olunup devr-i tevhîdde ilâhiyyâtları tilâvet olunur.
eş-Şeyh Hazret-i Adlî Efendi: Niçe sene seyâhat edüp ba‘dehu zâviyelerinde sâkin olup Kocamustafâpaşa şeyhi Hasan Efendi merhûm olunca yerine bu Adlî Efendi sâhib-i seccâde oldu. Âhir anlar dahi sene (---) âhirete intikâl eyleyüp Kocamustafâpaşa hareminde Zencîrli Servi zeylinde medfûndur. Adlî mahlasıyla hoş-âyende tasavvufâne eş‘ârları ilm-i edvâr üzre beste olunup devr-i tevhîdde ilâhiyyâtları tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 107a ·
metinde göster ·
… beste ve dil-haste esîrlerdir, dîdebânları ve vardiyanları destinde girîbânları
beste
ve giryân ve hayrân ü nâlân esîrlerdir.
Ve (---) aded tershâne gözlerin eyle ma‘mûr edüp her birinin tâkları tâk-ı kehkeşândan nişân verüp her bir göze birer dîdebân ve San Pavla zindânına üç yüz azebistân nevbetci her şeb ta‘yîn edüp tershâne kapudanlarının otuz beşi tershâne gözlerinde sabâha dek kol dolaşalar ve otuz beş kapudanı askerleriyle şehirde kol dolaşalar. Zîrâ Süleymân Hân asrında Galata Kullesi ve Tershâne zindânlarında otuz bir bin ecnâs-ı mahlûkât kefere-i fecereden esîr var idi {kim dâ’imâ pây-beste ve dil-haste esîrlerdir, dîdebânları ve vardiyanları destinde girîbânları beste ve giryân ve hayrân ü nâlân esîrlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
… ilm-i edvârın Fâryâbî'si idi. Ve şebbâz ve kitâbet-i ta‘lîkde hattât ve sâhib-i
beste
ve niçe sergüzeşt sâhibi ve levend-i hûnhâr ve fişekbâz ve'l-hâsıl Cemşîd-misâl …
deyüp şakaya âğâza eder pür-ma‘rifet bir çelebi idi. Fârisî-hân ve Arabî-hân ve mûsıkî-şinâs idi kim ilm-i edvârın Fâryâbî'si idi. Ve şebbâz ve kitâbet-i ta‘lîkde hattât ve sâhib-i beste ve niçe sergüzeşt sâhibi ve levend-i hûnhâr ve fişekbâz ve'l-hâsıl Cemşîd-misâl hezârfen bir zât-ı mükerrem ve Hâtem-i Tay ve Ca‘fer-i Bermekî haslet idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211a ·
metinde göster ·
… ler ile bağlı Gönye'ye istîlâ eden Kazak-ı Aklar ve Mikril kâfirleri şikeste ve
beste
ubûr edüp cemî‘î a‘yân-ı Tortum istikbâl-i Seydî Ahmed Paşa'ya çıkup şâhrâhın y …
Kal‘a-yı Tortum: Şehrine dâhil olurken cümle guzât-ı müslimînin ellerinde ikişer üçer zencirler ile bağlı Gönye'ye istîlâ eden Kazak-ı Aklar ve Mikril kâfirleri şikeste ve beste ubûr edüp cemî‘î a‘yân-ı Tortum istikbâl-i Seydî Ahmed Paşa'ya çıkup şâhrâhın yemîn [u] yesârında kat ender kat sağîr u kibâr "Gazânız mübârek ola" deyü hayr du‘â ederlerdi. Bu tertîb üzre cemî‘î guzât-ı muvahhidîn mâl-ı ganâ’imleriyle ubûr ederek Gâzî Seydî Ahmed Paşa, Sâm u Nerimân-vâr ser-i sa‘âdetine Defterdârzâde Mehemmed Paşa'nın gönderdiği cığa telleri ve ablak otâğa sokup tapan divine atına altı pâre âlât-ı polâd-ı Nahşivânî yancığı urup bahr hotaslarıyla ol küheylân üzre süvâr olup başında kırmızı mukaddeminin sünnet üzre taylasân-ı Muhammedî'sin sarkıdup kendü vücûdu gök demire müstağrak olup budluklar ve uyluklar ile gûyâ kendüleri ejder-i heft-ser-misâl mehâbet ve salâbet üzre yemin ü yesârına selâm vererek güzer etdükçe tarafeynde olan ibâdullah "Aleyke avnullah ey gâzî, seyfullah" deyü hayr du‘alar ederlerdi. Bu mahalde kal‘adan dahi "safâ geldin" topları atılup şehr-i Tortum-ı Dağıstânı güm güm gürleyüp alay-ı azîm ile Seydî Paşa sarâyına dâhil olup sâ’ir guzât-ı müslimîn ile Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve sekiz sancak beğleri askerleriyle hâricinde üç gün meks edüp ve dördüncü günü cümle cüyûş ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 333a ·
