… serî‘u'l-hazm bir âb-ı hayât buldular. Ve bundan gayrı uyûnların âb-ı sâfîlerin
beşer
miskâl olmak üzre pembeler ile berâber vezn edüp mevzûn pembeleri vezn olunmuş …
Anlar dahi Eski Sarây dâhilinde olan uyûn-ı Şem‘ûn'u cümleden hafîf ü mu‘tedil serî‘u'l-hazm bir âb-ı hayât buldular. Ve bundan gayrı uyûnların âb-ı sâfîlerin beşer miskâl olmak üzre pembeler ile berâber vezn edüp mevzûn pembeleri vezn olunmuş âb-ı rakîklere ilkâ edüp mezkûr pembeler beşer miskâl suları cezb edüp ba‘dehu pembeleri âfitâb-ı âteş-tâbda kurudup cümle pembeyi vezn edüp bu ayn-ı Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş ederdi. İlâ hâze'l-ân cümle pâdişâhlar andan nûş ederler kim kilarcıbaşı tarafından ve dış sakkâbaşı tarafından üçer âdem beher yevm altı kişi üçer seyishâne yükü yigirmişer vukıyye gelir gümüş güğümlere ol âb-ı nâbdan leb-ber-leb edüp su nâzırı huzûrunda kilarcıbaşının mu‘temedün-aleyh âdemlerinin mührüyle kırmızı balmûmları ile güğümlerin ağızların mühürleyüp pâdişâha her bâr götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
Anlar dahi Eski Sarây dâhilinde olan uyûn-ı Şem‘ûn'u cümleden hafîf ü mu‘tedil serî‘u'l-hazm bir âb-ı hayât buldular. Ve bundan gayrı uyûnların âb-ı sâfîlerin beşer miskâl olmak üzre pembeler ile berâber vezn edüp mevzûn pembeleri vezn olunmuş âb-ı rakîklere ilkâ edüp mezkûr pembeler beşer miskâl suları cezb edüp ba‘dehu pembeleri âfitâb-ı âteş-tâbda kurudup cümle pembeyi vezn edüp bu ayn-ı Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş ederdi. İlâ hâze'l-ân cümle pâdişâhlar andan nûş ederler kim kilarcıbaşı tarafından ve dış sakkâbaşı tarafından üçer âdem beher yevm altı kişi üçer seyishâne yükü yigirmişer vukıyye gelir gümüş güğümlere ol âb-ı nâbdan leb-ber-leb edüp su nâzırı huzûrunda kilarcıbaşının mu‘temedün-aleyh âdemlerinin mührüyle kırmızı balmûmları ile güğümlerin ağızların mühürleyüp pâdişâha her bâr götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
On üçüncü hâkim: Çorbacıyândır. Her gece sabâha dek on iki yeniçeri çorbacıları
beşer
altışar yüz tevâbi‘iyle kol dolaşup müttehem âdemleri sayd edüp kayd [u] bend i …
On üçüncü hâkim: Çorbacıyândır. Her gece sabâha dek on iki yeniçeri çorbacıları beşer altışar yüz tevâbi‘iyle kol dolaşup müttehem âdemleri sayd edüp kayd [u] bend ile kapularına gönderüp haklarından gelinir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33a ·
metinde göster ·
altışar zirâ‘ çâr-kûşe mücellâ ebrî hacerâtlar ile kaplı bir câmi‘dir. Her bir …
Ve bu câmi‘in iç yüzü rû-yı dîvârında serâpâ beşer altışar zirâ‘ çâr-kûşe mücellâ ebrî hacerâtlar ile kaplı bir câmi‘dir. Her bir taşda bi-emrillâh gûnâ-gûn eşkâl-i garîbeler ve şükûfeler yazılmışdır ve kenârlarında elvân ezhârlar kazılmışdır 36a ve her amûdların kürsî-i âlîlerinde ve kemerleri etrâfındaki zıhlar kirişmelerinde ol kadar üstâd-ı mermer-bür san‘at harc etmişdir kim hâlâ cihân üstâdları ana bir tîşe urmağa kâdir [de]ğildir. Ammâ mihrâbı ve minberi beyâz mermerden sâde güzelidir. Ammâ gâyet musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b–36a ·
metinde göster ·
… lâhi Ta‘âlâ aleyhim ecma‘în deyü Karahisârî tarzı hatlar yazmışdır kim makdûr-ı
beşer
değildir. Zîrâ eliflerinin kaddi onar arşındır. Ana göre sâ’ir hurûflarına bir …
Ve cânib-i erba‘asında niçe bin hüsn-i hat âsârlar vardır. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in fermânıyla Hattât Teknecizâde Mustafâ Çelebi lafza-i Celâl ve ism-i Resûl Muhammed Aleyhi's-selâm ve ism-i çâr-yâr-ı güzîn rıdvânullâhi Ta‘âlâ aleyhim ecma‘în deyü Karahisârî tarzı hatlar yazmışdır kim makdûr-ı beşer değildir. Zîrâ eliflerinin kaddi onar arşındır. Ana göre sâ’ir hurûflarına bir hüsn vermişdir kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… şam‘dânlar üzre yigirmişer kantâr şem‘-i asel-i kâfûrîler var kim her birine on
beşer
kademe nerdübân-ı haşeb ile urûc olunup her leylelerde çerâğân olup derûn-ı câm …
Ve mihrâbın yemîn [ü] yesârında burma zıh zıh amelî amûdlar var kim sihr-i i‘câzdır. Ve yine anda birer âdem kaddi nühâs-ı hâlis [ve] zeheb-i hâlis ile mutallâ şam‘dânlar üzre yigirmişer kantâr şem‘-i asel-i kâfûrîler var kim her birine on beşer kademe nerdübân-ı haşeb ile urûc olunup her leylelerde çerâğân olup derûn-ı câmi‘ nûr içre nûr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
akçe harçlık alup sefer eşerler. Kaçan sefer olmaduğı zamân yamaklardan bir nes …
Defter-i pâdişâhîde Yörük ve müsellem kayd olanların otuz neferi bir ocakdır, beş neferi nevbet ile eşkinci, yigirmi beş neferi yamak olup sefer-i hümâyûn vâkı‘ oldukda nevbetleri eşkinci yamaklarından avârız dîvânına mukâbelesinde elli beşer akçe harçlık alup sefer eşerler. Kaçan sefer olmaduğı zamân yamaklardan bir nesne almazlar, be-nevbet sefer eşer, eşkinciler sefer eşdikleri sene âdet-ı ağnâm vermezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b ·
metinde göster ·
… şa yeniçeri nâmında ve zorba sipâhî nâmında olanları ve üzerine gelen askerleri
beşer
onar binin bir kümeden mûr-ı za‘îf gibi hulika'l-insân-ı za‘îfi kırardı.
