Karye-i Baru: Anı geçüp andan Tikmânbeli'n aşup bir
beldir
kim kâmil yedi sekiz ay seddolup şiddet-i şitâdan kuş uçmaz, anı yüz bin ıtâb-ı …
Karye-i Baru: Anı geçüp andan Tikmânbeli'n aşup bir beldir kim kâmil yedi sekiz ay seddolup şiddet-i şitâdan kuş uçmaz, anı yüz bin ıtâb-ıla ubûr idüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 284a ·
metinde göster ·
… Ne‘ûzü billah Rûm'da ve Arab ve Acem [ve] Belh [u] Buhârâ'da meşhûr-ı âfâk bir
beldir
kim anı ubûr eden sevdâgerlerin ve gayrı serverlerin beli tâk olur, yüz bin mih …
Soğanlı Beli: Ne‘ûzü billah Rûm'da ve Arab ve Acem [ve] Belh [u] Buhârâ'da meşhûr-ı âfâk bir beldir kim anı ubûr eden sevdâgerlerin ve gayrı serverlerin beli tâk olur, yüz bin mihnet ile anı aşup (---) sâ‘atde mezkûr belin mâverâsında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 326a ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Çalıkkavak: El-ıyazen billah eyle bir çengelistân-ı hıyâbandır kim derbend-i Maşa ve derbend-i Calındır ve derbend-i Felâket. Ve'l-hâsıl Arab ve Acem'de temâşâ etdiğimiz derbendler bu Çalıkkavak derbendi yanında Sahrâ-yı Tîh [ü] vâdî-i Heyhât'dır. Zîrâ bu Çalıkkavak'da olan çınar ve çam ve mişe ve kavak bir diyarda yokdur. Cümle şecere-i ibret-nümâları evc-i âsumâna ser çeküp ol dırahtların sıklığından zemîne bir habbe-i ful kadar âfitâbın şu‘lesi te’sîr etmez, böyle hıyâbân-ı kûyahistân-ı çengelistândır. Hatta Çalıkkavak namıyla şöhre-i şehr olmasının aslı üç aded birâder-i can-beraber bellerinde birer kemer mâllarıyla bu balkana uğrayup ubûr ederken üzerlerine on aded Bulgar kefereleri hamle edüp bu üç fetâ on kefereye emân u zamân vermeyüp katl ederler. Meğer maktûl olan keferelerin otuz aded refîkleri dahi kemîngâhda âmâde imişler. Hemân cümle küffâr bu üç yiğide üşüp harbe ve navorta ve sapan ve toyka ve sopa ve penyal üşürürler. Hemân bu üç fetâ görürler kim iş işden geçüp Allah deyüp bu otuz kâfire mu‘cizât-ı Muhammedü'l-Mustafâ berekâtıyla Allah'a sığınup girişirler. Küffârın bir kaçı cân havliyle ba‘zı kavak dırahtlarının ardına pinhân olup ol fetâlar kavaklara kılıç urdukça hem kavağı ve hem ardında saklanan küffârları ikişer pâre ederler. Küffâr bu hâlî görüp karârı firâra mübeddel edem zann edüp kırkı da üç yiğidin elinde katl olunup ol fetâlar bu kadar mâl-ı ganâ’imlerin alup sâlimîn ü gânimîn sıla-i rahmlerine giderler. Hâlâ ol yedi aded çalık kavak şâhrâh üzre durur. Ve kırk aded küffâr leşi ol mahalde maşadlıkdır. Ol sebeb ile çalıkkavak deyü elsine-i nâsda meşhûr-ı âfâk bir balkan-ı Çalıkkavak'dır. Hâlâ yüz iki yüz âdem haydûd harâmîleri kesretinden selâmetle geçilmek ihtimâli yokdur. Gâyet muhavvif ve muhâtara beldir kim ubûr edenin belinde tâb u tüvân kalmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 130a ·
metinde göster ·
… yayla aşrı bir konak yerdir. Ammâ mahûf u muhâtara yoldur ve haydud mekânı sa‘b
beldir
. Bu rabta-i Köstence'yi seyr [ü] temâşâ edüp yine cânib-i şarka
Bu kasaba diyâr-ı Rûm'da ikidir. Biri dahi Karadeniz sâhilinde Babadağı kurbunda Köstence benderi derler. Buna Samakov Köstencesi ve Bana Köstencesi derler. Zîrâ kasaba-i Samakov bu Köstence'nin cânib-i garbîsinde yayla aşrı bir konak yerdir. Ammâ mahûf u muhâtara yoldur ve haydud mekânı sa‘b beldir. Bu rabta-i Köstence'yi seyr [ü] temâşâ edüp yine cânib-i şarka
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 147a ·
metinde göster ·
. Andan karye-i Nergök; üç yüz hâneli ve bir deyrli Ermenî köyüdür. Harâcı Van k …
Nergök Gediği: Bir sarp beldir. Andan karye-i Nergök; üç yüz hâneli ve bir deyrli Ermenî köyüdür. Harâcı Van kulu aklâmıdır kim defterdâr tarafından zabt olunur. Andan yine cânib-i şarka 3 sâ‘[atde] kûh-ı Verek'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 285b ·
metinde göster ·
