ve dişlerinin etleri dökülüp mürd olduğu sene bu Kostantîn anın havfından Roma …
Böyle zâlim ü cebbâr olup nâ-hak kan dökdüğiyçün bedeninin ve dişlerinin etleri dökülüp mürd olduğu sene bu Kostantîn anın havfından Roma şehrine firâr etmişdi. Andan Tâkyânûs yerine oğlu Ferenyal kıral olup iki yıldan ol dahi mürd olup yerine bu Kostantîn-i Kübrâ kıral olup âyîn-i Îsâ üzre hayâtda olan havâriyyûnların meşveretleriyle Nûşırevân-ı Kisrâ gibi bir âdil kıral olup ibtidâ dîn-i Îsâ üzre nasrânî ya‘nî yardımcı bu olup cümle putları kırmışdır ve cümle heyâkilleri yıkmışdır ve yerlerine âyîn-i Îsâ olacak kenîseler yapmışdır. Ammâ bu Kostantîn evvel Mecûsî idi. Kıral olup gâyet şecî‘ ve bahâdır ve müdebbir ve asker-perver olup Acem diyârın cümle harâca kesüp İslâmbol kal‘asın amâr etmeğe şürû‘ eyledi. Ve ilm-i hendese üzre sûru metânet üzre istihkâm eyledi. Zîrâ cemî‘i ulûm-ı şettâyı Roma şehrinde tahsîl eyledi. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
… şdır ve dahi eteğinde yâ Vâhid ve yâ Ahad ve yâ Ferd ve yâ Samed yazılmışdır ve
bedeninde
yâ Vâsi‘ ve yâ Halîm ve yâ Karîb ve yâ Mücîbü's-sâ’ilîn yazılmışdır. Ve hırkanı …
"Hazret-i Âdem'e Cenâb-ı Bârî nefh-ı rûh etdikden sonra Cibrîl-i Emîn ile tâc ve hulle gönderüp civârına da‘vet edüp huzûr-ı Hakka hırka ile mestûr vardı. Ve yedi yüz yıl, bir rivâyetde âhiret günüyle yedi gün, ürd-i behiştde sâkin olup zemîne nüzûl ederken incîr yaprağı üzre şed bağlayup ba‘dehu Şîs Nebî bez dokuyup hırka edüp geymek Âdem Nebî'den kaldı. Anıniçün cümle evliyâ ve enbiyâ lokma ve hırkaya muhtâcdır. Ammâ Arabistân ve Berberistân ve Fûncistân'da lâ-yu‘ad benî âdem hırkaya muhtâc olmayup ancak lokmaya muhtâcdır, zîrâ ac u zâcdır. İmâm Ca‘fer buyurur, hırkanın eteği şerî‘atdır, tarîkatı hakîkatdır, yakasında yâ Sabûr ve yâ Şekûr ve yâ Kerîm ve yâ Rahîm yazılmışdır ve dahi eteğinde yâ Vâhid ve yâ Ahad ve yâ Ferd ve yâ Samed yazılmışdır ve bedeninde yâ Vâsi‘ ve yâ Halîm ve yâ Karîb ve yâ Mücîbü's-sâ’ilîn yazılmışdır. Ve hırkanın ma‘nâsı ârifler nişânıdır kim mahzen-i esrâr-ı Hudâ'dır."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148a ·
metinde göster ·
… ü] tezkîr ile geçirüp cümle âşıkân hayr du‘â edüp "Kuvvet-i basarın ve sıhhat-i
bedenin
ve seyâhatin ziyâde-ber-ziyâde olup sa‘âdet-i dâreynde mu‘azzez ve mükerrem olu …
Na‘ş-ı şerîfleri üzre sikke-i Bektâşîsini tekye-nişîn vâ‘izi ve fukarâları ale'l-ittifâk bu muhibb-i fukarâ evliyânın başına tekbîr [ü] tezkîr ile geçirüp cümle âşıkân hayr du‘â edüp "Kuvvet-i basarın ve sıhhat-i bedenin ve seyâhatin ziyâde-ber-ziyâde olup sa‘âdet-i dâreynde mu‘azzez ve mükerrem olup düşman şerrinden emîn olasın", deyü cümle âşıkân-ı sâdıkan [u] dil-rîşân hayr du‘â ile gülbâng-ı Muhammedî çeküp Fâtiha-i şerîf tilâvet etdiler. Hemân ol azîzin sikke-i mübârekesin başına geyince bi-emrillahi Te‘âlâ iki kulağımdan bir rîh ve iki gözlerimden irinli yaşlar bir sâ‘at açup gözlerim Arab meş‘ali gibi münevver oldu. Zirâ bu abd-i ahkar bin elli (---) Karadeniz'e gark olduğumuz asırda üç gün üç gice rûy-ı deryâda uryân şinâverlik ederken şiddet-i şitâdan kuvvet-i basarım münkatı‘ olmuş-ıdı. Hemân ol tâc-ı sa‘âdet ki başıma kondu, kuvvet-i basarım ziyâde oldu. Ve sürûr [u] safâmdan hatm-i şerîfi sûre-i A‘râf'a indirmeyince tilâvet-i Kur’ân'dan ferâğat etmedim. 