Bu pâdişâhın etdiği hûnhârlığı bir pâdişâh etmemişdir. Kahvehâneleri ve meyhâne ve bozahâneleri ve tütünü dahi yasak edüp niçe yüz bin âdemi ol bahâne ile her gün yüzer, ikişer yüzer âdemi katl ederdi. Ammâ aleyhi mâ-yestehak Anatolu tarafında dahi Abaza Paşa yeniçeri nâmında ve zorba sipâhî nâmında olanları ve üzerine gelen askerleri beşer onar binin bir kümeden mûr-ı za‘îf gibi hulika'l-insân-ı za‘îfi kırardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b ·
metinde göster ·
… üp ol defter Murâd Hân'da kalup her bir zorba bir diyârda hidmetde iken bunları
beşer
onar kıra kıra yedi seneye dek zorbaların zoru kesilmeyüp câ-be-câ nihânîce var …
Ve'l-hâsıl cümle zorbalar zûr-ı bâzûları ile veledeş ve gulâmiyyeler isteyüp defterleri mûcebince cümlesine hidmetler verilüp ol defter Murâd Hân'da kalup her bir zorba bir diyârda hidmetde iken bunları beşer onar kıra kıra yedi seneye dek zorbaların zoru kesilmeyüp câ-be-câ nihânîce var idi. Ammâ Murâd Hân bir ferd-i âferîdenin hâsılı hareminden bir dâne-i direm dermedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b ·
metinde göster ·
… r. Zîrâ Bayram Paşa zulmünden gûyâ halk-ı âlem bî-tâb u tüvân ve mutlakâ nev‘-i
beşer
bir kâlıb-ı bî-cân idi. Rû-yı Pâdişâh-ı münevveri görünce cümle ibâdullâh taraf …
İstikbâl-i Pâdişâhîye çıkan ümmet-i Muhammed kâ’immakâm olan Bayram Paşa'dan hâtır-mânde idiler. Pâdişâhın mübârek cemâl-i bâ-kemâlin müşâhede etdiklerinde gûyâ halk-ı cihân tâze cân buldular. Zîrâ Bayram Paşa zulmünden gûyâ halk-ı âlem bî-tâb u tüvân ve mutlakâ nev‘-i beşer bir kâlıb-ı bî-cân idi. Rû-yı Pâdişâh-ı münevveri görünce cümle ibâdullâh taraf taraf kûçe ve kûçe revzenlerden ve dam u bâmlardan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68a ·
metinde göster ·
… gemiler idi kim bir pâdişâh asrında ikisi bir yere cem‘ olmamışdır. Her birinin
beşer
yüz levendâtı ve beşer yüz huddâmı vardır. Ve her birine ikişer bin asker konup …
Ve beş yüz pâre kalyonlara sâ’ir mühimmât ü levâzımât ve cebehâne ve sâ’ir mîrimîrân ve erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve lağımcı ve çerâhor tâ’ifesi konmak içün beş yüz pâre karavana kalyonlardan Kara Hâce kalyonu ve Bodur Ca‘fer ve Memiş Kapudan ve Karamanlı Alî ve Topal Muharrem ve Sarı Solak ve Kartaloğlu ve Katrazoğlu ve Kalafatoğlu ve Solak İbrâhîm Çelebi ve Kara Solak ve Abâcıoğlu ve Ciminni ve Tafralı ve Bâğçeli ve Yüz Arşın ve iskerledoğlu nâm karavana kalyonların her biri dörder anbârlı yüzer pâre top çeker karavanalardır kim yılda bir kerre Mısır'a sefer edüp altı ayda dolar ve altı ayda boşalır kûh-ı bî-sütûn-misâl gemiler idi kim bir pâdişâh asrında ikisi bir yere cem‘ olmamışdır. Her birinin beşer yüz levendâtı ve beşer yüz huddâmı vardır. Ve her birine ikişer bin asker konup âmâde durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75b ·
metinde göster ·
… işâh asrında ikisi bir yere cem‘ olmamışdır. Her birinin beşer yüz levendâtı ve
beşer
yüz huddâmı vardır. Ve her birine ikişer bin asker konup âmâde durdular.
