kal‘asın muhâsara edüp şiddet-i şitâdan bî-feth avdet edüp bu Gâzî Kâsım Paşa o …
Gâzî Kâsım Paşa: Süleymân Hân Beç kal‘asın muhâsara edüp şiddet-i şitâdan bî-feth avdet edüp bu Gâzî Kâsım Paşa on iki bin serdengeçdi nâmdâr bahâdır yarar fetâlar ile Alaman diyârların üç ay nehb [ü] gâret edüp kâfire rahne verirken beri tarafda Süleymân Hân Cânkurtaran kal‘asına düşüp cân kurtardı. Ba‘dehu Gâzî Kâsım Paşa üçer âdem ile Venedik diyârından Ösek kal‘asına gelüp cümle askeri Alaman diyârında şehîd olup bu hakîr ol şühedâları Alaman diyârında niçe yerde ziyâret etmişimdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 48a ·
metinde göster ·
… rdel kıralı Boçkay ile Serhoş İbrâhîm Paşa ile taht-ı Nemse çâsârı olan kal‘a-i
Beç
tarafların gâret etdikleri ve yine Boçkay ile Âl-i Osmân askeri kal‘a-i Uyvar e …
Feth-i kal‘a-i Üstürgon-ı ibret-nümûn 59b ve Erdel kıralı Boçkay ile Serhoş İbrâhîm Paşa ile taht-ı Nemse çâsârı olan kal‘a-i Beç tarafların gâret etdikleri ve yine Boçkay ile Âl-i Osmân askeri kal‘a-i Uyvar etrâfların nehb [ü] tâlân etdikleri sene 1014.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 59a–59b ·
metinde göster ·
… er. Ammâ hâsıl-ı kelâm ve'l-meâl bu hakîr yetmiş dört târîhinde Alman diyârında
Beç
ve Pırak ve Loncat nâm şehr-i azîmleri seyâhat ederken niçe âlûfte ricâl bıtrîk …
Sultân Bâyezîd-i Velî ile ceng-i azîm edüp âhir-i kâr münhedim olup on bir sene Mekke ve Medîne ve Yemen ve Aden'de seyâhat edüp andan Mısır'a gelüp andan İslâmbol'a gelmek sadediyle Rodos'da Malta ceneraline uğrayup anlar bir gemiye koyup "Seni İslâmbol'a götürsünler" deyü hîle edüp Cem Şâh'ı doğru Fransa'ya götürüp anasının anası Fransa kralının avreti idi. Cem Şâh'ı ana teslim edüp cümle tevabi‘iyle Cem Şah'a bir sarây-ı âlî ihsân edüp başka bir hükûmet yer verüp sayd [u] şikârda pâdişâhâne zevk [u] safâlar edüp şeb [u] rûz huzûrunda on sekiz ban oğlu ban el kavşırup çâker bendesi gibi hizmetinde olurlardı. Âhir bu ahvâl Cem Şâh karındaşı Sultân Bâyezîd'e mün‘akis olup bir nâme ile Fransa kralından Cem Şâh'ın kayd-bend ile der-i devlete gelmesin ricâ etdiler. Fransa kralı dahi Cem Şâh'ı zehirli ustura ile tırâş etdirüp Yemen ve Aden seyyâhı iken Cem Şâh diyâr-ı ademe gidüp Bâyezîd Hân izniyle na‘şın Bursa'da Koca Murâd-ı Sânî cenbinde başka bir kubbe içinde âsûdedir. Muhallefâtından Cem Şâh Sa‘dîsi "câm-ı cem" dedikleri câmdır kim bâdesin nûş edüp yine câm kendiden leb-ber-leb olurdu. Ve bir satranç bâz meymûn ve bir beyâz tûtî Cem Sa‘dîsi'ni siyâha boyayup Arapça âyetin ve "Pâdişâh sağ olsun" lafzın Sa‘dî öğredüp Bâyezîd Hân muhallefâtı gördükde "Câm ol câm ammâ Cem'i yok" Ol câmı hazîneye korlar. "Kanı beyâz tûtî" deyü sü’âl ederler. Hemân tûtî-i gûyâ zebâna gelüp "Pâdişâh sağ olsun, efendim gitdiğine siyâh mâtem donu giydim" der. Ammâ Fransalar zu‘mınca 237a "Zehirli ustura ile Cem Şâh'a müşâbih bir asfaru'l-levn bir âdemi tırâş edüp reng-i rû-yı pecmürde ve kendi dahi mürde olup "Na‘ş-ı Cem'dir" deyü Bâyezîd Hân'a gönderdik. Anlar da Cem'dir deyü Bursa'da cedleri yanına gömerken cem şekilli herîfi yer kabûl etmeyüp gayrı yire defn etmişler. Yohsa bize gelüp sığınan kızımız evlâdı olan Cem'i vermeyüp ba‘dehû taşra Fransa vilâyetine Cem'i kral eyledik. Hâlâ krallarımız Cem Şâh neslindendir. Anınçün Cem tarafından ve vâlide tarafından Fransa'nın Âl-i Osmân'a karâbeti vardır" derler. Ammâ hâsıl-ı kelâm ve'l-meâl bu hakîr yetmiş dört târîhinde Alman diyârında Beç ve Pırak ve Loncat nâm şehr-i azîmleri seyâhat ederken niçe âlûfte ricâl bıtrîkler ile ülfet edüp Cem Şâh ahvâlin söylediğimizde Cem Şah'ın vâlidesin Ebü'l-feth İslâmbol'u feth ederken Sarâyburnu'nda niçe alup Bâyezîd ve Cem Şâh ol kızdan olup Cem Şah'ın Mısır'a ve Mekke ve Medîne ve Yemen ve Aden'de ve İşpaniye ve Fransa'da seyâhat edüp dış Fransa kralı olduğun bir bir tevârihlerinde tilâvet etdiler. Târîh-i fevt-i Cem Şâh ibn Ebü'l-feth.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 236b–237a ·
metinde göster ·
… kal‘ası budur. Kal‘a-i Komran ve Tata ve Paya ve Semartin ve Pojon ve Pojap ve
