… içeye alırdun? der. "Kırk akçeye ancak alırdum" der. Timur eydür: "Be hey hâce!
Benüm
fûtam kırk akçe eder" der. Hâce eydür: "Ya, ben de kırk akçeye fûtayı alırım, y …
Cemî‘i elsine-i nâsda ve gayrı lisân-ı inâsda Nasreddîn Hâce : Nasîhatlerin ve letâyifâtların darb-ı mesel edüp isti‘mâl ederler. Cümleden biri; bir gün Timur, Hâce ile hammâma girüp birer fûta ile gusl ederlerken esnâ-yı kelâmda Timur eydür: "Hâce! Şimdi bencileyin cihângîr padişâh-ı zî-şânuma satılmak iktizâ etse, beni niçeye alırdun? der. "Kırk akçeye ancak alırdum" der. Timur eydür: "Be hey hâce! Benüm fûtam kırk akçe eder" der. Hâce eydür: "Ya, ben de kırk akçeye fûtayı alırım, yoks sen bir Moğolî tâ’ifesinden bir mecrûh topal herîfsin, hulle mankırıyla bir mankır etmezsin" dedikde, hâzır-cevâb olduğundan Timur-ı bî-nûr hazz edüp vâfir ihsânlar eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 9a ·
metinde göster ·
… ca yeyüp şarâb içerken Allâhumuz bu mancayı ve bu şarâbı bize ihsân eyledi. İçe
benüm
elimden şu şarâbı" deyü bir çanak şarâb sundukda, hakîr eyitdim:
"Bak a kazı yiğit, bu ta‘âm bizüm değildür, Allâh efendimizindür. Bu esîrlerimizin bâğlarıdır. Bunda cümlesi manca yeyüp şarâb içerken Allâhumuz bu mancayı ve bu şarâbı bize ihsân eyledi. İçe benüm elimden şu şarâbı" deyü bir çanak şarâb sundukda, hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 146a ·
metinde göster ·
puşkamı ve sabulamı, ya‘nî tüfengimi kılıcımı benimle mezâra bile koyun. Göreyi …
"Benüm puşkamı ve sabulamı, ya‘nî tüfengimi kılıcımı benimle mezâra bile koyun. Göreyim anda dahi şeytân ve zebânîler yanuma uğrayabilirler mi?" demiş, dâr-ı bekâya gitmiş. Tâ bu mertebe silâhına mukayyed gâzîlerdir kim bir silâhları dahi cümlesi âbdestsiz yere basmazlar ve zikrullâhsız gezmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157a ·
metinde göster ·
Bu kal‘ada iken Sarhoş İbrâhîm Paşa[dan] mektûblar gelüp, "
Benüm
oğlum Evliyâ Efendi, Maslovin kal‘asına ve kal‘a-i Virovoniçse ve kal‘a-i Valin …
Bu kal‘ada iken Sarhoş İbrâhîm Paşa[dan] mektûblar gelüp, "Benüm oğlum Evliyâ Efendi, Maslovin kal‘asına ve kal‘a-i Virovoniçse ve kal‘a-i Valina'ya giderken elbette Bihke'ye giden âdemlerimiz cümle mâl ile Bihke'den çıkup cenâbınıza ol kal‘alarda buluşurlar ve ol kal‘adan ikişer yüz 160a tüfeng serhad yiğitlerinden almayınca kâfiristân içine girmeyesin. İnşâ’allâh ben de beş yüz aded yarar şehbâz yiğitler gönderi[ri]z, ammâ lutf eyleyüp kâfiristân-ı Hırvadistân kaht [u] galâ yeridir. Askerimiz sizi anda vâsıl etdikden sonra bir ayak mukaddem ileri bize bir mektûb-ı mahabbet-uslûbunuz bu cânibe gönderesiz" deyü mektûb geldikden [sonra] kal‘a-i Brut'dan kalkup bu kerre cânib-i şimâle karavullar ile dağlı ormanlı yerler gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 159b–160a ·
metinde göster ·
… â efendilerimizi kanûn [u] kâ‘ide üzre ağırlayup bir hoş i‘zâz u ikrâm [eylen],
benüm
sehel işim var" deyü tenbîh ü te’kîdler edüp silihdâr ve çukadâr ve mühürdâr ve …
Hemân Paşa-yı kâmil kethudâsı ve hazînedârı ve gayri iş erlerin çağırup "Ziyâfete gelen vüzerâ kardaşlarımızı ve cümle ulemâ efendilerimizi kanûn [u] kâ‘ide üzre ağırlayup bir hoş i‘zâz u ikrâm [eylen], benüm sehel işim var" deyü tenbîh ü te’kîdler edüp silihdâr ve çukadâr ve mühürdâr ve hakîr, Paşa ile kayığa süvâr olduğumuzda Paşa eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 43a ·
metinde göster ·
birâ[de]rimle âhiretde de çete kovalım ve efendimizin dîdârın görelim. Ala beni …
"Beni de bir hoşça yıkayınuz. Benüm birâ[de]rimle âhiretde de çete kovalım ve efendimizin dîdârın görelim. Ala benim cânım cânımı" deyüp rûh teslîm etdükde cümle huzzâr-ı meclis âlem-i hayretde kalup âhir-i kâr techîz ü tekfîn ve ıskât salâtın edüp salât-ı cenâzelerin bir yerden kılup bu cây-ı refî‘ üzre ikisin yan yana defn ederler. Hâlâ ziyâretgâh-ı erbâb-ı (erbâb-ı) dilândır. Hâlâ birâ[de]reyn-i gâzîyeyn bir ağaç köşk-misâl bir sütûh altında âsûdedirler. {Kuddise sırruhu'l-azîz}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71a ·
metinde göster ·
ancaḳ yorıyayım meded diyeyim didi bazirgan aydur yigit yigit big yigit sen
benüm
ünüm aŋla sözüm diŋle on altı yıldur kim oġuz içinden gitmiş idük dan dansuḫ kā …
ancaḳ yorıyayım meded diyeyim didi bazirgan aydur yigit yigit big yigit sen benüm ünüm aŋla sözüm diŋle on altı yıldur kim oġuz içinden gitmiş idük dan dansuḫ kāfir
oġlum baş-mı kesdi ḳan-mı dökdi beli baş kesdi ḳan dökdi adam aḫtardı didiler m …
pay püre big aydur mere benüm oġlum baş-mı kesdi ḳan-mı dökdi beli baş kesdi ḳan dökdi adam aḫtardı didiler mere bu oġlana ad ḳoyasınça var-mıdur didi beli sulṭanum artuḳdur didiler
ne siz kaluŋ ne beyrek ḳalsuŋ bir eski ḳaftan virdüŋüz
benüm
başum beynüm alduŋuz diyüp vardı bir eski deve çuvalı buldı deldi boynına kiçür …
ne siz kaluŋ ne beyrek ḳalsuŋ bir eski ḳaftan virdüŋüz benüm başum beynüm alduŋuz diyüp vardı bir eski deve çuvalı buldı deldi boynına kiçürdi kendüyi delülige bıraḳdı sürdi dügüne geldi
… t böyle digeç depegöz aydur ḫoş öyle olsun evet hem maŋa iki adam virüŋ yimegüm
benüm
pişürsün
bu vech-ile sen adam ḳomaz dükedürsin didi amma günde iki adam ile biş-yüz ḳoyun virelüm didi dede ḳorḳut böyle digeç depegöz aydur ḫoş öyle olsun evet hem maŋa iki adam virüŋ yimegüm benüm pişürsün