Ve beş yüz pâre kalyonlara sâ’ir mühimmât ü levâzımât ve cebehâne ve sâ’ir mîrimîrân ve erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve lağımcı ve çerâhor tâ’ifesi konmak içün beş yüz pâre karavana kalyonlardan Kara Hâce kalyonu ve Bodur Ca‘fer ve Memiş Kapudan ve Karamanlı Alî ve Topal Muharrem ve Sarı Solak ve Kartaloğlu ve Katrazoğlu ve Kalafatoğlu ve Solak İbrâhîm Çelebi ve Kara Solak ve Abâcıoğlu ve Ciminni ve Tafralı ve Bâğçeli ve Yüz Arşın ve iskerledoğlu nâm karavana kalyonların her biri dörder anbârlı yüzer pâre top çeker karavanalardır kim yılda bir kerre Mısır'a sefer edüp altı ayda dolar ve altı ayda boşalır kûh-ı bî-sütûn-misâl gemiler idi kim bir pâdişâh asrında ikisi bir yere cem‘ olmamışdır. Her birinin beşer yüz levendâtı ve beşer yüz huddâmı vardır. Ve her birine ikişer bin asker konup âmâde durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75b ·
metinde göster ·
… kimi Tabanıyassılı Yavaşca Mehemmed Ağa ve Na‘lband Alî Ağalar Sıfet hâkimiyken
beşer
yüz kîse mâllarından bin kîse mâl Dürûzî şeyhleri üzre kalup emr-i pâdişâhiyle …
İnhizâm-ı Dürûzî-i Şâm-ı Dârü's-selâm be-dest-i Kara [Mur]tazâ Paşa-yı nîk-nâm: Mukaddemâ Sıfet hâkimi Tabanıyassılı Yavaşca Mehemmed Ağa ve Na‘lband Alî Ağalar Sıfet hâkimiyken beşer yüz kîse mâllarından bin kîse mâl Dürûzî şeyhleri üzre kalup emr-i pâdişâhiyle Murtazâ Paşa Şâm eyâletiyle mezkûr mâlı tahsîl etmeğe çetr-i mülemma‘ıyla ve yetmiş bayrak askeriyle Dürûzî üzre çıkup Nâkûra nâm boğazda ceng-i azîm olup cümle Dürûzî ve Teymânî ve bî-îmânî münhedim olup ba‘dehu bî-pâk ü bî-pervâ bin kîse yerine Murtazâ Paşa üç bin kîse tahsîl edüp Der-i devlete gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 83a ·
metinde göster ·
… meleri vardır. Cümle üç yüz altmış altı hücrelerdir. Her hücrenin içinde dörder
beşer
tâlib-i ilm sûhteler vardır. Her hücrenin lahmiyye ve şem‘iyyeleri cânib-i vakı …
Ve bu Medâris-i Semâniyye'nin şimâlinde ve cenûbunda sûhtevât tetimmeleri vardır. Cümle üç yüz altmış altı hücrelerdir. Her hücrenin içinde dörder beşer tâlib-i ilm sûhteler vardır. Her hücrenin lahmiyye ve şem‘iyyeleri cânib-i vakıfdan mu‘ayyineleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 91a ·
metinde göster ·
… ûn ve Mevlûd-i Manzûm dahi anındır. Ammâ Yûsuf [ü] Züleyhâ(sı) te’lîfi makdûr-ı
beşer
değildir kim Ayasofya-i Kebîr'in kubbesi ortasında altun top altında sırr-ı kal …
eş-Şeyh Mehemmed Hamdüddîn ibn Akşemseddîn: Bunlar rahm-ı mâderde iken pederleri vâlide-i Hamdî'nin karnına urup "Bire benim şâ‘ir ü mâhir ve âlim ü fâzıl u kâmil oğlum" deyü vâlideleri rahminde iken yapışup ohşarmış. Hikmet-i Hudâ rahm-ı mâderden sene 853 müştak olup sekiz yaşında dîvân sâhibi olup Leylâ vü Mecnûn ve Mevlûd-i Manzûm dahi anındır. Ammâ Yûsuf [ü] Züleyhâ(sı) te’lîfi makdûr-ı beşer değildir kim Ayasofya-i Kebîr'in kubbesi ortasında altun top altında sırr-ı kalemden te’lîf etmişlerdir kim gûyâ mu‘cize-gûdur. Ammâ aşk-ı ilâhî ile alûde olan kimesnelerin kelimât-ı dürer-bârları ile sâdır olur. Müddet-i ömrü (---) sene iken sene (---) târîhinde vefât edüp yüz yetmiş pâre mücelled te’lîfâtının cümlesi memdûh-ı âlemdir. Ve bunların ciğer-kûşesi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 98b ·
metinde göster ·
… bir âdem beş on gün ol istiridyeden tenâvül etse her gece ehliyle ve nâ-ehliyle
beşer
onar kerre cimâ‘ eder. Bu gûne bir mahlûkdur kim Tershâne bâğçesi önünde hâsıl …
Ol mahallin deryâsında bir gûne deryâ mahlûku çıkar, başka sayyâdları vardır, istiridye derler, incü sadefi hurdesi-misâl beyâz kabuk içre zî-rûh bir mahlûkdur. Meyhor kimesneler zeyt yağıyla pişirüp yâhûd limon ile çiğce tenâvül edüp bâde nûş ederler, ta‘âm-ı tarabdır. Ammâ bâde içmeden de bir âdem beş on gün ol istiridyeden tenâvül etse her gece ehliyle ve nâ-ehliyle beşer onar kerre cimâ‘ eder. Bu gûne bir mahlûkdur kim Tershâne bâğçesi önünde hâsıl olan gâyet memdûhdur. Bâğçe üstâdına sayyâdları senevî on bin akçe avâ’id verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
… iki yüz aded kat-ender-kat harâbâtî cânlar içün meykedeler var kim her birinde
beşer
altışar yüz fâsık ayş [u] ışret edüp hânende ve sâzendegân ile bir hây-hûdur ki …
Ammâ leb-i deryâda ve Ortahisâr'da iki yüz aded kat-ender-kat harâbâtî cânlar içün meykedeler var kim her birinde beşer altışar yüz fâsık ayş [u] ışret edüp hânende ve sâzendegân ile bir hây-hûdur kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Bu tâ’ifenin me’kûlâtıyçün Balıkbâzârı çârşûsunda niçe yüz elvân mâhîler var kim ta‘bîr olunmaz. Ve âlü'l-âl meyvenin a‘lâsı ve sâ’ir me’kûlât [ü] meşrûbâtın güzîdesi bunda bulunur. Âdem cânı ve rûh gıdâsı ve kuş südü dahi bu Galata'da bulunur. Ammâ Mübtecel şerbeti sofîler içün lezîz şerbetdir. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129b ·
metinde göster ·
Der-sitâyiş-i top kâlıbı yerleri: Mezkûr tuç kubbelerinin önünde derk-i gayyâdan nişân verir çukurlar içre ağızları yukaruya top kâlıbların koyup eğer balyemez top ise her ocağa onar top kâlıbı koyup yigirmi top eder. Eğer kolumburuna top ise yigirmişer kâlıb, eğer şâhîler ise yüzer kâlıb, eğer içine âdem sığar şayka toplar ise beşer [yüzer] kâlıb koyup cümlesinin ağızların Kâğızhâne balçığıyla sıvayup meselâ bostânları ray etmeğiçün su yolları ederler, hemân eylece yollar edüp yolları tuç eriyecek kubbenin yolu ağzında nihâyet bulup bu gûne tedârükle hâzır-bâş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a ·
metinde göster ·
… at kuru kızılcık çubuğu yeşerüp berk [u] bâr verir. Her dâne-i 140a kızılcığı
beşer
dirhem gelir kerâmet-i Bâyezîd mi, Kara Şemseddîn mi, Şehzâde Selîm mi böyle bi …
"Yâ Rabbî bu kuru ağaca meyve ver ve meyvesin meşhûr-ı âfâk eyle" deyü du‘â edüp Bâyezîd-i Velî ve Kara Şemşeddîn hazretleri âmîn deyüp ol sâ‘at kuru kızılcık çubuğu yeşerüp berk [u] bâr verir. Her dâne-i 140a kızılcığı beşer dirhem gelir kerâmet-i Bâyezîd mi, Kara Şemseddîn mi, Şehzâde Selîm mi böyle bir kuru çubuk meyve verdiğiyçün hâlâ Çubuklu Bâğçe derler. İlâ mâşâallâh, bunda olan kızılcık bir diyârda yokdur. Her biri beşer dirhem gelir la‘l-gûn Medîne hurmâsı kadardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139b–140a ·
metinde göster ·
… u Bâğçe derler. İlâ mâşâallâh, bunda olan kızılcık bir diyârda yokdur. Her biri
beşer
dirhem gelir la‘l-gûn Medîne hurmâsı kadardır.
