… e Bağdâd seferinden mukaddem Harem-i hâsdan kırk akçe ile sipâh zümresine çıkup
behre-yâb
olduk, ve's-selâm.
Bu hakîr dahi Murâd Hân-ı Gâzî gibi mücâhidün fî sebîlillâh pâdişâh-ı Cem-cenâb'ın sohbeti ile müşerref olup du‘â-yı hayrları ile Bağdâd seferinden mukaddem Harem-i hâsdan kırk akçe ile sipâh zümresine çıkup behre-yâb olduk, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
… a‘zam oldu. Sultân İbrâhîm'in silihdâ[r]lığından sene 1056 eyâlet-i Erzurûm ile
behre-yâb
olup mutasarrıf olmaduğı menâsıb-ı âlîler kalmadı. Ba‘dehu sene (---) târîhinde …
Andan Silihdâr Süleymân Paşa vezîr-i a‘zam oldu. Sultân İbrâhîm'in silihdâ[r]lığından sene 1056 eyâlet-i Erzurûm ile behre-yâb olup mutasarrıf olmaduğı menâsıb-ı âlîler kalmadı. Ba‘dehu sene (---) târîhinde sadrıa‘zam olup azîm donanmalar ile cezîre-i Girid'e ve cânib-i erba‘a serhadlerine imdâdlar gönderüp basîret üzre hareket ederdi. Hâk-i Malatıyye'de hâsıl olup Harem-i hâs'da neşv [ü] nemâ bulmuşdur. Bir halûk ve sâhib-i tab‘ ve âlufte-meşreb vezîr-i dilîr idi. (---) vezâret edüp (---) bahânesiyle ma‘zûl eyleyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81a ·
metinde göster ·
Bu hâlde iken yine du‘â vü senâ mukarrerdir. Tâ cümle toplar tolup tamâm oldukda du‘â dahi hayr ile itmâmın bulup ol gün yetmiş aded kimesne hil‘at-ı pâdişâhî ile behre-yâb olup terakkîler ihsân olunup ba‘dehu topcubaşı sadrıa‘zama ziyâfet edüp cümlesi keçe külâh esbâbların çıkarup dökülen toplar zemîn içre kâmil bir haftada sovuyup andan mîllerin içinden çıkarup cümle ehl-i hıref-i zergerân eğe ile topları mücellâ ederler. Ba‘dehu üstâd-ı neccârân topları vâlide-i müşfikaları gibi kundaklayup gûnâ-gûn terbiye ile cenge âmâde ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131b ·
metinde göster ·
olup Rûm'da Selîm-i Sânî'de Tarîk-i Gülşenî'ye sâhib-i seccâde olup Murâd Hân-ı …
Evvelâ musâhib-i şehriyârî Sultân-ı Hânendegân Tokatlı Dervîş Ömer Gülşenî yedi pâdişâh ile hem-celîs olup yüz kırk yaşında intikâl etmişdir. Süleymân Hân asrında Seyidvar gazâsında bu hakîrin pederiyle hem-hayme idiler. 206a Mısır'da İbrâhîm Gülşenî hazretlerinin şeref-i sohbetleriyle behre-yâb olup Rûm'da Selîm-i Sânî'de Tarîk-i Gülşenî'ye sâhib-i seccâde olup Murâd Hân-ı Râbi‘'de bu hakîr Harem-i hâs'da iken ilm-i mûsıkîde kavl [ü] edvâr üzre üstâd-ı kâmilimiz ve peder-i ma‘nevîmiz ve {kitâb-ı} Ma‘nevîde dahi üstâdımız idi. Kaçan bunlar mûm sofrası kadar yedi yerde câm celâcilli sadefkârî dâ’ireyi ele alup ibtidâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 205b–206a ·
metinde göster ·
… îde zemîn-bûs edüp hil‘at-i fâhireler ile şeref-yâb ve hayr-du‘a-yı pâdişâhîyle
behre-yâb
