Hattâ duhter-i Sultân Ahmed Hân olan Fâtıma Sultânzâde Süleymân
Beğ ile
İslâmbol ile Çatalca mâbeyninde Azadlı nâm karyede evce ser çekmiş kayaları kûh …
Hattâ duhter-i Sultân Ahmed Hân olan Fâtıma Sultânzâde Süleymân Beğ ile İslâmbol ile Çatalca mâbeyninde Azadlı nâm karyede evce ser çekmiş kayaları kûhkenler nakb edüp nehr-i Tuna niçe eyyâm cereyân etdüği yerlerde alâmetleri zâhirdir. Meş‘aller çerâğân edüp atlarımız ile ol gârlar içre bir sâ‘at cânib-i şimâle gidüp temâşâ etdik, ammâ kebûter kadar yarasa kuşlarının kesretinden ve bed râyihalarından rücû‘ edüp taşraya çıkdık. Eğer selâtîn-i Âl-i Osmân himmet etse sehel bahâne ile yine nehr-i Tuna Yenibâğçe ve Aksarây içinden cereyân etmek mümkün idi, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
… z fukarâsıyla sâhib-i seccâde edüp def ü kudüm ve alem ü çırâğ verüp "Var Orhân
Beğ ile
Rûm fâtihi ol ya Bektaş" deyü nefes edüp Hacı Bektaş-ı Velî üç yüz er ile Horas …
Andan oğlu Orhân Gâzî müstakil beğ oldu. Bunların zamân-ı sa‘âdetlerinde yetmiş yedi kibâr-ı evliyâullâh alem-i Resûlullâh tahtında hâzır olup himmetleri ile niçe bin feth [u] fütûhâtlar etdiler. Yine bunların zamân-ı hilâfetinde cedd-i izâmımız Türk-i Türkân Hoca Ahmed Yesevî hazretleri Horasân'dan halîfesi olan Hacı Bektaş-ı Velî'yi üç yüz fukarâsıyla sâhib-i seccâde edüp def ü kudüm ve alem ü çırâğ verüp "Var Orhân Beğ ile Rûm fâtihi ol ya Bektaş" deyü nefes edüp Hacı Bektaş-ı Velî üç yüz er ile Horasân'dan Orhân Gâzî'ye gelüp mülâkât olduğu gibi Bursa üstüne gelüp feth etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23b ·
metinde göster ·
… na hibe edüp bu kadar mâl-ı ganâyimle Yemen'de bender-i Adeni feth edüp Özdemir
Beğ ile
Habeş'i feth edüp Âsitâne'de vezîr-i a‘zam oldu. Andan
Vezîr-i a‘zam Süleymân Paşa: Beyâz tavâşî olup Harem'den Şâm, andan Mısır andan donanma ile Hindistân'da bender-i Dîv-âbâdı ve Ahmed-âbâdı ve niçe kılâ‘ları Freng-i Portakal'dan feth edüp Hind râyına hibe edüp bu kadar mâl-ı ganâyimle Yemen'de bender-i Adeni feth edüp Özdemir Beğ ile Habeş'i feth edüp Âsitâne'de vezîr-i a‘zam oldu. Andan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47b ·
metinde göster ·
… Beğ firkateleri ile cezîre-i Çukalar'ı nehb [ü] gâret etmede bile bulunup Durak
Beğ ile
İnebahtı vilâyetine gidüp fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa, Âsitâne-i sa‘âdet'e Donanma …
Hamd-i Hudâ bu altıncı gazâmızda bulunup inebahtılı Durak Beğ firkateleri ile cezîre-i Çukalar'ı nehb [ü] gâret etmede bile bulunup Durak Beğ ile İnebahtı vilâyetine gidüp fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa, Âsitâne-i sa‘âdet'e Donanma-yı Hümâyûn ile vardukda Yûsuf Paşa'yı hidmeti mukâbelesinde Cinci Hoca tahrîkiyle ol mazlûmu zâlimler amân vermeyüp nâ-hak şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77b ·
metinde göster ·
Sûzî: Bu dahi Piriznelidir. Mücâhidün fî sebîlillâh olup Mihaloğlu Alî
Beğ ile
hem-ınân şu‘arâ-yı bahâdırân ammâ sâhib-i dîvân değildir. Lâkin penc beyt ve mü …
Sûzî: Bu dahi Piriznelidir. Mücâhidün fî sebîlillâh olup Mihaloğlu Alî Beğ ile hem-ınân şu‘arâ-yı bahâdırân ammâ sâhib-i dîvân değildir. Lâkin penc beyt ve müfredâtda lâ-nazîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 101b ·
metinde göster ·
… yince Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Deli Dilâver Paşa ve Malâzcird Beği Mehemmed
Beğ ile
cümle üç bin asker Mekü kal‘asında
Lisân-ı Ekrâdda Şuşik, kal‘ası olduğu kûh-ı bülendin ismidir. Lâkin bânîsi Sultân Hasan oğlu Ziyâeddîn binâsıdır. Evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın kayanın tâ zirve-i a‘lâsında şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘adır. Ammâ meri-i afacan ve müfacandır. Asker-i deryâ-misâl ile zîr-i hisârdan bir top menzili ba‘îd ordu-yı İslâm kurulup hemân ol sâ‘at kal‘a muhâsara olunup zîr u bâlâ olan kemîngâhlarında guzât-ı müslimîn meterise girüp tüfenkleşmeğe başlandıkda hemân kal‘adan bir yaylım top bir yaylım tüfenk atup yetmiş âdem bir tahtdan şehd-i şehâdet câmın nûş edüp dâr-ı berînde karâr etdiler. Hemân Serdâr Seydî Ahmed Paşa var kuvveti bâzûya getirüp niçe yüz iş eri olan mîr-i mîrânlara ve sâ’ir ümerâlara hulvü'l-lisân ile ve sâ‘ir guzâtı ihsânlar ile bende edüp bizzât kendileri atın dermiyân edüp dörd pâre tavîl şâhîleri kal‘anın cânib-i şarkîsinde havâle-i ba‘îdeler üzre koyup siperler ardından derûn-ı kal‘aya