"Yâ Rabbî bu kuru ağaca meyve ver ve meyvesin meşhûr-ı âfâk eyle" deyü du‘â edüp Bâyezîd-i Velî ve Kara Şemşeddîn hazretleri âmîn deyüp ol sâ‘at kuru kızılcık çubuğu yeşerüp berk [u] bâr verir. Her dâne-i 140a kızılcığı beşer dirhem gelir kerâmet-i Bâyezîd mi, Kara Şemseddîn mi, Şehzâde Selîm mi böyle bir kuru çubuk meyve verdiğiyçün hâlâ Çubuklu Bâğçe derler. İlâ mâşâallâh, bunda olan kızılcık bir diyârda yokdur. Her biri beşer dirhem gelir la‘l-gûn Medîne hurmâsı kadardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139b–140a ·
metinde göster ·
… verir su getirmişdir kim hakkâ bu binâlar kâr-ı dîv-i Süleymân'dır kim makdûr-ı
beşer
değildir. Ba‘zı kemerler bir dağdan bir dağ mâbeyninde vâkı‘ olup üçer kat eflâ …
Mesîregâh-ı Su Kemerleri: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân on bin kîse harc edüp bu mahalden İslâmbol'a bin bir göz cisrler ile âb-ı nâbdan nişân verir su getirmişdir kim hakkâ bu binâlar kâr-ı dîv-i Süleymân'dır kim makdûr-ı beşer değildir. Ba‘zı kemerler bir dağdan bir dağ mâbeyninde vâkı‘ olup üçer kat eflâke ser çekmiş kehkeşân-âsâ kemerlerdir kim vâcibü's-seyrdir. Buna karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… n bir oda, iki yüz oğlan odabaşıları ile hidmet ederler. Ve her sığır sürüsünün
beşer
onar samsonları vardır kim her biri birer arslana benzer köpeklerdir. Ve her sı …
Mesîregâh-ı mandıra-i Selîm Hân: Selîm-i Evvel Mısır'ı feth etdükde Mısır'dan fîl kadar beledî sarı ve kırmızı ve dargıl ve gûnâ-gûn alaca sığırlar getirüp bu dağda komuşdur. Hâlâ Yeni Sarây'da odun çeken araba sığırları anlardandır. Niçe bin sığır olmuşdur, bunlara huddâm acemîler odalarından bir oda, iki yüz oğlan odabaşıları ile hidmet ederler. Ve her sığır sürüsünün beşer onar samsonları vardır kim her biri birer arslana benzer köpeklerdir. Ve her sığırın birer ismi vardır. Her biri kırkar ellişer vukıyye süd verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
tahrîr olmuş. Ve Hattât Şeyh ve Bakraçlı, bunlar menzileyne meğer Sultân Murâd-ı Râbi‘ ermişdir, müntehâ menzillerdir kim makdûr-ı beşer değildir kim cümle (---) gezdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
… p cümle pehlivânların âsârların seyr [ü] temâşâ ederler kim ibret-nümâ makdûr-ı
beşer
olmayan temâşâ-yı garîbeler vardır.Ve selef pehlivânlarının okun atup yayın yas …
Ve pâdişâhlar bu meydânda çetr-i mullamma‘ların kurup cümle pehlivânların âsârların seyr [ü] temâşâ ederler kim ibret-nümâ makdûr-ı beşer olmayan temâşâ-yı garîbeler vardır.Ve selef pehlivânlarının okun atup yayın yasanların cümlesi bu tekye önünde medfûnlardır kim mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
onar âdem dayanup götürürler, kimi har-süvâr ve kimi piyâde-reftârdır, kimi çem …
Esnâf-ı şeyhü'l-arasât: Nefer 155, bunların her biri hammâm kubbesi kadar gûnâ-gûn sarıklar sarup destârların götürmeğe gerdânları tahammül edüp herbirinin destârın beşer onar âdem dayanup götürürler, kimi har-süvâr ve kimi piyâde-reftârdır, kimi çemendere süvâr olup sarığın başka bir ata yükledüp herbiri birer gûne destârıyla 157b el açup du‘â ederek ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a–157b ·
metinde göster ·
… ir bâğda birer âdemden kırk üç bin {tokuz yüz} elli âdem eder. Ammâ ba‘zı bâğda
beşer
onar âdem vardır. Bunların dükkân [ve] dezgâhları olmayup cümlesi terekecibaşı …
Esnâf-ı bâğbân: Dörd mevleviyyet yerde cümle bâğ u bâğçe ve besâtîn aded 43950, hadîka-i ravza-i cinân, bâğ [u] bostândır kim gûyâ her biri İremezâtü'l-imâddır. Her bir bâğda birer âdemden kırk üç bin {tokuz yüz} elli âdem eder. Ammâ ba‘zı bâğda beşer onar âdem vardır. Bunların dükkân [ve] dezgâhları olmayup cümlesi terekecibaşı ma‘rifetiyle kırk bin asker-i pür-silâh ellerinde gûnâ-gûn kazmalar ve çapalar ve yabalar ve beller ve başlarında teller ve çapa taraklar ve tırmıklar ve küsküler ve aşlama destereleri ve keserler ve gûnâ-gûn bâğbânân âletleri ve niçe bin kınalı bostân dollâbları sığırların tezyîn edüp "Oha diha babam" diyüp "Allâh Allâh rahmet ver yâ Mevlâ, bereket ver yâ Mevlâ, kuvvet ver yâ Mevlâ" deyü feryâd [ü] figân edüp her bir bâğbânın ellerinde ve başlarında ucbe-likâ tâcları üzre gûnâ-gûn şükûfe ve ezhârlar ile donanup tarafeynde duran temâşâcılara şükûfe bezl ederler kim bir azîm ecnâs-ı mahlûk askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159a ·
metinde göster ·
… r ân dura ve yetmiş kulaç dahi çıka, mu‘cize-misâl bir ma‘rifetdir kim makdûr-ı
beşer
değildir.
