… ve cemî‘i câmi‘-i selâtînleri ta‘mîr ü termîm edüp İslâmbol henüz bir tim iken
beyâz bir
dürr-i yetîm olup ahâlî-yi İslâmbol'dan kesâfet gidüp ferahnâk oldular.
"Sultânım İslâmbol tokuz kerre amâr ve tokuz kerre harâb olmuşdur. Ammâ dest-i Âl-i Osmân'daki gibi ilâ-hâze'l-ân bir zamânda böyle harâb olmamışdır kim her ne cânibinden olursa dost [u] düşman der [ü] dîvârlarının münhedim olan yerlerinden arabalar ile girüp çıkılır. Ekâlîm-i seb‘a pâdişâhları mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir İslâmbol ola ve pâ-yı taht-ı Âl-i Osmân ola, lâyık değildir kim sizin zamân-ı hükûmetinizde bu kal‘a böyle harâb [ü] yebâb ola. Ve bu kadar bin yıldan berü cümle der [ü] dîvârları siyâh-rû kala. Dîn-i mübîn gayretine ve Âl-i Osmân şevketine şunun ta‘mîr [ü] termîmine bezl-i himmet buyurun. Pâdişâh-ı zıll-ı İlâh inşâ’allâh Revân'dan mansûr [u] muzaffer geldükde âşiyânı olan Belde-i Tayyibeyi dürr-i beyz-âsâ gördükde cihân cihân safâlar kesb edüp inşâ’allâh hidmetiniz mukâbelesinde ihsân-ı azîmeye mazhar olup inkırâzu'd-devrân nâm-ı şerîfiniz hayr ile yâd olunur" dedükde cümle huzzâr-ı meclis taraf taraf ma‘kûl deyüp derhâl pederimiz bu niyyete El-Fâtiha deyüp seb‘ü'l-mesânî kırâ’at olundukda derhâl İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının dördün dahi cem‘ edüp ve şehremînin ve dör[d] mi‘mârbaşı ve sekbânbaşı ve'l-hâsıl cemî‘i ser-i kârda olan iş erlerine fermân olunup İslâmbol'un cümle dörd bin yedi yüz mahallesinin imâmlarına tenbîh ü te’kîd olup ta‘mîr ü termîm-i kal‘a-i İslâmbol içün imdâd teklîf olunup deryâ-misâl bennâ ve ummâller ile niçe bin âdem cem‘ olup Sultân Murâd Hân Revân fethine revâne olup feth edüp gelince bir senede Koca Bayram Paşa İslâmbol'u ve Galata kal‘aların ve cemî‘i câmi‘-i selâtînleri ta‘mîr ü termîm edüp İslâmbol henüz bir tim iken beyâz bir dürr-i yetîm olup ahâlî-yi İslâmbol'dan kesâfet gidüp ferahnâk oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
… daki dağlarda bir gûne taşlardan kireç hâsıl olur kim kardan ve pembe ve südden
beyâz bir
19a gûne kireçdir kim rub‘-ı meskûnda nazîri yokdur.
Ma‘den-i tâsi‘: Göksu nâm hisâr mesîregâhındaki dağlarda bir gûne taşlardan kireç hâsıl olur kim kardan ve pembe ve südden beyâz bir 19a gûne kireçdir kim rub‘-ı meskûnda nazîri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18b–19a ·
metinde göster ·
"Âyâ bu ne ola" deyü perişân hâl olup derûn-ı kal‘ada
beyne'l-küffâr bir
güft [ü] gû oldu. Andan cümle guzât-ı müslimîn yüz elli pâre gemileri Tershâne …
"Âyâ bu ne ola" deyü perişân hâl olup derûn-ı kal‘ada beyne'l-küffâr bir güft [ü] gû oldu. Andan cümle guzât-ı müslimîn yüz elli pâre gemileri Tershâne bâğçesi dibinde Şâhkulu nâm iskelede deryâya indirdikleri yerler hâlâ Okmeydânı içre nümâyândır. Ve ol asırda keştîlerin altına nisâr olunan dârûlar ile'l-ân ol câ-yı ma‘hûdda kendü bitüp kendü yiter.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
latîfe olmağiçün cümle hammâmları birer esnâfa tevzî‘ edüp her gûne zümreye mün …
Ammâ zâde-i tab‘ımızdan beyne'l-ihvân bir latîfe olmağiçün cümle hammâmları birer esnâfa tevzî‘ edüp her gûne zümreye münâsib tevzî‘ât-ı hammâmât deyü dörd mevleviyyetde olan hammâmları bildirir. Bu hammâmlar şe‘âyir-i İslâmdan olup cümle ibâdullâh-ı müslimîn bu hammâmlara girüp gasl edüp tâhir olurlar. Zîrâ ehl-i İslâma nass-ı kâtı‘ nâzil olmuşdur. Âye[t]: Arapça fermânına me’mûr olup bu hammâm-ı hoş-hevâlarda tâhir olup ibâdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 96b ·
metinde göster ·
… lara varup üç nevbet fasl ederler. {Eğer sâhib-i hâne hânesinde gâ’ib ise ehl-i
beytine bir
fasl çalup giderler}.
