… ığla ve Menteşa semtlerinde bu sâz çokdur, levendâne bir sâzdır, sâzendelerinde
Bekir Ağa
ma‘lûmumuzdur.
Sâzendegân-ı muğniciyân: Neferât 55, Ma‘nisa'da peydâ olmuşdur ammâ Nihânî Çelebi Sâznâme'sinde yazmamış. Kânûn şeklinde yigirmi dörd şu‘be üzre yigirmi dör[d] kirişlidir. Tire ve Ma‘nisa ve Aydın ve Sarhan ve Kara Biga ve Sığla ve Menteşa semtlerinde bu sâz çokdur, levendâne bir sâzdır, sâzendelerinde Bekir Ağa ma‘lûmumuzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 207b ·
metinde göster ·
… n-lillah yetmiş bin guruş masrûf edüp Rûznâmeci İbrâhîm Efendi çerâğı Babadağlı
Bekir Ağa
ilkâsı ve mübâşeretiyle iki konak yerden dağları ve deşt-i hâmûnları deşüp kehr …
Medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur. Ammâ on bir aded mekteb-i sıbyân-ı ebcedhânı ve üç aded hammâmı ve üç aded hânları ve iki yüz aded dükkânları var. Sene (---) târîhinde Köprülüzâde Ahmed Paşa Kethüdâsı Ebü'l-hayr İbrâhîm Ağa çârsû içinde iki başı dervezeli ve kârgîr kiremit örtülü bir şâhrâh üzre yüz aded dekâkîn-i nev-binâ bir bezzâzistân inşâ edüp şehre şöhret vermiş. Hudâ âfet-i şöhretden emîn ede. Ve kurbunda bir bezzâzistân hammâmı binâ etmiş kim bir bezek-ârâdır. Ve bu şehir susuzluk ile meşhûr idi. Cümle ahâlîsi çâh-ı mâ-i şûrelere muhtâclar idi. Hattâ Dervîş Mehemmed Paşa vâlî-i Özi iken bu şehirde muhâfaza beklerken bu Hacıoğlu kazâsından askerine kırk bir bin guruş su içirdiği kütüb-i sicillât-ı mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübînde mürakkâmdır. Bu mâl cümle re‘âyâ vü berâyâ kîsesinden çıkmışdır. Hâttâ efendimiz Melek Ahmed Paşa aslahu'z-zalame iken üç ayda askerine üç bin guruşluk su içirmemişdir. Böyle bir kaht mâlı şehirdir kim re‘âyâ paşalara arabalar ile fıçı fıçı su taşırlar. Bu zulm-i sarîh bir diyâra mahsûs değil iken yine Köprülüzâde kethüdâsı İbrâhîm Ağa bu şehre hasbeten-lillah yetmiş bin guruş masrûf edüp Rûznâmeci İbrâhîm Efendi çerâğı Babadağlı Bekir Ağa ilkâsı ve mübâşeretiyle iki konak yerden dağları ve deşt-i hâmûnları deşüp kehrîzler ile bir âsiyâb yürüdür âb-ı hayâtı bir senede şehr-i Hacıoğlu'na getirüp dokuz mahallede dokuz aded uyûn-ı câriye inşâ edüp ahâlî-i şehir harâret-i atşândan müstağnî olduklarından mâ‘adâ cemî‘i hayvânâtları ve bâğ u gaytânları Arapça le hayât bulup 122b cümle besâtîn ve hadîkaları ravza-i rıdvândan nişân verir oldu. Bu kerre ehl-i beled "Sâhibü'l-hayrât şehrimiz sele aldırup çamur olur oldu" deyü sâhib-i hayra teşekkî etdiler. Ol keremkâr dahi merdüm-kârlık edüp mâlından üç bin guruş dahi ifrâz edüp çeşme râhlarına ve gayri şâhrâhlara memerr-i nâs içün kaldırımlar yapup şehri tathîr eyledi. Mezkûr çeşmelerin târîhleridir ki tahrîr olundu:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 122a–122b ·