Bunlar ağızlarına zeyt yağı 163b alup yetmiş kulaç ka‘r-ı deryâya dalup ağzındaki zeyti taşraya bıragınca tarfetü'l-ayn içre dühn-i zeyt rû-yı deryâya müstevlî olup her bir zeyt yağı katresi birer hûrşîd-i dırahşân olur, zîrâ ol zeytlere şems-i cihânın tâbı urup her katre-i zeyt kevâkib-i Süreyyâ gibi ka‘r-ı deryâyı münevver edüp bir sûzen ve bir derâhim olsa bulup gavvâslar ka‘r-ı deryâya bir püşt-i pâ urup tarfetü'l-ayn içre taşra çıkar. Yetmiş kulaç yere talup bir ân dura ve yetmiş kulaç dahi çıka, mu‘cize-misâl bir ma‘rifetdir kim makdûr-ı beşer değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a–163b ·
metinde göster ·
… âm Urum kapudanları ile cümle on yedi karavana kalyonlardır kim her biri dörder
beşer
kat anbârlı ve ikişer kat yatırdma toplu ve beşer kat palavra kıçlı ve kıçında …
Evvelâ Akdeniz kapudanlarından Bursalı Balı Kapudan ve Bodur Gürcî Ca‘fer Kapudan ve Karamanlı Alî Kapudan ve Sarı Velî ve Sarı Solak ve Topal Muharrem ve Çavuşoğlu ve Kartaloğlu ve Kalafatoğlu ve Katrânoğlu ve Kara Hoca ve Firkateci ve Cennetî ve Tuğralı ve Yanaki ve Dimitraki ve Lemberaki nâm Urum kapudanları ile cümle on yedi karavana kalyonlardır kim her biri dörder beşer kat anbârlı ve ikişer kat yatırdma toplu ve beşer kat palavra kıçlı ve kıçında bâğçeli ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardır kim her biri beşer ayda dolar ve beşer ayda boşalır, dağ gibi kalyonlar ve gayrı barça ve pink galyonlar ve şitiye ve potaçlar Sarâyburnu'nda üçer yaylım top şâdumânları edüp cümle askerlerin karaya döküp niçe yüz kalyoncukları kızaklar üzre koyup palamarlar ile her birini biner ikişer bin âdem keşân-ber-keşân çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
… yonlardır kim her biri dörder beşer kat anbârlı ve ikişer kat yatırdma toplu ve
beşer
kat palavra kıçlı ve kıçında bâğçeli ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardı …
Evvelâ Akdeniz kapudanlarından Bursalı Balı Kapudan ve Bodur Gürcî Ca‘fer Kapudan ve Karamanlı Alî Kapudan ve Sarı Velî ve Sarı Solak ve Topal Muharrem ve Çavuşoğlu ve Kartaloğlu ve Kalafatoğlu ve Katrânoğlu ve Kara Hoca ve Firkateci ve Cennetî ve Tuğralı ve Yanaki ve Dimitraki ve Lemberaki nâm Urum kapudanları ile cümle on yedi karavana kalyonlardır kim her biri dörder beşer kat anbârlı ve ikişer kat yatırdma toplu ve beşer kat palavra kıçlı ve kıçında bâğçeli ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardır kim her biri beşer ayda dolar ve beşer ayda boşalır, dağ gibi kalyonlar ve gayrı barça ve pink galyonlar ve şitiye ve potaçlar Sarâyburnu'nda üçer yaylım top şâdumânları edüp cümle askerlerin karaya döküp niçe yüz kalyoncukları kızaklar üzre koyup palamarlar ile her birini biner ikişer bin âdem keşân-ber-keşân çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
… çlı ve kıçında bâğçeli ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardır kim her biri
beşer
ayda dolar ve beşer ayda boşalır, dağ gibi kalyonlar ve gayrı barça ve pink gal …
Evvelâ Akdeniz kapudanlarından Bursalı Balı Kapudan ve Bodur Gürcî Ca‘fer Kapudan ve Karamanlı Alî Kapudan ve Sarı Velî ve Sarı Solak ve Topal Muharrem ve Çavuşoğlu ve Kartaloğlu ve Kalafatoğlu ve Katrânoğlu ve Kara Hoca ve Firkateci ve Cennetî ve Tuğralı ve Yanaki ve Dimitraki ve Lemberaki nâm Urum kapudanları ile cümle on yedi karavana kalyonlardır kim her biri dörder beşer kat anbârlı ve ikişer kat yatırdma toplu ve beşer kat palavra kıçlı ve kıçında bâğçeli ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardır kim her biri beşer ayda dolar ve beşer ayda boşalır, dağ gibi kalyonlar ve gayrı barça ve pink galyonlar ve şitiye ve potaçlar Sarâyburnu'nda üçer yaylım top şâdumânları edüp cümle askerlerin karaya döküp niçe yüz kalyoncukları kızaklar üzre koyup palamarlar ile her birini biner ikişer bin âdem keşân-ber-keşân çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
