… nde ve Soluna Boğazı'nda ve Karaharman Boğazı'nda ve Hızır-İlyâs Boğazı'nda, bu
beş yerde
Karadeniz'e karışır. Bu nehirden küçük Tarabefzûn kurbunda nehr-i Faşa ve nehr- …
Seyyâhân-ı berr [u] bihâra ma‘lûm ola ki bu Karadeniz'i seyâhat edüp im‘ân-ı nazar ile gavvâsı olup temâşâ etdiğimiz hesâbı üzre bu boğazdan Karadeniz'in tûlu Anadolu cânibine şimâle gidüp Tarabefzûn önünden geçüp tâ Faşa Çayı boğazına varınca bin beş yüz mildir. Ve yine Boğazdan Abaza memleketi bin yedi yüz mildir. Ve yine Boğazdan tâ Azak Kal‘ası bucağına varınca iki bin tûlî bir Karadeniz'dir. Anadolu ve Rûmeli cânibinde bu Karadeniz'e bin yedi yüz sağîr ü kebîr nehr-i azîm mahlût olur. Cümlesinden ulu nehr-i azîm Rûmeli'nde nehr-i Tuna'dır kim ana da yedi yüz nehr-i azîm munsab olmağıla bahr-i azîm olup Bahr-i siyâha Kili Kal‘ası önünde ve Tulça Kal‘ası dibinde ve Soluna Boğazı'nda ve Karaharman Boğazı'nda ve Hızır-İlyâs Boğazı'nda, bu beş yerde Karadeniz'e karışır. Bu nehirden küçük Tarabefzûn kurbunda nehr-i Faşa ve nehr-i Çoruğ ve Taman Kal‘ası kurbunda nehr-i Kuban, andan küçük nehr-i Tün Azak dibinde ve nehr-i Özü, andan nehr-i Turla, andan küçük Anadolu cânibinde Bafra kurbunda Kızılırmak ve nehr-i Çehârşenbe ve nehr-i Sakarya. Bu zikr olunanlar deryâ-misâl nehr-i azîmlerdir. Bunlardan mâ‘adâ bin altı yüz seksen nehirler, geçit vermez azîm sular mahlût olur, böyle bir Bahr-i siyâhdır. Ve yine İslâmbol Boğazı'ndan Kefe'ye (---) mildir. Ve Balıklağa (---) mildir. Ve Akkirmân (---) mildir. Ve Varna kal‘ası (---) mildir. Ve Keliğra kayası burnundan karşu Anadolu tarafında Sinop kal‘ası burnu (---) mildir. Ve yine Boğazdan Amasra (---) mildir. Ve Ereğli (---) mildir. Ve Karadeniz'in dâiren-mâdâr cânib-i etrâfı Azak deniziyle bile cümle altı bin altmış mil ihâta eder. Ve karadan devr olunsa konak hesâbınca Karadeniz'in etrâfı yüz elli konak ve beş aylık yoldur. Her konağı on ikişer sâ‘at olmak üzre Karadeniz beş ayda devr olunur. Böyle bir bahr-i azîmdir. Bu hakîr-i pür-taksîr Karadeniz'in dâiren-mâdârın seyâhat edüp bin elli (---) Şa‘bânü'l-mu‘azzamının evvelki gün Karadeniz Boğazı'ndan sıhhat u selâmetle İslâmbol'a dâhil olup hemân ol sâ‘at Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretlerine varup âsitâne-i sa‘âdetine yüz sürüp rûh-ı şerîfiyçün bir hatm-i şerîfe şürû‘ edüp râh-ı Hakka bir kurbân edüp andan peder ü mâderimize gelüp buluşdukda hakîri bağırlarına basdılar. Andan hakîr bir dahi Karadeniz'e gemiyle çıkmağa tevbe-i nasûh etdim. Hak Te‘âlâ cemî‘î ümmet-i Muhammed'i şerrinden emîn eyleye. Âmîn, yâ mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 268a ·
metinde göster ·
… kerre yüz bin dallı ve budaklı dıraht-ı müntehâları paçarız içün yere dikmiş ve
beş yerde
asma cisrler edüp etrâf-ı tabura on bir yere dağlar gibi topraklar yığup tabya- …
Ol gece tabur içre küffârın bir harekât-ı hıyel ü şeytanat etmede cidd ü cehdleri var idi kim tâ sabâha dak aslâ râhat uykusu görmediler. Ale's-seher kim oldu bir mürtefi‘ yerden tabur mahalline nazar etdik. Tabur handakından taşra iki kat handak dahi kazup cereyân eden nehr-i (---) handak 42b içinden akıdup handaklar önüne niçe kerre yüz bin hurde kuyular kazup aralarına çarh-ı felekler şaranpav parmak[lık]lar ve niçe kerre yüz bin arabaların tekerleklerin yere dökmüş ve çalıları ve niçe kerre yüz bin dallı ve budaklı dıraht-ı müntehâları paçarız içün yere dikmiş ve beş yerde asma cisrler edüp etrâf-ı tabura on bir yere dağlar gibi topraklar yığup tabya-i azîmler inşâ eyleyüp her tabyaya kırkar ve ellişer pâre balyemez toplar koyup her cânibinde havân kumbaralar hâzır eylemiş ve handaklardan taşra püskürme bârûdlu lağımlar atmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 42a–42b ·