metinde göster ·
… ine gönderüp âmedânî böyle bir gazâ-yı garrâda bulunduğumuza bu hakîrin şikeste
beste
târîhidir:
Balçıkbaşı nâm bir mahalde hayme ü hargâhlarımızla meks edüp hâb-ı râhatda yatarken re‘âyâdan bir recül-i sâlih gelüp paşaya mülâkî olup eydür "Sultânım, deryâda otuz altı pâre Kazak-ı Ak şaykaları gezer, ihtimâldir muvafık eyyâm ile vakt-i Şâfi‘îde bu Balçık iskelesin nehb ü gâret ede" deyü paşayı haberdâr edüp gitdi. Paşa dahi Zıpır Bölükbaşı ve Gırbo ve Çento ve Hüseyin Bölükbaşıları yüzer yiğitleriyle piyâde ve bin aded güzîde esb-i tâzî-süvâr Abaza ve Çerkes ve Gürcî yiğitlerin ileri nısfu'l-leylde gönderüp bir kemîngâhda karâr etdiler. Hikmet-i İlâh ile vakt-i Şâfi‘îde Kazak karaya âdem döküp Balçık şehrinin cânib-i erba‘asından âteşe urup ahâlî-i belede telâş el verüp halk vâveylâda iken Kazak-ı Ak şehri nehb ü gârete başlayup "poz yoz" deyü feryâd ederken deryâda olan otuz altı pâre şaykaları dahi vakt-i Hanefî'de imdâda gelüp kenara çıkup anlar dahi imdâd-ı gârete gidüp gemilerinde ancak beşer onar kefere ve fecere kaldı. Hemân vakt-i sabâh olunca bizim kemîngâhda olan piyâde sekbân ve sarıca arıları dağdan teper aşağı "Allah Allah" sadâsına rehâ buldurup der-ceng-i evvel kâfirin leb-i deryâda olan firkatelerine sarılup ân-ı vâhidde amân vermeyüp on yedi adedin kabza-i tasarrufa alup içinde olan esir ümmet-i Muhammed'i halâs edüp anlara kürek çekdirerek deryâya alarga olup firâr eden kayıkları dahi ahz edüp içindeki beşer onar küffârı kayd-bend edüp esîrlikden halâs olan ibâdullah ile ba‘zı paşa efendimiz levendâtları deryâda levarime edüp demir bırakdılar. Bu kerre şehri gâret eden küffârlar bu hâli görüp karada kalup cânlarından Balçık iskelesindeki buğday anbarlarına girüp cenge âhenge başlayup kimi dağlara firâr ederken efendimiz Melek Ahmed Paşa ılgar ile Balçık başından imdâda gelirken bu firâr eden küffârlar râst gelüp kimin esîr ve kimin kelle paça edüp kimi dağlarda Dobruca Çıtağı eline girüp esir olmada. Ammâ beri tarafda Balçık şehri içre mahzenlere kapanan Kazaklar cân havliyle ceng [ü] cidâl edüp hemân paşa, askerine bezl-i mâl ihsân ederek "Koma şehbâzlarım, cümle mâl-ı ganâ’im [ü] üserâ sizin olsun" deyü alay çavuşları nidâ edince anbarları bizim asker âteşe urup damları delüp yedi sâ‘at-i nücûmî ceng-i azîm olup üç yüz kâfir esîr ve dörd yüz kelle ve paça ve otuz altı pâre şayka feth olup cümle bölükbaşılar çelenkler ve hil‘at-i fâhireler ile behremend oldular. Üç yüz kâfirden yüz kadarın der-i devlete Rûmeli şaykalarıyla gönderüp telhîs etdi. Mâ‘adâ kâfirleri ağavâtlara bezl edüp otuz altı pâre Urus şaykalarında olan mâl-ı ganâ’imi içinde esîr olan ibâdullaha mâlların teslîm edüp şaykaları Özü ve Kili ve Akkirmân kal‘aları ta‘mîr ü termîmine gönderüp âmedânî böyle bir gazâ-yı garrâda bulunduğumuza bu hakîrin şikeste beste târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 124a ·
