mekke ve Medîne'ye gılâl gelmezdi, zîrâ Mekke ve Medîne'ye Zengîler müstevlî olmuşdu. Ve ol asırda Dârâ şâh Bağdâd pâdişâhı idi. İki kerre yüz bin asker ile Mekke üzre gelüp cümle Zengîleri dendân-ı tîgden geçirüp arz-ı Hicâz'ı feth etdi. Ba‘dehu Bağdâd'a varup Basra ve Lahsa ve Ummân ve Hille ve Kûfe ve Cevâzir ve Musul'dan niçe kerre yüz bin deve cem‘ edüp Mekke ve Medîne'ye beher sene zahîre gönderirdi. Hamd-i Hudâ Mekke ve Medîne zamân-ı câhiliyyetden beri kefere eline girmemişdir ve girmez de. Ammâ sâ'ir mezâhib-i muhtelife kavmi ellerine girmişdir. Allâhu ta‘âlâ hıfz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y270b ·
metinde göster ·
… amânında olmamışdır. İbtidâ Haleb ve şâm ve Kudüs-i şerîf ve Mısır ve Bağdâd ve
Basra ve
Lahsa ve Yemen ve Aden ve Acem'de Nihâvend cümle revâfızları Acem'de dendân-ı t …
Sebeb-i mevtlerin beyân eder: Muğîre bin şu‘be'nin Ebâ Lu'lû-yı Fîrûz nâm bir gulâmı şehîd etdi. Rahmetullâhi aleyh. Ammâ bunların zamân-ı hilâfetlerinde olan feth-i fütûh, Hazret zamânında olmamışdır. İbtidâ Haleb ve şâm ve Kudüs-i şerîf ve Mısır ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Yemen ve Aden ve Acem'de Nihâvend cümle revâfızları Acem'de dendân-ı tîgdan geçirdiler. Anıniçün tâ’ife-i revâfız Hazret-i Ömer'i sevmezler, ammâ se yâr-ı Resûl'e dinmezler, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y290a ·
metinde göster ·
… [ü] temâşâsı içün Mekke ve Medîne'den Habeş ve Yemen'den ve San‘ân ve Aden'den
Basra ve
Lahsa'dan ve'l-hâsıl Arab u Acem ve Hind ü Sind ve Belh [u] Buhârâ ve Kırım ve …
Bu mahal ubûr olundukda azamet-i Hudâ tarîk-ı âmmın tarafeynine alay-ı Muhammedî seyr [ü] temâşâsı içün Mekke ve Medîne'den Habeş ve Yemen'den ve San‘ân ve Aden'den Basra ve Lahsa'dan ve'l-hâsıl Arab u Acem ve Hind ü Sind ve Belh [u] Buhârâ ve Kırım ve Rûm'dan niçe yüz bin benî âdem ve huccâc şâhrâhın iki cânibine âdem deryâsı kat-ender-kat olup paşa geldikde her biri lehce-i mahsûsalar ile paşaya hayır du‘â edüp "Hafizakallâh yâ sultân el-vezîr" deyüp selâm alırlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y313a ·
metinde göster ·
… rle gelen, Cidde ile Mekke mâbeyninde Hıdde nâm mahalde ihrâma girir. Bağdâd ve
Basra ve
Lahsa'dan gelen (---) nâm mahalde ihrâma girirler. Ammâ bu Yemen huccâcı şehr-i …
Ve bu Ka‘be-i şerîfin cânib-i erba‘asında ihrâma girecek yerleri var. Evvelâ Medîneli Bi’r-i Alî'de ihrâma girir. Mısır huccâcı Râbi‘a Eşmesi'nde girir. Habeş'den ve Mısır'dan gemilerle gelen, Cidde ile Mekke mâbeyninde Hıdde nâm mahalde ihrâma girir. Bağdâd ve Basra ve Lahsa'dan gelen (---) nâm mahalde ihrâma girirler. Ammâ bu Yemen huccâcı şehr-i Şîrîn'de Yelemlem nâm mahalde ihrâma girdiklerinde bâlâda zikri sebkat eden Urbân kırmızı âdemler ihrâma girme mukâbelesinde te’eddüben avret yerlerin ihrâma komak var, yohsa avretlerin ihrâma komazdan evvel reh-i râstdan deli çıplakdan gezerler ki Hadîs: Arapça hadîs-i şerîf Arapça ine amel etmeyüp uryân gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y320a ·