olup bir Mısır hazinesi mâl-ı firâvân ve bî-hisâb hûr [u] gılmân misilli civân …
Ve bu kal‘a feth olduğunun altıncı günü küffâr-ı hâk-sârın Venedik donanmasıyla altı pâre Malta ve altı pâre Duka ve altı pâre Papa gemileriyle cümle yüz pâre kefere ve fecere gemileri ejder-i heft-ser gibi kal‘aya imdâd geldiler, Gördüler kim kal‘anın limanında Âl-i Osmân donanması mâl-â-mâl olup liman önünde cümle deryâ beğleri ve cümle Cezâyirli âmâde dururlar. Ve kal‘anın cümle der-i dîvârları üzre alem-i Resûl ile zeyn olup cümle burc [u] bârûlar üzre guzât-ı müslimîn pür olmuş ve nâkûshâneleri minâre olmuş ve her minâre alem-i Muhammedîler ile ârâste ve cümle der-i dîvârları asker-i İslâm ile pîrâste olmuş görünce cümle küffârın zehreleri çâk olup "elvedâ‘ ey Hanya elvedâ‘" deyüp âh [u] enîn ile hâ’ib ü hâsir cânib-i Suda'ya giderken cümle donanma ve Cezâyirli, küffâr üzre avanta ederken küffâr-ı bî-karâr, karâr edemeyüp Suda'ya firâr etdiler. Beri Hanya'da cümle guzât-ı müslimîn bildiler kim henüz kal‘a-i Hanya feth olup muhassılu'l-merâmlarına ve şütür-kâmlarına vâsıl olup İbrâhîm Çelebi kalyonuyla alınan Kızlara ağasının cümle mahbûbe câriyelerini ve cümle zî-kıymet mücevher esbâblarını bulup ve cümle küheylân atları alup ve niçe yüz Mısır hazîneliği mâl ü cebehâne ve milk [u] emlâk alup sâ’ir şühedâların kanları intikâmları alınup cemî‘î düyûrlar ibâdethâne-i müslimîn oldu. Ve böyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn, kal‘a-i İskender-i Yunan feth olup sâ’ir diyâr-ı İslâma zamm olundu. Ve bu gazâda olan ceng [u] cidâl Azak'da ve Sultân Murâd Hân ile kal‘a-i Revân ve Bağdâd'da olmamışdır. Ammâ ol gazâlar müverrihler lisânıyla âb u tâb verüp ta‘rîf ve tavsîf eylemişlerdir. Ba‘dehû serdâr-ı mu‘azzam bu cezîre-i Girid içre tokuz pâre şehr-i mu‘azzam-misâl büleydelere ve (---) pâre kal‘alara ve cezîrenin tâ ortasında Isfakıye dağlarında olan re‘âyâ vü berâyâlara her ocakdan mu‘temedün aleyh bî-tama‘ u bî-garaz ve sâhib-i ırz âdemleri istimâletnâmeler ile her kılâ‘ ve büleydelere gönderüp "Elbette gelüp harâc-güzâr olup kal‘aların miftahların pâdişâha teslîm edüp yine evlâd ü iyâlleriniz ile dâr u diyârlarımzda huzûr edüp devâm-ı devlet-i pâdişâhîye du‘â idesiz. Ve illâ bu ahde rızâ vermeyenin cümle mâlların nehb u gâret, evlâd [u] iyâllerin esîr ve kendülerin dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçirmek mukarrerdir" deyü bu gûne istimâlet ve tenbîhnâmeler cümle cezîre içinde olan kal‘alara gidüp yedi günde Hanya kal‘asının cânib-i erba‘asında üç yüz pâre kurâ bıtrîk ü kıssîsleriyle ve hedâ[yâ] girân-bahâlarıyla gelüp mutî‘ u münkâd oldular. Bunlardan mâ‘adâ küffâr ser-fürû etmeyüp cemî‘î eyâlet vüzerâları ve mîr-i mîrânlara fermânlar sâdır olup "mâlları ve