metinde göster ·
… vidân bulur. Ekseriyyâ murabba‘ât u kâr ü nakş tasnîfâtları tarz-ı Horasân üzre
beste
olunup ekseriyyâ güfte ve besteleri bu sûret şehrengîz kelâmlarıdır. Makâm-ı sa …
Ve bu ahâlî-i şehr-i Cerbân Kan nice gûne ulûm-ı acîbe ve garîbe ve felsefiyyâta mâliklerdir ammâ zâlimler gâyetü'l-gâye Şî‘îlerdir. Cümle halkı kalemkârî ve halkârî iki peşli haftân giyüp başlarında tâc-ı Revâc ve pâylarında yeşil don ve yeşil kîmhat-ı pây-pûş-ı mihâc giyerler ve ekseriyyâ halkı ilm-i edvâr üzre hânendelerdir kim her biri ayş u tarab mahallerinde destine müdevver dâ’ireyi alup on iki makâm ve kırk sekiz terkîb ve yigirmi dörd usûl ile savt-ı hoş-elhân ve fasl-ı makâm-ı Isfahân etdikde istimâ‘ eden yârân-ı hâzırân hayât-ı câvidân bulur. Ekseriyyâ murabba‘ât u kâr ü nakş tasnîfâtları tarz-ı Horasân üzre beste olunup ekseriyyâ güfte ve besteleri bu sûret şehrengîz kelâmlarıdır. Makâm-ı sabâ, usûleş evfer beste-i kara karçığa:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 324a ·
metinde göster ·
… b üzre dizüp cellâdlar iki başından kılıç ururlarken hemân bî-günâhın biri dest
beste
iken huzûr-ı pâdişâhîde yerinden pertâb kılup cellâdın birine eyle bir püşt-i p …
Bu menzilde fermân-ı şehriyârî sâdır olup "Serâperde-i hümâyûn önünde her dîvânda dîn-i mübîn âsîlerinin kelleleri eksik olmasın" denildi. Hikmet-i Hudâ ol gün dîvân-ı asrda Kıbleli Paşa cânibinden iki yüz aded mazlûm ve gayrı mazlûm âdemler kayd [u] bend ile gelüp otağ-ı âlî ve sâyebân-ı vâlî serâperdeleri ref‘ olunup sa‘âdetlü pâdişâh-ı cem-cenâb devlet ve sa‘âdet birle kasr-ı adâlet üzre câlis ve nedîmler ile hem-enîs serîr-i devlet-masîr olup mezkûr mücrimleri kanûn üzre kösler önünde cümle tertîb üzre dizüp cellâdlar iki başından kılıç ururlarken hemân bî-günâhın biri dest beste iken huzûr-ı pâdişâhîde yerinden pertâb kılup cellâdın birine eyle bir püşt-i pâ urdu kim cellâdın bağırsakları pâybend-misâl ayağına dolaşup gûyâ cellâd bî-dâd bî-feryâd bıldırdan ölmüşe dönüp cellâdın cânı dârü'l-bevâra firâr edüp yollandı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 80b ·
metinde göster ·
… n küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karârın üstühân-ı murdârları Sibin kal‘ası sahrâsında
beste
beste ve püşte püşte ve ceste ceste na‘şe-i murdârları bile yığılı yatır. Hattâ …
Netîce-i kelâm bu kal‘a-i Sibin tâ bu mertebe rıhtım ve şeddâdî binâ-yı Ferhâdî'dir. Ve hâlâ Rakofçi'den kırılan küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karârın üstühân-ı murdârları Sibin kal‘ası sahrâsında beste beste ve püşte püşte ve ceste ceste na‘şe-i murdârları bile yığılı yatır. Hattâ kal‘a-i Sibin'i ve üstühân-ı küffârların seyr [ü] temâşâsına serdâr-ı müdebbir gezerken kal‘a-i Sibin'den "Safâ geldin" deyü bir fitîlden bin pâre top atup zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp mel‘ûn kal‘a murg-ı semender-vâr âteş-i sûzân içinde kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30a ·