metinde göster ·
… rîhinde Mısır pâdişâhlarından Sultân Gavrî'nin binâsıdır. Hind ve Yemen ve Aden
Basra ve
Lahsa Habeş ve Süveys iskelesidir. Senede bin pâre celebe ve polta ve karaka ve …
Sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından Sultân Gavrî'nin binâsıdır. Hind ve Yemen ve Aden Basra ve Lahsa Habeş ve Süveys iskelesidir. Senede bin pâre celebe ve polta ve karaka ve galyon gemiler gelüp gümrük alınır bir benderdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y366a ·
metinde göster ·
… bu Nûreddîn-i şehîd ibn Aksunkur el-Bersakî'dir. şâm [ve] Irâk ve Âzerbaycân ve
Basra ve
Lahsa ve Sis ve Tarsûs ve Adana'ya mâlik oldular. Ammâ bu âl-i Atabeğiyân altı …
Bunlar altı neferdir. İbtidâları Hazret-i Nûreddîn-i şehîd'dir kim küffâr Hazret-i Resûl-i kibriyâ aleyhi efdalü's-salavâti kabrinden çıkarırken Nûreddîn-i şehîd şâm pâdişâhı idi. Hazret vâkı‘asına girüp "Yetiş yâ Nûreddîn" deyüp kabr-i Resûlullâh'a yetişüp küffârları katl edüp ravza-i Resûl'ü dâ’iren-mâdâr demir ve tuç ve rusâs ile mülemma‘ sandûka içine koyup ibtidâ Medîne-i münevvereye kal‘a inşâ eden bu Nûreddîn-i şehîd ibn Aksunkur el-Bersakî'dir. şâm [ve] Irâk ve Âzerbaycân ve Basra ve Lahsa ve Sis ve Tarsûs ve Adana'ya mâlik oldular. Ammâ bu âl-i Atabeğiyân altı fırka oldular. Her tabakası altışar neferdir. İbtidâ bir sınıfı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y20a ·
metinde göster ·
… 'un birkaç evlâdların ol katl eyleyüp Diyârbekir ve Musul ve Hille ve Bağdâd ve
Basra ve
Lahsa ve Âzerbaycân'a müstakil pâdişâh oldu. Ammâ bu mezkûr Timur evlâdları çok …
dır. Memâlik-i Îrân u Tûrân [ve] Hemedân [u] Nahşıvân [ve] Isfahân-ı nısf-ı cihân [ve] Van ve Gîlân [ve] Âzerbaycân mezkûr diyârlara mutasarrıflar idi, ammâ evlâd-ı evlâdı âl-i Timur kırk bir pâdişâh oldu. Ve her biri birer vilâyete pâdişâh olup altı saf oldu. Mâbeynlerine tefrîka düşüp birbirlerin kırdılar. Akkoyunlu Uzun Hasan dahi Timur'un rikâbında piyâde yürüdüğünün intikâmın almak için Timur'un birkaç evlâdların ol katl eyleyüp Diyârbekir ve Musul ve Hille ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Âzerbaycân'a müstakil pâdişâh oldu. Ammâ bu mezkûr Timur evlâdları çok mu‘ammer olmayup büyük oğlu (---) kalup Hindistân'a pâdişâh oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y23b ·
metinde göster ·
Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Medîne ve ilâ bilâd-ı Ümmü Dünyâ Mısır-ı nâdire-i as …
