… et-i Hudâ tâk-i kisrâdan nişân verir bir binâ-yı âlîdir kim gûyâ Mısır'da Tahir
Baybars
Câmi‘idir. Bir minâreli ve harem-i zîbâlı Kâşî çîn ile ârâste ve evce ser çekmi …
Andan şâh-ı İrân-zemîn Câmi‘-i cihân Şâh Emîn: Azamet-i Hudâ tâk-i kisrâdan nişân verir bir binâ-yı âlîdir kim gûyâ Mısır'da Tahir Baybars Câmi‘idir. Bir minâreli ve harem-i zîbâlı Kâşî çîn ile ârâste ve evce ser çekmiş kıbâblar ile pîrâste ve cümle der-i dîvârları beyâz ve musaykal ve mücellâ Hıtayî kâğız-misâldir. Beyz-âsâ câmi‘-i zîbâdır kim içinden incinenlerin çıkacağı gelmez ammâ Şi‘îlerin gireceği gelmez. Zîrâ mihrâbı önünde bir hıyâbân-ı İremi var kim felekde mislin Melek Ahmed Paşa görmemişdir. Gûnâ-gûn şükûfesinin râyihâ-i tayyibesi cemâ‘atin dimâğın mu‘attar 299a eder. Ve tuyûr-ı hoş-elhânların esvât hazînleri mahzûn cemâ‘ati handân eder. Diyâr-ı Acem'de bu imâretin nâmına Heşt-behişt derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 298b–299a ·
metinde göster ·
cisri vardır. Andan yine cânib-i garba (---) sâ‘at gidüp
Menzil-i karye-i cisr-i Fir‘avn: Bukâ‘ sahrâsında yüz elli evli kurâdır. Câmi‘ ve hammâmı var. Re‘âyâsı Arab ve Dürüzîlerdir. Bukâ‘ subaşısı hükmünde ze‘âmetdir. Zîrâ Bukâ‘ Kerk sancağı hudûdudur. Nehr-i Tennûr üzre üç gözlü Zâhir Baybars cisri vardır. Andan yine cânib-i garba (---) sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 37b ·
metinde göster ·
halîfe iken "Nitekim Akka kal‘ası dest-i küffârdadır, yine Kuds'e istîlâları mu …
Ba‘dehû Selâhaddîn {merhûm oldukdan sonra} Tâhir Baybars halîfe iken "Nitekim Akka kal‘ası dest-i küffârdadır, yine Kuds'e istîlâları mukarrerdir" deyü yer götürmez asker-i deryâ-misâl ile berren ve yedi yüz pâre gemiyle bahren Akka kal‘asın Tâhir Baybars muhâsara edüp kâmil yedi sene zîr-i kal‘ada bâğ dikdiler. Evlâd [u] ensâb sâhibi oldular. Ammâ yine kal‘anın fethi mümkin olmadı. Zîrâ bu Akka kal‘ası gibi ol asrda böyle bir kal‘a-i Kahkahâ yok idi. Âhır bir gice Hazret-i Melikü't-Tâhir rü’yâsında görür kim bu gazâda Haleb şehrindeki Şeyh Âbidîn Efendi olmayınca bu kal‘a feth olmaz derler. Hemân Tâhir Baybars, Haleb'e bir muhabbetnâme ile âdem ılgarup üç günde Haleb'e varup mektûb-ı muhabbet-uslûbu şeyhe tapşırınca şeyh me’âl-i kelâm-ı anlayup "el-Emru emrüküm!" deyüp na‘leynin üzre âbdest alırken hemân şeyhin bir gözü şehîd olur. "Sübhânallah der. Var âdem elhamdü lillah. İşte bu ân kal‘a feth olur" deyü sağ ayağından na‘leynin çıkarup gazab ile hevâya atup "Var Melik Tâhir'e bizden selâm eyle. Gazâları kutlu olsun, deyü haber eyle. İşte ol gazâda âlem-i bâtında cenk ederken bir gözceğimiz şehîd oldu" deyü merdüm-i dîdesin bir hokkaya koyup mezkûr kâsıd ile çeşm-i şerîfin kal‘a-i Akka altında Tâhir Baybars'a gönderüp kâsıd üç günde Akka kal‘asına geldikde görse kim kal‘a zîr u zeber olup yerde yitüp cümle guzât-ı müslimîn kal‘aya dâhil olup ibâdetgâh-ı müslimîn olmuş. Kâsıd Melik Tâhir'e gelüp şeyhin selâmıyla çeşm-i şerîfin 41a verüp cümle guzât-ı muvahhidîn âlem-i hayretde kalır. Meğer mezkûr Şeyh Âbidîn hazretleri "Nola da‘vete icâbet