bir yaylım top urunca bi-emrillah derûn-ı kal‘ada Şuşik beğinin ammîzâdesi Çendedân Şücâ‘ Beğ'e top güllesi isâbet edüp ol ân mürd olup kal‘a içre bir velvele kopdu ve cânib-i erba‘adan guzât-ı müslimîn kal‘anın der-i dîvârının rahnedâr yerlerinden ankebût-vâr resen-bâzlar gibi birer vecihle kal‘aya tırmaşmağa başladılar. Hulâsa-i kelâm bir gün bir gice ceng-i azîm olup ertesi ale's-sabâh dendân-ı bedenlere amân bayrakları dikilüp derûn-ı kal‘ada olan cümle Ekrâd "Amân, amân, ey güzîde-i asâkir-i Âl-i Osmân" deyüp feryâd [u] figâna başladılar. Ol ân Serdâr Seydî Ahmed Paşa kal‘a altına başbölükbaşıyla Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimizin Alacaatlı Hasan Ağasıyla kal‘a kapusuna varup kal‘adan taşra yedi aded nâmdâr Kürd beğleri rehn çıkup "Bu gice beğimiz Mustafa Beğ kal‘adan kemend-i hîle ile nüzûl edüp Acem'e firâr etdi" dediler. Der‘akab Serdâr Seydî Ahmed Paşa bu dürûğ kelâma i‘timâd etmeyüp "Tiz beğiniz bulun, yohsa sizin yediniz dahi kelle paça edüp Erzurûm vezîri Mehemmed Paşa hâlâ Hınıs kal‘asındadır, anâ gönderirim" deyü bu yedi âdemi kayd-bend edüp kal‘a içine ale'l-gafle yedi yüz âdem koyup Şuşik beğinin sarâyında cümle emvâl [u] erzâkın kabza-i tasarrufa alup cümle Ekrâd eşkiyâların taşraya sürüp cümle âlât-ı silâhların alup üç bin tüfenk ve altı bin kılıç ve gayrı âlât-ı silâh cem‘ olup mâh-ı (---) minde kal‘a feth olup efendimiz Mehemmed Paşa'ya müjde etdiler. Ol gün kal‘ada bang-i Muhammedî tilâvet olunup kal‘a içine iki bin tüfenk-endâz kondu ve azîm top u tüfenk şâdmânîleri olup tâ Acem'e varınca Şuşik beğinin ili vilâyeti nehb u gâret olunup niçe kerre yüz bin koyun ve sığır ve at ve katır ile guzât-ı müslimîn muğtenim oldu. Ammâ Şuşik beğinin ele girmesiyçün ile vilâyete âdemler gidüp bir Gök dolak tülüngi çaşıt bulup Serdâr Ahmed Paşa "Cellâd!" deyüp ibtidâ burnun ve kulağın kesüp cellâd-ı bî-amân daltığ-ı perrân olup çaşıdın kellesin galtân edecek mahalde ayak üzre kalkup "Hey demirayak paşa! Endek hâlime merhamet et. Gelin bir danışığım vardır diyem" deyüp cellâd amân verdi. "Vallah ve billah Şuşik beği çaşt çağı kal‘a-i Mekü'ye gelüp Acem hânına câr düşdü. Henim kal‘ada mahbusdur" deyince Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Deli Dilâver Paşa ve Malâzcird Beği Mehemmed Beğ ile cümle üç bin asker Mekü kal‘asında
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 292a ·
metinde göster ·
… Paşa ve Çavuş Paşa ve Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Seydî Ahmed Paşa ve Şeh Gâzî
Beğ ile
cümle yek-dil ü yek-cihet olup Varvarlının başı ya başın ve illâ eğer inâd u mu …
asrında (---) mansıbiyle ber-murâd olmuş Bosneviyyü'l-asl bir Oğuz âdem idi. Hîle ve hud‘adan berî, zemm ü nemm ve gıybet ü mesâvî ve kizb ü bühtândan ârî vüzerâların düşman üzre varıcı Varvar'ı idi. Ve gâyet mu‘tekid olduğundan her hoş-âmed âmedî kelâmı tasdîk etmeğe meftûn idi. Ve re’y [ü] tedbîrde hüsn-i tedbîr etmeyüp sû’-i tedbîre ilkâ edenlere tab‘iyyet ederdi. Ve devleti gûyâ istidrâc ve kemâl-i hıffet ile ve akl-ı kıllet ile meşhûr-ı âfâk idi. Ancak salâh-ı hâl ile mümtâz-ı ser-firâz idi. Hikmet-i Hudâ bir gün İpşir Paşa'dan ve Küçük Çavuş Paşa'dan mektûblar gelüp vâfir mesrûr [u] handân oldu ve mektûbları kırâ‘at etdirüp gûyâ raks edüp "İşte İpşir oğlum gelmededir. Senin paşan onun hakkında bana neler yazar. Al imdi bu mektûbları paşana götür" deyü İpşir Paşa ve Küçük Çavuş Paşa ve kendü mektûblarıyla hakîre bir kîse guruş ve Köprülü mâlından rahtile bir küheylân at ve bir Gürcî gulâmı ve ana bir küheylân at ve bir kat esbâb. Kankırı nâhiyelerinde Bozoğlan kurâsından çıkup mütevekkilena'l-allah cânib-i şimâle üç günde ılgar edüp Engürü sağımızda kalup Murtatovası içinde bir vâsi‘ sahrâda menzil-i karye-i (---) paşa ile mülâkât olup "Bre Evliyâm! Safâ geldin. Ammâ ne çok eğlendin" dedikde ahvâl-i pür-melâl [ü] ser-güzeşt [ü] ser-encâmı bir bir takrîr edüp paşa âlem-i hayretde kalup tebessüm edüp, yakında görürsün, deyüp ibtidâ Varvar'ın mektûbun okuyup âteş-pâre olup "Görürsün mel‘ûn ahmak potur" deyüp İpşir Paşa'nın Varvar'a gönderdiği mektûbu kırâ’at edüp güle güle tamâm olup mektûbu hakîre atup "Nazar eyle" dedi. Hakîr İpşir mektûbun kırâ’at edüp ol kadar iltiyâm u mudârâ vü imhâl ve niyâz-gûne girişmeler tahrîr eylemiş kim istimâ‘ edenin aklı gidüp "İpşir Paşa, Varvar Alî Paşa'nın abd-i memlûkü olmuş" der. Paşa