… oz'lara varınca şebhûnlar edüp mâl-ı ganâyimler ile muğtenim olup âhir Süleymân
Beşe
Bolayır nâm mahalde bir kaza doğan salup ardı sıra at sürerken kazâ ve kader te …
Ba‘dehu Süleymâ[n] Paşa Tekirdağı ve İslâmbol'u ve Terkoz'lara varınca şebhûnlar edüp mâl-ı ganâyimler ile muğtenim olup âhir Süleymân Beşe Bolayır nâm mahalde bir kaza doğan salup ardı sıra at sürerken kazâ ve kader tekerlenüp gerdeni münkesir olup merhûm oldukda Bolayır kasabasında câmi‘inde (---) ile medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
… ti'n-Nebeviyye sene 25 târîhinde Hazret-i Ömer hilâfetinde kabâ’il-i Kureyş'den
Beşe
nâmında bir Arab meliki var idi. Ve hâkim-i kavî iktidâr idi. Irak ve Yesrib ve …
Ammâ cümleden kabâ’il-i Hâşimî-i Kureyşî ve Ebathîdir kim Server-i kâ’inât ve Mefhar-i mevcûdât ol sülâle-i 256b Sâmî'den vücûda gelmişdir kim kevn ü mekân anınçün halk olup anın rû-yı âbına bâlâda tahrîr olunan elsîne-i muhtelife ve gûnâ-gûn kavm ile rûy-ı dünyâ müzeyyen olup ümmetlerinin destinde cümle milel-i muhtelife zâr [u] zebûnlardır. Kavm-i Arab'dan mâ‘adâ kabâ’il-i gûnâ-gûna acem derler. Anınçün ism-i şerîfleri "Seyyidü'l-Arab ve'l-‘Acem" deyü mevsûfdur. Bu bâlâda tahrîr olunan akvâmın netice-i ecdâdları Âdem-i Sânî, Hazret-i Nûh Necî evlâdlarından Sâm ve Hâm ve Yâfes'e müntehî olur. Dahi netice-i silsîle âhiri Âdem Safîy'de karâr bulur. Ez-în-cânib maksûd [u] merâmımız seyâhatnâmemizde Abaza kavminin ibtidâ zuhûru ahbâr-ı sikâdan Cevâhir-i Ahbâr tahrîr etmişlerdir kim ba‘de hicreti'n-Nebeviyye sene 25 târîhinde Hazret-i Ömer hilâfetinde kabâ’il-i Kureyş'den Beşe nâmında bir Arab meliki var idi. Ve hâkim-i kavî iktidâr idi. Irak ve Yesrib ve Bathâ ve Yemen ve Aden ve melik-i Seba‘ memleketlerine mutasarrıf idi. Bu mezkûr Beşe melikin beş evlâdı vücûda gelüp her biri birer fetâ bahâdır oldular. Büyük oğlu Cebel el-Hime ikincisi Arab ve üçüncüsü Keysû ve bu Keysû'nun üç oğlu oldu. Biri Keys, biri Mevâl, biri Tayy idi. Yine Beşe'nin dördüncü oğlu (---)(---)(---)(---)(---) hikmet-i Hudâ babaları Beşe, Arab melîki merhûm olup Hazret-i Ömer'in re‘yiyle mîr-i âşîretliği büyük oğlu Cebel el-Hime'ye tevcîh olundu. Bir gün bu Cebel el-Hime hatâ’en bir Arabın gözün çıkarup Arab huzûr-ı Hazret-i Ömer'e geçüp da‘vâ edince şer‘ ile Cebel el-Hime'nin gözün çıkarmak icâb etdi. Hemân Cebel el-Hime gayretinden nâmûs edüp ol gice cümle aşâ’ir [u] kabâ’iliyle ve dörd birâder-i cân-berâberiyle firâr edüp Antakiyye'de Harkil Krala varup bir karârgâh ister. Ol dahi Cebel el-Hime'ye Şam-ı Trablus dağların verüp leb-i deryâda bir şehr bünyâd eder. Hâlâ Cebeliyye şehri Cebel el-Hime binâsı olduğıyçün Cebeliyye derler. Bunda dahi kerr u ferr u dârât sâhibi olup Şam ve Medîne etrâfların nehb ü gârât başlayup üzerine Hâlid b. Velîd ve Esved ibn Mikdâd yüz bin asker ile hurûc edüp Cebel Cebelîde karâr edemeyüp gemilerle İspanya diyârına firâr edüp şehr-i azîm Avlonya dağlarında karâr etdiler. Kavm-i Kureyşî olduklarından sâkin olduğu dağlara Kuryeleş dağı ve Kuryeleş Arnavudu derler. Frenk lisânıyla muhtelit olduklarından Arnabud lisânı peyda etdiler. Hâlâ ol dağ Arnavudları cümle Arab gibi saçlı kavmdir. Ve şiğirleri ve türkileri Arab âğazeleridir. Anın içün Arnavud kavminin aslı Arabdandır kim cedleri Cebel el-Hime'dir. İlbasan kurbunda yatır. Ammâ mürted-i bî-dîn olmamışdır. Ba‘dehû evlâdı Dukad mürted olmuşdur. Avlonya ile Delvinye mâbeynindeki Dukad dağlarında sâkin olurlar. Esmerü'l-levn Arab gibi lehçeli ve saçlı Arnavudlardır. Ez-în-cânib Cebel el-Hime üzre gelen Hâlid ibn Velîd Cebel el-Hime'nin karındaşı Arab'ı ve Keysû'nun oğlu Keys'i ve Mevâl'i ve Tayy'ı kayd-bend ile Hicâz'a götürüp Bağdâd çölünde yurd verüp Keys, Keys urbânına melik oldu. Tay, Tay kabîlesine melik oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a–256b ·
metinde göster ·
… athâ ve Yemen ve Aden ve melik-i Seba‘ memleketlerine mutasarrıf idi. Bu mezkûr
Beşe
melikin beş evlâdı vücûda gelüp her biri birer fetâ bahâdır oldular. Büyük oğlu …