metinde göster ·
… âr-ı hâksâr-ı dûzah-karârın üstühân-ı murdârları Sibin kal‘ası sahrâsında beste
beste
ve püşte püşte ve ceste ceste na‘şe-i murdârları bile yığılı yatır. Hattâ kal‘a …
Netîce-i kelâm bu kal‘a-i Sibin tâ bu mertebe rıhtım ve şeddâdî binâ-yı Ferhâdî'dir. Ve hâlâ Rakofçi'den kırılan küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karârın üstühân-ı murdârları Sibin kal‘ası sahrâsında beste beste ve püşte püşte ve ceste ceste na‘şe-i murdârları bile yığılı yatır. Hattâ kal‘a-i Sibin'i ve üstühân-ı küffârların seyr [ü] temâşâsına serdâr-ı müdebbir gezerken kal‘a-i Sibin'den "Safâ geldin" deyü bir fitîlden bin pâre top atup zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp mel‘ûn kal‘a murg-ı semender-vâr âteş-i sûzân içinde kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30a ·
metinde göster ·
ebyâtlarımızı hatt-ı müstekrehimiz ile âsitâne-i bâb-ı sa‘âdeti kapaklarına küs …
Bu gûne şikeste beste ebyâtlarımızı hatt-ı müstekrehimiz ile âsitâne-i bâb-ı sa‘âdeti kapaklarına küstâhâne tahrîr edüp ve âsâr-ı bed-eser edüp rûh-ı şerîfleriyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet etdik. Kaddesenâllâhu bi-sırrıhi'l-azîz. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 86a ·
metinde göster ·
nazîre penç beytler gazeller edüp birbirlerine gönderirler. Pâk-zebân Fârisî-hâ …
Der-na‘t-ı güzîde-i musannifîn [ü] şâ‘irân: Bu şehrin Boşnak zurefâsı çelebileri Peçoy-ı Sirem mânend bâğ-ı İrem çelebilerinin ba‘zı ebyât [u] eş‘ârları şikeste beste nazîre penç beytler gazeller edüp birbirlerine gönderirler. Pâk-zebân Fârisî-hân şu’arâları vardır. Evvelâ Gâzî Çelebi ve Nâzî Çelebi ve Sâmi‘î Efendi, niçe şu‘arâları dahi var. 87b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87a–87b ·
metinde göster ·
Ve bakıyyetü's-süyûfların beste beste der-zincîr-i esîr edüp cümle mâl-ı hazâ’inin ganâ’imleriyle guzât-ı müslimîn nehb ü gâret edüp illâ Fargaçi la‘înin hazînesi arabaların yine mukaddemâ zabt eden yeniçeri çorbacılarına teslîm etdik, ammâ bu hınto arabaların atlarına piyâde kâfirler binüp firâr etdiklerinden bu arabalar bu vâdîlerde kalmış idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105b ·
metinde göster ·
Ve bakıyyetü's-süyûfların beste beste der-zincîr-i esîr edüp cümle mâl-ı hazâ’inin ganâ’imleriyle guzât-ı müslimîn nehb ü gâret edüp illâ Fargaçi la‘înin hazînesi arabaların yine mukaddemâ zabt eden yeniçeri çorbacılarına teslîm etdik, ammâ bu hınto arabaların atlarına piyâde kâfirler binüp firâr etdiklerinden bu arabalar bu vâdîlerde kalmış idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105b ·
metinde göster ·
… ve kantar sırıklar üzre ârâyiş olup esîrleri pây-beste ve dil-haste ve şikeste
beste
edüp boruların çalarak cisirden bir alay-ı azîm ile geçüp Süleymân Hân depesi d …
