İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bat* ve

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
104
isabet
102 cümle/beyitte
38,5
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
34
farklı biçim
54 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10342,1
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası126,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 104

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bat* ve” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 37/5b2 3 ol anlar kim tandılar uḍtılar batılḳa ve anlar kim taptılar uḍtılar rastḳa iḍilerindin mundaġuḳ urur taŋrı boḍunḳa mesel …
EÇS I 11b–12a … anîd kıral-ı dâl oldu. Tâ beş bin yedi yüz elli seneye gelince niçe kayâsıra ve batâliseler ve niçe bıtrîk ve kıssîs ve efârîkaların tahtgâhı ve karârgâhları olup günden güne …
EÇS I 23a … maraz-ı felc ile derd-i belâ ve renc-i anâ çekerek kal‘a-i Kostantîne niçe gûne batâlise ve tekur ve papa ve ladikalar gelüp tâ hicretin sene 699 târîhinde evvelen Osmân l …
EÇS I 73b … 'e munsab olduğu mahalde Adahon boğazıyle Yeleşke boğazından içeri ol sazlığ ve bataklık ve hınzîr bataklığı içre girüp pinhân oldular.
EÇS I 141a–141b … mürûrunda tekrâr İslâmbol'u muhâsara edüp üç gün üç gece ceng-i azîm edüp Seydî Battâl ve gayrı guzât on sekiz bin küffârı şemşîr-i âteş-tâbdan geçirüp yigirmi bin esîr …
EÇS I 203a … Bunlar kamışdan battâl düheng ve nây ve girift ve mansûrşâh ve bolâheng ve dahi battâl ve Dâvûd ve serheng ve süpürge, hâsıl-ı kelâm on iki gûne ney vardır.
EÇS I 203a … si Mûsâ mûsikâr ya‘nî miskâli te’lîf edüp sâz-ı kadîmdir. Bunun dahi envâ‘ından battâl ve girift miskâller olur.
EÇS II 218b 35. Vilâyet-i Mikrilistân ve sancağ-ı Batum ve kal‘a-i (---).
EÇS II 234a … ne 761 ve feth-i kal‘a-i Siroz sene 786 ve ceng-i azîm-i Varna sene 846, feth-i Batnos ve feth-i Misis ve feth-i Burgos ve feth-i Dimetoka ve feth-i Keşân-ili ve feth-i …
EÇS II 254a … ur. Ve altı rüzgârdan emîn a‘lâ demir dutar yataklı liman-ı azîmi vardır. Lâkin batı ve yıldız rüzgârından emîn değildir. Üç dörd demir bırakmağa muhtâcdır.
EÇS II 256a–256b … nâmında bir Arab meliki var idi. Ve hâkim-i kavî iktidâr idi. Irak ve Yesrib ve Bathâ ve Yemen ve Aden ve melik-i Seba‘ memleketlerine mutasarrıf idi. Bu mezkûr Beşe me …
EÇS II 286a … ının kayası dibinden çıkup cânib-i garba cereyân ederek Erzurûm sahrâsında niçe batak ve halîc ve buhayre ve tar‘alar olup niçe kerre yüz bin Bağdâdî turnalara kân-ı me …
EÇS II 290b … lçak sulu zemîn olmağıla düşman meterise giremez. Bir zirâ‘ kazılsa suyı çıkar, batak ve çatak yerdir. Ve cümle (---) kapusu var, cânib-i garba Erzurûm kapusu, demir ka …
EÇS II 296a … dvar ve Şiçevar ve Devevar ve Şalumkuvar ve Şebeşuyvar ve Kuyvar ve Labuşvar ve Batlanvar ve Fuğraşvar ve Sibinvar ve Erdel diyârının bu gûne kal‘a esmâları vardır.
EÇS II 326a … rından gelüp bu fezâlardan ubûr edüp nehr-i Araz'a rîzân olurlar. Ba‘zı yolları bataklı ve çemenzâr ve lâle‘ızâr yollardır, anları ubûr edüp,
EÇS III 1b 4. Sitâyiş-i âsitâne-i Seyyid Battâl ve Husrev Paşa hânı ve kasaba-i Bayad ve kasaba-i azîm Belvadin imâretleri.
