İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bend edüp

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
68
isabet
65 cümle/beyitte
25,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
68 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6827,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 68

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bend edüp” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 61a … mahpûs Mehemmed Geray firâr edüp Rûmelinde Pravadi nâm kasaba kurbünde kayd [ü] bend edüp yine Yedikulle'de habs etdikler{inde},
EÇS I 130a–130b … de bir hafr-ı azîm içinde dest [u] pâlarına hurmâ lîfi habl-i kavî ile kayd [ü] bend edüp habs etmişdi. Bi-emrillâh tılısmât habl kuvvetiyle hareket etmeğe kâdir değille …
EÇS I 141a–141b … sekiz bin küffârı şemşîr-i âteş-tâbdan geçirüp yigirmi bin esîr nüfûsu kayd [u] bend edüp Tekur Yağfûr nâm kıralı dest-ber-kafâ Hârûnu'r-Reşîd huzûruna getirüp ol ân Yağ …
EÇS I 146b Ve İslâmbol'dan firâr eden kul ve karavaşları kayd [u] bend edüp sâhibi çıkarsa müjdesin alup verirler. Eğer firâr eden kulda mâl [u] erzâk var …
EÇS I 158b … z edüp bunlar dâ’imâ Hazret['e] gülâb hedâyâ getirirlerdi. Kemerin Hazret-i Alî bend edüp pîr oldu. Bu tâ’ife pür-silâh alayda ubûr ederken dükkânlarından iki tarafda ol …
EÇS I 183b … ın tahtırevânlar üzre zeyn edüp ve gûnâ-gûn kantârları zencîrlerinden birbirine bend edüp dükkânlarında âvîze misâli zeyn edüp arz-ı metâ‘ ederek giderler.
EÇS I 192a … ri nârenc ve turuncdan edüp her arslanı ve kaplanı demir zencîrler ile kayd [u] bend edüp zencîrin bir ucu yine pembeden eli deyenekli arslancı elinde olup tahtırevânlar …
EÇS I 196a … stciyân: Dükkân 100, neferât 500, pîrleri Ebû Hüreyre'dir. Kemerin Hazret-i Alî bend edüp mestcilere pîr oldu. Zîrâ ceyrân derisi üzre mesh etmeği Resûl-i Kibriyâ sünnet …
EÇS I 199b … ar üzre ceng [ü] cidâl sûretlerin âlât-ı silâha müstağrak olup Zûpîn'i kayd [ü] bend edüp Hamza gâlib olup sûretin yazarlar kim gûyâ zî-rûhdur.
EÇS II 241b–242a Geşt ü güzâr etdiğin yerde iki yerden gayret kuşağın kemerine bend edüp kendüni dâima muhâfazada ol. Su uyur hizmetkâr u ağyâr u ayyâr düşmanları uyuma …
EÇS II 253b … ynarlar bir vâsi‘ meydân olmağıla tâ ortasında üç kat gemi direklerin birbirine bend edüp dikmişlerdir. Tâ zirve-i a‘lâsında bir altun yaldızlı top vardır. Cümle lu‘bede …
EÇS II 263b … i gün Moskov kralının çâşıtları Âsitâne tarafından gelirken Tatarlar giriftâr-ı bend edüp Hân huzûrunda fesâhat üzre bî-bâk ü bî-pervâ dediler kim "Biz kırk kimesne ile …
EÇS II 271a–272b … yemîn billah ve kasem tallah edüp mezkûr keferenin gerdenine bir emân destmâlı bend edüp keferenin cümle ricâsın kabûl etdikde kefere eyitdi. "Sultânım: Küffâr içerde i …