280a Ba‘dehû âsitâne-i sa‘âdetin seyr [u] temâşâ edüp fukarâlarıyla ülfet edüp baba ni‘metlerin tenâvül etdik. Hâlâ kubbe-i pür-envârında Sultân hazretlerinin Hacı Bektâş-ı Velî'den kabûl etdükleri cihâz-ı fakrlarından hırka ve seccâde ve alemi ve tabl [u] kudûmü ve seccâde ve pâlhengi ve asâsı ve tâc [u] kabâsı hâlâ mahfûz durur. Ve kubbesinin der-i dîvârında niçe seyyâhân u âşıkânın birer gûne hatlarıyla gûnâ-gûn ebyât [u] eş‘ârlar tahrîr etmişler. Bu dil-rîş dahi küstâhâne hatt-ı müstekrehimiz ile ser-i sa‘âdetleri tarafına celî hatt-ı sülüs ile hâtıra bi'l-bedâhe hutûr edüp tahrîr olunan beytdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 279b–280a ·
metinde göster ·
… a vardı. Ba‘dehû hâb-ı râhatdan bîdâr ve şarâb-ı Şatt'dan huşyâr olup gördü kim
bedenine
hiffet [ü] kemâkân sıhhat gelmiş ve karnlarının acısı teskîn olmuş, hemân İsken …
Be-kavl-i müverrihân-ı Rûm ve nükte-küşâ-yı zevi'l-mefhûm kavilleri üzre ibtidâ bu kal‘ayı İskender-i Zülkarneyn binâ etmişdir. Sebeb-i binâsı oldur kim İskender'in alnında iki karnı ya‘nî iki boynuzu hâsıl olmuşdu. Anın vec‘ine dermân arayup âb-ı hayâta gitmişdi. Âhirü'l-emr âb-ı hayâtı bulmadan el yuyup hâ’ib ü hâsir kat‘-ı menâzil ederek Basra'ya andan bu cezîre-i Kurna'ya gelüp nehr-i Furât ve nehr-i Şatt'ın birbirine mahlût olduğu mahalde nehreyn-i zülâleynden nûş edüp karneyninin vec‘aynı teskîn olup hâb-ı râhata vardı. Ba‘dehû hâb-ı râhatdan bîdâr ve şarâb-ı Şatt'dan huşyâr olup gördü kim bedenine hiffet [ü] kemâkân sıhhat gelmiş ve karnlarının acısı teskîn olmuş, hemân İskender safâ-yı hâtırından cemî‘i hükemâların cem‘ edüp eydür: "Hamd-i Hudâ benim karnımın acısı zâ’il oldu. Tiz bu mahalde Karne nâm bir şehr bünyâd olunsun." deyü bir şehr-i mu‘azzam inşâ edüp ismine şehr-i Kanre dediler. Mürûr-ı eyyâm ile efvâh-ı nâsda galat-ı meşhûr olan olup kal‘a-i Kurna dediler kim karndan galat Kurna derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 359a ·
metinde göster ·
… p nûş edene a‘lâ sekir verüp bî-humâr bir mâ-i asel olur kim âdemi sermest edüp
bedenine
kuvvet-i kuvâ verir.
Ve kemâlin kemâl mertebe buldukda balını şerbet edüp nûş edenin ciğeri tâzelenir ve şerbeti üç gün durup nûş edene a‘lâ sekir verüp bî-humâr bir mâ-i asel olur kim âdemi sermest edüp bedenine kuvvet-i kuvâ verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128b ·
metinde göster ·
… crûh ve şikeste-dil tâ’ife-i sipâhândan kimesneler Sadrıa‘zamın otağı sokakları
bedeninde
donup merhûm oldular.
