… ıra ve sancağ ve bayrağ ve livâlarla zeyn edüp cümle kal‘a neferâtları dendân-ı
bedenlerde
tezyîn olup bir kat gülbâng-ı Muhammedî ile sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup …
Ve bu Anadolu kal‘ası gülleleri karşu Rûmeli Hisârı dağlarının tâ zirve-i a‘lâsına çıkup yine gerü yuvarlanarak deryâya düşerdi. Bu mahalde dûd-ı siyâh havâya münkalib olunca kal‘ateyn gûyâ şeb-i zulmetden rûz-ı münevvere çıkar gibi göründükde iki kal‘anın cemî‘i burc [u] bârûları ve dendân-ı bedenlerin şukka-i alemler ile ve filandıra ve sancağ ve bayrağ ve livâlarla zeyn edüp cümle kal‘a neferâtları dendân-ı bedenlerde tezyîn olup bir kat gülbâng-ı Muhammedî ile sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup ardı sıra bir yaylım tüfeng ve yine bir yaylım cemî‘i toplara âteşler edüp cihânı velvelenâk edüp cümlemiz âlem-i hayretde kaldık. Bu kerre sa‘âdetlü hünkâr buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 90b ·
metinde göster ·
… kâmil ve mükemmel olmak [üzre] bin altmış pâre top koyup üç yüz adedi dendân-ı
[be]denlerde
ve ebrâc ve tabyalar üzre zeyn edüp mâ‘adâsın der-hazîne ederler. Hâlâ tophâned …
Ve cümle kırk sekiz aded kal‘a ağaları edüp on iki bin kal‘a mustahfızânları ve on iki bin erbâb-ı tîmâr ve zu‘amâ neferâtları edüp kal‘a-i Budin'i kemâ yenbağî her eksiği ve gediğin ve cebehânesi ve sâ’ir mühimmât [u] levâzımât zahâ’ir ve ma‘ûnâtların görüp kâmil ve mükemmel olmak [üzre] bin altmış pâre top koyup üç yüz adedi dendân-ı [be]denlerde ve ebrâc ve tabyalar üzre zeyn edüp mâ‘adâsın der-hazîne ederler. Hâlâ tophânede mâl-â-mâl toplar yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78a ·
metinde göster ·
… ne 1074 mâh-ı Rebî‘ulevvel[in]in onuncu gün cümle küffâr-ı dûzah-karâr dendân-ı
bedenlerde
karâr edüp,
Âhirü'l-emr cümle küffâr yek-dil ü yek-cihet olup sene 1074 mâh-ı Rebî‘ulevvel[in]in onuncu gün cümle küffâr-ı dûzah-karâr dendân-ı bedenlerde karâr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 122b ·
metinde göster ·
… ler olup Çerkes meydânına varınca kâfirleri kıra kıra kılıç ururlar ve dendân-ı
bedenlerde
ezânlar okurlar ve derûn-ı hisârda bî-hadd ü bî-kıyâs mâl-ı ganâ’imler alırlar.
Hâlâ bu elfâz-ı cıfr-ı câmi‘ler Beç kal‘ası içre İstifani kenîsesinde ve cemî‘i Macar ve Nemse vilâyetin ve Yûnân târîhlerinde bu Beç Kızılelması ve Büyük İrim Papa Kızılelmasını Osmânlı alacağı müsarrahdır, ammâ hakkâ ki Şem‘ûn-ı Safâ'nın nutk-ı dür[er]bârlarıyla 55b işâret buyurdukları ba‘dehu Hicreti'n-Nebeviyye zılle târîhindeki sene 935'dir, ol sene-i menhûsda Süleymân Hân bu Beç kal‘asına gelüp Sinân Paşa ve Rüstem Paşa ve Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa kollarından lağımlar atılup her tarafdan yürüyüşler olup Çerkes meydânına varınca kâfirleri kıra kıra kılıç ururlar ve dendân-ı bedenlerde ezânlar okurlar ve derûn-ı hisârda bî-hadd ü bî-kıyâs mâl-ı ganâ’imler alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 55a–55b ·
metinde göster ·