… rı yok ve aşkıyâları çok. Nobuduna tükürüp vilâyetden vilâyete hırsızlığa gidüp
beledleri
nehb [ü] gâret ederler. Zîrâ kâşifin yedi bölükden askeri ile olmaduğından kâyi …
Ammâ altı ay kâmil Nîl kesiminden vilâyet deryâ olup kâşifler altı ay menâsıblarına gidemeyüp gemiler ile kayasalar ile kâyimmakâm beşer altışar yüz âdem ile hükm [ü] hükümât eder. Ammâ ol mahalde cemî‘i fellâhîn yedi başlı ejder-i heft-sere dönerler. İşleri ve gücleri yok ve yerde zirâ‘at olunmuş mâlları yok ve aşkıyâları çok. Nobuduna tükürüp vilâyetden vilâyete hırsızlığa gidüp beledleri nehb [ü] gâret ederler. Zîrâ kâşifin yedi bölükden askeri ile olmaduğından kâyimmakâmdan aslâ havf etmeyüp cemî‘i fellâhîn ve Urbân-ı uryân hâkimsiz kaldıklarından baş kaldırup birbirlerinden intikâm almak kasdına sa‘y ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y158b ·
metinde göster ·
… â bu kadar mâl-ı ganâyim ile mevâl türküleri çağırup bir hây hû ile şaka ederek
beledlerine
giderler. Beled sâhibi köyünün nehb [ü] gâret olup ihrâk olduğundan müflis olur …
Zîrâ hikmet-i Hudâ bu Mısır'ın fellâh Urbânı Hazret-i Âdem evlâdlarından Hâbil ü Kâbil zamânından berü iki fırkadır. Bir fırkasına Benî Harâm derler, şecî‘ âdemler olur, Kâbilîdir. Ve bir kavmine Benî Cüzâm derler, Hâbilîdir, gâyet mekkâr ve harâmî nâ-bekâr gâret [ü] şikâr kavimdir. Bir yere musallat olsa bu Benî Cüzâm cüzâm zahmeti gibi uyar ulaşır bir pür(?)-marîz-i arîzdir, ammâ gâyet dilâver fetâları vardır. Bunlar Hâbilîdir. Elbette bir köyde cümle Harâm kabîlesidir ve bir köyde cümle Benî Cüzâm kabîlesidir, birbirlerine hasm-ı kavî adû-yı cânîlerdir. Hattâ birbirleri üzre lümûm edüp ya‘nî asker cem‘ edüp karada cisirler sedleri üzre yâhûd kayasa gemiler ile köyleri basup döğüşe döğüşe elbette biri gâlib gelüp mağlûb olanların şeyh [ü] şâbların cümle cıda ve akve ve kılıcdan geçirüp avretlerinin karnın yarup ma‘sûmların çıkarup âteşe yakarlar. Ve avretlerin memelerin kesüp medfûn olan mâlların su’âl ederler, elbette cümle mâlların bulup ve cümle hayvânâtların sürüp beledi âteşe urup ihrâk-bi'n-nâr edüp harâb [u] yebâb, milkin türâb, ahâlîsin kebâb edüp bî-pâk [u] bî-pervâ bu kadar mâl-ı ganâyim ile mevâl türküleri çağırup bir hây hû ile şaka ederek beledlerine giderler. Beled sâhibi köyünün nehb [ü] gâret olup ihrâk olduğundan müflis olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y158b ·
metinde göster ·
… râdır. Bunlar dörd kısma münkasemdir. Bir kısmı cümle mîrî mâl-ı pâdişâhî verir
beledlerdir
. İkinci bahşı küşûfiyye kurâlarıdır. Üçüncü kısmı vakfullâhdır. Dördüncü kısmı …
Evvelâ eyâlet-i Mısır'da ve eyâlet-i Sa‘id'de cümle (---) bin pâre kurâdır. Bunlar dörd kısma münkasemdir. Bir kısmı cümle mîrî mâl-ı pâdişâhî verir beledlerdir. İkinci bahşı küşûfiyye kurâlarıdır. Üçüncü kısmı vakfullâhdır. Dördüncü kısmı keşşâf ve ümenâ ve mültezimînin kurâlarıdır. Lâkin bu kurâ sâhiblerine fâ’iz hazîneleri tahrîr olundu idi. Ammâ bu kurâların şeyhü'l-beledleri ve sâhib-i direkleri ve şâhidleri ve mürşidleri ve kâtib Kıbtîleri vardır, bunlar dahi kendüler içün bir Mısır hazînesi mâl tahsîl edüp kendüler setr olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y216a ·
