Ve Ayasofya Câmi‘i: Süleymân Beğ Câmi‘inin garb tarafındadır ve deryâ kenarında vâkı‘ olmuşdur. Küffâr asrında binâ olunmuşdur. Ba‘dehu Kürd Alî Beğ nâmında bir vali-i vilâyet pâdişâha arz edüp emr-i sultânîyle dest-i nasârâdan alup bir câmi‘-i latîf ve bir mahfil-i münîf ve bir minber-i nasîf ihdâs edüp sene 982 târîhinde cemâ‘at-i kesîreye mâlik bir ürd-i behişt-misâl bir câmi‘-i dilküşâdır. Kıble kapusundan mihraba varınca tûlânîce vâkı‘ olmuşdur. Ve câmi‘ içre gûnâ-gûn sommâkî ve zenbûrî ve mermer-i hâm amûd-ı müntehâlar var kim midhatinde diller kâsırdır ve serâmed bir minâre-i mevzûnu (---) kapusu var. Mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîm sâde güzelidir ve mâ-havlı bâğ-ı İrem-misâl zeytûn bâğları ve bâğçeleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251a ·
metinde göster ·
Menzil-i Redey İşvan: Kurb-ı nehr-i kenâr-ı Şamos'da bir sarây-ı
behişt-misâl
iken benî Âdem gözü görse görenler dem-beste ve hayrân olurdu. Gerçi içinde âde …
Menzil-i Redey İşvan: Kurb-ı nehr-i kenâr-ı Şamos'da bir sarây-ı behişt-misâl iken benî Âdem gözü görse görenler dem-beste ve hayrân olurdu. Gerçi içinde âdemleri yok idi, ammâ zîr-i zemînlerinde bî-hisâb mâl u menâl bulunup ol nâzenîn musanna‘ sarây-ı ekâsire-misâl bir ayda ıhrâk bi'n-nâr olundu. Ve bâğ u bâğçesinde olan gûnâ-gûn müsmirât-ı âbdârları tenâvül olunup Âl-i Osmân askerin doyladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16a ·
metinde göster ·
bir sahrâ-yı ma‘mûre içre vâkı‘ olmuş. Cânib-i erba‘ası medd-i basara ve kuvvet …
Ammâ kal‘ası urd-i behişt-misâl bir sahrâ-yı ma‘mûre içre vâkı‘ olmuş. Cânib-i erba‘ası medd-i basara ve kuvvet-i nazara varınca yaylalardır ve yayla etekleri cümle kurâlarla müz[eyyen] olmuş bî-hisâb bâğ (bağ) u bâğçe ve müşebbek bostân ve ravza-i cinânlardır ve kal‘ası bend-i metîn bir Şeddâdî seng binâ bir alçacık dîvârlı bir sûr-ı üstüvârdır, ammâ handakı gâyet derindir. Ve cümle iki aded kapusu var, biri şarka ve biri garba mekşûf ve meftûhdur. Derûn-ı hisârda cümle iki bin la‘l-gûn kiremit ile mestûr bed-âyîn hâne-i ma‘mûrlardır. 17a Ve hân ve hammâmları ve yedi aded kenîse-i musanna‘ları ve çârsû-yı bâzârı gâyet pâk ve ma‘mûr u müzeyyendir. Ve bu kal‘a kapudanı ibtidâ krala gelüp on bin guruş mâl-ı pâdişâhî verüp beş bin guruş krala ve beş bin guruş serdâra verdi ve aslâ kurâları nehb ü gâret olunmadı. Andan 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16b–17a ·
metinde göster ·
bir bâğ-ı cinân edüp İslâmbol'dan her çehârşenbe gelüp zevk u safâdan sonra Cum …
Ve cümle yüz aded dükkânları var, ol kadar müzeyyen sûk-ı sultânîsi yokdur, ammâ bâğları gâyet çokdur, lâkin halkında berekât yokdur. Ol ecilden fukarâları çokdur. Hattâ Melek Ahmed Paşa efendimizi bir gece altı bin askeriyle müsâfirliğe alamadılar, ammâ Süleymân Hân asrında gâyet ma‘mûr imiş. Hattâ Süleymân Hân vüzerâlarından Ayas Paşa Gâzî Hudâvendigâr sarâyın amâr edüp ürd-i behişt-misâl bir bâğ-ı cinân edüp İslâmbol'dan her çehârşenbe gelüp zevk u safâdan sonra Cum‘aertesi dîvânına yine erermiş. Niçe kerre bir günde gelüp yine ol gün der-i devlete gidermiş. Tâ bu mertebe serî‘u's-seyr vezîr-i dilîr imiş. Aslında bu şehrin cümle hayrât [u] hasenâtları Ayas Paşa'nındır, rahmetullâhi aleyh. (---)(---)43a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b–43a ·
metinde göster ·
… an taşr[a] cânib-i cenûba meyyâlce sehel gidüp şâhrâhın sağ tarafında bir ürd-i
behişt-misâl
bir zemîn-i gül [ü] gülistânda ve sünbül bülbül ü fûlistânda,
Evvelâ Seğitvar kapusundan taşr[a] cânib-i cenûba meyyâlce sehel gidüp şâhrâhın sağ tarafında bir ürd-i behişt-misâl bir zemîn-i gül [ü] gülistânda ve sünbül bülbül ü fûlistânda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69b ·
metinde göster ·
… hi semt-i kıbleye gidüp bâğ-ı İremden nişân verir dağ u râğ u bâğ [u] bostân ve