Ve her vakt-i seher sabâha üç sâ‘at kalup dîvâna cümle erbâb-ı dîvânı ve ehl-i salâtı âgâh etmek içün üç kerre fasl-ı latîfler ederler kim bîdâr olanlara hayât verir. Sayf [ü] şitâ'da kânûn-ı Osmânî budur. Gâyet mültefit ü mu‘azzez esnâfdır ve ulûfeleri ağırdır. Her ehl-i dîvân ve cümle a‘yân bir mansıb-ı âlîye nâ’il olsa bu mehterân tehniyeleriyçün hâne-i ehl-i manâsıblara varup üç nevbet fasl ederler. {Eğer sâhib-i hâne hânesinde gâ’ib ise ehl-i beytine bir fasl çalup giderler}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 202b ·
metinde göster ·
… ır. Melek Ahmed Paşa efendimiz Bosna'dan gelirken ta‘mîr [u] termîm edüp dürr-i
beyz-âsâ bir
kubbe-i pür-nûr olup içine türbedâr ve eczâ-hânlar ta‘yîn eyledi. Ve na‘ş-ı Mur …
Yedi yüz doksan birde Kosova cenginde üç kerre yüz bin kâfiri dendân-ı tîğdan geçirüp gazâ-yı ekber etmişken küffâr-ı hâk-sâr leşlerin temâşâ ederken Miloş Koblaki nâm kâfir leşler içinden kalkup Murâd Hân'ı ol mahalde bıçağıyla urup şehîd etdi. Karnın yarup kalbin Piriştine hâricinde nehr-i Gülâb kenarında bir kubbe-i âlîde defn etdiler. Hâlâ ziyâretgâh-ı inâsdır. Melek Ahmed Paşa efendimiz Bosna'dan gelirken ta‘mîr [u] termîm edüp dürr-i beyz-âsâ bir kubbe-i pür-nûr olup içine türbedâr ve eczâ-hânlar ta‘yîn eyledi. Ve na‘ş-ı Murâd Hân'ı {Bursa'ya getürdüler}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234a ·
metinde göster ·
mescid vardır. Kapusu üzre bir mutalsam garîb u acîbü'l-heykel bir tasvîr vardı …
Hâssa-i dîğer: Dâhil-i Hımıs'da bir bi’r-i mâ vardır. Bir kimse ol kuyu suyuyla pîrâhenin gasl edüp geyerse ol âdemi aslâ akreb sokmaz. Meğer ol gömleği gayri su ile gasl ederse hükmü bâtıl olup akreb soksa ol zemân te’sîr eder. Meşhûr-ı âfâk kuyudur. Ahâlî-i vilâyetden istimâ‘ etdim, Hımıs'ın cânib-i Bey‘a'da bir mescid vardır. Kapusu üzre bir mutalsam garîb u acîbü'l-heykel bir tasvîr vardır. Nısf-ı a‘lâsı sûret-i insândır ve nısfından aşağısı akreb şekilli mermer-i hâm timsâldir. Bir âdem ol sûret üzre bir pâre hamur yapışdırsa ol hamur ol tılsım sûretine müşâbih olup ol hamur kuruduktan sonra ol hamurun sehelce pâresin âteşe bırağup akreb sokan kimesneye dütsi etseler ol zahmdâr âdem ol hamîrin râyihasın şemmetse bi-emri Hüdâ akrebin zahm urduğu yerün vec‘i teskîn olup bi-emrillah şifâ bulur. Bu hamîrden hakîre Dizdâr Ağa elli dirhem mikdârı ihsân edüp hıfz etdim. Hikmet-i Hüdâ diyâr-ı Acem'de Rûmiyye şehrinde bir memlûküm akreb sokup mezkûr hamîrden âteşe yakup gulâmım buhûrlayup derhâl vec‘inden halâs bulup zahm-ı akreb yerinden sarı sular cereyân edüp gulâmım halâs oldu. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 27b ·
metinde göster ·
… re, sehel şorcadır ammâ gâyet nâfi‘dir ve Değirmân deresi ayn-ı Sendefe derler.
