… e iken Kâ’immakâm Bayram Paşa Galata'yı ta‘mîr [ü] termîm etdükde vech-i dîvârı
beyâz kirec
ile badana etdükde vech-i dîvârdan mi‘mâr arşını ile arşınlayup cümle burc [u] …
Der-beyân-ı dâ’iren-mâdâr kal‘a-i Galata: On bin altmış adımdır. Ammâ sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Revân seferinde iken Kâ’immakâm Bayram Paşa Galata'yı ta‘mîr [ü] termîm etdükde vech-i dîvârı beyâz kirec ile badana etdükde vech-i dîvârdan mi‘mâr arşını ile arşınlayup cümle burc [u] bârûları ile hisâb olunup on sekiz bin mi‘mâr arşını ihâta etmişdir. Cümle iki yüz beş kulle ve on üç bin bedendir. Ve dîvârının kaddi kırk zirâ‘-ı melikîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128b ·
metinde göster ·
mevsiminde ve kestâne mevsiminde Beğkoz iskelesinden niçe bin araba ihvân-ı bâ- …
Mesîregâh-ı Akbaba Sultân: Beyâz kiraz mevsiminde ve kestâne mevsiminde Beğkoz iskelesinden niçe bin araba ihvân-ı bâ-safâ ehl [ü] iyâlleri ve zahâyirleri ile Akbaba köyüne gidüp iki üç ay kestâne faslın ederler. Kayık ile İslâmbol'dan bir günlük mesâfedir. Mezkûr Akbaba köyü yüz hâneli ve bir cevâhir mihrâblı câmi‘ ve yigirmi aded dükkânlı ve bir hammâmı, havzlı ma‘mûr kurâdır. Akbaba tekyesi, âbâdân tekyedir. Ba‘zı yârân anda meks eder. Ba‘zı cânlar haymeleri ile meks edüp sohbet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
… şmelerde cereyân eden Paşasuyu âb-ı hayâtdan nişân verir, bu dahi meşhûrdur. Ve
beyâz kirazı
ve kızıl elması dahi meşhûrdur.
mazmûnunca ibret-nümâ çarh-âsiyâb-ı mâ-i cârilerdir. Ve bu dağlarda bürdinar direk keserler ve ellişer arşın kaddî, çapa direk keserler ve Rûmeli ve Balkan direkleri meşhûrdur. Andan İzmit buhayresi tamâm olduğu mahalde leb-i deryâda tuzlası meşhûrdur. 243b Lezîz tuz olmağıla başka tuz emîni vardır. Ve şehr içre câmi‘lerde ve çeşmelerde cereyân eden Paşasuyu âb-ı hayâtdan nişân verir, bu dahi meşhûrdur. Ve beyâz kirazı ve kızıl elması dahi meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 243a–243b ·
metinde göster ·
… lmağıla anın mütevellîsi hâkimdir. Başka yeniçeri serdârı vardır. Memdûhâtından
beyâz kirazı
ve hammâmı dibinde bir ekmekçi dükkânı var. Bir dervîşin hayr du‘âsı berekâtıyl …
Menzil-i kasaba-i Sabanca: İbtidâ İzmitli bir koca bu mahalde dağıstân ve muğaylânistânı kurup saban yürütdüğünden Sabancı Koca nâmıyla müsemmâ bir kurâ olur. Mürûr-ı eyyâm ile Süleymân Hân asrında bir kasaba-i şîrîn olup Sarı Rüstem Paşa, bir hân-ı azîm binâ edüp yüz yetmiş ocakdır. Bir câmi‘-i latîf ve bir hammâm-ı nasîf ve bir esvâk-ı münîf inşâ olunup cümle rasâs-ı hâlis ile mestûr bin kiremit örtülü hâne-i ma‘mûrlu kasaba-i şîrîndir. {Ve Koca Mi‘mâr Sinân binâsıdır ve Hân-ı Pertev Paşa dahi kâr-ı Mimar Sinan'dır.} Cümle bu hayrât [u] hasenâtlar Rüstem Paşa'nın olmağıla anın mütevellîsi hâkimdir. Başka yeniçeri serdârı vardır. Memdûhâtından beyâz kirazı ve hammâmı dibinde bir ekmekçi dükkânı var. Bir dervîşin hayr du‘âsı berekâtıyla bir gûne hâs ve beyâz somunu pişer kim sabanca somunu deyü rub‘-ı meskûnda meşhûrdır. Hatta kırk gün dursa kuruyup lezzeti mütegayyir olup küflenmek ihtimâli yokdur. Şöhre-i şehr olduğundan ılgar ile niçe somunlarından Acem şâhına götürmüşler, pesend ahsend etmişler. Tâ bu mertebe lezîz ve hâs ve beyâz ekmeği olur, ammâ suyunun hâssasındandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277a ·
metinde göster ·
… i Süleymân ederdi. Cümle der-i dîvârları ve bacaları ve kırk elli aded ocakları
beyâz kireç
ile sığayup dürr-i beyz-âsâ etdirirdi. Ve iki üç günde bir ale'l-gafle matbahı …
Bu mezkûr aşçıların mîrîden yigirmi aded sarrâcları aşbâzların atların eğerlerdi. Vay ol aşçının hâline kim at eğerliye. Hemân hâzır bulup süvâr olurlar. Ve beş aded mîrî seyisleri var idi. Ve cümle aşçılara on tengtar çadır ve on nefer çadır mihteri var idi. Havar ol aşçının hâline kim at eğerleyüp at timar edüp çadır kurup boza ve odun pâreleye. Başka âteş-bâzları var idi. Ve ekseriyyâ aşbâzların elleri eldivanlı idi. Tâ bu mertebe pâk gezerlerdi. Zîrâ nâ-pâk olsalar yüz deyenek yemek mukarrer idi. Ammâ yılda iki kerre yıllık bâz-gûnları serâpâ beyâz sâdelere müstağrak olurlardı. Iydiyyeleri serâpâ sâye çuka ve atlas-ı fâhire-i gûnâ-gûn idi. İç ağalarına ne vech üzre libâs verilirse cümle kırk aded aşbâza eyle libâs ihsân olunurdu. Zîrâ çoğu kendi memlûkları idi. Üç ayda bir ulûfeleri çıkup aşçıbaşıya yevmiyye birer guruş, halîfeye nîm guruş, hamurcubaşıya ve kebâbcıya ve yahniciye ve datlıcıya ve çorbacıbaşıya hâsıl-ı kelâm yedi üstâda birer rub‘ yevmiyye, mâ‘adâsına onar akçe yevmiyye, ama çenci başıda bir katar deve yükü kâseler ve fağfûrîler ve Mertebânîler olmağıla başka cerge sâhibi olup taşra kilârcıbaşı