metinde göster ·
temessükâtlarına dahi amel etmeyüp bunların ibkâsı içün bir hayli mâl olup çeşm …
Ve Farasdak ve Besâtîn beledleri temessükâtlarına dahi amel etmeyüp bunların ibkâsı içün bir hayli mâl olup çeşm-i ahvel-i felek kec-nazar edüp çelebiye devlet-i dünyâyı çok görüp let urdu. Âhir çelebi Cânpûlâdzâde azlinde mâlın da‘vâ edüp bir hayli şey alup mâbeynleri sulh olundu. Ammâ yine dâğ-ı derûnundan Âsitâne-i devlete gitmek içün çelebi İskenderiyye kal‘asına varup anda Kamaniçse'ye me’mûr olan Mısır askeriyle sâlimîn [ü] gânimîn der-i devlete varup hummâ-yı muhrikden ol vücûd-ı nâzenîn ihrâk olup Kırkçeşme'de kırk yerden âb-ı bâridler Y 249b dökerek âteşin teskîn edemeyüp tomar-ı ömrü yanup dürüldü ve huddâmlarının kemerleri kad kemân olup büküldü. Edirne bâbı hâricinde Emîr Buhârî'de medfûndur. Revvehallâhu ta‘âlâ rûhah. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y249a–Y249b ·
metinde göster ·
… klîminden cümle mültezimîne yüz yük akçe hâsıl olur ve bin yük akçe mâl sâhib-i
beledlere
ve fellâhîn ve meşâyihlere hâsıl olur, deyü rûznâmçelerde mastûrdur.
Ve bu Menûf iklîminden cümle mültezimîne yüz yük akçe hâsıl olur ve bin yük akçe mâl sâhib-i beledlere ve fellâhîn ve meşâyihlere hâsıl olur, deyü rûznâmçelerde mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y282b ·
metinde göster ·
… lurlar. Ertesi gün Menûf hâkinde Karneyn halîci nâm bir tur‘anın makta‘ın ehl-i
beledler
açup azametullâh Nîl-i mübârek deryâ gibi temevvüc ederek gelüp bu mevlûd-ı Bed …
Ba‘dehu cümle âsitâne meşâyihleri ve fukarâları ve câmi‘ huddâmları ve türbedârân âsitâneyi mâ-i gülâb ile gasl edüp harem-i şerîfin cümle taşların dahi pâk edüp ibrîşim hâlîçelerle döşeyüp âsûde-hâl olurlar. Ertesi gün Menûf hâkinde Karneyn halîci nâm bir tur‘anın makta‘ın ehl-i beledler açup azametullâh Nîl-i mübârek deryâ gibi temevvüc ederek gelüp bu mevlûd-ı Bedevî olan sahrâyı gark edüp cemî‘i hâr [u] hâşâki götürüp ol fezâ bir deryâ olur. Gûyâ ki bu arsagâha bir âdem ayak basmamışdır. Bu dahi bir ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y295a ·
metinde göster ·
… niyye tur‘ası bir yere cem‘ olup büyük Nîl kadar nehr-i azîm olup niçe yüz pâre
beledleri
rey edüp bu mahalde Akdeniz'e munsab olup gemi ile geçilir. Aslı yine Semennût …
Nehr-i Yemenî oldur kim Mahalle-i Kebîr içinden cereyân eden tur‘a ve Sâbûniyye tur‘ası bir yere cem‘ olup büyük Nîl kadar nehr-i azîm olup niçe yüz pâre beledleri rey edüp bu mahalde Akdeniz'e munsab olup gemi ile geçilir. Aslı yine Semennût kurbunda Nîl'den müteferrikdir. Nîl'in nısfı kadar vardır. Burlos ile Dimyât mâbeyninde mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y344a ·
