İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

beled

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
113
isabet
112 cümle/beyitte
41,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
26 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi11346,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 113

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“beled” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 79a … le dîndâr hizmetkâr vezîr-i müdebbiri (---) sonra ma‘zûl edüp Malgara'ya nefy-i beled edüp anda ma‘nûkan şehîd edüp azl-i ebed etdiler. Ammâ mansıb-ı bâkîye nâ’il ol …
EÇS II 281b Der-vasf-ı reng-i rûy ve kâr [u] kesb-i ehl-i beled : Cümle halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk olmağıla reng-i rûyları dâ’ima humret üzr …
EÇS II 281b Der-ta‘rîf-i lisân u libâs-ı ehl-i beled : Erbâb-ı ma‘ârif ve tekye-şinâsân çelebîleri gâyet çokdur. Fesâhat ve belâğat ü …
EÇS II 286b … ve yedi mahalle-i kefere-i Ermeni. Kıptî ve Yahûdî aslâ yokdur. Görseler nefy-i beled edüp yâhûd katl ederler. Evvelâ mahalle-i Cennet bınarı ve mahalle-i
EÇS II 318a … bleri değiş dokuş iledir. Kadîm-i ezelden eyle edegelmişler. On bin kadar ehl-i beled ibâdullahdır. Cümle Şâfi‘iyyü'l-mezheb ve pâk-i‘tikâd ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ …
EÇS II 341b … in bâbları meftûh, ni‘metleri mebzûl veliyyü'n-ni‘am sarâyları ve gayrı ahâlî-i beled büyûtlarıdır. Ve cümle sağîr ü kebîr yetmiş altı mihrâbdır. Yedi mihrâbı câmi‘d …
EÇS II 349a … kûhu berf-i İlâh ile memlû idi. Paşa niçe cür’et sâhibi yiğitlere ve niçe ehl-i beled kulağuzlara ihsân [u] in‘âmlar edüp ayaklarına at kılından ve kazıldan örülmüş …
EÇS II 351a … develeri ve matbah ve dış kilâr ve ahûr ocağı ağırlığı yigirmi aded yarar ehl-i beled kulağuzlar ile vakt-i seherde ba‘zı atlılar dahi ubûr etdiler.
EÇS II 351b … edüp ma‘sûmların kundaklarıyla kar üzre bırakdılar. Bu hâl-i pür-melâli ahâlî-i beled görüp hûn-ı sirişkle ciğer dağladılar. Derhâl paşaya gelüp tazallüm edüp ağladı …
EÇS II 359a–359b … na fermân-ı şehriyârî sâdır olmuşdur" deyü cümle paşalıyı mübâşirler ile nefy-i beled etdiler. Paşalının dahi cân-ı azîzine minnet kim minâreli şehre girmeyeler. Hak …
EÇS II 369a … arya kenarınca Ağaç denizi nâm çengelistân ve hıyâbân-ı ormanistândır kim ehl-i beled olmayan garîbü'd-diyâr âdemlerin niçesi gâ’ib olmuş vahşî canavarlara ve kuttâ‘ …
EÇS II 370b–371a … reftâr ederdim. Ba‘dehû cümle musâhib-i bed-hâhların kimin katl ve kimin nefy-i beled ve kimin azl-i ebed etdiler. Hattâ musâhibe avretlerden Şekerpâre Bola vâlidemi …
EÇS III 5b … um ile mestûr bir mescid-i ma‘mûrdur. Lâkin âbdesthâneleri harâb olmağıla ehl-i beled hakîre "İmâr eyle" deyü ibrâm etdiler, ammâ müsâfir olmağıla iktidârımız olmayu …
EÇS III 24a … Antakıyye şehrine gelüp cümle halkı dîn-i Mesîh'e da‘vet etdikde cümle ahâlî-i beled Habîb-i Neccâr'dan mu‘cize isteyüp "Bizim melîkimizin Yavhîd nâmında bir âdil o …
EÇS III 26a Bunlardan mâ‘ada bu şehr-i azîmde yüz seksen sarây hammâmı vardır deyü ehl-i beled tefâhür kesb ederler. Hakîkat yine eyledir.