cergesiyle ve vekîl-harc ağa cergesiyle ve ekmekçibaşı cergesiyle ve matbah emîni cergesiyle ve çâşnigîrbaşı cergesiyle cümle karakollukcular ağaları ve aşçıbaşı cergesiyle ard kapu tarafında konup bu mezkûr ağaların aşçıbaşıdan mâ‘adâsının birer rub‘ yevmiyye ulûfeleri var idi. Ve cümleye üç ayda bir peştemâlları ve sabunları ve pâbuçları ve mestleri ve siyâh tomakları verilirdi. Ve her aşçı isti‘dâdına göre bir lezîz ve nev-peydâ bir ta‘âm getirse ana ihsân olunurdu. Ve dolmacı ve kıymacı ve köfte kebâbcıların balık ağından yapılmış sık çadırları var idi. Eti ol ağ çadır içinde koyup aslâ sinek giremezdi. Ve her ta‘âm çıkdıkca cümle Mertebânîler ile vekîl-harc ağa ve çâşnigîrbaşı ve aşçıbaşı ve başhalîfe ve kebâbcıbaşı ve hamurcubaşı ve çorbacıbaşı bunlar paşa huzûrunda pâk mülebbes ve muhteşem hançerleri ve çifte zencîrli bıçaklarıyla sofra başına hâzır olup dururlar. Bir ta‘âmı beğenmese anlara ıtâb ederdi. Ve her mansıba varsa ibtidâ atdan nüzûl etdiği gibi dîvânı savup sarâyın hammâmın ve hazîne ve kilârı ve iç ağaları hücrelerin seyr [ü] temâşâ edüp herkesi yerli yerince yerleşdirüp andan piyâdece matbaha girüp görürdü. Eğer müsellemin matbahı imâr etdüğün beğenmediyse ol matbaha neccâr ve bennâlar üşürüp eyle ma‘mûr u müzeyyen beyâz kıbâblar ve her üstâda birer dezgâh yerleri edüp gûyâ matbah-ı Keykâvûs ve matbah-ı Ba‘lbek-i Süleymân ederdi. Cümle der-i dîvârları ve bacaları ve kırk elli aded ocakları beyâz kireç ile sığayup dürr-i beyz-âsâ etdirirdi. Ve iki üç günde bir ale'l-gafle matbahı basup gayrı âdem görse bir aşbazın esbâb [u] eskalin ve tırnakların 337b ve sâ’ir âlât-ı bisâtı ve matbahı nâ-pâk görse ve birinin camedânında kirli esbâb görse vây aşçıbaşının haline! Vây eli, kolu ve tırnakları kirli aşçının hâli ve ahvâline kim iki yüz kızılcık deyeneği hoşâbın, aşçıların tabanında pişirüp içirmek mukarrerdir. Camedânında ve eyninde pâk u pâkize esbâbların görse ihsân u in‘âmlar edüp ulûfesine terakkîler ederdi. Âlem-i sabâvetden berü hilkati böyle pâk olmağıla şöhre-i şehr olmış idi. Cümle iç ağavâtları ve dış ağavâtları dolu cümle böyle pâk ü pâkize ağavâtlardır. Ve rûz-merre sefer ve hazarda ale's-sabâh tahte'l-kahve yigirmi fağfûrî mümessek ve sükkerî ta‘âmlar gelüp râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olurdu. Ve yine ale's-seher yedi yire dahi onar fağfûrî kahvealtı ta‘âm çekilirdi. Ve hazînedâr ve silâhdâr ve çukadâr ve nişâncı ve mühürdâra ve'l-hâsıl yedi iç ağaları mertebe sâhiblerine beşer sahan kahvealtı ta‘âm çıkup anlar ile cümle iç ağaları tahte'l-kahve futûr ederlerdi. İmâm efendiye ve bu hakîr Evliyâ'ya ve iç mehterbaşıya ve çalıcı mehterbaşıya ve kapucular bölükbaşısına dahi tahte'l-kahve giderdi. Ammâ masrûfları çok idi. Ve herkese keremkârlık ederdi. Dâ’imâ mu‘tâdları al ve kırmızı ve yeşil libâs-ı fâhirelere mâ’il idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 337a–337b ·
metinde göster ·
… âlâsı mişe tahta ile mebnîdir. Tahtanın için ve taşrasın keserle çendüp üzerine
beyâz kireç
sıvayup incü-misâl berk urur bir şehr-i müzeyyendir. Zemistân kânı olmağıla cüm …
Cümle nevâhîsi yüz kırk pâre bâğlı ve bâğçeli ve müte‘addid kurşumlu câmî‘ler ve hân ve hammâm ve imâret ve çârsû-yı bâzâr ile ârâste olmuş cümle kiremit örtülü üçer dörder bin hâneli kasabalardır. Cümleden Boğazköy üç bin 348b hâneli kasabadır. Ve Bağcıköy ve şehrin kıblesinde Doryanköy ve Akdepeköy ve Akörenköy, Hasan Ağa'nındır, Avdanköyü, Hammâmcıoğlu'nundur. Bu zikr olunan yüz kırk pâre kurâlardan kadıya senevî yedi bin guruş hâsıl olur kazâ-yı âlîdir. Ve bir hâkimi, dahi şeyhülislâmı ve nakîbi ve kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir muhtesibi ve şehir nâ’ibi vardır. Ammâ iç il olmak ile kal‘a dizdârı ve neferâtları ve cebehâneleri yokdur. Lâkin Karayazıcı ve Sa‘îd Arab nâmân celâlîler bu şehrden hâsıl olup Eğre gazâsında münhedim olup firâr etdiklerinden celâlî olup bu şehri anlardan halâs içün taş kal‘aya muttasıl bir kat toprak kal‘a binâ edüp iki kal‘a olmuşdur. İki kal‘a cümle dörd kapudur. Ammâ cümle çârsû-yı bâzâr taşra varoşdadır. Ve bu şehr-i Köprü'nün enderûn [u] bîrûnunda cümle altı bin aded kiremitli tahtânî ve fevkânî aşağısı kârgîr binâ bâlâsı mişe tahta ile mebnîdir. Tahtanın için ve taşrasın keserle çendüp üzerine beyâz kireç sıvayup incü-misâl berk urur bir şehr-i müzeyyendir. Zemistân kânı olmağıla cümle hânelerinin bacaları beyâz minâre gibi serâmed ve külahlı ocağ-ı dûdkeşleri var kim bir diyârda eyle musanna‘ bahîrîler (?) ve bacalar yokdur. Şehre gâyet zîb u ziynet vermiş cümle kıp kırmızı kiremitler ile mestûr bir şehr-i ma‘mûr sarây-ı müzeyyenlerdir. Evvelâ Taş kal‘ada el-Hacı Yûsuf Ağa sarâyı kim Köprülü Mehemmed Paşa'nın (---)(---) sidir. Ve Köprülü Mehemmed Paşa sarâyı ve Mü’ezzinzâde sarâyı ve Küçük Mehemmed Ağa sarâyı ve Hasan Ağa sarâyı ve Kıbleli sarâyı ve Durak Çavuş sarâyı cümle yetmiş sarâydır. Lâkin ma‘lûmum olan bu hammâmlı sarâylardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a–348b ·
