İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

batak ve

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
24
isabet
24 cümle/beyitte
8,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
817 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi249,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–24 / 24

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“batak ve” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 286a … ının kayası dibinden çıkup cânib-i garba cereyân ederek Erzurûm sahrâsında niçe batak ve halîc ve buhayre ve tar‘alar olup niçe kerre yüz bin Bağdâdî turnalara kân-ı me …
EÇS II 290b … lçak sulu zemîn olmağıla düşman meterise giremez. Bir zirâ‘ kazılsa suyı çıkar, batak ve çatak yerdir. Ve cümle (---) kapusu var, cânib-i garba Erzurûm kapusu, demir ka …
EÇS VI 5a … hayli analar ağlayup ceng-i azîmler olurdu, zîrâ bu kal‘anın kıble tarafı sâfî batak ve çatakdır. El-İyâzu billâh fîl-i Mengerusî girse rehâ bulmayup gark olur, ammâ b …
EÇS VI 30b Kal‘ası bir sahrâda bir cânibi batak ve çatak ve şatakda şekl-i murabba‘ yalın kat alçak dîvârlı bir kal‘a-i azîmdir. B …
EÇS VI 59a … kadar olmuş olur. Ve bu cisre muttasıl nehr-i Sava'dan çamurlu azmağ u batağ u batak ve çatak üzre Zemon kal‘ası sahrâsı içre niçe kerre yüz bin aded vordinar meşe kaz …
EÇS VI 64a–64b Bu kantara-i tavîl nehr-i Dırava'dan azmak ve batak ve çatak ve şatak sazlı ve çamurlu cumbul ve oynak sulu yerlerde hadd ü hasrın Cen …
EÇS VI 124b … tdikde bu kemter sol cânibde nehr-i Vak'dan azmış bir azmak ve bir sazlıklı bir batak ve çatak içine bir kerre at bırakdım ve bir kerre atımla ol bataka daldım.
EÇS VI 128b … -i şitâ üzredir ve bârân-ı rahmetden altı ay kâmil göz açılmaz ve yerleri cümle batak ve çatakdır.
EÇS VI 170b … e gitmeği re’y-i ahsen görüp derhâl cânib-i garba dağlar ve ormanlar ve çamurlu batak ve çatak yerleri ve mahûf u muhâtara belleri ubûr edüp 11 sâ‘atde derd-i mihen çek …
EÇS VI 172b–173a … bu orta kal‘a bir sahrâ-yı azîmin ortasında ve bir deryâ-misâl bir fecc-i amîk batak ve çatak içinde cezîre-misâl bir refî‘u'l-bünyân ve bir hısn-ı hasîn ve sedd-i met …
EÇS VI 174a … -ı Muhammedî olup sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup yürüyüş ederek iç kal‘aya batak ve çatak çitleri ve lensa astarları üzre cümle guzât birbirlerinin akîblerince ard …
EÇS VI 176a … olup cânib-i kıbleye iki sıra tûlânîce vâkı‘ olmuşdur, zîrâ iki yanları mezkûr batak ve çatak bereklikdir kim tûlânîsi beş yüz adım dîvârdır. Ve Peçoy kapusu dîvârı ve …
EÇS VI 181b … bu kapudan cânib-i garba yine buheyre gölü üzre üç cisr-i azîm ile beş yüz adım batak ve çataklı yerleri geçüp ba‘dehu çayırlı ve çemenzârlı ve orman korulu karaya çıka …
EÇS VII 6b … ergüzeşt [ü] serencâmımız bir bir nakl etdiğimde vâfir hazz etdi, ammâ yolların batak ve çataklarının ve çengelistân-ı bî-amân olduğun nakl etdiğimde hazz etmeyüp "Hele …
EÇS VII 13b–14a … vasatında bir mahsûldâr fezâda nehr-i Şarviz kenârında bir sazlı ve kamışlı ve batak ve çatak içinde kıbleden cânib-i garba tûlânî vâki‘ olup gûyâ surâhî su kabağı şek …
EÇS VII 17b … aç yerde cüsûrlar inşâ edüp yollarda balkan ve ormanları kırup çukur yerleri ve batak ve çatak yolları hâr-ı hâşâk ile doldurup yollar tathîr olduğundan asâkir-i İslâm …
EÇS VII 23b Bu menzilde hakîr yolların izdihâmından ve batak ve çatak ve top-keşân Çıtak derdinden Tatar ordusuna varamayup sipâh ordusunda vel …
EÇS VII 78b–79a … râpâ cümle tarîk-i âmları tahta döşelidir, zîrâ zemîni yağmurdan 79a oynak ve batak ve çatak olur.
EÇS VII 82a … Çanad sancağı hükmünde voyvadalıkdır. Kal‘ası nehr-i Moriş'den azmak olmuş bir batak ve çatak göl kenârında şekl-i murabba‘ bir küçük palankadır kim cirmi ancak bin ad …
EÇS VII 83b … îsi ve kıblesinde Yanova kal‘ası tarafı sâfî sazlı ve kamışlı ve cumbul berekli batak ve çatak göldür kim aslâ bir top-ı dırâz ermez buhayre-i azîmdir. Ve bu ikinci kat …
EÇS VII 99a–99b … binde Nigebolı karşusunda bu kal‘ayı yapmağa mübâşeret eder. Ammâ gâyetü'l-gâye batak ve çataklı yer olmak ile cümle re‘âyâ vü berâyâlardan ve cemî‘i asâkirlerden niçe …
EÇS VIII 189b … îr görmedim. Gerçi derin göl değildi ammâ hem şiddet-i şitâ ve dipi ve boran ve batak ve çataklı göl idi. Bundan bî-tâb u bî-mecâl çıkup yine cânib-i kıbleye 6 sâ‘at gi …
EÇS IX Y130a Niçe bin kerâmâtı zâhir u bâhir olmuşdur. Cümleden biri tekyesi önü gâyet batak ve çamurlu yer imiş. Bir niçe fukarâları,
EÇS IX Y262a Ba‘dehu paşa dahi mehterhânesin çalarak gerüde düşeni kaldırarak batak ve çatakı yararak mâh-ı Zilka‘de'nin dördüncü günü,