… kenarında müfîd ü muhtasar binâlı bir ılıcadır, ammâ suyu gâyet nâfi‘dir. Ehl-i
beledin
sıbyân [u] nisvânı cümle esbâbların anda gasl ederler. Gâyet latîf ve lezîz âb- …
Evsâf-ı germâb-ı Niksar: Şehrin cânib-i kıblesi hâricinde haylice mesâfe bâğlar kenarında müfîd ü muhtasar binâlı bir ılıcadır, ammâ suyu gâyet nâfi‘dir. Ehl-i beledin sıbyân [u] nisvânı cümle esbâbların anda gasl ederler. Gâyet latîf ve lezîz âb-ı hayâtdır. Aslâ kükürd râyihası yokdur. Âdemin vücûdunda suyu yâğ gibi kayar. Cüzzâma ve berasa ve nikrîse ve cerebe nâfi‘ olduğundan cânib-i erba‘a büleydelerinden her sene mâh-ı temmûzda niçe bin araba erbâb-ı maraz gelüp bir ay ayş ve suyundan nûş edüp sıhhat [u] ifâkatla herkes vatanına giderler. Meşhûr-ı âfâk hamme-i zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 283a ·
metinde göster ·
Ziyâret-i Hıdırlık: Cümle şehre hâ’il bir makâm-ı âlî olduğundan cümle ehl-i
beledin
temâşâgâhıdır. Ba‘zı müşevveşü'l-hâl kimesneler Hıdırlık kubbesinde bir gece i‘ …
Ziyâret-i Hıdırlık: Cümle şehre hâ’il bir makâm-ı âlî olduğundan cümle ehl-i beledin temâşâgâhıdır. Ba‘zı müşevveşü'l-hâl kimesneler Hıdırlık kubbesinde bir gece i‘tikâf niyyetiyle mihmân olup bi-emri Hudâ ol gece sıhhat bulur ve kubbe-i Hıdırlık'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 71b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû azîzin vücûd-ı şerîfi muhrik olduğu yerde âteş sönmeden etrâflarında çemenistân ü sünbülistân bitmeğe başlar. Âteş sönüp bi-emrillahi Ta‘âlâ gül-i gülistân u reyhân-ı ezhâristân olur kim ilâ hâze'l-ân Rûmiyye kal‘asının cenûbîsinde Çevgân meydânı kurbünde ziyâretgâh bir makâm-ı gülistândır kim reyhânistânı içre bir fetâ at üzre mızrağıyla ubûr etse ol yiğit atıyla görünmez. Ta bu mertebe âlî reyhânı olup kendi biter, kendi yiter. Ammâ âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Cümle ehl-i beledin zu‘m-ı sahîhleri "Bu gül-i gülistân, Koçağa Sultân'ın mübârek külü düşdüğü yerdir." derler. Hakkâ ki gayrı yerde eyle reyhân yokdur. Hemân beş hırmen cirminde yerde vâki‘ olmuşdur ve gayrı diyârda eyle reyhân-ı gülistân hâsıl olmak ihtimâli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 296a ·
metinde göster ·
şürbüne ancak kifâyet eder ve şehirde bir câmi‘den {cereyân eder}.