Ammâ cümleden kabâ’il-i Hâşimî-i Kureyşî ve Ebathîdir kim Server-i kâ’inât ve Mefhar-i mevcûdât ol sülâle-i 256b Sâmî'den vücûda gelmişdir kim kevn ü mekân anınçün halk olup anın rû-yı âbına bâlâda tahrîr olunan elsîne-i muhtelife ve gûnâ-gûn kavm ile rûy-ı dünyâ müzeyyen olup ümmetlerinin destinde cümle milel-i muhtelife zâr [u] zebûnlardır. Kavm-i Arab'dan mâ‘adâ kabâ’il-i gûnâ-gûna acem derler. Anınçün ism-i şerîfleri "Seyyidü'l-Arab ve'l-‘Acem" deyü mevsûfdur. Bu bâlâda tahrîr olunan akvâmın netice-i ecdâdları Âdem-i Sânî, Hazret-i Nûh Necî evlâdlarından Sâm ve Hâm ve Yâfes'e müntehî olur. Dahi netice-i silsîle âhiri Âdem Safîy'de karâr bulur. Ez-în-cânib maksûd [u] merâmımız seyâhatnâmemizde Abaza kavminin ibtidâ zuhûru ahbâr-ı sikâdan Cevâhir-i Ahbâr tahrîr etmişlerdir kim ba‘de hicreti'n-Nebeviyye sene 25 târîhinde Hazret-i Ömer hilâfetinde kabâ’il-i Kureyş'den Beşe nâmında bir Arab meliki var idi. Ve hâkim-i kavî iktidâr idi. Irak ve Yesrib ve Bathâ ve Yemen ve Aden ve melik-i Seba‘ memleketlerine mutasarrıf idi. Bu mezkûr Beşe melikin beş evlâdı vücûda gelüp her biri birer fetâ bahâdır oldular. Büyük oğlu Cebel el-Hime ikincisi Arab ve üçüncüsü Keysû ve bu Keysû'nun üç oğlu oldu. Biri Keys, biri Mevâl, biri Tayy idi. Yine Beşe'nin dördüncü oğlu (---)(---)(---)(---)(---) hikmet-i Hudâ babaları Beşe, Arab melîki merhûm olup Hazret-i Ömer'in re‘yiyle mîr-i âşîretliği büyük oğlu Cebel el-Hime'ye tevcîh olundu. Bir gün bu Cebel el-Hime hatâ’en bir Arabın gözün çıkarup Arab huzûr-ı Hazret-i Ömer'e geçüp da‘vâ edince şer‘ ile Cebel el-Hime'nin gözün çıkarmak icâb etdi. Hemân Cebel el-Hime gayretinden nâmûs edüp ol gice cümle aşâ’ir [u] kabâ’iliyle ve dörd birâder-i cân-berâberiyle firâr edüp Antakiyye'de Harkil Krala varup bir karârgâh ister. Ol dahi Cebel el-Hime'ye Şam-ı Trablus dağların verüp leb-i deryâda bir şehr bünyâd eder. Hâlâ Cebeliyye şehri Cebel el-Hime binâsı olduğıyçün Cebeliyye derler. Bunda dahi kerr u ferr u dârât sâhibi olup Şam ve Medîne etrâfların nehb ü gârât başlayup üzerine Hâlid b. Velîd ve Esved ibn Mikdâd yüz bin asker ile hurûc edüp Cebel Cebelîde karâr edemeyüp gemilerle İspanya diyârına firâr edüp şehr-i azîm Avlonya dağlarında karâr etdiler. Kavm-i Kureyşî olduklarından sâkin olduğu dağlara Kuryeleş dağı ve Kuryeleş Arnavudu derler. Frenk lisânıyla muhtelit olduklarından Arnabud lisânı peyda etdiler. Hâlâ ol dağ Arnavudları cümle Arab gibi saçlı kavmdir. Ve şiğirleri ve türkileri Arab âğazeleridir. Anın içün Arnavud kavminin aslı Arabdandır kim cedleri Cebel el-Hime'dir. İlbasan kurbunda yatır. Ammâ mürted-i bî-dîn olmamışdır. Ba‘dehû evlâdı Dukad mürted olmuşdur. Avlonya ile Delvinye mâbeynindeki Dukad dağlarında sâkin olurlar. Esmerü'l-levn Arab gibi lehçeli ve saçlı Arnavudlardır. Ez-în-cânib Cebel el-Hime üzre gelen Hâlid ibn Velîd Cebel el-Hime'nin karındaşı Arab'ı ve Keysû'nun oğlu Keys'i ve Mevâl'i ve Tayy'ı kayd-bend ile Hicâz'a götürüp Bağdâd çölünde yurd verüp Keys, Keys urbânına melik oldu. Tay, Tay kabîlesine melik oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a–256b ·
metinde göster ·
… ine Beşe'nin dördüncü oğlu (---)(---)(---)(---)(---) hikmet-i Hudâ babaları
Beşe
, Arab melîki merhûm olup Hazret-i Ömer'in re‘yiyle mîr-i âşîretliği büyük oğlu …
Ammâ cümleden kabâ’il-i Hâşimî-i Kureyşî ve Ebathîdir kim Server-i kâ’inât ve Mefhar-i mevcûdât ol sülâle-i 256b Sâmî'den vücûda gelmişdir kim kevn ü mekân anınçün halk olup anın rû-yı âbına bâlâda tahrîr olunan elsîne-i muhtelife ve gûnâ-gûn kavm ile rûy-ı dünyâ müzeyyen olup ümmetlerinin destinde cümle milel-i muhtelife zâr [u] zebûnlardır. Kavm-i Arab'dan mâ‘adâ kabâ’il-i gûnâ-gûna acem derler. Anınçün ism-i şerîfleri "Seyyidü'l-Arab ve'l-‘Acem" deyü mevsûfdur. Bu bâlâda tahrîr olunan akvâmın netice-i ecdâdları Âdem-i Sânî, Hazret-i Nûh Necî evlâdlarından Sâm ve Hâm ve Yâfes'e müntehî olur. Dahi netice-i silsîle âhiri Âdem Safîy'de karâr bulur. Ez-în-cânib maksûd [u] merâmımız seyâhatnâmemizde Abaza kavminin ibtidâ zuhûru ahbâr-ı sikâdan Cevâhir-i Ahbâr tahrîr etmişlerdir kim ba‘de hicreti'n-Nebeviyye sene 25 târîhinde Hazret-i Ömer hilâfetinde kabâ’il-i Kureyş'den Beşe nâmında bir Arab meliki var idi. Ve hâkim-i kavî iktidâr idi. Irak ve Yesrib ve Bathâ ve Yemen ve Aden ve melik-i Seba‘ memleketlerine mutasarrıf idi. Bu mezkûr Beşe melikin beş evlâdı vücûda gelüp her biri birer fetâ bahâdır oldular. Büyük oğlu Cebel el-Hime ikincisi Arab ve üçüncüsü Keysû ve bu Keysû'nun üç oğlu oldu. Biri Keys, biri Mevâl, biri Tayy idi. Yine Beşe'nin dördüncü oğlu (---)(---)(---)(---)(---) hikmet-i Hudâ babaları