metinde göster ·
ekmeği ve kete çöreği ve tavuk böreği ve herîsesi ve toğa çobrası rub‘-ı meskûn …
Evsâf-ı me’kûlât [u] meşrûbât: Evvelâ hâs [ve] beyâz kirde ekmeği ve kete çöreği ve tavuk böreği ve herîsesi ve toğa çobrası rub‘-ı meskûnda yokdur. Nârı Mar‘aş'dan ve bekmezi Ayntâb'dan, engüri Amasiyye'den şırası (---) gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 76a ·
metinde göster ·
… r şekilli çitdir. Üstâd-ı kâmil bu çiti yaban asmalarından örüp üzerine alçı ve
beyâz kireç
sürüp nûr-ı mücellâ kuğu-misâl bir kal‘adır, ammâ iç kat dolma palankası iki ka …
Bu Tımış nehrinin batağı çatağı içre gûyâ bir su içinde kaplıbağa yatır gibi durur, dörd ayakların germiş, dörd aded tabya-i azîmleridir ve kaplıbağanın başı gûyâ iç kal‘adır ve kaplıbağanın vücûdu gûyâ kal‘anın cirmidir. Bu hisâb üzre şekl-i muhammesdir, lâkin ne taşdır ve ne tuladır. Cümle kalın meşe ve pelîd ağaçlarından mebnî bir palankadır. Taşra yüzü çit örme bir kat ince beyâz ve mücellâ dîvâr şekilli çitdir. Üstâd-ı kâmil bu çiti yaban asmalarından örüp üzerine alçı ve beyâz kireç sürüp nûr-ı mücellâ kuğu-misâl bir kal‘adır, ammâ iç kat dolma palankası iki kat sütûn-ı bâlâlardır kim mâbeynini üstâd-ı kâmil bennâ horasan ve kireç ve alçı ile eyle rıhtım etmiş kim bin yıl niçe yüz bin top-ı kûp gülleleri ursan palanka direklerinin aralarına gülleler girüp gâ’ib olur. Taş kal‘alar gibi topdan aslâ havf u haşyeti yokdur. Eğer palanka ağaçların âteşe uralım deseler deryâ-misâl sudan ve bataklardan yanına varılmaz ve etrâfında batakdan meterise girilmez ve iç kal‘adan ve dörd aded makas tabyalardan şayka toplar âdem gezdirmez, değil ki palankasın âteşe uralar. Bir vech ile kabza-i teshîre almak mümkün değildir, illâ muhâsaradan gayrı ilâc yokdur, zîrâ gâyet metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir. Eğer denirse "Ağaç kal‘a mürûr-ı eyyâm ile çürümez mi?" denirse, belî çürüyen sütûn-ı müntehâların kırk elli yılda bir çıkarup yerine bir dıraht-ı müntehâ korlar, zîrâ bu kal‘anın ta‘mîr ü termîmine me’mûr yetmiş aded ma‘mûr köyler me’mûrlardır, ammâ her dırahtı bataklık içre dura dura abanos olup polad-ı Nahçivânî olmuşdur. Ve dolma rıhtım dîvârı dahi sedd-i şirvanî olmuşdur kim bu dîvârın enniliği kâmil elli ayak ve ba‘zı yerleri altmış ayak âriz dîvârlardır kim üzerlerinde fârisi'l-hayl olanlar cirid oynasalar yerleri dar değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118a ·
metinde göster ·
… evâsı gâyet latîf ve sevâhildir. Üzümü ve narı ve inciri ve emrûdu ve elması ve
beyâz kirazı
çokdur. Hattâ bu sene-i mübârekede ibtidâ kirazı bu Bolagay'da yedik, ammâ âbdâ …
Ve bu kasabanın âb [u] hevâsı gâyet latîf ve sevâhildir. Üzümü ve narı ve inciri ve emrûdu ve elması ve beyâz kirazı çokdur. Hattâ bu sene-i mübârekede ibtidâ kirazı bu Bolagay'da yedik, ammâ âbdâr hoş-hor gülnar kirazı olur. Ve dağlarında hâsıl olan narından nardengi ve müselles-i şer‘iyyesi gâyet memdûhdur. Ve zeytûnu ve servî dırahtı ve cevizi ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161a ·
metinde göster ·
meşhûrdur. Ve gâyet ganîmet kasaba olduğundan cümle halkı tüccâr ve ehl-i zevk, …
Ve memdûhâtından beyâz ekmeği ve yağı ve balı ve beyâz kirazı meşhûrdur. Ve gâyet ganîmet kasaba olduğundan cümle halkı tüccâr ve ehl-i zevk, oda sâhibi müsâfirîne ri‘âyet eder garîb-dost kimesnelerdir. (---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170b ·
metinde göster ·
ve eriği ve elması memdûhdur. Ve mahbûbe kızları akdır ve reng-i rûyları cümle …
Ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Beyâz kirazı ve eriği ve elması memdûhdur. Ve mahbûbe kızları akdır ve reng-i rûyları cümle berrâkdır. Ve kal‘alarının hâfızı Allâhu Rezzâk'dır. Ve cümle halkı Boşnak'dır, ammâ Macarca ve lisân-ı Hırvatca fasîh bilirler, zîrâ şeb [ü] rûz Zirinoğlu vilâyetlerine çeteye ve poturaya gidüp gazâ ederler, lâkin ayağı neybe demirli esîrlikden halâs olmuş gâzîleri çokdur ve yine ayağı neybeli kâfir esîrleri gâyet bî-nihâyedir. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 177a ·
metinde göster ·
ol kadar âbdâr ve hoşhordur kim Bosna diyârında Banyaluka şehr[i] kirazından âb …
Memdûhât-ı müsmirâtından: Evvelâ beyâz kirazı ol kadar âbdâr ve hoşhordur kim Bosna diyârında Banyaluka şehr[i] kirazından âbdâr ve lezûz(?) âbdârdır kim iki kirazı bir esedî guruş ile denk-â-denk gelmişdir. Ve ne kadar bir âdem kirazın tenâvül etse aslâ ve kat‘â vücûda sıklet vermez. Gâyet serî‘u'l-hazm bir gûne âbdâr beyâz ve hâs gülnarı, ya‘nî kirazı olur.Ve ayvası da memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a ·
