… o ve Cicelkân ve Asvânî ve Sûdânî ve Kuncî ve Kırmankî ve Bağaniski ve Muncî ve
Berberî
ve Nûbî ve Zencî ve Habeşî ve Kelâpişî ve Alevî ve Dumbî (---)(---)(---) (--- …
Evvelâ Mağribî ve Fes ve Merânkeşî ve Afnu ve Mayburno ve Cicelkân ve Asvânî ve Sûdânî ve Kuncî ve Kırmankî ve Bağaniski ve Muncî ve Berberî ve Nûbî ve Zencî ve Habeşî ve Kelâpişî ve Alevî ve Dumbî (---)(---)(---)(---)(---)(---) Arab-ı Yemen ve Bağdâd ve Arab-ı Mevâl ve Arab-ı Mekke ve Medîne ve Bâdiye ve Ummân cümle urbân üç bin altmış kabiledir, dahi ziyâde demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a ·
metinde göster ·
… idi, hemân heyûlâ gibi birbirlerine bakup gezerlerdi. Ammâ siyâh zengî Arab ve
Berberî
kavmi ve Tilimsân ve Fes ve Sûdân ve Meğâribe kavmi ve Urbân-ı Funcistân ve Âfn …
İbret-nümâ-yı diğer: Havuzdan zâhir olan deryâ kuruyup ke'l-evvel bâğ-ı İrem görünüp mukaddemâ nümâyân olan gûnâ-gûn dîvler ve gûl u beyâbân ve ecinne ve ejdehâlardan nâm [u] nişân kalmayup mezkûr perdenin verâsında bir alay Rûm halkı ve Teke ve Hamîd ve Konya külâhlı âdemler ve Mısır ve Şâm ve Acem ve Hind ü Sind ve Maskov ve Tatar ve Özbek, el-hâsıl Hallâk-ı âlem bu rûy-ı arzda ne kadar mahlûk-ı benî âdem halk etdi ise cümlesi eşkâl-i esbâblarıyla zâhir olup bâğ-ı İrem içre kimi gezüp kimi her dıraht altında oturup sohbet ederlerdi, ammâ bunların birinde nutk olmayup birbirleriyle tekellüm etmezler idi, hemân heyûlâ gibi birbirlerine bakup gezerlerdi. Ammâ siyâh zengî Arab ve Berberî kavmi ve Tilimsân ve Fes ve Sûdân ve Meğâribe kavmi ve Urbân-ı Funcistân ve Âfnû ve May Bornu ve Dacu ve Kırmanika ve Bağaniski ve Fur kavmi kara Arablarıyla Habeşî ve Hindî kavmi gâyet çok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
… Çağatay'da Çârkes derler, zîrâ ibtidâ bu Çerkezistân'a kadem basanlar Şağake ve
Berberî
ve Mamaluk ve Bozoduk dörd kişi geldiklerinden kavm-i Çağatay bunlar[a] Çârkes, …
Lisân-ı Çağatay'da Çârkes derler, zîrâ ibtidâ bu Çerkezistân'a kadem basanlar Şağake ve Berberî ve Mamaluk ve Bozoduk dörd kişi geldiklerinden kavm-i Çağatay bunlar[a] Çârkes, ya‘nî dör[d] kişi derler. Ve lisân-ı Moğolîde Çerkız derler. Lisân-ı Arab'da Serâkîse-i nâkîse derler, zîrâ Mısır'da kavm-i Çerkez çok olup evlâd-ı Arab'ı gadr(?) ile urduklarından Çerkez kavmine Serâkîse-i nâkîse derler. Mısır fellâhlarının yüreklerin kavm-i Çerkes hûn eylemişdir. Ve lisân-ı Kumuk'da Cârkes, ya‘nî komşumuz âdemleri demekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149b ·
metinde göster ·
… illet-i Nasârâdan mâ‘adâ Mağribî ve Endelüsî ve Burnâvî ve Afnu ve Donkolâvî ve
Berberî
ve Fûncî ve Kırmanka ve Bağanıskı ve Habeşî ve Bânyânî ve Kakanî ve Sûdânî ve T …
Hâsıl-ı kelâm yetmiş iki milletdirler. Ammâ yüz kırk lisân şehr-i Mısır'da mevcûddur. Yigirmi aded millet-i Nasârâdan mâ‘adâ Mağribî ve Endelüsî ve Burnâvî ve Afnu ve Donkolâvî ve Berberî ve Fûncî ve Kırmanka ve Bağanıskı ve Habeşî ve Bânyânî ve Kakanî ve Sûdânî ve Tilimsânî ve Râbî(?) ve May Bornî ve Fûrî ve Dâcûrî ve Nûbî ve bu makûle elsine-i muhtelife bile Y 89a Mısır içinde mâl-â-mâldir kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmaz. Ammâ bu hakîr inşâallâh Mısır'ın cemî‘i ahvâlât ve ecnâs-ı mahlûkâtı mahalleriyle tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y88b–Y89a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı fitilciyân-ı tüfeng: Dükkân altı, nefer on bir. Ammâ iki bin dahi
Berberî
kavmi kettân çöpünden yedek fitil bükerler. Bunlar dahi ellerinde birer ikişer …