Beşe, Arab melîki merhûm olup Hazret-i Ömer'in re‘yiyle mîr-i âşîretliği büyük oğlu Cebel el-Hime'ye tevcîh olundu. Bir gün bu Cebel el-Hime hatâ’en bir Arabın gözün çıkarup Arab huzûr-ı Hazret-i Ömer'e geçüp da‘vâ edince şer‘ ile Cebel el-Hime'nin gözün çıkarmak icâb etdi. Hemân Cebel el-Hime gayretinden nâmûs edüp ol gice cümle aşâ’ir [u] kabâ’iliyle ve dörd birâder-i cân-berâberiyle firâr edüp Antakiyye'de Harkil Krala varup bir karârgâh ister. Ol dahi Cebel el-Hime'ye Şam-ı Trablus dağların verüp leb-i deryâda bir şehr bünyâd eder. Hâlâ Cebeliyye şehri Cebel el-Hime binâsı olduğıyçün Cebeliyye derler. Bunda dahi kerr u ferr u dârât sâhibi olup Şam ve Medîne etrâfların nehb ü gârât başlayup üzerine Hâlid b. Velîd ve Esved ibn Mikdâd yüz bin asker ile hurûc edüp Cebel Cebelîde karâr edemeyüp gemilerle İspanya diyârına firâr edüp şehr-i azîm Avlonya dağlarında karâr etdiler. Kavm-i Kureyşî olduklarından sâkin olduğu dağlara Kuryeleş dağı ve Kuryeleş Arnavudu derler. Frenk lisânıyla muhtelit olduklarından Arnabud lisânı peyda etdiler. Hâlâ ol dağ Arnavudları cümle Arab gibi saçlı kavmdir. Ve şiğirleri ve türkileri Arab âğazeleridir. Anın içün Arnavud kavminin aslı Arabdandır kim cedleri Cebel el-Hime'dir. İlbasan kurbunda yatır. Ammâ mürted-i bî-dîn olmamışdır. Ba‘dehû evlâdı Dukad mürted olmuşdur. Avlonya ile Delvinye mâbeynindeki Dukad dağlarında sâkin olurlar. Esmerü'l-levn Arab gibi lehçeli ve saçlı Arnavudlardır. Ez-în-cânib Cebel el-Hime üzre gelen Hâlid ibn Velîd Cebel el-Hime'nin karındaşı Arab'ı ve Keysû'nun oğlu Keys'i ve Mevâl'i ve Tayy'ı kayd-bend ile Hicâz'a götürüp Bağdâd çölünde yurd verüp Keys, Keys urbânına melik oldu. Tay, Tay kabîlesine melik oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a–256b ·
metinde göster ·
… e hânı ve Dâvûdzâde hânı ve Hidâyetullah Çelebi hânı ve katır na‘lbendi Mustafâ
Beşe
hânı ve Kızılbaşzâde hânı ve Hüsâm Dede hânı ve bunlar hân-ı ma‘mûr, mihmânsarâ …
Ve cümle on sekiz aded hân-ı azîmlerdir. Zîrâ gâyet memerr-i nâs olup haftada iki kerre bâzâr-ı azîm durduğundan âdem deryâsı cem‘ olmağıla ma‘mûr hânları çokdur. Evvelâ dörd hânı serâpâ kurşumludur. Cümleden ma‘mûr u mükellef imâret hânıdır kim âyende vü revende içün kârbânsarây-ı hasbîdir. Ve çârsû başında Ahmed Efendi hânı ve Tekyecizâde hânı ve Odabaşı hânı Hızır Ağa yolundadır. Ve Yumurucakzâde hânı ve Akçakoyunoğlu hânı ve Osmân Dede hânı ve Dâvûdzâde hânı ve Hidâyetullah Çelebi hânı ve katır na‘lbendi Mustafâ Beşe hânı ve Kızılbaşzâde hânı ve Hüsâm Dede hânı ve bunlar hân-ı ma‘mûr, mihmânsarây-ı tüccârân, âyende vü revendegândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107a ·
metinde göster ·
… Şemsîzâde Çelebi ve Alîmî Efendiler ve Ibrî Efendi ve Balı Efendi ve Serdâr Alî
Beşe
ve Arabacızâde ki meşhûru bunlardır.
Ve a‘yândan müte‘ayyin hânedân sâhiblerinden Şemsîzâde Çelebi ve Alîmî Efendiler ve Ibrî Efendi ve Balı Efendi ve Serdâr Alî Beşe ve Arabacızâde ki meşhûru bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107a ·
metinde göster ·
… yân [u] eşrâfından Çavuşzâde Çelebiler Paşanın hânesi sâhibi idi. Ve Serdâr Alî
Beşe
,
Bu şehir içre haftada bir azîm bâzâr durup çârsû ortası meydân-ı azîminde âdem deryâsı olur. Halkı cümle Ulah Boğdan ve Bulkarca kelimât ederler, ammâ Eflâk lisânın fasîh bilirler. Ve halkı gâyet sahiyyü'l-vücûd ve garîb-dost, ehl-i zevk, muhibb-i garîbü'd-diyâr âdemlerdir kim bây [u] gedâya ni‘metleri mebzûldür. Zîrâ bir ganîmet şehirdir. On kavun bir penezedir. Her kavun onar vakıyye gelir. Penez, gümüş ile bakırlı bir gûne Eflâk keferesi hattıyla meskûk akçedir, ana penez derler. Tuna kenarındaki benderlerde ve şehirlerde râyicdir. Gayri şehirlerde geçmez bir gûne bakır akçedir. Ve on karpuz yine bir peneze ve bir vakıyye ekmek bir peneze ve bir vakıyye lahm bir peneze ve bir teneke bal dörd peneze ve bir vakıyye yağ on peneze. Her metâ‘ ana göre kıyâs oluna. Bir ganîmet şehirdir. Bu büleydenin garbîsi cânibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olan nehr-i Lum cânib-i cenûbda tâ Kızanlık dağlarında Tur ve Akutaran ve Kabirova dağların[dan] gelir âb-ı hayât sudur. Kırk elli gûne lezîz mâhîleri olur. Hattâ Tuna sâhilinde sâkin olan kimesneler mâbeyninde bir âdem semîn ü cesîm olsa "Lum suyu balığı gibi semiz olmuş" deyü darb-ı mesel olmuşdur. A‘yân [u] eşrâfından Çavuşzâde Çelebiler Paşanın hânesi sâhibi idi. Ve Serdâr Alî Beşe,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b ·