Der-medh-i nûş-ı cân meşrûbât: Bu şehr-i Gazvîn'in âb-ı hayâtı ekseriyyâ semâvât-ı bâr(î)dendir. Ve niçe sâhibü'l-hayrât güzeştegân-ı teşnegânlar içün kanat-ı kesîreler binâ etmişler ammâ ehl-i beledin şürbüne ancak kifâyet eder ve şehirde bir câmi‘den {cereyân eder}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316a ·
metinde göster ·
… cenginde devletimize âhardan bir ferd ü merd müdâhale etmesin içün cümle ehl-i
beledin
meşveretiyle beni hân taleb etdiler. Bir yıldır kim senin vekâletin ederdim. İş …
"Vallâhi peder efendim, pâdişâhım! Melek Paşa cenginde devletimize âhardan bir ferd ü merd müdâhale etmesin içün cümle ehl-i beledin meşveretiyle beni hân taleb etdiler. Bir yıldır kim senin vekâletin ederdim. İşte Melek Paşa dahi ma‘zûl oldu. Allâh yine tâc ü raht ü bahtın sana mübârek eyleye" deyüp ser-ber-zemîn etdikde Abdâl Hân-ı âkıbet-endîş dûrbîn-fikr eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 9a ·
metinde göster ·
San‘at-ı musanna‘-ı gayr: Mevlevîhâne kurbunda bir küçük cisir vardır. Ana Halkalı Köprü derler. Efvâh-ı nâsda meşhûr kantaradır, ammâ ehl-i beledin ekseri sebeb-i tesmiyesinin aslını bilmezler, ammâ üstâd-ı bennâ bir zeber-dest-zeber âdem imiş ve baş parmağında zih-gîr yerine bir halka takarmış. Bu cisir itmâm olacak mahalde üstâd-ı bennâ o parmağındaki halkayı çıkarup, "Bunda bir alâmetim olsun" deyü cisrin kinedi altına asmışdır. Anıniçün Halkalı Köprü derler. Hâlâ zamânemiz halkının ol halkaya beş parmağı değil belki kolu geçer. Tâ bu mertebe cüssedâr üstâd mi‘mâr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
… o Hasan Paşa'yı kapatdığı sene küffâr-ı dûzah-karâr bu Seçoy kavmın kırar ehl-i
beledin
niçesi yukaru kal‘alar[a] firâr edüp anda karâr ederler.
Ba‘dehu küffâr Kanije kal‘ası içre Petro Hasan Paşa'yı kapatdığı sene küffâr-ı dûzah-karâr bu Seçoy kavmın kırar ehl-i beledin niçesi yukaru kal‘alar[a] firâr edüp anda karâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
Ve yine bu Üç Göz cenbinde tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir binâ-yı âlîler ve amûd-ı müntehâlar var. Ve Üç Göz dahi kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş kavs-ı kuzahdan nişân verir tâk-ı Havernak'dır. Ahâlî-i beledin nakilleri üzre Hazret-i Süleymân'ın binâsıdır, derler. Hakkâ ki dîv-i Süleymânî binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y77b ·
metinde göster ·
… ir derler. Ve bir latîf (---)(---)(---) muhtasarı yokdur. Lâkin cümle ahâlî-i
beledin
pîr ü cüvânı ve pençe-i âfitâbesi merâlî ve gazâlî Yed-i Kudret ile mükehhal gö …
Ve bu şehir içre bir âb-ı hayât-ı cânfezâ cereyân eder kim cümle huccâc nûş edüp tâze cân buldular. Bu ayn şehrin cümle bâğ [u] bâğistân [ve] gülistânının tûlu bir sâ‘atlik yerdir. Âdem kellesi kadar ekşi ve lezîz limonu ve turuncu ve kebbâtı olur. Ve Cenâb-ı Bârî (---)(---)(---) iki ayda bir buğday hâsıl olup mahsûl alurlar. Ahâlî-i vilâyet Hazret-i Hûd'un mu‘cizesidir derler. Ve bir latîf (---)(---)(---) muhtasarı yokdur. Lâkin cümle ahâlî-i beledin pîr ü cüvânı ve pençe-i âfitâbesi merâlî ve gazâlî Yed-i Kudret ile mükehhal gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü sittîleri meydân-ı mahabbete çıkup yetmiş bin nâz [u] cünbüş ile kâlâ-yı metâ‘ların bey‘-i Q 113b men-yezîd edüp huccâcı ganîmet ederler. Ve cümlesi siyâh izâr bürünürler. Bu bâzâr içre altun ve maksûs paradan gayri bir şey râyic değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272b ·