Ammâ cümleden sonra baba-yı âlem Köse Serdâr Ali Paşa Bosna serhad gâzîleriyle cümle iki bin altmış aded kelle ve üç bin aded esîr-i bend-i zincîr ve yedi aded kal‘a kapudanları ve dörd kat küffâr mehterhânesi ve iki hınto arabalar ve yigirmi aded mücellâ toplar ve altun haçlı bayraklar ile cümle küffâr kelleleri kargı ve kantar sırıklar üzre ârâyiş olup esîrleri pây-beste ve dil-haste ve şikeste beste edüp boruların çalarak cisirden bir alay-ı azîm ile geçüp Süleymân Hân depesi dibinde Sadrıa‘zam huzûrundan otak-ı nüh-tâk önünden bâlâda tahrîr olduğu üzre cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânlar metâ‘ları huzûr-ı vezîr-i dilîrden güzer edüp cümle vüzerâ ve vükelâlar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106b ·
metinde göster ·
… ol mahall-i berzah-ı cahcahûnda cem‘-i hâtır yok iken hemân ale'l-fevr şikeste
beste
bir kasîde şekilli bir şey edüp birkaç nâ-mevzûn ve nâ-merbût ebyâtları budur k …
Hattâ bu hakîr [ü] fakîr ol mahall-i berzah-ı cahcahûnda cem‘-i hâtır yok iken hemân ale'l-fevr şikeste beste bir kasîde şekilli bir şey edüp birkaç nâ-mevzûn ve nâ-merbût ebyâtları budur kim eyle fuzelâyi'd-dehr vezîr-i dilîre küstâhlık edüp arz etdiğimiz ebyâtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107b ·
metinde göster ·
… t edüp bin beş yüz mikdârı esîr alup cümlesin pây-beste ve dil-haste ve şikeste
beste
edüp hattâ Mitrepolid-i anîd-i pelîdi olan kelem baş ve nâ-tırâş la‘înin ser-i …
Bunun dahi varoşu ve kurâların Uyvar gâzîleri nehb ü gâret edüp geçmişler, ammâ ıhrâk etmemişler. Bu varoşu vakt-i Şâfi‘îde basup cânib-i erba‘asın âteş-i Tatar ile çerâğân edüp cümle küffârları hâb-ı râhatda iken cümlesin bî-râhat edüp bin beş yüz mikdârı esîr alup cümlesin pây-beste ve dil-haste ve şikeste beste edüp hattâ Mitrepolid-i anîd-i pelîdi olan kelem baş ve nâ-tırâş la‘înin ser-i bî-devletin seyf-i miczem ile tırâş edüp cân-ı habîsin cân ber-cehennem ısmarladı. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130a ·
metinde göster ·
… âvere edüp giderlerken içlerine at bırağup cümlesi el kaldırmadan dest ber-kafâ
beste
olup niçe yüzü kal‘a-i Yeleşke'ye kaçdılar, anlar dahi esîr-i bend-i zencîr old …
Hikmet-i Hudâ cümle asker-i İslâm ile yine Yeleşke kal‘ası altına gele düşdük. Meğer gece biz asker-i İslâm ile kalkup gitdikde cümle küffâr dağlardan yine kal‘a-i Yeleşke'ye gürûh gürûh giderken ale'l-gafle vakt-i seherde bunları basup kal‘anın taşrasında yetmiş aded küffâr kapudanları ve üç bin kadar kefereleri ve papasları ile müşâvere edüp giderlerken içlerine at bırağup cümlesi el kaldırmadan dest ber-kafâ beste olup niçe yüzü kal‘a-i Yeleşke'ye kaçdılar, anlar dahi esîr-i bend-i zencîr oldular. Ammâ kal‘a nehr-i Raba kenârında iç kal‘ası kârgîr bir şîrîn kal‘adır, ammâ taşrası ihrâk olmuşdur. Lâkin bir acâ’ib ü garâ’ib ibret-nümâ âsâr-ı kadîm kenîsesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2b ·
metinde göster ·
… zre beyâz kefere cesedleri ceste ceste olup bakıyyetü's-süyûfları dest ber-kafâ
beste
beste olup niçe bin aded firâr eden küffârların akîblerine kalga sultân ile düş …