EÇS II 286b–287a … flâke ser çekmiş minâreler olmağıla seyyâhân-ı resen-bâz-ı üstâdân anda iplerin bend edüp cânbâzlık eder. Bu câmi‘ harâbe olmağıla Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ ta‘mîr u term …
EÇS II 302b–303a … e kurşum akar ve iki ellerinin ve iki ayağı baş pa[r]maklarının dördün bir yire bend edüp kemend ile dâra berdâr edüp altından kibrit ve eşek sidiği buhûr verir. Fakîr â …
EÇS II 329a … a bî-bâk u bî-pervâ mütavattın olup yetmiş pâre şayka kayıkların zeyl-i kal‘aya bend edüp dururlar. Derûn-ı kal‘ada olan küffâr-ı dûzah-karârın çoğu mest [u] medhûş iken …
EÇS III 103a–104a … sundan taşra çıkup gulâmımın bir serhaddîsini geyüp altına pala kılıcı kemerime bend edüp tevekkeltü-alallah deyüp büyük kapudan harem kapusuna dek aslâ âdem yok idi. Zî …
EÇS III 121a … şâgâh-ı azîmdir kim bir diyâra mahsûs değildir. Ve nehr-i Tuna gibi bir deryâyı bend edüp çit ile örüp balık sayd etmek hiç mutasavver değildir ve makdûr-ı beşer dahi de …
EÇS IV 229a … eri Hazret-i Risâlet huzûrunda Hazret-i Alî ve Hazret-i Selmân-ı Pâk kemerlerin bend edüp sâhib-i seccâde pîr olmuşlardır ve bâlâda tahrîr olunan hokkabâz ve sûrâhîbâz v …
EÇS IV 229a … ler ve bî-had u bîvâye hâneler verüp Bitlîs deresi içinde ol hezârfeni kayd [u] bend edüp tek cemî‘i ma‘rifetin ihdâsı içün hân böyle Cemşîd-hüner olmuşdur. Ve dükeli za …
EÇS IV 237b … erüye dönecek mahalde Bend-i Mâhî nâm mahalli Van defterdârı tarafından bir ağa bend edüp cümle balıklar yukaru derelerde mahpus kalup aşağı Van deryâsına geçmediklerind …
EÇS IV 238a … kimesne imiş. Nemrûd-ı la‘în bu şahsı âteşe göyündürmek içün bu kayaya kayd [u] bend edüp altına âteş yakdıkda Cenâb-ı Bârî bu merdin vücûdunun ba‘zı yerin kayaya der-âğ …
EÇS IV 261a … ûzgâr-ı zûrkârda hakk olunmağa azîmet olunup iki yerden gayret kılıcın kemerime bend edüp "Bismillah niyyetü'l-gazâ demişiz!", ümiddir kim seninle Rahova nâm sahrâda asâ …
EÇS IV 264b–265a … ı çevirüp çoğunun atları kalup Bitlîs deresine cân atam derken anları da kayd ü bend edüp çıt-a-çıt tüfengleşerek paşa dahi yetişüp altı yüz hân askerinden ancak iki yüz …
EÇS IV 271a … e dizdârı ve kethudâsı ve sâ’ir yedi yüz aded haşerâtların dest ber-kafa kayd ü bend edüp alây-ı azîm ile bunlar giderken her biri kuzu gibi meleyüp "Hay oğul ve vay ana …
EÇS IV 280b–281a … ldikde gelen âdeme on altun verüp paşa-yı müdebbir mahpusları atlar üzre kayd ü bend edüp cemî‘i piyâdelerimizi dağlara döküp giderek 6 sâ‘atde,
EÇS IV 281a … aşa bir çemenzâr öz içinde cümle Vanlı ile meks etdiler. Beğleri ol gice kayd ü bend edüp cümle kûh-ı Kuskunkıranlara karavullar kodular. Andan ale's-seher yine tuğlar i …
EÇS IV 299b … h ağası, hânın cümle mâlın kabz edüp şer‘ ile mühürleyüp kırk âdemi dahi kayd ü bend edüp işkence ederdi.