Beç
kral tahtıdır, ve Perak ve Ni‘met-uğvar
Ammâ Nemse'nin Alman vilâyeti kal‘alarının esmâları böyle vâki‘ olmuşdur. İbtidâ Estorgon kal‘amıza hem-müşâ olan Çasar-ı Nemse kal‘ası budur. Kal‘a-i Komran ve Tata ve Paya ve Semartin ve Pojon ve Pojap ve Beç kral tahtıdır, ve Perak ve Ni‘met-uğvar
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296a ·
metinde göster ·
… otuz ve kırk kulaç amîk bir deryâdır kim ibtidâ tulû‘ı Nemse çesarı tahtı olan
Beç
kal‘asının cânib-i garbında on bir konak içeri Alaman dağlarından tulû‘ edüp câ …
Mezkûr nehr-i Tuna tuğyânında ve tuğyânsız zamânda Uruscuk önünde ve Silisre ve İshâkçı önlerinde ana Tuna'dır, Çatal değildir. İkişer mil arîzdir. Ve otuz ve kırk kulaç amîk bir deryâdır kim ibtidâ tulû‘ı Nemse çesarı tahtı olan Beç kal‘asının cânib-i garbında on bir konak içeri Alaman dağlarından tulû‘ edüp cânib-i garba cereyân ederek iki yüz yetmiş pâre kılâ‘ ve şehri reyy ederek yüz on yedi konak cânib-i 115b şarka cereyân ederek deryâ-misâl olup beş yerden Karadeniz'e munsab olur. Bir kolu evvelâ Karadeniz ile Tuna'nın temevvüc etdüğü mahalde Kili kal‘ası boğazında Karadeniz'e rîzân olup andan İsmâ‘îl ve İbrâ’îl ve Kalas ve İshâkça ve Hırsova ve Silisre ve Uruscuğa ve tâ Budin'e gidince niçe bin şayka ve tıransa gemileri gidüp gelirler. Böyle bir deryâ-misâl nehr-i azîmdir. İkinci fırkası Tolça kal‘ası kurbunda Karadeniz'e Sülüne boğazında mahlût olur. Üçüncü kolu Sülüne'den ayrılıp Hızır-İlyâs boğazında yine Bahr-i siyâha munsab olur. Dördüncü şu‘besi Beşdepe kurbunda yine Karadeniz'e karışır. Andan beşinci kolu Karaharman kal‘ası dibinde yine Bahr-i siyâha katılıp azîm gemiler bağlayup kışla ederler. Ammâ yüklü gemiler çokluk girüp çıkamazlar. İşte nehr-i Tuna Karadeniz'e bu gûne mahlût olur, manzûrumuz olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 115a–115b ·
metinde göster ·
Nehr-i Beç: Alaman dağlarından tulû‘ edüp Nemse çesarının tahtı olan Gülvar kal‘ası dibinde nehr-i Tuna'ya munsab olur. Bu nehir sebebiyle kal‘a-i Beç derler. Ammâ ismi Gülvar'dır. Geçit verir âb-ı hayâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 116a ·
metinde göster ·
… n Gülvar kal‘ası dibinde nehr-i Tuna'ya munsab olur. Bu nehir sebebiyle kal‘a-i
Beç
derler. Ammâ ismi Gülvar'dır. Geçit verir âb-ı hayâtdır.
Nehr-i Beç: Alaman dağlarından tulû‘ edüp Nemse çesarının tahtı olan Gülvar kal‘ası dibinde nehr-i Tuna'ya munsab olur. Bu nehir sebebiyle kal‘a-i Beç derler. Ammâ ismi Gülvar'dır. Geçit verir âb-ı hayâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 116a ·
metinde göster ·
kal‘asından tâ Birak kal‘asına varınca (---) konak yerde on bir aded geçit veri …
El-hâsıl Beç kal‘asından tâ Birak kal‘asına varınca (---) konak yerde on bir aded geçit verir nehirler vardır. Cümle Tuna'ya mahlût olur. Ammâ esmâları kefere lisânı üzre olmağıla hâtırda kalmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 116a ·
metinde göster ·
… elde iken inşaallah Ganim târîhinde Kızılelma ve Pâris ve Kurtuba ve Lonçat ve
Beç
ve Prag ve Donkarkız ve Danimarka ve Felemenk'e varınca feth olup bu seksen yed …
Budin ve Belgrad ve Edirne gibi dâr-ı gâziyân sevâd-ı mu‘azzamlarımız elde iken inşaallah Ganim târîhinde Kızılelma ve Pâris ve Kurtuba ve Lonçat ve Beç ve Prag ve Donkarkız ve Danimarka ve Felemenk'e varınca feth olup bu seksen yedi bin mil cezîrei dünyâda millet-i nasârâdan bir kefere kalmayup cümle ümmet-i Muhammed ile bu arsa-i âlem mâl-â-mâl ola" deyü Muhyiddinü'l-Arabî işâret buyurmuşlardır. Cümle nasârâ Yeni dünyâ bulunup onda gidüp nasârânın dâr-ı bevârları ola deyü ehl-i rümûzu âgâh etmişlerdir. Hemân Cenâb-ı İzzet dest-i Âl-i Osmân'da olan büldân u kılâ‘larımızı imâr edüp cüyûş-ı muvahhidîn ile pür olup şa‘şa‘a-i Muhammedî ziyâd-ber-ziyâd olup inkırâzu'd-deverân devlet-i Âl-i Osmân mü’ebbed olup bilâd-ı selâse olan Bursa ve İslâmbol ve Edirne ilâ mâşâallah beliyyât-ı dehrden mahfûz olup hemişe ma‘mûr u âbâdân ola. Ezîn-cânib,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 149a ·
metinde göster ·