metinde göster ·
… e gayri büyût-ı müte‘addidelerdir. Cümleden mükellef Güzelce Alî Paşa sarâyı ve
Bekir Ağa
sarâyı ve Serdâr Solak sarâyı ve İmâm sarâyı ve Mütevellî sarâyı ve Voyvoda sar …
Ve cümle kiremitli ve tahta-i şındıra ile mestûr kâmil üç bin aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ sarây-ı âlîler ve gayri büyût-ı müte‘addidelerdir. Cümleden mükellef Güzelce Alî Paşa sarâyı ve Bekir Ağa sarâyı ve Serdâr Solak sarâyı ve İmâm sarâyı ve Mütevellî sarâyı ve Voyvoda sarâyı ma‘lûmumuz olan hânedân-ı azîmler bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 127a ·
metinde göster ·
… i sultândan ni‘metleri ve atlarına şa‘îrleri mebzûldür. Andan çârsû içinde Hacı
Bekir Ağa
kârbânsarâyı yenidir. Ve Solak Serdâr kârbânsarâyı latîfdir. Ve cümle sekiz ade …
Ve cümle üç aded kârbânsarây vardır. Cümleden Sarı Saltık Sultân tekyesinde olan kârbânsarâyda her şeb yüz iki yüz atlı konup göçüp dervîş-i dil-rîşânların huddâmları hizmet edüp imâret-i sultândan ni‘metleri ve atlarına şa‘îrleri mebzûldür. Andan çârsû içinde Hacı Bekir Ağa kârbânsarâyı yenidir. Ve Solak Serdâr kârbânsarâyı latîfdir. Ve cümle sekiz aded hân-ı mücerredânlardır kim cümle tüccârân-ı berr ü bihâr-ı sevdâgerân bu hânlarda sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 127a ·
metinde göster ·
… badağı: Cümle on bir aded mesîregâhdır. Evvelâ şehrin şarkında Kulle bâğları ve
Bekir Ağa
hânesi ensesinde Yarbağları ve Dede Saltık Sultân korusu bir azîm hıyâbân u çın …
Ve teferrücgâh-ı Babadağı: Cümle on bir aded mesîregâhdır. Evvelâ şehrin şarkında Kulle bâğları ve Bekir Ağa hânesi ensesinde Yarbağları ve Dede Saltık Sultân korusu bir azîm hıyâbân u çınaristân ve çengelistân ü kûyâh-ı sebzezâr ve lâle-ızâr u sayd [u] şikârlı korudur. Ferd-i âferîdeden bir merd ü zen bir haşebin almağa kâdir değildir. İllâ hâkim izniyle tekyeye ve ba‘zı vakfullah binâlara haşeblerin kat‘ ederler. Anda Sarı Saltık Sultân'ın niçe bin koyunu ve sığırı ve sıpası ve atları ve kısrakları ve taylakları mâl-â-mâldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 127b ·
metinde göster ·
… Ol gice Hasan Çelebi'yi, Ortaköy'de Baltacı Mahmûd Ağa yalısında Mahmûd Ağazâde
Bekir Ağa
ile müşâverede imiş, hakîri görüp "Bre Evliyâm hoş geldin" deyüp ayağa kalkup " …
