İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bey* u

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
119
isabet
116 cümle/beyitte
44,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
4
farklı biçim
48 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi11948,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 119

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bey* u” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 74b {Fasıl 93} / Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in devr-i adlinde olan İslâmbol mollâların beyân u ayân eder
EÇS I 137b İki yüz elli dördüncü fasıl / Yeniköy nâm kasabanın hayrât [u] imâretlerin beyân u ayân eder
EÇS II 252b–253a … nan balıklardır. Bunlardan ziyâde muhabbet edüp üzerine bin cân ile kurbân olup bey‘ [u] şirâsı mahallinde ceng [ü] cidâl edüp kan etdikleri mâhî cânım hapsi balığıdır. …
EÇS II 257b … em‘ ve zerdeva ve asel verirler. Aslâ ve kat‘â bu diyârda altun ve guruş olmaz. Bey‘ [u] şirâları değiş-tokuş iledir. Bu Suçalardan yine cânib-i garba leb-i deryâ ile i …
EÇS II 258a … nâlar bulduk. Ve her bâr bu aşîret içine Çerkes diyârından Kırım atlıları gelüp bey‘ [u] şirâ ederler. Ankâ ve mutî‘ kavmi vardır. Zirâ yerleri sarp değildir, buğday da …
EÇS II 259a Bu lisânlardan mâ‘adâ niçe lisânlar dahi vardır, ammâ bey‘ [u] şirâ edüp ihtilâf ederken hâtırda kalan bu kelimâtlardır. Ammâ bu lisânlar kale …
EÇS II 262a–262b … bir guruşa ve bir bikr-i nâ-şüküfte beş guruşa ve bir mahbûb gılmân altı guruşa bey‘ u şirâ olundu. Ve bu asker-i Tatar selâmet ve ganîmetle geldikleriyçün üç nevbet …
EÇS II 268b–269a … -i pâkîze-ahterleri ve mahbûb gılmânları gemiden taşra çıkarup kal‘a-i Hanya'da bey‘ u şirâlar edüp cümle duhterlerin bekâretin izâle edüp bu kadar fezâhat ederler. B …
EÇS II 278b–279a … " deyü şal ve şemle ve tüfenk [ve] kırmızı kuşak ve muhayyer-i gûnâ-gûn dokuyup bey‘ [u] şirâ ederler. Karacalar kuşağı meşhûr-ı âfâkdır.
EÇS II 279a … . Ammâ cümle halkının kârları muhayyer dokumakdır. Anınçün bezzastânda muhayyer bey‘ [u] şirâ olunur.
EÇS II 302a–302b … niyyât-ı sevüm oldur kim Kânûn-ı Şeyh Safî oldur kim cümle çârsû-yı şâhîlerinde bey‘ [u] şirâları bisitî ve Abbâsî ve altun ile bâzâr olunur. Sâ’ir pâdişâh-ı ekâlîmin s …
EÇS II 302a–302b … ism-i Celâl terkîm olunmuşdur. Vay ol kesin hâline kim "Lâ ilâhe illallah" üzre bey‘ [u] şirâsında hilâf ide. Gözüne mil ve başına kızmış taş koyup ol âdemi alîl ederle …
EÇS II 302a–302b … olunur. Buğday [ve] pirince ve sâ’ir hubûbâta aslâ kile yokdur. Cümle vezne ile bey‘ [u] şirâ olunur. Vây ol merdin hâline kim dirhemlerinde yazılan "Lâ ilâhe" üzre hıl …
EÇS II 318a … n çârsû-yı bâzârı olmamağıla rûz-ı cum‘ada etrâf kurâlardan benî Âdem cem‘ olup bey‘ [u] şirâ ederler, lâkin altun ve guruş nedir bilmezler. Cümle kâr [u] kesbleri deği …
EÇS II 318b … [u] adâvet yokdur, illâ adâvetleri revâfızla olup anları vilâyetlerine komayup bey‘ [u] şirâ etmezler. Bu mahalde yılda bir kerre bâzâr-ı azîm olur. Ve bu mahalde ülke …
EÇS II 327b … nlerinde bu hân önünde beş on bin âdem cem‘ olup azîm bâzâr olup herkes metâ‘ın bey‘ [u] şirâ ederler ve cümle üç yüz ma‘dûd dükkânlardır. Ve bir müzeyyen kârhane-i bez …
EÇS II 332a–332b … r-me‘serde bir esîr on guruşa ve bir sığır nîm guruşa ve bir gûsfend beş akçeye bey‘ [u] şirâ olundu. Ve bu mahalde Başaçık beğinden Serdâr Seydî Paşa'ya beş gulâm ve b …
EÇS III 21a–21b … lmak ile gümrük yanında azîm mahzenler vardır. Şeb [u] rûz Frenk kâfirleri anda bey‘ u şirâ ederler. Hatta Murtezâ Paşa efendimiz alay-ı azîm ile bu mahalden ubûr ede …
EÇS III 50a … inde Şâm-ı Şerîf'den diyâr-ı Rûm'a gitdiğimiz menâzilleri ve kılâ‘ ve şehirleri beyân u ayân eder.