cânları cümle guzât-ı müslimînin olup öşr-i sultânîler versinler", deyü dellâllar nidâ edince el-azametullah yetmiş koldan yetmiş seksen bin guzât-ı müslimîn kol kol bu yedi yüz yetmiş mil cezîre içine müstevlî olup 273a şeb [u] rûz mücâhidîn-i fî-sebîlillah ol kadar mâl-ı ganâ’im ve altun ve gümüş ve bakır avânî metâ‘lar ve niçe âfitâb-ı meh-tâblar ve duhter-i pâkîze-ahter ü bintânlar getirüp ordu-yı İslâmı ganîmet edüp on guruşa bir mahbûb ve mahbûbe kız ve oğlan vermeğe başladılar. El-hâsıl cümle guzât-ı muvahhidîn belağan-mâ-belâğ mâl-ı Kârûn'a mâlik oldular. Niçe bin garîbü'd-diyâr bu kâr-ı ganâ’imi ve bu sürûr [u] şâdmânı görüp tavattun edüp kaldı. Ve'l-hâsıl bu kal‘a-i Hanya'ya Küçük Hasan Paşa'yı ve on yedi mîr-i mîrânları ve yetmiş aded alaybeğlerin cümle ze‘âmet ve timar sahibleriyle kal‘a-i Hanya'da alıkoyup yigirmi yedi oda ile yeniçeri kethüdâsı ve on oda topcu ve on oda cebeci ve dörd aşağı bölük kalup üç bin Mısır askeri kalup cümle yetmiş yedi bin asker muhafazacı kaldı. Ve derûn-ı kal‘ada yedi bin yedi yüz sağ ve sol ve azeb-i hisâr kaldı. Ve kırk pâre yarar beğ gemileri karşu Menekşe'den asker ve zahîre geçirmeğe kaldı. Ve elli pâre Hanya firkateleri yüzer yiğidiyle kaldı. Mâh-ı mezbûrun (---) günü Serdâr-ı mu‘azzam, Musâhib-i Şehriyârî Yusuf Paşa-yı Hırvâdî cümle kal‘ada kalan vüzerâ ve a‘yân-ı kibâr ile vedâlaşup donanma-yı hümâyûn ile Âsitâne-i sa‘âdete muvâfık-ı eyyâm-ı sa‘d ile rûy-ı deryâda iki yüz pâre bâdbânın küşâde kılup cânib-i garbda Çuka adaları önünden ubûr edüp andan altmış altı mil Mora cezîresi burnunda Manya kâfiri sâkin olduğu mahalli gâret edüp andan yine Manya burnunda Kelli kal‘asını, harâbdır, anı ubûr edüp Kapuspata Burnu'n dahi ubûr edüp ve Menekşe kal‘asın ubûr edüp kal‘a-i Anapoli'de lenger ikâmet edüp anda üç gün meks olunup dördüncü gün müşâvere olunup Venedik'in İstendil cezîresin gâret etmeğe re’y [ü] tedbîr görülüp nefîr-i irtihâller çalınup Anapoli limanından taşra çıkınca Âsitâne tarafından "Gazân mübârek olsun" deyü hatt-ı şerîf ve hil’at-i pâdişâhî ve mücevher şemşîr ve mücevher hançer gelüp "Der-i devlete gelesin" deyü fermân-ı şehriyârî sâdır olup ol gün eyyâm-ı latîf ile cezîre-i İstendil'i nehb u gâret edüp az şey mâl-ı ganâ’im bulunup kal‘ası evc-i âsumâna berâber ve sa‘b u metîn ve iki aded liman-ı hasîni olup ân-ı sâ‘atde göç topları atılup lodos rûzgâriyle on günde niçe yerlere uğrayup seyr [u] temâşâ edüp kal‘a-i Sakız'a, andan (---) mil kal‘a-i İlimni'ye, andan tekrâr yine (---) mil kal‘a-i Midilli'ye, andan (---) mil yine kal‘a-i Bozca'ya varup bu zikr olunan kılâ‘ları görüp ta‘mîr u termîmine eyâlet paşaları ile biner âdem muhâfazacı koyup ve cümle cebehânelerin mükellef