Ve dahi bunun emsâli niçe gûne fezâhatlar edüp nâ-hak yire hûn-ı ibâdı döküp Haccâc-ı Zâlim Yûsuf zulümleri oldurdu. Hemân ol gün Kaya Sultân hakîre on kıt‘a mektûblar ile beşyüz altun harc-ı râh verüp "Meded Evliyâm, bir ayak evvel paşama yetiş. Durmasın hemân Kürdistân'a cân atsın. İşte Kudde Kethüdâsı'nı 185b ve Moralı Defterdâr Mustafâ Paşa'sını ve re’îsü'l-küttâbı olan Mevkûfâtî Mehemmed Efendi'sini ve niçe tevâbi‘lerin dahi çok katl ederler. Ve elbetde paşamı katl etmek içün sa‘âdetlü pâdişâh ve cemî‘i ulemâ ü sulehâ ve vüzerâ vü vükelâlar ve Vâlide Sultân ve cümle sipâh ve yeniçeri ocakları paşamın katline İpşir'in hatt-ı şerîf istediğin cümle istimâ‘ edüp "Melek Ahmed Paşa bir sâlih dindâr ve mü’min ü muvahhid, bî-garaz u ehl-i ırz bir vezîr-i dilîrdir. Ne cürm sâhibidir kim anın katline hatt-ı şerîf istersiz, verme pâdişâhım, Melek Paşa bu devlete yine lâzımlı âdemdir. Bir kerre vezîria‘zam ve üç kerre kâ’immakâm-ı mu‘azzam olup cümle kul ile hüsn-i ülfet etdi" deyü cümle kul ayak basup hatt-ı şerîfi İpşir pâdişâhdan alamadı. Ammâ Evliyâ'm, kimbilir bu İpşir Mustafâ Paşa, Melek Paşa kocamın akrabâsıdır, amma akrabâsıdır. Belki bir hâl ile paşacığımun katline nihânîce bir hatt-ı şerîf ala. Ammâ Evliyâm yetiş paşaya, hemân Kürdistân. Ve mansıbı var, acele ile revâne olsun. İsterse sonra Gence'ye ve İrân-ı Nahşivan'a Revân'a sefer etsin" deyü fakîre Kaya Sultân ağlayarak mektûbları elime verüp bir cevâhirli sâ‘at dahi verüp "Şimdi sana yollarda {sâ‘at} pek lâzımdır. Hemân durma" deyü bir semmûr parçası kürk ihsân edüp hakîri ol gice Gümrük Emîni Hasan Ağa'ya gönderdi. Ol gice Hasan Çelebi'yi, Ortaköy'de Baltacı Mahmûd Ağa yalısında Mahmûd Ağazâde Bekir Ağa ile müşâverede imiş, hakîri görüp "Bre Evliyâm hoş geldin" deyüp ayağa kalkup "Gel Evliyâm, seni bu gice yine İslâmbol'a bir işe göndereyim. Gel seninle sehel müşâverem vardır" deyü elime yapışup hücreden taşra halk mâbeyninden çıkup bir pinhân hücrede elime üç kıt‘a mektûblar verüp "Durma yetiş paşaya, işte sana iki yüz altun" dedi ve "Kaya Sultân'dan mektûblar aldın mı?", "Aldım!" dedim. "Durma git, ammâ İzmit şehrine varınca gündüz ve gice ile ulu yollar ile gitme ve menzillere uğrayup sakın at alma. Hemân kendü atlarınla ılgar ile seğirdüp git. İşte sana yüz altun dahi" deyüp beni bir kayığa koyup alarka olacak mahalde "Evliyâ Çelebi, bizim gümrüğe İslâmbol'da uğrayup sandık emînine selâm eyle. Biz yarın İslâmbol'a varımazım" deyü halk arasında o gice hakîri İslâmbol'a gönderme evzâ‘ın edüp hemân hakîr "Nola sultânım?" deyü Ortaköy'den iki yatsı zamânı avanta kayık deyüp akıntı ile baş aşağı akup tarfetü'l-ayn içre Üsküdar'a varup mukaddemâ atların hıfz etdiğim mahall-i ma‘hûdeye varup üç nefer yarar pür-silâh gulâmlar ve beş re’s küheylân atlarım ve Abaza Marşân Yûsuf'u ve Abaza Kamış Mehemmed'i ve Abaza Cumbalı Alî'yi alup yedi aded salt u sebükbâr küheylân atlı pür-silâh âdemler olup nısfu'l-leylde ol şeb-i muzlimde "Tevekkeltü ala'llah" deyüp Çamlıca dağına yedi kişi