Beyne'l-hukemâ bir
nâfi‘ sudur ammâ halk İskender aynı deyü anı medh ederler. Anın nef‘in İskender …
Evvelâ zikri bâlâda sebkat eden ayn-ı İskender, kal‘anın cânib-i şarkîsine sehel karîb bir mesîregâh kayadan tulû‘ eder. Andan ayn-ı Âvîh, cebel-i Dehdîvân'dan hurûc edüp zeyl-i kal‘ada Hâtûniyye cisrinde ayn-ı İskender'e rîzân olur ve Aynu'l-burut, ayn-ı İskender'e munsabb olur ve nehr-i Husul, bir âb-ı zülâldir. Bu dahi ayn-ı İskender'e katılır ammâ kayalardan gelmek ile şiddet ile cereyân eder ve ayn-ı Taklaban, hânın buhayre yapduğu âb-ı nâbdır. (---) ve Nakşot deresi âb-ı nâbdır ve nehr-i Karadere, sehel şorcadır ammâ gâyet nâfi‘dir ve Değirmân deresi ayn-ı Sendefe derler. Beyne'l-hukemâ bir nâfi‘ sudur ammâ halk İskender aynı deyü anı medh ederler. Anın nef‘in İskender müşâhade etmiş, nûş edüp gitmiş, ammâ bu ayn-ı Sendefe'yi kırk gün nûş edenin derûnunda cemî‘i safrâ ve sevdâ ve balgam ve sâ’ir ahlâtları cümle mahv eder, serî‘u'l-hazm bir âb-ı revândır. Andan nehr-i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 226a ·
metinde göster ·
… âfe-i ba‘îdede bir sahrâ-yı azîmde vâki‘ olmuş şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng
beyâz bir
kal‘a-i mümtâzdır. Bir düz yerde vâki‘ olmağile handak-i amîki vardır. Dâ’iren- …
Rûmiyye deryâsının kıblesi tarafında hayli 298b mesâfe-i ba‘îdede bir sahrâ-yı azîmde vâki‘ olmuş şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng beyâz bir kal‘a-i mümtâzdır. Bir düz yerde vâki‘ olmağile handak-i amîki vardır. Dâ’iren-mâdâr yedi bin adımdır. Ve kırk bir metîn ebrâcları var ve üç kapusu var. Cânib-i garba Harîr kapusu, zîrâ Kürdistân'ın Harîr dağları ol tarafdadır ve cânib-i şimâle Rûmiyye kapusu ve cânib-i cenûba Erdebil kapusu. Şehr içre cümle bin aded bihter hâneleri vardır. Heme türâb-ı pâk ile mestûr tahtânî ve fevkânî hâne-i ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 298a–298b ·
metinde göster ·
… belde-i şîrîn ve müzeyyendir kim Ferecik şehrinin taraf-ı şarkîsinde vâki‘ olup
beyne-hümâları bir
merhaleden karîb şehr-i memerr-i nâsdır.