EÇS III 7b Ba‘dehû şebhûncu küffârlar Seyyid Battâl'ı ve duhter-i kattâli merhûm ve merhûme görünce "İkisini dahi âteşe yakalım" derler. …
EÇS III 116b … mle Erdel yaylalarından gelüp Eflâk hudûdunda Tuna'ya mahlût olur. Geçit vermez bataklı ve çataklı sulardır.
EÇS III 139a … ylinde bir düz fezâda vâki‘ olmuş bender şehr-i levender-i belde-i mu‘azzamdır. Batı ve şimâl tarafı bir sahrâ-yı hâsılistân gül-i gülistân, ma‘mûr [u] âbâdân fezâ-yı …
EÇS IV 231b … z. Hemân ol sarây meydânına monlânın sidiği istîlâ edince nehr-i Darb ve nehr-i Batmân ve nehr-i Çerka ve Dicle gibi akup bu anda sarây meydânı bir buhayre olmağa başlay …
EÇS IV 252a–252b … âsi‘ sahrâda İçkal‘adan gayrı havâlesi yok şekl-i müselles bir kal‘a-i kavîdir. Batı ve şimâl cânibi mezkûr Kızıl Arslan nâm kal‘a ile şekl-i murabba‘ olmuş olur, ammâ …
EÇS IV 282b … tarafa yüz bin renc [ü] anâ çekerek at bürâderiyle çıkar. Ammâ bi-emri Hudâ bir bataklı ve çataklı kenâra çıkar, kendi yorgun ve atı durgun. Atdan inüp kâh atı kaldırır k …
EÇS IV 282b … klı kenâra çıkar, kendi yorgun ve atı durgun. Atdan inüp kâh atı kaldırır kendi batar ve kendi çıkar atı batar. Âhir çizmesi ve çakşırı bırağup pâbürehne atıyla bir sâ‘ …
EÇS IV 358b Menzil-i Havur: Bir bataklı ve sazlı menzildir. Andan geçüp nehr-i (---) ubûr edüp nehr-i (---) münşa‘ib olup …
EÇS V 38a … i gibi nâzırdır ve bu kal‘anın şark tarafında aslâ ve kat‘a varoşu yokdur, ammâ batı ve kıble tarafında varoş-ı azîmi var kim cümle etrâfı kesme handakdır. Ve her tara …
EÇS V 38a … üp ceng edüp harâb eder. Anıniçün bâğ u bâğçeleri azdır, ammâ bu varoşdan taşra batı ve kıble tarafı gâyet mahsûllü nebâtât ve giyâhâtlı sahrâlardır kim kurâlarında ba …
EÇS V 49a … oğu (---) suyu kenârında tahtalı su kapularıdır ve yıldız tarafı sâfî sazlık ve bataklıkdır ve (---) cânibi ovalardır kim ma‘mûr kurâlarla müzeyyendir. Hâlâ Leh kralı hâkinde …
EÇS V 66a–66b Gâyet bataklı ve çataklı handak san‘atlarıdır kim her köşe başında olan evlerin ve gayrı evlerin …
EÇS V 67b … Sultân Bâyezîd-i Velî feth edüp eyle virân kalmışdır. Nehr-i Tuna'dan azmış bir bataklı ve sazlı ve göllü bir mahalde bir sivri yalçın kaya üzre şekl-i muhammes bir şedda …
EÇS V 102a–102b … beyâz çakıl taşı gibi yatırdı ve beş binden ziyâde küffârı dahi ecel buz altına batırdı ve on bin aded küffâr dest-i İslâma esîr-i pâ-beste ve dil-haste 102b yatırdı.
EÇS V 183a … nî ve fevkânî evlerdir, ammâ kârgîri azdır, zîrâ zemîni Tuna kenârında olmağile batakdır ve cümle sokakları serâpâ ağaç direk döşelidir.