metinde göster ·
Birisi eydir: "Bire ne bilem, Milkî Beğ mi, Milkî Big mi, Milkî
Beşe
mi isteriz der. Ben de anıniçün öykünüp isterin deyü her Etrâk çoluk çolpa bir …
Birisi eydir: "Bire ne bilem, Milkî Beğ mi, Milkî Big mi, Milkî Beşe mi isteriz der. Ben de anıniçün öykünüp isterin deyü her Etrâk çoluk çolpa bir gûne âheng-i nâ-sezâ ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 6a ·
metinde göster ·
… p âlât [ü] silâha yapınup bizler iç kal‘ada yeniçeri ocağımızda olan Dizdâr Alî
Beşe
hânesine cân atup,
Tâ ki kulle-i felekden âfitâb-ı âlem-tâb rûy-ı zemînde yatan kara bir mızrak kaddi pertev urdukda Ahlat kal‘ası da nümâyân olup Papşen hânı sol tarafımızda kaldı, ammâ bizi kovan mel‘ûn ekrâdlar hayli mesâfe-i ba‘îdede kalup gerüde dökülerek gelmede idiler, ammâ biz de cân atup Tatar gibi yortup kal‘a-i Ahlad'a bî-cân u bî-mecâl cân atup, Arapça âyetin tilâvet edüp kal‘aya girince hemân hakîr piyâde olup kal‘a kapusun sedd etdikde dîdebânlar eyitdiler: "Bire nedir aslı" dediklerinde, "Hân askeri bizi kovup gelirler" dediğimde, bevvâblar dahi kapuları bir hoş sedd edüp âlât [ü] silâha yapınup bizler iç kal‘ada yeniçeri ocağımızda olan Dizdâr Alî Beşe hânesine cân atup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 14a ·
metinde göster ·
hânı ve Atbâzârı'nda Abdurrahman Beşe hânı ve Vartan oğlu nâm 22b bir Ermeni …
Ve yeniçeri serdârı Fazlî Beşe hânı ve Atbâzârı'nda Abdurrahman Beşe hânı ve Vartan oğlu nâm 22b bir Ermeni bir hân inşâ etmişdir kim cümle Acem sevdâgerânı anda mihmân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 22a–22b ·
metinde göster ·
Ve yeniçeri serdârı Fazlî Beşe hânı ve Atbâzârı'nda Abdurrahman
Beşe
hânı ve Vartan oğlu nâm 22b bir Ermeni bir hân inşâ etmişdir kim cümle Acem s …
Ve yeniçeri serdârı Fazlî Beşe hânı ve Atbâzârı'nda Abdurrahman Beşe hânı ve Vartan oğlu nâm 22b bir Ermeni bir hân inşâ etmişdir kim cümle Acem sevdâgerânı anda mihmân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 22a–22b ·
metinde göster ·
Ve a‘yânından Ermenioğlu ve Murâdoğlu ve Yeniçeri serdârı Kepçe Alî
Beşe
semmûr geyüp mâ‘adâsı bogası kaplı kuzu ve tilki kürkü ve başlarına Tatar kalpa …
Ve a‘yânından Ermenioğlu ve Murâdoğlu ve Yeniçeri serdârı Kepçe Alî Beşe semmûr geyüp mâ‘adâsı bogası kaplı kuzu ve tilki kürkü ve başlarına Tatar kalpağı geyerler, zîrâ nâhiye kurâları cümle Tatar köyleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34b ·
metinde göster ·
, bire hoş geldin. Gazân kutlu ola" deyü sürûr u safâlarından ve Paşa efendimize …
"Bire Evliyâ Çelebi, bire Evliyâ Beşe, bire hoş geldin. Gazân kutlu ola" deyü sürûr u safâlarından ve Paşa efendimize mahabbetlerinden hakîre firâvân in‘âm ü ihsânlar edüp kızlar ağası ve Hâsodabaşı ve kilârcıbaşı ve hazînedârbaşı ve silihdâr ve çukadâr ağalara cümle mektûbların vâsıl edüp kâ’immakâm ile taşra çıkup kâ’immakâm izniyle Kapu Kethüdâsı Zühdü Efendi'ye andan Kaya Sultân'a varup kaziyye-i serencâm [u] sergüzeştimiz bir bir ayân u beyân etdiğimde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64a ·
metinde göster ·
… i ve Hacı İbrâhîm câmi‘i ve İbrâhîm Çelebi câmi‘i ve Hacı Sâdık câmi‘i ve Kadrî
Beşe
câmi‘i ve Mustafâ Çavuş câmi‘i ve İdrîs Beğ câmi‘i ve Bitbâzârı câmi‘i ve Ferhâ …
Evvelâ aşağı kal‘ada ve yukaru kal‘ada Sultân Süleymân câmi‘leri kurşumlu câmi‘-i selâtînlerdir kim bâlâda mahalliyle tahrîr olunmuşdur. Andan Ahmed Ağa câmi‘i ve Zeyneddîn Ağa câmi‘i ve yukaruda Bayrâm Beğ câmi‘i ve Eynehan Beğ câmi‘i ve Durkud Beğ câmi‘i ve Hâbil Efendi câmi‘i ve Çıksalın câmi‘i ve Hacı İbrâhîm câmi‘i ve İbrâhîm Çelebi câmi‘i ve Hacı Sâdık câmi‘i ve Kadrî Beşe câmi‘i ve Mustafâ Çavuş câmi‘i ve İdrîs Beğ câmi‘i ve Bitbâzârı câmi‘i ve Ferhâd Paşa câmi‘i ve Hacı Nezir Ağa câmi‘i ve Hasan Ağa câmi‘i ve Hacı Sâlih câmi‘i ve Namâzgâh câmi‘i ve Emîr Hasan Ağa câmi‘i ve Hacı Pîrî câmi‘i ve Koskı Beğ câmi‘i ve Tîr-i Bâlâ câmi‘i ve Hacı Halîl câmi‘i ve ve Tabahâne câmi‘i ve Abdülcebbâr Efendi câmi‘i ve Fakîr Hacı Alî câmi‘i ve Ova câmi‘i ve Kapucu câmi‘i ve Cin Alî Ağa câmi‘i. Ve İmâret câmi‘i aşağı çârsû-yı iz[di]hâm yerde vâki‘ olmağile cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i kadîmdir. Gerçi kârgîr kubâblar değildir, ammâ çâr-kûşe harpüşte kubbesi ve dehlîzi ve yan soffaları üzre cümle rasâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr rûhâniyetli bir câmi‘-i nûrdur kim Süleymân Hân vüzerâlarından Yahyâlı Gâzî Mehemmed Paşa gazâ mâlıyla binâ etmişdir kim bu câmi‘-i pürnûr şehr-i Belgrad'ın âb-ı rûyıdır. Hattâ kıble kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 114a ·
