… ü'l-mücâhidîndir ve vâris-i mülk-i dîn-i şer‘-i mübîndir kim fâtih-i Mekke [ve]
Bedr-i
Huneyn ve kâli‘ü'l-bâb-ı kal‘a-i Fahleteyndir, bu feth [u] fütûhâtlardan sonra …
Hamd-i bî-hadd ü sipâs ve senâ-yı bî-add ü bî-kıyâs, ol perver[di]gâr-ı âlemîn üzerine olsun kim hitâb-ı kün ile bu arz [u] semevâtı ve mülevven kâ’inâtı ademden vücûda getirdi. Ve dürûd-ı bî-tu‘add ol mahbûb u matlûb-ı Hudâ Muhammedü'l-Mustâfâ üzerine olsun kim feth-i kılâ‘ habîrü'l-fâtihîn ve sâhib-i eshâbü'l-mücâhidîndir ve vâris-i mülk-i dîn-i şer‘-i mübîndir kim fâtih-i Mekke [ve] Bedr-i Huneyn ve kâli‘ü'l-bâb-ı kal‘a-i Fahleteyndir, bu feth [u] fütûhâtlardan sonra Yemen ve Mısır ve Şâm ve Kostantıniyye hakkında ümmetlerini terğîb etmek içün niçe hadîs-i şerîfler buyurmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı meddâhân-ı sultân ve vüzerâ ve a‘yân: Neferât 80, bu tâ’ife tahtırevânlar üzre ellerinde çevgânları, bellerinde mecmû‘alar ile fesâhat [u] belâğat üzre kıssahânlık ederek ubûr ederler. Pîrleri Suheyb-i Rûmî'dir kim Hazret-i Risâlet'in meddâhıdır. Bunlar zamân-ı cehâletde Anternâme okurlardı. Hazret bunlara "Ammim Hazret-i Hamza-i bâ-safânın gazavâtın okusan ümmetimi cenge terğîb ederdin" buyurduklarında ibtidâ Hamzanâme'yi bunlar te’lîf etdiler. Ba‘dehu Ebü'l-me‘âlî {hicret-i nebeviyye'nin} sene 261 târîhinde âb-ı tâb verüp altmış cild etdi. Hâlâ mezkûr altmış cildi meddâhân-ı Rûm fihris edüp üç yüz altmış altı cild Hamzanâme olmuşdur. Ammâ Suheyb-i Rûmî, Hazret huzûrunda Mekke ve Uhud ve Bedr-i Huneyn gazâların kırâ’at etdikce Hazret ferah kesb edüp Suheyb'e ihsânlar edüp hakkında hadîs buyurdu:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 156b ·
metinde göster ·
… dağdan odun getirirken odun bağladuğı ip boğazına geçüp mürd oldu. Ve Ebû Cehil
Bedr-i
Huneyn gazâsında mürd oldu.
Bu kavmin pîrleri ikrime bin Ebû Cehil'dir. Hicret-i Nebevviye'nin sene 17 Mekke feth olup Ebû Süfyân ve bu ikrime İslâm ile müşerref olup Selmân-ı Pâk belin kuşadup ehl-i hey’ete pîr oldu. Ve bu ilmi babası Ebû Cehil'den ve Ebû Leheb'den görüp kesret-i seyâhat ile bu ilimde yegâne-i asr olmuşdu. Ve bu ilm-i hartada Ebû Leheb, Ebû Cehil-i la‘în ferîd-i dehrden Dehrî mezheb mel‘ûnlar idi. İkisinde hidâyet olmayup Ebû Leheb, âye[t]: Arapça âyeti üzre dağdan odun getirirken odun bağladuğı ip boğazına geçüp mürd oldu. Ve Ebû Cehil Bedr-i Huneyn gazâsında mürd oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Hazret asrında hicretin sene (---) târîhinde
Bedr-i
Huneyn Ramazân-ı şerîfde feth olup re’îs-i müşrikîn olan Ebû Cehil-i la‘în yetm …
Ba‘dehu Hazret asrında hicretin sene (---) târîhinde Bedr-i Huneyn Ramazân-ı şerîfde feth olup re’îs-i müşrikîn olan Ebû Cehil-i la‘în yetmiş nefer fâcirînler ile katl olunup emvâl [ü] evlâdları nehb [ü] gâret olunup iyâl [ü] evlâdları cümle esîr olup Sahâbe-i kirâmdan Bedîl bin Vertâ esîr satdı. Bir rivâyetde Hazret-i Resûl'ün ammisi Abbâs (---) gazâsında esîr düşdükde Bedîl bin Vertâ ammi Abbâs'ı satup kendi mâlıyla kendüyi satın alup îmânile müşerref oldu, derler. Hâlâ esîrcilerin silsilesi Bedîl bin Vertâ'ya çıkar. Mücâhidün fî-sebîlillâh olmağile Hazret-i Hamza kemerine şed bağlayup yine Hazret-i Hamza ile Uhud gazâsında şehîd olup Hamza şehîdliğinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a ·