Zemîni nehr-i Meriç ve nehr-i Tunca ve nehr-i Arda cem‘ olduğu mahal mahsûldâr-ı vâsi‘de vâsi‘atü'l-aktâr bir belde-i şîrîn ve müzeyyendir kim Ferecik şehrinin taraf-ı şarkîsinde vâki‘ olup beyne-hümâları bir merhaleden karîb şehr-i memerr-i nâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97b ·
metinde göster ·
… k Ahmed Paşa efendimiz bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm edüp cümle ağardup incü-misâl
beyâz bir
kal‘a-i bî-misâl olmuş (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)128b
Ve Melek Ahmed Paşa efendimiz bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm edüp cümle ağardup incü-misâl beyâz bir kal‘a-i bî-misâl olmuş (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)128b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128a–128b ·
metinde göster ·
kal‘adır kim ibtidâ bânîsi Venedik kralı binâsıdır. Ol asırda bu kal‘anın ismi …
Hakkâ ki dürr-i beyz-âsâ bir kal‘adır kim ibtidâ bânîsi Venedik kralı binâsıdır. Ol asırda bu kal‘anın ismi Perneçpe idi. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân fethidir. Ba‘de küffâr istîlâ edüp Selîm Hân-ı Evvel asrında Gâzî Hüsrev Paşa feth etmişdir. Hâlâ Süleymân Hân tahrîri üzre Kilis sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır ve nâhiyesi (---)133b aded kurâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133a–133b ·
metinde göster ·
… . Hâk-i pâki Kırka sancağıyla müşâdır. Kal‘ası leb-i deryâda bir sarp kaya üzre
beyâz bir
küçük kal‘adır, ammâ Hırvadistân iskelesi olmağile gümrâh kâfirleri vardır, amm …
Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Alîna nâm bir pirinc-pirim kızı binâ etmişdir. Zamân-i Süleymân Hânî'de Hüsrev Beğ feth eyleyüp yine küffâr istîlâ edüp hâlâ dest-i küffârda kalmışdır. Hâk-i pâki Kırka sancağıyla müşâdır. Kal‘ası leb-i deryâda bir sarp kaya üzre beyâz bir küçük kal‘adır, ammâ Hırvadistân iskelesi olmağile gümrâh kâfirleri vardır, ammâ leb-i deryâda varoşu kıbleye nâzır bir şîrîn şehr-i mu‘azzamdır kim evce ser çekmiş çan kulleli milleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 146b ·
metinde göster ·
vâsi‘ fezâ içre sekiz yüz aded kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî serâpâ la‘lgûn mu …
Ammâ şehrin imâristânı beyne'l-cibâleyn bir vâsi‘ fezâ içre sekiz yüz aded kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî serâpâ la‘lgûn musanna‘ kiremitler ile mestûr hadîka-i cinânlı ve âb-ı revânlı hâne-i ma‘mûrlardır ve a‘yânı gümüş ma‘deni olmağile ankâ ve mesrûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173a ·
metinde göster ·
… limanlarıdır, ammâ bu limanların etrâfındaki dağların karaca ve sığın ve kebş-i
beyâbânîleri bir
diyârda yokdur. Ve eyyâm-ı şitâda limanlar içre kaz ve ördek ve kuğu ve balıkçı …
Memdûhâtından, niçe bin elvân mâhîleri var kim gûyâ Mısır'da İskenderiyye limanlarıdır, ammâ bu limanların etrâfındaki dağların karaca ve sığın ve kebş-i beyâbânîleri bir diyârda yokdur. Ve eyyâm-ı şitâda limanlar içre kaz ve ördek ve kuğu ve balıkçıl ve karabatak ve sürhâb [ve] sakka kuşlarının hisâbların Hâlık-ı Kevneyn bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b ·
metinde göster ·
… garba nâzır bir kapusu var. Şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî henüz amâr olmuş dürr-i