EÇS III 57b–58a … kerre bu şecerin Rûm tarafından bir azîm dalı kırılup zemîne düşer. Cümle ehl-i beled Rûm'da bir pâdişâh fevt olur derler. Meğer Sultân Osmân Hân asrında bir dalı kı …
EÇS III 64b … : Cümle (---) aded dârü't-ta‘lîm-i hazret-i Kur’ân'dır. Evâ’il-i kadîmede ehl-i beled hazret-i Kur’ân'a ri‘âyet edüp mahâric-i hurûfiyle kemâ hüve hakkuhu icrâ edeme …
EÇS III 69b … r-i Aksarây'da hâlâ küffârdan nâm u nişân yokdur. Tavattun etmek istese ahâlî-i beled komazlar ve hâkim kuvvetiyle kalırsa aslâ mu‘ammer olmazlar. Andan ba‘de'l-feth …
EÇS III 76a Der-vasf-ı iklîm-i arz-ı beled [ü] tûl-i nehâr: Dördünci iklîm-i hakîkiyyede ve on yedinci iklîm-i örfiyede il …
EÇS III 79a–79b … ân'a iki fil hedâyâ giderken bizim Turhal sahrâsında meks etmişler. Cümle ehl-i beled ve cemî‘i kurâ ve kasabât halkı seyr [u] temâşâlarına gitdiler. Biz dahi beş on …
EÇS III 107a Ziyâretgâh-ı Çorlu: Evvelâ Köprücü semtinde Ziyâret-i Osmân Dede, cümle ehl-i beled nezerâtlarıyla varırlar. Ve
EÇS III 122a–122b … cümle besâtîn ve hadîkaları ravza-i rıdvândan nişân verir oldu. Bu kerre ehl-i beled "Sâhibü'l-hayrât şehrimiz sele aldırup çamur olur oldu" deyü sâhib-i hayra teşe …
EÇS III 122b Dediler ehl-i beled Rahmâ bize târîh içün / Geldi İbrâhîm cârî etdi cûy-ı Zemzem'i. / Sene [1075]
EÇS III 122b … nî filori-i ahmeri ihsân etdi. Hâlâ ol uyûn-ı zülâl-i cân-perverler ile ahâlî-i beled cân besleyüp du‘â-i hayr u senâ ederler. Husûsan vilâyet re‘âyâsı ve cemî‘i âye …
EÇS III 131b … tle meşhûr-ı âfâk ilm-i remilde veffâk olup mehdî-i zamân olacakdır deyü nefy-i beled edüp bu Yenice şehrinde sâkin iken dâr-ı bâkiye irtihâl edüp başka türbesi var. …
EÇS III 133a–133b … er. Hemân bir hayli kelb yine mürga sarılup bir azîm arbede edüp temâşâcı ehl-i beled bunları birbirinden ayırmak mümkün olmayup ol günde minkârın meksûr u cenâhın m …
EÇS III 135a … et etmeyüp niçe bin bârgir bârı mâ-i tâhirleri nehr-i Meriç'den taşıyup ahâlî-i beled isti‘mâl edüp def‘-i atşân ederler. (---)
EÇS III 140b Sitâyiş-i libâs u lisân-ı ehl-i beled :
EÇS III 140b Der-ta‘rîf-i âb [u] hevâ ve iklîm-i arz-ı beled :
EÇS III 143a–143b … ide eş verüp cümle murglar âşiyânlı âşiyânına pervâz urup gitdiler. Cümle ehl-i beled bu hâle ta‘accüp etdiler. Melek Paşa efendimiz dahi ahvâl-i pür-melâle hayrân k …
EÇS III 143b … bu Debbâğoğlu vak‘asından sonra paşa efendimiz şehrin cemî‘i fâhişelerin nefy-i beled edüp bir kaçın izn-i şer‘ ile ıslâh-ı âlem içün gazzâzlar içinde köşe başlarına …
EÇS III 164b Alâmet-i ekâlim-i arz-ı beled tûl-ı nehârân-ı şehr-i Edirne bâb-ı büldân: Dördüncü iklîm-i hakîkîde bulunmuşd …
EÇS III 171a … r istimâ‘ edüp cümle ümmet-i Muhammedî İslâmbol'dan bu Çatalca şehrinden nefy-i beled edüp yine küffâr bu Çatalca'ya istilâ eyledi.