metinde göster ·
… â‘adâsı mahalle mesâcidleridir. Cümleden mükellef ü mükemmel Mihaloğlu Süleymân
Beşe
câmi‘i ve Ali Beğ câmi‘i cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve hâlâ Beğ kethudâsı Meh …
Ve cümle on sekiz aded mihrâbdır. Evvelâ beşi cum‘adır, mâ‘adâsı mahalle mesâcidleridir. Cümleden mükellef ü mükemmel Mihaloğlu Süleymân Beşe câmi‘i ve Ali Beğ câmi‘i cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve hâlâ Beğ kethudâsı Mehemmed Ağa bir nev binâ bir câmi‘-i zîbâ etmiş kim gûyâ kasr-ı huld-i berîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 56a ·
metinde göster ·
… t-i kesîreler ile namâzları kılınup defn olundu, ammâ zikri sebkat eden Dîv Ali
Beşe
ile alaybeği birbirlerine sarılmış Aktabya üzre yigirmi yedi gün ter ü taze kan …
Ve yine yevm-i mezbûrda küffârın Pojon tarafına gidenler gelüp çâsâr leşkeri Uyvar'ın feth olduğun işidüp cümle küffâr "Ba‘de harâbi'l-Basra" deyüp Uyvar imdâdına gelmeden ferâğat edüp cümle küffâr dâr-ı menhûslarına firâr etdikleri haberi gelüp henüz cünûd-ı müslimîn emn [ü] râhatda olup ol gün yevm-i çehârşenbe idi, cemî‘i şehîdân-ı müslimînin cemâ‘at-i kesîreler ile namâzları kılınup defn olundu, ammâ zikri sebkat eden Dîv Ali Beşe ile alaybeği birbirlerine sarılmış Aktabya üzre yigirmi yedi gün ter ü taze kanları akarak kalmış anın ikisin dahi Aktabya üzre defn edüp anların üzerlerine Sührâb Mehemmed Paşa bir haşeb kasr-ı cihân-nümâ inşâ edüp hâlâ ziyâretgâh-ı gâziyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120b ·
metinde göster ·
… içeri ağası sarâyı ve Ulesi varoşunda Panço Hüseyin Ağa sarâyı ve Karamânlı Alî
Beşe
sarâyı ve niçe soba evli ve hammâmlı hânedânlar vardır ancak bunları tahrîr eyl …
Der-hakk-ı sarây-ı a‘yân: Cümleden paşa sarâyı ve Defterdâr Ahmed Efendi sarâyı ve iç hisârda yeniçeri ağası sarâyı ve Ulesi varoşunda Panço Hüseyin Ağa sarâyı ve Karamânlı Alî Beşe sarâyı ve niçe soba evli ve hammâmlı hânedânlar vardır ancak bunları tahrîr eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
Ammâ yine be-kavl-i müverrihîn-i Arab u Acem u Tatar eyle rivâyât hikâyât dirâyât ederler kim kaçan Hazret-i Ömer hilâfetinde Cebel-i Elheme şer‘ ile göz çıkartmağa rızâ vermeyüp kâfiristâna firâr ederken yerine karındaşı Beşe'yi hâkim nasb edüp gitdikde bu Beşe nâm şeyh-i Urbân benî nev‘-i insândan kabâ’il-i Kureyş urbânına eyle hâkim-i kaviyyü'l-iktidâr oldu kim Yesrib ve Bathâ ve Yelemlem ve Abbâs ve Hicâz ve Tâ’if diyârlarında gürg ile gûsfend hemreme gezerlerdi. Tâ bu mertebe Mekke ve Medîne ve Yemen ve Aden cânibleri emn [ü] emân olduğundan Hazret-i Ömer hazz edüp Beşe hâkimin (---) aded oğullarına Hazret-i Ömer birer ülke verüp her biri birer mülke mâlik olup hükm-i hükûmâta mukayyed oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a ·
metinde göster ·
… dîne ve Yemen ve Aden cânibleri emn [ü] emân olduğundan Hazret-i Ömer hazz edüp
Beşe
hâkimin (---) aded oğullarına Hazret-i Ömer birer ülke verüp her biri birer mül …
Ammâ yine be-kavl-i müverrihîn-i Arab u Acem u Tatar eyle rivâyât hikâyât dirâyât ederler kim kaçan Hazret-i Ömer hilâfetinde Cebel-i Elheme şer‘ ile göz çıkartmağa rızâ vermeyüp kâfiristâna firâr ederken yerine karındaşı Beşe'yi hâkim nasb edüp gitdikde bu Beşe nâm şeyh-i Urbân benî nev‘-i insândan kabâ’il-i Kureyş urbânına eyle hâkim-i kaviyyü'l-iktidâr oldu kim Yesrib ve Bathâ ve Yelemlem ve Abbâs ve Hicâz ve Tâ’if diyârlarında gürg ile gûsfend hemreme gezerlerdi. Tâ bu mertebe Mekke ve Medîne ve Yemen ve Aden cânibleri emn [ü] emân olduğundan Hazret-i Ömer hazz edüp Beşe hâkimin (---) aded oğullarına Hazret-i Ömer birer ülke verüp her biri birer mülke mâlik olup hükm-i hükûmâta mukayyed oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a ·
metinde göster ·
… e ve'l-hâsıl bu z[ikr] olunan Yemen vilâyetlerine tâ Sebe’ şehrine varınca Şeyh
Beşe
evlâdları mâlik oldular.