beyz-âsâ bir
kirmân-ı ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. Aslâ bir tarafında handa …
Kal‘ası, evc-i âsımâna münkalib olmuş bir yalçın kayalı dağ başında cümle Yenişehir ve Tırhala ve Akdeniz beş konak yer nümâyân bir kûh-ı serbülend üzre misl-i kal‘a-i Demâvend bir hisâr-ı üstüvârdır. Ve ancak cânib-i garba nâzır bir kapusu var. Şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî henüz amâr olmuş dürr-i beyz-âsâ bir kirmân-ı ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. Aslâ bir tarafında handakı yokdur, zîrâ her tarafı çâh-ı cahîm-vâr uçurum olup handak yeri yokdur. Derûn-ı kal‘ada dizdâr hânesiyle on aded neferât hâneleri ve Mehemmed Hân câmi‘i ve cebehâne ve su sarnıçları ve gılâl anbârları vardır, gayri şey yokdur. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241b ·
metinde göster ·
Ve bir turfe esbâb geyerler, ammâ cümle beyâz abâ kebe olup saçak saçak püsküllüdür. Belleri ince etekleri bol ve yenleri dar esvâb-ı turfe geyüp cümle merd [ü] zenânları başlarına beyâz sarık sararlar, ammâ avretleri siyâh saçların târumâr edüp üzerine beyâz bir Keşâni sarığın geydikde bir hey’et-i mecmû‘a mudhik aceblülü eşkâl-i garîbe olur kim görenler gülmeden vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 276b ·
metinde göster ·
… zat-ı şerîf çelebidir. Ve Leccî Çelebi ve Nevmî Çelebi ve Nevmîzâde Şûmî Çelebi
beyne'z-zurafâ bir
mudhik ve rind-ferzend âdemdir. Ve Mez‘î Çelebi ve Veznî Efendi ve Uzâmî Efendi …
Ve bu şehirde hânedân sâhibleri çokdur. Ve halkı gâyet zekiyyü't-tab‘ erbâb-ı ma‘ârif ve müfessir ve muhaddis çelebiler gâyet çokdur. Cümleden dîvân sâhibi Abûsî Çelebi ilm-i arûzda bî-bedel zat-ı şerîf çelebidir. Ve Leccî Çelebi ve Nevmî Çelebi ve Nevmîzâde Şûmî Çelebi beyne'z-zurafâ bir mudhik ve rind-ferzend âdemdir. Ve Mez‘î Çelebi ve Veznî Efendi ve Uzâmî Efendi ve Meşrebî Çelebi. Bu makûle mahlaslı erbâb-ı ma‘ârifden şu‘arâ çelebileri vardır. Ammâ ulemâ ve sulehâlarına ve ehl-i takvâ hâl sâhibi sâhib-i sülûk ve ehl-i vera‘ âdemlerine aşk olsun. Bu şehir bu sulehâların âb-ı ruyına ganîmet olup ma‘mûr [u] âbâdân olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y17a ·
metinde göster ·
… irhem gelir ve bir guruş üç yüz akçeye sarf olunur. Ammâ yine bir vukıyye nân-ı
beyâz bir
kuş gözü akçeyedir. Sâ’ir me’kûlâtlar dahi ana göre kıyâs oluna.
Ve mahsûlünün memdûhu pembesi ve pembe ipliği ve dimisi ve bezi ve bâdemi ve susamı ve helvâsı ve mahbûb u mahbûbesi ve beyâz ekmeği ve karpuzu ve kavunu ve limon ve turuncu meşhûrdur. Ammâ akçesi gâyet hurde kuş gözü gibi olmuşdur. Seksen akçesi bir dirhem gelir ve bir guruş üç yüz akçeye sarf olunur. Ammâ yine bir vukıyye nân-ı beyâz bir kuş gözü akçeyedir. Sâ’ir me’kûlâtlar dahi ana göre kıyâs oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78a ·
metinde göster ·
Evvelâ iç kal‘ası bir amelî püşte üzre evce ser çekmiş dürr-i
beyz-âsâ bir
kal‘a-i bâlâdır. [[(---) (---) (---)]] Ve bu kal‘anın etrâf-ı erba‘asında olan …
Evvelâ iç kal‘ası bir amelî püşte üzre evce ser çekmiş dürr-i beyz-âsâ bir kal‘a-i bâlâdır. [[(---) (---) (---)]] Ve bu kal‘anın etrâf-ı erba‘asında olan şehr-i Y 169b azîmi ihâta etmiş bir kat şeddâdî binâ-yı metîn [ü] müstahkem [[(---) (---) (---)]] arşın bâlâdır. Ve onar zirâ‘-ı Mekkî enli dîvârdır. Ve cânib-i erba‘ası kırkar ellişer arşın enli handakdır. Ammâ [[(---) (---) (---)]] şekl-i murabba‘dır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y169a–Y169b ·