Esnâf-ı fitilciyân-ı tüfeng: Dükkân altı, nefer on bir. Ammâ iki bin dahi Berberî kavmi kettân çöpünden yedek fitil bükerler. Bunlar dahi ellerinde birer ikişer kandîller ile ve omuzlarında ucları yanmış fitiller ile lisânlarınca şakalar ederek, bu bâlâda zikr olunan cümle iki bin sekiz yüz elli iki âdem tüfenglerin atup arz-ı kâlây ederek kılıccıbaşı ve tüfengcibaşı atbaşı berâber mehterhânelerin çalarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y171a ·
metinde göster ·
… varup şu fesekahâneleri münhedim et" deyü fermân edince merkûm ağa bu kadar bin
Berberî
ve fellâhîn cem‘ edüp cümle bâbullûkları ve bozahâne ve meyhânelerin yere berâb …
"Mâl-ı pâdişâhîden geçdim. Ben garâmesin çekerim. Tîz varup şu fesekahâneleri münhedim et" deyü fermân edince merkûm ağa bu kadar bin Berberî ve fellâhîn cem‘ edüp cümle bâbullûkları ve bozahâne ve meyhânelerin yere berâber edüp cümle fâhişelerin nefy-i beled edüp Mısır'ı tathîr eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·
… emen ferdeleri içre atlar(ı) ve katırlara tahmîl edüp bu fitîlleri büken üç bin
Berberî
kavmi dahi fitîl yükleri yanınca pâ-bürehne ve ser-bürehne ellerinde asâlariyle …
{Ve altı bin kantâr dahi kettân fitîli geçer. Bunlar dahi şedde şedde Yemen ferdeleri içre atlar(ı) ve katırlara tahmîl edüp bu fitîlleri büken üç bin Berberî kavmi dahi fitîl yükleri yanınca pâ-bürehne ve ser-bürehne ellerinde asâlariyle fellâhları urarak ubûr ederler. Bu fitîllere Mısır'da yedek derler. Hattâ paşa ağalarının müflisleri latîfe içün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y215a ·
metinde göster ·
Ve ortasında tarz-ı kadîm bir minâreli bir câmi‘i var, Süleymân Hân'ındır. Zîrâ bu kal‘ayı Süleymân Hân asrında bir hîle ile Fûncistân ve Berberistân melikleri müttefik olup bu kal‘aya istîlâ edüp kabza-i tasarrufa aldılar. Ba‘dehu Mısır vâlîsi Tavâşî Süleymân Paşa Özdemir Paşa'yı serdâr edüp on günde cebren ve kahren kal‘ayı feth edüp mutahassın olan zâğî ve bağî ve yağı çekirge bacaklı nahîf Fûncî ve Berberî kavmlerinin başların tırâş edüp rûy-ı siyâhların hâk-i siyâha salup vilâyet-i İbrîm müceddeden feth olunup kal‘ada bu câmi‘ Süleymân Hân nâmına inşâ Y 391b olundu. Hâlâ ibâdetgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y391a–Y391b ·
metinde göster ·
… ş gözedesiz, buna bir zarar isâbet ederse biz dahi sizi burada kırarız ve gayrı
Berberî
ve Fûncî geçmeğe komazız" deyü anlara vâfir vasıyyet ve tenbîh ü te’kîd edüp bi …
"Bu paşa ağasını bir hoş gözedesiz, buna bir zarar isâbet ederse biz dahi sizi burada kırarız ve gayrı Berberî ve Fûncî geçmeğe komazız" deyü anlara vâfir vasıyyet ve tenbîh ü te’kîd edüp bizi anlara teslîm etdiler. Ve yine hakîre nihânîce tenbîh etdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y394b ·
metinde göster ·
Bu kulle Nîl'in garbında bir küçük kulledir. Gemiler ile
Berberî
diyârına ve Kırmanka vilâyetlerine geçmek içün bâc alınur kulledir. Fîl kemiğin …
Bu kulle Nîl'in garbında bir küçük kulledir. Gemiler ile Berberî diyârına ve Kırmanka vilâyetlerine geçmek içün bâc alınur kulledir. Fîl kemiğinden topları var, bize birin atup hayli sadâ verdi. Nîl tenezzülde oldukda bu mahalden develer ile Urbân Sese cezîresine geçer, andan cânib-i garbda bu Ma‘diye kullesine geçer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y396b ·
metinde göster ·
ve zâğî re‘âyâsı vardır. Zirâ‘at edüp ganîmet ederler. Hamd-i Hudâ bu şehirde b …
Bu kal‘anın yedi yüz askerîsi ve elli bin Berberî ve zâğî re‘âyâsı vardır. Zirâ‘at edüp ganîmet ederler. Hamd-i Hudâ bu şehirde buğday ekmeği gördük. Rûz-merre Hâkim Dâyimüddîn Kan iki yüz ekmek ve birer koyun ve iki kazan yağ ve bir cerre bal Y 397a ve elli şenbe(?) at yemi pâk arpa gelirdi. Ganîmet şehirdir, ekseriyyâ mahsûlâtları darıdır ve hûrmâdır. Ve besâtînlerinde kavunu ve karpuzu çok olur. Ve bir gûne küçük atları vardır, ammâ gâyet şâtırdır. Develeri sahrâlarda sürü sürü ve bî-hisâbdır. Koyunları ve keçileri ve sığırları kezâlik lâ-yu‘addır. Ve Kan sarâyında bir fîl yavrusu var idi, gâyet munîs olmuş, herkes ile lu‘bedebâzlık ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y396b–Y397a ·