metinde göster ·
… tabur-ı azîm kazmışdı kim cirmi altı sâ‘atde devr olup yedi yerde tabyaları ve
beş yerde
handaklı asma makaralı kapuları ile ârâste ve içinde zîr-i zemînler ile pîrâste …
Andan Yaş şehri gölü kenârında Galata manastırı, kal‘a-misâl bir deyr-i dâl olmağile Burunsuz Kostantin bu deyre kapanup hâricinde bir tabur-ı azîm kazmışdı kim cirmi altı sâ‘atde devr olup yedi yerde tabyaları ve beş yerde handaklı asma makaralı kapuları ile ârâste ve içinde zîr-i zemînler ile pîrâste olmuş bir tabur-ı azîm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
Karadeniz'e munsabb olur. Karadeniz dahi İslâmbol'un Yedikulle burnunda bi-emr- …
Der-medh-i enhâr-ı âb-ı hayevân: Evvelâ şehr-i Sarây'ın ortasından akan nehr-i Milaçka Ravna yaylalarından (---)(---)(---) ve Maçkosa ve Mokra dağlarından cem‘ olup cereyân ederek şehir içinde Hünkâr cisri altından ubûr edüp iki sâ‘at aşağı nehr-i Sarây'a karışır ve nehr-i Sarây dahi cânib-i kıble ve semt-i cenûbda Foniça ve Lipete ve Biyelemik (---) Hersek dağlarından berü gelüp aşağıda (---) nâm mahalde nehr-i Sava'ya nehr-i Sava dahi Hırvadistân'dan ve Dodoşka dağlarından gelüp Belgrad dibinde nehr-i Tuna'ya katılır. Nehr-i Tuna dahi cânib-i garbda Alman dağlarından gelüp cânib-i şarka akarak kal‘a-i Kili ve kal‘a-i Tulça kurblarında beş yerde Karadeniz'e munsabb olur. Karadeniz dahi İslâmbol'un Yedikulle burnunda bi-emr-i Hudâ bir beyâz râdde deryâ üzre çekilmişdir. Ol mahalde Karadeniz Akdeniz'e mahlût olduğu azharun mine'ş-şemsdir. Akdeniz dahi Sebte boğazında Bahr-i Muhit'e ol dahi Bahr-i Okyunus'da bi-emr-i Hâlik-ı kevneyn girdâb-ı azîme dökülür. El-hâsıl şehr-i Sarây sudan ibâretdir kim elbette her bay u gedâ hânelerinden birer uyûn cârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
şehr-i Banyaluka'da efendimiz Ferhâd Paşa hânesinde yedi 165a ay kâmil meks edüp aslâ paşa matbah kaynatmayup rûz-merre kırk beş yer[d]e şîr-i hurmâ ve katr-ı nebâtlı ni‘met-i nefîseler tenâvül olurken hikmet-i Hudâ bir gece paşanın hazînesi tavanı delinüp birkaç sepet sandukalar yarılup yigirmi bin altun ve bu kadar akmişe-i fâhireler gâ’ib olunca, hemân ale's-sabâh paşa hâne sâhibi Ferhâd Paşa oğlu Mehemmed Beğ'e ve kethüdâsı ve hazînedârına sekbân ve sarıcalar işkenceler edüp âhirü'l-emr Ömer nâm bir küçük gulâma işkenceler edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164b–165a ·
metinde göster ·
… ırları var ve dîvârı üzre yigirmi aded karavulhâneleri var ve handakından taşra
beş yerde
toprakdan yığılı tabyaları var kim her birinde yüz bin gûne hîle ve şeytanat ih …
Bu kal‘a gerçi küçükdür, ammâ gâyet metîndir ve bir kapusu va[r] cânib-i cenûba mekşûfdur ve içinde üç yüz tahta örtülü hâneleri ve iki aded manastırları var ve dîvârı üzre yigirmi aded karavulhâneleri var ve handakından taşra beş yerde toprakdan yığılı tabyaları var kim her birinde yüz bin gûne hîle ve şeytanat ihtirâ‘ları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49b ·
metinde göster ·
… ı ve yedi aded vâcibâtlarını ve on dör[d] yerde salâtın sünnetlerini ve yigirmi
beş yerde
müstehibbâtlarını ve on iki yerde salâtın mekrûhâtını ve on dörd yerde salâtı f …