Bu mezkûrûn ve dilpesendlerin cümlesi Hazret-i Ömer her biri berâtıyla birer hânlık benî nev‘a hâkim olup bunlar tâ vilâyet-i Irâk ve Yesrib ve Bathâ ve Konfot'a ve Morağ'a ve Bender-i Mohan'a ve Bender-i Zebîd'e ve Bender-i Teğar'a ve kal‘a-i İp'e ve kal‘a-i Garâni'ye ve kal‘a-i San‘ân'a ve şehr-i Tavl'a ve şehr-i Gülyân'a ve kal‘a-i Arûs'a ve vilâyet-i Umrân'a ve kal‘a-i Demâra'ya ve Habbe ve kal‘a-i Sine ve kal‘a-i Kâhire ve şehr-i Deynev'e ve'l-hâsıl bu z[ikr] olunan Yemen vilâyetlerine tâ Sebe’ şehrine varınca Şeyh Beşe evlâdları mâlik oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a ·
metinde göster ·
nâm hümâm-ı benâmı Hazret-i Ömer radıyallâhu anh ile Beşe Şeyh'i şehîd etdikler …
El-hâsıl bu zikr olunan Mısır cezîresi içre bu karalar vilâyetlerin kabza-i tasarrufa alup hükm-i hükûmât ederlerken hikmet-i Hudâ Hazret-i Ömer vak‘ası cenginde şeyhü'l-arab Beşe nâm hümâm-ı benâmı Hazret-i Ömer radıyallâhu anh ile Beşe Şeyh'i şehîd etdiklerinde sahâbe-i kirâm içre bir velvele ve bir gulgule olup cemî‘i memâlik-i mahrûselerde hâkimü'l-vakt olanlar birbirleriyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâle başlayup bu merhûm-ı mezbûr Şeyh Beşe'nin dahi evlâdları birbirleri üzre seferler edüp âhır-ı kâr bir kaçı bir yere cem‘ olup ferzend-i ercümend olan Arab Mevâl bürâder-i mihteri Keysû ile hilâfet içün ceng-i azîm edüp Emîr Ar[ab] gâlib ve Emîr Keysû mağlûb olup Keysû dâğ-ı derûnundan bir gece cemî‘i kabâ’iliyle karârı 149b firâra mübeddel olup yerine Arab Ban hâkim-i müstakil oldukda ale's-sabâh gördüler kim Keysû Ban firâr etdiğinden "Serâ Keysû" dediler, ya‘nî Keysû melik kaçdı, dediler. Hâlâ nâmları Serâ Keysû oldu. Giderek terhîm ile Serâ Keys dediler. Andan dahi (galat) galat-ı kelâm olup Çerâkese deyü şöhret verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a–149b ·
metinde göster ·
… cenginde şeyhü'l-arab Beşe nâm hümâm-ı benâmı Hazret-i Ömer radıyallâhu anh ile
Beşe
Şeyh'i şehîd etdiklerinde sahâbe-i kirâm içre bir velvele ve bir gulgule olup c …
El-hâsıl bu zikr olunan Mısır cezîresi içre bu karalar vilâyetlerin kabza-i tasarrufa alup hükm-i hükûmât ederlerken hikmet-i Hudâ Hazret-i Ömer vak‘ası cenginde şeyhü'l-arab Beşe nâm hümâm-ı benâmı Hazret-i Ömer radıyallâhu anh ile Beşe Şeyh'i şehîd etdiklerinde sahâbe-i kirâm içre bir velvele ve bir gulgule olup cemî‘i memâlik-i mahrûselerde hâkimü'l-vakt olanlar birbirleriyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâle başlayup bu merhûm-ı mezbûr Şeyh Beşe'nin dahi evlâdları birbirleri üzre seferler edüp âhır-ı kâr bir kaçı bir yere cem‘ olup ferzend-i ercümend olan Arab Mevâl bürâder-i mihteri Keysû ile hilâfet içün ceng-i azîm edüp Emîr Ar[ab] gâlib ve Emîr Keysû mağlûb olup Keysû dâğ-ı derûnundan bir gece cemî‘i kabâ’iliyle karârı 149b firâra mübeddel olup yerine Arab Ban hâkim-i müstakil oldukda ale's-sabâh gördüler kim Keysû Ban firâr etdiğinden "Serâ Keysû" dediler, ya‘nî Keysû melik kaçdı, dediler. Hâlâ nâmları Serâ Keysû oldu. Giderek terhîm ile Serâ Keys dediler. Andan dahi (galat) galat-ı kelâm olup Çerâkese deyü şöhret verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a–149b ·
metinde göster ·
Bânîsi Rûm keferesidir. Ba‘dehu sene 759 târîhinde ibtidâ Süleymân
Beşe
ibn Orhân fethidir. Hîn-i muhâsarada fethinde usret çekilüp ba‘de'l-feth iki ka …
Bânîsi Rûm keferesidir. Ba‘dehu sene 759 târîhinde ibtidâ Süleymân Beşe ibn Orhân fethidir. Hîn-i muhâsarada fethinde usret çekilüp ba‘de'l-feth iki kal‘asın dahi {Tanrıverdi dağı eteğinde olup} asker-i İslâm münhedim etmişlerdir. Hâlâ âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Bu şehir imâretinin cümlesi yedi mahalledir. Müslim mahallâtları şehrin güzîde yerindedir. Kefere mahalleleri kenârdadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206a ·
metinde göster ·
ibn Orhân câmi‘idir, ammâ kurşum kubâblı bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir. Minâresi sol …
Ve dükelisi yedi aded mihrâbdır. Cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik çârsû içre kenîseden veliyy olunmuş Süleymân Beşe ibn Orhân câmi‘idir, ammâ kurşum kubâblı bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir. Minâresi sol tarafındadır ve kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206a ·
metinde göster ·
… çemenzâr fezâda şekl-i murabba‘ bir seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ imiş. Süleymân
Beşe
ibn Orhân Gâzî feth edüp câ-be-câ yerlerin münhedim etmiş. Hâlâ hâli üzre harâb …
Zamân-ı İskender-i Kübrâ'da Akdeniz cezîrelerinden Misine cezîresinin bir banı gelü[p] İskender-i Kübrâ'dan me’zûn olup bu hisâr-ı üstüvârı binâ etdiğinden Misinehisâr derler. Bir kûh-ı ser-bülendin dâmeninde bir düz vâsi‘ çemenzâr fezâda şekl-i murabba‘ bir seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ imiş. Süleymân Beşe ibn Orhân Gâzî feth edüp câ-be-câ yerlerin münhedim etmiş. Hâlâ hâli üzre harâb yatup kalmışdır. İçinde koyun kışlaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 214b ·