metinde göster ·
… miş, başı açık, geysûları cîm-ender-cîm örülmüş bir yüzü münevver âdemdir. Ammâ
Berberî
mahbûbları siyâh-çerde huddâmları var kim sübhâne'l-hallâk. Ba‘dehu hûrmâ bekme …
Ba‘de't-ta‘âm ellerin yaykamayup birer makramaya silindiler. Beyâz sâde geymiş, başı açık, geysûları cîm-ender-cîm örülmüş bir yüzü münevver âdemdir. Ammâ Berberî mahbûbları siyâh-çerde huddâmları var kim sübhâne'l-hallâk. Ba‘dehu hûrmâ bekmezi şerbeti getirdiler, ağac kâselerden nûş etdik. Ammâ safî bahârlı şerbetdir. Kendi elindeki kâseyi hakîre verüp biz dahi ta‘zîm ile elinden alup nûş etdikde bizim ahvâlimiz refîklerimiz olan kanlardan su’âl etdi. Anlar dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398a ·
metinde göster ·
… şehirdir. On yedi bin siyâh-çerde askere ve iki Q 317b kerre yüz bin Zengî ve
Berberî
ve Fûncî re‘âyâya mâlikdir. Ve cümlesi mezheb-i Şâfi‘îde mü’minlerdir. Ve yedi …
Nîl'in cânib-i şarkında Şeddâdî tula-binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Fûncistân melikinin dâbiri hâkimdir ve dâbirin tahtıdır. Gâyet ma‘mûr u müzeyyen şehirdir. On yedi bin siyâh-çerde askere ve iki Q 317b kerre yüz bin Zengî ve Berberî ve Fûncî re‘âyâya mâlikdir. Ve cümlesi mezheb-i Şâfi‘îde mü’minlerdir. Ve yedi câmi‘leri ve kırk aded zâviyeleri ve hân u P 314b hammâm ve yedi vekâlesi ve altı yüz dükkânı ve mekteb-i sıbyânı ve sebîlleri vardır. Ammâ Arabistân tarzı ve Rûm binâları gibi değildir ve ol zîb ü zînet yokdur, ancak halkına göre binâları var. Câ-be-câ bâğ u bâğçeleri var, ammâ bostânları gâyet çokdur. Ve şiddet-i hârdan âdem beyninden pişer. Ve cümle halkı tüccârdır. Kaçan bir diyâra gitseler, bâr [u] büngâhların ve zâd-ı râhilelerin deveye ve fîle yükledirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398a ·
metinde göster ·
… şdır, herkes nezerâtlarından niçe bin fîl yükü odun getürürler. Bu âteşgede[yi]
Berberî
ve Fûncî ve Kırmankî ve Kakanî tâ’ifesi söndürüp yerine ol kadar tebevvül ü teg …
Bu meydânın cânib-i erba‘asında dağlar gibi bâlâda zikr olunan ağaçlardan yığılmışdır, herkes nezerâtlarından niçe bin fîl yükü odun getürürler. Bu âteşgede[yi] Berberî ve Fûncî ve Kırmankî ve Kakanî tâ’ifesi söndürüp yerine ol kadar tebevvül ü tegayyuz etdiler kim cemî‘i asker haşerâtının âbhâneleri oldu. Ba‘zı esîrlerimiz görüp feryâd [u] figân edüp ağlarlardı. Su’âl etdiğimizde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y401a ·
metinde göster ·
Hemân otak kapusun açup atıyla otakdan içeri bu kadar ser-bürehne kavm-i
Berberî
ile gelüp kan'ın yanında melik oturup öpüşüp görüşdükden sonra anlar dahi,
Hemân otak kapusun açup atıyla otakdan içeri bu kadar ser-bürehne kavm-i Berberî ile gelüp kan'ın yanında melik oturup öpüşüp görüşdükden sonra anlar dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y401b ·
metinde göster ·
… e bî-had tenbîhler eyleyüp "Dâyirende kondur" deyüp öpüşüp avdet etdiler. Hakîr
Berberî
meliki ile atbaşı berâber Berberîler ile bir yerde giderek yedi sâ‘atde,
Ertesi ale's-sabâh cümle yüklerimiz ile âmâde olup Berberistân askeri nümâyân olduklarında varup Hüseyin Kan ile vedâlaşmağa vardıkda anlar dahi bin mikdârı asker ile bizi bir sâ‘at yere göndere gidüp anda vedâlaşup yine te’kîden Berbere melikine bî-had tenbîhler eyleyüp "Dâyirende kondur" deyüp öpüşüp avdet etdiler. Hakîr Berberî meliki ile atbaşı berâber Berberîler ile bir yerde giderek yedi sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y402a ·
metinde göster ·