çıkup ikişer rek‘at namâz kılup Üsküdar şehrinde ve İslâmbol'da medfûn olan erenlerin rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp cümle ervâh-ı enbiyâ vü evliyâ ve kutbu'l-aktâb u ümenâ u evtâd ve nücebâ ve nukabâ ü büdelâ ve mecâzibûn u melâmiyyûn ve ricâlü'l-gayb ve birler ve üçler ve yediler ve kırklar ve yüzler ve binler ve binbirler rûh-ı şerîfleriyçün bir Yâsîn-i şerîfe tilâvet edüp rızâ-yı Allah içün savâbın mezkûr ricâlullahların rûh-ı şerîflerine hîbe eyleyüp el yüze sürdük. Hudâ âlim u dânâdır, bu hakîr gûyâ bir zireh-i polâd-ı Nahşivânî giyüp Bismillah deyüp atf-ı ınân-ı esb-i sabâ-sür‘atimizi sür‘at ile cânib-i Van'a sürüp diyâr-ı Van'a revâne olduk. Hudâ-yı Bîçûn yolumuz âsân ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 185a–185b ·
metinde göster ·
Bağdâd'a kapanup şâha haber gönderdikde der-akab Bağdâd etrâflarında karîb olan …
Ve beri tarafda Bağdâd'ı Hâfız Ahmed Paşa'ya verdi. Ve kat‘-ı menâzil ederek {Hâfız Paşa}, Bağdâd'a karîb vardıkda Bağdâd-ı behişt-âbâdın cümleden meliki ve ebü'l-kelâmı olan Bekir Subaşı nâm şakî-yi âsî Hâfız Paşa geleceğinden havfe düşüp kal‘a-i Bağdâd'a kaparup cenge âheng etdi. Ve bir tarafdan şâha haber gönderdi kim "Şâhım Bağdâd senindir, yetiş." dedi. Ve bir tarafdan Merre Paşa'ya haber gönderüp her sene yüz bin guruş vermeğe der-uhde etdüği haberi ve kal‘aya kapandığı haberi gelince hemân Sadrıa‘zam Merre Paşa Çopur Bekir'e iki tuğla eyâlet-i Bağdâd'ı tevcîh edüp Harput Beği İbrâhîm Beğ pederimiz hânesinde mihmân iken Çopur Bekir, Paşa'nın emîrlerin ve hatt-ı şerîflerin eyâlet-i Bağdâd müjdesiyle götürmede. Ammâ beri tarafda Çopur Bekir Ağa Bağdâd'a kapanup şâha haber gönderdikde der-akab Bağdâd etrâflarında karîb olan hânlardan ve sultânlardan yetmiş bin aded şâh leşkeri zîr-i Bağdâd'a gelüp meks etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 335a ·
metinde göster ·
Âl-i Osmân tarafına haber gönderüp eyâlet-i Bağdâd'ı taleb etdüği habere muntaz …
Bu kerre derûn-ı kal‘ada mutahassın olan Çopur Bekir Ağa Âl-i Osmân tarafına haber gönderüp eyâlet-i Bağdâd'ı taleb etdüği habere muntazır olduğundan Bağdâd'ı şâh askerine vermeyüp derûn-ı dilden ve cân-ı gönülden kapandıkda Acem ceyşi dahi bedürüstî cenge âheng edüp top u tüfenge ve lağımlara başlayup tarafeynden germâ-germ cengler olmada ve Hâfız Ahmed Paşa "Eyâlet-i Bağdâd'a vâlî oldum" deyü gelmede. Ve Bağdâd'a kapanan Çopur Bekir, paşaya dahi ılgar ile eyâlet-i Bağdâd gelmede. Ammâ Bekir Subaşı Kızılbaş ile ceng-i azîm etmede. Ammâ hikmet-i Hudâ Bekir Subaşı'nın bir veled-i zinâ zâde-i pîç-gâdesi ceng esnâsında Bağdâd'ın iç kal‘asının Uğrın kapusun küşâde edüp Kızılbaş askerin kal‘aya doldurup ceyş-i Acem-i Becem derûn-ı kal‘aya mâl-â-mâl olup sene 1033 târîhinde Sultân Mustafâ hilâfetinde ve Merre Hüseyin Paşa sadâretinde sû-i tedbîr-i Merre ile merreten vâhide Bekir Subaşı nâm mel‘ûnun destinden dest-i Acem'e girüp Şâh Abbâs-ı Evvel hâkim-i sâbi‘ aşer oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 335a ·