behişt-misâl
hıyâbânlar içinde,
Ba‘dehu bu Hızır Şâh Efendi'yle vedâ‘laşup nîm sâ‘at gidüp Sefer Gâzî Ağa’nın taş binâ cisrini nehr-i Kaçı üzredir, anı geçüp bir sâ‘at dahi semt-i kıbleye gidüp bâğ-ı İremden nişân verir dağ u râğ u bâğ [u] bostân ve behişt-misâl hıyâbânlar içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
sarâylar ve hadîka-i ravza-i Rıdvân-misilli bâğ-ı cinânlar ve niçe bin gûne dek …
Ve dahi ol zamân bu şehr-i Atina ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân imiş kim şehirden cânib-i cenûb üzre leb-i deryâda Ejder limanına varınca iki sâ‘at yerdir, kat-ender-kat hâne-i kâşâne bâğ-ı behişt-misâl sarâylar ve hadîka-i ravza-i Rıdvân-misilli bâğ-ı cinânlar ve niçe bin gûne dekâkînler ve niçe bin ibret-nümâ-yı ve temâşâgâhlar var imiş. Hâlâ niçe yüz ibret-nümâları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254b ·
metinde göster ·
… ahratullâh'ı müzeyyen ve Beytü'l-lahm'i mücedded binâ edüp herbirin birer ürd-i
behişt-misâl
imâretler edüp azm-i Rûm ederken niçe kerre yüz bin Yahûdîleri kıra kıra Kostan …
Ammâ mezkûr Hellane deyr-i Kumâme'yi ve Mescid-i Aksâ'yı meremmât edüp ve Sahratullâh'ı müzeyyen ve Beytü'l-lahm'i mücedded binâ edüp herbirin birer ürd-i behişt-misâl imâretler edüp azm-i Rûm ederken niçe kerre yüz bin Yahûdîleri kıra kıra Kostantîn'e gelirken bir alay-ı azîm ile Makedonye şehrine girüp altun sandûk ile kabr-i Îsâ'dan çıkan haçları Îsâ'nın yâdigârıdır ve Allâh'ın ismidir, deyü Kostantîn'e hedâyâ verüp ol dahi haçlara yüzün sürüp hıfz etdiler. İşte Kudüs'de deyr-i Kumâme böyle binâ olunmuşdur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224a ·
metinde göster ·
heşt maksûre-i münakkaş sihr-i helâl kâhlar var kim teferrüc eden dilşâd olur. …
Bâğçe-i Sokollu: Vâcibü's-seyr bir ürd-i behişt-misâl heşt maksûre-i münakkaş sihr-i helâl kâhlar var kim teferrüc eden dilşâd olur. Cümle suyu mezkûr hazretin çâh-ı mâsındandır. Bunda dahi aşren fe-aşr şâfi‘î havuzları var. Cânib-i erba‘asında fûl ve nesrîn verd-i ahmer ile müzeyyen kasr-ı Havernak'lardır. Ve bu mahalde niçe ziyâretler ve niçe ibret-nümâ âsârlar var. Ammâ bu kadar ile iktifâ etdik. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y301a ·
metinde göster ·
… unlar dahi âl-i Osmân hükmündedir, ammâ üçer ve dörder yüz mîl pür-mahsûl bâğ-ı
behişt-misâl
cezâyirlerdir.
Ammâ Bahr-i Sefîd'de yedi yüz altmış pâre sagîr ü kebîr cezâyirât âl-i Osmân'ın dest-i hükmündedir. Meselâ Karadeniz'de cezîre-i Kırım, Akdeniz'de cezîre-i Kıbrıs ve cezîre-i Mora ve cezîre-i yeni fetih Girid, bunlar cümle yedi yüz altmışar ve yetmişer mîl cezîrelerdir. Bi-kavli Batlîmûs mühendis ve bi-kavli Padre ve Kolon ki fâtih-i Yeni Dünyâ'dır, cezîre-i Midilli ve cezîre-i İlimni ve cezîre-i Sakız ve cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Rodos, bunlar dahi âl-i Osmân hükmündedir, ammâ üçer ve dörder yüz mîl pür-mahsûl bâğ-ı behişt-misâl cezâyirlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y30a ·
metinde göster ·
Bu cem‘iyyet-i kübrâda ise nass-ı kâtı‘ üzre fukarâ ve mesâkîn ve yetîm ve esîr cümle mevcûd idi. Cümle mahlûk-ı Hudâ ni‘met-i Celîl'i berekât-ı Halîl ile tenâvül edüp def‘-i cû‘ eyleyüp ba‘de'd-du‘â ve senâ tevhîd [ü] tezkîre mübâşeret olunup vakt-i ışâda rîh-i sarsar sâkin olup şeyh Mustafâ akabesinden bir top atılup muvâfık eyyâm-ı müsâ‘id ile cereyân ederek her gemide niçe bin kanâdîller ile eşâreler çerâğân olup ecnâs-ı mahlûkât kimi top ve kimi tüfeng ve kimi fişeng atarak ol gece Nîl kenârının tarafeyninde niçe yüz bâğ-ı behişt-misâl âbâdân belîdeler ubûr olunup Nîl-i mübârek yüzü çerâğân olmuş müzeyyen akabeler ile zeyn olup gemilerin mellâhları yemînek ve yesârek diyerek ba‘zı gemiler kürek çekerek ve "Yâ Mevlâ" ve "Yâ Fettâh" sadâsı ile ubûr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y280a ·
metinde göster ·