Bu azîzin havfından cümle ehl-i kal‘a taşrada sâkinlerdir. Derûn-ı kal‘ada aslâ bir âdemî-zâd yokdur. Ziyâretine varanlar kal‘a kapusundan içeri dâhil olunca pây-bürehne varırlar. Kal‘ada değil bu kal‘a binâ olunduğu cezîrede bir kimse tebevvül ü tegayyuz etmeğe kâdir değillerdir. Tekâzâ-yı hâceti gelirse de üç gün ve beş gün olursa da kabız durur, tâ ki Nîl kenârına varmayınca def‘-i hâcet edemez. Bu hâk-i amber-pâkde koyundan ve at ve deveden gayrı hayvân besleyemezler, zîrâ necâsetleri necâset-i galîzadır. Tâ bu mertebe ulu sultândır kim bu cezîrede bir kimesne fi‘l-i şenî‘ edemez ve harâmî ve zâlim giremez ve kimse teşelşül edemez. Meşhûr-ı âfâk kutb-ı ale'l-ıtlâk mutasarrıfînden ulu sultândır. Ve halkı mü’min ü muvahhidîn Berberî kavmidir. Hastaları ve ma‘sûmları def‘-i hâcet etdükde mecurlara eder, ba‘dehu tâ Nîl'e dökerler. Bu derd-i elîmi dâ’imâ çekerler. Bunu ziyâret edüp yine cenûba Y 403a Nîl çetince sekiz sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y402b–Y403a ·
metinde göster ·
… garbda tûbdan bir kal‘a-i şekl-i muhammesdir. İçinde yedi yüz mikdârı kamışdan
Berberî
hâneleri vardır. Ve bir câmi‘i var, tûbdandır. Ammâ kal‘adan taşra sahrâ-nişîn …
Cânib-i garbda tûbdan bir kal‘a-i şekl-i muhammesdir. İçinde yedi yüz mikdârı kamışdan Berberî hâneleri vardır. Ve bir câmi‘i var, tûbdandır. Ammâ kal‘adan taşra sahrâ-nişîn Mâlikî-mezheb kavm-i Berâbire ve Cebrî-mezheb kavmiyle muhtelit yüz bin re‘âyâ-yı esved-likâsı var. Bu Fûnc iklîminde bunlar gibi şecî‘ tüvânâ ve hecîn ü fîl-süvâr ve cıdabâz kavm yokdur. Şeyhlerinin ismi Şeyh Aşâb ibn Melik Kakan'dır. Ammâ kal‘a hâkimi Hüseyn-i Fûncî, Berberî melikine gelüp hedâyâlar getirdi. Andan yedi sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403a ·
metinde göster ·
… yhlerinin ismi Şeyh Aşâb ibn Melik Kakan'dır. Ammâ kal‘a hâkimi Hüseyn-i Fûncî,
Berberî
melikine gelüp hedâyâlar getirdi. Andan yedi sâ‘atde,
Cânib-i garbda tûbdan bir kal‘a-i şekl-i muhammesdir. İçinde yedi yüz mikdârı kamışdan Berberî hâneleri vardır. Ve bir câmi‘i var, tûbdandır. Ammâ kal‘adan taşra sahrâ-nişîn Mâlikî-mezheb kavm-i Berâbire ve Cebrî-mezheb kavmiyle muhtelit yüz bin re‘âyâ-yı esved-likâsı var. Bu Fûnc iklîminde bunlar gibi şecî‘ tüvânâ ve hecîn ü fîl-süvâr ve cıdabâz kavm yokdur. Şeyhlerinin ismi Şeyh Aşâb ibn Melik Kakan'dır. Ammâ kal‘a hâkimi Hüseyn-i Fûncî, Berberî melikine gelüp hedâyâlar getirdi. Andan yedi sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403a ·
metinde göster ·
… rler. Ba‘zı yerleri rıhtım dolma-binâdır. Kal‘a içinde iki yüz mikdârı kamışdan
Berberî
evleri vardır. Cebrî kavmini kal‘aya komazlar. Anların saçları iki yanındadır, …
Cânib-i garbda câmi‘i ile cümle tûbdan bir altun top-misâl bir kal‘a-i sagîredir. Bu kal‘a hâricinde mutahassın olmagiçün bir kat dahi ka‘r-ı zemîne ermiş handakı olduğundan kal‘a-i Handak derler. Ba‘zı yerleri rıhtım dolma-binâdır. Kal‘a içinde iki yüz mikdârı kamışdan Berberî evleri vardır. Cebrî kavmini kal‘aya komazlar. Anların saçları iki yanındadır, alınlarından enselerine dek tırâş ederler. {Cebrî oldukları andan ma‘lûmdur.} Ve sahrâ-nişîn kavimdir. Bu kal‘a hâkimi Hüseyin yüz tulum boza Berberî hâkimine pîşkeş getirüp kavm-i Berberî îd-i adhâ etdiler. Andan on iki sâ‘at, Y 403b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403a–Y403b ·
metinde göster ·
… dan ma‘lûmdur.} Ve sahrâ-nişîn kavimdir. Bu kal‘a hâkimi Hüseyin yüz tulum boza
Berberî
hâkimine pîşkeş getirüp kavm-i Berberî îd-i adhâ etdiler. Andan on iki sâ‘at, ⟦ …