gazâda bulunalım" deyüp âbdest alırken gözü şehîd oldukda ayağından na‘linin hevâya endaht etdükde Akka'yı muhâsara eden fetâ-yı müslimîn azharun mine'ş-şems görürler kim bir na‘lîn ber-hevâ tayrân ederek gelüp sîne-i pür-kîne sûra bir kerre niçe darb ederse bi-emrillah taşra handak kenarında olan kal‘a dîvârına bir zelzele-i azîm isâbet edüp cümle burc [u] bârûları ka‘r-ı zemîne geçüp cümle esâsları hevâya nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 40b–41a ·
metinde göster ·
… er-i deryâ-misâl ile berren ve yedi yüz pâre gemiyle bahren Akka kal‘asın Tâhir
Baybars
muhâsara edüp kâmil yedi sene zîr-i kal‘ada bâğ dikdiler. Evlâd [u] ensâb sâhib …
Ba‘dehû Selâhaddîn {merhûm oldukdan sonra} Tâhir Baybars halîfe iken "Nitekim Akka kal‘ası dest-i küffârdadır, yine Kuds'e istîlâları mukarrerdir" deyü yer götürmez asker-i deryâ-misâl ile berren ve yedi yüz pâre gemiyle bahren Akka kal‘asın Tâhir Baybars muhâsara edüp kâmil yedi sene zîr-i kal‘ada bâğ dikdiler. Evlâd [u] ensâb sâhibi oldular. Ammâ yine kal‘anın fethi mümkin olmadı. Zîrâ bu Akka kal‘ası gibi ol asrda böyle bir kal‘a-i Kahkahâ yok idi. Âhır bir gice Hazret-i Melikü't-Tâhir rü’yâsında görür kim bu gazâda Haleb şehrindeki Şeyh Âbidîn Efendi olmayınca bu kal‘a feth olmaz derler. Hemân Tâhir Baybars, Haleb'e bir muhabbetnâme ile âdem ılgarup üç günde Haleb'e varup mektûb-ı muhabbet-uslûbu şeyhe tapşırınca şeyh me’âl-i kelâm-ı anlayup "el-Emru emrüküm!" deyüp na‘leynin üzre âbdest alırken hemân şeyhin bir gözü şehîd olur. "Sübhânallah der. Var âdem elhamdü lillah. İşte bu ân kal‘a feth olur" deyü sağ ayağından na‘leynin çıkarup gazab ile hevâya atup "Var Melik Tâhir'e bizden selâm eyle. Gazâları kutlu olsun, deyü haber eyle. İşte ol gazâda âlem-i bâtında cenk ederken bir gözceğimiz şehîd oldu" deyü merdüm-i dîdesin bir hokkaya koyup mezkûr kâsıd ile çeşm-i şerîfin kal‘a-i Akka altında Tâhir Baybars'a gönderüp kâsıd üç günde Akka kal‘asına geldikde görse kim kal‘a zîr u zeber olup yerde yitüp cümle guzât-ı müslimîn kal‘aya dâhil olup ibâdetgâh-ı müslimîn olmuş. Kâsıd Melik Tâhir'e gelüp şeyhin selâmıyla çeşm-i şerîfin 41a verüp cümle guzât-ı muvahhidîn âlem-i hayretde kalır. Meğer mezkûr Şeyh Âbidîn hazretleri "Nola da‘vete icâbet gazâda bulunalım" deyüp âbdest alırken gözü şehîd oldukda ayağından na‘linin hevâya endaht etdükde Akka'yı muhâsara eden fetâ-yı müslimîn azharun mine'ş-şems görürler kim bir na‘lîn ber-hevâ tayrân ederek gelüp sîne-i pür-kîne sûra bir kerre niçe darb ederse bi-emrillah taşra handak kenarında olan kal‘a dîvârına bir zelzele-i azîm isâbet edüp cümle burc [u] bârûları ka‘r-ı zemîne geçüp cümle esâsları hevâya nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 40b–41a ·
metinde göster ·
… şehrindeki Şeyh Âbidîn Efendi olmayınca bu kal‘a feth olmaz derler. Hemân Tâhir
Baybars
, Haleb'e bir muhabbetnâme ile âdem ılgarup üç günde Haleb'e varup mektûb-ı muha …