metinde göster ·
… bir sevâd-ı mu‘azzam şehr-i bender-i azîmdir. Hamusu, ya‘nî cümlesi on bin aded
beyâz kireç
ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır kim başka bir kelenteri ve bir daruğası ve bi …
Eşkâl-i şehr-i Gîlân: Bahr-i Harez'in cânib-i şarkîsi kenârında bir körfezin nihâyetinde nâhiye-i Şâbûrân'da bir düz mahsûldâr fezâda bir sevâd-ı mu‘azzam şehr-i bender-i azîmdir. Hamusu, ya‘nî cümlesi on bin aded beyâz kireç ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır kim başka bir kelenteri ve bir daruğası ve bir kadısı ve bir şehr-i bender ve bir yasavul ağası hâkimleri vardır. Ve dükelisi yetmiş altı aded mihrâbdır. Evvelâ (---)(---) câmi‘i (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 166b ·
metinde göster ·
Der-sun‘-ı Hudâ-yı güzîde-i fevâkihât: Bâğ u bâğçe ve cinîn ü gaytân ve hadîka-i ravza-i Rıdvân misilli bâğ-ı İrem-âbâdlarında niçe yüz gûne memdûh meyve-i âbdârları olur, ammâ beyâz kirazı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 229a ·
metinde göster ·
gâyet latîf ve ter ü tâzedir. Ve dağı ve taşı sâfî zeytûn ağ[aç]larıyla müzeyye …
Ve memdûhâtından, bâğlarında beyâz kirazı gâyet latîf ve ter ü tâzedir. Ve dağı ve taşı sâfî zeytûn ağ[aç]larıyla müzeyyen olup elbette her tağ başında birer dâne küçük kiliseleri mukarrerdir. Andan cânib-i kıbleye 2 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 250b ·
metinde göster ·
Hâlâ bu Ergiri Kasrı şehrinde bir âdem tâ‘ûndan değil ancak bir sivrice çıban çıkarsa tâ‘ûndur deyü cümle halk ol âdemden nefret edüp ol âdem artık bir yere varamaz. Ana yakın olan komşuları cümle firâr ederler. Meğer gayri hastalık olsa, ol âdemin yanına varup hâlin hâtırın sorarlar. Ve tâ‘ûnlu eve bir iki yıla dak girmezler. Eğer girirlerse ol evi sirke ile yaykayup gûnâ-gûn buhûrlar dütsü verüp niçe yerleri münhedim edüp ta‘mîr [ü] termîm edüp beyâz kireçler ile her hücreleri ağardup andan girirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355a ·
metinde göster ·
şöhre-i şehr olmuşdur. "Ve hâlâ enâr ağaçları hâsıl olup şehrimiz bâğçelerinde …
Ve memdûhâtından beyâz kirazı şöhre-i şehr olmuşdur. "Ve hâlâ enâr ağaçları hâsıl olup şehrimiz bâğçelerinde sevâhil meyvaları hâsıl olmağa başladı" deyü a‘yân-ı vilâyet nakl etdiler. "Ve on sene mukaddem gördüğümüz şiddet-i şitâyı görmez olduk" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y22b ·
metinde göster ·
… ü ve beyâz ekmeği ve tennûr kirdesi ve kebâbı ve gûnâ-gûn buzlu vişne hoşâbı ve
beyâz kirazı
rub‘-ı meskûnda yokdur. Ve kestânesi ve çöreği ve tavuk böreği yiyenin tendürüs …
Ve me’kûlâtından ter gömlek üzümü ve beyâz ekmeği ve tennûr kirdesi ve kebâbı ve gûnâ-gûn buzlu vişne hoşâbı ve beyâz kirazı rub‘-ı meskûnda yokdur. Ve kestânesi ve çöreği ve tavuk böreği yiyenin tendürüst olur yüreği.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y83a ·
metinde göster ·
… yânı ve hadîka ve gülistân [u] bostânı vardır. Ve hevâsı gâyet latîf olduğundan
beyâz kirazı
meşhûr-ı ünâs-ı hâss [u] âmdır.
Bu karyenin bir hânı ve bir hammâmı ve on dükkânı ve iki mekteb-i sıbyânı ve hadîka ve gülistân [u] bostânı vardır. Ve hevâsı gâyet latîf olduğundan beyâz kirazı meşhûr-ı ünâs-ı hâss [u] âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y98a ·
metinde göster ·
Ve cümle (---) mihrâbdır. Ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik Âl-i Eyyûbiyân'ın Ulu câmi‘i tûlu iki yüz ayakdır. [[(---) (---) (---)]] mevzûn gûnâ-gûn üzre otuz kubbe-i âlîlerdir. Ve cümle beyâz kireç örtülü kubbe-i pür-envârlardır. Ve cümle [[(---) (---) (---)]] [cânib-i] erba‘ası yan soffalarıdır. Dahi üstü serâpâ kubbelerdir. Ve haremin ortasında bir azîm su sarnıcı vardır. [[(---) (---) (---)]] Q 75bP 75b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y168a ·
metinde göster ·
… bîri var. Taşra havlısında elli dükkânları ve bir âb [u] hevâsı latîf kubbeleri
beyâz kireçli
hammâmı ve yüz mikdârı evler ve mütevellî sarâyı ve bir câmi‘-i âlî ve kırk kub …
Ve bu kal‘anın önünde bir kal‘a-i azîm gibi üç kat bir hân-ı kebîri var. Taşra havlısında elli dükkânları ve bir âb [u] hevâsı latîf kubbeleri beyâz kireçli hammâmı ve yüz mikdârı evler ve mütevellî sarâyı ve bir câmi‘-i âlî ve kırk kubbeli imâret ve kilar ve mahzenleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y176b ·
metinde göster ·
… âretlerin el-hâsıl cümle binâlarının aslâ ağaç binâsı yokdur. Ve cümle üzerleri
beyâz kireç
sıvalıdır. Beş sâ‘at yerden dürr-i beyz-âsâ pür-nûr nümâyândır.