dır. Memâlik-i Bağdâd-ı behişt-âbâd ve Basra ve Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Medîne ve ilâ bilâd-ı Ümmü Dünyâ Mısır-ı nâdire-i asıra ve şâm ve Haleb'e ve Mar‘âş ve Diyârbekir ve Erzurûm ve Gürcistân'a varınca âl-i Abbâsiyân hükm ederdi. Ammâ zamân-ı kadîmde eski Bağdâd'a mutasarrıf olanlara "Kisrâ" derlerdi, cem‘ olunsa "Ekâsire" derlerdi,. Ammâ Hazret-i Risâlet'den sonra Bağdâd (---) devlet-i Abbâsiyân'a müyesser oldu. Cümle otuz neferdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y24b ·
metinde göster ·
Dâdâniyân'dandır. Cem‘ olunsa ekâsire derlerdi. Bağdâd ve Kûfe ve
Basra ve
Lahsa ve Acem ve Horâsân ve Îrân [u] Tûrân bunların zîr-i hükmünde idi. Y 34a …
Dâdâniyân'dandır. Cem‘ olunsa ekâsire derlerdi. Bağdâd ve Kûfe ve Basra ve Lahsa ve Acem ve Horâsân ve Îrân [u] Tûrân bunların zîr-i hükmünde idi. Y 34a Hattâ Hazret-i Resûl bunlarda Nûşirvân-ı Âdil zamânında vücûda gelüp du‘â etdi. Devletlerine Cingiziyân istîlâ edüp Gürcistân'da tavattun etdiler. Hâlâ Gürcistân'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y33b–Y34a ·
metinde göster ·
… rine ve Bağdâd'da âl-i Abbâsiyân'a ve Hind râyına ve Acem şâhı Şâh İsmâ‘îl'e ve
Basra ve
Lahsa ve Ummân hâkimlerine ve'l-hâsıl cümle milel divel sultânları ve kralların …
Bu mahalde donanma-yı hümâyûna haber gidüp yedi yüz pâre gemi ile anlar dahi İskenderiyye kal‘asına gelüp bî-pâk ü bî-pervâ yanaşup taşra er döküp feth etdikleri müjdesi Selîm Şâh'a gelüp Mısır fethiyçün ve Dimyât ve Reşîd ve İskenderiyye fethiyçün yedi gün Y 54a yedi gece azîm şâdumânîler olup henüz âl-i Osmân Mekke ve Medîne pâdişâhı olup Mekke şürefâlarına, Yemen tübba‘larına ve Habeş necâşîlerine ve Fûncistân kakanlarına ve For ve Donkalâ ve Afnu ve Bornu meliklerine ve Sûdân sultânlarına ve Fes ü Merânkeş pâdişâhlarına ve Mağrib-zemîn selâtînlerine ve Bağdâd'da âl-i Abbâsiyân'a ve Hind râyına ve Acem şâhı Şâh İsmâ‘îl'e ve Basra ve Lahsa ve Ummân hâkimlerine ve'l-hâsıl cümle milel divel sultânları ve krallarına;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b–Y54a ·
metinde göster ·
… şürefâ derler. Âl-i Osmân'dan sonra hutbede anların ismi yâd olur. Bağdâd'a ve
Basra ve
Lahsa ve Yemen'e varınca hükmü nâfizdir. Murâd edinse kırk elli bin hayyâl aske …
Ve dördüncü hilâfet eyâlet-i Mısır'da Mekke şerîfidir, sultân-ı şürefâ derler. Âl-i Osmân'dan sonra hutbede anların ismi yâd olur. Bağdâd'a ve Basra ve Lahsa ve Yemen'e varınca hükmü nâfizdir. Murâd edinse kırk elli bin hayyâl asker cem‘ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y59a ·
metinde göster ·
"Mısır dediğim, dünyâdır. Belki Mısır Ümmü Dünyâ'dır. Bağdâd ve
Basra ve
Lahsa ve Yemen ve Aden [ve] Sa‘îd ve İsvân ve Sûdân vilâyetleri Mısır'ın etrâfı …