EÇS III 185a … başılar ile ve sipâh ocağı çavuşlarıyla Kudde Kethüdâ'yı (---) (---) nı nefy-i beled ve azl-i ebed deyü kayıklar ile Dil Herseki'ne vardıkda hemân Hersek kasabası h …
EÇS IV 192b … kal‘a-i Hekimhânı: Mısır diyârından Hâkim Bi-emrillah'ı Hısn-ı Mansûr'a nefy-i beled etdiklerinde bu mahalle memerr-i nâs emn [ü] emân olsun deyü Hâkim Bi-emrillah …
EÇS IV 192b … iddet-i şitâ olmağile askerin tekâlîfine tahammül edemeyeceklerini bilüp {ehl-i beled} evlerin mâllarıyla bırağup dağlara firâr etmişlerdi. Cümle asâkir-i Melek Ahmed …
EÇS IV 196b–197a … üz üstâd-ı bennâ destinden rehâ bulmuş bir namâzgâh-ı niyâzgâhdır. Cemî‘i ehl-i beled istiskâ du‘âsına bunda cem‘ olurlar müstecâbü'd-da‘ve bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir …
EÇS IV 225b … Dehdîvân dahi derler. Hâlâ ol cây-ı mürtefi‘de bir mastaba esâsı vardır. Ehl-i beled andan gâfildir kim o cebelden cümle Van deryâsı ve Van kal‘ası ve Rahova sahrâs …
EÇS IV 235b Hulâsa-i kelâm şehr-i Bitlîs'de on gün on gice tekâ‘üd etdiğimizde ahâlî-i beled ile ol kadar hüsn-i ülfet olundu kim ta‘bîri mümkin değildir. Ve paşa ile hân b …
EÇS IV 248b Ba‘dehû Vanlının nefy-i beled azl-i ebed etdikleri Hüsrev Paşa yeğeni Süleymân Beğ'i,
EÇS IV 286a … âbeynlerinde bir âdemin kizbi zâhir olsa, "Sen kezzâbsın!" deyü ol âdemi nefy-i beled , azl-i ebed ederler. Evlâd [ü] ıyâlin dahi redd ederler.
EÇS IV 291b–292a … ümle sebbâb u teberrâîleri ve cevellâkî ışıkları cümle Rûmiyye şehrinden nefy-i beled etdiler. Hamd-i Hudâ bî-dînlerin zebân-dırâzlıkların istimâ‘ etmeden halâs oldu …
EÇS IV 303b … nefîr ü kerrenâyların alup hazîneme gönderesin ve kendüyi azl-i ebed ve nefy-i beled edüp bin tâziyâne urup âzâd idesin." dedikde cümle erbâb-ı dîvân hamd edüp fakî …
EÇS IV 303b … em yağıyla içirüp gûyâ tâze cân verdiler. Ol gün hân ile vedâ‘ edüp hânı nefy-i beled etdiler. Anlar dahi Rûmiyye cânibine gitdiler.
EÇS IV 317a … î Billah'dır. Gazûb pâdişâh olmağile oğlu el-Müstemsik Billah'ı bu kende nefy-i beled edüp bu kal‘ayı evlâdı haps olmağiçün binâ edüp ismine anınçün Deylem dediler. …
EÇS IV 323a–323b … re ilm-i vefk ile "Müsâfirem müsâfirem" hattı tahrîr olunmuşdur. Hâlâ bir ehl-i beled ve bir garîbü'd-diyâr-ı nâ-beled bu şehre girdikde üç kerre "Müsâfirem" deyü ni …
EÇS IV 324b … . Her şâhdan destlerinde yarlığ-ı belîğ-i şâhîleri vardır kim sebbâbları nefy-i beled ve mansıbından azl-i ebed ederler. Ammâ bu şehrin hüsniyyâtı cihetinden niçe yü …
EÇS IV 383b … hârları ve şehr-i azîmleri ve kılâ‘-ı kadîmleri bânîleri ve fâtihlerin ve arz-ı beled [ü] tâli‘-i imâretlerin cümle tahrîr etmişlerdir. Ol akl-ı Aristo müverrihayn-ı …
EÇS IV 398a … re kenârında birkaç aded su değirmânları var, etrâf kurâlardan dahi sâ’ir ehl-i beled gendümleri getirüp tahhânlar herkesin gılâlın öğüdüp öşrün alur meşhûr değirmân …
EÇS V 7b … yçün Memekzâde ve Nakîbüleşrâf Kudsîzâde üçü bir günde cezîre-i Kıbrıs'a nefy-i beled olundular.