"Allâh bir peygamber Muhammed hakkâ ki peygamberdir, inandım" dedikde Mu‘âz ibn Cebel ta‘assub edüp hacc-ı şerîfi ve zekerin sünnet etmeği ve salâtın sekiz şartını ve salâtın altı aded erkânını ve yedi aded vâcibâtlarını ve on dör[d] yerde salâtın sünnetlerini ve yigirmi beş yerde müstehibbâtlarını ve on iki yerde salâtın mekrûhâtını ve on dörd yerde salâtı fesâd eden sebebleri ve dörd yerde âbdestin farzlarını ve on yerde âbdestin sünnetlerini ve altı yerde âbdestin müstehibbâtlarını ve altı yerde vudû‘un âdâblarını ve yedi yerde vudû‘un nevâfillerini ve altı yerde mekrûh-ı vudû‘u ve beş yerde menhiyyât-ı vudû‘u ve yedi yerde nevâkız-ı vudû‘ları ve üç yerde guslün farzlarını ve altı yerde guslün sünnetlerini ve on iki yerde gusl îcâb eden sebebleri ve dörd yerde gusl etmenin sünnetlerin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 131b ·
metinde göster ·
… âdâblarını ve yedi yerde vudû‘un nevâfillerini ve altı yerde mekrûh-ı vudû‘u ve
beş yerde
menhiyyât-ı vudû‘u ve yedi yerde nevâkız-ı vudû‘ları ve üç yerde guslün farzlar …
"Allâh bir peygamber Muhammed hakkâ ki peygamberdir, inandım" dedikde Mu‘âz ibn Cebel ta‘assub edüp hacc-ı şerîfi ve zekerin sünnet etmeği ve salâtın sekiz şartını ve salâtın altı aded erkânını ve yedi aded vâcibâtlarını ve on dör[d] yerde salâtın sünnetlerini ve yigirmi beş yerde müstehibbâtlarını ve on iki yerde salâtın mekrûhâtını ve on dörd yerde salâtı fesâd eden sebebleri ve dörd yerde âbdestin farzlarını ve on yerde âbdestin sünnetlerini ve altı yerde âbdestin müstehibbâtlarını ve altı yerde vudû‘un âdâblarını ve yedi yerde vudû‘un nevâfillerini ve altı yerde mekrûh-ı vudû‘u ve beş yerde menhiyyât-ı vudû‘u ve yedi yerde nevâkız-ı vudû‘ları ve üç yerde guslün farzlarını ve altı yerde guslün sünnetlerini ve on iki yerde gusl îcâb eden sebebleri ve dörd yerde gusl etmenin sünnetlerin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 131b ·
metinde göster ·
sebîlhâne-i cân-sitândır kim her köşe-i esvâkda şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ rûhiyç …
Der-hayrât-ı sebîlhâne-i atşân: Olandası yüz beş yerde sebîlhâne-i cân-sitândır kim her köşe-i esvâkda şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ rûhiyçün binâ olunmuş hayrât-ı azîm sebîlhânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 141a ·
metinde göster ·
… küffârı dendân-ı tîğdan geçirir. Hâlâ beş aded yerde küffârın lâşe-i murdârları
beş yerde
dağlar gibi yığıldığından Beş-depe'den galat Başdepe derler. Andan selâmetle ik …
Ve Demirkapu'dan bir merhalede Başdepe nâm mahaldir. Hattâ Osmân Paşa Demirkapu'yu feth edüp Der-i devlete da‘vet olundukda deşt-i Kıpçak'dan Kırım vilâyeti üzre gitmek iktizâ edince bu Başdepe nâm mahalden kalkup nehr-i Kanlı Söyünç kenârında Maskov Kazağıyla ceng-i azîm edüp yüz bin Kazak-ı âk olan küffârı dendân-ı tîğdan geçirir. Hâlâ beş aded yerde küffârın lâşe-i murdârları beş yerde dağlar gibi yığıldığından Beş-depe'den galat Başdepe derler. Andan selâmetle iki günde nehr-i Terek'e gelüp bizim Hân ile ubûr etdiğimiz yollara gelir. Ammâ mezkûr Başdepe nâm mahal Hulâgû Hân'ın Moğol tâ’ifesi şehirlerinden bir şehr-i azîm imiş. Hâlâ niçe âsâr-ı binâları ve deyr-i kamâme-i amâmeleri nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 162a ·
metinde göster ·
… Şikarlı çay derler, bir âb-ı hayât uyûn-ı câriye cârîdir. Bu nehr-i sağîre üzre
beş yerde
ağaç cisrler ile ubûr olunur. Bu nehrin iki tarafı şehirdir. Ve Kalfa çayı dahi …
