İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

batak

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
56
isabet
53 cümle/beyitte
20,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5622,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 56

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“batak” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 154a Bu salahor esnâfı sefer yollarında çengelistân [u] ormanistânı kırup batak yerlere doldurup asker-i İslâma ve balyemez toplar ubûr etmeğe yolları tathîr e …
EÇS II 263a … ile yeldirüp kenarı bir çemenzâr yer olmağıla anda meks olundu. Lâkin çatak ve batak u sazlı yatak yer olmağıla yüz mikdârı at ve elli esîr gark-ı âb oldu. Bu ehr-i …
EÇS II 277b … e yeniçeri serdârı ve kethüdâyiri ve subaşısı vardır. Ve bu mahalde bir çamurlu batak orman içre bir haşeb cisr-i tavîli vardır kim Arab u Acemde meşhûr batak-ı azîm …
EÇS II 286a … ının kayası dibinden çıkup cânib-i garba cereyân ederek Erzurûm sahrâsında niçe batak ve halîc ve buhayre ve tar‘alar olup niçe kerre yüz bin Bağdâdî turnalara kân-ı …
EÇS II 290b … lçak sulu zemîn olmağıla düşman meterise giremez. Bir zirâ‘ kazılsa suyı çıkar, batak ve çatak yerdir. Ve cümle (---) kapusu var, cânib-i garba Erzurûm kapusu, demir …
EÇS V 40b … mükerrerdir kim cebehânesi ve şâhî darbzen topları var. Taşra varoşu bir sâ‘at batak kenârında etrâf [u] eknâfı ormanlı bir varoş-ı azîmdir ve bir tarafı bataklık k …
EÇS V 118a Ve cânib-i erba‘ası fecc-i amîk batak handakdır ve handaka nâzır üç yüz yerde dîdebân hücreleri var kim dokuz kat meh …
EÇS VI 5a … hayli analar ağlayup ceng-i azîmler olurdu, zîrâ bu kal‘anın kıble tarafı sâfî batak ve çatakdır. El-İyâzu billâh fîl-i Mengerusî girse rehâ bulmayup gark olur, amm …
EÇS VI 17a … al‘asından hayli büyükdür. On bir tabyası ve beş kapusu ve handakı yokdur, zîrâ batak içindedir. Ve gûnâ-gûn sırçalı kiremitler ile mestûr sarâyları ve binâ-yı âlî k …
EÇS VI 17a … i ve âlî çanlık kulleleri var ve havâlesi olan bayırlar serâpâ bâğdır. Ve aşağı batak cânibi sâfî sadranc nakşı müşebbek mahsûllü bostânlardır.
EÇS VI 23a Ve cânib-i garbîsinde bir batak cunbul kenârında bir varoş-ı ma‘mûresinde gûnâ-gûn musanna‘ kenîse ve hân ve çâ …
EÇS VI 29a … ıkdır ve çukur çukur ve havur havur cunbul batakları çokdur. Ammâ vâsi‘ ve arîz batak değildir, bir cânibinden bir cânibine kurşum yetişir. Hattâ bir bataklığın aras …
EÇS VI 29a … se bir günde bu bataklığı şâhrâh etmek emr-i seheldir, lâkin bu hâl ile hâlâ bu batak tarafından bir vech ile meterise girilmek muhâl ve mümkün değildir.
EÇS VI 30b Kal‘ası bir sahrâda bir cânibi batak ve çatak ve şatakda şekl-i murabba‘ yalın kat alçak dîvârlı bir kal‘a-i azîmdir …
EÇS VI 59a … kadar olmuş olur. Ve bu cisre muttasıl nehr-i Sava'dan çamurlu azmağ u batağ u batak ve çatak üzre Zemon kal‘ası sahrâsı içre niçe kerre yüz bin aded vordinar meşe …
EÇS VI 59a … ş dörd bin adım haşeb cisr-i tavîli cümle asâkir-i İslâm ile ubûr edüp hemân ol batak suyu kenârında hayme vü hargâh ve bâr [u] büngâh ile ol sahrâ-yı çemenzârda mek …
EÇS VI 64a–64b Bu kantara-i tavîl nehr-i Dırava'dan azmak ve batak ve çatak ve şatak sazlı ve çamurlu cumbul ve oynak sulu yerlerde hadd ü hasrın …
EÇS VI 124b … tdikde bu kemter sol cânibde nehr-i Vak'dan azmış bir azmak ve bir sazlıklı bir batak ve çatak içine bir kerre at bırakdım ve bir kerre atımla ol bataka daldım.