Bu kadar asker-i cemapuriyle İsmâ‘îl şehrinden kalkup ikinci menzilde hamd-i Hudâ Bucak Tatarıyla Mehemmed Geray Hân'ın mübârek Geray kalga sultânına kırk bin asker-i Tatar-ı sabâ-reftâra râst gelüp ol gün gece ılgar edüp hamd-i Hudâ Boğdan'ın Yaş şehri içre kapanan Burunsuz Kostantin'e mâh-ı (---)(---) gününde bir sâtûr-ı Muhammedî urup ân-ı sâ‘atde küffârın lâşe-i murdârları beyâz kar üzre beyâz kefere cesedleri ceste ceste olup bakıyyetü's-süyûfları dest ber-kafâ beste beste olup niçe bin aded firâr eden küffârların akîblerine kalga sultân ile düşüp bu hakîr dahi âlem-i fetâlığımız olmağile bile seğirdüp üç gün gece Eflak vilâyetine 100a kadem basup anda dahi üç gün gece çapul bırağup yaka yıka ale'l-gafle Bukreyş şehrini basup (---) esîr(?) mâl-ı ganâ’imler alup şehr-i azîmin âteş-i Nemrûd'a urup ol kadar şehr-i mu‘azzam bir ânda hâke berâber olup andan Tirkoviş şehrin urup hem-çünân ol kadar mâl-ı firâvân alup andan Yergöğü kal‘ası önünde Eflak beği olan mezkûr Mihne Cüvan'ın olan ol hîz-i bî-temîzin taburun bozup kırk bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp bakıyyetü's-seyf olan küffârları cân havlleriyle nehr-i Tuna'ya kendülerin urup cümle gark-ı âb oldukları bâlâda sene (---) târîhinde bu gazâlarımız mufassal tahrîr olunmuşdur, nazar oluna tekrâr terkîmi hâcet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99b–100a ·
metinde göster ·
… yâz kefere cesedleri ceste ceste olup bakıyyetü's-süyûfları dest ber-kafâ beste
beste
olup niçe bin aded firâr eden küffârların akîblerine kalga sultân ile düşüp bu …
Bu kadar asker-i cemapuriyle İsmâ‘îl şehrinden kalkup ikinci menzilde hamd-i Hudâ Bucak Tatarıyla Mehemmed Geray Hân'ın mübârek Geray kalga sultânına kırk bin asker-i Tatar-ı sabâ-reftâra râst gelüp ol gün gece ılgar edüp hamd-i Hudâ Boğdan'ın Yaş şehri içre kapanan Burunsuz Kostantin'e mâh-ı (---)(---) gününde bir sâtûr-ı Muhammedî urup ân-ı sâ‘atde küffârın lâşe-i murdârları beyâz kar üzre beyâz kefere cesedleri ceste ceste olup bakıyyetü's-süyûfları dest ber-kafâ beste beste olup niçe bin aded firâr eden küffârların akîblerine kalga sultân ile düşüp bu hakîr dahi âlem-i fetâlığımız olmağile bile seğirdüp üç gün gece Eflak vilâyetine 100a kadem basup anda dahi üç gün gece çapul bırağup yaka yıka ale'l-gafle Bukreyş şehrini basup (---) esîr(?) mâl-ı ganâ’imler alup şehr-i azîmin âteş-i Nemrûd'a urup ol kadar şehr-i mu‘azzam bir ânda hâke berâber olup andan Tirkoviş şehrin urup hem-çünân ol kadar mâl-ı firâvân alup andan Yergöğü kal‘ası önünde Eflak beği olan mezkûr Mihne Cüvan'ın olan ol hîz-i bî-temîzin taburun bozup kırk bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp bakıyyetü's-seyf olan küffârları cân havlleriyle nehr-i Tuna'ya kendülerin urup cümle gark-ı âb oldukları bâlâda sene (---) târîhinde bu gazâlarımız mufassal tahrîr olunmuşdur, nazar oluna tekrâr terkîmi hâcet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99b–100a ·
metinde göster ·
edüp niçe bin gûne şikence edüp at derisi ve at şikenbesi ve at bağırsakların e …