mektûblardan sonra ol deryâ-dil paşa-yı kâmkâr buyurdular kim "Biz anın ta'n-âmîz mektûblarına nazar etmeyüp yine mudârâyı elden komayalım" deyü latîf edâ ile mektûblar yazmak sadedinde iken âsitâne tarafından bir hünkâr hasekisi ve Kapu kethüdâmız Siyâvuş Ağa'nın hazînedârı Kâtib Alî Çelebi hatt-ı şerîf ile gelüp ol sâ‘at dîvân-ı pâdişâhî olup hatt-ı şerîf kırâ’at olunup mefhûm-ı hatt-ı şerîf oldur kim "Eğer başın gerek ise bir ân ve bir sâ‘at durmayup mükellef ve mükemmel askerinle mâh-ı Cemâziyelâhirin gurresinde bi-eyyi vechin kâne İpşir Paşa ve Çavuş Paşa ve Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Seydî Ahmed Paşa ve Şeh Gâzî Beğ ile cümle yek-dil ü yek-cihet olup Varvarlının başı ya başın ve illâ eğer inâd u muhâlefet ve müsâmaha edersen bunda olan evlâd [u] ıyâlini cümle katl edüp cümle mâl [u] menâlin kabz olunur. Ve eğer ol âsînin hakkından gelüp Varvar'ın başın serîr-i sa‘âdetime gönderüp edâ-yı hizmet edersen hâlâ hasekimde olan Mısr eyâleti hatt-ı şerîfime amel edüp bu cânibe mürâca‘at etmeden bilâ-câ’ize tarafından bir mükellef ve muhteşem ve umûr-dîde ağanı Mısır'ın şehr havâleliğine gönderesin. Hatt-ı hümâyûnuma amel edüp fermân-ı şerîfim eyle sâdır olmuşdur. Ve's-selâm." Paşa dahi "emr 364a pâdişâmındır" deyü derhâl nefîr-i rıhlet çalınup bin mikdârı asker ile tuğu ileri gönderüp hasekiye bir kîse harc-ı râh verüp kethüdânın haymesinde mihmân eyleyüp ertesi gün hikmet-i Hudâ Varvar Alî Paşa'nın çâşnigîrbaşısı gelüp Âsitâne tarafından {Varvar Alî Paşa'ya} gelen emirleri ve hatt-ı şerîfi getirüp paşa kırâ’at etdükde mazmûn-ı hat oldur kim "Vezîrim Varvar Alî Paşa lalam! Cirmin afv olunmuşdur. Defterdâroğlu celâlî Erzurûm'a ve Engürü'ye mutehassın olmak murâd edüp ısyân [u] tuğyânı zâhir olmuşdur. Hatt-ı şerîfim vardıkda bir ân durmayup memâlik-i mahrûselerimde nerde bulursan katl edüp yâ başı, yâ başın. Edâ-yı hizmetden sonra sana Mısr'ı bilâ-avâ’id ve lâ-fevâyid ihsânım olmuşdur" deyü hatt-ı şerîfi kırâ’at edüp "Bre meded, bu sır bunda kalsın" deyüp "men hafaza'l-lisâne selleme mine'l-afat" deyüp keşf-i râz etmeyüp summun bükmün durdı. Ol gün İpşir Paşa tarafından çâşnigirimiz gelüp "İpşir Paşa, Karaman eyâletiyle Varvar ile celâlî olmağa gider" deyü haberler geldi. Ol gice Varvar'a mektûblar yazılup Varvar'ın katli hakkına paşaya gelen hatt-ı şerîfi Varvar mektûbiyle ale's-sabâh hakîre verüp ol gün ol gice ılgarup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 363b–364a ·
metinde göster ·
… ehû Ebü'l-feth Gâzî bu Çatalca şehrinde niçe bin yük bâr-ı sakîli Mihaloğlu Alî
Beğ ile
bırağup "Bu şehri Allah'a emânet etdim" deyü du‘â edüp kendüler İslâmbol'u muhâ …
Ba‘dehû Ebü'l-feth Gâzî bu Çatalca şehrinde niçe bin yük bâr-ı sakîli Mihaloğlu Alî Beğ ile bırağup "Bu şehri Allah'a emânet etdim" deyü du‘â edüp kendüler İslâmbol'u muhâsara edüp (---) günde sene (---) târîhinde feth edüp anların du‘â-i hayrları berekâtıyla bu Çatalca şehri âbâdân olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 171a ·
metinde göster ·
… idelim ve kânûn-ı Süleymân Hân üzre Van derneğine gelüp Malazgird Beği Mehemmed
Beğ ile
ve şâkîler ile ve bu yeniçeri gâzîler ile mürâfa‘a-i şer‘ olsun. Eğer şer‘-i şe …
Ammâ paşa-yı hayr-tedbîr eyitdi: "Evvel kendüye bir nâme-i muhabbet-uslûb tahrîr edüp şer‘-i şerîfe da‘vet idelim ve kânûn-ı Süleymân Hân üzre Van derneğine gelüp Malazgird Beği Mehemmed Beğ ile ve şâkîler ile ve bu yeniçeri gâzîler ile mürâfa‘a-i şer‘ olsun. Eğer şer‘-i şerîfden nükûl ederse bi-emrillah üstüne sefer etmemiz mukarrer ü muhakkakdır." deyince cümle huzzâr-ı meclis "Bre meded sultânım, şimdi hân müttehem olup mes’ûl olacağın bilir. Her çi bâd-âbâd deyü askerin cem‘ edüp bizim ülkemizden bir yer dahi urur. Elhamdülillah Timur'un toprağın sürmeğe gelmiş deryâ-misâl askerimiz hâlâ âmâde iken hemân niyyetü'l-gâzâ deyüp bu sâ‘at tuğlar Çaybaşı'na gitsin." deyü paşaya ibrâm-ı tâm ve teklîf-i mâlâyutâk etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 260a ·
metinde göster ·
… ak açar. Mehemmed Emîn Paşa Van'da Hakkarî'yle ve Hoşâb Hâkimi Mahmûdî Süleymân
Beğ ile
hasm olup bu Çomar'ı serdâr edüp kâh Hakkarî ve kâh Mahmûdî köylerin nehb ü gâr …
