İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bela*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
49
isabet
49 cümle/beyitte
18,2
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
14
farklı biçim
54 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3112,7
Kutadgu Bilig17231,1
Dede Korkut Kitabı130,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–49 / 49

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bela*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 879 toga isiz erse aŋar yoḳ otı / ajunḳa bela ol boḍunḳa yutı
KB 932 bela mihnet emgek ökünçün sıġıt / isizük yanutı bolur ay yigit
KB 1263 erejke yaḳın tut yıraḳ tut bela / ikigün ajunda munı sen yula
KB 1265 köŋüldin birü ḳıldı eḍgü du’a / ay eḍgü du’a sen belanı yıġa
KB 1272 ḳayu ḳul bayatḳa ınansa turup / bela ḳaḍġu ḳapġın öziŋe tudı
KB 1367 bela küç yirinde sen eḍgü ḳılın / boḍunuġ sewindürgil elgin tilin
KB 2693 bitigçi biliglig uḳuşluġ kerek / ḫatı uz belaġat taḳı eḍgürek
KB 2695 belaġat bile ḫat teŋeşse ḳalı / iḍi eḍgü til bu bitig söz tili
KB 3391 oġul ḳız atası tü emgek körer / bela mihnet erse yaŋan teg yüḍer
KB 4372 çıġayḳa ülese kümüş neŋ tawar / bayat ḳolsa andın belanı yıġar
KB 4619 bela miḫnet ol ig ölüm tutġaḳı / ölümde tatıġ yoḳ azu yaḳşısı
KB 4789 muŋumḳa taḳımla maŋa ol yarar / bela ḳaḍġu tegse mini ol yular
KB 4918 sewinç ḳayda erse soŋında bela / erej ḳayda erse miŋ emgek bile
KB 5423 bu dünya tünek ol ḳaraŋḳu ḳuḍuġ / bela miḫnet ol barça munda yoduġ
KB 5832 negü tir mini üşgürürmü du‘an / du‘a ol bayattın belaḳa aman
KB 6386 bu kün biz ilinmiş tururmız muŋar / küḍezsün bayat bu beladin sıŋar
KB 6494 küḍezsü uġan teŋri imanımız / kötürsü bu fitne bela isiz iz
EÇS I 18b … Hâlâ mu‘attaldır. Ammâ yine taraf-ı sultândan fermân olunsa bir a‘lâ ma‘dendir. Belağan mâ-belağ husûlü mümkündür. Ve,
EÇS I 20b … r vâsıl olunca ahd-i emânları üzre mâl-ı hazâyinlerin ve halîfeye ve serdârlara belağan mâ-belağ hedâyâların verüp asker-i İslâm Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretlerin Eğrikap …
EÇS I 51a … tmemişlerdir. Bu Erdel diyârına Hak bereket versin dörd kerre seferinde elimize belağan mâ-belağ mâl-ı ganâyim üsârâ girmişdir.
EÇS I 91b … l-feth'in hâcesi idi. Ebü'l-feth'e dilgîr olup Mısır'da Sultân Kayıtbay'a gidüp belağan mâ-belağ mâl [u] emlâke mâlik olup ba‘dehu Mehemmed Hân ricâsıyla yine Sultân M …
EÇS I 176a … ve Abaza ve Çerkez gulâmların sarây-ı hâssa alup çerâğ efrûhte edüp sâhiblerine belağan mâ-belağ ihsânlar etdi.
EÇS II 263a–263b … a-yı hümâyûnuyla berren ve bahren sene-i sâbıkdan ziyâde deryâ-misâl askerlerin belağan-mâ-belağ mühimmât-ı elzem [ü] levâzımât ve niçe bin lâğımcılar ve beldârân ve teberdârân …
EÇS II 272b–273a … b ve mahbûbe kız ve oğlan vermeğe başladılar. El-hâsıl cümle guzât-ı muvahhidîn belağan-mâ-belâğ mâl-ı Kârûn'a mâlik oldular. Niçe bin garîbü'd-diyâr bu kâr-ı ganâ’imi ve bu sü …
EÇS II 330a–331b … dukların cümle pâdişâha arz edüp cemî‘î beğler ve paşalar ve iş erlerinden dahi belağan-mâ-belâğ mâl [u] menâl [ve] metâ‘-ı firâvân alup istihlâs-ı Gönye'yi, pâdişâha Gürcî Beğ …
EÇS II 331b–332a … rları dâr-ı bevârları önünde 332a püşte püşte oldu. Ve cümle guzât-ı müslimîn belağan-mâ-belâğ mâl-ı ganâ’imle muğtenîm olup derûn-ı kal‘ada olan zî-kıymet esbâb u eskâli ve …
EÇS III 36b–37a … da'dırlar. Hazret-i Yûsuf {bu mezkûr karındâşların gördükde safâ edüp cümlesine belagan mâ-belağ gılâller ihsân etdi. Ammâ birinin rûhlarının haberi yok idi kim halîfe …
EÇS III 74a … lup paşa kal‘asında sarâya muttasıl Çavuşzâde hânesin fakîre konak ihsân olunup belagân-mâ-belâğ ta‘yînâtlarımız alup,