… li ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardır kim her biri beşer ayda dolar ve
beşer
ayda boşalır, dağ gibi kalyonlar ve gayrı barça ve pink galyonlar ve şitiye ve …
Evvelâ Akdeniz kapudanlarından Bursalı Balı Kapudan ve Bodur Gürcî Ca‘fer Kapudan ve Karamanlı Alî Kapudan ve Sarı Velî ve Sarı Solak ve Topal Muharrem ve Çavuşoğlu ve Kartaloğlu ve Kalafatoğlu ve Katrânoğlu ve Kara Hoca ve Firkateci ve Cennetî ve Tuğralı ve Yanaki ve Dimitraki ve Lemberaki nâm Urum kapudanları ile cümle on yedi karavana kalyonlardır kim her biri dörder beşer kat anbârlı ve ikişer kat yatırdma toplu ve beşer kat palavra kıçlı ve kıçında bâğçeli ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardır kim her biri beşer ayda dolar ve beşer ayda boşalır, dağ gibi kalyonlar ve gayrı barça ve pink galyonlar ve şitiye ve potaçlar Sarâyburnu'nda üçer yaylım top şâdumânları edüp cümle askerlerin karaya döküp niçe yüz kalyoncukları kızaklar üzre koyup palamarlar ile her birini biner ikişer bin âdem keşân-ber-keşân çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
… si çobanlar gibi libâslar geyüp kimisi koyun ve kimi keçi ve kimi sığır ve kimi
beşer
altışar boynuzlu at kadar Mısır'ın Circe koyunları ve câmûs sığırları ve inekle …
Ve bâlâda tahrîr olunan salhâneciler ve kanaracılar ve mandıracılar ve çif[t]likciler ve eğrekciler ve sayacılar ve ağılcılar ve tokatcılar ve sürücüler cümlesi çobanlar gibi libâslar geyüp kimisi koyun ve kimi keçi ve kimi sığır ve kimi beşer altışar boynuzlu at kadar Mısır'ın Circe koyunları ve câmûs sığırları ve inekleri ve boğaları ve danaları çatal yularlar ile keşâ-keş ikişer ve dörder âdem çekerek ubûr ederler. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168b ·
metinde göster ·
altışar yüz guruşa alındığın biliriz. Çobanların bu kelbler bürâderleridir kim …
Hattâ Engürü'de tiftik keçisi köpekleri var kim beşer altışar yüz guruşa alındığın biliriz. Çobanların bu kelbler bürâderleridir kim hem-sifâl olup bir yalakdan darı malakı yiyüp aslâ ikrâh etmezler. Ammâ ne fermân etse o kelb ol ân iş bitirir, âdemi atından endirir, isterse pür-silâh şecî‘ [u] bahâdır yiğit olsun.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168b ·
metinde göster ·
Ve bu çobanların niçe bininin ellerinde çatal zencîr yularlı
beşer
altışar onar boynuzlu acîb ü garîb gûnâ-gûn kınalı kösem koçlar ve mahbûb ganem …
Ve bu çobanların niçe bininin ellerinde çatal zencîr yularlı beşer altışar onar boynuzlu acîb ü garîb gûnâ-gûn kınalı kösem koçlar ve mahbûb ganemleri dîbâ ve şîb ü zerbâf çullara gark edüp bellerinde mücevher kuşaklar ve mücevher hançerler 169a ve boynuzlarında altun varaklar ve iki boynuz mâbeynin incü ve cevâhirli püsküller ile zeyn edüp her koyunun boynunda altun ve gümüş kabaralar ile altun ve gümüş silsileler ile bu kepşleri keşân-ber-keşân çoban dilberleri çekerek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168b–169a ·
metinde göster ·
… zerâ ve sultânlara pâdişâh tarafından koyun eti ta‘yîn verilmesiyçün beher yevm
beşer
yüz koyun zebh olup ta‘yîn verilir. Ve yine pâdişâh tarafından beher yevm yeniç …
Gümrük Emîni Alî Ağa efendimiz, koyun emîni iken İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde ıyd-ı adhâda altmış kerre yüz bin koyun kurbân olduğu tahrîr olunup Murâd Hân-ı Râbi‘'e arz olundu. Ve şehr-i İslâmbol'a yevmiyye yigirmi yedi bin koyun girüp şehirli içün zebh olunur. Ve pâdişâh-ı Cem-cenâb içün ve cemî‘i vüzerâ ve sultânlara pâdişâh tarafından koyun eti ta‘yîn verilmesiyçün beher yevm beşer yüz koyun zebh olup ta‘yîn verilir. Ve yine pâdişâh tarafından beher yevm yeniçeri ve bostâncı ve acemî oğlanı ocaklarına beher yevm yetmiş seyishâne yükü koyun, cümlesi beher yevm sekiz yüz koyun mezkûr üç ocağa ta‘yîn verilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169b ·
metinde göster ·
… e ve ba‘zıları işkembe hımârları üzre Urumca hoş-âvâz ile gûnâ-gûn murabba‘ları
beşer
onar Urumlar okuyarak ubûr eder.