metinde göster ·
Huneyn'de defn edüp Efelioğlu kelbi bu kâtil Urbânların yanında kalup bu Urbânl …
{Hikâye-i münâsib}: Bu Efelioğlu Mekke'den Bursa'ya gelirken beyne'l-Haremeyn aşkıyâ-yı Urbân Efelioğlu Yorukça Halîl Hacivad'ı şehîd edüp Bedr-i Huneyn'de defn edüp Efelioğlu kelbi bu kâtil Urbânların yanında kalup bu Urbânlar Şâm'a gelüp çârsû-yı bâzârda gezerken hemân kelb bir kerre bu Urbânları kelb-i sarîh gibi talamağa başlayup bir dahi gayrı âdemlerin ayağına yüzün sürüp yuvarlanup lisân-ı hâl ile tazallum edüp yine Arabları hır hır talar ve üzerlerine hamle edüp salar, cümle halk görseler kim Efelioğlu zağarıdır,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211a ·
metinde göster ·
… bir mâh-ı âfitâb resmin bir ressâm-ı kâmil kemâliyle etmemişdir kim gûyâ kamer
bedr-i
münîr olmuş, güneş âleme pertev urmuş.
Nehr-i azîm Tuna sâhilinde seng-trâş ile mebnî şekl-i mukavves sûr-ı metîndir. Gûyâ yay gibi yayılmışdır. Yayın çille tarafı Tuna kenarı vâkı‘ olmuşdur kim azîm seng-i kebîrler ile inşâ olunmuşdur. Gûyâ yayın çille başlarında Tuna'ya nâzır metîn kulle-i kebîrleri vardır. Ve cânib-i garba meyyâl dîvâr (---)(---) dır. Dâ’imâ bu tarafı Tuna içindedir kim Tuna'nın girdâbı mahallidir kim bu mahalde azîm gümiler üzre yetmiş seksen aded un değirmânları var kim ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyrdir. İnşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Ve bu kal‘anın kara tarafı gûyâ yayın kabza tarafıdır kim metîn ü kavî seng-i kebîrler ile mebnî kavs-misâl nîm müdevverdir. Vâsi‘ ü arîz ü amîk handakı vardır. Dâ’imâ içinde Tuna cereyân edüp handakın cânib-i garbından girüp cânib-i şarkından hurûc eder. Cümle on bir kulle-i kavîlerdir. Ve cümle beş yüz bedendir. Ve iki kat mazgal delikleri vardır. Ve cümle iki kapusu vardır. Evvelâ cânib-i garba Tuna kenarında su kapusu, küçük kapudur. Ekseriyyâ mesdûd durur. On kademe taş nerdübân ile nehr-i Tuna'ya nüzûl olunur. Bir kapusu dahi cânib-i kıbleye, şehre mekşûf iki kat metîn ü kavî bâb-ı hadîdlerdir kim bu kapu gûyâ yay-misâl bina olunan dîvârın tâ yay kabzası mahallindedir. Handak-ı arîzi üzre tahta cisr ile ubûr olunur. Her gece kal‘a neferâtları cisri zencîrler ile burc [u] bârûlar üzre dollâb ve makaralar ile çeküp kal‘a kapusuna sedd edüp kal‘a nehr-i Tuna içre gûyâ bir cezîre gibi kalır. Bu kal‘a kapusuna taşradan içre girerken kapunun solunda kemer altında bir azîm gürz-i pehlivânî maslûbdur. Ve sağ tarafında handak üzre âyende vü revendeye ârâmgâh olmak içün bir tahta binâ bir maksûre-i ra‘nâsı var. Ve bu kapudan içeri orta kapunun atebe-i ulyâsı üzre ay ve güneş tasvîrin üstâd-ı kâmil beyâz mermer üzre tahrîr etmiş. Hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmış. Sihr-i helâ şems [ü] kamer göstermiş kim bu felek-i atlasda eyle bir mâh-ı âfitâb resmin bir ressâm-ı kâmil kemâliyle etmemişdir kim gûyâ kamer bedr-i münîr olmuş, güneş âleme pertev urmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 118a ·