Cânib-i garbda câmi‘i ile cümle tûbdan bir altun top-misâl bir kal‘a-i sagîredir. Bu kal‘a hâricinde mutahassın olmagiçün bir kat dahi ka‘r-ı zemîne ermiş handakı olduğundan kal‘a-i Handak derler. Ba‘zı yerleri rıhtım dolma-binâdır. Kal‘a içinde iki yüz mikdârı kamışdan Berberî evleri vardır. Cebrî kavmini kal‘aya komazlar. Anların saçları iki yanındadır, alınlarından enselerine dek tırâş ederler. {Cebrî oldukları andan ma‘lûmdur.} Ve sahrâ-nişîn kavimdir. Bu kal‘a hâkimi Hüseyin yüz tulum boza Berberî hâkimine pîşkeş getirüp kavm-i Berberî îd-i adhâ etdiler. Andan on iki sâ‘at, Y 403b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403a–Y403b ·
metinde göster ·
… . Bu kal‘a hâkimi Hüseyin yüz tulum boza Berberî hâkimine pîşkeş getirüp kavm-i
Berberî
îd-i adhâ etdiler. Andan on iki sâ‘at, Y 403b
Cânib-i garbda câmi‘i ile cümle tûbdan bir altun top-misâl bir kal‘a-i sagîredir. Bu kal‘a hâricinde mutahassın olmagiçün bir kat dahi ka‘r-ı zemîne ermiş handakı olduğundan kal‘a-i Handak derler. Ba‘zı yerleri rıhtım dolma-binâdır. Kal‘a içinde iki yüz mikdârı kamışdan Berberî evleri vardır. Cebrî kavmini kal‘aya komazlar. Anların saçları iki yanındadır, alınlarından enselerine dek tırâş ederler. {Cebrî oldukları andan ma‘lûmdur.} Ve sahrâ-nişîn kavimdir. Bu kal‘a hâkimi Hüseyin yüz tulum boza Berberî hâkimine pîşkeş getirüp kavm-i Berberî îd-i adhâ etdiler. Andan on iki sâ‘at, Y 403b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403a–Y403b ·
metinde göster ·
… tûbdandır. Ve şekl-i tûlî vâki‘ olup Nîl'den şark cânibi münhedim olmuş. İçinde
Berberî
fukarâları sâkindir. Hâkimi Hüseyn-i Fûncî'dir, Berâbire melikine bir at ve üç …
Taraf-ı garbda tûbdandır. Ve şekl-i tûlî vâki‘ olup Nîl'den şark cânibi münhedim olmuş. İçinde Berberî fukarâları sâkindir. Hâkimi Hüseyn-i Fûncî'dir, Berâbire melikine bir at ve üç deve hedâyâ getirdi. Ve Berbere hâkimi mâl-ı ganâyimden alduğı fîlleri ve develeri ve gayrı lâzım olmayan hayvânâtları cümle bu Bakır sahrâsında olan nebâtât u giyâhâta şütürbân fîl-bân ve râ‘îleri ve re‘âyâlar ile saldılar, cümle hayvânât tâze cân buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403b ·
metinde göster ·
meliki hasîsdir. Zîrâ lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ koyundan gelen a‘yân-ı eşrâf ulemâya …
Andan bildim ki bu Berberî meliki hasîsdir. Zîrâ lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ koyundan gelen a‘yân-ı eşrâf ulemâya beşer onar koyun verirdi. Ol diyârda ise on koyun bir zirâ‘ asdar bezine verilir, bir zirâ‘ bez ise Circe'de bir para ve iki cedîde ya‘nî iki mankıradır. Ve derim haymesinde deve südü ve darı ekmeği yerdi. Dâ’imâ kıllet ü hisset [ü] denâ’et üzre ayş [u] nûş ederdi, dâ’imâ boza içüp giderdi. Yine bu hakîr ana nazar etmeyüp hüsn-i ülfet ederdim. Zîrâ beyit:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403b ·
metinde göster ·
pâk libâsların geyüp âlât-ı silâhlariyle iktidârlarına göre kendüleri tezyîn ed …
Ertesi ale's-sabâh cümle asâkir-i Berberî pâk libâsların geyüp âlât-ı silâhlariyle iktidârlarına göre kendüleri tezyîn edüp melik-i Berberistân dahi asâkir-i sâhib-sinânların yemîn ü yesâra cenâheyn-vâr tertîb edüp bî-hisâb eli hıştlı esb-süvâr ve hecîn-süvâr askerin dahi talî‘a Q 320aP 317a edüp dahi ileri bilâ-hisâb kara nahıra benzer sürü sürü piyâde eli harbeli ve beli kırbalı kavmlerin her biri gûnâ-gûn lehce-i mahsûsları ile tegannî ederek azm-i râh ederlerdi. Ve melik dahi kendi tevâbi‘leri ile yüz altmış boybeğleri ve kal‘a kanları kûs [u] kebürgelerin çalarak âvâze-i tabl [u] dühül ve kûs [u] makrafa sadâsı evce peyveste olurdu. Bu hâl üzre Nîl kenârınca cânib-i cenûba yedi sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403b ·
metinde göster ·
Kal‘a içinde cümle altı yüz elli pişmemiş tuladan kerpiç-binâ
Berberî
evleridir. Yedi câmi‘i ve tokuz mescidi ve altı mektebi var. Ve bundan gayrı im …