"Vere bizim Mahmûr Beşe'ye, vere Asan Beşe'ye, ala iki ahça Ahmet Beşe'den" deyü lehce-i mahsûsaları ile kelimât ederek dükkânları üzre ve ba‘zıları işkembe hımârları üzre Urumca hoş-âvâz ile gûnâ-gûn murabba‘ları beşer onar Urumlar okuyarak ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170b ·
metinde göster ·
… azîmdir. Niçe yüz Bartın ve İngilis fıçıları var kim her birinin içine onar, on
beşer
âdem sığar fıçılardır ve Mora'nın ardıç ağacı fıçıları ve Alman fıçıları var ki …
Esnâf-ı sirkecibaşı: Mîrî kârhâne Unkapanı'nın iç yüzünde Azebler mahallesi'nde pâdişâha mahsûs kârhâne-i azîmdir. Niçe yüz Bartın ve İngilis fıçıları var kim her birinin içine onar, on beşer âdem sığar fıçılardır ve Mora'nın ardıç ağacı fıçıları ve Alman fıçıları var kim ta‘bîr olunmaz. Ve Enez'in ve Mağrib'in ve Atina'nın husrevânî küplerinde otuzar kırkar yıllık sirkeleri vardır. Ve âdem sığar katremîz sırça şîşeler içre gül sirkesi ve amber sirkesi ve hurmâ sirkesi ve koknâr sirkesi ve misket sirkesi ve tüffâh sirkesi ve niçe yüz elvân müsmirâtdan pâdişâh içün kırkar ellişer yıllık sirke şîşeler ile müzeyyen olmuş Ebü'l-feth'den berü sirkehâne kârhânesidir. Ketehorya bâğlarında sirkecibaşıya mahsûs bin dölüm misket üzümü bâğları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170b ·
metinde göster ·
… llah ve müretteb saf saf ubûr edüp arabalar ve tahtırevânlar üzre orta peşkinli
beşer
altışar tancere ta‘âmlı ocaklar binâ edüp her dükkânları zer [u] zîvere gark ed …
Bu esnâf-ı makbûl, cümlesi pâk libâslar ile ve pâk müsellah ve müretteb saf saf ubûr edüp arabalar ve tahtırevânlar üzre orta peşkinli beşer altışar tancere ta‘âmlı ocaklar binâ edüp her dükkânları zer [u] zîvere gark edüp pâk dilberân huddâmlar el kavuşup her dükkânda zî-kıymet kâseler ve fağfûrî tabaklar ve mertebânî-i Gavrîler ve mutallâ leğen ve ibrîk ve harîr peşkîrler ve koknusu ve gücügen cenâhından yelpâzeler ile huddâmlar âmâde durup âşbâzlar ellerinde kepçeler ile ta‘âm kotararak giderken ba‘zı ehl-i cû‘ ol izdihâmda dükkâna girince âşcılar çavuşu feryâd edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
… rafından birer zelehor hammâlları dahi ellerine yapışup imdâd ederler. Makdûr-ı
beşer
değil, akıl ihâta etmez kâr-ı mühlikdir. {Arkalarında çuvallar ile cümle ubûr e …
Ammâ zelehor hammâlları gedikdir ve gâyet zeber-dest tüvânâ âdemlerdir, biri fevt olsa taşra Cânbezdi nâm hammâllardan bir tüvânâsın bu merhûm zelehor gediğine korlar. Bu tâ’ife birer toklu veyâhûd birer kuzucuk ve kırkar badya boza içüp bin okka kâmil yüke girir. Zîrâ Eydincik ve Bandırma 175b ve Erdek ve Mihalıç nâm şehir iskelelerinden seklem ta‘bîr etdikleri yedişer sekizer kantâr-ı Osmânî gelir çuvalları onar âdem kaldırup bir âdemin arkasına koyup ol dahi kantâra koduğu zamân kantârın mîlleri vızır vızır öter ve yine kantârdan arkasına koyup murâd edindikleri yere götürürler ammâ iki tarafından birer zelehor hammâlları dahi ellerine yapışup imdâd ederler. Makdûr-ı beşer değil, akıl ihâta etmez kâr-ı mühlikdir. {Arkalarında çuvallar ile cümle ubûr ederler, aceb dîv kavmdir.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 175a–175b ·
metinde göster ·
… leb-ber-leb niçe kerre yüz bin şedde bârûd-ı siyâhlar ile memlûdur. Her birinde
beşer
onar müstahfızân-ı cebeciyân vardır. Ne kâdirler kim ol mahalle karîb bir kimes …
Ve bu beş kârhânede hâsıl olan bârûd-ı siyâhlardan mâ‘adâ Tophâne'de ve Selânik ve Belgrad ve Mısır'da hâsıl olan bârûd-ı siyâhlar, Mısır'dan hazîne olup Der-i devlete geldikde Silivrikapusu'ndan Yenikapu'ya varınca kal‘a dîvârında ne kadar üstü örtülü çâr-kûşe kubbe-i azîmler var ise anlara der-mahzen edüp leb-ber-leb niçe kerre yüz bin şedde bârûd-ı siyâhlar ile memlûdur. Her birinde beşer onar müstahfızân-ı cebeciyân vardır. Ne kâdirler kim ol mahalle karîb bir kimesne duhân içe. Zîrâ ol tarafların şâhrâhları bile cümle bârûd döğülmüşdür. Kaçan Selânik ve Mısır'dan bârûdları der-mahzen etdiklerinden sonra tarîk-ı âm üzre niçe bin at yükü ve arabalar ile deryâ kenârından kum getirüp yola dökerler. Tâ bu mertebe ihtirâz ederler. Zîrâ Mustafâ Hân cülûsunda bir kulleye ra‘d isâbet edüp kullenin der [ü] dîvârların evc-i âsumânâ perrân edüp ba‘zı pâreleri dörd sâ‘at yerde Çekmecelere düşdü. 176b Ve bir vaslası Üsküdar'a düşdüğü müsbetdir kim karîbü'l-ahd vâkı‘ olmuşdur. Anıniçün âteşden ihtirâz edüp cümle bârûdu bir yere komayup kulle kulle korlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a–176b ·
metinde göster ·
… ı cümle güzîde askerleriyle pür-silâh olup mün‘im bakkâllar küheylân atlar üzre
beşer
onar bal ve yağ ile perveriş olmuş lahm u şahm sâhibleri pençe-i âfitâb gulâmla …
Ba‘dehu bakkâlbaşı cümle güzîde askerleriyle pür-silâh olup mün‘im bakkâllar küheylân atlar üzre beşer onar bal ve yağ ile perveriş olmuş lahm u şahm sâhibleri pençe-i âfitâb gulâmları kafâdâr olup pür-silâh ubûr edüp ardları sıra sekizer kat mehterhâne çalarak ubûr ederler güzîde askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… ûdunda niçe bin gûne fişeng-ı âsumânîler ile arz-ı mahâret ederler kim makdûr-ı
beşer
değildir.