metinde göster ·
… hükm edüp senevî beş kîse hâsıl eder. Nâhiye kurâları kırk yedi ma‘mûr u mutî‘
beledleri
vardır. şehrinde altı aded mihrâb ve üçü hutbedir. İskelesindeki câmi‘i fevkânî …
Garbiyye'de Mahalletü'l-Kebîr iskelesidir. Garbiyye zabtında sâhil-i Nîl'de bin üç yüz hâneli iltizâm bir şîrîn ü müzeyyen kasabadır. Ammâ zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş, Câlût kavminin âsâr-ı binâları zâhirdir. Ve yüz elli akçe kazâdır, Mahalle-i Kebîr kadısına arpalık sadaka olunup nâ’ibi hükm edüp senevî beş kîse hâsıl eder. Nâhiye kurâları kırk yedi ma‘mûr u mutî‘ beledleri vardır. şehrinde altı aded mihrâb ve üçü hutbedir. İskelesindeki câmi‘i fevkânîdir. On dörd sütûn üzre levha tavandır ve üç kapusu ve bir meksûr u münhedim minâresi. Ve bir hânı ve bir hammâmı ve altı kahvesi ve elli aded dükkânları var. Ve yedi sebîli ve on iki mektebi ve Nîl kenârında bir teferrücgâh mahkemesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y355b ·
metinde göster ·
… ma‘lûm kurâları ubûr ederek tur‘a-i Yemenî kenârında niçe âbâdân bâğ u bostânlı
beledleri
dahi ubûr edüp Semennût'dan bir sâ‘atde,
Bu beledi dahi ubûr edüp yine şimâl cânibine isimleri nâ-ma‘lûm kurâları ubûr ederek tur‘a-i Yemenî kenârında niçe âbâdân bâğ u bostânlı beledleri dahi ubûr edüp Semennût'dan bir sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y355b ·
metinde göster ·
… -gâye âbâdân koz içi gibi sağ ve ma‘mûr kurâlardır, her biri birer şehre benzer
beledlerdir
.
Ve yüz elli kîse dahi ba‘de'l-masârıf kendiye tahsîl eder, âlî mansûbdur. Ümerâsı dîvân-ı Mısır'a geldükde emîr-i hac ve defterdârdan mâ‘adâ ümerâların üzerine tasaddur eder. Sâ’ir ümerâ ve kâşifler üzre evlâ bi't-tarîk tasaddur eder, zîrâ taht-ı sânî hâkimidir. Ba‘dehu emîrü'l-hac olur. Garbiyye eyâletinde cümle üç yüz yetmiş pâre gâyetü'l-gâye âbâdân koz içi gibi sağ ve ma‘mûr kurâlardır, her biri birer şehre benzer beledlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y356a ·
metinde göster ·
… ayre vilâyetinde Behîce ve Hınâdî Urbânları kırk bin aşkıyâ-yı şakî ile Buhayre
beledlerini
nehb [ü] gâret etdükleri efendimiz vezîr-i dilîrin istimâ‘ları olup Mısır'dan o …
Hattâ Buhayre vilâyetinde Behîce ve Hınâdî Urbânları kırk bin aşkıyâ-yı şakî ile Buhayre beledlerini nehb [ü] gâret etdükleri efendimiz vezîr-i dilîrin istimâ‘ları olup Mısır'dan on bin asker ve paşalıdan iki bin asker Tecride'ye ya‘nî sefere çıkup karşu tarafdan dahi Habîroğlu beş bin hayyâl ile imdâda gelüp Buhayre'ye varılup ol meydân-ı arsadede [arbedede] iki asker birbirine mukâbil oldukda ibtidâ der-ceng-i evvel Habîroğlu Behîce askeri içre girüp tarfetü'l-ayn içre târmâr etdi. Andan Mısır askeri Hınâdî üzre yürüyüp anlar dahi emân vermeyüp Hınâdî askerin bozup altı bin Urbân-ı uryân hâk-i mezellete düşüp lâşeleri pâymâl-i rimâl, kelleleri galtân-ı zîr-i pây-i hussân olup bî-had ü hasr mâl-ı ganâyimden mâ‘adâ hemân on iki bin deveyi Habîroğlu bir gün bir gece çölden getirüp İbrâhîm Paşa'ya hedâyâ çeküp Mısır içi deve ile mâl-â-mâl olup Habîrzâde hil‘at-ı Âsaf ile behremend oldu. Ya‘nî bu mertebe şecî‘ ü fetâ askeri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y361a ·