EÇS V 184a … i İslâm ile girmek fermân olunup, anda dahi "Budin'den ma‘zûlüm" deyü niçe gûne batıyyü'l-harekelikler ve niçe elvân mevâni‘âtlar gösterüp Erdel'e girmemek sadedinde iken Köpürlü tarafı …
EÇS VI 5a … hayli analar ağlayup ceng-i azîmler olurdu, zîrâ bu kal‘anın kıble tarafı sâfî batak ve çatakdır. El-İyâzu billâh fîl-i Mengerusî girse rehâ bulmayup gark olur, ammâ b …
EÇS VI 10a–10b … z deryâ-misâl olur, ammâ bu sene kenârında konduğumuz mahalde nehr-i Tise gâyet bataklı ve çataklı yerlerdir kim fil-i Mengerusî geçemez. Benî Âdeme hod evlâ bi't-tarîk a …
EÇS VI 29a … de handakı yokdur. Cânib-i şarkîsi ve kıblesi ve şimâlîsi tarafları cümle amelî bataklıkdır ve çukur çukur ve havur havur cunbul batakları çokdur. Ammâ vâsi‘ ve arîz batak de …
EÇS VI 30b Kal‘ası bir sahrâda bir cânibi batak ve çatak ve şatakda şekl-i murabba‘ yalın kat alçak dîvârlı bir kal‘a-i azîmdir. B …
EÇS VI 30b–31a Ve handakı alçak ve içinde sazlık ve kamışlık bitmiş bataklıkdır. Ve şehir içinde henüz dükkânları ve hânelerin amâr etmeğe çalışırlardı, zîrâ sekiz …
EÇS VI 59a … kadar olmuş olur. Ve bu cisre muttasıl nehr-i Sava'dan çamurlu azmağ u batağ u batak ve çatak üzre Zemon kal‘ası sahrâsı içre niçe kerre yüz bin aded vordinar meşe kaz …
EÇS VI 64a–64b Bu kantara-i tavîl nehr-i Dırava'dan azmak ve batak ve çatak ve şatak sazlı ve çamurlu cumbul ve oynak sulu yerlerde hadd ü hasrın Cen …
EÇS VI 64b–65a … kkânı var. Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘ası Peçoy sahrâsından gelme nehr-i (---) batağıdır. 65a Ve bu azmak su üzre bir haşeb cisr-i metîni var, anı cümle asâkir-i İslâm ubûr edü …
EÇS VI 65b … mürd olup kellesi gelmiş idi, cân ber-cehennem gitdi ve bu batakda niçe küffâr batdı ve cân-ı habîslerin cehennem zebânîlerine ısmarladı, ammâ Süleymân Hân mürd olan L …
EÇS VI 105a … m olan küffârı dinç atlı olan gâzîlerimiz kova kıra Uyvar'a karîb tâ Patka gölü batağı ve hanâzîr ve Mujik yatağı nâm mahalle dek yüz dutup firâr etdiler.
EÇS VI 124b … tdikde bu kemter sol cânibde nehr-i Vak'dan azmış bir azmak ve bir sazlıklı bir batak ve çatak içine bir kerre at bırakdım ve bir kerre atımla ol bataka daldım.
EÇS VI 128b … -i şitâ üzredir ve bârân-ı rahmetden altı ay kâmil göz açılmaz ve yerleri cümle batak ve çatakdır.
EÇS VI 133b Ve bu iç kal‘anın handakı bataklıkdır ve leb-ber-leb Gara suyudur, ammâ taşra varoşu iç kal‘anın kıblesin ihâta etmiş Ga …
EÇS VI 160a … lâ ma‘mûr olup bu deyrde Eflâtûn ve Bokrât u Sokrât ve Câlinûs ve Ristetâlîs ve Batlîmûs ve Feylesof u Feylekos nâm hukemâlar bu deyrde sâkin olup bu kûh-ı bâlâda hâsıl ol …
EÇS VI 170b … e gitmeği re’y-i ahsen görüp derhâl cânib-i garba dağlar ve ormanlar ve çamurlu batak ve çatak yerleri ve mahûf u muhâtara belleri ubûr edüp 11 sâ‘atde derd-i mihen çek …
EÇS VI 172b–173a … hisârdan cenge âhenge başladılar. Ammâ bu kal‘a-i sedd-i İskender nehr-i Reyke bataklığı ve berkeliği içinde cezîre gibi kalmış bir sedd-i Kahkahâ'dır. Hemân cümle guzât f …
EÇS VI 172b–173a … bu orta kal‘a bir sahrâ-yı azîmin ortasında ve bir deryâ-misâl bir fecc-i amîk batak ve çatak içinde cezîre-misâl bir refî‘u'l-bünyân ve bir hısn-ı hasîn ve sedd-i met …
EÇS VI 174a … -ı Muhammedî olup sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup yürüyüş ederek iç kal‘aya batak ve çatak çitleri ve lensa astarları üzre cümle guzât birbirlerinin akîblerince ard …