metinde göster ·
Andan yine gayrı libâs-ı fâhire ile mülebbes elli aded bedr-i münîr mehpâre gulâmların destlerinde elli aded kâse-i ibret-nümâ içre Şâm'ın kand-i hamevî nebâtıyla tabh olunmuş kâmil elli gûne hoş-âb geldi kim her birinin vasfında lisân kâsırdır. Bunu dahi paşa ve hân ve sâ’ir ağavât-ı a‘yân hora geçirüp yine başka gûne leğen ve ibrikler gelüp bunlar cümle zer nişânlı mücevher fağfûrîler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 230b ·
metinde göster ·
… cı hüsndâr gulâmlar kim her biri birer ban ve kapudanzâdeler ve evc-i melâhetde
bedr-i
tamâm mehpâreler ve yüzden mütecâvizi dûşîze ve nâ-şüküfte sîm-endâm gül-fâm pe …
Ve bu menzilde Atlıbeğzâde ve Yenge Kırığı ve Gırbo Bölükbaşı nâm gâzîler sekiz yüz aded pür-silâh dilâver-i cülâver ve server ü hünerver yiğitler ile İspilet bâğlarından ve gayrı kılâ‘ların dağlarından bin altı yüz re’s mugân pîçe pençe-i âfitâblar kim her biri birer maralî ve gazâlî ve nergis gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü mahbûb u mahbûbe gılmân u bintânlar getirdiler kim kâkülleri perîşân ve çîm-ender-çîm ve ham-ender-ham kadd-i âşıkânı ham kılıcı gâzîlerin kılıçların meyânlarına bend kılıcı hüsndâr gulâmlar kim her biri birer ban ve kapudanzâdeler ve evc-i melâhetde bedr-i tamâm mehpâreler ve yüzden mütecâvizi dûşîze ve nâ-şüküfte sîm-endâm gül-fâm peri-peyker ve melek-manzar duhter-i pâkîze-ahterler ordu-yı İslâm'da ubûr etdirerek otağ önüne cem‘ edüp cümle guzât-ı müslimîn bu ciğer-kûşelerin şem‘-i ruhsârlarına pervâne-vâr cem‘ {olup} cümle uşşâkân sadâ-yı Hû'ya rehâ buldurup her tarafdan sadâ-yı "Yâ men Hû" gelüp gönlünde olan fetâ yiğitler kol kol olup kâfiristân vilâyetlerine çete ve poturalara revâne olurlardı. Andan Musik bayırından kalkılup yine sarp dere ve kayalar arasında ubûr edüp 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b ·
metinde göster ·
… üzün gö[r]meyüp ve merd sözün işitmemişken niçe bin güzîde âlü'l-âl sâhib-cemâl
bedr-i
mâhtâb-misâl gılmân ve bintânlar ele girdi kim her birinin sîm-i hâlis-misâl ge …
Ve bu mahalde asker-i İslâm üç gün üç gece çete ve poturalara seğirdüp Leh diyârında ve Krakov diyârında her kefere hânesinde ve kenîselerinde zevk u safâlarda iken giriftâr-ı bend-i hicrân oldular ve evlâd-ı nâ-resîdeleri babalarından gayri er yüzün gö[r]meyüp ve merd sözün işitmemişken niçe bin güzîde âlü'l-âl sâhib-cemâl bedr-i mâhtâb-misâl gılmân ve bintânlar ele girdi kim her birinin sîm-i hâlis-misâl gerdenlerinde 24a ve rûy-ı münevverlerinde olan püskürme benlerin her dânesi hâl-i Hâşimî-vâr bin reşk-i müşg-i Tatar değer kim dest-i hakkâk değmemiş bir dürr-i yektâlar idi. Ve dâmenlerine hâr [u] hâşâk ilişmemiş ve gözleri açılmamış bir gonça-i nâ-şüküfte cüvân [u] bintânlar ele girüp cümle guzât-ı müslimîn mansûr u muzaffer ve sâlimîn ü gânimîn Seykel sahrâsında cümle çeteciler cem‘ olup gerüde bir merd kalmayup kâmil dörd bin araba yükü bâr-ı sakîller ile Seykel gazâsından avdet olunup Seykel boğazından çıkarken hemân mukaddemâ feth olan Tabur boğazında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b–24a ·