metinde göster ·
… arı rey ederek şehr-i Behnîsâ içinden ubûr edüp bir merhale yerde dahi bî-hisâb
beledleri
saky ederek Feyyûm şehrine andan Yûsuf deryâsına böyle âb-ı hayât girüp gâyib o …
Ve bu tur‘aya bu mahalden girüp cânib-i garba cereyân ederek niçe yüz pâre kurâları rey ederek şehr-i Behnîsâ içinden ubûr edüp bir merhale yerde dahi bî-hisâb beledleri saky ederek Feyyûm şehrine andan Yûsuf deryâsına böyle âb-ı hayât girüp gâyib olup acı olur, buhayre-i azîm ve hikmet-i Hayy [u] Kadîm göldür, inşâallâh mahallinde Y 366b tahrîr ederiz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y366a–Y366b ·
metinde göster ·
haberdâr olup alarkadan temâşâsına gelürler, ammâ bir ferd dest-dırâzlık ve sen …
Bu temâşâdan ahâlî-i vilâyet ve ehl-i beledler haberdâr olup alarkadan temâşâsına gelürler, ammâ bir ferd dest-dırâzlık ve seng-endahtlık etmeğe kâdir değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y369b ·
metinde göster ·
… ca zemîn çöküp bir kenz-i azîm zâhir olur kim cenâzeye hâzır olanlar ve ahâlî-i
beledler
bu mâl-ı firâvânı üç gün taşıyup ihtiyâcdan berî olurlar. Bu ahvâl karîbü'l-ahd …
Ve bir çâr-gûşe divâr içinde dahi şeyh Abdurrahîm hazretlerinin halîfelerinden eş-şeyh İbrâhîm-i Ebüddünyâ: Ebüddünyâ künyesinin sebebi oldur kim bir cîger-gûşesi Y 381a âhirete intikâl etdükde techîz ü tekfînine bir dirhem bulmada âciz olur. Derhâl zemîne bir püşt-i pâ urunca zemîn çöküp bir kenz-i azîm zâhir olur kim cenâzeye hâzır olanlar ve ahâlî-i beledler bu mâl-ı firâvânı üç gün taşıyup ihtiyâcdan berî olurlar. Bu ahvâl karîbü'l-ahddir. Q 310aP 307a Anıniçün bu azîze Ebüddünyâ deyü lakab dediler. Ve bu şehr-i Kınâ ol kenz-i azîmin mâliyle ma‘mûr olmuşdur, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y380b–Y381a ·
metinde göster ·
… ş. Bir kerre bu buhayre tuğyâna gelüp ba‘zı kurâları gark eder. Ancak küşûfiyye
beledlerinden
yüz beş pâre kurâ kalmışdır. Ve yüz pâre dahi evkâf u iltizâm kurâlarıdır. Ve b …
Ve bu buhayre kenârında karîbü'l-ahd üç yüz altmış pâre bâğ-ı behişt ma‘mûr u âbâdân kurâlar var imiş. Bir kerre bu buhayre tuğyâna gelüp ba‘zı kurâları gark eder. Ancak küşûfiyye beledlerinden yüz beş pâre kurâ kalmışdır. Ve yüz pâre dahi evkâf u iltizâm kurâlarıdır. Ve bu bahri bizzât Hazret-i Yûsuf-ı Sıddîk sıdk ile mübârek ve yed-i beyzâları ile hafr ederken emr-i Hakk'ile Cenâb-ı İzzet tarafından Cibrîl-i Emîn'e vahy gelüp mübârek kanadiyle işâret etdükde bu halîc-i azîm ve bir âb-ı hayât-ı cân-perver zemînde zâhir olup bu buhayre hâsıl olur. Ammâ şimdiki hâlde zehr-i mârdan ve semm-i helâhil-i mâr(?)dan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·