EÇS VI 128b … -i şitâ üzredir ve bârân-ı rahmetden altı ay kâmil göz açılmaz ve yerleri cümle batak ve çatakdır.
EÇS VI 170b … e gitmeği re’y-i ahsen görüp derhâl cânib-i garba dağlar ve ormanlar ve çamurlu batak ve çatak yerleri ve mahûf u muhâtara belleri ubûr edüp 11 sâ‘atde derd-i mihen …
EÇS VI 172b–173a … bu orta kal‘a bir sahrâ-yı azîmin ortasında ve bir deryâ-misâl bir fecc-i amîk batak ve çatak içinde cezîre-misâl bir refî‘u'l-bünyân ve bir hısn-ı hasîn ve sedd-i …
EÇS VI 173b Ammâ iç kal‘asına cemî‘i küffâr dolup cümlesi cân bâzârına düşüp eyle bir batak deryâsı içre cezîre-misâl bir kal‘a-i dâr-ı dâl ellerine girüp cân havliyle şeb …
EÇS VI 174a … -ı Muhammedî olup sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup yürüyüş ederek iç kal‘aya batak ve çatak çitleri ve lensa astarları üzre cümle guzât birbirlerinin akîblerince …
EÇS VI 176a … olup cânib-i kıbleye iki sıra tûlânîce vâkı‘ olmuşdur, zîrâ iki yanları mezkûr batak ve çatak bereklikdir kim tûlânîsi beş yüz adım dîvârdır. Ve Peçoy kapusu dîvârı …
EÇS VI 176a Ammâ bu iç hisâr orta kal‘anın cânib-i garbîsinde bir batak deryâsı içre bir kal‘aya ve bir binâya ittisâli yok başka bir kal‘a-i sedd-i Ye …
EÇS VI 176a–176b … ın bu kal‘ada kırk bin yiğidi şehîd olmuşdur, zîrâ bir sahrâda ve havâlesiz bir batak deryâsı içre vâkı‘ olmuş bir kal‘a-i dâr-ı amândır, lâkin şekl-i murabba‘ vâkı‘ …
EÇS VI 180b … m muhâsara çekmişdir. Ve yine cümle küffâr münhezim olup gitmişlerdir, zîrâ bir batak deryâsı ve bir fecc-i amîk buheyresi içinde bu kal‘a gûyâ [ba]şsız dörd ayaklar …
EÇS VI 181a … ‘e muttasıl Sührâb Mehemmed Paşa'nın bir latîf hammâmı var, ammâ küçükdür, zîrâ batak yerde olmağile büyük hammâm inşâ olunsa temel dutmaz.
EÇS VI 181b Ve cümle tarîk-i âmları tahta döşelidir, zîrâ bu şehrin altı batak cunbuldur. Ve cemî‘i top gülleleri ve cemî‘i artık kalan topları sokaklarda tah …
EÇS VI 181b … bu kapudan cânib-i garba yine buheyre gölü üzre üç cisr-i azîm ile beş yüz adım batak ve çataklı yerleri geçüp ba‘dehu çayırlı ve çemenzârlı ve orman korulu karaya ç …
EÇS VII 3b … üleymân [Hân] dahi bunda gelüp bir âlî toprakdan hunka depe yığmış, kal‘ası bir batak kenârında bir alçak yerde sa‘b bir hisâr-ı üstüvârı var, yanına varmak muhâl, z …
EÇS VII 6b … ergüzeşt [ü] serencâmımız bir bir nakl etdiğimde vâfir hazz etdi, ammâ yolların batak ve çataklarının ve çengelistân-ı bî-amân olduğun nakl etdiğimde hazz etmeyüp "H …
EÇS VII 9b–10a … gâzîleri vardır, ammâ taşra varoşu sa‘b olup handakı dâ’iren-mâdâr leb-ber-leb batak su olduğundan 10a gâzîleri küffârdan aslâ havf u haşyet çekmezler, ammâ bu va …
EÇS VII 12a … n ubûr edüp hemân ol mahalde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Anıniçün Şemetorna bir batak içinde cümle (---) mahalle ve cümle (---) aded şindire tahta örtülü varoşdur, a …