Âhir Çomar hapisden halâs olup cümle yüz aded yiğidiyle Merzivân'da kendüyi haps edüp mâlın alan Dilâver Ağa'nın 282a çiftliğin basup elli mikdârı küheylân atların alup bu kadar gâret ü hasâret edüp çiftliği âteşe verüp bu kadar mâl ü menâl ile doğru Van'da Şemsî Paşa oğlu Mehemmed Emîn Paşa, Melek Ahmed Paşalı olmağile ana varup yine bayrak açar. Mehemmed Emîn Paşa Van'da Hakkarî'yle ve Hoşâb Hâkimi Mahmûdî Süleymân Beğ ile hasm olup bu Çomar'ı serdâr edüp kâh Hakkarî ve kâh Mahmûdî köylerin nehb ü gâret etdirüp bay [u] muğtenim yine Van'a gelirdi. Niçe kerre böyle Hakkarî'den intikâm alup baş u dil ü mâl alurdu. Âhir Vanlılar bu Çomar'ın fetâlığından hazz edüp Çomar'a dirlik etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 281b–282a ·
metinde göster ·
Bitlîs hânı cenginde hâkimi İbrâhîm Beğ ile cengde bulunduğumuzdan kal‘ada hakîre ve refîklerimize ziyâfet edüp {bu kal‘a-i Hoşâb'ı} bir hoş temâşâ etdik. Cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâdan nişân verir. Aslâ handakı yokdur ve ancak şimâle nâzır bir kapusu vardır, ammâ kapusunun iç yüzünde derk-i esfelden nişân verir bir handakı var, üzre, top tahtalarından cisrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286a ·
metinde göster ·
… gelüp hakîre de bir at ve bir kızıl katır ihsân edüp bir bayrak refîkler verüp
beğ ile
vedâlaşup,
Bu ziyâretleri tamâm edüp Hasankeyf beği (---)(---) beğden Murtezâ Paşa kethudâsı refîkimiz üç bin guruş mâlın alup ve niçe hedâyâ dahi gelüp hakîre de bir at ve bir kızıl katır ihsân edüp bir bayrak refîkler verüp beğ ile vedâlaşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 390a ·
metinde göster ·
… flarına {çöle} açıldılar, ammâ Hasan Paşa ve üç vezîr ve yedi paşa ve yedi aded
beğ ile
cümle ve üç bin asker ale'l-gafle Hasan Paşa boğazında amân kılıcıyla Murtazâ P …
Ammâ Cân Mirze Paşa ve Tatar Ahmed Ağa ve Kadrî Ağa ve Kürd Osmân Ağa hakîkatlilik edüp tâ Haleb kal‘asına dek varup Hasan Paşa ile vedâ[‘]laşup Haleb'e girmeyüp levendileriyle(?) Ane ve Seleme kal‘aları ve Mevâl ve Keys urbânı taraflarına {çöle} açıldılar, ammâ Hasan Paşa ve üç vezîr ve yedi paşa ve yedi aded beğ ile cümle ve üç bin asker ale'l-gafle Hasan Paşa boğazında amân kılıcıyla Murtazâ Paşa'ya varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 71b ·
metinde göster ·
… erâlarından Bay Boğa nâm bir be-nâm kimesne Âl-i Osmân'ın cedd-i ızâmı Ertuğrul
Beğ ile
bu yerleri feth edüp cây-ı menâs etdiklerinde Karaman halkı bu yerlere Bay Boğa …
İbtidâ bu zemîni feth eden Sultân Alâ’eddîn'in ümerâlarından Bay Boğa nâm bir be-nâm kimesne Âl-i Osmân'ın cedd-i ızâmı Ertuğrul Beğ ile bu yerleri feth edüp cây-ı menâs etdiklerinde Karaman halkı bu yerlere Bay Boğa kal‘ası derlerdi, ammâ Rûm keferesi destinde iken ismi Kalopiga derlerdi, ya‘nî Eyi (---) dimekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 89a ·
metinde göster ·
… resi verüp huddâmlarıma dahi yüzer guruş ve birer at ve birer donluk çuka verüp
beğ ile
şehr-i Yaş'dan bir sâ‘at ba‘îd vedâ[‘]laşup cümle boyar ve hatman u bistiyar ve …
Ba‘dehû kırk birinci gün bizim Ahmed Ağa'mıza kırk kîse ve kırk aded yorga at ve üç semmûr kürk ve on donluk elvân çengâr çukaları ve bu kadar gümüş Tatar rahtları ve gümüş Tatar eğerleri ve niçe hedâyâ-yı zî-kıymetler ile beher yevm Boğdan kapu kethüdâlarından ellişer vukıyye et almak üzre temessükler verdi ve cümle tevâbi‘lerine on kîse ve birer donluk çuka ve birer at verdi. Bu hakîr ü pür-taksîre dahi üç kîse ve beş yorga ve iki re’s bârgîr ve bir sâ‘at ve bir sîm raht ve bir sîm Tatar eğeri ve beş donluk gûnâ-gûn saya çukalar ile beher yevm beşer vukıyye et tezkiresi verüp huddâmlarıma dahi yüzer guruş ve birer at ve birer donluk çuka verüp beğ ile şehr-i Yaş'dan bir sâ‘at ba‘îd vedâ[‘]laşup cümle boyar ve hatman u bistiyar ve koparlar ile esenleşüp cânib-i kıbleye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 108a ·
metinde göster ·
… ker iki bin aded güzîde asker idi. Serdârları Bosna sancağı alay beğisi İsmâ‘îl
Beğ ile
sancağı askeri ve gayri serdengeçdi çeteci gâzîler idi. Ol kadar mâl-ı ganâ'iml …
Bizden yetmiş aded şehbâzlarımız şehîd ve bizim evvelki askerimizden yüz on altı şehîd olmuş gâzîler var idi, ammâ bu evvelki asker iki bin aded güzîde asker idi. Serdârları Bosna sancağı alay beğisi İsmâ‘îl Beğ ile sancağı askeri ve gayri serdengeçdi çeteci gâzîler idi. Ol kadar mâl-ı ganâ'imleri var kim hemân altı yüz avrat ve oğlanları var ve yetmiş beş kelleleri var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136a ·
metinde göster ·