Hulâsa-i kelâm kavm-i Sol‘ât-ı Tatar bu rûy-ı arzı dutmuşdur, ammâ li'llâhi'l-hamd bu cezîre-i Kırım Tatarı üzre Cenâb-ı Kibriyâ'nın nazarı ta‘alluk edüp her ne cânibe teveccüh ederlerse her bâr mansûr u muzaffer gelüp cemî‘i kâfiristâna bî-rahmlikleri velvele salup kavm-i Tatar'ın havf [ü] haşyetlerinden cemî‘i kâfiristân kâfirlerinin amânları kesilüp bî-îmân kalmışlardır. Hamd-i Hudâ bu kavm-i Tatar mü’min ve muvahhid ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘atden bir alay gâzîyân-ı mücâhidânlar olup mu‘cizât-ı Muhammedü'l-Mustafa'nın du‘âsı berekâtıyla cezîre-i Kırım'da ve gayri bilâdlarda sâkin olup cânib-i erba‘ada olan küffâr-ı dûzah-karârların karârgâhları olan memleketlerin alan u tâlân ve keferelerin esîr-i nâlân edüp sığâr [u] kibâr evlâd nisvân bintânlarını esîr-i pây-beste ve dil-haste şikeste beste edüp niçe bin gûne şikence edüp at derisi ve at şikenbesi ve at bağırsakların esîrlere yedirerek cümle keferelerin evlâd [u] ensâbların diyâr-ı İslâm'a getirüp İslâm ile müşerref ederler. Hattâ bu kavm-i Tatar-ı adû-şikâr hakkında hadîs-i sahîh vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107b ·
metinde göster ·
"Meded senden yâ Îsâ, tut bizi" dediklerinde Hazret-i Îsâ Nebî'nin rûhâniyyet-i şerîfeleri bu küffârları emr-i Hak ile dutup pây-beste ve dil-haste ve şikeste beste dest-i asker-i İslâma verüp kâmil üç sâ‘at-i nücûmî usta Kassâb köçekleri 298b bu Fransa-i dıransa cünûd-ı cünübün eyle kırdılar kim Hudâ-yı Lem-yezel hakkıyçün Kanlı Mağârâların kayaları üzre hûn-ı insân cereyân seyl-i revân olup sahrâ-yı Kandiye kan ile sürh-gûn olup Kandiye altında Kanlı Mağârâlar kan ile Kanije-vâr dolup rûy-ı arz cesed-i küffâr ile Şecer-i Vakvâk (gibi) dibi gibi zeyn oldu. Âye[t] sûre-i (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298a–298b ·
metinde göster ·
meksûrü'l-bâl ve dil-haste ve mecrûh ser kec-gerdân olup köse sakalların yolara …
Haberin sıhhati alınup cümle guzât yine meterislerde ol gece kalup ertesi gün sene 1080 mâh-ı Cemâziye'l-evveli'nin gurresinde yevm-i Cum‘ada kuşluk vaktinde cümle altı bin altı yüz altmış altı aded kal‘a ve sâ’ir cebehâneler ve sâ’ir hazâ’in ve mühimmât anbârlarının cümle miftâhların vekîl-i pâdişâh-ı âlem-penâh olan fâtih-i Kandiye Fâzıl Ahmed Paşa'ya miftâhları teslîm edüp cenerali ve kapudanları cümle a‘yân-ı kibâr ile vedâlaşup gideceklerinde karşu cezîreye gönderdikleri rehinlerimiz olan paşa ve ağavâtların yerlerine kırk aded kapudanların dahi kal‘ada rehin alıkoyup cümle küffâr şikeste beste meksûrü'l-bâl ve dil-haste ve mecrûh ser kec-gerdân olup köse sakalların yolarak ve parmakların ba‘zıları gözlerine sokarak niçesi
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304a ·
metinde göster ·
… e havâdisâtlar tahrîr olmağa şürû‘ olunup bu hakîr de alâ kadri'l-imkân şikeste
beste
vâkıf-ı esrâr olduğumuz mertebe bir fetihnâme şekilli bir müsevvedâta mübâşeret …