Hâlâ ol gâzîlerin kân-ı mekânlarıdır, ammâ asr-ı Gâzî Hudâvendigâr'da bu kal‘a Erdel Kralı Metayoş Kral hükmünde bir palanka-i sağîr idi. Gâzî Hudâvendigâr'ın tulû‘ [u] hurûcundan küffâr-ı dûzah-karâr-ı füccâr bu kal‘ayı metânet üzre Metayoş Kral-ı dâl istihkâm edüp diyâr-ı Orta Macar'ı ve diyâr-ı Nemçe'yi nehb u gâret etdikde Nemse kralı bu Tımışvâr üzre gelüp yedi ayda amân vermeyüp Erdel kâfiri elinden alup içine yigirmi bin soltat [u] murtat Nemselere Luşancı nâm kapudanı hâkim nasb edüp Nemse çâsârı Ferdinand Kral dâr-ı menhûsu olan Beç kal‘asına varınca beri tarafda Tımışvâr hâkimi Luşancı nâm la‘în nehr-i Tımış'dan elli altmış pâre firkate gemiler ile nehr-i Tuna'ya çıkup tarafeynde olan kılâ‘ları ve Tuna üzre Belgrad'a varup gelen gemileri nehb u gâret edüp Tımışvâr yunakları tecâvüzden hâlî olmayup Belgrad ve Köylüc ve İhram ve Semendire ve Feth-i İslâm kılâ‘ları yolları kapanup Belgrad'da kaht [u] galâ’ olunca fermân-ı şehriyârî sâdır olup bi-fazlillâhi'l-Meliki'l-Mennân kal‘a-i Tımışvâr Memâlik-i Mahrûsa-i İslâmiyye'ye mutazammın kılınmak içün Rûmeli Beğlerbeğisi Mehemmed Paşa düstûr-ı mükerrem ve serdâr-ı mu‘azzam ta‘yîn olunup azm-i râh-ı Tımışvâr diyerek şehr-i Belgrad'a dahil olup andan nehr-i Sava üzre cisr-i azîm ile karşu hâk-i Sirem'e ubûr edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek kal‘a-i Vulkovar'dan cisirler ile nehr-i Tuna'yı da ubûr edince taraf-ı pâdişâhîden iki bin güzîde yeniçeri ile yüz elli aded şâhî darbzen-i adû-şikâr ve on beş aded balyemez top-ı kal‘a kûplar gelüp ordu-yı İslâma dahil olunca ol gün Tatar askeri dahi gelüp vâsıl oldukda sipehsâlâr-ı mu‘azzam Titel kal‘ası kurbunda nehr-i Tisa'yı dahi ubûr edüp kal‘a-i Peçey'i muhâsara edüp yedi günde feth-i kal‘a-i Peçey, sene 958, be-dest-i Vezîr Mehemmed Paşa vâlî-i Rûmeli.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 117a ·
metinde göster ·
Lisân-ı Hırvat'da (---)(---)(---) demekdir, ammâ bânîsini bir serhad kavmi bilmediler. Ancak fâtihi sene 935 târîhinde Sultân Süleymân Nemse çâsârının pây-ı tahtı olan Beç kal‘asın muhâsara edüp bî-feth avdet etdikde asker-i İslâm uğuruna ve dîn-i mübîn yoluna kırk bin yiğit ile diyâr-ı küffâra kurbân olmağa gidüp cümle şehîd olanlara serdâr olan Ösekli Kâsım Voyvada sene 931 târîhinde Ösek'den seğirdüp bir günde bu kal‘a-i Belusitina'yı gelüp feth edüp ceng-i azîm etdiğin bilir gâzî ve pîr-i fânîler vardır, ammâ bu kal‘a bir ormanistân içre şekl-i murabba‘ kârgîr binâcıkdır. İçinde kapudanı ve yetmiş aded neferâtları ve bir câmi‘i ve bir anbârı var. Gayrı imâretden bir çârsû-yı bâzâr yokdur. 158a Ancak bu kal‘a Çernik sancağına tâbi‘dir. Bundan dahi zahîre-bahâ almayup bu kal‘adan cânib-i (---) tarafına 3 sâ‘atde dağlarda gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157b–158a ·
metinde göster ·
… le Süleymân Hân târîhi var. Hattâ Süleymân Hân bu topun ikisin Alaman diyârında
Beç
kal‘ası muhâsarasına giderken bir topu bu mahalde nehr-i Dırava'ya cisir ile bi …
İllâ kapusu önünde Süleymân Hân câmi‘i var ve nehr-i Dırava kenârında tahtadan çatma buğday anbârları var ve bu anbâr önünde bir azîm tophânesi var. Bunda kırk karış bir serâmed Süleymân Hân topu var, altmış vukiyye demir (demir) gülleleri var. Un kapanında güllelerinden niçesin kantara koyup anınla bal ve yağ ve dakîk vezn ederler, azîm mefret top-ı kal‘a-kûpdur. Üstünde manzûm ebyât ile Süleymân Hân târîhi var. Hattâ Süleymân Hân bu topun ikisin Alaman diyârında Beç kal‘ası muhâsarasına giderken bir topu bu mahalde nehr-i Dırava'ya cisir ile bile uçurup gark olur. İlâ hâze'l-ân ihtiyârlar "Ol top su içinde köprü başında durur" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
Hulâsa-i kelâm ukalâ-yı asâkirden niçe kimesneler "Bu topun suya gark olmasında hikmet vardır, belki bu toplar ile kal‘a-i Beç döğülmeyüp bî-feth avdet oluna" deyü efvâh-ı nâsda güft [u] gû olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
kal‘asını bu Ösek'deki toplar ile döğüp şiddet-i şitâ gelüp eller ayaklar dutma …