Ve bu hâna muttasıl bir imâret-i sultânîsi var. Cemî‘i müsâfirîne ni‘meti mebzûldür. Ve bu âsitâne ve imâretlerin el-hâsıl cümle binâlarının aslâ ağaç binâsı yokdur. Ve cümle üzerleri beyâz kireç sıvalıdır. Beş sâ‘at yerden dürr-i beyz-âsâ pür-nûr nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181a ·
metinde göster ·
… ubbedir, ammâ yine mesciddir. Kendüleri kubbenin kapusu önünde bir kumsal yerde
beyâz kireç
ile mebnî bir merkad-i pür envârıyçün cümle ulemâ-yı Sayda kabr-i Yûnus oldur, …
Hakîkat leb-i deryâda bir küçük kubbedir, ammâ yine mesciddir. Kendüleri kubbenin kapusu önünde bir kumsal yerde beyâz kireç ile mebnî bir merkad-i pür envârıyçün cümle ulemâ-yı Sayda kabr-i Yûnus oldur, derler. Ve bu Hazret-i Yûnus merkadi olduğuna bu dahi delîldir kim Cenâb-ı Bârî Hazret-i Risâlet'e Hazret-i Yûnus hakkında alâ-tarîku'l-hikâye bu âyet-i şerîfi nâzil etmişdir. El-âye[t]: Arapça buyuruşlardır kim Hazret-i Yûnus uryân balık karnından çıkup uryânen bî-tâb ü bî-mecâl şiddet-i harâretde yatırken Cenâb-ı Bârî Resûl'ün esirgeyüp ol ân cesed-i şerîfin hıfz içün kabak ağacın halk edüp ol ulu berkleri Hazret-i Yûnus üzre sâyebân olur. Hâlâ âsitânesi etrâfında ol yaktîn-i beyâbândan geçilmez. Ve cezîre-i Sakız'dan gayri diyârda sakız dırahtları olmazken niçe sakız dırahtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y192a ·
metinde göster ·
… rlar. Bu kanâdîllerin şu‘lesinden Serdâb'ın içi bedr-i münîr gibi münevver olup
beyâz kireç
ile sıvanup cennet-misâl olduğu nümâyândır. Ammâ aşağı Serdâb-ı enbiyâlar içine …
Ve Serdâb deliğinden aşağı dahi yedi kanâdîl maslûbdur. şeb [u] rûz ilâ mâşâellâh çerâgân olmadadırlar. Bu kanâdîllerin şu‘lesinden Serdâb'ın içi bedr-i münîr gibi münevver olup beyâz kireç ile sıvanup cennet-misâl olduğu nümâyândır. Ammâ aşağı Serdâb-ı enbiyâlar içine bakmağı men‘ ederler. Hattâ bir kerre bir kebûter bu delikden aşağı düşüp ölmüş. Râyihasından âsûde olan mürselînler müte’ezzî olmasın içün bir nâ-bâliğ tıfl-ı mürekkeb ma‘sûm-ı pâki habl-i kavî ile bu Serdâb deliğinden aşağı endirüp ma‘sûm humâmın cîfesin alup gârın içinde âsûde olan peygamberleri ve iyâllerin seyr [ü] temâşâ edüp "Çekin beni" derken ma‘sûm feryâda başlayup taşra nâ-binâ çıkar. Ol zamândan berü bu delikden aşağı bakmağı revâ görmeyüp men‘ ederler. Y 230a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y229b–Y230a ·
metinde göster ·
… u şehrin cânib-i erba‘ası serâpâ sarp taşlıkdır. Ve cümle evleri Q 98b sütûhu
beyâz kireç
sıvalıdır. Ve Halîlü'r-rahmân'dan gayri selâtîn câmi‘i yokdur. Ammâ şehrin şimâ …
Ve bu şehrin cânib-i erba‘ası serâpâ sarp taşlıkdır. Ve cümle evleri Q 98b sütûhu beyâz kireç sıvalıdır. Ve Halîlü'r-rahmân'dan gayri selâtîn câmi‘i yokdur. Ammâ şehrin şimâlinde câmi‘-i Hazret-i Osmân var, ammâ şehir hâricinde kalmış, cemâ‘ati yokdur. Ve bir tarz-ı kadîm minâre-i mevzûnu var. Bunun dahi sütûhu kireçlidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y231b ·
metinde göster ·
… r. Ve serâpâ hâneleri kârgîr selef mülûkinin sarây-ı ibret-nümâlar[ı] kim cümle
beyâz kireç
ile mestûrlardır, sâ’ir diyâr gibi toprak ile pûşîde değildir. Ve her birinde r …
Bu cirmde olan kal‘a-i azîme içre (---) mahalle ve on bin sarây-ı âlîler ve gayrilerdir. Ve serâpâ hâneleri kârgîr selef mülûkinin sarây-ı ibret-nümâlar[ı] kim cümle beyâz kireç ile mestûrlardır, sâ’ir diyâr gibi toprak ile pûşîde değildir. Ve her birinde ravza-misâl gül [ü] gülistân sünbül reyhânlı hadîkalar var kim gûyâ her bir hâne ravza-i Rıdvân'dan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y241a ·
metinde göster ·
… ye mukarrerdir. Cümlesi sengîn-bünyâd ve metîn-âbâd hânelerdir. Cümle sütûhları
beyâz kireç
ile mestûrdur. Kal‘a içindeki gibi kat-ender-kat teng ü târ büyût-ı bîtâr değil …