Esnâf-ı fişekçiyân-ı havâyî: Dükkân 18, neferât 50, bunların dahi pîri Cemşîd'dir. Bunlar çok tâ’ifedir ammâ ekseri cebehâne ocağında askerîdir. Zîrâ bunlar sûrlarda ve şâdumânlarda ve şehzâdeler mevlûdunda niçe bin gûne fişeng-ı âsumânîler ile arz-ı mahâret ederler kim makdûr-ı beşer değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b ·
metinde göster ·
… uları gelmek muhâl olup içlerinden necîb ü reşîd halîfeleri sâhib-i post olmağa
beşer
onar bin guruşlar ile çavuşları ve halîfelerin Âsitâne'ye gönderirler.
Bu teferrücleri Kâğızhâne fezâsında esnâf-ı zergerân cem‘ olup kânûn-ı Kuyumcu Süleymân {Hân} üzre on gün on gece infidâdile yigirmi gün olur cem‘iyyet-i kübrâ ile cemî‘i diyâr-ı Âl-i Osmân'da olan kuyumculara bir sene mukaddem zergerân çavuşları gidüp emr-i pâdişâhîler ile Kâğızhâne teferrüclerine da‘vet edüp her diyârın kuyumcuları gelmek muhâl olup içlerinden necîb ü reşîd halîfeleri sâhib-i post olmağa beşer onar bin guruşlar ile çavuşları ve halîfelerin Âsitâne'ye gönderirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186a ·
metinde göster ·
… det etmeğiçün {ağacdan sâ‘at} te’lîf etmişdi. Hakkâ ki bu sâ‘at yapmak makdûr-ı
beşer
değildir, kerâmetdir.
Esnâf-ı sâ‘atciyân: Dükkân 45, neferât 1000, bunlar çok kavmdir ammâ niçe yüzü hânelerinde işlerler. Pîrleri Hazret-i Yûsuf'dur. Mısır'ın Cîze şehrinde zindânda mahpûs iken kumdan sâ‘at yapduğı bâlâda gemiciler esnâfında tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu sâ‘at-ı musanna‘ı peydâ etmek yine Hazret-i Yûsuf'dan kalmışdır kim gece ve gündüz karanlık zindânda ma‘lûm olup ibâdet etmeğiçün {ağacdan sâ‘at} te’lîf etmişdi. Hakkâ ki bu sâ‘at yapmak makdûr-ı beşer değildir, kerâmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186b ·
metinde göster ·
… etdi. Bu ikisi dahi kârhâne-i azîmdir kim (---) başı kârhânesidir, her birinde
beşer
yüz neferât vardır. Ammâ taşra İslâmbol'un dörd mevleviyyetinde cümle terzi dük …
Kârhâneleri ikidir, Arslanhâne'ye muttasıl kârhânelerin Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî binâ etdi (---) başı kârhânesidir. Alayköşkü mukâbelesindeki kârhâne Sultân Süleymân Hân Gâzî binâ etdi. Bu ikisi dahi kârhâne-i azîmdir kim (---) başı kârhânesidir, her birinde beşer yüz neferât vardır. Ammâ taşra İslâmbol'un dörd mevleviyyetinde cümle terzi dükkânları üç bindir neferâtları beş bindir. Bu cümlenin pîrleri ibtidâ Hazret-i İdrîs Nebî'dir. Hâlâ Cennet-i me’vâda ehl-i cennet olacaklara hulle biçmededir. Hazret-i Îsâ dahi cennetdedir. Ölmeden cennete giren bu iki peygamberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 191b ·
metinde göster ·
… kim Allâhümme âfinâ gören âdemlerin zehreleri çâk olur. Her bir yaban âdemleri
beşer
ve altışar pranka zencîrler ile bağlayup her birin beşer altışar âdem keşân-ber …
Bir fırkası dahi yine hayvânât derilerine sarılmış yaban âdemleri yapmışlar kim Allâhümme âfinâ gören âdemlerin zehreleri çâk olur. Her bir yaban âdemleri beşer ve altışar pranka zencîrler ile bağlayup her birin beşer altışar âdem keşân-ber-keşân çekerken yaban âdemleri seyirci olan âdemlerin üstüne hücûm etdikce ol ucbe-likâlar havfından halk içre bir hây-hû kopar kim ta‘bîr olunmaz. Ve niçe yüz gûnâ-gûn dîv ve perîler sûretleri edüp ayakları hevâda başı ser-nigûn ammâ yine zemînde iki ayağıyla yürüyüp halk üzre hücûm ederler. Ve niçe eşkâl-i acîbe cinler ederler kim bu alayı görmeyen âdem gördükde aklı perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193a ·
metinde göster ·
… Her bir yaban âdemleri beşer ve altışar pranka zencîrler ile bağlayup her birin
beşer
altışar âdem keşân-ber-keşân çekerken yaban âdemleri seyirci olan âdemlerin üst …
Bir fırkası dahi yine hayvânât derilerine sarılmış yaban âdemleri yapmışlar kim Allâhümme âfinâ gören âdemlerin zehreleri çâk olur. Her bir yaban âdemleri beşer ve altışar pranka zencîrler ile bağlayup her birin beşer altışar âdem keşân-ber-keşân çekerken yaban âdemleri seyirci olan âdemlerin üstüne hücûm etdikce ol ucbe-likâlar havfından halk içre bir hây-hû kopar kim ta‘bîr olunmaz. Ve niçe yüz gûnâ-gûn dîv ve perîler sûretleri edüp ayakları hevâda başı ser-nigûn ammâ yine zemînde iki ayağıyla yürüyüp halk üzre hücûm ederler. Ve niçe eşkâl-i acîbe cinler ederler kim bu alayı görmeyen âdem gördükde aklı perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193a ·
metinde göster ·