Ve bu şehir içre Şikarlı çay derler, bir âb-ı hayât uyûn-ı câriye cârîdir. Bu nehr-i sağîre üzre beş yerde ağaç cisrler ile ubûr olunur. Bu nehrin iki tarafı şehirdir. Ve Kalfa çayı dahi şehr[e] karîb birbirlerine mahlût olup (---) nâm mahalde Akdeniz'e munsab olurlar. Bu iki nehir şehrin şimâli cânibinde evvelâ (---) yaylağından gelüp şehri ve niçe bin aded bâğ-ı İremleri ve niçe hadîka-i ravza-i rıdvânları ve müşebbek bostânları rey edüp Bahr-i Sefîd'e rîzân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 208b ·
metinde göster ·
… selles devr edüp im‘ân-ı nazar ile nazar etdim. Ve cümle bu kal‘a içre her gece
beş yerde
nevbet-i sultânî mehterhânesi çalınup pâsbân u dîdebân ve nigâhbânları "Allâh y …
Ve bu kal‘anın ekseriyyâ kulle ve ebrâcları balık sırtı-misâl dirsek dirsek olup elli adımda bir kulle-i metîn vâki‘ olmuşdur. Bu hisâb üzre hisâr niçe kulleleriyle dâ’iren-mâdâr cümle yüz elli aded kulledir. Ve cümle dörd bin aded dendân-ı bedendir. Bu hakîr-i kemter-i fakîr bu kal‘ayı piyâdece âheste-reviş ile kâmil beş sâ‘atde şekl-i müselles devr edüp im‘ân-ı nazar ile nazar etdim. Ve cümle bu kal‘a içre her gece beş yerde nevbet-i sultânî mehterhânesi çalınup pâsbân u dîdebân ve nigâhbânları "Allâh yeğdir yeğ" deyüp nevbet bekleyüp cümle ağavâtları kal‘a dîvârları üzre kol dolaşup hâb-ı gafletde bulunan dîdebânları ta‘zîr ederler, zîrâ gâyet serhadd-i bender-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224b ·
metinde göster ·
… cık bâğçeli kârgîr taş binâ vâsi‘ hânedânların ba‘zısında Serfice şehri gibi on
beş yerde
serâmed çâr-kûşe kulleli sarâyları vardır, zîrâ haydud küffârları ve gayri aşkı …
Ve cümle 7 mahalledir. Nısfı kefere ve nısfı müs[elm]ândır. Ve cümle 655 aded kiremit örtülü azacık bâğçeli kârgîr taş binâ vâsi‘ hânedânların ba‘zısında Serfice şehri gibi on beş yerde serâmed çâr-kûşe kulleli sarâyları vardır, zîrâ haydud küffârları ve gayri aşkıyâları çokdur. Anıniçün kulleler binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 234b ·
metinde göster ·
… bir kumsal ve susuz yer olmak ile bâğçeleri çokdur ammâ bî-hâsıldır. Ancak dörd
beş yerde
bâğları var. Anlar dahi beşer ve altışar aded dölüm bâğlardır. Lâkin cânib-i er …
Der-tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı Yanya: Evvelâ bu şehir bir kumsal ve susuz yer olmak ile bâğçeleri çokdur ammâ bî-hâsıldır. Ancak dörd beş yerde bâğları var. Anlar dahi beşer ve altışar aded dölüm bâğlardır. Lâkin cânib-i erba‘ası yakınındaki kurâlarında bâğ u bâğçeleri çok olup cümle âbdâr meyveleri etrâf kurâlarından ve şehr-i Narda'dan nârları bârgîrler ile gelir, zîrâ şehr-i Yanya yaylak olduğundan meyvesi kıtdır, ammâ hevâsı latîfdir, ammâ âbı nazîf değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349a ·
metinde göster ·
kurşum kubbeli Q 42bP 42b sebîlleri vardır. Her birinin vakıfları tarafınd …
Ve beş yerde kurşum kubbeli Q 42bP 42b sebîlleri vardır. Her birinin vakıfları tarafında denk denk karlar buzlar gelüp cemî‘i atşâna sebîl ederler. Bir sebîlâne Alaca çeşme kurbundadır. Ve biri Tahtalkal‘a meydânında mermer binâlı ve kubbe-i âlîli sebîldir. Ve biri dahi Tahıl bâzârında, bu dahi mermer binâ ve demir revzenli ve kurşum kubbeli musanna‘ dâr-ı atşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y82b ·
metinde göster ·
… yerde vâki‘ olmak ile bâğ u bâğçesi kesret üzre değildir. Ancak şehir içinde on
beş yerde
besâtînler vardır. Mâh u sâl sayf [u] şitâda sebzevâtı eksik değildir.