ve mükemmel edüp Bozcaada'dan (---) mil yine kal‘a-i Gelibolu, bunda dahi sulanup dizdârlarına "Basîret üzre olun" deyü tenbîh ü te’kîd edüp andan yine eyyâm-ı muvâfık ile iki gün iki gicede İslâmbol kurbunda Kızıl Adalar'da lenger-i ikâmet burağup üçüncü gün mâh-ı mezbûrda (---) mansûr u muzaffer Sarâyburnu'na varup huzûr-ı pâdişâhîde eyle şâdmânlar oldu kim ta‘bîr ve temdîh ve tavsîf olunmaz. Ol mahalde Fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa huzûr-ı pâdişâhîde zemîn-bûs edüp hil‘at-i fâhireler ile şeref-yâb ve hayr-du‘a-yı pâdişâhîyle behre-yâb olup bir Mısır hazinesi mâl-ı firâvân ve bî-hisâb hûr [u] gılmân misilli civân hedâyâlar verdi. Ba‘dehû münâfıkîn ve hasûdîn şerrine uğrayup (---)(---)(---)(---) fakîr Yûsuf Paşa'yı bi-gayr-i hak katl edüp na‘şe-i mübârekin İbrâhîm Hân görüp "Ne güzel beyâz teni vardır" deyü medh ve tavsîf edüp ağladı. "İlâhî Yûsuf! Sana edenler yakın zamânda senin gibi olsun" deyü bed-du‘âlar edüp Cinci Hoca nazar etdi. Ol sâ‘at cümle asker-i İslâm ve cemî‘î mahrûse-i Kostantıniyye ahalisi "vâveylâ ve vâ-veledâ" deyü feryâd [u] figâna âğâze edüp her kafadan bir sadâ-yı güft u gû olup "iyiliğe kemlik" deyü cümle halk bükâ vü nâliş etdiler. Rahmetullahi aleyhi rahmeten vâsi’a.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 272b–273a ·
metinde göster ·
olduk. Bir âdem yedi gice ve yedi gün bu âsitâneyi ziyâret etse yedi murâdı hâs …
Yedi gice mihmânı olup Murtezâ Paşa efendimizin ihsân etdüğü hedâyâların teslîm edüp du‘â-yı hayrlarıyla behremend u behreyâb olduk. Bir âdem yedi gice ve yedi gün bu âsitâneyi ziyâret etse yedi murâdı hâsıl olur. Ve âb-ı nâbından hafakân marîzına mübtelâ olan âdem nûş etse bi-emrillâh ol marazdan halâs olur. Anınçün bu Urfa halkında hafakan marazı olmayup tendürüst olurlar. Bu âsitâne-i sa‘âdetde niçe fakr u fâka erenleri olmuş pâ-bürehne ve ser-bürehne fakru fahrile tefâhur eder tarîk-i (---)(---) hâl sâhibi terk-i tecrîd, ârif-i billâhlar var, himmetleri hâzır u nâzır ola. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56a ·
metinde göster ·
… beri kîhteridir. Bu Şeyh Mustafâ Çelebi tarîk-i Nakşîbendiyye'den behre-mend ve
behre-yâb
olup sene 979 dâr-ı bâkîye irtihâl eyledi. Derûn-ı şehr-i Baba'da birâderi Deft …
Ve el-Mevlâ Mustafâ Çelebi şeyh-i vâ‘iz ü nâsıh idi. Bayrâm-ı Acemî hazretlerinin nûr-ı dîde ve ciğer-kûşesi ve Defterdâr Dervîş Çelebi'nin birâder-i cân-beraberi kîhteridir. Bu Şeyh Mustafâ Çelebi tarîk-i Nakşîbendiyye'den behre-mend ve behre-yâb olup sene 979 dâr-ı bâkîye irtihâl eyledi. Derûn-ı şehr-i Baba'da birâderi Defterdâr Dervîş Çelebi inşâ etdüğü câmi‘-i cedîd hareminde medfûndur. Hâlâ ziyâretgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 129a ·