… ed huddâmlarıma beşer altun ve birer çuka ve kumaş verüp Baba Ahmedzâde İsmâ‘îl
Beğ ile
hukûk-ı sâbıkaları olup hem-civârları olmağile anlardan havf etdiklerinden ana …
Bu şehri üç gün tamâm temâşâ edüp bir gün konağımızda âsûde-hâl dururken ceneral-i dâll âmedânî konağımıza yigirmi aded tabla şükkeri ta‘âm-ı mümesseklerle gelüp, hakîr ayağa kalkup istikbâl edüp köşe-i vahdetimizde zânû-be-zânû olup ta‘âmlar tenâvül olundukda hakîr cenerale bir mutallâ dülbend ve iki dâne münakkaş sihr-i bukalemûn Kaya Sultân yağlıkları verdim. Cihân kadar hazz edüp yağlığın birin şapkası üzre kodu. O dahi hakîre on tahta siyâh Dobra-Venedik kürkü kim kunduz siyâhı gibi kuzu bağanası kürkleridir ve on donluk elvân çukalar ve on top Fireng atlas-ı gûnâ-gûnlar ve üç yüz Bundukanî uşkota nâm sırma gümüşünden onar dirhem gelir guruşlardır ve bir sâ‘at ve bir dûrbîn ve bir Papa Monta nâm dünyâ tasv[îr]i kitâb ve yüz mümessek yaldız altunu verüp taşra çıkdıkda, kırk yedi aded huddâmlarıma beşer altun ve birer çuka ve kumaş verüp Baba Ahmedzâde İsmâ‘îl Beğ ile hukûk-ı sâbıkaları olup hem-civârları olmağile anlardan havf etdiklerinden ana bir kîse guruş ve bir donluk çuka verüp babasına dahi yüz altun ve bir donluk çuka Baba Ahmed'e gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… irmi bin güzîde Acem Mazenderânîsi gibi Arnavud tüfeng-endâzı olup Gâzî Evrenos
Beğ ile
pey-der-pey yedi ay savaş-ı perhâş edüp âhirü'l-emr seyf-i Muhammed urulup yürü …
Manzara-i eşkâl-i kal‘a-i Üsküb-i mahbûb: Müverrihân-ı Rûm bu kal‘aya kal‘a-i Mazenderân-ı Rûm dediklerinin aslı hîn-i savaşda derûn-ı hisârda yigirmi bin güzîde Acem Mazenderânîsi gibi Arnavud tüfeng-endâzı olup Gâzî Evrenos Beğ ile pey-der-pey yedi ay savaş-ı perhâş edüp âhirü'l-emr seyf-i Muhammed urulup yürüyüş ile feth olduğundan cümle cevâmi‘lerinde hatîb minbere kılıç ile urûc edüp hutbeyi tilâvet eder. Hâlâ iki kat bir hisâr-ı üstüvâr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı kadîm ve sûr-ı azîm bir rabât-ı müzeyyen ve bir belde-i medyendir kim refî‘ü'l-beyân ve halkı cümle azîmü'ş-şândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 169b ·
metinde göster ·
Ez-în-cânib nehr-i Tuna'nın bir fırkası bu Bınarhisâr'da ve kurbunda Yenehisâr'da ve Pravadi ile Varna şehri arasındaki Duna değirmenlerinden âşikâre olup cereyân eder. Yanvan Kral Tuna'nın İslâmbol'dan döndüğün istimâ‘ edüp cân ber-cehennem gider. İlâ hâze'l-ân Çatalca kurbunda Âzâdlı nâm karye kurbunda dağlar içre mağâralardan nehr-i Tuna cereyân etdüğinün alâmetlerin Fâtıma Sultânzâde Süleymân Beğ ile bu gârlara girüp seyr [ü] temâşâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
muhâfaza-i Seğitvar içün kırk bin asker konup ve cümle cebehâne-i pâdişâhî ve c …
Andan kal‘a hâkimi İskender Beğ ile muhâfaza-i Seğitvar içün kırk bin asker konup ve cümle cebehâne-i pâdişâhî ve cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtları ve zahâ’irleri kemâkân gereği gibi beleğan mâ-belağ koyup Sokollu Mehemmed Paşa Şehzâde Selîm Hân tarafının bir hayrına(?) sâmi‘înden idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 175a ·
metinde göster ·
… u hakîri Gazzâzzâde Ahmed Ağa'ya koşup Edirne'den kat‘-ı menâzil ederek İstifan
Beğ ile
on yedi günde İsmâ‘îl şehrine vardıkda cümle yigirmi bin asker olduk, ammâ cema …
Mukaddemâ sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında Köpürlü Mehemmed Paşa sadrıa‘zam iken diyâr-ı Boğdan'da Burunsuz Kostantin isyân edüp şehr-i Yaş'a kapanup İsmâ‘îl ve İbrâ’il ve İshâkçı şehirlerin harâb u yebâb etdi ve vilâyet-i Eflak'da Ken‘ân Paşa sultânı Âtike Sultân elinde büyüyüp oğulluğu olan Cüvan-ı Urum Mihne Çelebi denilen mel‘ûn muhibb-i hânedân-ı Âl-i Osmân iken Eflak beği olup isyân edüp kırk elli bin ümmet-i Muhammed bâzergânları Eflak'da kılıçdan geçirüp Yergöğü kal‘asından Fazlı Paşa ve Cân Arslan Paşa ve Konakçı Kara Alî Paşa ve niçe paşaları Yergöğü'nde kapadup germâ-germ ceng etdiği ve Boğdan beği isyânı Köpürlü Mehemmed Paşa'nın mesmû‘u olup Yedikulle'de mahpus sâbıkan Boğdan beği olan Lipul Beğ'in oğlu Dilber İstifan Beğ Boğdan'a beğ olup Gazzâzzâde Ahmed Ağa sancak ağası olup Kızlarağası Muslu Ağa efendimiz bu hakîri Gazzâzzâde Ahmed Ağa'ya koşup Edirne'den kat‘-ı menâzil ederek İstifan Beğ ile on yedi günde İsmâ‘îl şehrine vardıkda cümle yigirmi bin asker olduk, ammâ cemapur askeri gibi ecnâs-ı milelden ve Kılbarak'dan bir barak kefere ve Ermeni ve bakkal ve çakkal ve bozacı ve meyhâneci kavmi bile idi, ammâ askerinden Yahûdî yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99b ·