metinde göster ·
… meteris birer gûne re’y-i tedârikde iken vakt-i gurûbda ki olup kamer mâh-tâb-ı
bedr-i
münîr burc-ı ufukdan pertâb edüp nümâyân oldu. Ve cümle erbâb-ı meteris ka‘r-ı …
Bu mahalde kal‘a altına birez asâkir-i İslâm'dan nâmdâr yiğitler varup kal‘a varoşuna şergil olduklarında kal‘adan toksan iki pâre balyemez toplar atıldı. Hattâ henüz hatt-ı şerîf ile gelen Haseki Ağa'nın bir âdemîsinin kellesin top güllesi götürdüp hemân Sadrıa‘zam bu ân Serasker Ali Paşa ve Beğko Paşa ve sağkol ve solkol beğleri ve sâ’ir iş görmüş iş erleri ile kal‘anın cânib-i erba‘asında gezüp meterise girecek yerleri tecessüs edüp mâh-ı mezbûrda cümle yeniçeri ve topçu ve cebeci ocakları kol kol meterise girilmek fermân olundu, ammâ ne çâre gündüz meterise girmek olmaz. Geceler ise mâh-ı Muharrem'in mehtâbı mahal "Âyâ ne çâre eylesek?" deyü erbâb-ı meteris birer gûne re’y-i tedârikde iken vakt-i gurûbda ki olup kamer mâh-tâb-ı bedr-i münîr burc-ı ufukdan pertâb edüp nümâyân oldu. Ve cümle erbâb-ı meteris ka‘r-ı zemîne girmeğe âmâde oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109b ·
metinde göster ·
… -nüvâz sözler ile nevâ-sâzlık edüp rakkâs-ı mehtâb gulâmlar meydân-ı mahabbetde
bedr-i
mübîn gibi deverân u seyerân etdiklerinde gûyâ zühre raks eder. Hattâ bu hakîr …
Hânendeleri hüsn-âvâz hoş-elhân ile kâr ve nakş ve savt ve zecel ve amel ve tasnîfâtları kânûn üzre dâ’ireden çıkmayup sâz dil-nüvâz sözler ile nevâ-sâzlık edüp rakkâs-ı mehtâb gulâmlar meydân-ı mahabbetde bedr-i mübîn gibi deverân u seyerân etdiklerinde gûyâ zühre raks eder. Hattâ bu hakîr meclis-i hâslarından bir ân münfek 129b olmayup hergiz tek ü tenhâlarında nedîm-i hâslarıyla âlem ağyârdan bî-haber iken âlem tâb ve âdem harâb olmadan bilâ fısık velâ nısık şeb-i yeldâlarda Hüseyin Baykara sohbetleri ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 129a–129b ·
metinde göster ·
… i maralî ve gazâlî Hoten âhûsu gözlü ve şîrîn sözlü sîm-beden ve nâzük-endâm ve
bedr-i
tâm misilli sûretleri çîn-i meh-cebîn mahbûbu'l-kulûb mûğ-pîçe cüvânları olur k …
Ve mahbûb Urûm kiritsileri var kim her biri maralî ve gazâlî Hoten âhûsu gözlü ve şîrîn sözlü sîm-beden ve nâzük-endâm ve bedr-i tâm misilli sûretleri çîn-i meh-cebîn mahbûbu'l-kulûb mûğ-pîçe cüvânları olur kim söze gelseler bedî‘u'l-beyân ve fasîhu'l-lisânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 256a ·
metinde göster ·
… rmân-ı vezîr ile bu hakîr-i pür-taksîre haber edüp bu abd-i kemter dahi mübârek
bedr-i
münîr cemâlin görüp benim ridâmı mübârek yüzüne burka‘ edüp vücûd-ı pâkini bir …