metinde göster ·
olur, şekilli olmağile bu pîş-tahta-yı murassa‘ı görüp dîdelerim hîrelenüp âlem …
Bu hakîr sehel ma‘rifetden behreyâb olur, şekilli olmağile bu pîş-tahta-yı murassa‘ı görüp dîdelerim hîrelenüp âlem-i hayretde engüşt-ber-dehen etdiğim hân görüp, "Nice Evliyâm?" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10b ·
metinde göster ·
olup niçe manâsıb-ı âlîlerde merâtib-i ulyâ kat‘ ederek âhir cülûs-ı Sultân Mur …
Peder-i büzürgvârları Bosnevîyyü'l-asl livâ-i Hersek'de kasaba-i Nevesin'li idi. Fâtih-i Egre Mehemmed Hân hidmetinde behreyâb olup niçe manâsıb-ı âlîlerde merâtib-i ulyâ kat‘ ederek âhir cülûs-ı Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘de başdefterdâr olup hazîne-i pâdişâhîye nizâm [u] intizâm buldurmuşken sene 1041 târîhinde Hâfız Ahmed Paşa'yı kul pâre pâre edüp Receb Paşa sadrıa‘zam olup yine kul mâh-ı Ramazân'da bir dipi ve boran kar yağarken kul gulû edüp Murâd Hân'dan Musâhib Mûsâ Çelebi'yi isteyüp Receb Paşa sarâyında kul hançer üşürüp şehîd etdiler ve na‘şını sarâydan aşağı Atmeydânı'na atdılar. Mevtine târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 17b ·
metinde göster ·
… ak bölükbaşılarına birer hil‘at-i fâhire ve ihsân-ı vâfireler ile behremend [ü]
behreyâb
olup baş dil getiren garîb yiğitlere kırkar guruş ve birer gümüş çelenk ile ser …
Hikmet-i Hudâ bu gûne zevk-i surûr-ı safâda iken deryâdan on pâre Urus şaykaları nümâyân olup kal‘a-i Varna deyüp gelmede. Meğer bunlar Kavarna iskelesi câniblerin nehb ü gârete gidüp bu Varna ahvâlin istimâ‘ edüp var kuvveti bâzûya getirüp imdâda gelirken hemân paşa-yı kâr-âzmûde küffârdan alınan yigirmi altı pâre Urus şaykalarına sekbân ve sarıcadan pür-silâh seksener {aded} fitoz ve bahâdır fetâlar koyup Varna kal‘ası limanında yatan yigirmi pâre şayka ve karamürsellerin sandallarına yigirmişer aded pür-silâh yiğitler koyup cümle Varna gemicilerin küreğe koyup limanlı havâ-yı latîfde Kazak firkateleri kal‘a altına gelirken bunlar dahi âmedânî kal‘a limanından kâfire kırk pâre gemi karşu çıkup bunlar anlara Kazaklar bunlara bir yaylım kurşum elbeştisi edüp sadâ-yı Allâh Allâh ile aslâ kâfire amân vermeyüp on pâre gemileri feth etdiler, zîrâ bu mel‘ûnlar Kavarna {şehri} altında ceng edüp içlerinde yaralı ve bereli kâfirleri olup cenge iktidârları olmayup keştîbânlık edecek ve âlât-ı levâzımât-ı bâdbânların ve cümle âlât-ı halatın kullanmağa ve içlerinde "orsa poca" demeğe hükm-i hükûmât eder hatmanları bile mürd olup {mukaddemâ gemiler} içinde esîr olan ümmet-i Muhammedler dahi bizim gemiler sarıldığın göricek anlar dahi imdâd edüp bu vak‘ada bizden bir âdem şehîd olmadan on pâre şaykalar feth olup azîm şâdumânlar edüp küffârın