metinde göster ·
… mümkin olmadığından bu kadarla iktifâ edüp kendü âlemimize meşgûl olup bir gün
beğ ile
ve bu kadar askeriyle atlanup seyr [ü] temâşâ ederek maşrık tarafına bir sâ‘at …
Bu şehir niçe bin ahvâlâtlarına vâkıf olduk, ammâ muharrir-i âlem gibi her şey’i tahrîr olunmak mümkin olmadığından bu kadarla iktifâ edüp kendü âlemimize meşgûl olup bir gün beğ ile ve bu kadar askeriyle atlanup seyr [ü] temâşâ ederek maşrık tarafına bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 102a ·
metinde göster ·
… udâsıyla kapucubaşılar bir yerde yerler. Ve kapu kullarının eşbehleri defterdâr
beğ ile
yerler. Ve sâ’ir ümenâ ve mültezimîn atalıklar ve ot ağalarıyla bir yerde ta‘âm …
Ve dahi ba‘de'd-dîvân summât-ı Muhammedî çekilüp gûnâ-gûn ta‘âm-ı nefîseler içinde elbette bir tay eti mukarrerdir, zîrâ kavm-i Tatar Şâfi‘î mezheblerdir. At eti anlarda sırf helâldir. Bu ta‘âmları hân ile kalga ve nûreddîn ve müftî ve kadıasker ve şehir monlası bile oturup ta‘âm yerler. Gayri kadılar başka yerler. Vezîr ile Şîrînli ve Mansûrlu ve gayri imirzalar bir yerde yerler. Kapucular kethudâsıyla kapucubaşılar bir yerde yerler. Ve kapu kullarının eşbehleri defterdâr beğ ile yerler. Ve sâ’ir ümenâ ve mültezimîn atalıklar ve ot ağalarıyla bir yerde ta‘âm yerler. Ve cümle Kazak sultânlar hânzâde sultânlarıyla bir yerde yerler. Ve cümle görünüş kâtibleri rûznâmeciyle yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125a ·
metinde göster ·
… 'den bir yeni rehin Çerkez beği gelüp öbür mirza Kabartay'a gidüp bu yeni rehin
beğ ile
mukaddemâ çok hukûkumuz olmak ile dünyâ kadar hazz edüp Mehemmed Geray Hân'ın v …
Ba‘dehu hikmet-i Bârî bu Terek kal‘asına Kabarti'den bir yeni rehin Çerkez beği gelüp öbür mirza Kabartay'a gidüp bu yeni rehin beğ ile mukaddemâ çok hukûkumuz olmak ile dünyâ kadar hazz edüp Mehemmed Geray Hân'ın ve yine Dağıstân pâdişâhı Şamhal Şâh'ın mektûbların yeni rehin olan Kabarti beğine gösterüp cihân cihân hazz edüp hakîre ikrâmlar etdi. Ve her bâr anlar ile cân sohbetleri ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167b ·
metinde göster ·
Ammâ ihvân-ı bâ-safâ-yı müstemi‘îne şöyle ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim, eğer bu kavm-i Kılmağın envâ‘ın ve üç kerre Maskov diyârın nehb ü gâret edüp bildiğimiz ve anladığımız mertebe bu iki kavmin ahvâlâtların mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek Hudâ'ya ayândır mecmû‘a-i nâ-matbû‘amız başka bir mücelled kitâb olur. Bu kadarca tahrîrât ile iktifâ edüp elçi beğ ile Azak vilâyeti tarafına çıkmağa sa‘y ederken Taysı Şâh Kalmığ'ın sefere gidenleri bî-hisâb mâl-ı ganâ’imler ile gelüp cümle Kalmık sürûrlarından [e]lçiye destûr verüp azm-i râh mahallinde bu hakîre Taysı Şâh ve oğlu Moyinçak Şâh ikişer at ve ikişer sığın yavruları derisinden Hıtâyî kâğız gibi mücellâ ve rakîk kürkler ve ikişer aded Noğay ve Heşdek esîri gulâmları ihsân etdi. Ve refîklerime de hem-çünân birer ton sığın derisi kürkleri ve birer re’s atlar verdi. Ve elçi bana "Es'sehî mâ melek" deyüp on bin koyun ve beş bin sığır verdi, zîrâ anlarda akçe pul ve gayri metâ‘ aslâ yokdur. Yedikleri et, geydikleri etin derileridir. Hattâ gömlekleri ve donları bile deridir, ammâ ne deridir, gûyâ beyâz Hıtâyî kâğızdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180a ·
metinde göster ·
"Bire Evliyâm hoş geldin, bire seni Vezîria‘zam Kethudâsı İbrâhîm Ağa ve Defterdâr Ahmed Paşa ve gayri iş erleri seni isterler, tiz başdardaya gir, seni karşu Girid'e geçireyim" dedikde cânıma minnet olup sekiz re’s atlarımız ve üç aded memlûklarımız iki gırâr esbâb-ı bâr-ı sakîllerimiz Zekeriyyâ Efendi'nin Kuçiya nâm çiftliğine gönderüp bu hakîr bir at ve bir harar esbâb ve üç nefer gulâmlar ile salt sebükbâr olup Allâhu Te‘âlâ'ya sığınup Zekeriyyâ Efendi ile Abdî Paşazâde Hasan Beğ'in Karaca başdardasına bir atımla ve hidmetkârlarımla gemiye girüp hakîr Hasan Beğ ile kadırga kıçında zevk edüp tilâvet-i Kur’ân ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283a ·
metinde göster ·
… âr gitdikde bu hakîr Hanya alaybeğisi Şa‘bân Ağa hânesinde Vezîr Murâd Paşazâde
Beğ ile
mihmân olup Hanya kal‘asını seyr [ü] temâşâ edüp âsâr-ı binâların tahrîr etmeğe …
