… e gurablar ve karakalar ve barçalar ve filipotlar ve gûnâ-gûn gemiler ile Cidde
benderine
ve Habeş'e ve Yemen ü Aden'e ve Lahsa ü Hindistân'a gidilir bahr-i Ummân'dır. A …
Andan kalyonlar ve gurablar ve karakalar ve barçalar ve filipotlar ve gûnâ-gûn gemiler ile Cidde benderine ve Habeş'e ve Yemen ü Aden'e ve Lahsa ü Hindistân'a gidilir bahr-i Ummân'dır. Ammâ nehr-i Şattu'l-Arab bi-emrillahi Ta‘âlâ bu Basra altında medd [ü] cezimde ya‘nî nehr-i Şatt vakt (---) tuğyân ile taşup iki menzil yer kal‘a-i Kurna'ya yakın varır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 362a ·
metinde göster ·
İbtidâ bu cây-ı ma‘hûdede Ashâb-ı Fîl'den Ebrehe nâm bî-behre bu vâdîlerde meştâ verüp imâr etmişlerdi. Ba‘dehû Kûfe vü Vâsıt ve Harrân u Havrân diyârların harâb u yebâb ve halkın kebâb u hânelerin türâb ederek bî-hisâb abûs Zengi çerisin niçe yüz bin fil ile Hicâz-ı Abbâs ve Tâyif'i harâb ederek Mekke şehrine dest urup Beyt-i şerîfin cemî‘i hacerlerin fîllere yükledüp Cidde benderinde cümle Mekke taşların Kulzüm deryâsına dökdü. Âhir Hacerü'l-Esved'i yerinden kal‘ edüp deryâyâ ilkâ etmek içün her kankı fîle Hacerü'l-Esved'i tahmîl etdilerse bi-emrillahi Ta‘âlâ ol mahmil-i Hacerü'l-Esved olan filin beli üzülüp mürd olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 371b ·
metinde göster ·
muhâsara edüp ale's-sabâh Allâh Allâh diyerek şehre asker-i Tatar istîlâ edince …
Menzil-i taht-ı Eflâk şehr-i azîm Bükreş: Benderin muhâsara edüp ale's-sabâh Allâh Allâh diyerek şehre asker-i Tatar istîlâ edince cümle avrat ve oğlan ve bintân câme-hâblarından uryân çıkup bir gırîv-i feryâd ederek cümlesi esîr-i nâlân olup bunda dahi ol kadar mâl-ı menâl-ı hazâ’in ve defâ’in ve tefâruk kısmı alınmışdır kim ta‘bîr ü tavsîf olmaz. Hemân yigirmi altı bin aded güzîde esîr ve altı yüz araba mâl-ı emti‘a alınup bu kadar üsârâları yine dündâr Batır Ağa'ya teslîm olunup yine salt kalup bir cânibe teveccüh ederken Akkirmân askerimiz elli aded katana dil esîrler dutup söyledildikde eyitdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103a ·
metinde göster ·
… a tûlu bin mîl bir acı zehr-i mâr deryâdır. Bahr-i Muhît'den bir koldur. Süveys
benderinden
bir âdem murâd edinse zevrak ile tâ Hind'e ve Sind'e gider. İşte mâ-tekaddem Ka …
Ol deryâdan ancak Habeş'in Zeylâ‘ tarafından Yemen'in Tağâr benderi mâbeyni iki yüz mîldir. Küşâde hevâda Yemen dağlarından Habeş, Habeş cibâllerinden Yemen nümâyândır. Bu boğazdan içeri Bahr-i Kulzüm tâ Mısır kurbunda bender-i Süveys'e varınca tûlu bin mîl bir acı zehr-i mâr deryâdır. Bahr-i Muhît'den bir koldur. Süveys benderinden bir âdem murâd edinse zevrak ile tâ Hind'e ve Sind'e gider. İşte mâ-tekaddem Ka‘be çölleri deryâ iken kuruyup ancak bu mezkûr P 114a Süveys deryâsı kalmışdır. Âye[t]: Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y271b ·
metinde göster ·