EÇS VII 12a … nümâyân bir küçük palankacıkdır kim geçit başında şekl-i murabba‘ bir kapulu ve batak içinde metîn kal‘acıkdır. İçinde yüz aded tahta örtülü hâneleri ve bir câmi‘i v …
EÇS VII 13b–14a … vasatında bir mahsûldâr fezâda nehr-i Şarviz kenârında bir sazlı ve kamışlı ve batak ve çatak içinde kıbleden cânib-i garba tûlânî vâki‘ olup gûyâ surâhî su kabağı …
EÇS VII 14a … ri var ve cânib-i erba‘asından lağım ve meteris aslâ mümkin değildir, zîrâ sâfî batak içindedir. Bir tarafında handakları yokdur. Buhayresinin cirmi bir günde gücile …
EÇS VII 15b … afında Began kal‘asına gidecek cisr üzre bir varoş-ı azîmdir kim bu dahi cumbul batak fecc-i amîk içinde ma‘mûr u âbâdân bir müzeyyen varoşdur, ammâ yalın kat şaramp …
EÇS VII 17b … aç yerde cüsûrlar inşâ edüp yollarda balkan ve ormanları kırup çukur yerleri ve batak ve çatak yolları hâr-ı hâşâk ile doldurup yollar tathîr olduğundan asâkir-i İsl …
EÇS VII 17b … konakların âteşleri konduğumuz menâzillerden görünürdü. Tâ şu mertebe çamur ve batak ta‘abından bir sâ‘at yeri beş sâ‘atde gücile ubûr edüp menzile gelirdik.
EÇS VII 23b Bu menzilde hakîr yolların izdihâmından ve batak ve çatak ve top-keşân Çıtak derdinden Tatar ordusuna varamayup sipâh ordusunda …
EÇS VII 24b … kızılğa altunu gâzîlere bezl edüp hâh nâ-hâh ibrâm-ı mâlâ-yutâk ile mezkûr topu batak içinden çıkarup karşu tarafa geçirüp bu nehr üzre fi'l-hâl yedi yerde dıraht-ı …
EÇS VII 34b … ammâ üçü kârgîr tula binâ Sedd-i İskender-misâl tabya-i azîmlerdir kim her biri batak içinde kaplıbağa gibi yatır ebrâc-ı azîmlerdir. Ve cümle bu sekiz tabyalar üzre …
EÇS VII 78b–79a … râpâ cümle tarîk-i âmları tahta döşelidir, zîrâ zemîni yağmurdan 79a oynak ve batak ve çatak olur.
EÇS VII 79b … nâ olunmuşdur. Ve bu kal‘anın altı serâpâ boş kemer kemer binâ olunmuşdur, zîrâ batak yerdedir.
EÇS VII 82a … Çanad sancağı hükmünde voyvadalıkdır. Kal‘ası nehr-i Moriş'den azmak olmuş bir batak ve çatak göl kenârında şekl-i murabba‘ bir küçük palankadır kim cirmi ancak bin …
EÇS VII 83a–83b … dirirler. Ammâ bu iç kal‘anın ve taşra üç kat kal‘anın handakları yokdur. Cümle batak içindedir. 83b Ancak taşra büyük varoşunun garb tarafındaki orta kapusunda se …
EÇS VII 83b … îsi ve kıblesinde Yanova kal‘ası tarafı sâfî sazlı ve kamışlı ve cumbul berekli batak ve çatak göldür kim aslâ bir top-ı dırâz ermez buhayre-i azîmdir. Ve bu ikinci …
EÇS VII 88a … allakast" deyüp der-i dîvârların göğe atup cümle âsâr-ı binâları ol fecc-i amîk batak içine düşüp kal‘a bir günde harâb u yebâb olıcak hemân ol ân içinde on iki bin …
EÇS VII 88b Ya‘nî tâ bu mertebe sa‘b u metîn deryâ gibi batak içinde bir kal‘a-i üstüvâr idi. Ve sehel bahâne ile dest-i Âl-i Osmân'a girmek …