Ba‘dehu Sadrıa‘zam ve Serdâr-ı mu‘azzam Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa cemî‘i umûrdîde ve kâr-âzmûde asker-i İslâmın ihtiyârlarıyla müşâvere edüp Hanya'dan kalkup Kandiye kal‘asına salt gidüp kal‘anın tarz [u] tavr [u] şekl-i şemâ’ili ve meterise ve lağıma girüp muhâsara edecek yerlerin görmeğe üç bin asker ile salt sebükbâr gitdikde bu hakîr Hanya alaybeğisi Şa‘bân Ağa hânesinde Vezîr Murâd Paşazâde Beğ ile mihmân olup Hanya kal‘asını seyr [ü] temâşâ edüp âsâr-ı binâların tahrîr etmeğe şürû‘ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283b ·
metinde göster ·
… in savâbın pederimizin ve Gâzî Sinân Paşa'nın rûh-ı şerîflerine hibe edüp andan
beğ ile
vedâ‘laşup andan kıble tarafına bir öz içre gidüp,
Karye-i Mikat: Bir bayır dibinde bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘li ve bir müferrih fezâ-yı lâlezârlı karyedir. Ve ma‘mûr sarây-ı azîm çiftliği var kim Sinân Paşazâde Yûsuf Beğ efendimizle kâmil bir hafta bu karye-i merâmda murâd [u] merâmımız üzre cân sohbetleri edüp yetmiş sene mukaddem pederimiz merhûm bizim gibi seyâhatle ol dahi bu köye gelüp bu hânedânda mihmân olup niçe sene sâkin olduğu hücresinde biz de sâkin olup pederimiz rûhiyçün bir hatm-i şerîf tilâvet edüp rûy-ı dîvâra yazduğu hatları ve niçe âsârların ve Yûsuf Beğ'de olan yazduğu kitâbları cümle temâşâ edüp hatm-i şerîfin savâbın pederimizin ve Gâzî Sinân Paşa'nın rûh-ı şerîflerine hibe edüp andan beğ ile vedâ‘laşup andan kıble tarafına bir öz içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360b ·
metinde göster ·
… ‘lâ limanı ve kal‘ası vardır ve gâyet ma‘mûrdur. Sene 1055 târîhinde Gâzî Durak
Beğ ile
gâret etdükde bu hakîr bile idim. Hâlâ yine Venedik kâfiri hükmündedir. Ve Giri …
Cezîre-i Çukalar: Cirmi altmış mîldir. A‘lâ limanı ve kal‘ası vardır ve gâyet ma‘mûrdur. Sene 1055 târîhinde Gâzî Durak Beğ ile gâret etdükde bu hakîr bile idim. Hâlâ yine Venedik kâfiri hükmündedir. Ve Girid'in Suda limanında, Y 125a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y124b–Y125a ·
metinde göster ·
… içe zevk u safâlar edüp mevlevîhâne şeyhi ile ve Dizdâr Ca‘fer Ağa ile ve Çavuş
Beğ ile
ve serdâr ile ve'l-hâsıl cümle ahibbâ ile vedâlaşup ve bize refîkler koşup kıbl …
Ve bir hafta bu şehirde meks edüp niçe zevk u safâlar edüp mevlevîhâne şeyhi ile ve Dizdâr Ca‘fer Ağa ile ve Çavuş Beğ ile ve serdâr ile ve'l-hâsıl cümle ahibbâ ile vedâlaşup ve bize refîkler koşup kıbleye üç sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136b ·
metinde göster ·
… fîkler alup Ramazân Ağa ile ve Zâ‘im Mehmed Ağa ile ve Süleymân Ağa ile ve Sarı
Beğ ile
ve Mü’ezzin Ramazân Çelebi ile cümle vedâlaşup şehrin cisrinden ubûr edüp Göksu …
Kal‘a-i Silifke: Bir gece mihmân olup dizdârdan refîkler alup Ramazân Ağa ile ve Zâ‘im Mehmed Ağa ile ve Süleymân Ağa ile ve Sarı Beğ ile ve Mü’ezzin Ramazân Çelebi ile cümle vedâlaşup şehrin cisrinden ubûr edüp Göksu kenârınca sengistân ve ba‘zı mahalli giyâhistân yerleri sekiz sâ‘atde güzer edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y149b ·
metinde göster ·
ma‘an Mısır fethine Selîm Şâh'a vesîle oldular. Ve Selîm Şâh bu şehri Şâm-ı Tar …
Ba‘dehu sene 921 târîhinde mutasarrıf olan hâkim Senyal miftâhların Selîm Şâh'a teslîm edüp Hayre Beğ ile ma‘an Mısır fethine Selîm Şâh'a vesîle oldular. Ve Selîm Şâh bu şehri Şâm-ı Tarabulus eyâletinde iltizâm ile sancakbeği tahtı eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y179b ·
metinde göster ·
… kül olup süd karındaşım (---)(---) Çelebi ile ve Cidde Hâkimi Baklacı Mehemmed
Beğ ile
vedâlaşup üç gulâmımız ile Mekke-i mükerremeye avdet edüp gelürken yine Hazret- …
Ve bu Cidde'yi seyr [ü] temâşâ edüp Mekke'den getirdiğimiz metâ‘larımız Fincâncı Re’îs'in keştîsine koyup ve on ferde kahve Kara Hasan Re’îs'in firkatesine ve on ferde kahve Hind zevrakına ve beş ferde nâ’ib merkebine, iki tavâşî ile ve bir memlûkümüz ile gemilere koyup Allâh'a tevekkül olup süd karındaşım (---)(---) Çelebi ile ve Cidde Hâkimi Baklacı Mehemmed Beğ ile vedâlaşup üç gulâmımız ile Mekke-i mükerremeye avdet edüp gelürken yine Hazret-i Havvâ anamıza bir Yâsîn-i şerif Kur’ân-ı şerîf tilâvet edüp sekiz sâ‘atde yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y366b ·
metinde göster ·
… azret-i Hamza'ya varup anda şeyhü'l-harem Dâvûd Ağa ziyâfetin Emîrü'l-hac Özbek
Beğ ile
tenâvül edüp yine Medîne'ye geldik.