metinde göster ·
… Bizim Rûmluyu Hind'de bulursa kırsınlar." deyü nâmeler yazılup Hind pâdişâhına
Bekir Ağa
nâm ser-bevvâbân-ı hümâm ile Hind'e gitmede. Ammâ İrân-zemîn tarafında Şâh Safî …
Bu mazmûn-ı füsûn üzre Ka‘be örtmeden bir sefîl pâ-bürehne ve ser-bürehne Hindî'nin avret yerin örtmek merdlikdir. Hemân Hindîlerin Hind'e kığırsınlar. Bizim Rûmluyu Hind'de bulursa kırsınlar." deyü nâmeler yazılup Hind pâdişâhına Bekir Ağa nâm ser-bevvâbân-ı hümâm ile Hind'e gitmede. Ammâ İrân-zemîn tarafında Şâh Safî'den aslâ bir elçi gelmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 338a ·
metinde göster ·
… Paşa imâr edüp nehr-i Şatt'dan Düceyle arkı girdiği mahalle Murtezâ Paşa Ağası
Bekir Ağa
bir câmi‘ ve medrese ve hân u hammâm ve birkaç aded dükkân ve bir mekteb-i sıby …
Menzil-i kasaba-i Düceyle-i cedîd ya‘nî şehr-i kadîm Sümeyke: Şehr-i kebîr iken mürûr-ı eyyâm ile harâb olup Kör Hudâbende Şâh tur‘asın harâb etdi. Hâlâ Murtezâ Paşa imâr edüp nehr-i Şatt'dan Düceyle arkı girdiği mahalle Murtezâ Paşa Ağası Bekir Ağa bir câmi‘ ve medrese ve hân u hammâm ve birkaç aded dükkân ve bir mekteb-i sıbyân inşâ edüp yedi yüz mikdârı hâneler ile günden güne imâr olmadadır. 408a Sene 1065 târîhinde Murtezâ Paşa'nın yüz bin guruş sarf edüp açdığı Düceylân arkı budur kim hâlâ üç yüz pâre kasabât misilli ma‘mûr u âbâdân kendlerdir ve beş yüz atlı ile iner ve biner hoş-âmed ağası hâkimi vardır. Hâlâ bu Düceylân hükûmetinden bin kise mâl hâsıl olup Âsitâne'ye üç yüz kise irsâliye gidüp mâ‘adâsı paşaya ve kulun mevâciblerine kalır. A‘lâ vü zîbâ hükûmet olduğu bâlâda evsâf-ı Düceylân ile tahrîr olunmuşdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407b–408a ·
metinde göster ·
… si ve rûznâmeci ve Ak tabyanın on iki aded sancak ağaları ve Su kullesi dizdârı
{Bekir Ağa
ve on iki} aded tuğ sâhibi {Su kullesi} ağaları ve liman kapudanı on pâre firka …
Ve cebecibaşı ve topçubaşı ve kumbaracıbaşı ve yerli yeniçeri ağası ve yerli cebeciler ağası ve yerli topçular ağası ve on iki bölük yerli azebistân ağası ve yerli kumbaracıbaşı ve yerli lağımcıyân ağası ve on iki {aded} taşra tabyaların ağaları ve cümle üç aded kal‘a dizdârları ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve muhtesib nâ’ibi ve kassâm-ı askerî nâ’ibi ve muhtesib ağası ve mi‘mâr ağası ve harâc ağası ve şehir kethudâsı ve marankoz