… ler. Garîb u acîb menâkıbları vardır, ammâ biz ihtisâr etdik. Hikmet-i Hûdâ bir
batında bir
müddetde kırk nisâ vücûda gele ve cümlesi kırkar sene mu‘ammere olup bir ânda m …
Menâkıb-ı Kırk Nisâ: Bu kırk hatun tokuz ay on günde rahm-ı mâderden kırkı bir kerreden müştakk olup rûy-ı arza kadem basup kırkı dahi kırkar sene mu‘ammere olup her biri Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde merd kişi sözün ve nâ-merd yüzin görmeden kırkı dahi bikr-i nâ-şüküfte kırkar yaşında iken kırkı dahi bir ânda rûh teslim ederler. Garîb u acîb menâkıbları vardır, ammâ biz ihtisâr etdik. Hikmet-i Hûdâ bir batında bir müddetde kırk nisâ vücûda gele ve cümlesi kırkar sene mu‘ammere olup bir ânda merhûme olalar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 64b ·
metinde göster ·
… übhân dağı yaylasında "Moğol Sücâh nâm bir merdin hurmesi dokuz ay on günde bir
batından bir
sâ‘atde kırk dane evlâd vücûda gelüp yigirmisi kız ve yigirmisi oğlan müştakk o …
Derhâl Âdilcevâz kal‘ası hazînesinden Zâl Paşa sicillâtın çıkarup nazar edüp buldular kim ol asırda Sübhân dağı yaylasında "Moğol Sücâh nâm bir merdin hurmesi dokuz ay on günde bir batından bir sâ‘atde kırk dane evlâd vücûda gelüp yigirmisi kız ve yigirmisi oğlan müştakk olup Zâl Paşa Süleymân Hân'a böyle arz etdüği sene 940 târîhi" deyü sicilde mastûr olduğun hakîre gösterdiler. 243b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243a–243b ·
metinde göster ·
… e yüz bin hurde ecinne eşyâları bulunur. Âteşe bıraksan yanmaz ve suya bıraksan
batmaz bir
gûne ma‘âdîn-i ibret-temâşâ şeylerdir. İnşâallah mahalliyle ol Kamerü'l-Kum-ı R …
Hâlâ ol Kamerü'l-Kum'da hurde yaylar ve oklar ve ceviz kabuğu kadar sahanlar ve tancereler ve niçe yüz bin hurde ecinne eşyâları bulunur. Âteşe bıraksan yanmaz ve suya bıraksan batmaz bir gûne ma‘âdîn-i ibret-temâşâ şeylerdir. İnşâallah mahalliyle ol Kamerü'l-Kum-ı Rûm mahalliyle tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 320b ·
metinde göster ·
… münde ve Zirinoğlu hâkinde kal‘ası bir dağlık ve ormanlık içre cânib-i erba‘ası
bataklık bir
palankadır. Hemân derûn-ı kal‘ada olan küffâr bizi ubûr ederken görüp bî-kıyâs …
Bu dahi Süleymân Hânî'de sene 939 Muharrem'inde feth olup hâlâ Ungurus kralı hükmünde ve Zirinoğlu hâkinde kal‘ası bir dağlık ve ormanlık içre cânib-i erba‘ası bataklık bir palankadır. Hemân derûn-ı kal‘ada olan küffâr bizi ubûr ederken görüp bî-kıyâs şâhî toplar atup hayli şekâvet etdi, ammâ bu kal‘a bizim Kanije kal‘amıza bir merhale yerdir, ammâ kış günleri göller buz olunca bir konakda gider yolu vardır. Bu kal‘a-i Egirvar'ı dahi ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3a ·
metinde göster ·
… rgîr ve taşra varoşu metîn kal‘a-i palanka olup cânib-i erba‘ası sâfî sazlık ve
bataklık bir
kal‘a-i mu‘azzam, Sadrıa‘zam Yenikal‘a'yı döğerken Budin askeri bu kal‘ayı hâh …
Süleymân Hân asrında feth olmuşken hâlâ Nemse çâsârı hükmünde kralların hâssıdır. Kal‘ası bir mürtefi‘ yerde iç hisârı kârgîr ve taşra varoşu metîn kal‘a-i palanka olup cânib-i erba‘ası sâfî sazlık ve bataklık bir kal‘a-i mu‘azzam, Sadrıa‘zam Yenikal‘a'yı döğerken Budin askeri bu kal‘ayı hâh nâ-hâh alup mâl-ı ganâ’imin gâret edüp cemî‘i cebehâne ve top ve tüfenglerin Kanije'ye gönderüp bu kal‘ayı âteşe [urup] yere berâber olup ancak iç hisârı ve bir iki kârgîr kenîseleri kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 7a ·
metinde göster ·
… m bir hayli azîm asker ve cümle pür-silâh tüfeng-endâz âteşiz. Hamd-i Hudâ bize
batamayup bir
cânibe seg ber-sahrâ-yı Heyhât gitdiler.
Bir zamândan sonra duman müzmahil olup güneş kulle-i fel[ek]den baş gösterince anı gördük. İki bin kadar Kalmık Tatarı domuz topu olup bir yerde durup çakallar gibi uluşup gördüler kim bir hayli azîm asker ve cümle pür-silâh tüfeng-endâz âteşiz. Hamd-i Hudâ bize batamayup bir cânibe seg ber-sahrâ-yı Heyhât gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 200a ·
metinde göster ·