Ba‘dehû Selâhaddîn {merhûm oldukdan sonra} Tâhir Baybars halîfe iken "Nitekim Akka kal‘ası dest-i küffârdadır, yine Kuds'e istîlâları mukarrerdir" deyü yer götürmez asker-i deryâ-misâl ile berren ve yedi yüz pâre gemiyle bahren Akka kal‘asın Tâhir Baybars muhâsara edüp kâmil yedi sene zîr-i kal‘ada bâğ dikdiler. Evlâd [u] ensâb sâhibi oldular. Ammâ yine kal‘anın fethi mümkin olmadı. Zîrâ bu Akka kal‘ası gibi ol asrda böyle bir kal‘a-i Kahkahâ yok idi. Âhır bir gice Hazret-i Melikü't-Tâhir rü’yâsında görür kim bu gazâda Haleb şehrindeki Şeyh Âbidîn Efendi olmayınca bu kal‘a feth olmaz derler. Hemân Tâhir Baybars, Haleb'e bir muhabbetnâme ile âdem ılgarup üç günde Haleb'e varup mektûb-ı muhabbet-uslûbu şeyhe tapşırınca şeyh me’âl-i kelâm-ı anlayup "el-Emru emrüküm!" deyüp na‘leynin üzre âbdest alırken hemân şeyhin bir gözü şehîd olur. "Sübhânallah der. Var âdem elhamdü lillah. İşte bu ân kal‘a feth olur" deyü sağ ayağından na‘leynin çıkarup gazab ile hevâya atup "Var Melik Tâhir'e bizden selâm eyle. Gazâları kutlu olsun, deyü haber eyle. İşte ol gazâda âlem-i bâtında cenk ederken bir gözceğimiz şehîd oldu" deyü merdüm-i dîdesin bir hokkaya koyup mezkûr kâsıd ile çeşm-i şerîfin kal‘a-i Akka altında Tâhir Baybars'a gönderüp kâsıd üç günde Akka kal‘asına geldikde görse kim kal‘a zîr u zeber olup yerde yitüp cümle guzât-ı müslimîn kal‘aya dâhil olup ibâdetgâh-ı müslimîn olmuş. Kâsıd Melik Tâhir'e gelüp şeyhin selâmıyla çeşm-i şerîfin 41a verüp cümle guzât-ı muvahhidîn âlem-i hayretde kalır. Meğer mezkûr Şeyh Âbidîn hazretleri "Nola da‘vete icâbet gazâda bulunalım" deyüp âbdest alırken gözü şehîd oldukda ayağından na‘linin hevâya endaht etdükde Akka'yı muhâsara eden fetâ-yı müslimîn azharun mine'ş-şems görürler kim bir na‘lîn ber-hevâ tayrân ederek gelüp sîne-i pür-kîne sûra bir kerre niçe darb ederse bi-emrillah taşra handak kenarında olan kal‘a dîvârına bir zelzele-i azîm isâbet edüp cümle burc [u] bârûları ka‘r-ı zemîne geçüp cümle esâsları hevâya nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 40b–41a ·
metinde göster ·
yedi yılda Akke kal‘asın feth edüp içinde olan Malta küffârı keştîlerine süvâr …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Tâhir Baybars yedi yılda Akke kal‘asın feth edüp içinde olan Malta küffârı keştîlerine süvâr olup Silifke ile Tarsûs mâbeyninde Akdeniz kenârında Takyanus'un tahtı olan Kara Görgüz nâm şehirde Malta küffârı cesed-i Yahyâ ile anda iki yüz yıl sâkin olurlar. Ba‘dehu anda dahi cânib-i erba‘aların nehb [ü] gâret ederek halkı bîzâr ederler. Âhir Zülkadriyyelü ve Ramâzaniyyelü ve Karamaniyyelü bir yere gelüp bir ceng-i azîm ile Karagürgez'i feth edüp andan dahi Malta küffârı firâr edüp Rodos cezîresi bir arz-ı hâliye olduğundan ve Me’mûn Halîfe gemileri kalyonlar gemileri ile anda yetişüp iki yüz yıl sâkin olup böyle bir sedd-i Kahkahâ binâ edüp Hazret-i Y 119a Yahyâ'nın cesed-i şerîfin bu Sencovan câmi‘inin mihrâbının sağ cânibindeki hücrede pinhân ederler. Ve Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîfleri ismi ile bu kenîse'yi yapup Sencovan dediler. Ve iki yüz sene bu cezîrede sâkin olup Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîfin ve bir elinde kılıç ile tasvîr edüp sancak ve bayraklarında eşkâlin tahrîr edüp uğur dutunmuşlardır. Ve hâkikatü'l-hâl her ne cânibe teveccüh etseler mansûr olmuşlardır. Ve Akdeniz'in leb-i deryâsında ne kadar kal‘a var ise bir kaç defa her birine müstevlî olmuşlardır. Ve cemî‘i küffârın Malta'ya i‘tibârları bu vech iledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118b–Y119a ·