ağası ve meremmâtçıbaşı ve bârûdcubaşı ve çerâhorbaşı ve üç yerde çalıcı mehterbaşı ve liman ağası ve gümrük emîni ve bâcdârbaşı ve dellâlbaşı ve liman reîsi ve tershâne emîni ve mâl defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çavuşlar kâtibi ve defter emîni ve muhâsebeci efendi ve mukâta‘acı ve kal‘a tezkirecisi ve rûznâmeci ve Ak tabyanın on iki aded sancak ağaları ve Su kullesi dizdârı {Bekir Ağa ve on iki} aded tuğ sâhibi {Su kullesi} ağaları ve liman kapudanı on pâre firkateye mâlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 317b ·
metinde göster ·
… hânı ve Kuyumcu Mahmûd Ağa hânı Y 36b ve Alî Beğ vakfı Eski hân ve Karaköy'de
Bekir Ağa
hânı ve Çaybaşı'nda Hacı Alî Ağa hânı ve isimleri ma‘lûmumuz olmayan niçe yüz h …
Ve cümle (---) hân-ı azîmlerdir. Evvelâ Tahılbâzârı hânı kurşumlu kal‘a-misâl kırk ocaklı ve kırk kubbeli hân-ı kebîrdir kim cümle Arab u Acem bâzergânları anda meks ederler. İsmine Hâtûniyye hânı derler. Ve Alî Ağa hânı ve Acemler hânı ve Kuyumcu Mahmûd Ağa hânı Y 36b ve Alî Beğ vakfı Eski hân ve Karaköy'de Bekir Ağa hânı ve Çaybaşı'nda Hacı Alî Ağa hânı ve isimleri ma‘lûmumuz olmayan niçe yüz hânlar vardır. Ammâ kurşumlu kal‘a gibi kârgîr binâ-yı kadîm olan hânlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y36a–Y36b ·
metinde göster ·
… a‘yâniyle ve mollâ ve Şeyhülislâmı Mahmûd Efendi ve Yeniçeri Serdârı Kassâbzâde
Bekir Ağa
ile ve gayri ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup bu şehirden garb tarafına bâğlar ve …
Ba‘dehu bu şehrin a‘yâniyle ve mollâ ve Şeyhülislâmı Mahmûd Efendi ve Yeniçeri Serdârı Kassâbzâde Bekir Ağa ile ve gayri ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup bu şehirden garb tarafına bâğlar ve bâğçeler içre gidüp ve nehr-i Gedüs'ü bu sahrâ içre atlarımız ile gücile ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y39a ·
metinde göster ·
bu kasabada sâkindir. Hânedân-ı azîm sâhibidir kim ta‘rîf ü tavsîfinde kalem kâ …
Ve Nakîbüleşrâf Seyyid Bekir Ağa bu kasabada sâkindir. Hânedân-ı azîm sâhibidir kim ta‘rîf ü tavsîfinde kalem kâsirdir. Hemân şundan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim yaz u kış subh [u] mesâ merreteyn sofra-i Halîlî çekilüp ni‘met-i celîli tenâvül olunup yevmiyye ikişer yüz sahan mümessek ta‘âmı hâss [u] âma ve ulemâ vü avâma ta‘âmı mebzûldür. Ve her şeb sâz [u] söz ile Fisagores-i Tevhîdî fasılları olup ba‘de's-sohbe müsâfirîne yetmiş seksen harîr câmehâblar döşenir. Mâh u sâl bu tertîb üzre bir Hâtem-i Tay ve Ca‘fer-i Bermekî-rey zât-ı şerîf halîm ü selîm zât-ı mükerremdir. Ve âlem ağyâr-ı gayrıdan bî-haber olunca kendü savma‘asına girüp tâ vakt-i fecre dek tâ‘at [u] ibâdâta meşgûl bir zât-ı şerîfdir. Ba‘zılar ilm-i kâfda kâmil ayârdır derler, ba‘zılar sâhib-i vefkdir derler, ba‘zılar bir fukarâ nefesiyle ganî olup anıniçün fukarâlar ile üns [ü] ülfet eder derler. El-hâsıl bî-bedel mihmândâr ve merkezinde ber-karâr çelebidir. Ve birâderi el-Hâc Seyyid Hamza Çelebi dahi zât-ı hoş-hisâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y84b ·