haçlı bayrakların ser-nigûn ederek dankiyolar çalup top u tüfeng şâdumânları edüp yine sâlimîn ü gânimîn on pâre şayka ile Varna limanına lenger 30a endâht olup şâdumân-ı top u tüfeng ve fişengden şehr-i Varna murg-i semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde {kalup} ba‘dehû paşanın serâperdesi gelüp cümle ordu-yı İslâm tınâb tınâba çıt-a-çıt kurulup ceng-i harbî tablları döğülüp dîvân-ı pâdişâhî oldukda ibtidâ Yûsuf Kethüdâ'ya bir semmûr hil‘at-i fâhire ve kapucular kethüdâsına ve sâ’ir kapucubaşılardan yigirmi ağaya ve yetmiş bayrak bölükbaşılarına birer hil‘at-i fâhire ve ihsân-ı vâfireler ile behremend [ü] behreyâb olup baş dil getiren garîb yiğitlere kırkar guruş ve birer gümüş çelenk ile ser-firâz etdiler ve sandalların imdâd veren yigirmi pâre şayka kapudanlarına birer hil‘at ve kürek çeken levendâtlarına onar guruş in‘âm olunup Kazak-ı Ak'ın şaykalarında {esîr} bulunan ümmet-i Muhammed esbâbların başka yığup esîr olan ibâdullâh halâs olduklarına hamd [ü] senâ ederken cümle ibâdullâha isbât etdiği mâlların verüp niçesine harçlık ihsân edüp herkes gemiler ile vatan-ı aslîlerine revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29b–30a ·
metinde göster ·
… -) (---) günü dâr-ı bâkî mansıblarından evc-i illiyyîn mansıbıyla behre-mend ve
behre-yâb
olup bilâ-tevâbi‘ ve-lâ-levâhık cânib-i Hakk'a revâne oldu. Rahmetullâhi aleyhi …
Ve'l-hâsıl dâr-ı fânî menâsıbların cümle zabt edüp dünyâda adâlet ederek yetmiş yedi sene mu’ammer olup âhir Cenâb-ı Kibriyâ Melek'e Arapça yarlığ-ı belîğiyle sene (---) târîhinin mâh-ı (---)(---) günü dâr-ı bâkî mansıblarından evc-i illiyyîn mansıbıyla behre-mend ve behre-yâb olup bilâ-tevâbi‘ ve-lâ-levâhık cânib-i Hakk'a revâne oldu. Rahmetullâhi aleyhi rahmeten vâsi‘a. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 49a ·
metinde göster ·
… a‘rî hazretleri. Hamd-i Hudâ sohbet-i hâsları ile müşerref olup dest-bûslarıyla
behreyâb
olduk. A‘izze-i kirâmdan bir ulu sultân idi.
Ve yine bu âsitâne cenbinde şeyh Ebû şa‘rî hazretleri. Hamd-i Hudâ sohbet-i hâsları ile müşerref olup dest-bûslarıyla behreyâb olduk. A‘izze-i kirâmdan bir ulu sultân idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y256a ·
metinde göster ·
… azîm ile kelle-i murdârları dîvân-ı Mısır'a gelüp cümle guzât ihsân-ı vezir ile
behreyâb
olup bu kadar mel‘ûnlar şerrinden âsitâne-i Bedevî pâk oldu.
Ba‘dehu bu kadar mel‘ûnlar kellelerin necis ile âlûde olmuş cesed-i murdârlarından kat‘ edüp alay-ı azîm ile kelle-i murdârları dîvân-ı Mısır'a gelüp cümle guzât ihsân-ı vezir ile behreyâb olup bu kadar mel‘ûnlar şerrinden âsitâne-i Bedevî pâk oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y288b ·
metinde göster ·