Ve bu şâm kal‘ası cânib-i kıblesinde ve cenûbunda ve garbîsinde ve şimâlîsinde olan varoş-ı azîmde cümle on bin sarây-ı âlîler ve gayri hâne-i azîmlerdir ki her birinde birer hadîka ve birer uyûn-ı câriye mukarrerdir. Cümlesi sengîn-bünyâd ve metîn-âbâd hânelerdir. Cümle sütûhları beyâz kireç ile mestûrdur. Kal‘a içindeki gibi kat-ender-kat teng ü târ büyût-ı bîtâr değildir. Her birinde birer bâğçe mukarrerdir. Ve Paşa sarâyı dahi bu varoşa vâki‘ olmuşdur. Ammâ sûr içinde değildir ve mümkin dahi değildir. Zîrâ bu varoş tûlen ve arzen ikişer buçuk sâ‘atlik yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y247a ·
metinde göster ·
… bir metîn ü müstahkem kara taş ile mebnî bir kal‘a-i kâvîdir. Ammâ bu binâ üzre
beyâz kireç
badana urup gûyâ bir dürr-i yektâ gibi mücellâ kal‘a-i rûşen binâ-yı şîrîndir v …
Ve kal‘ası çöl ü çölistânda kara kayalı ve kara ufak taşlı kayalar mâbeyninde şekl-i muhammes bir metîn ü müstahkem kara taş ile mebnî bir kal‘a-i kâvîdir. Ammâ bu binâ üzre beyâz kireç badana urup gûyâ bir dürr-i yektâ gibi mücellâ kal‘a-i rûşen binâ-yı şîrîndir ve cümle (---) kapudur. Âheste reviş ile elde devât ve kalem,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y279b ·
metinde göster ·
… kişer kat vâsi‘ evlerdir. Kal‘a hâneleri gibi teng hâneler değildir. Ve cümlesi
beyâz kireç
ile pûşîde müzeyyen ü musanna‘ evlerdir ve keraste ve ahşâbları hurmâ ağacından …
Evsâf-ı varoş-ı Medîne-i Münevvere: Bu kal‘anın kıble tarafı ve cenûb cânibi ve garb cânibi ve şimâl cânibi serâpâ bâğ u bâğçeli ma‘mûr u âbâdân sarây-ı hânedânlardır kim yedi mahalle ve iki bin kârgîr binâ ikişer kat vâsi‘ evlerdir. Kal‘a hâneleri gibi teng hâneler değildir. Ve cümlesi beyâz kireç ile pûşîde müzeyyen ü musanna‘ evlerdir ve keraste ve ahşâbları hurmâ ağacındandır. Câ-be-câ Rûm ahşâbâtları da Mısır'dan Süveys'e andan gemi ile Yenbû‘a andan develer ile Medîne'ye gelüp hâneler binâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y293b ·
metinde göster ·
… înâ ve kâse-i dürr-i beyz-âsâ bir kubbe-i münevverdir kim nazîri yokdur. Serâpâ
beyâz kireç
sıvalıdır. Tarz-ı kadîm bir musanna‘ mihrâbı vardır. Ammâ minberi yokdur. Ve ku …
Ve bu sahrâ-misâl haremin tâ vasatında bir câmi‘ dahi vardır. Ol câmi‘-i Resûllâh'dır. Sekiz amûd-ı müntehâ üzre evc-i semâya ser çekmiş kasr-ı âlî-misâl bir kubbe-i nühtâk [u] revâkdır. Eyle kubbe-i mînâ ve kâse-i dürr-i beyz-âsâ bir kubbe-i münevverdir kim nazîri yokdur. Serâpâ beyâz kireç sıvalıdır. Tarz-ı kadîm bir musanna‘ mihrâbı vardır. Ammâ minberi yokdur. Ve kubbe-i nîlgûnunun içinde tâ ortasında bir müdevver dâ’ire içinde hatt-ı kadîm ile âye[t]: Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur kim hâlâ ol hatta hatt-ı kûfî derler. Gâyet musanna‘ hatdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y326a ·
metinde göster ·
… : Çâr-kûşe bir dîvâr üzre bir beyâz kubbe-i âlîdir. Kurşum ile pûşîde değildir,
beyâz kireç
ile mestûrdur. Bu kubbe içre bir mihrâb-ı muhtasar vardır. Anın sol cânibinde b …
Makâm-ı (---) ya‘nî Kademü'n-Nebî: Çâr-kûşe bir dîvâr üzre bir beyâz kubbe-i âlîdir. Kurşum ile pûşîde değildir, beyâz kireç ile mestûrdur. Bu kubbe içre bir mihrâb-ı muhtasar vardır. Anın sol cânibinde bir dollâb içre çâr-kûşe bir sandûkada Hazret-i Risâlet-penâh'ın mübârek pây-i şerîfleri bir kara taşa te’sîr edüp kademeyn-i mübârekeyni çukurunda leb-ber-leb gülâb-ı Resûl'dür. Cümle huccâc yüzlerine sürüp münevverü'l-vech olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348b ·
metinde göster ·
… vardır. Bu kapudan içeri on iki kademe taş nerdübân ile nüzûl olunur. Kubbeleri
beyâz kireç
ile pûşîde ve yeşil nühâs-ı hâs alemleri var. Ve bir küçük havlısı var.