EÇS III 172b … ka fişek-i âsumânî semâya münkalib olup terakkîler ve bahrîler ve kelebekler ve belaluçkalar ve deliceler ve kepişler ve horoslar ve kulle ve kepişler bu makûle fişeklere â …
EÇS V 70a … katarların verüp yanlarına on bayrak sekbân koşup her bir kızlara ve tavâşîlere belağan mâ-belağ ihsânlar edüp Murtazâ Paşa'ya,
EÇS V 73a … ve her gün Murtazâ Paşa'dan ve Kadrî Paşa'dan ve Dutsak Alî Paşa'dan üç vezîre belağan mâ-belağ hedâyâlar ve meyveler gitmede, ammâ günden güne üç vezîrin ve bu kadar …
EÇS V 79b–80a … â bizim hidmetimizde ol" deyüp, sâ’ir ağavâtları zümresine bu hakîri ilhâk edüp belağan mâ-belağ ta‘yînâtlar ihsân olunup şeb [ü] rûz hayır du‘âsı evrâdına meşgûl olup …
EÇS V 109b Evvelâ şehr-i Edirne'de cümle a‘yân-ı devlet efendilerimizden belağan mâ-belağ harc-ı râh ihsânlar alup on re’s atlar ve sekiz aded huddâmlarımla Edi …
EÇS V 111a … aht [u] galâ oldu, ammâ nehr-i Tuna ellerinde olup Paçka ve Laşka taraflarından belağan mâ-belağ zahîreleri ve her tarafdan imdâdlar gelirdi. Hemân Gâzî Ebü'l-feth kal …
EÇS V 123b–124a … ng ederek bir gayrı gediklerden serdâr-ı mu‘azzam önüne geldiklerinde cümlesine belağan mâ-belağ ihsân [u] in‘âmlar ile tîmâr ve ze‘âmetler ihsân olundu. Bunların akab …
EÇS VII 18b–19a … ede ede selâmetle birkaç kelle ve esîrleriyle Sadrıa‘zam huzûruna gelüp cümlesi belağan mâ-belağ ihsân u in‘âm ve çelengler alup yine karşu Raba'yı geçüp merkezlerinde …
EÇS VII 22a–22b … lar edüp mecrûh olanlara merhem-bahâlar ve cerrâhlar ta‘yîn edüp amel-mândelere belağan mâ-belağ tekâ‘üd nân-pâreleri ihsân edüp asâkir-i İslâma firâr etme nâmın unutd …
EÇS VII 129b … mda bu gûne şakâlar da olur. Ba‘de'l-meclis herkes hücrelerine giderken herkese belağan mâ-belağ ihsân [u] in‘âmlar olunur.
EÇS VIII 200b … lara ve iki beştavlı nâm Tatarlara ve bizi getiren arabacılara Ak Mehemmed Paşa belağan mâ-belağ ihsânlar edüp gerüye Kırım'a dönüp Or'a iki konak kaldığı mahal ki Kez …
EÇS VIII 288a … kethudâsı Abdî Ağa hakîre bir oda ihsân edüp cümle me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız belağan mâ-belağ ta‘yîn edüp konağımızda âsûde-hâl olunup devâm-ı devlet-i pâdişâhîye m …
EÇS VIII 298b–299a … kuyruksuz atların ve âlât-ı silâh cebehânelerin cümle mîrîye alınup getirenlere belağan-mâ-belağ ihsânlar olup İbrâhîm Paşa ve Kaplan Paşa'ya birer semmûr postîn kürkler in‘âm …
EÇS IX Y7b … namâzı edâ edüp cümle yayla halkı bizden hazz edüp me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız belağan mâ-belağ verdiler. Ol gece anlar ile cân sohbeti edüp serencâmımız bunlara nakl …
EÇS IX Y48a … ehemmed Paşa. Sebeb-i binâsı oldur kim İzmir'de cemî‘i küffâr-ı hâksâr gemileri belagan mâ-belag yükün alup gümrüğü murâdı üzre verüp yâhûd bir habbe vermeyüp salpa de …
EÇS IX Y307a … n cemî‘i eşyâ bu şehre gelüp ganîmet olur. Hattâ bunda cümle huccâc zahîrelerin belağan mâ-belağ alup develerine ikişer alîk verdiler. Ve bundan cemî‘i tulumları su il …
EÇS X Y221b Habîbâ senin kelâmın belagu'l-ulâ değil mi
EÇS X Y388a … hâ hattâ tenkatı‘a etmâ‘u'l-küffâri minhâ fe-hedemnâhâ haceran haceran. Felemmâ belaga'l-kitâbü ilâ Emîri'l-mü’minîne Ömer radıyallâhu anh, a‘razahu alâ seyyidinâ el-evliyâ ve …
EÇS X Y442b Bu kavm içre bir gün meks edüp cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız belağan mâ-belağ görüp bu Hânende kavmi develerinden bin tulum su yükledüp yine cânib-i …
EÇS X Y450b … îmet edüp hakîr şikeste-hâtır olmağile Hüseyin Paşa efendimizin hizmetinde olup belağan mâ-belağ ta‘yînât in‘âm ihsânlar alup Circe hâkimi Kâsım Beğ'e gönderdi ve niçe …
DK V 13 … alçuġı aġça ḳoca gözçügezi çönge ḳoca mere ne heybetlü ḳocasın digil maŋa ḳadam belam ṭoḳınur bu gün saŋa didi böyle digeç 'azrā'ilüŋ acıġı ṭutdı aydur