Allâhümme âfinâ, "Kuş uçmaz ve kulan yürümez" dedikleri bir mahûf u muhâtara ve kemîngâhlı ve sengistânlı bir bî-amân boğazdır kim Rûm ve Arab ve Acem'de Lala derbendi nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir zîk yoldur ve sa‘b beldir. Hattâ bu mahalde Gâzî Hudâvendigâr, ya‘nî Sultân Murâd-ı Evvel vezîri Lala şâhin Paşa yetmiş bin askeriyle bu derbend-i calender-misâlden ubûr ederken Destpot kral nâm dâl-ı la‘în-i bedkâm kemîngâhlardan kırk elli bin kâfirle Lala şâhin Paşa üzre ale'l-gafle çıkup cümle guzât ceng-âşûb ede ede yigirmi bin asker-i İslâm bu mahalde şehîd olup hâlâ şâhrâh üzre cemî‘i kabr-i münevvereleri ayân u beyândır. Ve Lala şâhin Paşa dahi şehîd olup bu dere içre bir soffada medfûn olup ziyâretgâh-ı âyende vü revendegândır. Anıniçün bu mahall-i muhâtaraya Lala şâhin Derbendi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39a ·
metinde göster ·
Sergüzeşt: Dervîş Şecî‘ nâm bir âşık câna on kan edici, dağlar gezici, cândan bezici, âdem kesici rehzenlik ederler. Bu garîb cân bunların onun dahi ok ile kanların türâba döküp vücûdların hâke salar. Hikmet-i Hudâ bir sehm-i kazâ kemânından dürüst çıkup bir çam dırahtına râst gelüp perrân geçüp hâlâ ol nâvek çam ağacının sîne-i pür-kînesinde üç âdem kaddi bâlâda kadanmış yelekleri derûn-ı şecerde peykân-ı tîr iki karış taşrada yalman gösterüp durur. Hakkâ ki dürüst şast sâhib-i kemândâr pehlivân imiş. Anıniçün Oklu Çam beli derler. Ve on maktûl harâmîler dahi mezkûr çam dibinde ecel câmın nûş edüp hâlâ mest olup tâ ilâ yevmi'l-kıyâm vâdî-i hâmuşânda yatırlar. Hakîr dahi bu mahalden havf [u] haşyetimizden pür-silâh hâmûş-bâş âmâde güzer etdik, ammâ bî-cân ve bî-mecâl ubûr etdik, zîrâ gâyet mel‘ûn bî-amân beldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y23b ·
metinde göster ·
… râ bu Demirci beli ve Oklu Çam beli Rûm ve Arab ve Acemde meşhûr-ı âfâk bî-emân
beldir
. Ve Oklu Çam denmesinin sebeb-i tesmiyesi oldur ve's-selâm.
Ve hâlâ bu mahalde harâmîler âdeme hücûm etmeğe cür’et edemezler. Ammâ aşağı eteklerde ve Demirci şehrine karîb yerlerde ol ulu çamlık içlerinde gâyet ihtirâz lâzımdır. Zîrâ bu Demirci beli ve Oklu Çam beli Rûm ve Arab ve Acemde meşhûr-ı âfâk bî-emân beldir. Ve Oklu Çam denmesinin sebeb-i tesmiyesi oldur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y24a ·
metinde göster ·
… uşu nâm mahalli aşup Sakar beli demişlerdir, hâlâ bir mahûf Y 100b u muhâtara
beldir
, andan 9 sâ‘atde Marmaris kal‘asından karşu Rodos'a geçmişler. Hakîr ol yola gi …
Ve bu şehrin cenûbunda 3 sâ‘at Gökâbâd kazâsı iskelesi vardır. Andan Marmaris nâm bir kal‘adır. Süleymân Hân binâ etmişdir. Rodos fethinde bizzât Süleymân Şâh bu şehirden ubûr edüp Sakar yokuşu nâm mahalli aşup Sakar beli demişlerdir, hâlâ bir mahûf Y 100b u muhâtara beldir, andan 9 sâ‘atde Marmaris kal‘asından karşu Rodos'a geçmişler. Hakîr ol yola gitmeyüp Ula şehrinden garb tarafına bâğ u bâğçeler içre sun‘-ı Hudâları temâşâ ederek Ula'ya bir sâ‘at karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y100a–Y100b ·
metinde göster ·
Ve bu limanda bir küçük hândan gayri bir şey yokdur. Cümle âyende vü revendeler dıraht-ı müntehâlar sayesinde meks ederler. Q 55bP 55b Hakîr dahi bu iskelede bir gece mihmân olup küffârdan Y 110b halâs olduğumuza bin bin hamd ü senâlar edüp ve atları firkateden çıkarup süvâr olup refîklerimiz ile Marmaris'e revâne olduğumuz yol üzre Süleymân Hân "Sakar beli" deyü nefes etdüği yolu solumuza alup Süleymân Hân'ın taş döşeme kaldırımı üzre ubûr edüp ve dörd yerden taş binâ cisirleri güzer edüp Müşklü bel demek ile ma‘rûf bir çamlı beldir ve cümle kûh-ı bâlâsı gûnâ-gûn dırahtların râyiha-i tayyibesinden âyende vü revendenin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y110a–Y110b ·
metinde göster ·