EÇS III 65a … ri mücevher şeyler işlerler ve Büyük bezzâzistânda ankâ hâcegîler hemyânlar ile bey‘ u şirâ edüp niçe bin gûne akmişe-i fâhire fürûht olunur. Müşk ü anber râyihası er …
EÇS III 87a–87b … (---) niçe yüz bin âdem cem‘ olup yedi gün yedi gece hayme vü hargâhler kurulup bey‘ [u] şirâlar olup yük bozulup yük bağlanup kârbân gelüp Revân cânibine ve gayri diyâ …
EÇS III 108a … bâzârı meşhûrdur kim kırk gün kırk gice germ-â-germ bâzâr-ı muhabbet olup eyle bey‘ [u] şirâ olur kim yük bozulup düzülüp sürûr [u] şâdumân, ayş [u] işret olur. Nehr-i …
EÇS III 110a–110b … eri vardır. Her biri bâzâr-ı hüsn içre metâ‘ın meydâna çıkarup hüsn-i ülfet ile bey‘ (u) şirâ edüp kâr ederler. Zîrâ bu şehrin âb [u] hevâsı latîfdir. İklîm-i (---) vas …
EÇS III 134a … üçüncü zâbiti şehir içre ayak nâ’ibidir kim cümle sûk-ı sultânîde terâzû dutup bey‘ [u] şirâ edenlere hâkimdir.
EÇS III 162b Şehr-i Edirne'nin müzeyyen çârsûların beyân u ayân eder
EÇS III 162b deyüp cemî‘i mahlûk-ı Hudâ kifâf-ı nefs içün gaflet gömleğün giyüp bey‘ [u] şirâ ederler.
EÇS III 175b Oldu temâm bey‘ u şirâ yok arada sîm u zeri
EÇS IV 187a 70. Bitlîs hânı üzre sefer olması sebebin beyân u ayân eder.
EÇS IV 220b … yaylalarında Halitî ve Çekvânî ve Zıbarı Yezîdî Kürdleri vardır ammâ anlar ile bey‘ u şirâ eylemezler. Bu şehrin cânib-i şimâlinde (---) (---) kal‘asıdır.
EÇS IV 237a … Mutlak: Cümle müverrihân-ı Acem ve bi-kavli sâhib-i târîh-i Mıkdısî eyle ayân u beyân [u] tahrîr u tastîr kılmışdır kim kaçan kim Nemrûd-ı la‘în ve pelîd-i anîd hâşâ süm …
EÇS IV 237b–238a … âlar cümle bu bahrde esbâbların gasl etdikde asla sabun sürmeden ol kadar pâk u beyâz u nazîf esvâb yıkanır kim gûyâ pembe olur. Ve rîh-ı garbî ve cenûbî esdikde azîm …
EÇS IV 240b … et eylen. Biz dahi size, siz dahi bize birer du‘â idelim. Mâbeynimizde bir gûne bey‘ u şirâ olsun" dedikde hakîr hemân (...) (...) sûre-i Sâd'dan savt-ı a‘lâ ile Sabâ …
EÇS IV 256b … câmi‘dir. Ve bir tarz-ı kadîm mihrâb u minberi var kim umk-ı mücevvefler ile ve beyâz u siyah ahmergûn u gayrı gûnâ-gûn ahcâr-ı zî-kıymetler ile sadefkârî olmuş mihrâb …
EÇS IV 262a … bâh ki oldu, Van kal‘asına nazar etdik, Süleymâniyye minâresi kaddi Van kal‘ası beyâz u mücellâ olmuş meğer bu kadar bin guzât-ı müslimîn Timur'un Van kayasına sürdüğü …
EÇS IV 268b … eri, anlar da Allah Allah derler, bizim asker de Allah Allah derler. Bu bâzârın bey‘ u şirâsında hakîr dem-beste ve hayrân kaldım.
