. Sen Mehemmed Geray Hân ile şimden gerü karşu geçüp Dağıstân pâdişâhına gidüp d …
"Elim başıma koya koya seni karşu yakaya çağıran ben idim. Sen Mehemmed Geray Hân ile şimden gerü karşu geçüp Dağıstân pâdişâhına gidüp dahil düşün. Osmânlı hünkârı Mehemmed Hân Mehemmed Geray Hân'ı ma‘zûl etse gerek. Sonratin Mehemmed Geray Tavustân'a gitse gerek. Sen bile gidüp yine bana cügür gel" deyü vâkı‘amı ta‘bîr etdikde hayr ola deyü 143a Fâtiha tilâvet etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b–143a ·
metinde göster ·
Ziyâretgâh-ı Hûşeng Şâh: Bu diyâr kavminin müslimi ve gayr-ı müslimleri 170a cümle "Bu Hûşeng Şâh peygamberdir" deyü i‘tibâr edüp ziyâretgâh-ı kadîmdir. Cümle müslim Heşdek Tatarları dahi ziyâret ederler. Cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl dîvâr-ı âlîdir. Hattâ kabrinin tûlu yetmiş adımdır. Başı ucunda üç âdem ancak kucaklar bir amûd-ı somâkî dikilidir. Ayağı ucunda beyâz mermer sütûndur. Bu sütûnda mühr-i hattı gibi zemîn hatt-ı tarz-ı kadîm ile, "Kırk sene pâdişâh olup beş yüz yıl mu‘ammer olup ibtidâ başına tâc geyen pâdişâh ben idim" deyü seng-i mezârında cemî‘i ahvâlâtların tahrîr etmişler, bir gûne hatdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b–170a ·
metinde göster ·
… koparup bu kadar arabaları ve bu kadar çadırları bile götürdüp kıyâmet gösteren
ben idim
. İşde ol size ma‘rifetim bir şemme 193a kadarın sizlere gösterdim. Eğer bu su …
"Sultânım, şimdi sizin başınıza rûzgârın kızıl kıyâmetin koparup bu kadar arabaları ve bu kadar çadırları bile götürdüp kıyâmet gösteren ben idim. İşde ol size ma‘rifetim bir şemme 193a kadarın sizlere gösterdim. Eğer bu suyu karşu geçmek isterseniz bana bir at ve bir sadak ve bir kürk ton ve yüz kuruş verin. Şimdi yine kızıl kıyâmet edeyim ve bu suyu tondurup buzlap edeyim, cümleniz âsân vech ile karşu yakaya ötüp bu yakanın açlığından kurtulup karşuda selâmete çıkasız" dedikde hemân fakîr Mehemmed Paşa,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192b–193a ·
metinde göster ·