dişlerinin etleri dökülüp mürd olduğu sene bu Kostantîn anın havfından Roma şeh …
Böyle zâlim ü cebbâr olup nâ-hak kan dökdüğiyçün bedeninin ve dişlerinin etleri dökülüp mürd olduğu sene bu Kostantîn anın havfından Roma şehrine firâr etmişdi. Andan Tâkyânûs yerine oğlu Ferenyal kıral olup iki yıldan ol dahi mürd olup yerine bu Kostantîn-i Kübrâ kıral olup âyîn-i Îsâ üzre hayâtda olan havâriyyûnların meşveretleriyle Nûşırevân-ı Kisrâ gibi bir âdil kıral olup ibtidâ dîn-i Îsâ üzre nasrânî ya‘nî yardımcı bu olup cümle putları kırmışdır ve cümle heyâkilleri yıkmışdır ve yerlerine âyîn-i Îsâ olacak kenîseler yapmışdır. Ammâ bu Kostantîn evvel Mecûsî idi. Kıral olup gâyet şecî‘ ve bahâdır ve müdebbir ve asker-perver olup Acem diyârın cümle harâca kesüp İslâmbol kal‘asın amâr etmeğe şürû‘ eyledi. Ve ilm-i hendese üzre sûru metânet üzre istihkâm eyledi. Zîrâ cemî‘i ulûm-ı şettâyı Roma şehrinde tahsîl eyledi. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
… ma‘mûr kal‘adır. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve yetmiş kullesi ve iki bin
bedeni ve
(---) kapusu vardır. (---) kapusu (---) nâzırdır.
(---)(---) galatdır. Kayser-i Rûm oğlu Harkıliye binâsıdır. Sene (---) târîhinde Sultan Alâeddîn-i Selçûkî fethidir. Andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân destine girdi. (---) hâkinde voyvodalıkdır ve emânetdir ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve yeniçeri serdârı ve kethüdâyeri ve kal‘a dizdârı ve (---) neferâtı vardır, ammâ müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, ammâ a‘yân [u] eşrâfı çokdur. Halkı, cümle keştîbân ve kendirciyândır ve a‘vânı yokdur ve uleması çokdur. Herkes iktidârına göre akçe ve gökçe ve pâkça libâslar giyerler. Ve Sinop ile bu Samsun'un mâbeyni deryâdan (---) mildir, karadan (---) konakdır. Ve bu Samsun'un cenûb tarafına Sinop vâkı‘ olmuşdur. Bu Samsun kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre Şeddâdî binâ-yı sengîn-âbâddır. Fâtih-i Eğre asrında Urus bu kal‘aya istîlâ edüp kal‘anın câ-be-câ yerlerin münhedim edüp sonra yine ta‘mîr u termîm edüp gayrı dizdâr ve neferâtlar ta‘yîn eyleyüp müstevfâ cebehâneler kodular. Hâlâ mükemmel [u] ma‘mûr kal‘adır. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve yetmiş kullesi ve iki bin bedeni ve (---) kapusu vardır. (---) kapusu (---) nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247a ·
metinde göster ·
… ü] tezkîr ile geçirüp cümle âşıkân hayr du‘â edüp "Kuvvet-i basarın ve sıhhat-i
bedenin ve
seyâhatin ziyâde-ber-ziyâde olup sa‘âdet-i dâreynde mu‘azzez ve mükerrem olup d …