Hikmet-i Hudâ Süleymân Hân on yedi gün Beç kal‘asını bu Ösek'deki toplar ile döğüp şiddet-i şitâ gelüp eller ayaklar dutmadan kalup hikmet-i Hudâ bir gece ol kadar selc-i rahmet yağar kim bir âdem çadırından taşra çıkmağa iktidârları olmayup hemân Süleymân Hân bâr [u] büngâh ve serâperde-i Süleymânîsin ve kâr-ı hazâ’inin bırağup bu Ösek'deki topu ve gayri dörd aded balyemez topları ol zemistânda keşân-ber-keşân sürüyüp Cânkurtaran nâm mahalle gelüp cân kurtarırlar. Andan bu topu getirüp Ösek'de koyup durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… m Süleymân Hân bu topu ol şiddet-i şitâda yigirmi konak yerde diyâr-ı Alaman'ın
Beç
kal‘asından selâmete çıkardı. Hüner oldur kim eyyâm-ı Temmûz'da şimdi zamânımız …
Me’âl-i kelâm oldur kim Süleymân Hân bu topu ol şiddet-i şitâda yigirmi konak yerde diyâr-ı Alaman'ın Beç kal‘asından selâmete çıkardı. Hüner oldur kim eyyâm-ı Temmûz'da şimdi zamânımız serdârları ve Âl-i Osmân pâdişâhları böyle top-ı ejderi bir konak yere götüreler ha hüner diyeler, ammâ aceb hikmetdir. Kaçan kim bu topun bir eşi nehr-i Dırava'ya gark oldukda efvâh-ı nâsda söylenir kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
Sene 935 târîhinde Süleymân Hân Beç kal‘asın muhâsara edüp ve şiddet-i şitâ ta‘kîb edüp asâkir-i İslâm'ın cenge iktidârları olmayup bi-emri Hudâ cümle hazâ’in-i bârgâh-ı Âl-i Osmânı umûmen Beç kal‘ası altında bırağup hemân Süleymân Şâh hırka-i Resûl'ü ve alem-i Habîbullâh'ı alup niçe iç ağaları top-keşân câmûslarına binüp Ni‘met-Uyvar altından nehr-i Raba'yı ubûr edüp Ustolni-Belgrad'a uğramayup tâ kal‘a-i Beç'den altı gün altı gece de ol şiddet-i şitâda bu Cânkurtaran mahallinde Kovin adası önünde meks eyleyüp Pâdişâh Süleymân Şâh bir kayık ile Kovin adasına geçüp vüzerâlarına buyururlar kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
kal‘ası altında bırağup hemân Süleymân Şâh hırka-i Resûl'ü ve alem-i Habîbullâh …
Sene 935 târîhinde Süleymân Hân Beç kal‘asın muhâsara edüp ve şiddet-i şitâ ta‘kîb edüp asâkir-i İslâm'ın cenge iktidârları olmayup bi-emri Hudâ cümle hazâ’in-i bârgâh-ı Âl-i Osmânı umûmen Beç kal‘ası altında bırağup hemân Süleymân Şâh hırka-i Resûl'ü ve alem-i Habîbullâh'ı alup niçe iç ağaları top-keşân câmûslarına binüp Ni‘met-Uyvar altından nehr-i Raba'yı ubûr edüp Ustolni-Belgrad'a uğramayup tâ kal‘a-i Beç'den altı gün altı gece de ol şiddet-i şitâda bu Cânkurtaran mahallinde Kovin adası önünde meks eyleyüp Pâdişâh Süleymân Şâh bir kayık ile Kovin adasına geçüp vüzerâlarına buyururlar kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… ri hiç ve pîç pîç olalar bencileyin bu Cânkurtaran'a gelüp cân kurtaralar" deyü
Beç
kal‘ası ve Yanık kal‘ası altına varanlara beddu‘â edüp ba‘dehu buyurdular kim,
"Yok bu mahalle cân kurtaran derler. Biz Beç'den bu mahalle asâkir-i İslâmla gelüp cân kurtardık. Bir dahi benim askerimden ve evlâd-ı zevi'l-ihtirâmlarımdan nehr-i Raba'yı ve kal‘a-i Yanık'ı ubûr eden evlâdlarım Yanık'da yanalar ve Beç'de peç ve pûç ve işleri hiç ve pîç pîç olalar bencileyin bu Cânkurtaran'a gelüp cân kurtaralar" deyü Beç kal‘ası ve Yanık kal‘ası altına varanlara beddu‘â edüp ba‘dehu buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… grando Kostantinapol bu Budin'i ve etrâfında olan cemî‘i kal‘aları alalar, ammâ
Beç
kal‘asın alamayup gideler. Çünki Beç kal‘asının tâli‘in ilm-i nücûm ile böyle b …
Ba‘dehu Âl-i Osmân'ın ibtidâ tulû‘u sene (---) târîhi olunca bu kal‘anın sene-i mezbûrda tâli‘in yoklayup eyle buldular kim Türk'de sâhib-i zuhûr olan Osmân'ın oğullarından Sarı Süleymân Igrando Kostantinapol bu Budin'i ve etrâfında olan cemî‘i kal‘aları alalar, ammâ Beç kal‘asın alamayup gideler. Çünki Beç kal‘asının tâli‘in ilm-i nücûm ile böyle bulup cümle kral-ı dâller bir yere gelüp turvin ü meşveret edüp Budin kralı olan Koca Milon Poturi Mikloş Krala cümle krallar ve dahi İspanya'da Rim papası ve gayri irşekler ve banlar ve hersekler ve cümle şaglar bâtıl dînlerinin aşkına Meryem Ana ve Hazret-i Îsâ gayretine mezkûr krallar ve banlar imdâd edüp ilm-i nücûmda buldukları takdîri sû-i