metinde göster ·
Bu kavm-i nâ-tırâş-ı kallâşların ibtidâ dedelerini Süleymân
Beşe
ibn Orhân Gâzî Anatolu'dan Türkmân kabîlesinden sürüp bu diyârda tavattun etdir …
Bu kavm-i nâ-tırâş-ı kallâşların ibtidâ dedelerini Süleymân Beşe ibn Orhân Gâzî Anatolu'dan Türkmân kabîlesinden sürüp bu diyârda tavattun etdirüp Bulgar ve Urûm kefereleriyle ülfet-i ihtilât ederek başka bir lisân-ı lehçe-i mahsûsa ile kellim ederler. Evvelâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 234a ·
metinde göster ·
Ve meterislerinde karâr-dâde olan kefereler bizim gâzîlere "Memet
Beşe
ve Amet Beşe ekmek var mı" deyü ekmek isteyüp hâs ve beyâz ekmek ve pişmiş kebâ …
Ve meterislerinde karâr-dâde olan kefereler bizim gâzîlere "Memet Beşe ve Amet Beşe ekmek var mı" deyü ekmek isteyüp hâs ve beyâz ekmek ve pişmiş kebâb verirlerdi, tâ bu mertebe küffâr muztaribü'l-ahvâl oldulardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 300b ·
metinde göster ·
Ve meterislerinde karâr-dâde olan kefereler bizim gâzîlere "Memet Beşe ve Amet
Beşe
ekmek var mı" deyü ekmek isteyüp hâs ve beyâz ekmek ve pişmiş kebâb verirlerdi, …
Ve meterislerinde karâr-dâde olan kefereler bizim gâzîlere "Memet Beşe ve Amet Beşe ekmek var mı" deyü ekmek isteyüp hâs ve beyâz ekmek ve pişmiş kebâb verirlerdi, tâ bu mertebe küffâr muztaribü'l-ahvâl oldulardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 300b ·
metinde göster ·
… n Gâzî ile Bursa fethinde bulunup ba‘dehu anın asrında Orhân Gâzî oğlu Süleymân
Beşe
ile meşveret edüp Süleymân Beşe'den mukaddem üç yüz nefer fukarâlarıyla ibtidâ …
Der-sitâyiş-i menâkıb-ı azîz-i merhûm: Bizzât bu Osmân Baba Sultân ır[k]-ı tâhir-i sülâle-i ehl-i Abâ'dandır kim Mûsâ Kâzım hazretlerinin yedinci oğlunun oğullarından Seyyid Alî'dir, anın oğlu Seyyid Hüsâmeddîn'dir, anın oğlu bu Hazret-i Osmân Baba'dır kim hasîbü'n-nesîb ırk-ı tâhirden olup sâdât-ı kirâmdan olduğuna şekk-i şübhe yokdur. İbtidâ Belh [u] Buhârâ'dan kendüler Hazret-i Hacı Bektaş-ı Velî ile Hoca Ahmed-i Yesevî'den me’zûn olup Âl-i Osmân'a imdâda gelüp Orhân Gâzî ile Bursa fethinde bulunup ba‘dehu anın asrında Orhân Gâzî oğlu Süleymân Beşe ile meşveret edüp Süleymân Beşe'den mukaddem üç yüz nefer fukarâlarıyla ibtidâ bu Osmân Baba Rûm'a kadem basup def u kudûmun döğerek ve gülbâng-ı Muhammedî çekerek alem ve (...) ve sancağ bayrakların açarak doğru Edirne kralına buluşup Rûm'da seyâhat ederdi. Ve kadem basduğı yerler cümle İslâm diyârı ola, deyü du‘â ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379a ·
metinde göster ·
ibn Sultân Orhân ve bâ-i‘ânet-i Kara Ece Ya‘kûb ve Sarı Hoca ve Kara Koca ve Ka …
İbtidâ bânîsi be-kavl-i Rûm Yanvan Dimodoka kal‘ası sâhibi Dimodoka [nâ]mân bürâderânlar iştirâk-i seviy üzre binâ etmişlerdir. Niçe divelden divele düşüp âhır-ı kâr mu‘cizât-ı Seyyidü'l-levlâk Fahr-i Enbiyâ berekâtıyla sene 759 târîhinde Orhân Gâzî asrında be-dest-i Süleymân Beşe ibn Sultân Orhân ve bâ-i‘ânet-i Kara Ece Ya‘kûb ve Sarı Hoca ve Kara Koca ve Kara Mürsel ve Kocaeli Beğ ve Kara Foça ve Kara Sığal(?) ve Kara Tazkır nâmân yetmiş aded Kara Koca Kara Foçalar ile ibtidâ Süleymân Beşe Kapudağı'ndan gemiler ile bism-i İlâh ile hâk-i Rûm'a geçüp ibtidâ İpsala'yı feth edüp ibtidâ salâyı anda edâ etdiklerinden ibtidâ Salâ kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 380b ·
metinde göster ·
… (?) ve Kara Tazkır nâmân yetmiş aded Kara Koca Kara Foçalar ile ibtidâ Süleymân
Beşe
Kapudağı'ndan gemiler ile bism-i İlâh ile hâk-i Rûm'a geçüp ibtidâ İpsala'yı fe …
İbtidâ bânîsi be-kavl-i Rûm Yanvan Dimodoka kal‘ası sâhibi Dimodoka [nâ]mân bürâderânlar iştirâk-i seviy üzre binâ etmişlerdir. Niçe divelden divele düşüp âhır-ı kâr mu‘cizât-ı Seyyidü'l-levlâk Fahr-i Enbiyâ berekâtıyla sene 759 târîhinde Orhân Gâzî asrında be-dest-i Süleymân Beşe ibn Sultân Orhân ve bâ-i‘ânet-i Kara Ece Ya‘kûb ve Sarı Hoca ve Kara Koca ve Kara Mürsel ve Kocaeli Beğ ve Kara Foça ve Kara Sığal(?) ve Kara Tazkır nâmân yetmiş aded Kara Koca Kara Foçalar ile ibtidâ Süleymân Beşe Kapudağı'ndan gemiler ile bism-i İlâh ile hâk-i Rûm'a geçüp ibtidâ İpsala'yı feth edüp ibtidâ salâyı anda edâ etdiklerinden ibtidâ Salâ kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 380b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu sene 759 târîhinde Orhân Gâzî asrında be-dest-i Gâzî Süleymân
Beşe
bâ-i‘ânet-i Kara Ko(ko)ca ve Kara Foça ve Kara Mürsel nâmân yetmiş aded erler i …
Ba‘dehu sene 759 târîhinde Orhân Gâzî asrında be-dest-i Gâzî Süleymân Beşe bâ-i‘ânet-i Kara Ko(ko)ca ve Kara Foça ve Kara Mürsel nâmân yetmiş aded erler ile bu kal‘a-i Tekrûr'u feth edüp mu‘tâd-ı kadîmeleri üzre ke'l-evvel hisâr-ı üstüvârını hâke berâber münhedim edüp zabt [u] rabt edüp Silivri'den ve İslâmbol'dan taşra bir kefere çıkmağa iktidârları olmayup hemân her bâr şebhûnlar edüp şikâr alup yine Tekrurdağı'na girüp pinhân olurlarmış. İbtidâ bu Tekirdağı şehrinin feth [ü] fütûhâtı bu yüzden olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 381b ·