Evvelâ, bu Medîne iklîm-i sânîdedir. İklîm-i sânî be-kavl-i hukemâ eyle bulunmuşdur kim mebde-i arzı 20 derece ve 27 dakîka ola. Ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ve 15 dakîka ola. Ve bu iklîm-i sânînin vasatı ol makâmdır kim arzı 24 derece ve 40 dakîka ola. Ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ola. Efvâh-ı âlemde iklîm-i Y 304a sânî (---)(---)(---) ve gündüz berâber ola. Hayır, bu söz efsânedir. Mekke'de bile şeb [u] rûz berâber değildir. Müddet-i (---)(---)(---) nehâr [ve] leyl berâber değildir. Mekke'den cânib-i cenûba on iki sâ‘at leb-i deryâda Cidde benderindendir. (---)(---)(---) Yelemlem nâm mahalde dürüst şeb [u] rûz berâberdir. Ammâ bu Medîne'de tûl-i nehâr on üç sâ‘at, (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y303b–Y304a ·
metinde göster ·
… b-ı Bârî bu Bahr-i Kulzüm'ün Yemen câniblerinde ve Habeş taraflarında tâ Süveys
benderine
varınca emr edüp şab hâsıl oldu. Bundan küffâr-ı Portakal haberdâr olmayup üç y …
Der vasf-ı eşkâl-i şab: Cenâb-ı Bârî hitâb-ı kün ile arz [u] semâvat ve yedi deryâyı ademden vücûda getirdikde bu Bahr-i Kulzüm içre bu şab yok idi. Ba‘dehu cemî‘i düşmen Mekke-i mükerremeye kasd edüp niçe kerre Mekke üzre düşmen istîlâ etdiler. Husûsâ Ashâb-ı Fîl ve Ebrehe ve (---)(---) kıssaları cemî‘i kütüb-i mu‘teberelerde mastûrdur. Hazret-i Risâlet'e kırk yaşında nübüvvet geldikde Mekke ve Medîne'nin inkırâzü'd-devrân yedi düşmenden masûn [u] mahfûz olmasıyçün du‘â etdükde Cenâb-ı Bârî bu Bahr-i Kulzüm'ün Yemen câniblerinde ve Habeş taraflarında tâ Süveys benderine varınca emr edüp şab hâsıl oldu. Bundan küffâr-ı Portakal haberdâr olmayup üç yüz pâre gemi ile Mekke kasdına Cidde'ye gelüp cümlesi şabdan pâre pâre olup helâk oldular. İlâ hâze'l-ân küffâr Mekke üzre gelmeğe tevbe etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370b ·
metinde göster ·
ve Yenbû‘ü'l-bahr benderine ve arz-ı Tehâme'den ubûr edüp Ka‘be râhı üzre Ezlem …
Bu dünyâ cezîresin ihâta eden Bahr-i Muhît'in cânib-i şarkîsinde Yemen ile Habeş mâbeyninde Zeylâ‘ nâm boğazdan bir dil gibi girmiş bir körfezdir. Rübbân mellâhlar kavli üzre tâ Süveys'e varınca bu deryânın tûlu bin dörd yüz Y 371b mîldir. İbtidâ mahrecinin intihâsından cihet-i şimâle gidüp Yemen benderlerinde (---)(---)(---)(---)(---) benderlerden cânib-i garbîde Mekke hâkinde Cidde benderine ve Yenbû‘ü'l-bahr benderine ve arz-ı Tehâme'den ubûr edüp Ka‘be râhı üzre Ezlem ve Müveylah ve Kefâfî ve Kolundur boğazı ve Hammâm boğazı ve kal‘a-i Tûr ve bender-i Süveys'de nihâyet bulur kim bender-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y371a–Y371b ·
metinde göster ·
ve arz-ı Tehâme'den ubûr edüp Ka‘be râhı üzre Ezlem ve Müveylah ve Kefâfî ve Ko …