metinde göster ·
Ve vilâyet-i Ayntâb dâr-ı İslâma zamm olup gün-be-gün ma‘mûr [u] âbâdân olup tâ sene (---) târîhinde Sultân-ı Mısır Tâhir Baybars hükmünde idi. Bi-emrillâh Tâhir Baybars dâr-ı bâkîye rıhlet edince hilâfet Âl-i Zülkadriyye'ye nasîb olup Sultân Alâ’üddevle Mar‘aş ve Ayntâb ve Haleb sultânı oldu. Ammâ devletleri za‘îf olmak ile ol asırda İşpanya küffârı fürce bulup Kudüs'ü ve Şâm'ı ve Haleb'i ve Ayntâb'a istîlâ etdi. Seksen bin Y 162b küffâr-ı şeyâtîn ve tevâbi‘-i melâ‘în ü la‘în ile Ayntâb'a karîb Tumtum ovası nâm mahalde kara hayme vü hargâhlârı ile mezbûr çerâgâhda bî-pâk ü bî-pervâ meks edüp Ayntâb'dan bey‘ [ü] şirâ ederlerdi. Beri Mar‘aş cânibinde Sultân Alâ’üddevle cümle a‘yân [ü] vüzerâ ve vükelâsı ile meşveret edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162a–Y162b ·
metinde göster ·
Ve vilâyet-i Ayntâb dâr-ı İslâma zamm olup gün-be-gün ma‘mûr [u] âbâdân olup tâ sene (---) târîhinde Sultân-ı Mısır Tâhir Baybars hükmünde idi. Bi-emrillâh Tâhir Baybars dâr-ı bâkîye rıhlet edince hilâfet Âl-i Zülkadriyye'ye nasîb olup Sultân Alâ’üddevle Mar‘aş ve Ayntâb ve Haleb sultânı oldu. Ammâ devletleri za‘îf olmak ile ol asırda İşpanya küffârı fürce bulup Kudüs'ü ve Şâm'ı ve Haleb'i ve Ayntâb'a istîlâ etdi. Seksen bin Y 162b küffâr-ı şeyâtîn ve tevâbi‘-i melâ‘în ü la‘în ile Ayntâb'a karîb Tumtum ovası nâm mahalde kara hayme vü hargâhlârı ile mezbûr çerâgâhda bî-pâk ü bî-pervâ meks edüp Ayntâb'dan bey‘ [ü] şirâ ederlerdi. Beri Mar‘aş cânibinde Sultân Alâ’üddevle cümle a‘yân [ü] vüzerâ ve vükelâsı ile meşveret edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162a–Y162b ·
metinde göster ·
: iki yüz hâneli ve bâğlı ve bâğçeli mahsûlâtı zeytûnlu bir karye-i müslimdir. Ç …
Karye-i Ayn-ı Tâhir Baybars: iki yüz hâneli ve bâğlı ve bâğçeli mahsûlâtı zeytûnlu bir karye-i müslimdir. Çeşme-i sâfîsi dörd Y 208a yerden cereyân eder bir âb-ı zülâldir. Anı ubûr edüp tathîr olmuş bir şâhrâh ile Kudüs-i şerîf bâğları içre tarîk-ı Cüneyn'de
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y207b–Y208a ·
metinde göster ·
… bârûsı metîn ve müseddes kulleleri vardır. Cümleden cânib-i cenûba nâzır Tâhir
Baybars
kullesi gûyâ burc-ı kal‘a-i Kahkahâ'dır. İçinde yüz elli toprak örtülü hâneler …
Eflâke ser çekmiş bir kûh-ı bâlâ üzre sengîn bünyâd binâ-yı Ferhâd bir kal‘a-i üstâddır. Ve şekl-i muhammes burc-ı bârûsı metîn ve müseddes kulleleri vardır. Cümleden cânib-i cenûba nâzır Tâhir Baybars kullesi gûyâ burc-ı kal‘a-i Kahkahâ'dır. İçinde yüz elli toprak örtülü hâneler ve bir câmi‘i ve bir hânı ve bir hammâmı ve sûk-ı muhtasarı var. Ammâ bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y265a ·