tedbîrleriyle bozmak içün kal‘a-i Budin'i eyle metîn ü müstahkem edüp gûyâ sedd-i İskender edüp derûn-ı şehirde olan hâne-i menhûsları ve cümle düyûrların serâpâ altun ve gümüş derveze ve revzen ve şebekeli kâ‘alar ile ârâste ve cümle zer ü halkârî münakkaş dekâkînler ile pîrâste edüp cümle esvâklarını Hind füsûskârîsi gibi serâpâ murassa‘ zemîn döşeyüp şehre aslâ hayvânâtdan at ve katır ve arabalardan bir şey girmemek üzre "Hâmân ve Fir‘avn ve Kârûn ve Şeddâd ve İsvet Nikola ve Sarı Saltık'un la‘neti olsun" deyü tenbîhler edüp cümle a‘yân-ı kefere şehr-i Budin'e piyâde girirler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 73b ·
metinde göster ·
… râfında olan cemî‘i kal‘aları alalar, ammâ Beç kal‘asın alamayup gideler. Çünki
Beç
kal‘asının tâli‘in ilm-i nücûm ile böyle bulup cümle kral-ı dâller bir yere gel …
Ba‘dehu Âl-i Osmân'ın ibtidâ tulû‘u sene (---) târîhi olunca bu kal‘anın sene-i mezbûrda tâli‘in yoklayup eyle buldular kim Türk'de sâhib-i zuhûr olan Osmân'ın oğullarından Sarı Süleymân Igrando Kostantinapol bu Budin'i ve etrâfında olan cemî‘i kal‘aları alalar, ammâ Beç kal‘asın alamayup gideler. Çünki Beç kal‘asının tâli‘in ilm-i nücûm ile böyle bulup cümle kral-ı dâller bir yere gelüp turvin ü meşveret edüp Budin kralı olan Koca Milon Poturi Mikloş Krala cümle krallar ve dahi İspanya'da Rim papası ve gayri irşekler ve banlar ve hersekler ve cümle şaglar bâtıl dînlerinin aşkına Meryem Ana ve Hazret-i Îsâ gayretine mezkûr krallar ve banlar imdâd edüp ilm-i nücûmda buldukları takdîri sû-i tedbîrleriyle bozmak içün kal‘a-i Budin'i eyle metîn ü müstahkem edüp gûyâ sedd-i İskender edüp derûn-ı şehirde olan hâne-i menhûsları ve cümle düyûrların serâpâ altun ve gümüş derveze ve revzen ve şebekeli kâ‘alar ile ârâste ve cümle zer ü halkârî münakkaş dekâkînler ile pîrâste edüp cümle esvâklarını Hind füsûskârîsi gibi serâpâ murassa‘ zemîn döşeyüp şehre aslâ hayvânâtdan at ve katır ve arabalardan bir şey girmemek üzre "Hâmân ve Fir‘avn ve Kârûn ve Şeddâd ve İsvet Nikola ve Sarı Saltık'un la‘neti olsun" deyü tenbîhler edüp cümle a‘yân-ı kefere şehr-i Budin'e piyâde girirler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 73b ·
metinde göster ·
Andan Alaman Kızılelması kal‘a-i Beç'dir kim yedi kral bu
Beç
kal‘ası hidmetine me’mûrlardır kim Beç üzre yedi kral askerleriyle kırılmağa ah …
Andan Alaman Kızılelması kal‘a-i Beç'dir kim yedi kral bu Beç kal‘ası hidmetine me’mûrlardır kim Beç üzre yedi kral askerleriyle kırılmağa ahd [ü] amân etmişlerdir. Hattâ Süleymân Hân Beç üzre sene 935 târîhinde gelüp kal‘a-i Beç'i muhâsara edüp derûn-ı Beç'de İstifani nâm manastırın evc-i âsumâna kad-keşân olan çanhâne kullesinin tâ depesindeki alemi üzre Süleymân Hân beş kîle buğday alur bir altun top yapdırup "Alâmetim olsun" deyü mezkûr topu krala gönderüp kral dahi bir şeb-i muzlimde ol altun topu kenîse çanlığı üzre koyup hâlâ durur bir mücellâ altun topdur. Henüz bu altun top sebebiyle kal‘a-i Beç Kızılelma-yı Alaman denmeğe müsta‘id oldu, ammâ rızâ-yı Hudâ olmaduğundan kal‘a-i Beç'i Süleymân Hân feth edemeyüp bî-feth avdet edüp kal‘a-i Cânkurtaran'da cân kurtardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 74a ·
metinde göster ·
… lelması kal‘a-i Beç'dir kim yedi kral bu Beç kal‘ası hidmetine me’mûrlardır kim
Beç
üzre yedi kral askerleriyle kırılmağa ahd [ü] amân etmişlerdir. Hattâ Süleymân …
Andan Alaman Kızılelması kal‘a-i Beç'dir kim yedi kral bu Beç kal‘ası hidmetine me’mûrlardır kim Beç üzre yedi kral askerleriyle kırılmağa ahd [ü] amân etmişlerdir. Hattâ Süleymân Hân Beç üzre sene 935 târîhinde gelüp kal‘a-i Beç'i muhâsara edüp derûn-ı Beç'de İstifani nâm manastırın evc-i âsumâna kad-keşân olan çanhâne kullesinin tâ depesindeki alemi üzre Süleymân Hân beş kîle buğday alur bir altun top yapdırup "Alâmetim olsun" deyü mezkûr topu krala gönderüp kral dahi bir şeb-i muzlimde ol altun topu kenîse çanlığı üzre koyup hâlâ durur bir mücellâ altun topdur. Henüz bu altun top sebebiyle kal‘a-i Beç Kızılelma-yı Alaman denmeğe müsta‘id oldu, ammâ rızâ-yı Hudâ olmaduğundan kal‘a-i Beç'i Süleymân Hân feth edemeyüp bî-feth avdet edüp kal‘a-i Cânkurtaran'da cân kurtardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 74a ·