Ve Hazret-i Fâtıma Hadîce-i Kübrâ'dan bu hânede mütevellide olup Hicret'in ikinci senesinde, izdivâc-ı Alî bâ-Fâtıma: Hazret-i Alî yigirmi yaşına bâliğ idi. Hazret-i Fâtıma on sekiz yaşına bâliğa idi. Zifâf sûrları Medîne'de vâki‘ olmuşdur. Ba‘de'l-feth-i Mekke bu beyt-i şerîfi Hazret-i Risâlet Hazret-i Fâtıma'ya hibe edüp Hazret-i Alî ile bunda sâkin olurlardı. Bu Beyt-i şerîf dahi yol üzre vâki‘ olmuşdur. Üç kıt‘a kubbe-i âlîdir. Ve şarka mekşûf bir kapusu vardır. Bu kapudan içeri on iki kademe taş nerdübân ile nüzûl olunur. Kubbeleri beyâz kireç ile pûşîde ve yeşil nühâs-ı hâs alemleri var. Ve bir küçük havlısı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352b ·
metinde göster ·
… r-ı mehbıtdır. Ve bâb-ı sa‘âdeti cânib-i şarka mekşûfdur. Ve kubbe-i pür envârı
beyâz kireç
ile pûşîdedir. Ve bizzât kendüleri kağan arslan-misâl kubbenin tâ vasatında dîb …
Ba‘dehu sene 959 târîhinde Sultân Süleymân Hadîce-i Kübrâ üstüne bir kubbe-i âlî ve türbedâr-ı vâlî vaz‘ eyledi kim kubbe-i nûr-ı mehbıtdır. Ve bâb-ı sa‘âdeti cânib-i şarka mekşûfdur. Ve kubbe-i pür envârı beyâz kireç ile pûşîdedir. Ve bizzât kendüleri kağan arslan-misâl kubbenin tâ vasatında dîbâ ve şîb ü zerbâf ile mestûr zer-ender-zer bir sandûka içre âsûdedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y362a ·
metinde göster ·
… müntehâları üzre tavandır. Ammâ mihrâb üzre olan kubbe-i âlî eflâke ser çekmiş
beyâz kireç
ile pûşîde bir nûr-ı mahz kubbedir. İçi serâpâ müzehheb halkârî nakş-ı Bihzâd'd …
Âl-i Eyyûbiyândandır. Bu dahi iç kal‘a içinde bir kat dahi kal‘a-misâl beden beden bir câmi‘-i azîmdir. Tûlen ve arzan ikişer yüz ellişer ayakdır. Ve mihrâb tarafı otuz sekiz amûd-ı müntehâları üzre tavandır. Ammâ mihrâb üzre olan kubbe-i âlî eflâke ser çekmiş beyâz kireç ile pûşîde bir nûr-ı mahz kubbedir. İçi serâpâ müzehheb halkârî nakş-ı Bihzâd'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y99a ·
metinde göster ·
… afı ve hareminin etrâfı cümle altmış aded kârgîr müdevver kubbelerdir. Ve cümle
beyâz kireç
ile mestûrdur. Her kubbe üzre mermerden hurde alemleri vardır. Ve haremi bir vâ …
Cümle altmış amûd-ı musanna‘ üzre inşâ olmuşdur. Mihrâb tarafı ve hareminin etrâfı cümle altmış aded kârgîr müdevver kubbelerdir. Ve cümle beyâz kireç ile mestûrdur. Her kubbe üzre mermerden hurde alemleri vardır. Ve haremi bir vâsi‘ mermer-i hâm döşeli haremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y101a ·
metinde göster ·
… e ayş [u] işret ederler. Ammâ bu bâğ-ı İrem'in tâ ortasında evce ser çekmiş bir
beyâz kirec
ile mestûr bir kubbe-i azîm âsitâne-i Bektaşiyân'dır. Derûn-ı kubbe bin âdem al …
Şehr-i Mısır'ın garb cânibinde sâhil-i Nîl-i seylde bir hıyâbân-ı koyah içinde bâğ-ı İrem-misâl bir mesîregâh yerde Kasr-ı Bü'l-ayn demek ile müsemmâ bir teferrücgâh yerdir. Niçe mülûk-i selâtîn-i selefin nazargâhıdır. Ammâ ibtidâ bânîsi Sultân Melikü't-Tâhir'dir. Ve her sâhib-i hayrât birer âsâr ilhâk etmek ile kat-ender-kat kâ‘a ve soffa ve kâhlar ve müte‘addid hücreler ve havz u şâzrevân [ve] şâhnişînler inşâ etmişlerdir kim cemî‘i a‘yân-ı Mısır gelüp ol hücrelerde ayş [u] işret ederler. Ammâ bu bâğ-ı İrem'in tâ ortasında evce ser çekmiş bir beyâz kirec ile mestûr bir kubbe-i azîm âsitâne-i Bektaşiyân'dır. Derûn-ı kubbe bin âdem alur bir meydân-ı azîmdir, serâpâ beyâz mermer ile döşelidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y112b ·
metinde göster ·
Yekpâre bir azîm beyâz kirec ile pûşîde kubbe-i âlîdir, gûyâ Kasr-ı Ayn tekyesinin kubbesidir. Me’âl-i kelâm içine bin âdem sığar şâhâne bir müdevver kârgîr-binâ bir kubbe-i mînâdır. Tarîk-ı Halvetî içün binâ olunmuş evkâf-ı metîn[dir.] Yüzden mütecâviz fukarâları ve herbirinin başka hücreleri ve kifâyet mikdârı ta‘amları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y115a ·
metinde göster ·
… var kim dîde-i benî âdem gördükde hîrelenir, böyle sihr-i i‘câz kubbedir. Ammâ
beyâz kirec
ile mestûrdur, rusâs-ı nîlgûn değildir.
Mısır'ın cânib-i şarkî hâricinde şehirden rub‘ ba‘îd} Sultân Kayıtbay'ın hayrâtıdır. On beş kademe nerdübân ile çıkılır bir kubbe-i münakkaş-ı bûkalemûndur kim bunda olan nakş-ı Mânî ve Velîcân-ı Yemânî bir diyârda yokdur. Kubbe-i nîlgûn içre silu ve lacüverd ve la‘lî ve cengârî boyalar ile gûnâ-gûn şükûfe ve islimî ve bağlamalar var kim dîde-i benî âdem gördükde hîrelenir, böyle sihr-i i‘câz kubbedir. Ammâ beyâz kirec ile mestûrdur, rusâs-ı nîlgûn değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y115b ·
metinde göster ·
… le ziynet etmeğe başlayup şâhnişîn ve revzenleri münakkaş edüp der-i dîvârların
beyâz kirec
sıvayup Eski Mısır Ümmü Dünyâ'sın nev-arûs-ı dünyâ ederler.