metinde göster ·
Ve sene (---) târîhinde Y 371a Mısır pâdişâhlarından Tâhir
Baybars
asrında İşpanya küffârı Kudüs-i şerîfe istîlâ edüp yetmiş sekiz sene kabza-i ta …
Ve sene (---) târîhinde Y 371a Mısır pâdişâhlarından Tâhir Baybars asrında İşpanya küffârı Kudüs-i şerîfe istîlâ edüp yetmiş sekiz sene kabza-i tasarrufunda iken Dürûzî ve Teymânî ve Mervânîlerin i‘ânetiyle iki kerre yüz bin küffâr cem‘ olup Mekke'yi hedm edüp Hazret-i Risâlet'in cesed-i şerîfin Kudüs'e getirmeğe murâd edinüp Kudüs'den bu kadar kerre yüz bin küffâr askeri Cugaymân nâm mahalle vardıklarında yüz yigirmi dörd bin peygamberin ervâhı ve yetmiş yedi bin kutb-ı aktâbın ve cemî‘i ricâlullâhın rûhâniyyetleri küffâra yetişüp Urbân-ı Mevâl ve kabâyil-i Benî Zühd ve Âl-i Umûr evlâdı âl bu küffâr-ı hâksârın cânib-i erba‘asın alup Cugaymân nâm mahalden cû‘ (---)(---) dönüp cümlesin Urbân uryân edüp rumh-i sinândan geçirüp cemî‘i mâl-ı ganâ’im-i küffâr ile Urbân muğtenim olup küffâr (---)(---) ve tevârîhlerinde mufassal tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370b–Y371a ·
metinde göster ·
Bunlar dahi iki tabakadır. Bir tabakası Bağdâd'dan kâ’immakâm gönderirlerdi. Bir tabakası Hulâgû cenginde âl-i Abbâsiyân inkırâz buldukdan sonra küçük evlâdları çöl urbânında bulunup Melik Tâhir Baybars çölden Mısır'a getirüp mesned-i hilâfetde ber-karâr edüp müstakil halîfe oldular. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y27a ·
metinde göster ·
Ertesi ale's-sabâh yine silâhlanup atlarımız ile Bâb-ı Nâsır'a varup anda piyâde olup "el-hisâbu illâ bi't-tamâm" deyüp yine devât kalemi ele alup Bâb-ı Nâsır'dan ve Bâb-ı Fütûh'dan taşra kal‘a hâricinde olan varoşları tâ koyun kanarası mahalline varınca, andan Tâhir Baybars câmi‘ine gelince andan tâ Kantaratü'l-Özbekiyye'ye gelince, andan Kantaratü'l-Leymûn'a gelince bu varoş-ı azîm kâmil on bin adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87b ·
metinde göster ·
… n edüp tâ Kantaratü'l-Leymûn'a varınca niçe bin bâğ u gaytânları ray edüp Tâhir
Baybars
kantarasından ubûr edüp Kalyûb hâkin ray edüp anda gâ’ib olur. Ammâ Mısır içind …
İkinci halîc: Kasru'l-ayn dibinde halîc-i Sultân Özbek derler bir vâsi‘ halîcdir. Şehrin bâğ u bâğçeleri içre cereyân ederek Özbekiyye bürkesi içine girir, andan Acem bâğçesi dibinden cereyân edüp tâ Kantaratü'l-Leymûn'a varınca niçe bin bâğ u gaytânları ray edüp Tâhir Baybars kantarasından ubûr edüp Kalyûb hâkin ray edüp anda gâ’ib olur. Ammâ Mısır içinden cereyân eden halîc şehrin şimâlinde Kantaratü'l-cedîd-i İbrâhîm Paşa altından ubûr edüp Cümmeyzü'l-abd kenârından geçüp üç konak tâ Bilbeys'e gidüp ray eder halîc-i azîmdir. Ammâ bu Özbekiyye'ye gelen halîc hemân bâğçeler içinden cereyân edüp bunda dahi niçe bin gûnâ-gûn zevk [u] safâlar olur. Ammâ erâzîl ve haşerât yeridir, şehir içindeki halîc gibi ehl-i ırz yeri değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
… steleri geçsin içün nev-binâ bir göz bir metîn cisirdir. Şehrin hâricinde Tâhir
Baybars
câmi‘ine karîbdir, ammâ gâyet musanna‘ cisirdir.