metinde göster ·
Andan Alaman Kızılelması kal‘a-i Beç'dir kim yedi kral bu Beç kal‘ası hidmetine me’mûrlardır kim Beç üzre yedi kral askerleriyle kırılmağa ahd [ü] amân etmişlerdir. Hattâ Süleymân Hân Beç üzre sene 935 târîhinde gelüp kal‘a-i Beç'i muhâsara edüp derûn-ı Beç'de İstifani nâm manastırın evc-i âsumâna kad-keşân olan çanhâne kullesinin tâ depesindeki alemi üzre Süleymân Hân beş kîle buğday alur bir altun top yapdırup "Alâmetim olsun" deyü mezkûr topu krala gönderüp kral dahi bir şeb-i muzlimde ol altun topu kenîse çanlığı üzre koyup hâlâ durur bir mücellâ altun topdur. Henüz bu altun top sebebiyle kal‘a-i Beç Kızılelma-yı Alaman denmeğe müsta‘id oldu, ammâ rızâ-yı Hudâ olmaduğundan kal‘a-i Beç'i Süleymân Hân feth edemeyüp bî-feth avdet edüp kal‘a-i Cânkurtaran'da cân kurtardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 74a ·
metinde göster ·
Andan Alaman Kızılelması kal‘a-i Beç'dir kim yedi kral bu Beç kal‘ası hidmetine me’mûrlardır kim Beç üzre yedi kral askerleriyle kırılmağa ahd [ü] amân etmişlerdir. Hattâ Süleymân Hân Beç üzre sene 935 târîhinde gelüp kal‘a-i Beç'i muhâsara edüp derûn-ı Beç'de İstifani nâm manastırın evc-i âsumâna kad-keşân olan çanhâne kullesinin tâ depesindeki alemi üzre Süleymân Hân beş kîle buğday alur bir altun top yapdırup "Alâmetim olsun" deyü mezkûr topu krala gönderüp kral dahi bir şeb-i muzlimde ol altun topu kenîse çanlığı üzre koyup hâlâ durur bir mücellâ altun topdur. Henüz bu altun top sebebiyle kal‘a-i Beç Kızılelma-yı Alaman denmeğe müsta‘id oldu, ammâ rızâ-yı Hudâ olmaduğundan kal‘a-i Beç'i Süleymân Hân feth edemeyüp bî-feth avdet edüp kal‘a-i Cânkurtaran'da cân kurtardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 74a ·
metinde göster ·
edüp yetmiş altı pâre kılâ‘-ı metînelerden kal‘a-i Tata ve kal‘a-i Papa ve kal‘ …
Andan azm-i râh-ı kal‘a-i Beç edüp yetmiş altı pâre kılâ‘-ı metînelerden kal‘a-i Tata ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Pirespirim ve kal‘a-i Polata ve kal‘a-i Çavga ve kal‘a-i Çobaniçse ve kal‘a-i Senmartin ve bunun emsâli niçe gûne kılâ‘ ve palankaları feth edince şiddet-i şitâ karîb olup kal‘a-i Beç'e sarılır. Hattâ gerüden gelen asâkir-i İslâm kal‘a-i Gör'ü ya‘nî Yanık kal‘asın ıhrâk etdiklerinde ismi Yanık kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Süleymân Hân kal‘a-i Peşte önünden nehr-i Tuna'yı ubûr edüp ol şiddet-i şitâda Keçkemet sahrâsıyla gidüp kal‘a-i Varadin cisrinden ubûr edüp Âsitâne-i sa‘âdete dâhil olunca beri tarafda yine küffâr-ı Alaman Süleymân Hân'ın Beç kal‘asın alamayup bî-feth avdet etdiğinden asâkirin za‘afına haml edüp yine cümle küffâr tek durmayup bu kerre üç kral ile Budin üzre üç kerre yüz bin küffâr ile gelmede. Tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
Kralı Ferdinand Kral'ın üç kral ile Budin üzre geleceğin haber alup tâc-ı İsken …
Pes Yanoş Krala çaşıtlar gelüp Beç Kralı Ferdinand Kral'ın üç kral ile Budin üzre geleceğin haber alup tâc-ı İskender Budin kralında olmak ile dörd aded krallar kendüye mutî‘ [u] münkâdlar olup Budin altında ve derûn-ı hisârda cenge âmâde oldular. Çünki Ferdina[n]d Kral Budin kurbunda Kızıl Sahrâ nâm mahalle küffâr gelüp meks etdikde hemân Yanoş Kral ale'l-gafle Alaman Kralı Ferdinand'ı basup eyle şiş ve harba ve top ve tüfeng-i pür-ceng urur kim cümle küffâr şişden geçüp mâl [u] menâllerin bırağup kaçup dâr-ı menhûslarına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
Kralı Ferdinand'a ve Nemçe çâsârı olan karındaşı Karol Krala ve Çeh çâsârı olan …
Çünki Yanoş Kral'ın mürd olduğu haberi Beç Kralı Ferdinand'a ve Nemçe çâsârı olan karındaşı Karol Krala ve Çeh çâsârı olan Vinkoş çârnâsârlara Budin kralsız kaldığı haberi varınca hemân cemî‘i küffâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… r câmi‘i minâresi orta direk gibidir. Mustafâ Paşa minâresi trinketa direğidir.