metinde göster ·
… / Mısır'ın ilm-i nücûm ve ilm-i hey’et ve ilm-i usturlâb üzre ekâlîmin ve arz-ı
beledin
ve tûl-i nehârın ve tâli‘-i nücûmun ve beyne's-semâ’i ve'l-arz ne kadar mîldir …
el-Faslu's-sânî ve sittînMısır'ın ilm-i nücûm ve ilm-i hey’et ve ilm-i usturlâb üzre ekâlîmin ve arz-ı beledin ve tûl-i nehârın ve tâli‘-i nücûmun ve beyne's-semâ’i ve'l-arz ne kadar mîldir ve rûy-ı dünyâ ne kadar mîldir anı beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y251b ·
metinde göster ·
… ır. Mâh-ı Temmûz'da gûyâ yehpâredir. Nûş eden erbâb-ı atşâna hayât verir. Ehl-i
beledin
sâhib-i tab‘ olan zurefâları ekseriyyâ bu Bi’r-i Mubsıt'dan nûş ederler. Mu‘ted …
{Bu dikilitaş kurbunda Bi’rü'l-Mubsıt nâm bir âb-ı hayât kuyu vardır. Mâh-ı Temmûz'da gûyâ yehpâredir. Nûş eden erbâb-ı atşâna hayât verir. Ehl-i beledin sâhib-i tab‘ olan zurefâları ekseriyyâ bu Bi’r-i Mubsıt'dan nûş ederler. Mu‘tedil bir âb-ı nâbdır.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y321a ·
metinde göster ·
… rı var, ammâ hammâmı yokdur. Ve bu mahalle karîb Dârûd nâm bir beled vardır, ol
beledin
dibinden İskenderiyye'ye giden Y 338a Nâsırıyye tur‘ası andan cereyân eder. A …
İltizâmdır. Cümle bin hânedir. Bir câmi‘i ve yigirmi mesâcidi ve bir kaç esvâk-ı muhtasarı var, ammâ hammâmı yokdur. Ve bu mahalle karîb Dârûd nâm bir beled vardır, ol beledin dibinden İskenderiyye'ye giden Y 338a Nâsırıyye tur‘ası andan cereyân eder. Andan yukaru bir mîl Garbiyye hâkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y337b–Y338a ·
metinde göster ·
… bbelerinde niçe bin Sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı zevi'l-ihtirâm âsûdedirler. Ehl-i
beledin
şehâdeti(ni) ile hîn-i muhâsarada şehîd olmuş yedi yüz Ashâb-ı güzîn medfûndur …
mısra‘ı mazmûnu üzre bu şehir halkı âhir-i kâr mekânımız olsa gerekdir, deyü borca harca girüp mevtâlarının sandûkalarını beyâz kirec ile inşâ edüp hece taşı üzre târîhler tahrîr edüp niçe yüz bin şecerler diküp amâr etmişlerdir. Ve niçe fukarâlar bu garâfede yatup hayvânât girmesin deyü muhâfaza eder. Tarîk-ı âm üzre olmağile niçe yüz sebîlleri vardır. Binden mütecâviz beyâz nûr-misâl kubbelerinde niçe bin Sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı zevi'l-ihtirâm âsûdedirler. Ehl-i beledin şehâdeti(ni) ile hîn-i muhâsarada şehîd olmuş yedi yüz Ashâb-ı güzîn medfûndur derler. Hakkâ ki cümlesinin kabr-i şerîfleri ma‘lûmdur, eğer tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur. Eyle bir mezâristân-ı münevverdir kim anda âsûde olanlar, mısrâ‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y369a ·
metinde göster ·
… yüz hâne[li] ma‘mûr Medîne evkâfıdır. Ve bir cami‘i ve iki zâviyesi var. Ve bu
beledin
nısfı müslim ve nısfı Kıbtîler sâkindir.
Ferâ‘ine meliklerinden Mısrâyim ki ana Ebü'l-Kabâbıt derler Hazret-i Nûh'un nebîresidir, bu Nakkâd'ı ba‘de't-tûfân bu Mısrâyim binâ etmiş. Vâsi‘ü'l-aktâr bilâd-ı bender imiş, âsâr-ı binâları cihânı dutmuşdur. Hâlâ üç Mısır kadar harâbesi vardır. Hâlâ ancak beş yüz hâne[li] ma‘mûr Medîne evkâfıdır. Ve bir cami‘i ve iki zâviyesi var. Ve bu beledin nısfı müslim ve nısfı Kıbtîler sâkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445b ·
metinde göster ·