metinde göster ·
… e ma‘lûm bir ziyâretgâhdır. Ve bu Ashâb-ı güzînin şarkında bir âlî yerde dürr-i
beyz-âsâ bir
kubbe-i âlîde,
Karye-i Ensâr: Kurbunda bin yedi yüz Sahâbe-i kirâm sene 54 târîhinde Mu‘âviye şâm'da iken bunlar şehîd olup bu mahalde nümâyân âsûdelerdir. Ba‘zıları kubbeli ve kimi seng-i mezâr ile ma‘lûmlardır. Anıniçün bu mahalle karye-i Ensâr derler. Zîrâ bu sahâbelerin çoğu Muhâcirîn [ü] Ensârlar idi. Ba‘dehu bunları Abdülmelik bir dîvâr içine alup âsâr-ı binâ târîhi ile ma‘lûm bir ziyâretgâhdır. Ve bu Ashâb-ı güzînin şarkında bir âlî yerde dürr-i beyz-âsâ bir kubbe-i âlîde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y195a ·
metinde göster ·
kârgîr binâ câmi‘i var. Altı kubbe-i müdevverdir. Mihrâbı ve minberi tarz-ı kad …
Bir kumsal sahrâ içre dörd yüz toprak örtülü Arab beytleridir. Bir kârgîr binâ câmi‘i var. Altı kubbe-i müdevverdir. Mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîmdir. Ammâ minâresi yokdur. Hareminden Ayn-ı Zerka cereyân edüp câmi‘in sol cânibinde bir büyük birke vardır, anda cereyân edüp leb-ber-leb olur. Bu birkenin cânib-i kıblesinde bir kubbeli bir mescidi dahi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y307a ·
metinde göster ·
… ı âlî-misâl bir kubbe-i nühtâk [u] revâkdır. Eyle kubbe-i mînâ ve kâse-i dürr-i
beyz-âsâ bir
kubbe-i münevverdir kim nazîri yokdur. Serâpâ beyâz kireç sıvalıdır. Tarz-ı kad …
Ve bu sahrâ-misâl haremin tâ vasatında bir câmi‘ dahi vardır. Ol câmi‘-i Resûllâh'dır. Sekiz amûd-ı müntehâ üzre evc-i semâya ser çekmiş kasr-ı âlî-misâl bir kubbe-i nühtâk [u] revâkdır. Eyle kubbe-i mînâ ve kâse-i dürr-i beyz-âsâ bir kubbe-i münevverdir kim nazîri yokdur. Serâpâ beyâz kireç sıvalıdır. Tarz-ı kadîm bir musanna‘ mihrâbı vardır. Ammâ minberi yokdur. Ve kubbe-i nîlgûnunun içinde tâ ortasında bir müdevver dâ’ire içinde hatt-ı kadîm ile âye[t]: Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur kim hâlâ ol hatta hatt-ı kûfî derler. Gâyet musanna‘ hatdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y326a ·
metinde göster ·
… ebî'nin sene 34 târîhinde vücûda geldi. Ve Mu‘âz ibn Cebel dahi Mu‘âviye ile bu
beytde bir
günde müştak oldular. Ve hammâm-ı Nebî kurbunda,
Beyt-i Ebî Süfyân: Oğlu Mu‘âviye bu beytde mevlûd-ı Nebî'nin sene 34 târîhinde vücûda geldi. Ve Mu‘âz ibn Cebel dahi Mu‘âviye ile bu beytde bir günde müştak oldular. Ve hammâm-ı Nebî kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y353b ·
metinde göster ·
… kapusu üzre üç tabaka bir minâresi var. Selîm Çavuş bu câmi‘e nâzır olup dürr-i
beyz-âsâ bir
câmi‘ etdi. Andan Bâb-ı Şa‘riyye'de,
Yigirmi sütûn üzre bir câmi‘-i rûşendir. Altı kademe nerdübân ile urûc olunur bir küçük câmi‘dir, ammâ gâyet metîn binâdır. Ve kapusu üzre üç tabaka bir minâresi var. Selîm Çavuş bu câmi‘e nâzır olup dürr-i beyz-âsâ bir câmi‘ etdi. Andan Bâb-ı Şa‘riyye'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y104b ·
metinde göster ·
… a‘cûn-misâl sahk edüp mîzânda vezn ederler. Bu mahalde buna kurs-ı ef‘î derler,
beyâz bir
ma‘cûn-ı ekber olur.