Sadrıa‘zamın kethudâsı Mahmûd Ağa ve niçe sâhib-i veğâ gâzîler görüp ordu şeyhülislâmı ve mollasından fetvâlar alup fermân-ı vezîr ile bu hakîr-i pür-taksîre haber edüp bu abd-i kemter dahi mübârek bedr-i münîr cemâlin görüp benim ridâmı mübârek yüzüne burka‘ edüp vücûd-ı pâkini bir ihrâm ile örtüp sabâha dek durdu. Çünki vakt-i seher oldu kolundaki elvân nûr renkleri zâ’il olup ancak avucundaki delikde sehel âteş gibi nûr berk ururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 293a ·
metinde göster ·
münîr gibi şa‘şa‘a verir bir kal‘a-i münevver imiş kim be-kavl-i müverrihân-ı L …
Zamân-ı kadîmde sirâc-ı bedr-i münîr gibi şa‘şa‘a verir bir kal‘a-i münevver imiş kim be-kavl-i müverrihân-ı Latin bu kal‘a Rûm-i Yûnâniyân binâsı olup ba‘dehu İşpanya destine girüp ba‘dehu bir hîle ile Bundukanî Venedik'i eline girüp andan sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân-ı Gâzî İskenderiyye ve Ülgün ve Bar ve Leş kal‘aların feth etdikde be-dest-i Mahmûd Paşa bu Dırac kal‘asın dahi zor-ı bâzû ile Bundukanî Venedik elinden feth edüp ba‘dehu küffâr-ı Freng-i bed-reng-i pür-ceng yine bu kal‘aya istîlâ edüp ba‘dehu cülûs-ı Bâyezîd Hân'da sene (---) târîhinde yine bu kal‘a feth olup hâlâ Süleymân Hân tahrîri üzre Elbasan hâkinde voyvadalıkdır. Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf 363a kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362b–363a ·
metinde göster ·
… âlar olunup gizli metâ‘ların bey‘ u şirâ ederler, ammâ taşra köylerden ol kadar
bedr-i
münîr-i tal‘at Arnavud kızları gelir kim gûyâ her biri bir bânû-yı perî-peyker …
Der-vasf-ı rûz-ı bâzâr cem‘iyyet-i âdemiyân: Bu şehr-i Elbasan içre her bâzâr günleri bir germiyyet-i cem‘iyyet-i kübrâ bâzâr olur kim bu şehrin cânib-i erba‘asındaki kurâlardan ve kasabât u kılâ‘ u şehirlerden niçe bin aded sığâr u kibâr ve avret u oğlan gelüp bu şehir içi âdem deryâsıyla mâl-â-mâl olup omuz omuzu sökmeyüp cemî‘i mahbûb u mahbûbeler arz-ı cemâl edüp bî-dirîğ ve bî-bâk ü bî-pervâ seyr [ü] temâşâlar olunup gizli metâ‘ların bey‘ u şirâ ederler, ammâ taşra köylerden ol kadar bedr-i münîr-i tal‘at Arnavud kızları gelir kim gûyâ her biri bir bânû-yı perî-peyker ve melek-manzar duhter-i pâkîze-ahterler gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366a ·
metinde göster ·
… i Risâlet-penâh'ın sahâbe-i kirâmından olup Tebük ve Uhud ve Tâbût ve Hayber ve
Bedr-i
Huneyn gazâlarında bile olup niçe gazâlar edüp huzûr-ı Resûl-i Kibriyâ'ya niçe …
Bu Cebel-i Elheme bizzât kavm-i Kureyş'den Hazret-i Risâlet-penâh'ın sahâbe-i kirâmından olup Tebük ve Uhud ve Tâbût ve Hayber ve Bedr-i Huneyn gazâlarında bile olup niçe gazâlar edüp huzûr-ı Resûl-i Kibriyâ'ya niçe kerre baş ve diller getirir bir gâzî ve şecî‘ ve tüvânâ mîr-i Arab imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 367b ·
metinde göster ·
… z ilâ mâşâellâh çerâgân olmadadırlar. Bu kanâdîllerin şu‘lesinden Serdâb'ın içi
bedr-i
münîr gibi münevver olup beyâz kireç ile sıvanup cennet-misâl olduğu nümâyândır …