Kal‘a içinde cümle altı yüz elli pişmemiş tuladan kerpiç-binâ Berberî evleridir. Yedi câmi‘i ve tokuz mescidi ve altı mektebi var. Ve bundan gayrı imâret yokdur. Ve bir yalçın kaya üzre vâki‘ olmuşdur. Ve melik sarâyı dahi kal‘a içinde tûbdandır ve bizim konağımız dahi tûbdandır; bu şehr içre bundan ma‘mûr evler yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404b ·
metinde göster ·
askerîsine derler. Cümle tâ’ife-i askerî altmış bin olur, ammâ Berâbire'si üç k …
On mikdârı tula-binâ câmi‘lerinde ibtidâ Fûncistân pâdişâhı nâmına, andan âl-i Osmân'a du‘â edeler kim hâdimü'l-haremeyni'ş-şerîfeyndir. Gâyet musallî Mâlikiyyü'l-mezheb kavmi vardır. Aslâ kizb ü gıybet ve sû-i zan ü mesâvî bilmezler. Gâyet mustakîm âdemler olduğiyçün şehr-i Mısır'da cümle tüccâr ve ehl-i sûkun huddâmları kavm-i Berâbiredir. Berâbire re‘âyâsına derler, Berberî askerîsine derler. Cümle tâ’ife-i askerî altmış bin olur, ammâ Berâbire'si üç kerre yüz bin âdem olur. Ve bu varoşda binden mütecâviz cellâbe ya‘nî Sûdân ve İsvân ve Fûncistân bâzergânları sâkin olurlar. Ve Berâbire'si ticâret ü zirâ‘at ile mukayyed olup şa‘îr ve dürre ya‘nî darı eküp biçüp gıdâları arpa ve darı ekmeği ve lahm-ı tayrî ve cemel eti ve südüdür. Ve bozası gâyet memdûhdur. Ve kedi eti yemek mübâhdır, ciddi kutta ya‘nî lezîz kedi deyüp vakt-i zarûretde yerler. Ve Nîl zülâli nûş ederler. Bir kabîlesi dahi sahrâlarda zürâfe ve pîl ve gergerdân ve ceyrân sayd u şikâr edüp tırnakları çataldır, deyü tenâvül ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404b ·
metinde göster ·
… mmâ püşt-i pâ urmada hakkâ ki zoruna pâydır. Âhû-yı Bağdâd gibi seğirdir, lâkin
Berberî
kavmi hîle ile şikâr ederler.
Hattâ hânemiz sâhibinin huddâmları bir zürâfe-pîçe sayd edüp kebâb etdiler. Ammâ ol kadar semîn idi kim ta‘bîr olunmaz. Hakîre teklîf etdiler, tenâvül etdik, inşâallâh helâldir, kitâbda mahallin görmedik. Eşkâlde ve cesedde at kadardır. Postu sığın derisi gibi ve deve gerdânından dırâz boynu var. P 317b Başı keçi başı gibi, ammâ dahi büyükdür. Elma gözlü ve deve kulaklı, boynuzları gerdeninden bir siyâh hat Q 320b zahrından tâ dümmüne varınca çekilmişdir. Kuyruğu sığın kuyruğu gibidir. Ön ayakları gâyet âlîdi, kıç ayakları gâyet alçakdır. Çâr pâsında Y 405a çatal tırnaklıdır. Ve gerden-i dırâziyle minâre kaddi dırahtlara yetişüp filislerin yerler. Ve zemînde gûnâ-gûn giyâhâtı tenâvül edüp şîrîn hayvândır. Ammâ at ve sığın ve sığır lahminden lezîzdir. Ammâ püşt-i pâ urmada hakkâ ki zoruna pâydır. Âhû-yı Bağdâd gibi seğirdir, lâkin Berberî kavmi hîle ile şikâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404b–Y405a ·
metinde göster ·
Ve havâsının letâfeti yüzünden mahbûb u mahbûbesi ol kadar mükahhal merâlî ve gazâlî gözlü esmerü'l-levn ve ahmerü'l-vech gülfem reftâr [u] güftârı latîf ü zarîf mahbûbları olur kim ta‘bîr olunmaz. Hakkâ ki nesl-i Nûh Nebî'dirler. Ammâ libâsları yokdur, Berberî ihrâm ve Berberî peştemâl bürünmüşler, geysûların örmüşler, şiddet-i hârdan gûyâ nâr-ı cahîme girmişler ve yüz yıl durup yanmışlar, kadîd âdemlerdir. Ammâ gâyet cerî ve şecî‘ ve bahâdırlar. Ve gâyetü'l-gâye cemmâ‘ u tammâ‘ kavmdir. Ve hisset ü denâ’etlerinden şeb [ü] rûz cihân gezerler, müft ta‘âm bulurlar ise yerler. Böyle pâ-bürehne ve ser-bürehne kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y405a ·
metinde göster ·