Beç
kapusu tarafı kadırganın başında karinası gibidir. Ve Ulama Paşa kullesi burnun …
Bu kal‘aya Gül Baba bayırından nazar olunsa şekl-i bâdemî görünür, ammâ Gerz İlyâs Baba dağından bakılsa gûyâ Âl-i Osmân'ın başdarda kadırgası gibi görünür. Meselâ Kızılsarây tarafı kadırganın mürtefi‘ kıçıdır ve kal‘anın ortasında olan çârsûnun iki tarafındaki dükkânlar kadırganın yemîn ü yesârında mankalarıdır. Ortasındaki ulu yolu kadırganın orta güvertesidir. Hünkâr câmi‘i minâresi orta direk gibidir. Mustafâ Paşa minâresi trinketa direğidir. Beç kapusu tarafı kadırganın başında karinası gibidir. Ve Ulama Paşa kullesi burnuna doğru kadırganın kayalığı gibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79b ·
metinde göster ·
… ve lâzım da değildir, zîrâ ol tarafı sâfî kesme yalçın kayalar üz[re]dir, ammâ
Beç
kapusundan taşra kal‘anın kâmil bin adım yeri derin ve sarp ve arîz kesme kaya …
Ammâ bu kal‘anın mağrib cânibi uçurum bayırlı zemîn olmağile handakı yokdur ve olmak da mümkün değildir ve lâzım da değildir, zîrâ ol tarafı sâfî kesme yalçın kayalar üz[re]dir, ammâ Beç kapusundan taşra kal‘anın kâmil bin adım yeri derin ve sarp ve arîz kesme kaya handakı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79b ·
metinde göster ·
Andan yine bu orta hisârın bir kapusu dahi mağrib tarafında Gül Baba tarafına
Beç
kapusudur kim dörd kat-ender-kat demir kapulardır. Bu kapuların mâbeynleri cüml …
Andan yine bu orta hisârın bir kapusu dahi mağrib tarafında Gül Baba tarafına Beç kapusudur kim dörd kat-ender-kat demir kapulardır. Bu kapuların mâbeynleri cümle toloz kemerlerdir, aslâ gök görünmez Temmûz'da sermâ yerlerdir. Ve kapunun mâbeynleri ellişer germe levend adımıdır, tiryâkî adımı değildir, âdem adımıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a ·
metinde göster ·
kapusunun iç yüzünde hâlâ durur kâfir zamânından kalmış, içine âdem sığar bir s …
Hikmet-i Hudâ bu mezkûr Beç kapusunun iç yüzünde hâlâ durur kâfir zamânından kalmış, içine âdem sığar bir sıkılı top var. Hemân ki küffâr-ı hâksâr bu Beç kapusundan içeri çet-a-çet kat-ender-kat yürüyüş edüp gelirken hemân bir Yahûdî karısı mezkûr topa âteş edince el-azametullâh hemân bu kapular arasında çet-a-çet olan ve taşrada duran kâfirler bu 80b top-ı kûpdan çıkan bârûd-ı siyâhın nâr-ı Nemrûd'u nîlgûn dûdu ve gülle-i hadîdi ve niçe serâmed zincîrleri ve na‘l pâreleri ve çakıl makıl taşları cümle küffârlara isâbet edüp cümle küffâr cân ber-cehennem zebânîlerine cân teslîm etdiklerinde küffârın gerisi işlemeyüp sâ’ir guzât-ı müslimîn küffârların bakıyyelerine sataşup kıra kıra kal‘ayı küffârdan halâs ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a–80b ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ bu mezkûr Beç kapusunun iç yüzünde hâlâ durur kâfir zamânından kalmış, içine âdem sığar bir sıkılı top var. Hemân ki küffâr-ı hâksâr bu Beç kapusundan içeri çet-a-çet kat-ender-kat yürüyüş edüp gelirken hemân bir Yahûdî karısı mezkûr topa âteş edince el-azametullâh hemân bu kapular arasında çet-a-çet olan ve taşrada duran kâfirler bu 80b top-ı kûpdan çıkan bârûd-ı siyâhın nâr-ı Nemrûd'u nîlgûn dûdu ve gülle-i hadîdi ve niçe serâmed zincîrleri ve na‘l pâreleri ve çakıl makıl taşları cümle küffârlara isâbet edüp cümle küffâr cân ber-cehennem zebânîlerine cân teslîm etdiklerinde küffârın gerisi işlemeyüp sâ’ir guzât-ı müslimîn küffârların bakıyyelerine sataşup kıra kıra kal‘ayı küffârdan halâs ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a–80b ·
metinde göster ·
kapusunda Yahûdî karısının atdığı top sadmesinden on beş bin güzîde Hıristiyanl …
Küffârların kendü nakilleri üzre "Bu Beç kapusunda Yahûdî karısının atdığı top sadmesinden on beş bin güzîde Hıristiyanlarımız Îsâ'ya cân verdiler" deyü nakl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
… berîler ve mu‘âf u müsellemlerdir, ammâ müslimler ve müslime değillerdir. Hâlâ
Beç
kapusunun iç yüzünde kat-ender-kat sarây gibi kârgîr binâ evlerde cümle Budin Y …
Bu hâl üzre kal‘a-i Budin bir Yahûd karısı sebebiyle küffâr-ı hâksârdan halâs olur. Hâlâ ol ecilden Budin Yahûdları cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden berîler ve mu‘âf u müsellemlerdir, ammâ müslimler ve müslime değillerdir. Hâlâ Beç kapusunun iç yüzünde kat-ender-kat sarây gibi kârgîr binâ evlerde cümle Budin Yahûdîleri sâkin olurlar, ammâ Macar ve Nemse ve Çeh küffârı ellerine bir Budin Yahûdîsi girse cızbız kebâbı ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
kal‘asının iç yüzünde araba üzre ejder-i heft-ser-i gırrende gibi Beç kapusunun …