Ve Serdâb deliğinden aşağı dahi yedi kanâdîl maslûbdur. şeb [u] rûz ilâ mâşâellâh çerâgân olmadadırlar. Bu kanâdîllerin şu‘lesinden Serdâb'ın içi bedr-i münîr gibi münevver olup beyâz kireç ile sıvanup cennet-misâl olduğu nümâyândır. Ammâ aşağı Serdâb-ı enbiyâlar içine bakmağı men‘ ederler. Hattâ bir kerre bir kebûter bu delikden aşağı düşüp ölmüş. Râyihasından âsûde olan mürselînler müte’ezzî olmasın içün bir nâ-bâliğ tıfl-ı mürekkeb ma‘sûm-ı pâki habl-i kavî ile bu Serdâb deliğinden aşağı endirüp ma‘sûm humâmın cîfesin alup gârın içinde âsûde olan peygamberleri ve iyâllerin seyr [ü] temâşâ edüp "Çekin beni" derken ma‘sûm feryâda başlayup taşra nâ-binâ çıkar. Ol zamândan berü bu delikden aşağı bakmağı revâ görmeyüp men‘ ederler. Y 230a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y229b–Y230a ·
metinde göster ·
… alîl iki bürâderler bir kubbede yatırlar. Hazret-i Risâlet'in Uhud gazâsında ve
Bedr-i
Huneyn gazâsında izn-i şerîfleri ile ba‘zı Y 255b müşrikîni bunlar katl ederl …
Andan Paşa sarâyının taşra kapusu cenbinde şeyh Sâlih ve Hazret-i şeyh Halîl iki bürâderler bir kubbede yatırlar. Hazret-i Risâlet'in Uhud gazâsında ve Bedr-i Huneyn gazâsında izn-i şerîfleri ile ba‘zı Y 255b müşrikîni bunlar katl ederlermiş. Cellâdların silsileleri bunlara müntehîdir. Hattâ Paşa'nın cellâdı Bekir ale's-sabâh Dîvânhâne'ye gelmeden bu türbe içre girüp kılıcın türbe sandûkası içine koyup yine alup kemer-beste ederdi. Ve Melek Ahmed Paşa efendimizin bir ciğerkûşesi bu âsitânede medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y255a–Y255b ·
metinde göster ·
… gazâ-yı Beniyü'l-Mustalık ve gazâ-yı Hayber ve gazâ-yı Feth-i Mekke ve gazâ-yı
Bedr-i
Huneyn ve gazâ-yı Tâ’if. Bu zikr olunan tokuz gazâda Mefhar-i Âlem bile idiler. …
Hazretin cemî‘i gazâların beyân edelim: Bizzât kendüleri yigirmi sekiz gazâya gitmişlerdir. Tokuzunda bi-nefsihi kendüler cenge girmişlerdir. Bu tokuz gazâya "Gâzâ" derlerdi. Evvelâ gazâ-yı Bedir gazâ-yı Uhud ve gazâ-yı Handak ve gazâ-yı Benû Kureyz[a] ve gazâ-yı Beniyü'l-Mustalık ve gazâ-yı Hayber ve gazâ-yı Feth-i Mekke ve gazâ-yı Bedr-i Huneyn ve gazâ-yı Tâ’if. Bu zikr olunan tokuz gazâda Mefhar-i Âlem bile idiler. Ammâ Ashâb-ı kübbârdan birini serdâr eyleseler ana sefer-i seriyye derlerdi. Ba‘zılar ceng ü cidâl ve harb [ü] kıtâl olmadan bâ-sulh itâ‘at etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y288a ·
metinde göster ·
Cebel-i Arec derler bir cebeldir. Ol kadar âlî değildir. Hazret-i Risâlet'in
Bedr-i
Huneyn gazâsından ganîmet olan koyun ve keçileri bundaki gârlar içre yatup otla …
Cebel-i Arec derler bir cebeldir. Ol kadar âlî değildir. Hazret-i Risâlet'in Bedr-i Huneyn gazâsından ganîmet olan koyun ve keçileri bundaki gârlar içre yatup otlarlardı. Ol ganemler zürriyetinden beyâz örgüçlü koyunları ve münakkaş keçileri vardır. Bu cibâlleri hayli mesâfe-i ba‘îdeden seyr [ü] temâşâ edüp yine ol dereler içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y306a ·
metinde göster ·
… mansûr u muzaffer olmasıyçün du‘â ederdi. Bu dahi ziyâretgâhdır. Ve bu gazâ-yı
Bedr-i
Huneyn'de ne kadar Sahâbe-i kirâm şehîd oldularsa bu mahalde medfûnlardır. Rahm …