Ve havâsının letâfeti yüzünden mahbûb u mahbûbesi ol kadar mükahhal merâlî ve gazâlî gözlü esmerü'l-levn ve ahmerü'l-vech gülfem reftâr [u] güftârı latîf ü zarîf mahbûbları olur kim ta‘bîr olunmaz. Hakkâ ki nesl-i Nûh Nebî'dirler. Ammâ libâsları yokdur, Berberî ihrâm ve Berberî peştemâl bürünmüşler, geysûların örmüşler, şiddet-i hârdan gûyâ nâr-ı cahîme girmişler ve yüz yıl durup yanmışlar, kadîd âdemlerdir. Ammâ gâyet cerî ve şecî‘ ve bahâdırlar. Ve gâyetü'l-gâye cemmâ‘ u tammâ‘ kavmdir. Ve hisset ü denâ’etlerinden şeb [ü] rûz cihân gezerler, müft ta‘âm bulurlar ise yerler. Böyle pâ-bürehne ve ser-bürehne kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y405a ·
metinde göster ·
… murabba‘ bir kal‘a-i azîmdir. Fûncistân hükmündedir. Kal‘a içinde (---) hâne-i
Berberî
vardır. Taşra varoşu ve câmi‘leri ve bozahâneleri vardır, gayrı imâret yokdur. …
Nîl içinde bir cezîre içre garba karîb tula ile mebnî bir kal‘a-i kebîrdir. Bânîsin su’âl etdim, aslâ bilmediler. Bunun dahi Donkola gibi üç kapusu vardır, ammâ Donkola gibi kaya üzre değildir, türâb üzre mebnî şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i azîmdir. Fûncistân hükmündedir. Kal‘a içinde (---) hâne-i Berberî vardır. Taşra varoşu ve câmi‘leri ve bozahâneleri vardır, gayrı imâret yokdur. Hâkimi üç bin askere, yedi bin Berâbire re‘âyâsına mâlikdir. Çoğu bizimle Firdâniye seferinde idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y405b ·
metinde göster ·
… ta kanatları üzre timsâh derileri mıhlıdır. Ve cümle halkı esmerü'l-levn mahbûb
Berberî
kavmidir.
Nîl'in garbında bir sedd-i Ye’cûc-vâr bir kal‘a-i üstüvârdır. Sâhil-i Nîl'de kal‘a-i İbrîm'den sonra memdûh-ı âlem kal‘a budur. Bânîsi Azrak Câdûdur. Gerçi taş kal‘a değildir, serâpâ kâr-ı kadîm tula ile mebnîdir, ammâ gâyet metîn ü müstahkemdir. İki kapusu var, biri garba bir cânibe, biri Nîl'e açılır. Şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i musanna‘dır. Ve içinde iki yüz mikdârı tula-binâ büyûtlar vardır. Ve bir câmi‘i var. Ammâ kal‘a hâricinde bin mikdârı top ve çim ü çalaşdan evleri ve yedi câmi‘i ve zâviyesi var. Ve kırk aded bozası var. Ve kapularının tahta kanatları üzre timsâh derileri mıhlıdır. Ve cümle halkı esmerü'l-levn mahbûb Berberî kavmidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y406b ·
metinde göster ·
… Dâyiren-mâdâr cirmi iki bin adımdır. Ve içinde tûbdan câmi‘i var ve üç yüz aded
Berberî
beytleri vardır. Şimâle nâzır ağac kapusu üzre timsâh-ı bî-cenâh postları mıhlı …
Nîl'in şarkında tula-binâ şekl-i bâdemî bir kal‘a-i cedîd misl-i hadîddir. Sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından el-Melik Aybeğ et-Türkmânî Fûncistân meliki re‘âyâsından tezallüm edüp Aybeğ dahi dostluğa binâ’en Fûnc meliki mutahassın olsun deyü bu kal‘ayı binâ etdirir. Dâyiren-mâdâr cirmi iki bin adımdır. Ve içinde tûbdan câmi‘i var ve üç yüz aded Berberî beytleri vardır. Şimâle nâzır ağac kapusu üzre timsâh-ı bî-cenâh postları mıhlıdır. Kapu üzre târîhi sene (---) zikr olunan imâretden bir şey yokdur. Andan on altı sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408a ·
metinde göster ·
… câmi‘i ve yedi yüz hânesi ve şarka nâzır bir kapusu. Cümle halkı esmerü'l-levn
Berberî
kavmidir. Mü’min ü muvahhid Mâlikiyyü'l-mezhebler ve mahbûb u mahbûbesi mümtâz …
Nîl'in şarkında bir musattah vâsi‘ sahrâ kenârında şekl-i muhammes tûbdan mebnî bir kal‘a-i sagîredir. İçinde bir câmi‘i ve yedi yüz hânesi ve şarka nâzır bir kapusu. Cümle halkı esmerü'l-levn Berberî kavmidir. Mü’min ü muvahhid Mâlikiyyü'l-mezhebler ve mahbûb u mahbûbesi mümtâz serâmedlerdir. Ahâlîsi gâyet bülhe ve âbid kimesnelerdir. Cemî‘i zamânda anlardan isyân u tuğyân ve kizb ü bühtân şekilli bir zelle anlardan sâdır olmamışdır. Mısır'a ve gayrı şehirlere varup hizmet ederler, gâyet mu‘temed kavmdir. Bu kal‘adan rıhlet Y 408b edüp tokuz sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408a–Y408b ·
metinde göster ·
… hr-i müzeyyen imiş. Hâlâ amâr olan büyûtları iki bin mikdârı müfîd [ü] muhtasar
Berberî
hâneleridir.