Ve mezkûr karı topu hâlâ Beç kal‘asının iç yüzünde araba üzre ejder-i heft-ser-i gırrende gibi Beç kapusunun şâhrâhına doğru bakup sıkılı durur. Ve her kim sokaklarda bir demir parçası veyâhûd bir müdevverce taş bulsa sevâbına kasd edüp karı topu içine atar. Ve hâlâ bu top yanında dörd aded balyemez toplar dahi vardır. Her biri birer kal‘a değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
… topu hâlâ Beç kal‘asının iç yüzünde araba üzre ejder-i heft-ser-i gırrende gibi
Beç
kapusunun şâhrâhına doğru bakup sıkılı durur. Ve her kim sokaklarda bir demir p …
Ve mezkûr karı topu hâlâ Beç kal‘asının iç yüzünde araba üzre ejder-i heft-ser-i gırrende gibi Beç kapusunun şâhrâhına doğru bakup sıkılı durur. Ve her kim sokaklarda bir demir parçası veyâhûd bir müdevverce taş bulsa sevâbına kasd edüp karı topu içine atar. Ve hâlâ bu top yanında dörd aded balyemez toplar dahi vardır. Her biri birer kal‘a değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
kapusu aşağı varoşa işler şâhrâh olduğıyçün cemî‘i âyende vü revendeler seyr [ü …
Bu Beç kapusu aşağı varoşa işler şâhrâh olduğıyçün cemî‘i âyende vü revendeler seyr [ü] temâşâ etsünler deyü Fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd altı aded zincîr kökü kalkanları bir yere yapışdırup bir hışt-ı Dahhâk ile eyle darb eder kim bir yanından altı aded kalkanın iki karış kadar güzer edüp yalman-ı nîze nümâyân olup hâlâ ol kalkan hıştıyla bu Bec kapusunun iç yüzündeki kemerlerde demir zincîrler ile maslûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
kapusu mâbeyninde niçe yüz temâşâgâhlar var, ammâ tahrîrinden âciz olup tatvîl- …
Bu Beç kapusu mâbeyninde niçe yüz temâşâgâhlar var, ammâ tahrîrinden âciz olup tatvîl-i kelâm olur. Ve yine bu orta kal‘anın Tuna'ya nâzır şimâlîsi tarafında, Kafesli kapu, bir küçücük dar kapucukdur. At ve araba girüp çıkamaz. Bu kapudan aşağı büyük varoş kal‘asına taş nerdübân ile enilir, ammâ kaç kad[em]e nerdübân endiği hâtır-nişânım değildir, ammâ gâyet sa‘b kapudur. Buna Kafesli kapu ve Uğrun kapu dahi derler, piyâde âdemlerin tarîkidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
… aba Sultân bayırları ve Türbe bayırları havâledir, ammâ yukaru Orta kal‘adan ve
Beç
kapusundan ve Siyâvuş Paşa kullesinde olan toplar cümle bu Gül Baba bayırlarınd …
Ve bu tarafda olan dîvârda cümle kırk aded metîn kullelerdir, ammâ bu mahallere Gül Baba Sultân bayırları ve Türbe bayırları havâledir, ammâ yukaru Orta kal‘adan ve Beç kapusundan ve Siyâvuş Paşa kullesinde olan toplar cümle bu Gül Baba bayırlarında ve Türbe çayırlarında olan düşmanları târumâr eder, gerekse yüz bin meteris sürsünler, bu mahallerde düşman karâr edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
… Boçkay Kral yüz bin askeriyle Serhoş İbrâhîm Paşa ile ma‘an Komaran ve Yanık ve
Beç
ve Prag tarafların nehb ü gâret ve alan u tâlân etmeğe Serdâr-ı mu‘azzamdan me’ …
Hemân ol ân Boçkay Kral yüz bin askeriyle Serhoş İbrâhîm Paşa ile ma‘an Komaran ve Yanık ve Beç ve Prag tarafların nehb ü gâret ve alan u tâlân etmeğe Serdâr-ı mu‘azzamdan me’zûn olup anlar revâne olmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92b ·
metinde göster ·
… livâsında yüz elli pâre ma‘mûr köydür, ammâ kâfiristânın tâ Yanık ve Komaran ve
Beç
ve Prag'a ve Pojan'a varınca gâzîleri seğirdüp kâfirden baş dil alup harâc dahi …
Ve cümle taht-ı livâsında yüz elli pâre ma‘mûr köydür, ammâ kâfiristânın tâ Yanık ve Komaran ve Beç ve Prag'a ve Pojan'a varınca gâzîleri seğirdüp kâfirden baş dil alup harâc dahi alup selâmet ile kal‘a-i Üstürgon'a gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98a ·
metinde göster ·
… a kol kethudâ (---) Ağa ve dahi beri tarafda Zağarcıbaşı Arnavud İbrâhîm Ağa ve
Beç
kapusu önünde handak hâricinde Yassı Tabya önünde yeniçeri ağası Sâlih Paşa, an …
"Herkes kendüye birer mezâr kazup diri dizliklerinde pâdişâh dirliğimiz vardır" deyü meteris nâmında birer kabre girüp hamd-i Hudâ bu gece karanusunda kırk oda yeniçeri ve yigirmi oda cebeci Allâhu Ta‘âlâ'ya sığınup kal‘adan küffârın aslâ haber [ü] âgâhları yok iken Uyvar'ın mağrib tarafında dörd koldan onar aded yeniçeri odaları meterise girüp evvelâ sağ tarafda kol kethudâ (---) Ağa ve dahi beri tarafda Zağarcıbaşı Arnavud İbrâhîm Ağa ve Beç kapusu önünde handak hâricinde Yassı Tabya önünde yeniçeri ağası Sâlih Paşa, anın sol tarafında Samsoncubaşı (---) Ağa, anın solunda Başçavuş (---) Ağa, bu beş aded koldan cümle gâziyân-ı yeniçeriyânlar kal‘a-i Uyvar'ın nısfın kat-ender-kat meterislerle kuşadup fi'l-hâl cümle guzât takırdı ve patırdı ve kütürdü olmadan yer altına girüp gûnâ-gûn san‘atlar ile sıçan yolları kazup cümle yeniçeriler gûyâ ka‘r-ı zemînde tahte's-serâya girdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109b ·
metinde göster ·