Hulâsa-i kelâm, mezkûr yılanların sırt etlerin ağac dibeklerde ve yine ağac havân eliyle döğüp ma‘cûn-misâl sahk edüp mîzânda vezn ederler. Bu mahalde buna kurs-ı ef‘î derler, beyâz bir ma‘cûn-ı ekber olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y125a ·
metinde göster ·
Bu dahi üçüncü Küçük Ehrâm'ın şarkî tarafında hammâm kubbesi kadar bir seng-i
beyâzdan bir
kelle-i kebîrdir. Ancak gerdeninden yukarusu vardır, mâ‘adâ vücûdu eşkâli yokdu …
Bu dahi üçüncü Küçük Ehrâm'ın şarkî tarafında hammâm kubbesi kadar bir seng-i beyâzdan bir kelle-i kebîrdir. Ancak gerdeninden yukarusu vardır, mâ‘adâ vücûdu eşkâli yokdur, hemân unkuna dek bir kelledir. Ve yüzü cânib-i şarka nâzırdır. Kaşı ve başı ve gözü ve dişi ve kulakları ve dudakları ve gerdânı var. Bir kelle-i azîmdir kim başı üzre yüz âdem otursa mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y234a ·
metinde göster ·
… ir hatm-i şerîf tilâvet olunup savâbın rûh-ı şerîfine hibe eyledik. Hâlâ dürr-i
beyz-âsâ bir
kubbe-i münevver oldu, Hak kabûl eyleye. Ve hareminde bir azîm nâbıka dırahtı v …
Kabr-i eş-şeyh Alî Refî‘î: Bir kubbe-i sagîre içinde âsûde iken hikmet-i Hudâ hakîr ziyâret etdiğimiz gün kubbenin bir cânibi münhedim olup derhâl yedi bennâ ve on ammâl ve on kantâr kireç ve cibs ile ta‘mîr ü termîm edince bir ân münfek olmayup üç günde bir hatm-i şerîf tilâvet olunup savâbın rûh-ı şerîfine hibe eyledik. Hâlâ dürr-i beyz-âsâ bir kubbe-i münevver oldu, Hak kabûl eyleye. Ve hareminde bir azîm nâbıka dırahtı vardır. Ve Nehâriyye ketânı almağa gelen Megâribe tüccârları bu şeyh Alî Refî‘'e gâyet mu‘tekidlerdir, dâ’imâ ziyâret edüp fâ’ide ederler ve dâ’imâ seferden mahrûm olmayup bir zarar dahi görmezler. Ulu sultândır. Ve yine Nîl kenârındaki kâşif vekâlesinin kapusu önündeki nâbıka dırahtı sâyesindeki kubbe-i sagîrede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y300a ·
metinde göster ·
Ammâ Hazret-i Hızır ile Hazret-i Mûsâ bu Nîl kenârında buluşup seyâhat edüp Hazret-i Hızır bir gemiyi delüp Nîl'e gark etdüği ve bir dîvârı yıkduğı cümle tefsîrlerde musarrahdır, cümle bu Nîl kenârında vâki‘ olmuşdur. Zîrâ Hızır İskender-i Zülkarneyn'in askerî tâ’ifesinden idi. Ekseriyyâ İskender İskenderiyye'de sâkin olmağile Hazret-i Mûsâ Hızır ile bu mahallerde müşerref olmuşlardır ve mufârakatları dahi Nîl'in deryâya mahlût olduğu mahalde vâki‘ olmuşdur. Nazargâh-ı mürselîn olduğundan efdalü'l-ulemâ ve meşâyihînler i‘tibâr edüp Merecü'l-Bahreyn derler. Reşîd [ü] Dimyât ulemâsı beyninde bir kîl [ü] kâldir, ammâ Dimyât ulemâsının Merecü'l-Bahreyn bizim cânibimizdeki Nîl'dedir, dedikleri kavl-i sahîh ola, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y349a ·
metinde göster ·