EÇS IV 274b … i eyle bezediler kim gûyâ arûsek-i nigârhâne-i Çîn oldu ve her tarafda gûnâ-gûn bey‘ [u] şirâlar oldu. Zîrâ, hakkâ ki şîre-i engür mahalli idi. Hakîr şehr-i Bitlîs'de n …
EÇS IV 275b … arında çıkan kitâb-ı nefîseleri ve kütüb-i mu‘tebereleri ve mu‘temed tevârîleri beyân u ayân eder
EÇS IV 294b … olmuş dükkânçelerdir kim müşk-i amber-i hâm ezhârâtının râyiha-i tayyibesinden bey‘ [u] şîr edenlerin dimâğları mu‘attar olur. Bu diyârda berberlere Selmânîler derler.
EÇS IV 332a Binâ-yı Bağdâd-ı behişt-âbâdın bânîlerin beyân u ayân eder
EÇS IV 351b İmdi bu ahvâl-i pür-melâl eskiden bâzâr-ı bî-zer bey‘ [u] şirâ olunmuş bâzârdır kim taraf-ı Hak'dandır. Mu‘âviye ve Yezîd'e şetm etmemek …
EÇS IV 354b–355a … i Alî eydür: "Lillahi ve Resûlihî bu Mülcem'i incitmen. Bu mâdde ezelü'l-ezelde bey‘ [u] şirâ olunmuş metâ‘dır. Şimdi bâzâra çıkdı". Mülcem'i kendi eliyle Hazret-i Alî …
EÇS V 108a … r-i Boğdan'dan cânib-i kıbleye Edirne şehrine gitdiğimiz kılâ‘ları ve konakları beyân u ayân eder
EÇS VI 8b … p bu kal‘ayı hıfz [u] hırâset edüp ıhrâk-ı nâr olunmadı. Ve iki gün meks olunup bey‘ [u] şirâlar olundu.
EÇS VI 17a Ve cümle guzât derûn-ı kal‘aya girüp bey‘ u şirâlar olunup teferrüc olundu. Bu kal‘anın varoşu bu kadar, ammâ bâğ u bâğçesi …
EÇS VI 17b … leri ve müzeyyen esvâk-ı keferesi var. Cümle dekâkînlerde zenâne-i muhasseneler bey‘ u şirâ-yı nihânî ederler, ammâ her metâ‘larıyla askeri ganîmet ederler.
EÇS VI 19a … siyâseti gören asker-i İslâm ibret alup engüşt ber-dehen edüp çârsû-yı bâzârda bey‘ u şirâlar edüp mukaddemâ alınan üsârâlardan niçe bin esîrleri sâhibleri satup gir …
EÇS VI 28a … i‘leri hânelerinde işleyüp nisvânları ve bintânları âyîn-i bâtılları üzre cümle bey‘ u şirâ eden duhter-i pâkîze-ahterleri metâ‘ların fürûht ederler kim her biri mâne …
EÇS VI 34b Evvelâ: Pörtuni zoti Allâh hakkıyçün demekdir. Bey‘ u şirâ mahallinde akçe hisâbları böyle add olunur. Evvelâ:
EÇS VI 39a … tada bir kerre bâzâr gün etrâf nevâhî kurâlarından niçe bin benî Âdem cem‘ olup bey‘ [u] şir[â] ederler.
EÇS VI 48b … lar gibi yığup üç yüz kırk beş iç ağaları mâbeynlerinde bu esvâbları mezâd edüp bey‘ [u] şirâ ederdi.