"Mısır dediğim, dünyâdır. Belki Mısır Ümmü Dünyâ'dır. Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Yemen ve Aden [ve] Sa‘îd ve İsvân ve Sûdân vilâyetleri Mısır'ın etrâfında birer mahallesidir" demiş. Hakkâ ki herîf kelâmında dür dizmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y76a ·
metinde göster ·
… ve Kâbil ü Zâbilistân ve Sîstân ve Kirmân ve Fâris ve sevâhil-i Bahr-i Ummân ve
Basra ve
Lahsa ve Istahr ve şîrâz ve Nîşâbûr ve Gûr ve Ehvâz ve Irâk ve Bağdâd ve şâm ve …
İklîm-i sâlis tûlu iki bin tokuz yüz yigirmi beş fersahdır, arzı toksan fersahdır. Ve üç bin şehir, iki yüzü şehr-i azîmdir. İbtidâsı Çîn'in şimâlinden Mûgân ve Kandehâr ve Kâbil ü Zâbilistân ve Sîstân ve Kirmân ve Fâris ve sevâhil-i Bahr-i Ummân ve Basra ve Lahsa ve Istahr ve şîrâz ve Nîşâbûr ve Gûr ve Ehvâz ve Irâk ve Bağdâd ve şâm ve Ferahin ve İskenderiyye ve Merkân ve Efrensiyye ve Bekriyye'de âhir olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255b ·
metinde göster ·
… bu âsî çatal mataldır. Âdetullâh bunun üstüne böyle cârîdir kim eğer Bağdâd ve
Basra ve
Mekke ve Medîne ve Yemen ve Mısır Elvâhât'da hûrmâ serâmed ola, iki üç çatal ma …
Andan bu karyeyi güzer edüp cenûb tarafına Nîl kenârınca bir yalçın cebel-i âlîler dâmeninde ba‘zı âbâdân kurâlar içre ibtidâ âsî hûrmâyı iklîm-i Mısır'da bu belîdede gördük. şâm'ın râh-ı haccında Âsî Hûrmâ nâm menzilde gördük, ammâ bunların eflâke serçekmiş gûnâ-gûn eğri büğrü haşebeleri var. Gayrı hûrmâ bi-emrillâh bir nihâldir, ammâ bu âsî çatal mataldır. Âdetullâh bunun üstüne böyle cârîdir kim eğer Bağdâd ve Basra ve Mekke ve Medîne ve Yemen ve Mısır Elvâhât'da hûrmâ serâmed ola, iki üç çatal manzûrumuz olmamışdır. Ammâ bu âsî hûrmânın her çatalında birer ikişer kantâr hûrmâsı olur ve her dânesi kırkar ve ellişer dirhem gelir. Kırmızı kabuklu yumruk kadar eğri büğrü hûrmâdır. Ve çekirdeğinin içi boşdur, hokka edüp içine fülfül-i Hindî ve burun tütünü korlar, lezzeti hoş-hordur. Ammâ tabî‘ati mu‘tedil eder ve ekseriyyâ fellâhlar tenâvül ederler. Bu temâşâları ederek sekizinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y379a ·
metinde göster ·
Bu diyârda olan hûrmâ-yı rutab-ı cennî ne Lahsa'da ve
Basra ve
Bağdâd ve ne Tâ’if ü Hicâz'da olur, illâ Medîne-i münevverede çelebi hûrmâsı da …
Bu diyârda olan hûrmâ-yı rutab-ı cennî ne Lahsa'da ve Basra ve Bağdâd ve ne Tâ’if ü Hicâz'da olur, illâ Medîne-i münevverede çelebi hûrmâsı dahi latîfdir, ammâ az olur. Ammâ bu Elvâh'da bir seneden bir seneye beş kerre yüz bin deve yükü hûrmâ ekâlîm-i seb‘aya müstevlî olup beş kerre yüz bin deve yükü hûrmânın öşrü alındığı kerrâtile vâki‘ olmuşdur, tâ bu mertebe hadden bîrûn hûrmâsı olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·