… seng binâ-yı bâlâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Handakı ve burc [u] bârûları ve dendân-ı
bedenleriyle
ârâste ve gayri âlât-ı ceng-i mühimmâtiyle her husûsda pîrâste bir sûr-ı metîn …
Ferdenyan nâm bir kral-ı dâl bu kal‘ayı binâ etmeğile ol keferenin ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim Erdel kralları hükmündedir, lâkin Seykel vilâyeti hâkinde olmağın kefereleri krala çokluk mutî‘ değillerdir, zîrâ kal‘aları gâyet sarp ve Şeddâdî ve seng binâ-yı bâlâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Handakı ve burc [u] bârûları ve dendân-ı bedenleriyle ârâste ve gayri âlât-ı ceng-i mühimmâtiyle her husûsda pîrâste bir sûr-ı metîn idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23a ·
metinde göster ·
… rdır. Ve dâ’iren-mâdâr cümle altı bin adımdır, ammâ Tuna kenârıyla ve Ortahisâr
bedenleriyle
ve'l-hâsıl hemân aşağı varoşun cümle amâristân olan evleri etrâfından kal‘a dîv …
Bu hisâb üzre bu aşağı varoş beş kat bölme hisârdır. Ve su kapularıyla ve bölme hisâr dîvârlarındaki kapular ile bu aşağı varoş cümle sağîr ü kebîr on aded kapulardır. Ve dâ’iren-mâdâr cümle altı bin adımdır, ammâ Tuna kenârıyla ve Ortahisâr bedenleriyle ve'l-hâsıl hemân aşağı varoşun cümle amâristân olan evleri etrâfından kal‘a dîvârları dibinden adımlayup cümle altı bin adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84b ·
metinde göster ·
… re cümleden mümtâz dürr-i beyz-âsâ beyâz kuğu gibi cemî‘i ebrâcları ve dendân-ı
bedenleriyle
ârâste ve cemî‘i dervezeler ve kulleler ve dirsekleriyle pîrâste olmuş Orta Mac …
"Hâzâ sedd-i İskender" derler. Tâ zirve-i a‘lâsı ebr-i kebûda ser çekmiş bir ser-bülend ser-efrâz kal‘alar içre cümleden mümtâz dürr-i beyz-âsâ beyâz kuğu gibi cemî‘i ebrâcları ve dendân-ı bedenleriyle ârâste ve cemî‘i dervezeler ve kulleler ve dirsekleriyle pîrâste olmuş Orta Macar Kızılelması nâmıyla meşhûr-ı âfâk olan kal‘a-i mahbûb ve kızıl kaya nâmıyla ma‘rûf [ve] memdûh olan sûr-ı mergûb bu kal‘a-i Üstürgon'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
… şkatlar ile ârâste ve üç aded dirsekli ebrâclar ile pîrâste olup cümle dendân-ı
bedenleriyle
ma‘mûr u müzeyyen beyâz kuğu gibi münevver kal‘acıklar, ammâ sâ’ir kılâ‘lar gib …
Ve karşu karşuya iki kal‘ada dahi müstev[fâ] cebehâneler ve şâhî zarbuzan toplar ve gûnâ-gûn muşkatlar ile ârâste ve üç aded dirsekli ebrâclar ile pîrâste olup cümle dendân-ı bedenleriyle ma‘mûr u müzeyyen beyâz kuğu gibi münevver kal‘acıklar, ammâ sâ’ir kılâ‘lar gibi tabyalı ve handaklı kal‘alar değildir. Ancak cisir başın korutmak içün amâr olunmuş kal‘alardır. Gerçi kal‘a ikidir, ammâ dizdârı birdir, lâkin her birinde seksener aded pür-silâh ve âmâde neferâtları kapu arasındaki soffalarda oturup dîdebânlık ederler, zîrâ intihâ-i serhad yerdir. Belki Loboşka tarafından düşman olan uskuk kâfirleri Tabahâne kasabasından gelüp beri şehre kal‘alardan geçüp şehri düşman gâret etmesin içün dâ’imâ merdüm-i hisârları âmâde dururlar. Ve her gece kal‘a kapuların sedd edüp beriden öteye ve öteden beriye bir kuş ancak uçar. Yohsa âdem âdemî-zâd kuş olsa geçemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·