"Girit cezîresi etrâfında her ne kadar iskeleler var ise zabt u rabt ediniz kim aslâ bir tarafından der-i devlete Kandiye'nin müjde haberleri gitmesin tâ ki kal‘anın içinde olan cebehâneler ve mühimmât u levâzımât u zahâ’ir ve hazâ’in ve sâ’ir âlât-ı silâhı âvânîleri tahrîr olunca bir gemi bir tarafa gitmesin" deyü iskeleleri zabt edüp bir âdem bir kayıkla Girit'den bir cânibe gitmek muhâl olup ba‘dehu pâdişâh-ı âlem-penâh hazretlerine her kolun dîvân küttâblarına fermânlar sâdır olup fetihnâmeler ve müjdenâmeler ve niçe bin gûne havâdisâtlar tahrîr olmağa şürû‘ olunup bu hakîr de alâ kadri'l-imkân şikeste beste vâkıf-ı esrâr olduğumuz mertebe bir fetihnâme şekilli bir müsevvedâta mübâşeret etdik. İnşâallâh mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 305b ·
metinde göster ·
… Paşa'nın liman kapusu ndan taşra liman kenârında iki lüleli çeşmesinin şikeste
beste
târîhidir:
Andan Hünkâr çeşmeleri yedi yerdedir. Andan Vezîria‘zam çeşmesi. Andan iki lüleli Vâlide Sultân çeşmesi. Andan Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa çeşmesi. Andan Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa çeşmesi. Andan Defterdâr Ahmed Paşa aynı. Andan Melek İbrâhîm Paşa aynı. Andan Sultân İbrâhîm çeşmesi. Andan Ankebût Ahmed Paşa aynı. Andan Ebü'l-hayr Kethudâ İbrâhîm Paşa'nın liman kapusu ndan taşra liman kenârında iki lüleli çeşmesinin şikeste beste târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315a ·
metinde göster ·
… da zebân lâldir. Hakîr dahi meddâhân-ı selefe teba‘iyyeten küstâhâne şikeste ve
beste
bir kaç ebyât ile alâ-kadri't-tâka medhine cür’et edüp tahrîr etdik:
Ve hakîkatü'l-hâl Rûm ve Arab ve Acem'de eyle bir cihân-nümâ medd-i basarlı ve âb [u] hevâsı latîf bir ferah-fezâ ve bir cây-i ra‘nâyı dîde-i benî âdem görmemişdir. Ve selef şu‘arâlarından niçe bin meddâh şehrengîz etmişlerdir. Ammâ deryâda katre güneşde zerre-misâl medh etmemişlerdir kim evsâfında zebân lâldir. Hakîr dahi meddâhân-ı selefe teba‘iyyeten küstâhâne şikeste ve beste bir kaç ebyât ile alâ-kadri't-tâka medhine cür’et edüp tahrîr etdik:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y79a ·
metinde göster ·
etdüği üzre on iki makâmda ve yigirmi dörd şu‘bede ve kırk sekiz terkîb üzre ho …
mevlûduna sâhib-i te’lîf beste etdüği üzre on iki makâmda ve yigirmi dörd şu‘bede ve kırk sekiz terkîb üzre hoş-âvâz ile tilâvet edüp mâbeyninde zâkirânlar niçe savt u zikirler tilâvet edüp tâ sabâha dak bu üslûb üzre sohbet-i hâs olur. Ve Hazret-i Risâlet'in rahm-ı mâderden sa‘âdetle müştak oldukları mahal gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y221b ·
metinde göster ·
… ü’essir Dâvûdî bülend-âvâzları olup gûnâ-gûn şi‘ir-i belîğleri indiyâtları üzre
beste
edüp kihta nâmında bir kirişli sâzları vardır, anınla fasıl edüp beşi, altısı b …
Ve bu kavm-i Hânende ol kadar hûb u mü’essir Dâvûdî bülend-âvâzları olup gûnâ-gûn şi‘ir-i belîğleri indiyâtları üzre beste edüp kihta nâmında bir kirişli sâzları vardır, anınla fasıl edüp beşi, altısı bir yerden müselsel tertîl ve âheng ile kırâ’at etdiklerinde âdeme dehşet hâsıl olur. Gâyet hüsn-i savtları olup mevâller okuduklarından kavm-i Hânend[e] derler. Tâli‘leri Zühre'ye mensûb olduklarından dâ’imâ şâd ü handânlardır, aslâ gam gussa nedir bilmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·