Bu hadîs-i şerîf üzre Mekke'nin kavunu ve karpuzu dahi âbdâr ve meşhûr-ı âfâkdır. Ve cümle meyvesi şâm-ı cennet-meşâm gibi olan şehr-i Abbâs'dan iki günde gelir. Âbdâr engûrü ve şeftâlûsu ve'l-hâsıl cümle müsmirât makûlesi Abbâs'dan gelir ammâ şehr-i Mekke teng ü târ sengistân yerde vâki‘ olmak ile bâğ u bâğçesi kesret üzre değildir. Ancak şehir içinde on beş yerde besâtînler vardır. Mâh u sâl sayf [u] şitâda sebzevâtı eksik değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357b ·
metinde göster ·
dahi tekye vardır, binâları ve evkâfları yokdur, hemân müsâfirîn ü mücâvirîne â …
Ve Nîl kenârında beş yerde dahi tekye vardır, binâları ve evkâfları yokdur, hemân müsâfirîn ü mücâvirîne ârâmgâh ve ibâdetgâh sâye-i dırahtistân tekye-i bî-minnetdir, gûyâ hıyâbân-ı Cennetdir. Ba‘zı sâhib-i hayrâtlar mihrâb ve soffalar binâ etmişler. Huddâmları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y142b ·
metinde göster ·
… ve sâzendegânlar fasıl ederek paşanın dokuzar kat mehterhânesinden mâ‘adâ kırk
beş yerde
tabl-ı âl-i Osmâniyân ve bin yerde kös-i hâkâniyân çalınup ol gün gûyâ mürde-di …
Mısır'ın cemî‘i a‘yân [u] eşrâfının akabeleri hemçünân zer-ender-zere müstağrak ve müzeyyen olup bir hây hû ile bir şâdumânî fasıl ile deff [ü] kudüm çalarak ve kol kol hânende ve sâzendegânlar fasıl ederek paşanın dokuzar kat mehterhânesinden mâ‘adâ kırk beş yerde tabl-ı âl-i Osmâniyân ve bin yerde kös-i hâkâniyân çalınup ol gün gûyâ mürde-diller ihyâ olup âlem tâze cân bulup debdebe-i Mısır, velvele-i Mısır, gulgule-i Mısır, {tantana-i Mısır} olup bu âyîn [ü] dârât ile paşa kâmil üç sâ‘atde giderken Nîl'in iki cânibinde kat-ender-kat hayme ve hargâhlarda olan ibâdullâh paşaya el kavşırup paşa iki cânibine selâm verüp anlar aleyk alup Mısır'da 6176 aded mektebin sıbyânları "İllâ yansuru's-sultân" deyü du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y153a ·
metinde göster ·
kantaralar var kim herbiri beşer ve altışar gözdür. Nehrin iki cânibindeki maha …
Ve bu şehr içre mezkûr halîc üzre beş yerde kantaralar var kim herbiri beşer ve altışar gözdür. Nehrin iki cânibindeki mahallelere ve esvâklara (---) ubûr olunur. Ve ba‘zı cisrler üzre iki câniblerinde kırkar ellişer dükkânlar vardır. Her berber dükkânlarının ve kahvehânelerinin pençereleri suya nâzırdır. Bu gûne metîn ve âlî cisrlerdir. Ve cümle hânelerde sâkıyeler ile sular çekilüp hammâmları ve bâğ u bâğçeleri rey ederler. Ve havz u fıskıyye ve selsebîllere ve şâzrevânlara sular revân olup taraf taraf sakâlar(?) olunur gûnâ-gûn maksûreler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·