"İnşâallâh seksen dörd günden sonra Nîl kesimi ederiz. Cümle a‘yân-ı Mısır kânûn-ı kadîm üzre hâzır olsunlar. Bir azîm şâdumânlı Nîl kesimi olsun" deyü paşa tenbîh edince azametullâh Mısır halkına sürûr [u] şâdumân etmeğe bahâne gerek. Der ceng-i evvel Eski Mısır'da yüz, iki yüz, beş yüz guruşa kirâ ile hâneler dutarlar. Ve Bulak ve Reşîd ve Circe'den niçe bin pâre gemilere mukaddem târîh ile yüzer ikişer yüz guruş büyük cerimlere kirâ verirler. Herkes gemileri ve hânelerini niçe bin bî-hisâb kanâdîller ile ziynet etmeğe başlayup şâhnişîn ve revzenleri münakkaş edüp der-i dîvârların beyâz kirec sıvayup Eski Mısır Ümmü Dünyâ'sın nev-arûs-ı dünyâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150a ·
metinde göster ·
… inde evc-i âsumâna ser çekmiş bir serâmed beyâz incü-misâl yekpâre bir müdevver
beyâz kireç
sıvalı ve yeşil Q 267aP 264a tuc alemli bir kubbe-i dergâh-ı kutb-ı Rabbân …
Sağ tarafdaki kapuya muttasıl Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin dîvârıdır. Bu câmi‘in sağ tarafında yan soffası kubbeleri mâbeyninde evc-i âsumâna ser çekmiş bir serâmed beyâz incü-misâl yekpâre bir müdevver beyâz kireç sıvalı ve yeşil Q 267aP 264a tuc alemli bir kubbe-i dergâh-ı kutb-ı Rabbânî'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y285a ·
metinde göster ·
… âzırdır. Ve bir tabaka bir serâmed beyâz minâresi var. Bu sultânın kubbesi dahi
beyâz kireç
ile mestûrdur. Arab u Acem'de bu sultânın menâkıbları meşhûrdur. Cümleden biri,
Evvelâ şehrin tâ ortasında ziyâret-i kutbü'l-aktâb eş-şeyh Muhammed ibn Zeyn hazretleri: câmi‘inin haremi köşesinde bir alçacık kubbe-i münevvere içinde pür-nûr olup âsûdedirler. Kubbe-i pür-envârı içi ol kadar zîb ü zînet ile müzeyyen değildir. Ve câmi‘i dahi bir küçük câmi‘dir, lâkin cemâ‘ati çokdur. Cânib-i şarka bir bâbı nâzırdır. Ve bir tabaka bir serâmed beyâz minâresi var. Bu sultânın kubbesi dahi beyâz kireç ile mestûrdur. Arab u Acem'de bu sultânın menâkıbları meşhûrdur. Cümleden biri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y299a ·
metinde göster ·
ile mestûrdur. Dahi zirve-i a‘lâsında yeşil bakırdan bir alem-i kebîri var. Cem …
Ve sultânın kubbe-i pür-envârı beyâz kirec ile mestûrdur. Dahi zirve-i a‘lâsında yeşil bakırdan bir alem-i kebîri var. Cemî‘i dünyâda Y 302a bir hâdise-i kübrâ zuhûr edecek olsa yâ bir pâdişâh ölse ol yeşil alem kıbleden cânibine dönüp şarka yâhûd garba meyl eder. Andan bilirler kim alem meyl etdüği diyârlarda bir kaht [u] galâ veyâ bir azîm hâdisât zuhûr etmişdir, deyü cemî‘i Urbân tâ’ifesi bu alem döndüğiyçün "Yâ Dessûkî ve yâ Müvelliyü'n-Nuhâs" derler, ya‘nî bakır alemi döndürücü demek olur. Rûm'da Sultân İbrâhîm şehîd olduğu gün bu alem dönüp cânib-i garba meyilli durur. Hâlâ ki kubbe-i âlînin tâ zirve-i âlîsinde Habîb Neccâr mıhlamış gibi mıhlı durur. Bir ferd vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değildir. Bir kerâmeti dahi bu alem dönmesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y301b–Y302a ·
metinde göster ·
… u nâzır ola. Câmi‘leri gâyet ma‘mûr ve cedîd dürr-i beyz-âsâ ve kubbeleri dahi
beyâz kirec
ile mestûr bir minâreli câmi‘dir. Minberi üzre âye[t]:
Bunlar cümle sâdât-ı kirâmdan ulu sultânlardır. Gayrı ziyâretler dahi var, ammâ ism-i şerîfleri ma‘lûmum değildir. Cümlesi Burhânî halîfeleridir, himmetleri hâzır u nâzır ola. Câmi‘leri gâyet ma‘mûr ve cedîd dürr-i beyz-âsâ ve kubbeleri dahi beyâz kirec ile mestûr bir minâreli câmi‘dir. Minberi üzre âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y304b ·
metinde göster ·
… -misâl kubâblardır, tavan değildir. Lâkin sütûhu kurşum örtülü değildir, serâpâ
beyâz kirec
Y 323a sıvalıdır. Ve câmi‘in sol cânibinde bir alçacık minâresi vardır.
Bir ulu câmi‘dir. Tûlen üç yüz adımdır ve arzan üç yüz seksen adım bir sahrâ-misâl haremli bir kal‘a-i metîn câmi‘-i mübîndir. Ve harem ile câmi‘ içi cümle bin bir direkli deyü meşhûr-ı âfâk olmuş câmi‘dir. Ammâ etrâf-ı haremde ve derûn-ı câmi‘de cümle altı yüz kırk mermer sütûn-ı müntehâdır kim herbiri birer çâr köşe mermer kürsî üzre vaz‘ olunmuş amûd-ı beyâzlardır. Tâkları üzre serâpâ yedi yüz kâ[r]gîr ve müdevver kâse-i sernigûn-misâl kubâblardır, tavan değildir. Lâkin sütûhu kurşum örtülü değildir, serâpâ beyâz kirec Y 323a sıvalıdır. Ve câmi‘in sol cânibinde bir alçacık minâresi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y322b–Y323a ·
metinde göster ·
ile inşâ edüp hece taşı üzre târîhler tahrîr edüp niçe yüz bin şecerler diküp a …
mısra‘ı mazmûnu üzre bu şehir halkı âhir-i kâr mekânımız olsa gerekdir, deyü borca harca girüp mevtâlarının sandûkalarını beyâz kirec ile inşâ edüp hece taşı üzre târîhler tahrîr edüp niçe yüz bin şecerler diküp amâr etmişlerdir. Ve niçe fukarâlar bu garâfede yatup hayvânât girmesin deyü muhâfaza eder. Tarîk-ı âm üzre olmağile niçe yüz sebîlleri vardır. Binden mütecâviz beyâz nûr-misâl kubbelerinde niçe bin Sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı zevi'l-ihtirâm âsûdedirler. Ehl-i beledin şehâdeti(ni) ile hîn-i muhâsarada şehîd olmuş yedi yüz Ashâb-ı güzîn medfûndur derler. Hakkâ ki cümlesinin kabr-i şerîfleri ma‘lûmdur, eğer tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur. Eyle bir mezâristân-ı münevverdir kim anda âsûde olanlar, mısrâ‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y369a ·
metinde göster ·