Fûnc hükmündedir. Bu mahalde gemilere binüp şarkdan garba ubûr edüp şehri temâşâ eyledik. A‘sâr-ı kadîmde bu dahi şehr-i azîm imiş, hâlâ eser-i amârdan alâyimât-ı Şeddâdiyân'dan kubbe-i nühtâk-ı tumturâk revâklar var kim gûyâ dest-i mühendisden henüz çıkmış ibret-nümâ kâ‘alar ve müte‘addid hücreli sarâyla ârâste şehr-i müzeyyen imiş. Hâlâ amâr olan büyûtları iki bin mikdârı müfîd [ü] muhtasar Berberî hâneleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y409a ·
metinde göster ·
… bdir ve cânib-i garbdadır. Kal‘a içinde bin aded haşebden ve tûbdan ve kamışdan
Berberî
evleri vardır. Bir câmi‘ var. Ammâ hûrmâsı olmaz, zemîni gâyet şûredir.
Hâkimine Cündî Sevr derler, hâkimi ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i haşebdir ve cânib-i garbdadır. Kal‘a içinde bin aded haşebden ve tûbdan ve kamışdan Berberî evleri vardır. Bir câmi‘ var. Ammâ hûrmâsı olmaz, zemîni gâyet şûredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y412a ·
metinde göster ·
… içre etrâfdan yetmiş seksen bin zâğî kavm uçup kal‘ada meks edüp imdâd ederler.
Berberî
bu Mendebiyye kavminden gâyet havf üzredirler. Anlar müslim değillerdir, haşr ü …
Ve kal‘a kapuları üzre fîl-i kebîr inciklerinden demir bendler sarılmış topları vardır, hayli gülbâng verir. Bir sefer-i seriyyeye gitseler bu fîl üstühânı topların develere yükledüp götürürler. Ve yevm-i ıydde ve yevm-i leyle-i Ramazân hilâlinde hakîre rağmen cümle topları endaht edüp kös velvelesi ve neft ü katrân çerâğânı cihânı zeyn etdi, ve tâ sabâha dek bir hây hûy velvele etdiler kim gûyâ sûr-ı hümâyûndur. Ve Habeş Zengîleri ve Mendebiyye Zengîleri bu şehri nehb [ü] gârete geldiklerinde haber topları atdıklarında tarfetü'l-ayn içre etrâfdan yetmiş seksen bin zâğî kavm uçup kal‘ada meks edüp imdâd ederler. Berberî bu Mendebiyye kavminden gâyet havf üzredirler. Anlar müslim değillerdir, haşr ü neşri inkâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y415a ·
metinde göster ·
… cemeller ve heccânları dahi cümlesi melik âdemleri ile ve bizim tarafımızdan üç
Berberî
âdemlerimiz ile birden bir gün mukaddem gidüp götürmede gîrânbahâ ve hafîfü'l-b …
Ve paşaya ve hakîre verilen hedâyâ cemeller ve heccânları dahi cümlesi melik âdemleri ile ve bizim tarafımızdan üç Berberî âdemlerimiz ile birden bir gün mukaddem gidüp götürmede gîrânbahâ ve hafîfü'l-bâr olan eşyâları yanımızda alıkoyup elli üç âdem ile melik yanında kaldık. Ertesi gün sekiz bin atlı on bin heccânlı asker-i deryâ-misâl ile bizzât melik bizi alâ-tarîkı's-saydi ve'ş-şikâr Fûncistân'dan çıkdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y418b ·
metinde göster ·
… şiddet-i hârda bu askerin hengâmelerin görünce herbiri birer su‘bâna dönüp bir
Berberî
za‘îfi ve bir hımâr-ı nahîfi sokup der-ân cân verüp cânsız kaldılar. Anı ubûr e …
İki cânibi Q 331bP 328b evce ser çekmiş kayalar içre yine taşdan inşâ olunmuş yılan ve çıyan ve akreb ve zebânîler ucbe-likâ bir ayaklı ve bir elli gûnâ-gûn ecnâs-ı mahlûkâtlar ve zişt(ü)rû câdûlar timsâli var kim âdem bakmağa havf eder. Cehennem deresi derler, bu vâdîde hakîkatü'l-hâl yine Cehennem deresidir. İki kaya mâbeyninde helâk olayazdık. Ve hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür ankerek yılanları ve katır yılanı ve akrebler var kim şiddet-i hârda bu askerin hengâmelerin görünce herbiri birer su‘bâna dönüp bir Berberî za‘îfi ve bir hımâr-ı nahîfi sokup der-ân cân verüp cânsız kaldılar. Anı ubûr edüp dereden taşra çıkınca tâze cân bulup ana karîb yine bir vâdî-i ferahşâd içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y428b ·
metinde göster ·