Menzil-i kal‘a-i azîm Ösek: Bu mahalde iki gün tekâ‘üd fermân olunup ale'l-umûm asker-i İslâm'a Kâsım ulûfesi verdiler kim el-azametullâh eyle kar yağup eyle musîbetler olup niçe bin aded hayme vü hargâh ve bâr [u] büngâhlar cümle selc-i rahmet altında kalup niçe mecrûh ve şikeste-dil tâ’ife-i sipâhândan kimesneler Sadrıa‘zamın otağı sokakları bedeninde donup merhûm oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 137a ·
metinde göster ·
… vardır. Gayet semîn ve ter ü tâzesin tefne yaprağıyla kebâb edüp tenâvül edenin
bedenine
ol kadar kuvvet [ü] kuvâ verüp ol kadar mu[ka]vvîdir kim ehli ile pehlivân-âsâ …
Ve bu buhayrede olan gûnâ-gûn mâ’ideler bir diyâr buhayresinde olmazdır. Bâhusûs yılan balığı misk [ü] amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi vardır. Gayet semîn ve ter ü tâzesin tefne yaprağıyla kebâb edüp tenâvül edenin bedenine ol kadar kuvvet [ü] kuvâ verüp ol kadar mu[ka]vvîdir kim ehli ile pehlivân-âsâ güleş etse ehlini beş altı kerre yenüp altına alup galebeler ede, tâ bu mertebe şakankur-i berrî-misâl yılan balıkları olur. Ve ağrı hastalığına yeyüp başını tuzlayup balık başın kendü başında götürse bi-emrilleh ol âdem ağrı hastalığından halâs olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368b ·
metinde göster ·
Gâyet lezîz ve mukavvî ve serî‘u'l-hazmdır, derece-i ûlâda hârdır. Ve âdemin
bedenine
kuvvet-i kuvâ verüp lahm tenâvül etmiş kadar gınâ verir. Gûyâ tâze pâlûde köfte …
Gâyet lezîz ve mukavvî ve serî‘u'l-hazmdır, derece-i ûlâda hârdır. Ve âdemin bedenine kuvvet-i kuvâ verüp lahm tenâvül etmiş kadar gınâ verir. Gûyâ tâze pâlûde köfteri gibi terdir. Çekirdeği gibi bir şeyi yokdur. Ancak kökünden zâhir olan filislerin diküp hâsıl olur. Gûyâ kamış nev‘idir ammâ dâ’imâ su içinde ağacı turmak ister.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y191b ·
metinde göster ·
taşra uzanmış bir müdevver ü mücellâ sommâkî sütûn-ı musaykaldır kim üstüne mur …
Andan şimâle hisâr dîvârı üzre makâm-ı Sırât köprüsü misâli kal‘a bedeninden taşra uzanmış bir müdevver ü mücellâ sommâkî sütûn-ı musaykaldır kim üstüne murg-ı hümâ pervâz edüp konamaz ve bir murg-ı hevâyî konup duramaz. Aşağısı ise bin arşın amîk derk-i esfelden ve gayyâ-yı hümezeden ve çâh-ı cahîmden nişân verir bir sakar deresidir. Ve hakîkatü'l-hâl Cehennem deresi ismiyle müsemmâdır, zîrâ ol dere içre cemî‘i Yahûdîlerin gûrıdır ve ol bî-dinlerin meşâdlığıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y217a ·
metinde göster ·
var ise bu mahalden ba‘zı âşıklar tâ Medîne beş sâ‘at eniş aşağı kumsal latîf y …
Eğer kuvvet-i bedenin var ise bu mahalden ba‘zı âşıklar tâ Medîne beş sâ‘at eniş aşağı kumsal latîf yerlerdir, piyâde olup gider. Eğer sâhib-i özür ihtiyâr isen esb üştür ester hımâr-süvâr olup salavât-ı şerîfi tekrâr be-tekrâr edüp müdâvemet etmek gerekdir kim salavâtın envâ‘ı var. Ammâ müfîd [ü] muhtasarı budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y276b ·
metinde göster ·
… âma, berasa ve bunların emsâli emrâz-ı mühmeleye birer miskâl yiyen bi-iznillâh
bedeninden
arak ile her maraz çıkup ten-dürüst olur.