Ale's-sabâh mümkün olduğu mertebe ziyâretler edüp yine Hazret-i Hamza'ya varup anda şeyhü'l-harem Dâvûd Ağa ziyâfetin Emîrü'l-hac Özbek Beğ ile tenâvül edüp yine Medîne'ye geldik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y368b ·
metinde göster ·
… ince bunlar ile hem-ınân olup ol leyle-i tavîlelerde emîrü'l-hacımız olan Özbek
Beğ ile
atbaşı berâber olup bu şeyh Ahmed'in na‘t-ı şerîflerin istimâ‘ ederek zevk [u] …
Ve râh-ı hacda Mısır'a gelince bunlar ile hem-ınân olup ol leyle-i tavîlelerde emîrü'l-hacımız olan Özbek Beğ ile atbaşı berâber olup bu şeyh Ahmed'in na‘t-ı şerîflerin istimâ‘ ederek zevk [u] safâ ile menzile gelirdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y249a ·
metinde göster ·
Ziyâret-i el-Vezîr Sultân Nâsıruddîn: İki yüz yaşında Selîm Hân'a yetişüp Hayra
Beğ ile
mutî‘ olup hizmet-i şehriyârîde bulunup cenâzesinde Selîm Hân hâzır olup bu Kab …
Ziyâret-i el-Vezîr Sultân Nâsıruddîn: İki yüz yaşında Selîm Hân'a yetişüp Hayra Beğ ile mutî‘ olup hizmet-i şehriyârîde bulunup cenâzesinde Selîm Hân hâzır olup bu Kabr-i Tavîl kurbunda defn olundu. Ve Mısır içinde Bâb-ı Nâsır'a karîb câmi‘-i Cemâleddîn kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y265a ·
metinde göster ·
… âh, cânım karındaşımız, siz Fûncistân diyârından berü bizim kethudâmız Mehemmed
Beğ ile
refîk olup bizi ârzûlamışsız. Lâkin Dehlek'den gemi ile Musova'ya çıkup ol deli …
"Estağfirullâh, cânım karındaşımız, siz Fûncistân diyârından berü bizim kethudâmız Mehemmed Beğ ile refîk olup bizi ârzûlamışsız. Lâkin Dehlek'den gemi ile Musova'ya çıkup ol deli farfara Fortacı Paşa sizi alıkoyup bize göndermedi. Hele mel‘ûn, pâdişâha âsî olup yine âsî Zeydî-mezheb imâm yanına Yemen'e kaçdı. Cehenneme başı. Pâdişâhıma arz ederim" dedükde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y439b ·
metinde göster ·
… atl olundu. Kırk günde Mısır'dan üç bin asker Âsitâne'ye Serdâr Boşnak Süleymân
Beğ ile
Paşa ile beğ ve yeniçeri başçavuşu müteveccih olup İskenderiyye'den on dörd pâr …
Sene seksen dördde Kamaniçe imdâdına Mısır'dan üç bin asker imdâd içün Âsitâne-i sa‘âdetden Emîrâhûr İbrâhîm Ağa gelüp dîvân-ı Mısır'da hatt-ı şerîf tilâvet olunup yedi ocak ağaları hil‘at-ı pâdişâhîyle şerefyâb olunca Bevvâbzâde hil‘at geymedüğiyçün Bulak'da ma‘nûkan katl olundu. Kırk günde Mısır'dan üç bin asker Âsitâne'ye Serdâr Boşnak Süleymân Beğ ile Paşa ile beğ ve yeniçeri başçavuşu müteveccih olup İskenderiyye'den on dörd pâre alay gemileri ile bâdbânların açup azm-i Rodos etdikleri haberi gelüp emîrâhûra efendim kırk kîse mâl ve yigirmi kîse bir ma‘mûr beled ve seksen akçe mahlûl verüp ol dahi bizden Âsitâne'ye revâne oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… ydân-ı mahabbete yüz kîse mâl döküp sâbıkan emîrü'l-haclıkdan ma‘zûl olan Yûsuf
Beğ ile
iki bin müsellah asker ile üç gün üç gecede imdâd yetişüp hamd-i Hudâ Urbânı bo …
Ammâ huccâc-ı müslimîne istikbâle giden Akabe ağasın Arab çevirüp ceng-i azîm ederlerken Abdurrahmân Paşa'ya feryâdcı gelüp ol ân meydân-ı mahabbete yüz kîse mâl döküp sâbıkan emîrü'l-haclıkdan ma‘zûl olan Yûsuf Beğ ile iki bin müsellah asker ile üç gün üç gecede imdâd yetişüp hamd-i Hudâ Urbânı bozup cümle huccâc âsudehâl Mısır'a dâhil oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·