Andan on altıncı, kantara-i Ebü'l-hayr İbrâhîm Paşa. Sene 1083 târîhinde Yemen mühimmâtı ubûr edüp Süveys'e gemi keresteleri geçsin içün nev-binâ bir göz bir metîn cisirdir. Şehrin hâricinde Tâhir Baybars câmi‘ine karîbdir, ammâ gâyet musanna‘ cisirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y131a ·
metinde göster ·
… kethudâsı köslerin döğerek alay ile mahmel-i şerîfi Kara Meydân'a getirüp Tâhir
Baybars
sebîlhânesi soffasında mahmel-i şerîfi devesinden endirüp anda korlar. Ve cenbi …
Cümle asker ve niçe bin fukarâ alem [ve] def [ü] kudümleri ile {(---) nâm mahalden mahmel-i şerîfi donadup tezyîn ile çıkarup} alay ile emîrü'l-haccın ve cemî‘i müsâfirîn huccâcın niçe yüz katır ağırlıkları ve cemî‘i Ka‘be-i şerîfe gidecek sahâbe develeri ya‘nî sebîl develeri niçe bin kırba yükü mâ-i tâhirle ve bâr-ı girân ile asker-i bî-pâyân ve meşâyih-i dervîşân-ı zîşânlar ile emîr-i hac kethudâsı köslerin döğerek alay ile mahmel-i şerîfi Kara Meydân'a getirüp Tâhir Baybars sebîlhânesi soffasında mahmel-i şerîfi devesinden endirüp anda korlar. Ve cenbinde emîrü'l-hac kethudâsı çergesin kurup meks eder. Ve sâ’ir emîrü'l-hac askeri (ve sâ’ir) ve meşâyihân-ı Mısır cümle hayme vü hargâhların ve bâr-ı şütürgâhların kurup meks ederler. Ve cümle niçe bin develeri Kara Meydân'da tavla tavla bağlayup karâr edüp paşaya mahmel-i şerîf Kara Meydân'a geldi, deyü haber olunup derhâl paşanın sâyebânın imrahor soffasına kurarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y199a ·
metinde göster ·
… r. Tekyesi içinde medfûndur. Ve yine kal‘ada paşa ağvâtları konağı içinde Tâhir
Baybars
vezîri zâviyesi içinde,
Kabr-i eş-şeyh Abdullâh Ensârî: Sahâbe-i kirâmdandır. Tekyesi içinde medfûndur. Ve yine kal‘ada paşa ağvâtları konağı içinde Tâhir Baybars vezîri zâviyesi içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y272a ·
metinde göster ·
… fi gibi beşer kat mehterhânesi yokdur. Garbiyye mîrimîrânlıkdır ve pâyede Tâhir
Baybars
tahtıdır, cümleye tasaddur eder. Ammâ Circe vâlîsine tasaddur edemez, anın mert …
Ba‘dehu altıncı günden Garbiyye kâşifi fermân-ı vezîr-i Mısır üzre iki bin Y 289b asker-i Mısır ile ve bin Arab hayyâli ile ve beş yüz elli [eli?] nobutlu piyâde sıbyân kavvâs ile tablın döğüp alem-i ejderhâ-peykerin ref‘ edüp tuğların kâkül-i mahbûb gibi perîşân ederek gelmede. Beri tarafda Menûf kâşifi dahi cümle askeri ile pür-silâh olup Garbiyye kâşifine istikbâle çıkup köslerin döğer. Ammâ Menûf kâşifinin Garbiyye kâşifi gibi beşer kat mehterhânesi yokdur. Garbiyye mîrimîrânlıkdır ve pâyede Tâhir Baybars tahtıdır, cümleye tasaddur eder. Ammâ Circe vâlîsine tasaddur edemez, anın mertebesi Sa‘îd-i âlî'den âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y289a–Y289b ·
metinde göster ·
Yine sene 621 târîhinde Freng-i bed-reng müstevlî olup Tâhir
Baybars
Mısır halîfesi iken Hızır gibi yetişüp kal‘ayı feth edüp cümle küffârı seyf-i m …
Yine sene 621 târîhinde Freng-i bed-reng müstevlî olup Tâhir Baybars Mısır halîfesi iken Hızır gibi yetişüp kal‘ayı feth edüp cümle küffârı seyf-i miczemden geçirdi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Sultân Selîm Hân-ı Evvel fethidir, be-dest-i Ayas Paşa. Hâlâ dest-i İslâmda Nîl kenârında cânib-i şarkîsinde bir bender şehr-i azîmdir kim vasfında lisân-ı kûteh bî-nutukdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y345a ·