EÇS IV 299b … var iken atına bindirüp eşik karnı altından hânın pâylarına demir zencîrler ile bend edüp kırk nefer kimesneyi dahi cümle atlar üzre silsile-i belâ ile gerdenlerinden ka …
EÇS IV 299b … nefer kimesneyi dahi cümle atlar üzre silsile-i belâ ile gerdenlerinden kayd u bend edüp ol yevm-i nahs-ı müstemirde Rûmiyye'den cânib-i şimâle çıkdığımız mahalde karşu …
EÇS IV 338a–338b … Ahmed Paşa eynine giydirüp belindeki kılıç kının Ahmed Ağa'nın kemerine kılıcı bend edüp eydür: "Ahmed sana Diyârbekir eyâletin vezâretle ihsân eyledim. Göreyim seni, a …
EÇS IV 368b … âb dediler ve bizzât Hazret-i Risâlet-penâh Hazret-i Alî'nin kemerine bir şeddi bend edüp dest-i Alî'ye bir asâ verüp tarîk-ı Halvetî pîşvâsı olmak üzre Hazret-i Resûl H …
EÇS IV 368b … n'dır." dediklerinde Hazret-i Alî ibtidâ du‘â-i hayr ile Selmân'ın kemerine şed bend edüp Selmân, Hazret'in ve Çâr-yâr-ı güzînin ve Aşere-i Mübeşşere ve sâ’ir Ashâb-ı gü …
EÇS IV 372b … bin tüfeng-endâza ve on bin esb-süvâr hadeng-endâza mâlik idi. Burka‘ın rûyına bend edüp siyâh poşusın gerdenine bend edüp küheylân at üzre meydâna tarîl-i cevelân etdi …
EÇS IV 372b … üvâr hadeng-endâza mâlik idi. Burka‘ın rûyına bend edüp siyâh poşusın gerdenine bend edüp küheylân at üzre meydâna tarîl-i cevelân etdikde gûyâ hayyâl-ı Sâm u Nerîmân id …
EÇS IV 378b … şeşilmiş yerde yatır gördüm. Hemân siccânların havfinden yine bendlerim kendime bend edüp salât-ı fecri edâ ederken anı gördüm, beni cellâd-ı bî-amânlar huzûruna getirüp …
EÇS V 14b … limdir, cümle Kürdistân askeri sizden dilgîrlerdir. Hele cümle beğleri kayd [u] bend edüp bu kadar mâllarını aldığınızı ferâmûş etmeniz, yohsa at yerine atdan ve götden …
EÇS V 27a … dörd dâne gelen ulaklar ta‘âmı bırağup tarfetü'l-ayn içre bellerine silâhların bend edüp yine beygir istemeğe başladılar.
EÇS V 30a … aşa hil‘at-i pâdişâhî geyüp ve sorguc-ı şâhîyi başına takup ve şimşîri kemerine bend edüp ,
EÇS V 34a … ımın" deyüp, dîvân-ı pâdişâhîde semmûr hil‘at-i fâhireyi geyüp şemşîri kemerine bend edüp sorguc-ı şâhîyi ser-i sa‘âdetine takup ceng tablına turralar urulup ol ân tuğ-ı …
EÇS V 50b … r sunkur demirli ve murassa‘ ve mücevher gılâflı seyf-i müczemi Hân'ın kemerine bend edüp andan bir cevâhir çârkab tîrkeş ve bir cevâhirli Sultân Murâd Hân kuşağı ve bir …
EÇS V 61a … üffâr-ı mellâh bir karanlık yerde kalup anları da dipdiri silâhlarıyla kayd [u] bend edüp kal‘ayı halâs etdiler.
EÇS V 145b … eri ve yelkenlerin cümle guzât alup firkatelerin cümlesin birbirlerine kayd [u] bend edüp cümlesin âteşe urdular, ammâ niçe firkatede çok mecrûh kâfirler var idi. Cümles …
EÇS V 146a–146b … zeyn edüp derilerin alefler ile doldurup cümle esîrleri dest ber-kafâ kayd [u] bend edüp âsûde hâl yatdık, ammâ ol gece kal‘a-i şibenik binden mütecâviz balyemez toplar …
EÇS VI 16a … rdâra kırk nefer kefere vü fecereler geldikde kulavuz tarîkiyle cümlesin kayd-ı bend edüp muhzır Mustafâ Ağa'ya teslîm olunup bu mahalden dahi kalkup,
EÇS VI 22a … ları gibi geydirüp kuşadup analarıyla bile dest-ber-kafâ on ikisini dahi kayd-ı bend edüp mâl-ı ganâ’imin almağa şaşup hayretde kaldık.
EÇS VI 30a–30b … 0b⟧ gelen semmûr kapaniçeyi eğnine geyüp (geyüp) ve ol murassa‘ kemeri kemerine bend edüp cânib-i pâdişâhîden gelen topuzu eline alup ve üç aded tuğ-ı şâhîleri mezkûr mi …
EÇS VI 37a … ilâh olup askerden dil almağa gelirken hemân gâzîler bu kefereleri dutup kayd-ı bend edüp dil alalım derken kendüleri dil olup Serdâr Ali Beğ bu kefereleri kulağız edüp …
EÇS VI 64b … dîdebân ve bevvâbânlar bir tarafa {gemileri} çeküp yine demir zincîr ile kayd-ı bend edüp gayri bu cisirden gece ile kuş uçamaz ve bir zenbûr [u] mûr u mâr geçemez. Her …
EÇS VI 127a … da olan kurâlarına âteş urup dağlara firâr eden küffârları, cümle esîr-i kayd-ı bend edüp yedi bin aded güzîde Fireng mahbûb u mahbûbesi esîrlerimiz olup hakîre bu ganîm …