Bu dünyâ cezîresin ihâta eden Bahr-i Muhît'in cânib-i şarkîsinde Yemen ile Habeş mâbeyninde Zeylâ‘ nâm boğazdan bir dil gibi girmiş bir körfezdir. Rübbân mellâhlar kavli üzre tâ Süveys'e varınca bu deryânın tûlu bin dörd yüz Y 371b mîldir. İbtidâ mahrecinin intihâsından cihet-i şimâle gidüp Yemen benderlerinde (---)(---)(---)(---)(---) benderlerden cânib-i garbîde Mekke hâkinde Cidde benderine ve Yenbû‘ü'l-bahr benderine ve arz-ı Tehâme'den ubûr edüp Ka‘be râhı üzre Ezlem ve Müveylah ve Kefâfî ve Kolundur boğazı ve Hammâm boğazı ve kal‘a-i Tûr ve bender-i Süveys'de nihâyet bulur kim bender-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y371a–Y371b ·
metinde göster ·
Senede yüz pâre gemi Hind ü Yemen ve Mekke vü Medîne ve Habeş'den gelüp kânûn üzre cümle tüccârdan mâl-ı zekâtların alup paşaya beher sene muhâsebe verir. Zirâ bu benderin gümrüğü Mısır paşası üzre (---) kîseye iltizâmdır. Ziyâdesi paşanındır. Meksûr olursa paşa yanından itmâm edüp Mısır kuluna mevâcib verir. Latîf emânetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y384b ·
metinde göster ·
… etdirmeğe ihtimâm-ı tâm etmişdi. Ammâ kendüye Yemen fethi fermân olunup Süveys
benderinde
kırk elli pâre kadırga yapılmağa mübâşeret olunup on pâre kadırga ve on pâre ga …
Nîl'in Süveys'e cereyân etdüği mahaller zâhirdir. Hâlâ azîm handaklardır. Ba‘zı yeri bir minâre kaddi amîkdir. Sehel şey ile tathîr olmak mümkindir. Ammâ zamânımızda Kethudâ İbrâhîm Paşa Mısır vezîri iken sa‘âdetlü pâdişâha arz edüp Benî Seyf mukâbelesinden Nîl'i ke'l-evvel zamân-ı kadîm üzre cereyân etdirmeğe ihtimâm-ı tâm etmişdi. Ammâ kendüye Yemen fethi fermân olunup Süveys benderinde kırk elli pâre kadırga yapılmağa mübâşeret olunup on pâre kadırga ve on pâre galyon inşâ olunup deryâda âmâde olmuşlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y385b ·
metinde göster ·
mukaddemâ suyu bir günlük yoldan gelirdi. Abâbide şütürbânları suyu katra ile s …
Bu benderin mukaddemâ suyu bir günlük yoldan gelirdi. Abâbide şütürbânları suyu katra ile satarlardı. Hakîr bu kal‘aya geldikde ahâlî-i kal‘a atşândan şikâyet edüp, "Kal‘amıza karîb bir derede su alâmeti vardır, bir sâhibü'l-hayr olsa, sehl bahâne ile bir hayrât-ı azîm olurdu", deyü nakl etdiklerinde der-akab rızâ’en lillâh atlarımıza süvâr olup çeyrek sâ‘atde varup keşfetdik. Hakîkatü'l-hâl elbette bu mahal su kânıdır, deyü a‘yân-ı kal‘a ile Mısır vezîri İbrâhîm Paşa efendimize arz edüp arz mektûblarımız vusûl buldukda, "ale'r-re’s" deyüp mâlından on kîse ifrâz edüp mu‘temedün-aleyh bir ağasiyle bu kadar bennâ ve kûhken âdemler gelüp biz seyâhat-i Fûncistân'dan gelince bir çâh-ı mâ kazmışlar. Ve yanına bir neşîmen mastaba ve bir kasr-ı zîbâ inşâ etmişler. Görenlerin dillerinde dâsitân bir âb-ı hoş-güvâr imiş. Hamd-i Hudâ bu kemterin sa‘yi ile vücûda gelüp ehl-i kal‘a ve cümle âyende vü revende huccâc u züvvâr u tüccâr ihtiyâc-ı atşândan halâs oldular. İnşâallâhu te‘âlâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y381b ·
metinde göster ·
… nda Mısır vâlîsi fâtih-i Hind ü Yemen Tavâşî Süleymân Paşa Hindistân'da Dîvâbâd