Na‘ş-ı şerîfleri üzre sikke-i Bektâşîsini tekye-nişîn vâ‘izi ve fukarâları ale'l-ittifâk bu muhibb-i fukarâ evliyânın başına tekbîr [ü] tezkîr ile geçirüp cümle âşıkân hayr du‘â edüp "Kuvvet-i basarın ve sıhhat-i bedenin ve seyâhatin ziyâde-ber-ziyâde olup sa‘âdet-i dâreynde mu‘azzez ve mükerrem olup düşman şerrinden emîn olasın", deyü cümle âşıkân-ı sâdıkan [u] dil-rîşân hayr du‘â ile gülbâng-ı Muhammedî çeküp Fâtiha-i şerîf tilâvet etdiler. Hemân ol azîzin sikke-i mübârekesin başına geyince bi-emrillahi Te‘âlâ iki kulağımdan bir rîh ve iki gözlerimden irinli yaşlar bir sâ‘at açup gözlerim Arab meş‘ali gibi münevver oldu. Zirâ bu abd-i ahkar bin elli (---) Karadeniz'e gark olduğumuz asırda üç gün üç gice rûy-ı deryâda uryân şinâverlik ederken şiddet-i şitâdan kuvvet-i basarım münkatı‘ olmuş-ıdı. Hemân ol tâc-ı sa‘âdet ki başıma kondu, kuvvet-i basarım ziyâde oldu. Ve sürûr [u] safâmdan hatm-i şerîfi sûre-i A‘râf'a indirmeyince tilâvet-i Kur’ân'dan ferâğat etmedim. 280a Ba‘dehû âsitâne-i sa‘âdetin seyr [u] temâşâ edüp fukarâlarıyla ülfet edüp baba ni‘metlerin tenâvül etdik. Hâlâ kubbe-i pür-envârında Sultân hazretlerinin Hacı Bektâş-ı Velî'den kabûl etdükleri cihâz-ı fakrlarından hırka ve seccâde ve alemi ve tabl [u] kudûmü ve seccâde ve pâlhengi ve asâsı ve tâc [u] kabâsı hâlâ mahfûz durur. Ve kubbesinin der-i dîvârında niçe seyyâhân u âşıkânın birer gûne hatlarıyla gûnâ-gûn ebyât [u] eş‘ârlar tahrîr etmişler. Bu dil-rîş dahi küstâhâne hatt-ı müstekrehimiz ile ser-i sa‘âdetleri tarafına celî hatt-ı sülüs ile hâtıra bi'l-bedâhe hutûr edüp tahrîr olunan beytdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 279b–280a ·
metinde göster ·
Ve yigirmi yedi kapusu ve bin yedi yüz kullesi ve yetmiş bin dendân-ı
bedeni ve
yedi yüz aded mutalsamâtları olduğu Yunaniyân'ın Yanvan Târîhi'nde mastûrdur. V …
Ve yigirmi yedi kapusu ve bin yedi yüz kullesi ve yetmiş bin dendân-ı bedeni ve yedi yüz aded mutalsamâtları olduğu Yunaniyân'ın Yanvan Târîhi'nde mastûrdur. Ve hâlâ imâr olan Sofya kâr-ı kadîm harâb sûrunun bir köşesinde bir mahalle gibidir. Ammâ hayli vâsi‘ bender-i azîm şehirdir, ammerehullah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 138a ·
metinde göster ·
… i sene kral-ı bed-fi‘âl olup nâ-hak kan dökdüğü kanların cezâsın görüp Y 315a
bedeninin ve
dişlerinin etleri dökülüp mürd oldukda yerine oğlu Ferenyal kral olup iki yılda …
Ba‘dehu ekâlîm-i Mısır'ı harâb u yebâb etdi. Andan diyâr-ı Acem'e bir serdârı gidüp Şâbûr Şâh ile ceng-i azîm edüp Şâbûr Şâh'ı katl ve cümle askerin dendân-ı tîğden geçirüp Şâbûr'un ehl [ü] ıyâlin ve cümle hazînesin Takyanos'a gönderüp ol mâl-ı firâvân ile Takyanos İskenderiyye kal‘asın amâr edüp âhir Takyanos yigirmi sene kral-ı bed-fi‘âl olup nâ-hak kan dökdüğü kanların cezâsın görüp Y 315a bedeninin ve dişlerinin etleri dökülüp mürd oldukda yerine oğlu Ferenyal kral olup iki yıldan ol dahi mürd olup yerine Kostantîn-i Kübrâ kral oldu. Âhirü'l-emr dîn-i Muhammedî âşikâre [oldu].}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y314b–Y315a ·
metinde göster ·