Gâr-ı Nebî: Hazret-i Resûl bu gâr içre ibâdet edüp Sahâbe-i kirâmın mansûr u muzaffer olmasıyçün du‘â ederdi. Bu dahi ziyâretgâhdır. Ve bu gazâ-yı Bedr-i Huneyn'de ne kadar Sahâbe-i kirâm şehîd oldularsa bu mahalde medfûnlardır. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y306b ·
metinde göster ·
Huneyn'in cânib-i cenûbunda bir mu‘attal susuz kuyu vardır. Bu cebelde mürd ola …
Bu Bedr-i Huneyn'in cânib-i cenûbunda bir mu‘attal susuz kuyu vardır. Bu cebelde mürd olan fecerelerin lâşe-i murdârların Hazret-i Risâlet'in emriyle bu çâh-ı gayyâya ilkâ edüp yerleri dârü'l-bevâr iken dünyâda bi’r-i bevâr oldu. Ebû Cehl la‘în dahi bu bi’r-i Y 307a mu‘attalda amel-i bâtılasıyla bu bi’r-i amîkde kaldı. Ammâ râyihalarından bu bi’re yakın varılmaz. Ve dâ'ima bir feza‘ u çeza‘ vâveylâ sadâsı istimâ‘ olunur, derler. Ammâ hakîr tâ bu çâh-ı sakarın yanından geçdim, sadâların istimâ‘ etmedim. Ammâ râyiha-i habîseden gücile ubûr etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y306b–Y307a ·
metinde göster ·
Huneyn: Bu şehrin cânib-i erba‘ası yalçın kızıl kayalardır. Belîdesi bir vâsi‘ …
Der vasf-ı Bedr-i Huneyn: Bu şehrin cânib-i erba‘ası yalçın kızıl kayalardır. Belîdesi bir vâsi‘ fezâya vâki‘ olmuş hurmâ şecerli bir belîdedir. Leb-i deryâ-yı Kulzüm'e beş sâ‘at karîb memerr-i nâs-ı huccâcdır. şerîf hazretleri tarafından bir şerîf kâyim-makâm hükûmetidir. Ve Mekke mollâsı niyâbetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y307a ·
metinde göster ·
… imleri rûz-ı rûşen olur. Ve niçe bin tüfeng ve top ve fişenkler atılup hazretin
Bedr-i
Huneyn gazâsı şâdumânın ederler, temâşâgâhdır.
Ve bir hammâmı var. Ammâ hânı yokdur. Ve cümle iki yüz mikdârı müfîd [ü] muhtasar dükkânları vardır. Ve Mısır'ın hac yolu dahi bu şehirde şâm yoluna muttasıl olur. Ve Mısır huccâcı bu Bedr Huneyn'e gelüp iki gün gece meks edüp kanâdîl-i bî-hisâb ile ve meş‘al-i fânûs-ı lâ-yu‘adler ile ordu-yı huccâcı çerâğân edüp şeb-i muzlimleri rûz-ı rûşen olur. Ve niçe bin tüfeng ve top ve fişenkler atılup hazretin Bedr-i Huneyn gazâsı şâdumânın ederler, temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y307a ·
metinde göster ·
Ve kazâ-i (---)(---)(---)(---)(---)(---) Yenbû‘ ve kazâ-i Bedr-i Huneyn ve kazâ-i Abbâs (---)(---)(---) Örf Cidde hâkimi (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve Ciddevî ağaları Mısır kullarıdır. (---)(---)(---) Cidde paşası Hasan Paşa ile (---)(---)(---)(---)(---)(---) Mekke içinde ceng-i azîm ol dahi ol dahi olup niçe bin ibâdullâhın mâlı yağmâ ve niçesi şehîd olup ve Hamûd nâm şerîf Yenbû‘ü'l-berr Q 137a kurbunda asâkir-i Mısırı ve niçe yüz huccâcı rumh-ı sinândan geçirüp bu kadar bednâmlık ve rüsvâ-yı âmlık etdüği Mısır vezîri Kethudâ İbrâhîm Paşa'ya mün‘akis olup ol dahi der-i devlete i‘lâm etdükde cânib-i pâdişâhîden hatt-ı şerîf ile bir kapucubaşı Mısır'a gelüp üç bin asker-i Mısır ve üç bin asker-i Şâm bu senemizde Y 333b cem‘ olup huccâc-ı müslimîne ve Âl-i Osmân mîr-i mîrânına hıyânet eden şürefâlardan intikâm alınup Şerîf Sa‘d firâr edüp yerine Şerîf Berekât şerîf olup şehr-i Mekke âsûde-hâl ve cümle huccâc u mücâvirîn ve müsâfirîn bî-melâl oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333a–Y333b ·