metinde göster ·
… n mülûklerin tasarrufuna girüp sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından Tâhir
Baybars
evâyil-i hâlinde bu şehirde kâşif iken ol dahi âb [u] havâsından haz edüp zamân …
İbtidâ bânîsi bi-kavli Tevârîh-i Hıtat-ı Makrîzî Tûfân-ı Nûh'dan sonra kehene Mısrâyim binâsıdır kim iklîm-i Mısır'ı devr edüp ilm-i nücûm üzre bu zemînin âb [u] havâsın beğenüp bu şehri inşâ etdi. Mürûr-ı eyyâm ile niçe bin mülûklerin tasarrufuna girüp sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından Tâhir Baybars evâyil-i hâlinde bu şehirde kâşif iken ol dahi âb [u] havâsından haz edüp zamân-ı hilâfetinde bu şehri taht-ı sânî edinüp sâkin olurdu. İle'l-ân şehrin tâ vasatında kâşifler sarâyı kurbunda şehir içinden cereyân eden tur‘a üzre üç göz bir cisr vardır, her vakt-i işâda ol cisr üzre sekizer kat mehterhâne üç nevbet çalınur, Tâhir Baybars hazretlerinin asrından berü kânûn-ı selâtîndir, çalınup vazîfe ve cirâyelerin kâşifden alup dâ’imâ mehterhâne çalarlar, zîrâ taht-ı sânîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y356a ·
metinde göster ·
… , her vakt-i işâda ol cisr üzre sekizer kat mehterhâne üç nevbet çalınur, Tâhir
Baybars
hazretlerinin asrından berü kânûn-ı selâtîndir, çalınup vazîfe ve cirâyelerin k …
İbtidâ bânîsi bi-kavli Tevârîh-i Hıtat-ı Makrîzî Tûfân-ı Nûh'dan sonra kehene Mısrâyim binâsıdır kim iklîm-i Mısır'ı devr edüp ilm-i nücûm üzre bu zemînin âb [u] havâsın beğenüp bu şehri inşâ etdi. Mürûr-ı eyyâm ile niçe bin mülûklerin tasarrufuna girüp sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından Tâhir Baybars evâyil-i hâlinde bu şehirde kâşif iken ol dahi âb [u] havâsından haz edüp zamân-ı hilâfetinde bu şehri taht-ı sânî edinüp sâkin olurdu. İle'l-ân şehrin tâ vasatında kâşifler sarâyı kurbunda şehir içinden cereyân eden tur‘a üzre üç göz bir cisr vardır, her vakt-i işâda ol cisr üzre sekizer kat mehterhâne üç nevbet çalınur, Tâhir Baybars hazretlerinin asrından berü kânûn-ı selâtîndir, çalınup vazîfe ve cirâyelerin kâşifden alup dâ’imâ mehterhâne çalarlar, zîrâ taht-ı sânîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y356a ·
metinde göster ·
: Otuz altı sütûn üzre mebnî tâk-ı Havernakları üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nü …
Câmi‘-i Tâhir Baybars: Otuz altı sütûn üzre mebnî tâk-ı Havernakları üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn nakş-ı Bihzâd mânend müzehheb ü mutallâ levhalı tavandır. Mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîmdir. Lâkin cânib-i erba‘asının der-i dîvârında olan musaykal u mücellâ elvân elvân mevcli ebrî Hıtâyî kâğıd gibi kaplı tâslar var kim gûyâ herbiri birer âyine-i morandır. Bu câmi‘in misli dahi arâzî-i Mısır'da yokdur. Cemî‘i seyyâhân-ı cihânbîn bu câmi‘in vaz‘-ı esâsı beyânında âciz ü fürûmândedirler. Zîrâ bu savma‘a-i kadîmde ol kadar san‘at-ı kalemkârî ve nakş-ı halkârî ve hûb u mergûb tasarrufât-ı gûnâ-gûnlar var kim erbâb-ı kemâl ve ehl-i vasf anın midhatinde âciz ü kâsırdır. Hakkâ Mısır'da dahi niçe câmi‘-i selâtîn-i selef vardır kim anların dahi rûy-ı zemînde misilleri yokdur. Lâkin bu Minye câmi‘i vasfdan hâric ve beyândan âric bir tarz-ı acîb ve bir tavr-ı garîb vâki‘ olmuş câmi‘-i vâcibü's-seyrdir. Kıble kapusu üzre bu târîh yazılmışdır: Q 302bP 299b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y364b ·