metinde göster ·
… er-esmâ-i ricâl-i insân: Ekseriyyâ ecnâs-ı mahlûk benî âdemlerinin isimleri Eli
Beşe
Velî Beşe ve Sâlih Beşe ve Dursunoğlu ve Yırık Velî ve Kulıoğlu ve irceb Beşe v …
Der-esmâ-i ricâl-i insân: Ekseriyyâ ecnâs-ı mahlûk benî âdemlerinin isimleri Eli Beşe Velî Beşe ve Sâlih Beşe ve Dursunoğlu ve Yırık Velî ve Kulıoğlu ve irceb Beşe ve Deli Nasıf ve Karamanlıoğlu, bunun emsâli esmâlı bâzergânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383a ·
metinde göster ·
… ricâl-i insân: Ekseriyyâ ecnâs-ı mahlûk benî âdemlerinin isimleri Eli Beşe Velî
Beşe
ve Sâlih Beşe ve Dursunoğlu ve Yırık Velî ve Kulıoğlu ve irceb Beşe ve Deli Nas …
Der-esmâ-i ricâl-i insân: Ekseriyyâ ecnâs-ı mahlûk benî âdemlerinin isimleri Eli Beşe Velî Beşe ve Sâlih Beşe ve Dursunoğlu ve Yırık Velî ve Kulıoğlu ve irceb Beşe ve Deli Nasıf ve Karamanlıoğlu, bunun emsâli esmâlı bâzergânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383a ·
metinde göster ·
… Ekseriyyâ ecnâs-ı mahlûk benî âdemlerinin isimleri Eli Beşe Velî Beşe ve Sâlih
Beşe
ve Dursunoğlu ve Yırık Velî ve Kulıoğlu ve irceb Beşe ve Deli Nasıf ve Karamanl …
Der-esmâ-i ricâl-i insân: Ekseriyyâ ecnâs-ı mahlûk benî âdemlerinin isimleri Eli Beşe Velî Beşe ve Sâlih Beşe ve Dursunoğlu ve Yırık Velî ve Kulıoğlu ve irceb Beşe ve Deli Nasıf ve Karamanlıoğlu, bunun emsâli esmâlı bâzergânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383a ·
metinde göster ·
… i Beşe Velî Beşe ve Sâlih Beşe ve Dursunoğlu ve Yırık Velî ve Kulıoğlu ve irceb
Beşe
ve Deli Nasıf ve Karamanlıoğlu, bunun emsâli esmâlı bâzergânları vardır.
Der-esmâ-i ricâl-i insân: Ekseriyyâ ecnâs-ı mahlûk benî âdemlerinin isimleri Eli Beşe Velî Beşe ve Sâlih Beşe ve Dursunoğlu ve Yırık Velî ve Kulıoğlu ve irceb Beşe ve Deli Nasıf ve Karamanlıoğlu, bunun emsâli esmâlı bâzergânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383a ·
metinde göster ·
… cdır. Ve sene (---) târîhinde rûzgâr-ı zorkârın zorundan bir dalı kırılup Hasan
Beşe
nâmında bir âdem bulup mezkûr nihâli alup hânesine götürünce hâtûnu bu nihâli â …
El-hâsıl sun‘-ı Hudâ bir turfe ağacdır. Ve sene (---) târîhinde rûzgâr-ı zorkârın zorundan bir dalı kırılup Hasan Beşe nâmında bir âdem bulup mezkûr nihâli alup hânesine götürünce hâtûnu bu nihâli âteşe urup râyihasından ol avret ve üç câriye ve üç ma‘sûmları ve civârında olan âdemlerden dırahtın râyihasın şem edenlerden ol mahalde on yedi âdem Q 23b bir demden cân verirler. "Bu ahvâl karîbü'l-ahd oldu" deyü niçe ihtiyâr âdemler şehâdet etdiler. Ol zamândan berü bu dırahtın sâyesine bile varmağa havf ederler. Ve mezkûr Hasan Beşe'nin bir kolu meflûc olup niçe sene felc marazıyla mu‘ammer olup yakın zamânda merhûm oldu, deyü nakl etdiler. Ve bu ahvâl tevâtür üzre meşhûr-ı âfâkdır. Ol ecilden bu dıraht-ı garîbe bir ferd vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y44b ·
metinde göster ·
… rî Beşe'dir. Ve a‘yândan Mehemmed Efendi ve Topal Dersi‘âm Ivaz Efendi ve Halîl
Beşe
. Bu âdemler hânedân sâhibleridir.
Subaşılıkdır, iki yüz âdem ile hükûmet edüp tahsîl-i mâl eder. Bu şehrin kethudâyeri ve yeniçeri serdârı Perî Beşe'dir. Ve a‘yândan Mehemmed Efendi ve Topal Dersi‘âm Ivaz Efendi ve Halîl Beşe. Bu âdemler hânedân sâhibleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y49a ·
metinde göster ·
Perî Beşe'nin pederi yüz yigirmi sene mu‘ammer olmuş bir müsinn Zâl kimesne idi. "Âlem-i sabâvetimden berü bu ağacı böyle bilirim. Ve pederim dahi yüz yıl mu‘ammer olmuş idi, anlar dahi bu ağacı böyle bilirim, deyü nakl ederdi" deyü Perî Beşe pederi Q 26a böyle hikâye ederdi. Hakîkatü'l-hâl temâşâ etdiğimiz diyârlarda nazîri yok vâcibü's-seyr bir üzüm ağacıdır kim yaz u kış niçe bin tuşe üzümü maslûb durur. Kimi biter kimi yiter. Ve yedi kerre üzüm verir dalları ve nihâlleri vardır. Hamd-i Hudâ hakîr dahi teberrüken iki salkım üzümden tenâvül etmek nasîb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y49b ·
metinde göster ·
ve yeni serdâr Velî Beşe ile vedâlaşup ve refîkler alup şark cânibine dörd sâ‘a …
Ve bu şehirde Halîl Ağa ve serdâr Muslu Beşe ve yeni serdâr Velî Beşe ile vedâlaşup ve refîkler alup şark cânibine dörd sâ‘at ballı çamları ve zenbûrları seyr [ü] temâşâ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y65a ·
metinde göster ·
Ve bu şehirde Halîl Ağa ve serdâr Muslu Beşe ve yeni serdâr Velî
Beşe
ile vedâlaşup ve refîkler alup şark cânibine dörd sâ‘at ballı çamları ve zenbûr …
Ve bu şehirde Halîl Ağa ve serdâr Muslu Beşe ve yeni serdâr Velî Beşe ile vedâlaşup ve refîkler alup şark cânibine dörd sâ‘at ballı çamları ve zenbûrları seyr [ü] temâşâ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y65a ·
metinde göster ·