metinde göster ·
… ize bir hatâ ermeyüp köpek cengi ede ede, anlardan bir kelle ve bir mızrak alup
Bedr-i
Huneyn'e selâmetle dâhil olduk. Ammâ gelüp ordu-yı İslâm içre bir vâveylâ olmuş …
Hamd-i Hudâ bize bir hatâ ermeyüp köpek cengi ede ede, anlardan bir kelle ve bir mızrak alup Bedr-i Huneyn'e selâmetle dâhil olduk. Ammâ gelüp ordu-yı İslâm içre bir vâveylâ olmuş kim "Evliyâ Çelebi gerüde devesiyle kaldı, tüfengler atılırdı, Q 150a cengde şehîd oldu gibi, orduda yokdur" deyü taraf taraf su’âl olunurmuş bir güft [ü] gû kim bir vecihle ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y368a ·
metinde göster ·
… Mısır huccâcı Medîne'de iki gün ancak oturup zevk edemezler. Zîrâ üç konak yine
Bedr-i
Huneyn'e karîb gerü dönerler. Ol teng [ü] târ yollarda şâm huccâcına râst gelme …
Andan ale's-sabâh nefîrler çalınup göç yarağına âmâde oldular. Garîb Mısır huccâcı Medîne'de iki gün ancak oturup zevk edemezler. Zîrâ üç konak yine Bedr-i Huneyn'e karîb gerü dönerler. Ol teng [ü] târ yollarda şâm huccâcına râst gelmemek içün Medîne'de meks edemezler. Ammâ Mekke'de şâmlıdan evvel varup çok otururlar. Ve bir kerre şâm huccâcı ile iki asker Cüdeyde deresinde râst gelüp bir azîm kıtâl olaldan berü Mısırlı Medîne'de iki gün meks edüp hareket ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y368b ·
metinde göster ·
Huneyn yolu solumuzda kalup Mısır yoluna bir dere içre saptığımız mahalde şâm-ı …
Menzil-i Cüdeyde, andan beş sâ‘at gidüp Bedr-i Huneyn yolu solumuzda kalup Mısır yoluna bir dere içre saptığımız mahalde şâm-ı şerîf huccâcının delîl bayrakları nümâyân oldukda acele ile Mısır yoluna revâne olup akabe-i Derbbeyn derler bir mahûf u muhâtara sa‘b kayalı yer imiş. Mısır Emîrü'l-haccı Rıdvân Beğ merhûm tathîr etmiş. şâm ile Mısır yolu bu mahalde fark olunduğıyçün akabe-i Derbbeyn derler. Ve bu akabe'yi ubûr edüp muğaylânlı ve kayalı yollar ile ubûr ederek 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y369a ·
metinde göster ·
… ri ve toplar atılup şâdumânlar olunup iki gün bunda dahi tekâ‘üd olunup ol gece
Bedr-i
Huneyn'deki gibi şem‘ fânûs ve meş‘al çerâğânı olur kim leyle-i muzlim rûz-ı rû …
Huccâc-ı müslimîn bu kal‘aya geldikde bir yaylım hoş-âmed tüfengleri ve toplar atılup şâdumânlar olunup iki gün bunda dahi tekâ‘üd olunup ol gece Bedr-i Huneyn'deki gibi şem‘ fânûs ve meş‘al çerâğânı olur kim leyle-i muzlim rûz-ı rûşen gibi olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y375a ·
metinde göster ·
Huneyn'e geleceğimiz gece üzerimize Arab enüp bir hayli ceng etdiğimiz bâlâda t …
Hamd-i Hudâ Mekke'den kalkup Bedr-i Huneyn'e geleceğimiz gece üzerimize Arab enüp bir hayli ceng etdiğimiz bâlâda tahrîr olunmuşdur. Ol mahallerde sıkılup vücûdumda bir harâret olmuşdu. Bu yılan maslûkasından iki fincân nûş edüp bir haftada vücûdumda zerre ve şemme illet kalmayup vücûdum sîm-i hâlise dönüp ten-dürüst oldum ve niçe nef‘in müşâhede etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y123b ·
metinde göster ·