metinde göster ·
Ve a‘yân-ı vilâyetden ve erbâb-ı yârândan Nakîbüleşrâf
Bekir Ağa
ve bürâderi el-Hâc Hamza Ağa ve Nedîm Çelebi ve Yahyâ Ağa ve Bedastenli Mehemme …
Ve a‘yân-ı vilâyetden ve erbâb-ı yârândan Nakîbüleşrâf Bekir Ağa ve bürâderi el-Hâc Hamza Ağa ve Nedîm Çelebi ve Yahyâ Ağa ve Bedastenli Mehemmed Ağa ve Arab Sâlih Efendi hânesi gulûy-i âm ile sengsâr olup mâl [ü] menâli gâret olup kendi firâr etmişdi. Ve Yeşil İmâret imâmı Çelebi Efendi ve Serdâr Çolak Laz Çavuş ile ve Melek Ahmed Paşalı kapu yoldaşımız Hüseyin Ağa ile ve niçe ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup müsellim ağa ile ziyâfete revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85b ·
metinde göster ·
Kasaba-i Tilkili: Üç yüz türâb örtülü hâneli ve bir câmi‘li ve bir mescidli ve bir hânlı ve bir küçük hammâmlı ve bir kaç dükkânlı kasabacıkdır. Davaz kadısı ve serdârı ve kethudâyeri bunda sâkin olurlar. Yüz elli akçe şerîf kazâdır ve 32 nâhiye kurâları var. Menteşe paşasının hâssı ve subaşılığıdır. Bir dere kenârında âb [u] hevâsı latîf bâğlı bâğçeli bir yerdir. Ve yeniçeri serdârı Elhâc Bekir Ağa hakîre refîkler verüp Davaz vâdîsi içre 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y96b ·
metinde göster ·
… mmed Paşa'dan kırk kîse ve Sayda paşası el-Hâcc İshâk Paşa'dan kırk kîseyi Hoca
Bekir Ağa
tahsîl edüp Hüseyin Paşa'ya teslîm etdükde paşa-yı mükerrem dahi tevâbi‘atına b …
Evvelâ Siyâvuş Paşa merhûmun bürâder-i kihteri Vezîr Hüseyin Paşa hazretleri şâm eyâletine mutasarrıf olup cemî‘i huccâc-ı şâm'ı Ka‘be-i şerîfe götürüp getirmeğe me’mûr oldu. Zîrâ Arab aşkıyâsı her sene huccâc-ı müslimîni nehb ü gâret ve bu kadar gadr ü hasâret etdikleri der-i devlete mün‘akis olup şâm eyâleti sancakları ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârı ve bin beş yüz şâm yeniçeriyânı ve ağaları ile Hüseyin Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup şâm-ı Tarabulus'da Kara Mehemmed Paşa'dan kırk kîse ve Sayda paşası el-Hâcc İshâk Paşa'dan kırk kîseyi Hoca Bekir Ağa tahsîl edüp Hüseyin Paşa'ya teslîm etdükde paşa-yı mükerrem dahi tevâbi‘atına bezl edüp evvelâ yigirmi kapucubaşıya üçer yüz guruş ve beşer deve ve birer akkâm ve birer sakkâ ve birer meş‘alciyân verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y257b ·
metinde göster ·