metinde göster ·
… btidâ bânîsi Hazret-i Ebâ Bekir oğlu Muhammed el-Kübrâ binâsıdır. Ba‘dehu Tâhir
Baybars
ve Sultân Kayıtbay ba‘zı binâlar ihdâs edüp termîm etmişler. Bir kaya üzre hand …
Bahr-i Kulzüm ya‘nî Süveys deryâsı kenârında şekl-i murabba‘ bir şeddâdî-binâ kal‘acıkdır. Dâ’iren-mâdâr beş yüz adımdır. İbtidâ bânîsi Hazret-i Ebâ Bekir oğlu Muhammed el-Kübrâ binâsıdır. Ba‘dehu Tâhir Baybars ve Sultân Kayıtbay ba‘zı binâlar ihdâs edüp termîm etmişler. Bir kaya üzre handaksız garba nâzır bir kapulu kal‘adır. Dizdârı ve iki yüz neferâtları ve cebehânesi vardır. On yedi top-ı sagîri vardır. Bir câmi‘ ve yigirmi hücreleri ve bir buğday anbârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y381a ·
metinde göster ·
ile Müstekfî'nin mâbeynlerine nifâk düşüp Baybars Müstekfî'yi ehl [ü] iyâli ve …
Ulu Câmi‘ sâhibi es-Sultân el-Müstekfî Billâh Süleymân bin el-Hâkim Bi-emrillâh: Mısır'da kânûn-ı âl-i Abbâsiyân üzre mesned-i hilâfetde olup Kal‘atü'l-Kepş sarâyı âl-i Abbâsiyâna mahsûs idi, bu Müstekfî dahi cümle tevâbi‘iyle anda sâkin olurdu. Ammâ zabt u rabt ve akd u hal cümle Sultân Tâhir Baybars'ın idi, ancak sikke ve hutbe Müstekfî nâmına okunurdu. Hikmet-i Hudâ Müstekfî tevâbi‘ şerrine uğrayup Tâhir Baybars ile Müstekfî'nin mâbeynlerine nifâk düşüp Baybars Müstekfî'yi ehl [ü] iyâli ve münâfık tevâbi‘âtiyle bu Kûs şehrine sürdü. Müstekfî dahi dâğ-ı derûnundan cemî‘-i üstâd-ı kâmil Mağribî ve Hindîlerin dahme-küşâ ve künûz-küşâların cem‘ edüp şeddâd ibn Âd zamânından berü defâyin [ü] hazâyinleri ve gûnâ-gûn mutalsamâtları bulup o genc ile Kûs şehrin eyle amâr etdi kim ta‘bîr olunmaz. Hikmet-i Hudâ min-indillâh Arapça emr-i şerîfi gelüp sene 704 vâsıl-ı Cinân olup bunda bir kubbe-i müfîd-i muhtasarda medfûndur. Müddet-i hilâfeti 39 sene ve müddet-i ömr-i azîzleri 50 sene. Atebe-i ulyâsında târîhi böyle mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y382b ·
metinde göster ·
… tevâbi‘ şerrine uğrayup Tâhir Baybars ile Müstekfî'nin mâbeynlerine nifâk düşüp
Baybars
Müstekfî'yi ehl [ü] iyâli ve münâfık tevâbi‘âtiyle bu Kûs şehrine sürdü. Müstek …
Ulu Câmi‘ sâhibi es-Sultân el-Müstekfî Billâh Süleymân bin el-Hâkim Bi-emrillâh: Mısır'da kânûn-ı âl-i Abbâsiyân üzre mesned-i hilâfetde olup Kal‘atü'l-Kepş sarâyı âl-i Abbâsiyâna mahsûs idi, bu Müstekfî dahi cümle tevâbi‘iyle anda sâkin olurdu. Ammâ zabt u rabt ve akd u hal cümle Sultân Tâhir Baybars'ın idi, ancak sikke ve hutbe Müstekfî nâmına okunurdu. Hikmet-i Hudâ Müstekfî tevâbi‘ şerrine uğrayup Tâhir Baybars ile Müstekfî'nin mâbeynlerine nifâk düşüp Baybars Müstekfî'yi ehl [ü] iyâli ve münâfık tevâbi‘âtiyle bu Kûs şehrine sürdü. Müstekfî dahi dâğ-ı derûnundan cemî‘-i üstâd-ı kâmil Mağribî ve Hindîlerin dahme-küşâ ve künûz-küşâların cem‘ edüp şeddâd ibn Âd zamânından berü defâyin [ü] hazâyinleri ve gûnâ-gûn mutalsamâtları bulup o genc ile Kûs şehrin eyle amâr etdi kim ta‘bîr olunmaz. Hikmet-i Hudâ min-indillâh Arapça emr-i şerîfi gelüp sene 704 vâsıl-ı Cinân olup bunda bir kubbe-i müfîd-i muhtasarda medfûndur. Müddet-i hilâfeti 39 sene ve müddet-i ömr-i azîzleri 50 sene. Atebe-i ulyâsında târîhi böyle mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y382b ·
metinde göster ·