benderin
Portakal Frenginden feth edüp Hind pâdişâhına ihsân edüp donanma ile Habeş'e ge …
İbtidâ bânîsi Fir‘avn'ın Ezrak câdûsu binâsıdır. Ve kendi bir gârda yatır. Fir‘avnîler ziyâret eder. Ba‘dehu Zülyezen feth etmişdir. Yine Kıbtîler istîlâ edüp niçe yüz yıl mutasarrıf olup ba‘dehu Amr ibnü'l-Âs hükûmetinde Kabâbıtalar elinden Esved bin Mikdâd fethidir. Ba‘dehu yine Fûncistân ve Berberistân kavmi istîlâ edüp sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında Mısır vâlîsi fâtih-i Hind ü Yemen Tavâşî Süleymân Paşa Hindistân'da Dîvâbâd benderin Portakal Frenginden feth edüp Hind pâdişâhına ihsân edüp donanma ile Habeş'e geçüp Özdemir Paşa'ya Habeş'i ale'l-umûm feth etdirüp andan Mısır'a gelüp Mısır'dan yine Özdemir Paşa'yı Nîl ile deryâ-misâl asker verüp bu Der şehrin ve İbrîm kal‘asın Fûncistân meliki elinden feth eder. Ol asırdan berü âl-i Osmân destinde bir kasabadan mu‘azzam şehr-i Der'dir. Circe eyâleti hükmünde İbrîm sancağı tahtıdır, İbrîm kâşifi hâlâ bunda sâkindir. Ammâ hîn-i fetihde başka hükûmet imiş, Circe'den hil‘at geymeyüp Mısır vezîrinden geyermiş. Hâlâ kırk seneden beri Circe hükmünde başka kös sâhibi ve üç yüz kendi askeri ve beş yüz yedi bölük askeri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y390b ·
metinde göster ·
… zülâldir. Ekseriyyâ Nîl'in cenûb tarafından yâhûd Habeş diyârının Zeyla‘ şehri
benderinden
Portakal küffârları hedâyâ vererek bu âb-ı nâbdan kalay ve kurşumlu cerre makûl …
Ammâ bizimle giden âdemler şiddet-i hârda üşüp eyle nûş etdiler, havzı boş etdiler. Hakîr dahi şifâ niyyetine bir fincân nûş etdim, hakkâ ki mâ-i zülâldir. Ekseriyyâ Nîl'in cenûb tarafından yâhûd Habeş diyârının Zeyla‘ şehri benderinden Portakal küffârları hedâyâ vererek bu âb-ı nâbdan kalay ve kurşumlu cerre makûlesi niçe bin kumkumaları doldurup Hindistân'a ve Frengistân'a götürürler kim cüzâm zahmetine ve Freng zahmetine mübtelâ olanlara içirüp dürr-i beyza dönerlermiş, gâyet nâfi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y406a ·
metinde göster ·
… îl vardır. Yine bu boğazdan içeri Bahr-i Kulzüm'dür kim cânib-i garba tâ Süveys
benderine
varınca bu körfezin tûlü bin beş yüz mîldir. Kıble tarafı Yemen ve Aden ve Mekk …
Ve bu diyârın incü çıkaran gavvâsları nakli üzre bu boğazın aslâ nihâyeti yokdur, gâyet amîkdir deyü nakl etdiler. Hakkâ ki âyet-i şerîfe üzre fecc-i amîkdir. Ve bu boğaza ehl-i Habeş ve mellâhlar Bâbü'l-Mendûb derler. Azîm kûh-ı Bîsütûn boğazdır. Karşı Yemen dağları râyegândır, ancak on beş mîl vardır. Yine bu boğazdan içeri Bahr-i Kulzüm'dür kim cânib-i garba tâ Süveys benderine varınca bu körfezin tûlü bin beş yüz mîldir. Kıble tarafı Yemen ve Aden ve Mekke ve Medîne ve Yenbû‘ ve Muveylah ve Tûr'dur. Cenûb tarafı serâpâ Habeş diyârı ve Kuseyre iskelesidir. Ve bu Bâb-ı Mendûb boğazı kayası üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·