Evvelâ bu bir tiryâkdır kim dünyâyı buna bedel verse bedel olamaz ve buna mâlik olan dünyâ ve dünyâ-yı mâ-fîhâya mâlik olmuş olur. Her ne emrâz-ı muhtelife içün yese şifâ bulur. Evvelâ cüzâma, berasa ve bunların emsâli emrâz-ı mühmeleye birer miskâl yiyen bi-iznillâh bedeninden arak ile her maraz çıkup ten-dürüst olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y126b ·
metinde göster ·
ur olur yâhûd hayâsı debe olup ol mahalde hâtûnu gebe olur, mütevellid olan ma‘ …
Ve bu Nîl bir ay yeşil cereyân edüp muzır olmasının aslı oldur kim sene-i sâbıkdan halîc ve tur‘a ve buhayrelerde yıllamış sular vardır, şiddet-i hârda zehirnâk mahlûkât haşerât ve akreb ve yılan ve çıyan ve kepçe kuyruk misilli mesmûm mahlûklardan ölüp kalmış kurdlanmış ve müsta‘mel olmuş niçe bin buhayrelere Y 160b Nîl-i cedîd girüp dâhil olunca cümle zehirnâk suları sürüp çıkarup Mısır'a cereyân etdikde Nîl-i mübârek yemyeşil akar. Andan nûş edenlerin elbette yâ ayağı tulum gibi şişer yâhûd bedeninde ur olur yâhûd hayâsı debe olup ol mahalde hâtûnu gebe olur, mütevellid olan ma‘sûm cüzâm olur. Pek ihtirâz lâzımdır, bir ay sebîllerden âb-ı hayât sular içmek gerekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y160a–Y160b ·
metinde göster ·
Hâssa: Ve sayyâdlar yağın alup şiddet-i hârda insânın
bedeninde
olan sızı yerlerine sürseler bi-emrillâh def‘ olur. Ve cemî‘i hayvânâtın alt çe …
Hâssa: Ve sayyâdlar yağın alup şiddet-i hârda insânın bedeninde olan sızı yerlerine sürseler bi-emrillâh def‘ olur. Ve cemî‘i hayvânâtın alt çenesi oynar, bunun üst çenesi açılır kapanır, alt çenesi aslâ hareket etmez. Ve üst çenesinde altmış dişi vardır, alt çenesinde kırk dişi vardır. Ve alt çenesinde iki uzun dişi vardır, üst çenesinde burnunun delikleri yanında iki delik vardır, ol iki uzun dişler alt çenesinden üst çenesi deliklerinden taşra çıkar. Ammâ hakîr im‘ân-ı nazar ile nazar etdim, küçüklerinde ol dişler yokdur, ammâ büyüklerinde tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir iki büyük dişleri alt çenesi ucundadır. Nîl kenârında koyun kuzu ve âdem ve at ve sığır ve deve su içerken sine sine gelüp ibtidâ kuyruğuyla çarpup urduğu hayvânı Nîl'e çeküp amân vermeyüp götürür, ammâ âdemi koyunu amân vermeyüp bir demde yudar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y160b ·
metinde göster ·
… rivâyet eder: "Vech-i arzda cümle cereyân eden enhâr-ı sagîr ü kebîrler insânın
bedeninde
tamarlar gibidir, der. Eğer yeryüzünde sular cereyân etmese yerler pâre pâre ol …
İbn Abbâs'dan Avfî rivâyet eder: "Vech-i arzda cümle cereyân eden enhâr-ı sagîr ü kebîrler insânın bedeninde tamarlar gibidir, der. Eğer yeryüzünde sular cereyân etmese yerler pâre pâre olup bir mahlûk tavattun etmek mümkin olmazdı" deyü nakl eder. Hakkâ ki eyledir kim âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255b ·
metinde göster ·
… i sene kral-ı bed-fi‘âl olup nâ-hak kan dökdüğü kanların cezâsın görüp Y 315a
bedeninin
ve dişlerinin etleri dökülüp mürd oldukda yerine oğlu Ferenyal kral olup iki yı …
Ba‘dehu ekâlîm-i Mısır'ı harâb u yebâb etdi. Andan diyâr-ı Acem'e bir serdârı gidüp Şâbûr Şâh ile ceng-i azîm edüp Şâbûr Şâh'ı katl ve cümle askerin dendân-ı tîğden geçirüp Şâbûr'un ehl [ü] ıyâlin ve cümle hazînesin Takyanos'a gönderüp ol mâl-ı firâvân ile Takyanos İskenderiyye kal‘asın amâr edüp âhir Takyanos yigirmi sene kral-ı bed-fi‘âl olup nâ-hak kan dökdüğü kanların cezâsın görüp Y 315a bedeninin ve dişlerinin etleri dökülüp mürd oldukda yerine oğlu Ferenyal kral olup iki yıldan ol dahi mürd olup yerine Kostantîn-i Kübrâ kral oldu. Âhirü'l-emr dîn-i Muhammedî âşikâre [oldu].}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y314b–Y315a ·
metinde göster ·
baṣamasa başın keser-idi böylelik-ile otuz iki kāfir biginüŋ oġlınuŋ başı burc
bedeninde
kesilüp aṣılmış-ıdı ol üç canavaruŋ biri ḳaġan aṣlan-ıdı biri ḳara buġa-y-ıdı b …
baṣamasa başın keser-idi böylelik-ile otuz iki kāfir biginüŋ oġlınuŋ başı burc bedeninde kesilüp aṣılmış-ıdı ol üç canavaruŋ biri ḳaġan aṣlan-ıdı biri ḳara buġa-y-ıdı biri daḫı ḳara buġra idi bularuŋ her